ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/46
Karar Sayısı : 2008/163
Karar Günü : 13.11.2008
R.G. Tarih-Sayı :29.01.2009-27125
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME: Kartal 2. SulhHukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 497. maddesinin son fıkrasında yer alan "...çocuğuna" ve "...çocuğu" sözcükleri ile 499.maddesinin (3) numaralı bendinde yer alan "...çocukları"sözcüğünün, Anayasa'nın 2., 5., 10., 13. ve 35. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan veraset davasında itiraz konusu sözcüklerinAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun itiraz konususözcükleri de içeren 497. ve 499. maddeleri şöyledir:
"MADDE 497- Altsoyu, ana ve babası ve onlarınaltsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır.Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babalarınyerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan birialtsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynıtaraftaki mirasçılara kalır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikiside altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğertaraftaki mirasçılara kalır.
Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birininmirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksao taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanınher ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer.
MADDE 499- Sağ kalan eş, birlikte bulunduğuzümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:
1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasındörtte biri,
2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa,mirasın yarısı,
3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ilebirlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşekalır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 5., 10., 13. ve 35. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından, 22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun497. maddesinin son fıkrasında yer alan "... çocuğuna ..." ve "... çocuğu ..." sözcüklerinin OYBİRLİĞİYLE; 499. maddesinin(3) numaralı bendinde yer alan "... çocukları ..." sözcüğünün, SerdarÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ'nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, esasınınincelenmesine, 5.6.2008 gününde karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile birinci veikinci zümrelerde kök içinde halefiyet ilkesi kabul edilmişken, itiraza konuYasa kuralları ile üçüncü zümrede bu ilkenin kabul edilmeyerek sağ kalan eşlebirlikte sadece büyük ana ve büyük babalar ile onların mirasbırakandan önceölmeleri halinde çocuklarına, diğer bir ifadeyle hala, teyze, amca ve dayılaramiras hakkı tanınmasının Anayasa'nın 2., 5., 10., 13. ve 35. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Yasa koyucu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun büyük ana ve büyükbabanın mirasçılığını düzenleyen 497. maddesinin son fıkrasıyla sağ kalan eşvarsa, mirasbırakandan önce ölen büyük ana ve büyük babanın payının kendiçocuğuna, çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya, bir taraftakibüyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları halinde onlarınpaylarının diğer tarafa geçeceğini; sağ kalan eşin mirasçılığını düzenleyen499. maddesinin üçüncü bendinde de eşin mirasbırakanın büyük ana ve büyükbabaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olması halinde, mirasındörtte üçünün, bu kişiler de yoksa mirasın tamamının eşe kalacağını hükmebağlayarak; halefiyet yoluyla mirasçı olma kuralının geçerli olduğu birinci veikinci zümrelerden farklı olarak, üçüncü zümrede sağ kalan eşle birlikte sadecebüyük ana ve büyük babalar ile onların mirasbırakandan önce ölmeleri halindeçocuklarının mirasçı olabileceklerini kabul etmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstünkurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir."denilerek miras hakkı anayasal bir kurum olarak güvence altına alınmıştır.Madde gerekçesinde, mülkiyet hakkının devamı niteliğinde olan miras hakkınınağır vergilendirme yolu ile muhtevasız hale getirilmesinin ve ortadankaldırılmasının önlenmek istendiği belirtilmiştir. Miras hakkının anayasalgüvence altına alınmış olması, bu hakka kimlerin sahip olabileceğinin yasaylabelirlenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Miras hukukunda önceliklekimlerin miras hakkına sahip olacağının belirlenmesi gerekir. Mirasbırakan,kendisine mirasçı olacak kişi ya da kişileri belirtmek için ölüme bağlıtasarruf işlemi yapmamışsa, miras hakkına sahip olacak kimseler, o toplumunaile yapısı ve akrabalık ilişkileri dikkate alınarak koyulan yasa kurallarıylabelirlenir.
Yasa koyucu Türk toplumundaki aile ilişkilerini göz önündebulundurarak üçüncü zümrede sağ kalan eşle birlikte kimlerin miras hakkınasahip olması gerektiğini değerlendirmiş ve sonuçta itiraz konusu Yasa kurallarıile mirasbırakanla yakın aile bağı bulunan büyük ana ve büyük babalar ilebunların mirasbırakandan önce ölmeleri halinde çocuklarının miras hakkına sahipolması gerektiğine karar vermiştir. Bu nedenle itiraz konusu Yasa kurallarıAnayasa'nın 35. maddesine aykırı değildir.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesinin amacı, aynıdurumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarınısağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin çiğnenmesi engellenmiştir. Yasa önünde eşitlik, herkesinher yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler,kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamalarıgerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklıkurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez. Bunagöre mirasbırakanın birinci zümre, ikinci zümre ve üçüncü zümre mirasçıları,mirasbırakanla akrabalık ilişkileri bakımından aynı hukuksal durumdaolmadıklarından Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık görülmemiştir.
Bu nedenlerle, itiraz konusu sözcükler Anayasa'nın 2., 10. ve 35.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralların Anayasa'nın 5. ve 13. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medenî Kanunu'nun;
1- 497.maddesinin son fıkrasında yer alan "... çocuğuna ..." ve "... çocuğu ..." sözcüklerinin,
2- 499.maddesinin (3) numaralı bendinde yer alan "... çocukları ..."sözcüğünün,
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 13.11.2008gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ