ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
EsasSayısı : 2008/42
KararSayısı : 2008/167
KararGünü : 20.11.2008
R.G. Tarih-Sayı :18.03.2009-27173
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 5. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu'nun Ek 1. maddesinin, Anayasa'nın 2., 5., 10. ve 68. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Liberal Demokrat Parti tarafından 2002 yılıgenel seçimlerinde Partilerinin aldığı oy ile orantılı olarak hakkazandıklarını ileri sürdükleri Hazine yardımının yasal faiziyle birlikteödenmesi için Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüneyaptıkları başvurunun reddi yolundaki işlemin iptali ile yoksun kalındığı ilerisürülen Hazine yardımının ödenmesi istemiyle açılan davada, davacı vekilininAnayasa'ya aykırılık savını ciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralın iptaliiçin Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun Ek 1.maddesi şöyledir:
"Yüksek Seçim Kurulunca sonmilletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2339 sayılıMilletvekili Seçimi Kanununun 33 üncü maddesindeki genel barajı aşmış bulunansiyasi partilere her yıl Hazineden ödenmek üzere o yılki genel bütçe gelirleri"(B) Cetveli" toplamının beşbinde ikisi oranında ödenek mali yıl içinkonur.
Bu ödenek, yukarıdaki fıkra gereğince Devletyardımı yapılacak siyasi partiler arasında, bu partilerin genel seçimsonrasında Yüksek Seçim Kurulunca ilan edilen toplam geçerli oy sayıları ileorantılı olarak bölüştürülmek suretiyle her yıl ödenir. Bu dönemlerin o yılkigenel bütçe kanununun yürürlüğe girmesini takip on gün içinde tamamlanmasızorunludur.
Bu yardım sadece parti ihtiyaçları veyaparti çalışmalarında kullanılır.
Milletvekili genel seçimlerinde toplamgeçerli oyların %7'sinden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımıyapılır. Bu yardım en az Devlet yardımı alan siyasi partinin ikinci fıkragereğince almış olduğu yardım ve genel seçimlerde aldığı toplam geçerli oy esasalınarak kazandıkları oyla orantılı olarak yapılır. Ancak bu yardım üçyüzellimilyon liradan az olmaz. Bunun için her yıl Maliye ve Gümrük Bakanlığıbütçesine yeterli ödenek konulur.
Yukarıdaki fıkralarda öngörülen yardımmiktarları; bu yardımdan faydalanabilecek siyasi partilere, milletvekili genelseçiminin yapılacağı yıl üç katı, mahalli idareler genel seçim yılı için ikikatı olarak ödenir. Her iki seçim aynı yıl içerisinde yapıldığında bu ödemeninmiktarı üç katı geçemez. Bu fıkra gereğince yapılacak katlı ödemeler, YüksekSeçim Kurulunun seçim takvimine dair kararının ilanını izleyen 10 gün içindeyapılır.
Bu Kanunun 76 ncı maddesi hükmü dairesindegelirleri Hazineye irad kaydedilen ve taşınmaz malları Hazine adına tapuyatescil edilen siyasi partilere, bu madde gereğince yapılacak Devlet yardımında,Hazineye irad kaydedilen gelirin Hazine adına tapuya tescil edilentaşınmazların toplam değerinin iki katı indirilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda Anayasa'nın 2., 5., 10.ve 68. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesigereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU,Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, SerdarÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 15.5.2008 günüyapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasınailişkin rapor, itiraz konusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- Davada UygulanacakKural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28.maddesine göre mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları biryasa veya yasa hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürlerveya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğukanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir davabulunması ve iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortayaçıkan sorunların çözümünde ve davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yöndeetki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu'nun Ek. 1. maddesinin tamamının iptali istenmiş ise de itiraz yolunabaşvuran Mahkeme siyasi partilere Devletçe yapılacak yardıma ilişkin maddeninbirinci fıkrası ile dördüncü fıkrasının birinci tümcesinde yer alan hükümleregöre davacı siyasi partinin Devlet yardımından yararlanma hakkına sahip olupolmadığı hususunu karara bağlayacaktır. Buna göre, maddenin Devlet yardımındanyararlanma koşullarını düzenleyen bu kuralların davada uygulanacak kural olup,bunların dışında kalan hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bunedenle, maddenin birinci fıkrasının "Yüksek Seçim Kurulunca sonmilletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2339 sayılıMilletvekili Seçimi Kanununun 33 üncü maddesindeki genel barajı aşmış bulunansiyasi partilere..." bölümü ile dördüncü fıkrasının "Milletvekiligenel seçimlerinde toplam geçerli oyların %7'sinden fazlasını alan siyasipartilere de Devlet yardımı yapılır." şeklindeki ilk tümcesi dışındakalan hükümlerine ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE20.11.2008 gününde OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında itiraz konusu kural ileDevlet yardımının sadece genel seçimde %7'nin üzerinde oy alan partilereözgülenmesinin, Anayasa'nın 2. maddesindeki demokratik devlet ilkesine, 5.maddesindeki Devletin demokrasiyi koruma ödevine, 10. maddesindeki eşitlikilkesine ve 68. maddesindeki Devletin siyasi partilere yeterli düzeyde ve hakçamali yardım yapma ödevine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun Ek 1.maddesinin birinci fıkrasına göre bir siyasi partinin Devlet yardımındanyararlanmaya hak kazanabilmesi için Yüksek Seçim Kurulunca son milletvekiliseçimlerine katılma hakkı tanınmış ve 2339 sayılı Milletvekili SeçimiKanunu'nun 33. maddesinde öngörülen % 10 barajını aşmış olması gerekmektedir.Ancak, dördüncü fıkranın birinci tümcesine göre bir siyasi parti geçerlioyların %7'sinden fazlasını almışsa, 2339 sayılı Yasa'nın 33. maddesindekigenel barajı aşamamış olsa da Devlet yardımına hak kazanmaktadır. Sonuçolarak bir siyasi partinin Devlet yardımından yararlanabilmesi için ön koşulmilletvekili genel seçimlerine girmiş olmak ve bu seçimlerde geçerli oyların %7'sinden fazlasını elde etmektir.
Çoğulcu, demokratik bir sistemdesiyasi partiler hayati işlevlere sahiptirler. Toplumsal talepleri siyasalsisteme ulaştırarak yurttaş ile siyasal sistem arasındaki etkileşime aracılıkederler. Farklı siyasal görüşleri örgütleyerek siyasal çoğulculuğa katkıdabulunurlar. Siyasal ilgi ve yeteneği olan bireyleri tespit ederek siyasalkonularda eğitirler ve Devlet yönetimine hazırlarlar. Seçimlere katılaraktoplumsal iradenin ortaya çıkmasına ve bu iradenin Devlet yönetiminekatılmasına aracılık ederek ulus egemenliğini hayata geçirirler. Bütün buişlevleri nedeniyle siyasi partiler Anayasada demokratik siyasi hayatınvazgeçilmez unsurları olarak nitelendirilmişlerdir.
Siyasi partiler bu işlevleri yerinegetirebilmek için ihtiyaç duydukları mali kaynakları, üye ve milletvekiliaidatı ve bağışlar gibi özel gelir kaynaklarının yanı sıra devlet tarafındanyapılan mali yardımlar yoluyla sağlarlar.
Anayasa'nın 68. maddesinin son fıkrasında"Siyasi partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar.Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabiolduğu esaslar kanunla düzenlenir." denilmektedir. Buna göre, siyasipartilere yapılacak Devlet yardımı "yeterli düzeyde" ve"hakça" olmalıdır. 68. maddedeki "yeterli düzeyde"ifadesi seçimlerde toplumsal onaya ulaşmak için yapılması gereken siyasalfaaliyetleri karşılamaya elverişli parasal miktar ile ilgilidir. Siyasipartilerin ulusal iradenin oluşumunu sağlarken üye aidatları ya da bağışlarlayeterli parasal kaynağa ulaşamadıkları durumda, çok partili demokratik düzeningerekli kıldığı ölçüde Devlet yardımından yararlandırılması, onların paracagüçlü bazı kişi ve kuruluşların etki ve baskısı altına düşmesini engeller. Tümharcamaların Devlet bütçesinden karşılanması da siyasal partilerin toplumlailişkisini kopararak ulusal iradenin oluşumunu engeller. O halde yapılacakyardımın "yeterli düzeyde" olması, bir yandan siyasi partilerinDevletin ya da özel kişi ve kuruluşların güdümüne girmesini engelleyici, diğeryandan toplumla ilişkisini destekleyici düzeyde olmasını ifade eder. Kuşkusuz,yeterli düzeydeki parasal tutarın ne kadar olduğunun, ülkenin ekonomik, siyasalve sosyal koşullarına göre değişkenlik göstermesi nedeniyle yasa koyucutarafından somutlaştırılması gerekir.
"Hakça" ifadesi, hangisiyasi partilere ve ne oranda Devlet yardımı yapılacağını belirleyen temelölçüttür. Bu kavram, siyasi partilere yapılacak yardımın miktarının adaletlibir ölçüte göre saptanmasını zorunlu kılmaktadır. Devlet yardımının hangiölçütleri yerine getiren siyasi partilere verileceği hususu ile bu ölçütleriyerine getiren partilerin hangi oranda Devlet yardımı alabileceği yasa koyucutarafından belirlenecektir.
Hakça ifadesi, belirli örgütlenmeyaygınlığına ulaşmış ve belirli toplumsal onaya mazhar olmuş partilerin,seçimlerde elde ettiği başarı düzeylerine göre Devlet yardımından yararlanacağıbiçiminde anlaşılmalıdır. Kuşkusuz bu yönde kamu yararını daha isabetli biçimdekarşılayabilecek sistem ve yöntem tercihi yasa koyucunun takdiri içindekalmaktadır. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir. Yasama organınınsahip olduğu takdir yetkisinin sınırlarını çizebilmek için 68. madde hükmününAnayasa'nın diğer hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Anayasa'nın 2. maddesine göre TürkiyeCumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinin belirgin özelliği yönetimdekeyfiliğe izin vermemesi, yönetimin tüm işlemlerinde hukuka uygun hareketetmesidir. Keyfi davranmama yükümlülüğü diğer Devlet organları gibi yasamaorganı için de bağlayıcıdır. Özellikle haklardan yararlanmayı düzenlerkenyasama organı kişiler arasında keyfi ayrımlarda bulunmamalıdır. Bu aynı zamanda10. maddede düzenlenen eşitlik ilkesinin de bir gereğidir. Yasama organıhaklardan yararlanma konusunda, kişiler arasında ancak objektif ve makulnedenlerle ve ölçülü olarak farklılık yaratabilir. Objektif ve makul nedenleredayanmayan ya da ölçülü olmayan bir farklılığın Anayasa'ya uygun olduğudüşünülemez.
İtiraz konusu kurallar Devlet yardımındanyararlanma bakımından örgütlenmesini tamamlayarak milletvekili genel seçiminekatılan ve geçerli oyların en az %7'sini alan partilerle, bu oranda oyalamayan partiler arasında bir farklılık yaratmakta ve sadece bu koşullarısağlayan partilerin Devlet yardımından yararlanmasına olanak tanımaktadır.
Siyasi partilerin temel amacı seçimlerekatılarak milli iradenin ortaya çıkmasına aracılık etmek ve yeterli seçmendesteğini elde ederek yönetime katılmaktır. Bu nedenle, seçimlere katılabilmekoşullarını sağlayamayan ve seçimlere katıldığı halde aldığı oyla yeterlioranda seçmen kitlesinin güvenini kazanamadığı anlaşılan bir siyasi partininmilli iradenin oluşumuna, daha büyük seçmen kitlesinin güvenini kazanan güçlüpartiler gibi katkıda bulunacağı düşünülemez. Dava konusu düzenlemeylepartilerin büyüklük ve güçlerine göre demokratik siyasi hayata katkıları ölçütolarak dikkate alınmak suretiyle devlet yardımından yararlanmalarıöngörülmüştür. Bu ölçütün objektif ve makul olmadığı söylenemeyeceği gibiitiraz konusu kurallarda yer alan oranların da ölçüsüz olduğu sonucunaulaşılamaz.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2.,5, 10. ve 68. maddelerine aykırı değildir, iptal isteminin reddi gerekir.
Bu sonuca Haşim KILIÇ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU ve Zehra Ayla PERKTAŞ katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun Ek 1.maddesinin;
1- Birinci fıkrasının "Yüksek SeçimKurulunca son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2339sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 33 üncü maddesindeki genel barajı aşmışbulunan siyasi partilere..." bölümünün,
2- Dördüncü fıkrasının "Milletvekiligenel seçimlerinde toplam geçerli oyların %7'sinden fazlasını alan siyasipartilere de Devlet yardımı yapılır." biçimindeki ilk tümcesinin,
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLUile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 20.11.2008 günündekarar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY YAZISI
İptali istenilen 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu'nun Ek 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Yüksek SeçimKurulunca son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2339sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33. maddesindeki genel barajı aşmışbulunan siyasi partilere her yıl Hazineden ödenmek üzere o yılkı genel bütçegelirleri" (B) "Cetveli toplamının beşbinde ikisi oranında ödenekmali yıl için konur"; dördüncü fıkrasının ilk tümcesindeise "Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların%7'sinden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımı yapılır" şeklindedüzenlemelere yer verilerek siyasi partilere devlet yardımının kapsamıbelirlenmiştir. Böylece, anılan kurallarda belirlenen ölçülere göre, ancak%10'luk genel barajı aşan veya milletvekili genel seçimlerinde geçerli oyların%7'sinden fazlasını alan siyasi partilere Devlet yardımı yapılmasına olanaktanınmış, bu oranların altında oy alan siyasi partilere Devlet yardımıyapılmasına olanak tanınmamıştır.
Anayasa'nın 68. maddesinin son fıkrasında Devletin siyasipartilere, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapacağı ve partilere yapılacakyardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esasların kanunladüzenleneceği belirtilmiştir. Böylece Anayasa, herhangi bir koşulbelirtmeksizin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olarak gördüğüsiyasi partilere yeterli düzeyde ve hakça yardım yapılmasını emretmektedir.Buna göre Devlet siyasi partilere yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapmaklayükümlüdür.
İptali istenilen Ek 1. maddeye ilişkin yasama tutanaklarında buhükmün getiriliş amaçları belirtilmiştir. Siyasi partilerin sadece üyelerininverdiği ödentilerle işlevlerini yerine getiremeyeceği, varlıklarını sürdürmekiçin bağış toplamanın da, iktidar partilerinin lehine "fırsateşitsizliği" yaratacağı, düzenleme ile siyasi partilerin yüksek gelirgruplarının baskısından kurtulacağı, ancak yardım yapılırken parti enflasyonunayol açılmaması için iyi ölçütlerin getirilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır.
Kanunun gerekçesinde de siyasi partilerin işlevlerini sadeceüyelik ödentileri ile yerine getiremeyeceği, özel bağış toplama konusundada iktidar partilerinin diğer partilere göre daha avantajlı durumdabulundukları, bu nedenle partiler arasında fırsat eşitliği sağlamak ve adil rekabetortamı oluşturabilmek için Devlet yardımına ihtiyaç bulunduğu belirtilmiştir.
2820 sayılı Yasa'nın 3. maddesine göre siyasî partiler, Anayasa vekanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahallî idareler seçimleri yoluyla,tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açıkpropagandaları ile millî iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devletve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacınıgüden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzelkişiliğesahip kuruluşlardır.
Bu tanımdan siyasî partilerin; ülke çapında faaliyet göstermeküzere teşkilatlanmaları gereken, bu teşkilat ile millî iradenin oluşmasınısağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaşmedeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve parti içi çalışmalarınıdemokrasi esaslarına uygun düzenlemek zorunda bulunan kuruluşlar olduğuanlaşılmaktadır.
Yasama organının siyasi partilerle ilgili olarak yapılacakdüzenlemeler konusunda sahip bulunduğu takdir yetkisinin sınırlarını çizebilmekiçin 68. madde hükmünün Anayasa'nın diğer hükümleriyle birliktedeğerlendirilmesi gerekir. Her ne kadar teorik olarak Devlet siyasi partileremali yardım yapmak zorunda değil ise de anayasa koyucu iradesini Devlet yardımıyapılmasından yana kullanmış ve 68. maddenin son fıkrası hükmüyle Devletyardımını düzenlemiştir. Böylece Devlet yardımından yararlanmak siyasi partileraçısından anayasal bir hak haline gelmiştir. Yasa koyucu anayasal haklarınkullanımını düzenlerken temel haklar için getirilen güvencelere uygun hareketetmek zorundadır.
Devlet yardımına hak kazanmanın, milletvekili çıkarmak içingereken Türkiye genelinde belli bir oy yüzdesine ulaşma koşulunda olduğu gibibelli bir oranda oy almaya bağlanması suretiyle Anayasa'da farklı düzenlenen buiki konuda yasalarla benzer esasların kabul edilmesi, Anayasa'nın sözü veruhuyla bağdaşmaz. Anayasa, Meclise milletvekili gönderebilmeyi "temsildeadalet" ve "yönetimde istikrar" ilkelerine, Devlet yardımıalabilmeyi ise "yeterli düzey" ve hakça" gibi, tamamen farklıesaslara bağlamıştır. Diğer bir ifadeyle, milletvekili çıkarabilmek içingerekli olan barajı aşabilmenin Anayasal dayanağı, mali yardım yönünden geçerlideğildir. Yönetimde istikrar ilkesinin gereği olan, belli oranda oy almak ilemali yardım arasında Anayasa'da bir ilişki kurulmadığı açıktır.
Öncelikle Anayasa'nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti birhukuk devletidir. Hukuk devletinin belirgin özelliği yönetimde keyfiliğinortadan kalkması ve yönetimin tüm işlemlerinde hukuka uygun hareket etmesidir.Keyfi davranmama yükümlülüğü diğer Devlet organları gibi yasama organı için debağlayıcıdır. Özellikle haklardan yararlanmayı düzenlerken yasama organı(gerçek veya tüzel) kişiler arasında keyfi ayırımlarda bulunamaz. Bu aynızamanda 10. maddede düzenlenen eşitlik ilkesinin de bir gereğidir. Eğer yasamaorganı haklardan yararlanma konusunda kişiler arasında bir farklılıkyaratmışsa, bu farklılığın objektif ve makul nedenlerinin bulunması gerekir.Ancak bu objektif ve makul nedenlerle ölçülü olarak yaratılan farklılık meşruolarak görülebilir. Anayasa'nın 68. maddesindeki "yeterli düzeyde vehakça" ölçütlerinin, ancak bu temel ilkelerin çerçevesi içinde ve bütünolarak anlam ifade edeceği açıktır.
Devlet yardımından yararlanabilmek için gerekli koşullarbelirlenirken hem sınırlama amacı, hem de Devlet yardımının amacı dikkatealınmalıdır. Yukarıda belirtildiği gibi Devlet yardımının temel amaçlarındanbirisi Anayasa'nın öngördüğü çoğulcu demokratik siyasal sisteminsürdürülebilmesi için her türlü görüşün Anayasa'nın belirlediği sınırlar içindeözgürce siyasi partiler şeklinde örgütlenebilmesi, adil bir rekabet ortamındagörüşlerini topluma ulaştırabilmesi ve seçimler yoluyla ulusal iradeninoluşumuna katkıda bulunabilmesi için olanaklar sağlamaktır. Yani büyük partileryanında küçük partilerin de siyasal rekabete eşit koşullarda katılmasınısağlamaktır. O nedenle yasama organı Devlet yardımından hangi koşullarısağlayan partilerin yararlanabileceğini düzenlerken bu amacı göz ardı edemez.
Devletin siyasi partilere yardım yapmasının amacı, parti tüzelkişiliğinin mal varlığını artırmak değil, vatandaşların partileraracılığıyla siyasal yaşama daha kolay katılımını sağlamaktır. Anayasa, Devlet yardımı yoluyla siyasal parti faaliyetlerine katılacakvatandaşların, içinde yer aldıkları partinin büyüklüğüne göre farklı ölçülerdedeğil, partilerine bakılmaksızın, yeterli düzeyde ve hakça desteklenmesiniöngörmektedir. "Hakça" sözcüğünün "büyük ve güçlü olana çok,küçük ve güçsüz olana hiç" yardım şeklinde kabulü olanaksızdır.
Yüksek Seçim Kurulunun verilerine göre 21 Ekim 2007 referandumundaoy kullanma hakkına sahip kayıtlı seçmen sayısı gümrükler dahil 42.690.252'dir.Tüm seçmenlerin seçime katıldıkları varsayıldığında bir partinin Devletyardımından yararlanabilmesi için üç milyonun üzerinde oy alması gerekmektedir.Bu koşulun gerekli olduğu yani ölçülülük ilkesine uygun olduğu kuşkuludur.Devlet yardımından yararlanabilmek için gerekli oy oranının % 7 gibi yüksek biroranda tutulması ölçülü olmadığı gibi %7'den aşağı doğru kademeli bir yardımsisteminin oluşturulmaması siyasi partiler arasında fırsat eşitsizliğiyaratmakta, büyük partileri imtiyazlı duruma getirmekte ve küçük partileri dahazor koşullarda seçim yarışına katılmaya zorlamaktadır ki, bu durum eşitlik vehukuk devleti ilkelerine olduğu kadar Anayasa'nın siyasi partilerin demokratiksiyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduklarına, Devletin siyasi partilereyeterli düzeyde ve hakça yardım yapacağına ilişkin ilke ve anlayışına daaykırılık oluşturmaktadır.
Sonuç olarak maddenin birinci fıkrasındaki "ve 2839 sayılıMilletvekili Seçimi Kanunu'nun 33. maddesindeki genel barajı aşmışbulunan" ibaresinin ve dördüncü fıkrasındaki "Milletvekili genelseçimlerinde toplam geçerli oyların %7'sinden fazlasını alan siyasi partilerede Devlet yardımı yapılır." cümlesinin Devlet yardımından yararlanmaeşiğini ölçüsüz bir şekilde belirlediğinden Anayasa'nın 2. maddesindeki hukukdevleti ilkesine, haktan yararlanma ve yaptırımlar bakımından küçük partilerlebüyük partiler arasında eşitsizlik yarattığından Anayasa'nın 10. maddesine, bunedenlerle devlet yardımının dağıtımında hakça bir sistem öngörmediğindenAnayasa'nın 68. maddesine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmadık.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
KARŞIOY YAZISI
Anayasanın 68. maddesinin son fıkrasında "SiyasiPartilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardımyapar. Partilere yapılacak yardımın, ... tabi olduğu esaslar kanunladüzenlenir" denilmiştir. Anayasanın bu hükmü açık venettir: Devlet, bütün siyasi partilere yardım yapacaktır. Yasa koyucunun bukonudaki takdir hakkı "yeterli düzey" ve "hakça"ölçütleriyle sınırlıdır.
İptali istenen yasa kuralları ise siyasi partilerin ancak 2839sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33. maddesindeki %10'luk genel barajıaşmaları veya milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların %7'sindenfazlasını almaları halinde Devlet yardımından faydalanmalarını öngörmektedir.Buna göre, %7'ye kadar oy almış olan siyasi partilere Devletçe hiç bir yardımyapılmamaktadırlar.
İtiraz konusu yasa kurallarının Anayasaya aykırılığı konusunda,2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 16. maddesini yürürlüktenkaldıran 29.4.2005 günlü, 5341 sayılı Kanun'un 1. maddesine ilişkin AnayasayaMahkemesinin 26.01.2008 günlü ve 26768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlananEsas:2007/59, Karar:2007/75 sayılı kararındaki karşıoy gerekçelerimiz,burada da aynen geçerlidir. Bu nedenle aynı hususların tekrarına gerek duymuyorum.Ancak, seçimlere katıldığı halde "yeterli oranda seçmen kitlesiningüvenini kazanamadığı anlaşılan" siyasi partinin, Devlet yardımındanyoksun bırakılmasında Anayasaya aykırılık görülmemesinin gerekçesi olarakkullanılan "yeterlilik" ölçütünün (ki buna göre 3 milyondan fazla oybile yetersiz sayılmaktadır) Anayasanın öngördüğü "yeterli düzey" ileaynı şey olmadığı göz ardı edilerek, yasa koyucunun koyduğu kuralın aynızamanda anayasaya uygunluk ölçütü gibi kullanılması, isabetli olmamıştır. Diğerbir anlatımla, bir siyasi parti geçerli oyların %7'den fazlasını alamadığı içinbu partinin siyasal sisteme katkı yönünden yetersiz olduğuna hükmedilmekte,yetersiz sayıldığı için de Devlet yardımından mahrum bırakılması Anayasayaaykırı görülmemektedir. Halbuki Anayasanın öngördüğü "yeterli"lik,verilecek yardımın düzeyine ilişkindir; partinin yeterliliğine veya aldığı%7'lik oyun yasa koyucu tarafından yeterli görülüp görülmemesine ilişkindeğildir.
Şu hususları da belirtmekte fayda vardır ki; Devlet yardımının,çağdaş Batı demokrasilerinin hiçbirinde görülmeyen bu derece yüksek bir oranlasınırlandırılması, bunun için hangi partinin demokratik siyasal hayata dahayararlı olduğu, hangi partilerin milli iradenin oluşumuna katkıda bulunduğugibi nesnellikten uzak, kişilerin siyasal görüşlerine göre değişkenlik gösterenölçütlere başvurulması veya daha küçük partilere de yardım yapılmasının"parti enflasyonuna" yol açacağı yolunda peşin hükümlere dayanılması,herkesin kendi görüş açısından eleştirdiği, ancak elbirliği ile ortakpaydalarda bir türlü buluşamadığı "demokratikleşme" sorunlarının dahalline yardımcı olmamaktadır.
Bu nedenle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOYGEREKÇESİ
22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun Ek 1.maddesinin birinci fıkrasında, "Yüksek Seçim Kurulunca son milletvekiligenel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2339 sayılı Milletvekili SeçimiKanununun 33. maddesindeki genel barajı aşmış bulunan siyasi partilere her yılHazineden ödenmek üzere o yılki genel bütçe gelirleri"(B) Cetveli"toplamının beşbinde ikisi oranında ödenek mali yıl için konur" dördüncüfıkrasının ilk tümcesinde de "Milletvekili genel seçimlerinde toplamgeçerli oyların %7'sinden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımıyapılır" denilerek söz konusu iki fıkrada belirtilen %10 ve %7'likoranların altında oy alan siyasi partilere Devlet yardımı yapılmasına olanaktanınmamıştır.
Anayasa'nın 68. maddesinin son fıkrasına göre, Siyasi Partilere,Devlet yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacakyardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tâbi olduğu esaslar kanunladüzenlenir. Siyasi partiler için devlet yardımı öngörülmesi, kuşkusuzAnayasa'nın demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olaraknitelendirdiği siyasi partilere verdiği büyük önemin temel göstergelerindenbiridir. 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın 3. maddesinde de belirtildiğigibi siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili vemahalli idareler seçimleri yoluyla tüzük ve programlarında belirlenen görüşleridoğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile millî iradenin oluşmasınısağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaşmedeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermeküzere teşkilâtlanan tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardır. Ulusal iradenin yanısırasiyasal iradenin oluşumuna hizmet ederek demokratik siyasi yaşamda belirleyicive yönlendirici işlev üstlenen siyasi partilerin bu işlevlerini kamu yararınauygun olarak gereği gibi yerine getirebilmeleri, üretecekleri projeleri toplumaaktarabilmeleri, siyasi etkinliklerini düzenli olarak yürütülebilmeleri içinmali kaynağa gereksinimleri olduğu bir gerçektir. Farklı fikirlerin temsilinede olanak sağlayarak daha güçlü bir demokrasinin gerçekleştirilebilmesibağlamında, özellikle küçük partilerin temsil ettikleri görüşleri propagandayoluyla yaymaları ve taraftarlarını artırabilmelerinin onlara mali destekverilmeksizin sağlanabilmesinin güçlüğü gözardı edilemez. Yüksek oypotansiyeline sahip siyasi partilerin devlet yardımı yanında taraftarlarındanda yasal sınırlar içinde mali destek görecekleri kuşkusuzdur. Bu nedenle sadece%7 ve %10 gibi yüksek oranda oy alabilen siyasi partilere devlet yardımıyapılması, örneğin seçimlere girme hakkını elde ederek önemli ölçüde oy almışancak, Yasa'da belirtilen sınırlara ulaşamamış ya da teşkilâtlanmak veseçimlere katılabilmek için gerekli mali desteği sağlayamamış siyasipartilerden bu yardımın esirgenmesi, Anayasa'nın, siyasi partileri demokratiksiyasi yaşamın vazgeçilmez unsurları olarak değerlendiren kuralı ilebağdaşmadığı gibi, siyasi partilere yapılacak devlet yardımının yeterli düzeydeve hakça olması gereğine işaret eden kuralıyla da uyum sağlamamaktadır.
Siyasi partilere yardım konusunda Anayasa'nın 68. maddesinin sonfıkrasıyla yasa koyucuya tanınan takdir yetkisi bu fıkradaki "yeterlidüzeyde ve hakça" ölçütleriyle sınırlandırılmıştır. Devlet yardımındansadece belli oranın üstünde oy almış siyasi partilerin yararlandırılması,partiler arasındaki fırsat eşitliğini bozarak kimilerini imtiyazlı durumagetirir. Bu durumun sadece Anayasa'nın 68. maddesinin son fıkrası buyruğunadeğil hukuk devleti ilkesine de aykırılığı açıktır.
Belirtilen nedenlerle 2820 sayılı Yasa'nın Ek 1. maddesinin itirazkonusu kurallarının Anayasa'nın 2 ve 68. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyleçoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ