ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/38
Karar Sayısı : 2010/39
Karar Günü : 25.2.2010
R.G. Tarih-Sayı :18.05.2010-27585
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :4.12.2004 günlü, 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun 142. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, Anayasa'nın2., 9., 10., 11., 36., 37. ve 152. maddelerine aykırılığı savıyla iptalinekarar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasında beraat eden sanığıntutuklamanın haksız olduğu iddiası ile tazminat talebinde bulunduğu davada,itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun itirazkonusu fıkrayı da içeren 'Tazminat İsteminin Koşulları' başlıklı 142. maddesişöyledir:
'(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğindenitibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyenbir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde veeğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynıyerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesindekarara bağlanır.
(3) Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik veadresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesive bunların belgelerini eklemesi gereklidir.
(4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumundamahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde isteminreddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe,mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.
(5) Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediğidilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargıçevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş güniçinde yazılı olarak bildirmesini ister.
(6) İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminathukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasındamahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birineyaptırmaya yetkilidir.
(7) Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ileHazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse,yokluklarında karar verilebilir.
(8) Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazinetemsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikleyapılır.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 9., 10., 11., 36., 37. ve 152.maddelerine dayanılmış, 142. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca HaşimKILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK veSerruh KALELİ'nin katılımlarıyla 2.5.2008 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kural, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları, bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, başka haksız fiil sebeplerine dayanılarakaçılan tazminat davalarının hukuk ya da idare mahkemelerinde görüldüğü halde,5271 sayılı Yasanın 141. maddesine dayanan ve haksız fiil olduğu belirtileneylemler nedeniyle açılacak tazminat davalarının, itiraz konusu kural sebebiyletazminat konusunda uzman olmayan ve farklı bir usul uygulayan ağır ceza mahkemelerincegörülmesinin Anayasa'nın 2., 9., 10., 11., 36., 37. ve 152. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların, kanun hükmündekararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusunda ilgililertarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir. İstemle bağlıkalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık incelemesiyapabileceğinden, iptali istenen kuralla ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 142.maddesi yönünden de inceleme yapılmıştır.
İtiraz konusu kural,koruma tedbirleri nedeniyletazminat istemininzarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır cezamahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili olması durumunda aynı yerde başkabir ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesinde görüleceğinikurala bağlamıştır. Böylece itiraz konusu kuralla, koruma tedbirleri nedeniyletazminat isteminde hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğu belirlenmiştir.
Yasa'nın madde gerekçesinde konuyla ilgili olarak, tazminatdavasında yetkili vegörevli mahkemenin, davacının oturduğu yer ağır cezamahkemesi olarak belirlenmesiyle kanuna aykırı işlemden zarar gören kişinin enkolay biçimde ve en masrafsız yöntemle hakkına kavuşabilmesinin amaçlandığıbelirtilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasalarınüstünde yasakoyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nınbulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi hukuksaldurumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksaleşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunankişilerin aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısındaayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynıdurumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin heryönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gereklikılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallarabağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz.
Anayasa'nın 36. maddesinde, 'Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisiiçindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.' denilmektedir. Buna göre hak aramaözgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hakve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasınısağlayan en etkili güvencelerden birisini oluşturmaktadır. Gerçekten,karşılaştığı bir suçlamaya karşı kişinin kendisini savunabilmesinin ya da maruzkaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüpkanıtlayabilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde davahakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınmasıadil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturur.
Mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarıgözetildiğinde Devletin yargılama faaliyetinden dolayı sorumluluğunagidilebilmesi için yasa ile özel olarak düzenleme yapılması gerekmektedir. 5271sayılı Yasa'nın 'Tazminat İstemi' başlıklı 141. maddesinde de suçunsoruşturulması ve kovuşturulması sırasındakoruma tedbirleri nedeniylekişilerinhaksız olarak uğradıkları maddi ve manevi her türlü zararın Devletten hangihallerde istenebileceği özel olarak düzenlenmiş ve yargılama faaliyetindendolayı Devletin tazminat sorumluluğu haksız fiil hükümlerinden ayrı olarakkabul edilmiştir. Bu durumda tedbir niteliğindeki uygulamalar nedeniyle haksızolarak zarara uğrayan ve tazminat isteminde bulunan kişiler ile haksız fiilhükümlerine dayanarak tazminat isteminde bulunan kişiler tazminat haklarınıkullanabildiklerinden itiraz konusu kural Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırıdeğildir.
5271 sayılı Yasa'nın 142. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kararveya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve herhalde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminatisteminde bulunulabileceği; aynı maddenin (6) numaralı fıkrasında ise tazminatistemi ile ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genelprensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkemeningerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hakimlerden birineyaptırmaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Bu durumda tedbir niteliğindekiuygulamalar nedeniyle haksız olarak zarara uğradığı savıyla tazminat istemindebulunan kişinin dava açma, her türlü iddia ve savunmada bulunma, hür türlüdelili ileri sürebilme hakkının bulunması yanında mahkemenin de gerekli gördüğüher türlü araştırmayı yapmaya yetkili olduğu anlaşılmaktadır.Bu nedenlekuralın,hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını zedeleyen bir yönübulunmamaktadır.
Öte yandan, Anayasa'nın 'Mahkemelerin Kuruluşu' başlıklı142. maddesinde, 'Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi veyargılama usulleri kanunla düzenlenir.' denilmiştir. Hukuk devletindeyasakoyucu, mahkemelerin kuruluş, görev ve yetkilerinin, işleyişinin veyargılama usullerinin belirlenmesi konusunda yasama yetkisini kullanırken,Anayasa'nın ve hukukun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla takdir yetkisinesahiptir. Tedbir niteliğindeki uygulamalar nedeniyle tazminat isteminin hangimahkemede görüleceğinin belirlenmesi yasama organına ait takdir yetkisi içindekaldığından kuralın, Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönü debulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2., 10., 36.ve 142. maddelerine aykırı değildir. İtiraz isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 9., 11., 37. ve 152.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142.maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 25.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ