ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/70
Karar Sayısı : 2010/21
Karar Günü : 28.1.2010
R.G Tarih-Sayı :28.04.2010-27565
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:Yusufeli Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:4.12.2004 günlü, 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan''üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren'' ibaresininAnayasa'nın 2., 10., 19. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Şüpheliler hakkında yapılan soruşturma kapsamında verilen adlîkontrol kararının kaldırılması isteminin incelenmesi aşamasında, itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun itirazkonusu fıkrayı da içeren 109. maddesi şöyledir:
'(1) 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığıhalinde, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren bir suçsebebiyle yürütülen soruşturmada, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrolaltına alınmasına karar verilebilir.
(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontroleilişkin hükümler uygulanabilir.
(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birdenfazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
a) Yurt dışına çıkamamak.
b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içindedüzenli olarak başvurmak.
c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına vegerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındakikontrol tedbirlerine uymak.
d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak vegerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkolbağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayenetedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı vebir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısınınisteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahipolunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.
h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarıve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altınaalmak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlargereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dairgüvence vermek.
(4)(Ek: 25/5/2005 ' 5353/14 md.)Şüphelinin, üçüncü fıkranın(a) ve (f) bentlerinde yazılı yükümlülüklere tâbi tutulması bakımından, birincifıkrada belirtilen süre sınırı dikkate alınmaz.
(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilenyükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında araç kullanmasınasürekli veya geçici olarak izin verebilir.
(6) Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlamasebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının(e) bendinde belirtilen hallerde uygulanmaz.
(7)(Ek: 6/12/2006 ' 5560/19 md.)Kanunlarda öngörülentutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında birincifıkradaki süre koşulu aranmaksızın adlî kontrole ilişkin hükümleruygulanabilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 10., 19. ve 38. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, MustafaYILDIRIM, Cafer ŞAT, Ali GÜZEL, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve SerruhKALELİ'nin katılımlarıyla 5.8.2008 günü yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
İtiraz başvurusunda, adlî kontrol kurumunun tutuklamaya alternatifolarak düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin (3)numaralı fıkrasındaki tutuklama nedenleri var sayılan suçlar ve öngörülen cezamiktarları incelendiğinde bu suçlarla ilgili 'adlî kontrolün' uygulanmasınınmümkün olmadığı ve Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında tutuklamanınzorunlu hallerde uygulanacağı hükmüne aykırılık teşkil ettiği, adli kontrolün,az ceza içeren suçlar bakımından uygulanabilirken daha fazla ceza içeren suçlarbakımından uygulanamamasının Anayasa'nın Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devletiolduğunu emreden 2. maddesi ve eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesi ile'cezada kanunilik' kuralını öngören 38. maddesine aykırı olduğu belirtilmiştir.
İtiraz konusu kuralla, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesindebelirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, üst sınırı üç yıl veya dahaaz hapis cezasını gerektiren bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada,şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına kararverilebileceği öngörülmektedir.
Adlî kontrol kurumu, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Türk CezaYargılaması sistemine getirilen, serbest bırakılma ile tutuklanma arasındaetkinliğe sahip olan koruma tedbiri niteliğindeki çağdaş bir kurumdur. Bu kurumile kişi özgürlüğünden tamamen yoksun kılınmamakla birlikte, gözlemeyi vedenetlemeyi olanaklı kılan tedbirlere tâbi olmakta, böylece kişinin kaçma riskiazaltılırken özgürlüğünden tümü ile yoksun kalmasının zararları da ortadankaldırılmış olmaktadır.Burada yasa koyucu, sosyal düzenin korunması ile bireyintemel hak ve özgürlüklerine saygı arasında bir denge kurarak cezayargılamasının sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini ve yargılama sonucundaverilen hükmün yerine getirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerialmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasalarınüstünde yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nınbulunduğu bilincinde olan devlettir.
Hukuk devletinde, tutuklama ve adlî kontrol gibi kişi hürriyetinisınırlandıran koruma tedbirlerine ilişkin kurallar ceza muhakemesi hukukununana ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkin kuralları başta olmak üzere,ülkenin sosyal, kültürel yapısı, etik değerleri göz önüne alınarak saptanacakceza yargılaması siyasetine göre belirlenir. Yasa koyucu, ceza muhakemesihukukunda koruma tedbirleri ile ilgili olarak, hangi hallerde ve ne miktardacezalar için tutuklama kararı verileceğini ya da daha hafif nitelikteki adlîkontrolün uygulanacağını, adlî kontrolün içerdiği yükümlülükleri belirlemedetakdir yetkisine sahiptir.Bu nedenle düzenlemenin hukuk devleti ilkesine aykırıbir yönü yoktur.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10. ve 19. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan '' üst sınırı üç yıl veya daha azhapis cezasını gerektiren'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 28.1.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ