ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/76
Karar Sayısı : 2010/122
Karar Günü : 30.12.2010
R.G. Tarih-Sayı :02.04.2011-27893
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Bursa 5. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :17.7.1964günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 26. maddesinin, 20.6.1987 günlü,3395 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının Anayasa'nın2., 5., 10., 11., 13., 49. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Davalı şirkete ait işyerinde meydana gelen iş kazası nedeniyleSosyal Güvenlik Kurumunca sigortalıya bağlanan gelir, ödenen geçici işgöremezlik ödeneği ve yapılan hastane masrafları sonucunda ortaya çıkan Kurumzararı için davalı şirket aleyhine açılan rücuan tazminat davasında, itirazkonusu kuralın Anayasaya aykırılığı iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptalistemiyle başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nuniptali istenilenfıkrayı da içeren 26.maddesi şöyledir:
'(Değişik birinci fıkra: 20/06/1987 ' 3395/2 md.)İş kazası vemeslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma veişgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suçsayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibikimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerintutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilentarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (') Kurumca işvereneödettirilir.(Ek cümle: 29/07/2003 ' 4958/28 md.)İşçi ve işverensorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
İş kazası veya meslek hastalığı, 3 üncü birkişinin kasıt veyakusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraberzarara sebep olan 3 üncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlaraborçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir.
(Ek: 24/10/1983 ' 2934/3 md.) Ancak; iş kazası veya meslekhastalıkları sonucu ölümlerde bu Kanun uyarınca hak sahiplerine yapılacak hertürlü yardım ve ödemeler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydanagelmesinde kasdı veya kusuru bulunup da aynı iş kazası veya meslek hastalığısonucu ölen sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilemez.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasanın 2., 5., 10., 11., 13., 49. ve 60.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, MustafaYILDIRIM, Cafer ŞAT, Ali GÜZEL, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve SerruhKALELİ'nin katılımlarıyla 5.8.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Kuralın Anlam ve Kapsamı
506 sayılı Yasanın 26. maddesinin itiraz konusu 1. fıkrasında,'İşkazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma veişgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suçsayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibikimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerintutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22 nci maddede belirtilen tarifeyegöre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (')Kurumca işverene ödettirilir.İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.'kuralınayer verilmiştir.
Hizmet akdi ile bir işverene bağlı olarak çalışırken iş kazasıgeçiren veya meslek hastalığına maruz kalan sigortalı, bundan dolayı meslektekazanma gücünün en az % 10 veya daha fazlasını yitirecek şekilde bedence veyaruhça bir arızaya uğradığı takdirde, 506 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarıncakendisine veya hak sahiplerine Kurumca gelir bağlanır. Buna karşılık,sorumluların haksız fiili sebebiyle, bir zarara uğrayan Kurumun, 26. maddegereğince bu zararı işverenden geri almaya hakkı vardır. Bu çerçevede, işkazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçi sağlığı ve işgüvenliğiile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bir davranışı veyahut suç sayılabilir bireylemi sonucu olmuşsa, Kurum, sigortalıya veya hak sahibi yakınlarına yaptığıve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarı ile gelirbağlanmışsa bu gelirlerin sermaye değerleri toplamını işverenden geri almahakkına sahiptir.
İşverenin 26. maddeye göre sorumluluğu, maddede açıkça sayılankusur halleriyle sınırlıdır. Bunlar işverenin kastı, işçi sağlığı ve işgüvenliği hükümlerine aykırılığı veya suç sayılır nitelikteki hareketidir. İşkazası veya meslek hastalığının, kaçınılmazlık veya işverenin %100 kusursuzolması gibi, maddede sayılan bu hallerin dışında kalan bir sebeple meydanagelmiş olması halinde, kurumun yasal işlevini yerine getirerek, Yasadaöngörülen yardımları sigortalıya sağlayacağı kuşkusuz ise de, maddeninöngördüğü kusur şartı gerçekleşmediği için, yapılan yardımlar dolayısıyla doğanzararı işverenden rücuan istemesine yasal olarak imkân bulunmamaktadır. Çünkü26. maddede düzenlenen, bir kusur sorumluluğudur. Eğer işverenin hiçbir kusuru yokise Kurumun işverene rücuu söz konusu olmaz. Kurum işverene kusuru oranındabaşvurabilir. Burada sigortalının müterafik kusuru işverenin kusur oranında vetazminat miktarında indirim nedeni sayılır.
Maddenin birinci fıkrası işverenin sorumluluğunu, ikinci fıkrasıise üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemektedir. İtiraz başvurusu, maddeninsadece birinci fıkrası ile ilgilidir. Birinci fıkraya göre Sosyal SigortalarKurumu, kurumca yapılan giderler ile bağlanan gelirin sermaye değerini talepedebilir. Gider kavramı sigortalıya yapılan tedavi ve geçici iş göremezliködeneği harcamalarını; gelir kavramı ise Kanunun 19. maddesine göre sigortalıveya hak sahiplerine geçimlerini sağlamak üzere her ay ödenecek belirli birparayı ifade eder.
2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
İtiraz başvurusunda; iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasıpriminin tamamının işverenler tarafından ödendiği; alınan bu primlerin SSKtarafından işletildiği ve bu suretle sigortalıya yapılacak yardımlar için birfon oluşturulduğu, buna karşılık rücuan tazminat taleplerinde sanki bu primlerhiç ödenmemiş gibi işlem yapılmakta olduğu, bu nedenle işveren tarafındanödenen primlerin anlamsız hale geldiği ve bu durumun SSK'nun sebepsizzenginleşmesine yol açtığı, oysa sigortanın temel prensibi uyarınca, sigortalınınsigortacıya ödeyeceği belli bir prim karşılığında birtakım rizikoların nedenolacağı zararın sigortacı tarafından karşılanması gerektiği; itiraz konusukural nedeniyle SSK tarafından açılan rücu davaları sonucunda işverenlerin sonderece yüksek tazminatlar ödemek zorunda kaldıkları, bu nedenle kapananişyerlerinin bulunduğu, işyerlerinin kapanmasının işçilerin de işsiz kalmasıanlamına geldiği; bu uygulamanın genel anlamda sigorta mantığı ileaçıklanamayacağı, çünkü priminin tamamı işverence karşılanan iş kazası vemeslek hastalığı sigortasının, sigorta kavramına uygun olarak kasıt ve suçunsurları dışındaki bütün riskleri karşılaması gerektiği; itiraz konusu kuralbenzeri bir düzenlemenin olmaması halinde işverenlerin,'nasıl olsa sigortaprimini ödüyorum, kaza olursa da SSK işçinin tazminatını öder''rahatlığıiçinde gerekli işgüvenliği tedbirlerini almakta isteksiz davranacaklarıyönündeki görüşün bir 'peşin hüküm' içerdiği, oysa dünyada ekonomik, teknolojikve sosyal alanlarda çok önemli değişimlerin yaşandığı, bu bağlamda işverenlerinde zihniyetlerinde olumlu yönde değişmeler olduğu, işçinin kaza geçirmesininişverenin de aleyhine olduğu, çünkü bu durumun işverenin üretimini veverimliliğini düşürdüğü, bu nedenle de işverenlerin, gerekli önlemleri almaktaisteksiz davranacaklarını söylemenin doğru olmayacağı belirtilerek, kuralınAnayasanın 2., 5., 10., 11., 13., 49. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Anayasanın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin'' demokratik,laik ve sosyal bir hukuk Devleti' olduğu belirtilmiş, 5. maddesinde ise''kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerikaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartlarıhazırlamaya çalışmak' devletin temel amaç ve görevleri arasındasayılmıştır. Anayasanın 49. maddesinde 'Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmekiçin çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliğiönlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamakiçin gerekli tedbirleri alır.' denilmiş, 60. maddesinde ise 'Herkes,sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gereklitedbirleri alır ve teşkilatı kurar.' hükmüne yer verilmiştir.
İşçinin sağlığının ve hayat hakkının korunması öncelikli birhedeftir. İtiraz konusu kural da, işçi sağlığı ve işgüvenliğine ilişkin gereklitedbirlerin alınmasını işverene bir görev olarak yüklemektedir. Bu çerçevede,işveren, gerekli tedbirleri almadığı takdirde Kuruma karşı önemli miktarlardatazminat ödemek durumunda kalacağından, daha az maliyetli olan işgüvenliğitedbirlerini almak mecburiyetini hissedecek ve sonuç itibariyle en önemli değerolan insanın sağlığı ve yaşama hakkı bu yolla daha etkili bir şekilde korunmuşolacaktır. Bu noktada, iş güvenliği tedbirlerini almayan işverene idariyaptırımların uygulanacak olması veya iş kazası ya da meslek hastalığınınmeydana gelmesinde kusurunun bulunması halinde işverenin cezai yaptırımlarauğrayacak olması yeterli görülmemiş ve yasa koyucu tazminat yaptırımını dasisteme dahil etmek ihtiyacını duymuştur. İlgili yasalarda öngörülen idari vecezaî yaptırımlara rağmen ülkemizde süregelmekte olan iş kazalarının ağırbireysel ve toplumsal sonuçlarının yasa koyucuyu bu yönde düzenlemeler yapmayave bunları muhafaza etmeye sevkettiği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında ifade edildiği üzere;506 sayılı Yasası'nın 26. maddesinin itiraz konusu birinci fıkrasında SosyalSigortalar Kurumu'nun zarar sorumlusu işverene rücu edebilmesi için, zararınişverenin işçi sağlığı ve işgüvenliği kurallarına aykırı davranışı sonucudoğmuş olması koşulu aranmaktadır. Böylece, işveren, işçi sağlığı veişgüvenliğini duyarlıkla koruma durumunda tutularak, işçilerin hayatlarına yada sağlıklarına zarar gelmesini engelleyen önlemleri almaya zorlanmaktadır.
Kimi işverenlerin ceza yaptırımları karşısında yeterince duyarlıdavranmayıp işçi sağlığı ve işgüvenliğine ilişkin ilkel önlemleri bilesavsakladıkları, ilgili yönetimlerce yapılan denetimlerin bu konuda etkiliolmadığı gerçeği gözönüne alındığında incelenen kuralın, işçilerin sağlığınınetkili ve sonuç alıcı biçimde korunması amacını gerçekleştirmeye yönelik olmasıbakımından, Anayasa'nın yukarıda anılan maddeleriyle uyum içinde olduğuaçıktır.
İtiraz konusu kuralda, iş kazası ve meslek hastalığı sigortasısebebiyle işverene yüklenen mali sorumluluklar ile işçinin can güvenliği vesağlığının korunması arasındaki olması gereken dengenin gözetildiğianlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasanın 2., 5., 49. ve 60.maddelerineaykırı değildir; iptal istemininreddi gerekir.
Kuralın, Anayasanın 10., 11. ve 13. maddeleriile ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
1-7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti AnayasasınınBazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gereklidüzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin önmeselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engelbulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilenkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2-17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 26.maddesinin, 20.6.1987 günlü, 3395 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle değiştirilenbirinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
30.12.2010 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI