ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
EsasSayısı : 2008/79
KararSayısı : 2011/74
KararGünü : 12.5.2011
Resmi Gazete: 23.7.2011 -28003
İPTAL DAVASINI AÇAN: Anamuhalefet(Cumhuriyet Halk) Partisi Grubu adına Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha OKAY veKemal KILIÇDAROĞLU
İPTAL DAVASININ KONUSU: 3.7.2008 günlü, 5782 sayılı TapuKanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;
1) 1. maddesiyle değiştirilen 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35.maddesinin yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin,
2) 2. maddesiyle yeniden düzenlenen 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun36. maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin,
3) 3. maddesiyle 2644 sayılı Tapu Kanunu'na eklenen Geçici 3.maddesinin ikinci fıkrasının,
Anayasa'nın 2., 7. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
3.7.2008 günlü, 5782 sayılı Tapu Kanununda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun ile değiştirilen 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun iptali istenen cümle vefıkraların da yer aldığı kurallar şöyledir:
'Madde 35- Yabancı uyruklu gerçek kişiler,karşılıklı olmak ve kanunî sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye'de işyeriveya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planıiçinde bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları edinebilirler. Sınırlıaynî hak tesis edilmesinde de aynı koşullar aranır. Yabancı uyruklu bir gerçekkişinin ülke genelinde edinebileceği taşınmazlar ile bağımsız ve süreklinitelikte sınırlı aynî hakların toplam yüzölçümü iki buçuk hektarı geçemez.
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun hükümleri çerçevesindetaşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî hak edinebilirler.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendiülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerilehine Türkiye'de taşınmaz rehni tesisinde birinci ve ikinci fıkralarda yeralan kayıt ve sınırlamalar aranmaz.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendiülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleridışındakiler Türkiye'de taşınmaz edinemez ve lehlerine sınırlı aynî hak tesisedilemez.
Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olan devletvatandaşlarının kanunî miras yoluyla intikal eden taşınmazları için birincifıkrada belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanmaz. Ölüme bağlı tasarruflardayukarıdaki fıkralarda belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanır. TürkiyeCumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olmayan devlet vatandaşlarının kanunîmiras yoluyla edindikleri taşınmaz ve sınırlı aynî hakların intikal işlemleriyapılarak tasfiye edilir.
Karşılıklılığın tespitinde hukukî ve fiilî durum esas alınır. Builkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının tanınmadığı, ülke uyruklarınauygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarınatanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esastır.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendiülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaretşirketlerinin; sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özelliklerinedeniyle korunması gereken alanlar, özel koruma alanları ile flora ve faunaözelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlarda ve stratejik yerlerdekamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı aynî hakedinemeyecekleri alanları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tescile esaskoordinatlı harita ve planları içeren teklifi üzerine belirlemeye BakanlarKurulu yetkilidir. Yabancı uyruklu gerçek kişiler merkez ilçe veilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisindekalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde onuna kadar kısmında taşınmaz ilebağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı aynî hak edinebilirler. Bakanlar Kurulu,merkez ilçe ve ilçelerin altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım vegüvenlik açısından önemlerini dikkate alarak, bu orandan fazla olmamak kaydıylafarklı oran belirlemeye yetkilidir.Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğününbağlı olduğu Bakanlık bünyesinde, ilgili idare temsilcilerinden oluşan komisyontarafından, bu madde uyarınca Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler dâhilindeçalışmalar yapılmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının bu kapsamdakiteklifleri incelenip değerlendirilerek Bakanlar Kuruluna sunulur. Valiliklerce,merkez ilçe ve ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırlarıiçerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünde meydana gelen değişikliklertakip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar komisyona bildirilir.
Askerî yasak bölgeler, askerî güvenlik bölgeleri ile stratejikbölgelere ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri MillîSavunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri ve değişiklik kararlarına aitharita ve koordinat değerleri ise İçişleri Bakanlığınca geciktirilmeksizin Tapuve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen bölgeler içerisinde kalmasınedeniyle kamulaştırılması gereken ya da tapu sicilinde şerh verilmesine gerekduyulan parsellere ilişkin bildirimler ilgili idarelerince tapu sicilmüdürlüklerine yapılır.
Bu madde hükümlerine aykırı edinilen veya kanunî zorunlulukdışında edinim amacına aykırı kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ilesınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde malikitarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir vebedeli hak sahibine ödenir.
Madde 36- Yabancı yatırımcılarınTürkiye'de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketler,ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmazmülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler. Bu şekildeedinilen taşınmazların Türkiye'de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayelişirkete devrinde ve taşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse devriyoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi durumunda da aynı esas geçerlidir. Türkiye'dekurulu yabancı sermayeli şirketlerin tasfiyesi halinde şirketin sahip olduğutaşınmazın şirket ortağı yabancı gerçek kişiler veya yurt dışında kuruluyabancı ticaret şirketleri tarafından edinilmek istenmesi halinde 35 inci maddehükümleri uygulanır.
18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler veGüvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu şirketlerin,askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve aynı Kanunun 28 inci maddesiçerçevesinde belirlenen stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri, GenelKurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların, özel güvenlikbölgelerindeki taşınmaz edinimleri ise taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğiniznine tabidir. Valilik iznine tabi hususlar, ilgili idare temsilcilerininkatılımıyla oluşan komisyonda, taşınmaz ediniminin, ülke güvenliği ve faaliyetkonusuna uygunluğu değerlendirilerek karara bağlanır.
Bu madde hükümlerine aykırı şekilde edinildiği veya kullanıldığıtespit edilen taşınmazlar ve sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verileceksüre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerekbedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, ilgilibakanlıkların görüşlerinin alınmasını müteakip Hazine Müsteşarlığı, İçişleriBakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı tarafındançıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Geçici Madde 3 - İlgili kurum vekuruluşlar, bu Kanunun 35 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, yabancıuyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına görekurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı aynî hakedinemeyecekleri alanların yüzölçümlerini ve valilikler bu fıkrada belirtilenilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalantoplam alanların yüzölçümlerini bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren en geçüç ay içinde komisyona bildirir.
Yabancı uyruklu gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazındaedinebilecekleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte aynî haklarınmiktarı tespit edilinceye kadar geçecek süre içinde, yabancı uyruklu gerçekkişiler bu Kanunun 35 inci maddesi hükümlerine göre taşınmaz ve sınırlı aynîhakları edinebilirler.
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 7. ve 10. maddelerinedayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Mehmet ERTEN, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER,Ali GÜZEL, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ınkatılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esasinceleme aşamasında karara bağlanmasına, 11.9.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- 5782 sayılı Kanun'la Değiştirilen 2644 sayılı TapuKanunu'nun 35. Maddesinin Yedinci Fıkrasının İkinci ve Üçüncü Cümlelerininİncelenmesi
Dava dilekçesinde, iptali istenilen kuralla yabancı gerçekkişilerin ilçeler bazında edinebilecekleri toplam taşınmazın miktarınagetirilen sınırlamanın belirsiz, yetersiz ve uygulamada kolaylıkla aşılabileceksınırlamalar olduğu, getirilen yüzde on oranının pratikte uygulanma olanağıbulunmadığı, normalde imar planına dâhil olmayan orman alanları, orman dışınaçıkarılan araziler ve tarım alanlarının imar planına dâhil edilerek imar planıkapsamının genişletilebileceği, bazı ilçelerde bu sınırı belirleme yetkisininBakanlar Kuruluna tanındığı ve sınırlamanın sadece yabancı gerçek kişilerinedinebilecekleri taşınmazları kapsadığı, yabancı tüzel kişilerin bu sınırlamayatâbi tutulmadığı belirtilerek Anayasa'nın 2., 7. ve 10. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
İptal başvurusunda dava konusu kural ile İptali istenilen kural,yabancı gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazında uygulama imar planı vemevzi imar planı sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün enfazla yüzde onu oranında mülk ya da sınırlı aynî hak edinebilecekleriniöngörmektedir. Bu kural ile ülke toprakları içinde yabancılar tarafından sahipolunan taşınmazların oranının ilçeler bazında imarlı toplam arazinin ondabirini aşmaması amaçlanmıştır. Ayrıca kural ile Bakanlar Kuruluna merkez ilçeve ilçelerin altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım ve güvenlikaçısından önemlerini dikkate alarak, yabancı gerçek kişiler tarafındanedinilebilecek toplam taşınmaz alanını ilçenin uygulama ve mevzi imar planınadâhil arazilerinin yüzde onundan daha az bir oran olarak belirleme yetkisitanınmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde cumhuriyetin nitelikleri arasında 'hukukdevleti' ilkesi de yer almaktadır. Hukuk devletinde diğer tüm kamusalyetkilerde olduğu gibi yasama işlemlerinin de kişisel yararları değil kamuyararını gerçekleştirmek amacıyla yapılması zorunludur.
Kamu yararı, toplumun genel ve ortak çıkarlarının ne olduğu venasıl gerçekleştirileceğine ilişkin bir kavram olup içeriği farklı siyasî vefelsefi görüşlere ve kişisel tercihlere göre değişeceğinden sübjektif birniteliğe sahiptir. Bu nedenle amaç yönünden yasaların Anayasa'ya uygunluğunundenetiminde Anayasa Mahkemesinin sınırlı bir yetkisi olup, sadece yasanın açıkbir şekilde kamu yararı dışında başka bir amaç gözettiğinin ortaya çıktığıdurumlarda söz konusu olabilir.
Diğer taraftan iptal başvurusunda, Tapu Kanunu'nun 35. maddesininikinci fıkrasında yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulantüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin özel kanun hükümleri çerçevesindetaşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak edinmelerine olanaktanınmasına rağmen yedinci fıkrada getirilen sınırlamanın yalnızca yabancıgerçek kişilerin edindiği taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni haklara ilişkinolduğu ve yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketlerini yabancı uyruklu gerçek kişilere göreimtiyazlı duruma getirdiği belirtilerek Anayasanın 10. maddesine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesinin amacı,hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı işleme bağlı tutulmalarınısağlamak ve kişilere kanun karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalıktanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesiyasaklanmıştır. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir.Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağıanlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlaraynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nınöngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz.
2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasındayabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğesahip ticaret şirketlerinin, ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmazmülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî hak edinebilecekleri hükmebağlanmıştır. Hukukumuzda yabancı gerçek kişiler ile yabancı ticaret şirketlerifarklı amaçlarla ve farklı nitelikte taşınmaz ve sınırlı ayni hakedinebilirler. Yabancı gerçek kişiler sadece konut ve işyeri olarak kullanmaamacıyla ve uygulama imar planı ve mevzi imar planında bu amaçla ayrılıp tesciledilen taşınmazları edinebilirlerken, yabancı ticari şirketler özel yasalardaöngörülen koşullarda taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebileceklerdir. Bu çerçevede,4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve6326 sayılı Petrol Kanunu'nunda yabancı ticari şirketlerin taşınmaz edinmesineve bunun sınırlarına ilişkin hükümler yer almaktadır. Yabancı ticarişirketlerin taşınmaz ve taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak edinmesiülkemizde yabancı gerçek kişilere göre tamamen farklı bir hukuki rejime tabitutulmuştur. Bu nedenle yabancı gerçek kişilerle, yabancı ticaret şirketleriaynı hukuki durumda değildirler.
Öte yandan iptal başvurusunda Tapu Kanunu'nun 35. maddesininyedinci fıkrasının üçüncü cümlesiyle Bakanlar Kuruluna tanınan yüzde onoranından daha düşük bir oran belirleme yetkisinin, yasama yetkisinin devrianlamına geldiği, bu nedenle Anayasa'nın 7. maddesine aykırı olduğu ilerisürülmüştür
Anayasa'nın 7. maddesine göre, yasama yetkisi, Türk Milleti adınaTürkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. Yasama yetkisinindevredilmezliği, yasa niteliğinde ya da yasa gücünde işlemler yapma yetkisinindevredilmezliği anlamına gelmektedir. Bir düzenleyici işlem, yürürlükteki yasakurallarını değiştirebiliyor veya yürürlükten kaldırabiliyorsa, bu işlem yasaniteliğinde ya da gücündedir. Anayasa'nın 7. maddesinin açıklığı karşısındayasama organı, başka bir Devlet organına, bu arada Bakanlar Kuruluna yasakurallarını değiştirme ya da kaldırma yetkisi veremez.
Anayasa'da yasa ile düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütmeorganına, genel, sınırsız, esasları ve çerçevesi belirsiz bir düzenleme yetkisiverilemez. Yürütmeye devredilen yetkinin Anayasa'ya uygun olabilmesi için,yasada temel hükümlerin ya da temel esasların belirlenmesi, ancak uzmanlık veyönetim tekniğine ilişkin konuların düzenlenmesinin yürütme organınabırakılması gerekir. Kuşkusuz yürütme organının yasayla yetkili kılınmışolması, yasayla düzenleme anlamına gelmez. Anayasa'nın 8. maddesinin yürütmeyetkisi ve görevinin Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerinegetirilir hükmünün anlamı da budur.
Dava konusu kural ile Bakanlar Kuruluna tanınan yetki, sınırsızbir yetki olmayıp bu yetkinin kullanımına ilişkin koşullar kanundabelirtilmiştir. Bakanlar Kurulu altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür,tarım ve güvenlik nedenlerine dayanarak bir ilçede yabancılar tarafındanedinilebilecek toplam taşınmazların miktarını uygulama ve mevzi imar planlarınadâhil toplam alanın yüzde onundan daha az bir oranda sınırlama yapmaya yetkilikılınmıştır. Yürütme organına tanınan bu yetkinin sınırsız ve belirsiz olduğusöylenemez.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kurallar Anayasa'nın 2., 7.ve 10. maddelerine aykırı değildir, iptal isteminin reddi gerekir.
B- Tapu Kanunu'nun 36. Maddesinin Birinci Fıkrasının Birincive İkinci Cümlelerinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, hukukdevletinin yaşama geçirilebilmesi bağlamında millî ekonominin ulusal çıkarlardoğrultusunda düzenlenebilmesi için, yabancı yatırımcıların edineceği taşınmazmülkiyeti ve sınırlı ayni hakların belirsizliklere yol açmaması ve yabancıyatırımcılara sınırsız bir şekilde taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hakedinme olanağı tanınmaması gerektiği belirtilerek dava konusu kuralın yabancıyatırımcıların kurdukları veya iştirak ettikleri şirketlerin taşınmaz mülkiyetiedinmeleri konusunda miktar yönünden herhangi bir sınırlamaya yer verilmemesinedeniyle amaç öğesi yönünden kamu yararı taşımadığı ve Anayasa'nın 2.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür
Dava konusu kural, 4875sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımcılar Kanunu'na göre doğrudan yabancıyatırımcı olarak tanımlanan kişiler tarafından kurulan ya da iştirak edilenşirketlerin ancak ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmekamacıyla taşınmaz ve taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak edinebilmeleri vekullanabilmelerini hükme bağlamakta ve aynı esasların edinilen taşınmazlarınTürkiye'de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devri veyataşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancısermayeli hale gelmesi durumunda da geçerli olmasını öngörmektedir.
Dava konusu kural ile Anayasa Mahkemesinin 11.03.2008 tarihlive E:2003/71, K:2008/79 sayılı kararı ile iptal edilen 4875 sayılıYasa'nın 3. maddesinin (d) bendi hükmünün, Mahkemenin iptal gerekçeleri dikkatealınarak yeniden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu kararında AnayasaMahkemesi 'hukuk devletinin ' işlevlerinin yaşama geçirilebilmesi bağlamındamilli ekonominin ulusal çıkarlar doğrultusunda düzenlenebilmesi için yabancıyatırımcıların edineceği taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hakların iktisapamacı, kullanım şekli ve devrine ilişkin esas ve usullerin Yasada belirlenmesigerekirken bu yönde hiçbir düzenleme yapılmamış olması belirsizliklere yolaçmakta ve yabancı yatırımcılara sınırsız bir şekilde taşınmaz mülkiyeti vesınırlı ayni hak edinme olanağı tanınmaktadır.' görüşüne yer vererekkuralı Anayasa'nın 2. maddesine aykırıbulmuştur.
Dava konusu kural, yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye'de Türkhukukuna göre kurulan bu nedenle Türk tabiiyetinde bulunan şirketlerinancak ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek amacıylataşınmaz ve taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak edinebilme vekullanabilmelerini öngörmektedir. Aynı esaslar edinilen taşınmazlarınTürkiye'de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devri veyataşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancısermayeli hale gelmesi durumunda da geçerli olacaktır. Bu nedenle kuraldaherhangi bir belirsizlik bulunmamaktadır.
Kuralın kamu yararının gereklerine uygun olup olmadığınınincelenmesi ise yukarıda açıklanan nedenlerle anayasallık denetimi kapsamıdışındadır. Bu nedenle, iptali istenilen kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
C- Tapu Kanunu'nun Geçici 3. Maddesinin İkinci Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, geçişsüreci için getirilen bu düzenlemenin yabancı gerçek kişilerin öngörülen üçaylık geçiş süreci içinde ilçe bazında tespit edilen miktar sınırlamasınınüstünde taşınmaz elde edinmesine yol açacak nitelikte olduğu ve yasaların açıkve belirgin olması gereğine uymadığı belirtilerek Anayasa'nın 2. maddesineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kural ile Tapu Kanunu'nun 35. maddesinin yedincifıkrasıyla yabancı gerçek ve tüzel kişilerin ilçeler bazında edinebileceğitoplam araziye ilişkin olarak getirilen sınırlamanın geçiş sürecinde nasıluygulanacağı düzenlenmiştir. Geçici 3. maddenin birinci fıkrasında, 35.maddenin yedinci fıkrasında öngörülen yüzde onluk sınırın belirlenmesi için üçaylık bir süre öngörülmüş, iptali istenilen ikinci fıkrasında ise yabancıuyruklu gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazında edinebilecekleritaşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte aynî hakların miktarı tespitedilinceye kadar bu kişilerin 35. madde hükümlerine göre taşınmaz ve sınırlıaynî hakları edinebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Yabancı gerçek kişiler, kanunda öngörülen geçiş sürecinde bu hükmedayanarak taşınmaz edinebileceklerdir. Bu şekildeki iktisaplar yoluyla Kanun'un35. maddesinde öngörülen sınırlamanın aşılması mümkün hale getirilmiştir. Ancakgeçiş süreci sonunda ilçeler bazında yabancılar tarafından edinilebilecektoplam alanlar tespit edildiğinde, kanunun izin verdiğinden daha fazlataşınmazın yabancı gerçek kişiler tarafından iktisap edildiğinin tespitedilmesi halinde ne yapılacağı, eğer sınırı aşan miktardaki taşınmaz tasfiyeedilecekse bu tasfiyelerin usul ve esaslarının ne olacağına ilişkin herhangibir düzenleme öngörülmemiştir. Bu durumun kuralın uygulanması açısındanbelirsizliklere neden olduğunda kuşku yoktur.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlüklerikoruyup, güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup, bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıylabağlı, işlem ve eylemleri yargı denetimine açık olan devlettir.
Dava konusu kuralla getirilen düzenleme bir taraftan kanundaöngörülen sınırlamayı işlevsiz hâle getirmekte, diğer taraftan ise sınırı aşaniktisapların akıbeti konusunda açıklık içermemesi nedeniyle belirsizliklere yolaçmakta ve yabancı gerçek kişilere kanunda öngörülen geçiş sürecinde sınırsızbir şekilde taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı aynî hak edinme olanağı tanımaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır;İptali gerekir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
3.7.2008 günlü, 5782 sayılı Tapu Kanununda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun'un;
1- a- 1. maddesiyle, 22.12.1934 günlü, 2644 sayılı TapuKanunu'nun 35. maddesinin değiştirilen yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncücümlelerine,
b- 2. maddesiyle yeniden düzenlenen, 2644 sayılı Kanun'un 36.maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerine,
yönelik iptal istemleri, 12.5.2011 günlü, E. 2008/79, K. 2011/74sayılı kararla reddedildiğinden, bu cümlelere ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASIİSTEMİNİN REDDİNE,
2- 3. maddesiyle, 2644 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3.maddenin ikinci fıkrasına ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin, koşullarıoluşmadığından REDDİNE,
12.5.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- SONUÇ
3.7.2008 günlü, 5782 sayılı Tapu Kanununda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun'un;
1- 1. maddesiyle, 22.12.1934 günlü, 2644 sayılı TapuKanunu'nun 35. maddesinin değiştirilen yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncücümlelerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,
2- 2. maddesiyle yeniden düzenlenen, 2644 sayılı Kanun'un 36.maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,
3- 3. maddesiyle, 2644 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3.maddenin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
12.5.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN