ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/64
Karar Sayısı : 2008/129
Karar Günü : 22.7.2008
Karar Tarihi :19.11.2008-27059
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Tokat 1. İşMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.7.1964 günlü, 506 sayılıSosyal Sigortalar Kanunu'nun 120. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız ÇalışanlarSosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının,Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
1965 yılında sigortalı olarak çalışmaya başlayan davacı, 1968yılında mahkeme kararı ile 1956 olan doğum tarihini 1949 olarak düzelttirmiş veSSK Tokat Sigorta Müdürlüğüne başvurarak 1.11.2006 tarihinden itibaren yaşlılıkaylığı bağlanmasını istemiş; davalı İdarenin, 'sigortalılık süresiiçerisinde yaş tashihi yapılmış olması nedeniyle' başvurunun reddine kararvermesi üzerine, düzeltilmiş yaş kaydının nazara alınması gerektiğinin tespitive davalı kurum işleminin iptali talebiyle açtığı davada, itiraz konusukuralların Anayasa'ya aykırılığının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme iptaliiçin başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
- 17.7.1964 günlü, 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun itiraz konusu fıkraları daiçeren yaş başlıklı 120. maddesi şöyledir:
'İş kazalariyle Meslek Hastalıkları Sigortasınınuygulanmasında, hak sahiplerine bağlanacak gelirlerle sigortalılara ödeneceksermayelerin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekimraporu ile ilk defa tesbit edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunandoğum tarihleri esas tutulur.
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgilihükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının,sigortalının yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanunatabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlıbulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmayabaşladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarakyazılan doğum tarihleri esas tutulur.
(Ek fıkra: 24/6/2004-5198/16 md.)İşkazalarıyla meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından gelirve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veyameslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veyasigortalıların yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya 506sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak ilk defaçalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş tashihleri dikkate alınmaz.
Nüfus kayıtlarında doğum ay ve günleri yazılı olmıyanlar 1Temmuzda, doğum ayı yazılı olup da günü yazılı olmıyanlar o ayın 1 inde doğmuşsayılır.'
- 2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf veSanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nunitiraz konusu kuralı da içeren 'Yaş' başlıklı 66. maddesi şöyledir:
'Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ileilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarınınsigortalının bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfuskütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna tabi olarakilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfusukütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur.
Nüfus kayıtlarında doğum ay ve günleri yazılı olmayanlar 1Temmuzda, doğum ayı yazılı olup da günü yazılı olmayanlar o ayın 1 inde doğmuşsayılır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesigereğince, Haşim KILIÇ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCTOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, ŞevketAPALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ınkatılmalarıyla 22.7.2008 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kuralsorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmündekararname kurallarını Anayasaya aykırıgörürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğukanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmayayetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarıncabir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması ve iptali istenen kurallarında o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümündeveya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yöndeetki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
Başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu dava, 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabiolarak çalışan davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasında düzeltilmiş yaş kaydının nazara alınması gerektiğinin tespiti ve davalıkurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 506 sayılı Yasakapsamındaki sigorta kollarına ilişkin olarak sosyal sigorta yardımlarının sağlanmasında sigortalının yaşınailişkin hususlar Yasa'nın 120. maddesindeaçıklanmıştır. Buna göre iş kazası ve meslek hastalıkları sigortakollarında yaşın nasılbelirleneceği söz konusu maddenin birinci fıkrasında, uyuşmazlık konusuolan yaşlılık aylığınınbağlanması, malûllük ve ölüm sigorta kollarında nasıl belirleneceği ise ikinci fıkrasında ifade edilmiştir. Dolayısıylaiş kazası ve meslek hastalıklarına ilişkin düzenlemeler içeren 506 sayılı Yasa'nın 120. maddesinin birinci fıkrasıile Bağkur sigortalılarına ilişkin düzenlemeler içeren 1479 sayılı Yasa'nın 66.maddesinin birinci fıkrasıdavada uygulanacak kurallar değildir.
Bu nedenle;
A- 17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120.maddesinin birinci fıkrası ile 2.9.1971günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun66. maddesinin birinci fıkrasının itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanmaolanağı bulunmadığından, bufıkralara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine,
B- Dosyada eksiklik bulunmadığından 17.7.1964günlü, 506 sayılı Sosyal SigortalarKanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasının esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kural ile sigortalılıkbaşladıktan sonra sigortalının doğum tarihinde değişiklik yapan kesinleşmiş birmahkeme kararının sosyal güvenlikle ilgili haklar verilirken uygulanmayacağınınöngörüldüğü, bunun Anayasa'nın 2. maddesindeki demokratik hukuk devleti ilkesineaykırı olduğu, ayrıca bir kişinin doğum tarihinin zamanında yanlışyazılmasından dolayı kendi akranlarından daha sonra sosyal haklarakavuşabilmesinin Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan adalet ve sosyal devletilkelerine, Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine ve devletinsosyal güvenliği sağlayacak tedbirleri alması gerektiği şeklindeki Anayasa'nın60. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120.maddesinin iptali istenilen ikinci fıkrasında, 'Malûllük, Yaşlılık veÖlüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında,sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu Kanuna tâbi olarak ilk defa çalışmayabaşladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalınınsigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğançocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esastutulur' hükmü yer almaktadır.
İtiraz konusu kural, özü itibariyle,emeklilik hakkının kazanılmasında ve malûllük ile ölüm sigortalarına ilişkindiğer bazı haklardan yararlanılmasında sigortalı olarak çalışmaya başlanılantarihten sonraki yaş tashihlerinin dikkate alınmayacağına ilişkindir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120.maddesinde yer alan bu düzenlemenin benzerlerine 5434 sayılı Emekli SandığıKanunu'nun 105. maddesinde ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 66. maddesinde deyer verilmiş olduğu görülmektedir.
506 sayılı Yasa'nın 120. maddesi dört fıkradan oluşmaktadır.Maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasınailişkin düzenlemeler bulunmasına rağmen, bu düzenlemelerin anlamı konusundauygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla 24.6.2004 günlü,5198 sayılı Yasayla madde metnine üçüncü fıkra eklenmiş ve sigortalı olarak çalışmaya başlanılan tarihtensonraki yaş tashihlerinin dikkate alınmayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin kararlarında vurgulandığı gibi, hukukdevleti, bütün işlem ve eylemlerinin hukuk kurallarına uygunluğunu başlıcageçerlik koşulu sayan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmayı amaçlayanve bunu geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan,Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, insan haklarına saygı duyarakbu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, Anayasa ve hukuk kurallarınabağlılığa özen gösteren, yargı denetimine açık olan, yasaların üstündeyasakoyucunun da uymak zorunda olduğu temel hukuk ilkeleri ile Anayasa'nınbulunduğu bilincinde olan devlettir.
Devletin, personel politikasını belirlemede büyük önemi olanemeklilik düzenini aktüeryal dengeleri gözeterek bilimsel verilere görebelirlemesi ve buna göre gerekli yasal düzenlemeleri yapması doğaldır. Budüzenin korunması Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenlik hakkınıngüvenceye alınması için de zorunlu bir gerekliliktir. Nesnel ve süreklikurallarla sağlam ve sağlıklı temellere oturtulmayan bir sosyal güvenlikkuruluşunun mahkeme kararları ile alınan yaş düzeltmeleri sonucu ortaya çıkanerken emeklilik gibi nedenlerle aktüeryal dengesinin bozulması, sosyal güvenliksisteminin sürdürülemez bir duruma gelmesine sebep olabilir.
Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi olarak çalışılmaya başlanıldığıtarihteki nüfus kütüğünde kayıtlı olduğu doğum tarihinin esas alınmasınıöngören itiraz konusu kuralın sosyal güvenlik sisteminin bir takım aksaklıklarayol açmadan sürdürülmesi amacına yönelik olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.Burada yargı kararı hukuksal olarak değerini ve geçerliliğini korumakta, sadeceemeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır.
Öte yandan, yasa önünde eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynıolanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür.Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynıişleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalıktanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi
önlenmiştir. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynıkurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimikişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir.Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlıtutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
İtiraz konusu kural, Sosyal Sigortalar Kurumu'na bağlı olarakçalışanların tümü için ilk defa çalışmaya başladıkları tarihteki nüfuskütüğünde kayıtlı oldukları doğum tarihinin esas alınmasını öngördüğünden ve buyönüyle çalışanlar arasında herhangi bir farklılık yaratmadığından eşitlikilkesine aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasanın 2., 10. ve60. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Serruh KALELİ bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120.maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, SerruhKALELİ'nin karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 22.7.2008 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY
İtiraz konusu kural, S.S.K'na tabii olarak ilk defa çalışmayabaşladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihinin esastutulacağı, sigortalı olarak çalışmaya başlanılan tarihten sonraki yaştashihlerinin gelir, aylık bağlama ve sermaye hesabında dikkate alınmamasınıtemin amaçlıdır.
Yaş tashihi davaları KAMU DÜZENİ'ne ilişkin olup 4721 sayılıM.K'nun 39. maddesi uyarınca ancak mahkeme kararı ile kişisel durum sicilindedüzeltme yapılabilir.
Yasa koyucu DAVALARIN KÖTÜYE KULLANILMASI ihtimaline karşı yaşdüzeltme davasının etkisini, ortadan kaldırmak istemiştir.
Anayasa'nın 138. maddesinin dördüncü fıkrası açık bir şekildekesinleşen yargı kararları hakkında yasama ve yürütme organları ile idareninmahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu, bunların değiştirilemeyeceğini veorganlar ve idarenin kararın yerine getirilmesini geciktiremeyeceği ifadeetmektedir.
Temel hak ve ödevler başlığı altında hak arama hürriyetinidüzenleyen Anayasa'nın 36. maddesi ile, doğru yaşının tespitini arayan bireyin,bu temel hakkın varlığının tespitine karar veren bağımsız yargının kesinleşmişkararının dayanağı hakkının, ilgili madde de getirilmiş bir sınırlama olmadığısürece herkesçe tanınması zorunlu olduğuna göre, kimi mahkeme kararlarının kötüuygulamaları çağrıştırıp yarattığı gerekçesi ile idareyi mahkeme kararınıtanıyıp uygulamaktan alıkoyan bu düzenleme Anayasa'nın 138. maddesininkarşısında koruma göremez.
Düzenlemenin sosyal güvenlik sisteminin kimi aksaklıklara yolaçmadan sürdürülmesine olanak tanımak, bilimsel veriye göre kurulan Devletdüzeninin korunmasında öncelikli kamu yararı ve bozulacak aktüerya dengesiniönlemek amacı ile yapıldığı ve kimi mahkememiz önceki kararlarında da bumülahazaya dayanıldığı görülmekte ise de bir mahkeme kararının hukuksal değerive geçerliliğinin korunduğu ancak bazı sosyal haklar yönünden sonuçdoğurmadığını söylemek hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesi ile debağdaşmayacaktır.
Yargı kararını etkisiz kılan bu düzenleme yasamanın yargı kararınaaçık müdahelesidir.
Doğru kişinin günü gününe nüfusunun kaydı Sosyal Devletin görevidir.Bu konudaki ihmalini, ya da kötü niyetli birinin sosyal güvenlik hakkındanhaksız yararlanmasının önüne geçmek, mahkemeyi aldatma ihtimali ve muhtemelhilesinin önüne geçmek amacı ile Anayasa'nın 138. maddesinin dördüncüfıkrasındaki üst norm karşısında Anayasa'yı by-pass eden düzenleme hukukdevleti ilkesi ile de bağdaşmamaktadır.
Sosyal Sigortalar Kurumu, üyesi yönünden sosyal sigortacılıkyapmaktadır. Prim alıp hak ettiğinde ödemeler yapmaktadır. Tüm aktüeryalhesaplar hata dahil tüm olasılıkları da içinde barındırır, istatistikselmatematik mutlak doğru değildir. Risk analizleri hesap yöntemi içerisinde olmazise sosyal görev laiki ile yerine getirilmiş sayılamaz. Bu düşünceler ilesosyal güvenlik sisteminde muhtemel aksaklığın bertarafı için hukukun ve yargıkararının üstünlüğü ve tanınma zorunluluğunu kaldıran düzenleme anılan nedenlerile Anayasa'nın 138. maddesine aykırı olduğu düşünüldüğünden çoğunluk görüşünekatılınmamıştır.
Üye
Serruh KALELİ