ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/74
Karar Sayısı : 2010/15
Karar Günü : 21.1.2010
R.G Tarih-Sayı :28.04.2010-27565
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Ankara 2. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :4.2.1983günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin;
1- Birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin(d) alt bendinde yer alan ''kesin olarak'' ibaresinin,
2- 'Başkanlar Kurullarının itiraz üzerineveya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlaraleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.' biçimindeki son fıkrasının,
Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Yargıtay'da şef olan davacının, YargıtayYönetim Kurulunca hazırlanan görevde yükselme eğitimine katılacak adaylarınbelirlendiği listeye dâhil edilmemesi işlemine yönelik itirazının YargıtayBaşkanlar Kurulunca reddi kararının iptali istemiyle açtığı davada, itirazkonusu kuralınAnayasa'ya aykırılığı savını ciddi bulan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4.2.1983 günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun iptali istenilenbölümleri de içeren 17. maddesi şöyledir:
'Başkanlar Kurullarının görevleri:
Madde 17-Başkanlar kurullarının görevlerişunlardır:
1. Başkanlar Kurulunun Görevleri:
a) Hukuk ve ceza daireleri arasında meydana gelen görev ve işbölümü uyuşmazlıklarını kesin karara bağlamak, fiili veya hukuki imkânsızlıksebebiyle bir dairenin görevine giren işe bakamaması halinde bir başka daireyigörevlendirmek,
b) Dairelerden birinin yıl içinde gelen işleri normal çalışma ilekarşılanamayacak oranda artmış ve daireler arasında iş bakımından bir dengesizlikmeydana gelmiş ise takvim yılı başında toplanıp bir kısım işleri başka daireyevermek,
c) İçtihadı birleştirme görüşmelerine ve kararlarının alınmasınailişkin olarak ilke kararları almak,
d) Birinci Başkanlık Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulu ile YönetimKurulu kararlarına karşı yapılan itirazlarıkesin olarakkarara bağlamak.Bu itirazların incelenmesinde karara katılan kurul üyesi daire başkanlarıKurula katılamaz ve eksiklikler o dairenin kıdemli üyeleriyle tamamlanır.
e) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
2. Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun görevi:
Hukuk Daireleri arasında meydana gelen görev ve işbölümüuyuşmazlıklarını karara bağlamaktır.
3. Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun Görevi:
Ceza daireleri arasında meydana gelen görev ve işbölümüuyuşmazlıklarını karara bağlamaktır.
Oylamanın şekli, ilgili kurullarca belirlenir. Ancak bu maddenin(1/b) ve (1/d) bentlerinde öngörülen hususlara ilişkin oylama gizli yapılır.
Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruyaverdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargımerciine başvurulamaz.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, MustafaYILDIRIM, Cafer ŞAT, Ali GÜZEL, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve SerruhKALELİ'nin katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine 5.8.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- SINIRLAMA SORUNU
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesineitiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemece,2797sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralıbendinin (d) alt bendinde yer alan''kesin olarak''ibaresi ile bumaddenin son fıkrasınınAnayasa'ya aykırılığı ileri sürülerek iptaliistenilmiştir.Başvuru, Yönetim Kuruluncayapılan ve itiraz üzerine Başkanlar Kurulunca kesin karara bağlanan işlemleraleyhine başka bir yargı merciine başvurulamamasına ilişkindir.
Somut olayda davanın konusunu, Yönetim Kuruluişlemine karşı yapılan itirazın Başkanlar Kurulunca reddi kararının iptalitalebi oluşturmaktadır. Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasının(1) numaralı bendinin (d) alt bendinde Yönetim Kurulunun yanı sıra BirinciBaşkanlık Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu işlemlerine yönelik itirazların daBaşkanlar Kurulunca kesin olarak karara bağlanacağı, aynı maddenin sonfıkrasında ise başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruyaverdikleri kararların kesin olduğu ve bu kararların aleyhine başka bir yargımerciine başvurulamayacağı düzenlendiğinden, davanın konusu ve bu kurullarcayapılan işlemlerin nitelikleri dikkate alınarak esasa ilişkin incelemeninYönetim Kurulu kararlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Bu nedenlerle;
4.2.1983 günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin;
1- Birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yeralan ''kesin olarak'' ibaresine ilişkin esas incelemenin, aynı altbentte yer alan 'yönetim kurulu kararları' ile sınırlı olarak yapılmasına,Serruh KALELİ'nin karşı oyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 'Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruyaverdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargımerciine başvurulamaz.' biçimindeki son fıkrasına ilişkin esas incelemenin,birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan 'yönetimkurulu kararları' yönünden sınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE,
21.1.2010 gününde karar verildi.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. Maddesinin BirinciFıkrasının (1) Numaralı Bendinin (d) Alt Bendinde Yer Alan '' kesin olarak ''İbaresinin İncelenmesi
Başvuru kararında, Yargıtay Yönetim Kurulunun hâkimlik ve savcılıksınıfından olmayan Yargıtay personelinin atama, nakil, yükselme ve disiplinişlemlerine dair kararlarına karşı itirazları inceleyen Yargıtay BaşkanlarKurulunun bu kararlarının kesin olmasının Anayasa'nın 2., 36. ve 125.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasının(1) numaralı bendinin itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (d) alt bendininbirinci tümcesinde, Birinci Başkanlık Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulu ve YönetimKurulunun kararlarına karşı yapılan itirazların Başkanlar Kurulunca kesinolarak karara bağlanacağı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun dabozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın 'Hak arama hürriyeti' başlıklı 36. maddesinde herkesinmeşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle yargı organları önünde davacıya da davalı olarak sav ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmekte, 125.maddesinin birinci fıkrasında ise 'idarenin her türlü eylem ve işlemine karşıyargı yolu açıktır' kuralı yer almaktadır.
Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralıbendinin (d) alt bendinde geçen 'kesin olarak' ibaresi, Yönetim Kurulukararlarına yönelik itirazların inceleme mercii olan Başkanlar Kurulunun bukonudaki kararlarının biçimsel yönden kesin, uygulanabilir ve bağlayıcınitelikte olduğunu ifade etmektedir. Yargıtay Yönetim Kurulunun 2797 sayılıYasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasındaki, hâkimlik ve savcılık sınıfındanolmayan Yargıtay personeline ilişkin atama ve nakil, yükselme, disiplin ve sairözlük işlerini yürütme, bunlarla ilgili karar ve tedbirleri alma veyönetmelikleri yapma görevleri çerçevesinde aldığı kararlar, ilgililerce itirazedilmesi durumunda ancak Başkanlar Kurulunun kararının ardından kesin veuygulanması gerekli işlem hâlini almaktadırlar.
Bu nedenle Yönetim Kurulunun kararlarına karşı yapılan itirazüzerine Yargıtay Başkanlar Kurulunca verilen kararların idarî bakımdan kesinolması, savunma ve hak arama özgürlüklerinin sınırlandırılamayacağı ve idareninher türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu yönündekiAnayasa kurallarına aykırı değildir.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kural Anayasa'nın 2., 36. ve 125.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
B- 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. Maddesinin Son Fıkrasınınİncelenmesi
Başvuru kararında, yargı organlarının yargısal fonksiyon taşımayanidarî nitelikteki işlemlerinin, yargıçlardan kurulu organlar ya da mahkemelertarafından yapılmasının bunların yönetsel niteliğini değiştirmediği ve idarîişlemi tesis eden makama bakılmaksızın bu işlemlerin idarî yargı denetiminetâbi tutulması gerektiği, Yargıtay Yönetim Kurulunun kamu gücünü kullanarak veidarî işlevine dayanarak yaptığı hak ve yükümlülükler doğuran çeşitli işlemlerialeyhine yapılan itirazlar üzerine Yargıtay Başkanlar Kurulunca verilenkararlara karşı idarî yargı yoluna başvurulamamasının Anayasa'nın 2., 36., 125.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrasındabaşkanlar kurullarının gerek doğrudan ve gerekse itiraz üzerine verdikleri tümkararların kesin olduğu ve bunların aleyhine başka bir yargı merciinebaşvurulamayacağı düzenlenmiştir. Bu kural ile Yargıtay Yönetim Kuruluncayapılan işlemlere yönelik itirazlar nedeniyle Yargıtay Başkanlar Kurulununverdiği kararlara karşı başka yargı mercilerine müracaat edilebilmesinin veiptal davası açılabilmesinin önü kapatılarak yargısal bağışıklık getirilmiştir.
Yargıtay, Anayasa'nın 154. maddesinde düzenlenen yüksek bir yargıorganı olup, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargımerciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii ve kanundagösterilen belli davaların da ilk ve son derece mahkemesidir. Yargıtay'ınkuruluşu ve işleyişi de mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıesaslarına göre kanunla düzenlenecektir.
Anayasa Mahkemesinin 26.9.1968 günlü, E. 1967/21, K. 1968/66sayılı kararında da belirtildiği üzere, Anayasa'da işaret edilen 'dava'sözcüğünün, usul hukukundaki dar anlamıyla yorumlanmaması, hâkimlerin kararabağlamakla ödevli oldukları bütün davaların yanı sıra, yönetim işlerindensayılabilecek bir takım ihtilaf ve işlerin de bu kavram içindedeğerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü Anayasa'nın 9. maddesi, 'yargı'bölümündeki hükümler ve temas edilen 154. madde hükmü, mahkemelere veYargıtay'a davaları çözümleme görevinden başka bir görev verilmesini yasaklarnitelikte değildir. Yasakoyucu, hâkimlerin esas görevlerine halel getirmemekkaydıyla, bir takım yönetim işlerinin hâkimlerce veya somut davada olduğu gibiYargıtay'ın ilgili organlarınca karara bağlanmalarını, o işlemin özelliğibakımından kamu yararına daha uygun sayabilir. Nitekim bu düşünceden hareketle,yasakoyucu 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 9. maddesi ile teşkil edilenBaşkanlar Kuruluna, aynı Kanun'un 17. maddesi ile bir takım yönetim işlerikonusunda görevler vermiştir.
Bir yüksek yargı organı olan Yargıtay'ın iç düzeni ve işleyişibakımından, aslî görevleri esasen adlî ihtilafları çözüme kavuşturmak olanyüksek yargıçların oluşturduğu ve Yargıtay Birinci Başkanı, Birinci BaşkanVekilleri ile Yargıtay'daki tüm Daire Başkanlarından meydana gelen BaşkanlarKurulu tarafından Yönetim Kurulu kararlarına karşı yapılan itirazların birsonuca bağlanması işinin, yargısal ağırlıklı bir faaliyet olduğu ve Yargıtay'ınaslî temyiz görevine ilaveten yasakoyucu tarafından anılan Kurula verilmişolduğu anlaşılmaktadır. Yasakoyucu Yargıtay Başkanlar Kurulunu işlevsel olarak'idare' kabul etmemiş ve Kanun'la kendisine verilen görevleri ifade ederken buKurulun verdiği kararları idarî tasarruf saymayarak, bunları yargı denetimidışında tutmuştur. Bu nedenle, Yargıtay mensuplarının Yargıtay'ın ifa ettiğiyüksek yargı hizmetinin işleyişi ile ilgili olarak doğabilecek kimiihtilafların Yargıtay'ın içinde belirtilen çözüm mekanizmaları yoluylasonuçlandırmasının öngörülmesinde Anayasa'nın yargı ve yüksek yargıyıdüzenleyen hükümleri yönünden bir aykırılık söz konusu değildir.
İtiraz konusu kuralla Yargıtay Başkanlar Kurulunun 'YönetimKurulu' kararlarına itiraz üzerine verdiği kararların aleyhine başka yargımerciine başvuru olanağının ortadan kaldırılmasının, savunma ve hak aramaözgürlüklerinin sınırlandırılamayacağı ve idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu yönündeki Anayasa kurallarınaaykırı bir yönü görülmemiştir
Açıklanan nedenlerle dava konusu kural Anayasa'nın 2., 36. ve 125.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşekatılmamıştır.
VII- SONUÇ
4.2.1983 günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin;
1-Birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yeralan '' kesin olarak '' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2-'Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruyaverdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargımerciine başvurulamaz.' biçimindeki son fıkrasının, birinci fıkrasının (1)numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan 'yönetim kurulu kararları' yönündenAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, ŞevketAPALAK ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
21.1.2010 günündekarar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından 2797 sayılı YargıtayKanunu'nun Başkanlar Kurullarının görevlerini belirleyen 17. maddesinin'Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütünkararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciinebaşvurulamaz' biçimindeki son fıkrasının iptali istenilmiş ise de, davakonusunun Yargıtay Yönetim Kurulu kararına karşı yapılan itiraz üzerineverilmiş bir karara ilişkin olması nedeniyle fıkranın esasının, bu kurulunkararları yönünden sınırlı olarak incelenmesine karar verilmiştir.
Anayasa'da Yüksek Mahkemeler arasında yer alan Yargıtay'ınyargısal işlemleri yanında idari yapılanma ve personelle ilgili idare hukukualanına giren, idari usullere göre oluşturduğu işlemlerinin de bulunduğukuşkusuzdur. Yargıtay'ın bu tür işlemlerinin, genellikle kuruluşu, görev veyetkileri yasayla belirlenen kurullar tarafından tesis edildiği görülmektedir.Bu bağlamda, 2797 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde, Yargıtay Yönetim Kurulu'nun,Yargıtay Birinci Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Genel Sekreter ileBaşkanlar Kurulu tarafından iki yıl için seçilen bir asıl ve bir yedek dairebaşkanı, üç asıl ve iki yedek Yargıtay üyesinden oluşacağı; 20. maddesinde deKurul'un görevlerinin, hâkimlik ve savcılık sınıfından olmayan YargıtayPersonelinin atama ve nakil, yükselme, disiplin ve sair özlük işlerini yürütmekve bunlarla ilgili karar ve tedbirleri almak ve yönetmelikleri yapmak,kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek olduğu belirtilmiştir. AynıYasa'nın 9. maddesine göre, Birinci Başkan, Başkanvekilleri ve 32 dairebaşkanından oluşan Başkanlar Kurulu'nun 17. maddede belirtilen görevleriarasında yönetim kurulu kararlarına karşı yapılan itirazları kesin olarakkarara bağlama görevi de sayılmıştır.
Bu maddelerin birlikte incelenmesinden, Yargıtay Yönetim Kurulu veBaşkanlar Kurulu'nun Yargıtay Birinci Başkanı, Daire Başkanı ve Üyelik göreviniyürüten yargıçlardan oluşmasına karşın, yaptıkları işin yargısal değil idarinitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla organik bakımdan yargıiçinde yer alan bu Kurul'ların kararları işlevsel bakımdan yargısal değil idariniteliktedir. Oysa, bir kararın yargı kararı sayılabilmesi için, onun sadeceyargı organı tarafından verilmesi yeterli olmamakta, yargısal usul ve unsurlarıda içermesi gerekmektedir.
Anayasa'nın 125. maddesinin ilk fıkrasında İdarenin her türlüeylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, ikincifıkrasında ise 'Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek AskeriŞuranın kararları yargı denetimi dışındadır' denilerek ayrık durumlargösterilmiştir. Buna göre, Anayasa'da aksine hüküm bulunmadıkça tüm idariişlemler için yargı yolunun açık olması Anayasal bir zorunluluktur. Bağımsızyargı denetimi, hukuk devletinin olmazsa olmazları arasında yer alan en temelunsurlarından biridir. İdari niteliği tartışmasız kararları, yargıçlardanoluşan bir kurulun alması, onları yargısal karar haline dönüştürmeyeceğinden,bunlara karşı yargı yolunun kapatılması hukuk devleti ilkesini zedeleyen birAnayasa ihlâlidir.
Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca, herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarakiddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın bu kesinbuyruğu karşısında, kişilerin yargı yoluna başvurmalarının engellenmesineolanak bulunmamaktadır. Hak ve menfaatlerini ihlâl eden idari işlemlere karşıkişiler, yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak sav ve savunma ileadil yargılanma olanağına sahip değillerse, söz konusu işlemlerin salt yargıorganları tarafından tesis edilmiş olmaları hak arama özgürlüğünün güvencesiolamaz.
Öte yandan, hakkında aynı işlem uygulanan iki kamu görevlisindenYargıtay'da çalışan için yargı yolunun kapalı diğer kurumda çalışan için açıkolması, Anayasa'nın 10. maddesiyle güvence altına alınan eşitlik ilkesiyle debağdaşmaz.
Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 2, 10, 36 ve 125. maddelerineaykırı olan itiraz konusu Kural'ın iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunlukgörüşüne katılmıyoruz.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Şevket APALAK
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ