ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2008/45
Karar Sayısı: 2009/53
Karar Günü : 12.3.2009
R.G. Tarih-Sayı :25.06.2009-27269
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Şuhut Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.12.2004 günlü, 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa'nın 23. maddesiyle eklenen (8) ve (12) numaralı fıkraların Anayasa'nın 2.,12., 13., 15., 19., 36. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali veyürürlüklerinin durdurulması istemidir.
I- OLAY
Suçluyu kayırma suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 283/1,53/1.a,b,c,d,e bendlerinde yer alan kurallar ile cezalandırılması istemiylesanık hakkında açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun itiraz konusu fıkraları daiçeren 231. maddesi şöyledir:
"Madde 231 - (1) Duruşma sonunda, 232nci Maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrasıokunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları,mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa buda bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Sanığa yüklenensuçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl* veya daha azsüreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuçdoğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamışbulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutumve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususundakanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamengiderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Açıklanmasının geribırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez vekısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yılsüreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamaküzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiriolarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veyasanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamukurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasınıngözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devametmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğüyerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Altıncı fıkranın (c)bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkındamağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halindeödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geribırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Denetim süresiiçinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirineilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılanhüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Denetim süresiiçinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme,kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunudeğerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infazedilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasınınertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni birmahkûmiyet hükmü kurabilir.
(12) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(13) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarakCumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddedebelirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md; Değişik fıkra: 23/01/2008-5728S.K./562.mad) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkinhükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâpkanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 12., 13., 15., 19., 36. ve 38.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN,Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ veZehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 5.6.2008 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra kararabağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kurallı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kişi hürriyetinin sözleşmeler ve iç hukukkuralları ile koruma altına alındığı, kişi hürriyetinin mahkeme kararı ilekısıtlanabileceğinin öngörüldüğü, hukuk devleti ve adil yargılanma ilkeleriningereği olarak mahkeme kararlarının kanun yoluna tabi kararlar olarakanlaşılması gerektiği, itiraza konu CMK'nun 231. maddesinin (12) numaralıfıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların itirazatabi olduğu, hakkında beraat kararı verilmesi gereken bir kimse hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına karar verilmesi halinde bu karar temyiz edilemeyeceği içinsınırlı olarak itiraz yoluyla incelenebileceği, sonradan koşullarının bulunmasıhalinde verilecek bir mahkumiyet kararının temyizi ve bu temyiz sırasındasanığın beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşılırsa beş yıl süre iledenetime tabi tutulan ve hakkında (8) numaralı fıkraya göre yükümlülükleryüklenen kimsenin gereksiz ve haksız yere kişi hürriyetinden mahrum bırakılmışolacağı, bu nedenlerle itiraza konu kuralların Anayasa'nın 2., 12., 13., 15.,19., 36. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin (8)numaralı fıkrasına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınınverilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süreiçinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığındenetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veyasanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumundaveya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimialtında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devametmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğüyerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
Maddenin (12) numaralı fıkrasında ise, hükmün açıklanmasının geribırakılması kararına itiraz edilebileceği belirtilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun iptali istenilen kurallarını da içeren231. maddesindeki düzenleme sanık hakkında yapılan yargılama sonucundaverilecek mahkumiyet kararının açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkinkuralları içermektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili kurallar kurumuntamamı gözetilerek değerlendirilmelidir. Hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verildikten sonra öngörülen süre adından da anlaşılacağıgibi bir deneme süresidir. Kurum yalnızca sanığın menfaat ve çıkarları düşünülerekgetirilmiş olmayıp, önemli ölçüde toplum menfaati ve kamu düzeninin korunmasıamaçlanmıştır. Mukayeseli hukukta suç ve suçlulukla mücadele, suç işlenmesininönlenmesi ve caydırıcılık açısından bu ve buna benzer kurumlara geniş biçimdeyer verildiği görülmektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması için beş yıllıkbir sürenin öngörülmesi ve bu sürede uygulanmak üzere denetimli serbestliktedbiri olarak bir kısım yükümlülükler yüklenmesine olanak sağlanmasıyasakoyucunun suç ve suçlulukla mücadele, caydırıcılık ve suç işlenmesininönlenmesi amacıyla takdir yetkisine dayanarak kabul ettiği bir sistemdir.
Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadeleamacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulmasıDevletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkindüzenlemeler bakımından yasakoyucu Anayasa'nın temel ilkelerine ve cezahukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, soruşturma ve yargılamayailişkin olarak hangi yöntemlerin uygulanacağı, toplumda belli eylemlerin suçsayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki cezayaptırımlarıyla karşılanmaları gerektiği, hangi hal ve hareketlerinağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği gibi konulardatakdir yetkisine sahiptir.
Öte yandan, (12) numaralı fıkrada hükmün açıklanmasının geribırakılması kararına itiraz edilebileceği belirtilmekte ise de, bu kurallatemyiz incelemesi yolu kapatılmış değildir. İtiraz yolu da verilen kararın birüst merci tarafından yeniden gözden geçirilmesini sağlayan ve kararın sağlığıbakımından güvence oluşturan kanun yollarından biridir. Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararları sanık hakkında hukuki sonuç doğuran kesin hükümniteliğinde olmadığından, deneme süresi sonunda verilecek düşme kararı veyageri bırakma koşullarına uyulmaması halinde verilecek karar hakkında esashükümle birlikte temyiz denetimi olanaklı bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kurallar, Anayasa'nın 2., 36.ve 38. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
(12) numaralı fıkra yönünden Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ileA. Necmi ÖZLER bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralların Anayasa'nın 12., 13., 15. ve 19. maddeleri ile ilgisigörülmemiştir.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesiyle eklenen (8) ve(12) numaralı fıkralarına yönelik iptal istemi 12.3.2009 günlü, E.2008/45,K.2009/53 sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkralara ilişkin yürürlüğündurdurulması isteminin REDDİNE, 12.3.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VII- SONUÇ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesiyle eklenen:
1- (8) numaralı fıkranın Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- (12) numaralı fıkranın Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER'inkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
12.3.2009 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOYGEREKÇESİ
5560 sayılı Yasa ile 5271 sayılı Yasa'nın 231. maddesine fıkralareklenerek "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" adı altında yenidüzenlemelere yer verilmiştir.
Ceza hukukundaki çağdaş gelişmelere uygun olarak, daha hafif kabuledilebilecek suçlar yönünden, her suçlunun hemen cezalandırılması yerinedavranışlarının sonuçlarını, topluma karşı sorumluluklarını yenidendeğerlendirebilmesi için bir denetim sürecinden geçirilmesine olanak tanınması,bu arada suçtan zarar görenin tatmininin de sağlanmasını içeren düzenlemelereyer verilmesi, insan onurunu öne çıkaran devlet anlayışı içinde önemli biryeniliktir. Ancak, belirtilen amaç ve anlayış çerçevesinde getirildiğianlaşılan ve bu nedenle de kişi ve hak ve özgürlükleri bakımından ileri biraşamayı oluşturan dava konusu düzenlemenin, Anayasa ile uyumlu olabilmesi için,hukuk devletinde vazgeçilemez kabul edilen sav, savunma ve adil yargılanmahakkı gibi, bazı temel hak güvenceleri konusunda duraksamaya yol açmamasıgerekir.
231. maddeye eklenen dava konusu (12) numaralı fıkrada,"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir"denilmektedir. 5271 sayılı Yasa'nın 267. ve devamındaki maddelerinde itirazyolu düzenlenmektedir. Bu kanun yolunda, 288. maddede düzenlenen"temyiz" yolunda olduğu gibi bir hukuk kuralının uygulanmaması veyayanlış uygulanması nedenine dayalı inceleme yapılamayacağından "itiraz",diğer nedenlerle sınırlı olarak incelenip kabul veya reddedilecektir. Ancakitirazın reddedilmesi ve daha sonra hükmün, açıklanmasını gerektiren koşullarınoluşması halinde, bu hükme karşı temyiz yoluna başvurulması sonucu 289.maddedeki hukuka aykırılık hallerinin tespiti ile hükmün bozulmasına vesanığın beraatine karar verilebilmesi olanaklıdır. Bu durumda, 231. maddenin(8) numaralı fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınabağlı olarak hakkında denetimli serbestlik tedbirlerinden birinin uygulanmasınakarar verilmiş olan sanık, beraat edebileceği bir davada önceden temyizebaşvurma hakkı olmaması nedeniyle gereksiz bir yükümlülük altında bırakılmışolacaktır. Bu tür temel hak ihlâllerine yol açılmaması için hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına bağlı olarak herhangi bir yükümlülükgetirilmemesi veya bu kararlara karşı temyiz yolunun açılması gerekmektedir.Anayasa aykırılığın hangi şekilde giderileceği ise kuşkusuz, yasakoyucununtakdirinde olan bir husustur.
Açıklanan nedenlerle Yasa'daki düzenleme biçimiyle Anayasa'nın 2ve 36. maddelerine aykırı olan itiraz konusu (12) numaralı fıkranın, iptali veyeniden düzenleme yapılması için yasakoyucuya süre verilmesi gerektiğidüşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOY
6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun'un 23. maddesiyle 4.12.2004 günlü 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine eklenen (12) numaralı fıkrasının, 2007/14E. 2009/48 sayılı, 12.3.2009 günlü Anayasa Mahkemesi Kararı'nın bana ait karşıoy yazısının 2 numaralı bendinde belirttiğim gerekçe uyarınca iptaledilmesi gerektiğinden, redde ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOYGEREKÇESİ
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin (12) numaralı fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazedilebileceği öngörülmüştür.
Anılan maddenin diğer fıkralarına göre; hükmünaçıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulandığı davalarda, sanıkhakkında mahkumiyet kararı tesis edildikten sonra, mahkemece bu kararınaçıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ikinci bir karar verilmektedir. Bukararın verilmesi, mahkumiyet kararının hukuki sonuç doğurmamasını ifadeetmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra sanık, beşyıl süreyle denetim süresine tabi tutulmakta ve hakkında (8) numaralı fıkradabelirtilen denetimli serbestlik tedbirleri uygulanabilmektedir.
İtiraz kanun yolunda itirazı inceleyecek merci, CezaMuhakemesi Kanunu'nun 267. ve müteakip maddeleri uyarınca itiraz konusuhakkında inceleme yapmak ve karar vermek durumunda olduğundan, yalnız itiraz edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınınisabetli olup olmadığı konusunda karar verecektir. Sanık hakkındaverilen ilk karar, diğer bir deyişle mahkumiyet kararının esası iseincelenemeyecektir. Bu suretle, bir yıla kadar ( 5728 sayılı yasa ile yapılandeğişikliğe göre iki yıla kadar) hapis cezası içeren bir mahkumiyet kararında,maddi olayın ve sanığa yüklenen suçun sübuta erip ermediği hususu bir üstmahkemenin denetiminden yoksun bırakılmış olacaktır. Bu durumda, kanunyolu muhakemesi sonucunda beraat etmesi mümkün olabilecek bir sanık beş yılsüreyle bu haktan mahrum edilmiş olacak ve ayrıca hakkında beş yıl süreyle (8)numaralı fıkrada belirtilen denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilecektir.
Sanık hakkında tesis olunan mahkumiyet kararı içinkanun yolu öngörülmemesi ve yalnız hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararına karşı itiraz hakkı tanınması; bir ceza yargılamasında mahkumedilen kişinin, mahkumiyet hükmünü daha yüksek bir mahkemeye inceletmehakkından mahrum bırakması nedeniyle hak arama özgürlüğünü engellemekte ve adilyargılanma hakkını ihlâl etmektedir.
Bu nedenlerle, (12) numaralı fıkra Anayasanın 36.maddesine aykırı olduğundan iptali gerektiği düşüncesinde olduğum için aksiyöndeki çoğunluk kararına katılmadım.
Üye
A. Necmi ÖZLER