ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/80
Karar Sayısı : 2011/81
Karar Günü : 18.5.2011
R.G. Tarih-Sayı :15.12.2011-28143
İPTAL DAVALARINI AÇAN: Anamuhalefet(Cumhuriyet Halk) Partisi adına Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha OKAY ve KemalKILIÇDAROĞLU (Esas Sayısı 2008/80 ve 2008/86)
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 9. İdareMahkemesi (Esas Sayısı 2009/26)
İPTAL DAVALARININ VE İTİRAZIN KONUSU: 10.7.2008günlü, 5786 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik veYeminli Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un;
1- 2. maddesi ile değiştirilen 3568 sayılı Kanun'un 4. maddesininbirinci fıkrasının (d) bendinde yer alan 'milli savunmaya karşı suçlar, devletsırlarına karşı suçlar ve casusluk' ibaresinin,
2- 5. maddesi ile değiştirilen 3568 sayılı Kanun'un 9. maddesininson fıkrasının,
3- 6. maddesi ile değiştirilen 3568 sayılı Kanun'un 10. maddesininbirinci fıkrasının ikinci cümlesi ve son fıkrasının,
4- 8. maddesi ile değiştirilen 3568 sayılı Kanun'un 22. maddesininbirinci fıkrasının son cümlesinin,
5- 12. maddesi ile değiştirilen 3568 sayılı Kanun'un 35.maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve üçüncü fıkrasındaki 'en az beş yılsüreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar' ibaresinin,
6- 15. maddesi ile 3568 sayılı Kanun'un 40. maddesine sekizincifıkradan sonra gelmek üzere eklenen dokuzuncu fıkrasının ilk dört cümlesinin veonuncu fıkrasının,
7- 20. maddesi ile 3568 sayılı Kanun'a Geçici 8. maddeden sonragelmek üzere eklenen Geçici Madde 9'un;
a- Birinci fıkrasının (b) bendinin (Kanunları uyarınca vergiinceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlik sınavını vermiş ancak 10 yıllıksüreyi doldurmamış olanlar yönünden),
b- Son fıkrasının,
8- 20. maddesi ile 3568 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 10'unbirinci fıkrasının,
iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesiistemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
10.7.2008 günlü, 5786 sayılı Serbest Muhasebecilik, SerbestMuhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun'un 2., 5., 6., 8., 12., 15., 19. ve 20. maddeleri iledeğiştirilen ve iptali istenilen fıkra, bent, düzenleme ve bölümleri içeren3568 sayılı Kanun'un 4., 9., 10., 22., 35., 40., Geçici 9. ve Geçici10. maddeleri şöyledir:
1- 'Madde 4 ' Meslek mensubu olabilmenin genelşartları şunlardır:
a) T.C. vatandaşı olmak (yabancı serbest muhasebeci malimüşavirler hakkındaki hüküm saklıdır).
b) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak.
c) Kamu haklarından mahrum bulunmamak.
d) (Değişik: 10/7/2008-5786/2 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncümaddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtandolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsabile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzeninişleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarınakarşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma,edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerleriniaklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
e) Ceza veya disiplin soruşturması sonucunda memuriyettençıkarılmış olmamak.
f) Meslek şeref ve haysiyetine uymayan durumları bulunmamak.'
2- ' Madde 9 'Yeminli mali müşavirolabilmek için:
a) En az 10 yıl serbest muhasebeci mali müşavirlik yapmış olmak,
b) Yeminli mali müşavirlik sınavını vermiş olmak,
c) Yeminli mali müşavir ruhsatını almış olmak,
Şartları aranır.
Şu kadar ki, kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almışolanların, bu yetkiyi aldıkları tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarındageçen hizmet süreleri ve bunların bilanço esasında defter tutan özelkuruluşların muhasebe birimlerinde birinci derece imza yetkisini haiz,muhasebenin fiilen sevk ve idare edilmesinden veya mali denetiminden sorumluolarak geçen hizmet süreleri, yeminli mali müşavirlik ve serbest muhasebeci malimüşavirlik şirketlerinde geçen hizmet süreleri; serbest muhasebeci malimüşavirlerden bir işyerine bağlı olarak çalışanların bu işyerlerinde geçenhizmet süreleri ile hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamuyönetimi ve siyasal bilimler dallarında öğretim üyeliği veya görevliliği yapmışolanların bu hizmetlerinde geçen süreleri serbest muhasebeci mali müşavirliktegeçmiş süre olarak kabul edilir. (Ek cümle: 10/7/2008-5786/5 md.) Ancak,kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış olanlardan yeterliliksınavında başarılı olamayanların, sınav tarihinden sonra vergi incelemeyetkisini haiz olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleridikkate alınmaz.
Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve meslekiyeterlilik sınavını vermiş olanlar, yeterlilik sınavını kazandıkları tarihtenitibaren açılacak yeminli mali müşavirlik sınavlarına genel hükümlere görekatılabilirler. Ancak, bunların yeminli mali müşavir ruhsatını alabilmeleriiçin birinci fıkranın (a) bendindeki süreyi tamamlamaları şarttır.'
3- 'Madde 10 'Yeminli malî müşavirliksınavı Birlik tarafından yazılı olarak yapılır. Maliye Bakanlığı busınavın adil, tarafsız ve mevzuatına uygun bir şekilde yapılması için gereklitedbirleri almaya yetkilidir.
Sınav komisyonu biri başkan olmak üzere yedi üyeden oluşur. Sınavkomisyonu başkan ve üyeleri; dördü Maliye Bakanlığı vergi denetim elemanlarıarasından, biri Yükseköğretim Kurulunca önerilecek iki aday arasından, ikisiise Birlikçe önerilecek dört aday arasından Maliye Bakanı tarafından seçilir.
Sınav komisyonu üyeliklerine aday gösterileceklerin; hukuk,iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık veya idarî bilimler dallarınınbirinden lisans veya lisansüstü seviyesinde mezun olmaları ve bu konularda enaz onbeş yıl çalışmış veya bu kadar süre öğretim üyeliği veya görevliliğiyapmış bulunmaları şarttır.
Sınav komisyonunun çalışma usulleri, sınav konuları ve sınavailişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle Birlikçe çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirliksınav sonuçlarının yargı mercilerine intikal etmesi ve mahkemece bilirkişiincelemesine gerek görülmesi halinde, sınav komisyonunda görev almamış olmalarıkaydıyla, biri Maliye Bakanlığı merkezi vergi denetim elemanı, biri alanındauzman meslek mensubu, biri ise dava edilen sınav konusunda ihtisas sahibiöğretim üyesinden oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyeti tayin edilir.'
4- 'Madde 22 ' Yönetim Kurulu üyeleri,kayıtlı olduğu meslek odasında en az üç yıl kıdemli olup serbest veya birişyerine bağlı olarak bu Kanun hükümlerine göre fiilen mesleki faaliyettebulunanlar arasından seçilir. Üye sayısı yüzden az olan odalarda üç yıllık süreşartı aranmaz. Odalarda üst üste iki seçim döneminde iki defa YönetimKurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçeYönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler.
Seçilme yeterliğini kaybeden Yönetim Kurulu üyelerinin görevikendiliğinden sona erer.'
5- 'Madde 35 ' Birlik Yönetim Kurulu, kayıtlıolduğu meslek odasında en az üç yıl kıdemli olup serbest veya bir işyerinebağlı olarak bu Kanun hükümlerine göre fiilen mesleki faaliyette bulunan BirlikGenel Kurulu üyeleri arasından üç yıl için seçilen dokuz asıl ve dokuz yedeküyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olmasızorunludur. Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulubaşkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe YönetimKurulu üyeliğine seçilemezler.
Birlik Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri, Kanunun seçilmeye ilişkinhükümleri saklı kalmak kaydıyla Genel Kurul toplantılarına katılma ve oykullanma hakkına sahiptirler.
Yönetim Kurulu kendi üyeleri arasından bir başkan, bir genelsekreter ile bir muhasip seçer. Yönetim Kurulu Başkanı en az beş yılsüreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir.Başkanın Bulunmadığı hallerde Başkanın tevkil edeceği kişi Başkanlık yapar.
Birliğin hukuki temsilcisi Yönetim Kurulu Başkanıdır.
Yönetim Kurulu asıl üyeleri arasında boşalma olursa yedeklerdensırasıyla en fazla oy alanlar getirilir. Yeni üye ilk toplantıya çağırılır.'
6- 'Madde 40 ' Odaların ve birliğin organseçimleri gizli oyla yapılır ve seçim işlemleri aşağıdaki esaslara göre yargı gözetimialtında gerçekleştirilir.
Seçim yapılacak Genel Kurul toplantısından en az 15 gün önce odave birlik seçimleri için üyeleri belirleyen liste, toplantının gündemi, yeri,günü, saati ile çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya dair hususlarıbelirten bir yazıyla birlikte üç nüsha olarak o yer ilçe seçim kurulu başkanınatevdi edilir. Bir yerde birden fazla ilçe seçim kurulu bulunduğu takdirdegörevli ilçe seçim kurulu, Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir. Toplantıtarihlerinin, gündemde yer alan diğer konular gözönünde bulundurularak,görüşmelerin, bir cumartesi günü akşamına kadar sonuçlanmasını ve seçimlerinertesi günü olan pazar gününün dokuz - onyedi saatleri arasında yapılmasınısağlayacak şekilde düzenlenmesi zorunludur.
Hakim, gerektiğinde ilgili kayıt ve belgeleri de getirtipincelemek suretiyle varsa noksanları tamamlattırdıktan sonra seçime katılacaküyeleri belirleyen liste ile yukarıdaki fıkrada belirtilen diğer hususlarıonaylar. Onaylanan liste ile toplantıya ait diğer hususlar oda ve birlik ilanyerlerinde asılmak suretiyle üç gün süre ile ilan edilir.
İlan süresi içinde listeye yapılacak itirazlar hakimtarafından incelenir ve en geç iki gün içinde kesin karara bağlanır.
Bu suretle kesinleşen listeler ile toplantıya ait diğer hususlaronaylanarak ilgili oda veya birliğe gönderilir.
Hakim, kamu görevlileri veya aday olmayan üyeler arasından birbaşkan ile iki üyeden oluşan bir seçim sandık kurulu tayin eder. Aynı şekildeayrıca üç yedek üye de belirler. Seçim sandık kurulu başkanının yokluğundakurula en yaşlı üye başkanlık eder.
Seçim sandık kurulu, seçimlerin kanunun öngördüğü esaslara göreyürütülmesi, yönetimi ve oyların tasnifi ile görevli olup bu görevleri seçim vetasnif işleri bitinceye kadar aralıksız olarak devam eder.
Dörtyüz kişiden fazla üye bulunması halinde her dörtyüz kişi içinbir oy sandığı bulunur ve her seçim sandığı için ayrı bir kurul oluşturulur.Seçimlerde kullanılacak araç ve gereçler ilçe seçim kurulundan sağlanır vesandıkların konacağı yerler hakim tarafından belirlenir.
Seçimlerde, üyeler bağımsız aday olabilecekleri gibi, aralarındaoluşturacakları grupların listelerinden de aday olabilirler. Kurul üyeliklerive Birlik Genel Kurul temsilcilikleri için ayrı oy pusulaları oluşturulur. Oypusulalarında, grup listelerinden aday olanlar ilgili grup ismi altında,bağımsız adaylar ise ayrıca listelenir. Oy pusulaları, hangi kurul üyeliği içinhangi grup ya da bağımsız adaya oy verileceğini gösterecek şekilde hazırlanır,grup isimlerinin ve bağımsız adayların adları yanına işaret konacak kareşeklinde kutulara yer verilmek suretiyle çoğaltılır, ilçe seçim kurulu mührüile mühürlendikten sonra kullanılır. Oylar pusulada yeralan grup ya da bağımsız adayların ismi yanındaki kutu işaretlenmek suretiylekullanılır. Oy verme işlemi, gizli oy açık tasnif esaslarına göre yapılır. Üyelistesinde adı yazılı bulunmayan meslek mensubu oy kullanamaz. Oylar, oyverenin kimliğini resmi kuruluşlarca verilen belgeyle ispat etmesinden velistedeki isminin karşısındaki yeri imzalamasından sonra kullanılır. Oylar,üzerinde ilçe seçim kurulu mührü bulunan ve oy verme sırasında sandık kurulubaşkanı tarafından verilecek zarflara konulmak suretiyle kullanılır. Mühürsüzoy pusulası ve zarfla kullanılan oylar geçersiz sayılır.
Seçime katılan grupların ve bağımsız adayların adları alt alta vealdıkları geçerli oy hizalarına yazılır. Grupların oy sayıları, önce bire,sonra ikiye, sonra üçe' şeklinde devam edilmek suretiyle, yedekler dahil okurulun çıkaracağı üye ve Birlik Genel Kurul temsilcisi sayısına ulaşıncayakadar bölünür. Elde edilen paylar ile bağımsız adayların aldıkları oylar ayrımyapılmaksızın en büyükten en küçüğe doğru sıralanır. Kurul asil ve yedeküyelikleri ile Birlik Genel Kurul asil ve yedek temsilcilikleri, gruplara vebağımsız adaylara rakamların büyüklük sırasına göre tahsis olunur. Son kalanüye veya temsilcilik için oyların eşit olması halinde, bunlar arasında adçekilmek suretiyle tahsis yapılır. Kurul üyeliği ve Birlik Genel Kurulutemsilciliklerinin gruplara tahsisi oy pusulasında yer verilen sıralamaya göreyapılır.
Üyeler, oda veya birlik yönetim, denetleme ve disiplinkurullarından sadece birinde görev alabilirler.
Seçim süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilipseçim sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Birden fazla sandıkbulunması halinde tutanaklar, hakim tarafından birleştirilir. Tutanaklarınbirer örneği seçim yerinde asılmak suretiyle geçici seçim sonuçları ilanedilir. Kullanılan oylar ve diğer belgeler tutanağın bir örneği ile birlikte üçay süreyle saklanmak üzere ilçe seçim kurulu başkanlığına tevdi edilir.
Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutunaklarındüzenlenmesinden itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar,hakim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. İtirazsüresinin geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından hemen sonra hakimyukarıdaki hükümlere göre kesin sonuçları ilan eder ve ilgili oda ile birliğebildirir.
Hakim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veyakanuna aykırı uygulama sebebiyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde,süresi bir aydan az ve iki aydan fazla olmamak üzere seçimin yenileneceği pazargününü tespit ederek oda ve birliğe bildirir. Belirlenen günde yalnız seçimyapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygunolarak yürütülür.
İlçe seçim kurulu başkanı hakime ve seçim sandık kurulu başkanıile üyelerine, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanundabelirtilen esaslara göre ücret ödenir. Bu ücret ve diğer seçim giderleri birlikve ilgili odaların bütçelerinden karşılanır.
Seçimler sırasında sandık kurulu başkan ve üyelerine karşı işlenensuçlar, kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.
Seçimlerin düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde yürütülmesiamacıyla hakimin ve sandık kurulunun aldığı tedbirlere uymayanlara eyleminağırlığına göre bu Kanunda yazılı disiplin cezaları verilir.'
7- 'Geçici Madde 9
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte;
a) Türkiye genelinde mali denetim yapan kamu bankalarınınmüfettişleri ile kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış olanlardan, buyetkilerini aldıkları tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarında sekizyıllık hizmet süresini dolduranlar ile 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a)bendinde sayılan konularda en az sekiz yıl öğretim üyesi veya görevlisi olarakçalışmış olanlar için serbest muhasebeci mali müşavirlik,
b) Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve meslekiyeterlilik sınavını vermiş olanlardan 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a)bendinde belirtilen süreyi tamamlamış olanlar ile aynı maddenin ikincifıkrasında sayılan konularda profesörlük unvanını almış olanlar için yeminlimali müşavirlik,
sınav şartı aranmaz.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kanunları uyarıncavergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlardan9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 10 yıllık süreyitamamlamamış bulunanlar, usul ve esasları Maliye Bakanlığı tarafındanbelirlenecek ve Bakanlıkça yapılacak özel yeminli mali müşavirlik sınavındabaşarılı olmaları kaydıyla, yeminli mali müşavir unvanını almaya hakkazanırlar. Ancak, bunların yeminli mali müşavir ruhsatını alabilmeleri için 9uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki süreyi tamamlamaları şarttır.'
8- 'Geçici Madde 10
1/4/2008 tarihinden sonra yapılan seçimlerden itibaren üst üsteiki seçim döneminde iki defa oda veya Birlik Yönetim Kurulu başkanlığınaseçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyesiolarak seçilemezler.
31/12/2008 tarihine kadar oda ve Birlik organları ile Birlik GenelKurulu temsilcilikleri için yapılacak seçimlerde; 40 ıncı maddedeki seçimesasları ile 20 nci, 21 inci, 22 nci, 25 inci, 27 nci, 32 nci, 34 üncü, 35inci, 38 inci ve 39 uncu maddelerde yer alan görev ve seçim süreleri ileyönetim kurulu ve Birlik genel kurulu temsilcisi üye sayılarına ilişkinhükümler yönünden bu Kanunun değişmeden önceki hükümleri uygulanır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İptal davalarında ve itiraz başvurusunda, Anayasa'nın 2., 5., 7.,9., 10., 11., 13., 36., 49., 90. ve 138. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, 11.9.2008,18.9.2008 ve 7.5.2009 tarihlerinde yapılan ilk inceleme toplantılarında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğüdurdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV- BİRLEŞTİRME KARARI
18.9.2008 ve 7.5.2009 tarihlerinde yapılan ilk incelemetoplantılarında, 3568 sayılı Yasa'nın yukarıda belirtilen maddelerininiptali istemiyle açılan Esas 2008/86 ve 2009/26 sayılı davaların, aralarındakihukuki irtibat nedeniyle, Esas 2008/80 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,esaslarının kapatılmasına, esas incelemesinin 2008/80 Esas sayılı dosyaüzerinden yürütülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçeleri ve ekleri, başvuru kararı ve ekleri, işin esasınailişkin rapor, iptal ve itiraz konusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasakuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1.6.1989 günlü, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, SerbestMuhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu, genel olarakişletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekildeişleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesindedenetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmimercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak ve yüksek meslekistandartları gerçekleştirmek amacıyla, 'Serbest Muhasebecilik' 'SerbestMuhasebeci Mali Müşavirlik' ve 'Yeminli Mali Müşavirlik' meslekleri vehizmetleri ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali MüşavirlerOdaları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler OdalarıBirliğinin kurulmasına, teşkilat, faaliyet ve denetimlerine, organlarınınseçimlerine dair esasları düzenlemektedir.
10.7.2008 günlü, 5786 sayılı Serbest Muhasebecilik, SerbestMuhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun ile 3568 sayılı Yasa'da yapılan değişikliklerle'Serbest Muhasebecilik' mesleği kaldırılmış, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlikve Yeminli Malî Müşavirlik için aranan özel şartlar değiştirilmiş, birlik veodaların kuruluşu ve organlarına ilişkin hükümlerde değişiklikler yapılmış,3568 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra diğer yasalarda gerçekleşendeğişikliklere uyumun sağlanması amacıyla da diğer bazı hükümlerdeğiştirilmiştir.
A- 3568 Sayılı Kanun'un Değiştirilen 4. MaddesininBirinci Fıkrasının (d) Bendinde Yer Alan 'milli savunmaya karşı suçlar, devletsırlarına karşı suçlar ve casusluk' İbaresinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, iptali istenen maddede, milli savunmaya, devletsırlarına karşı suçlar ile casusluk suçlarından hapis cezasına mahkûmolanların, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmişolsa bile, muhasebecilik, mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlikmesleğini icra edemeyecekleri, doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmaküzere öngörülen asli cezalara ek olarak hak yoksunluğunun getirildiği; sözkonusu düzenlemelerin bir bölümünde mesleğiyle hiç ilgisi bulunmayan bir suçtanveya azami haddi bir yıl ya da daha az hapis cezasını gerektiren veya dikkat veözen yükümlülüğüne aykırı davranarak taksirli bir suçtan mahkûm olan birkişinin mesleğini icra etmekten süresiz yoksun bırakılması sonucununöngörüldüğü; yasa koyucu, asli cezanın yanında bu cezaya bağlı olarak kimikısıtlılıklar öngörüp öngörmeme konularında anayasal ilkeler çerçevesindetakdir hakkına sahip olmakla birlikte, söz konusu hak yoksunluklarınınAnayasa'nın 2. ve 5. maddelerinde ifadesini bulan 'Hukuk Devleti' ilkesi ilebağdaşmadığı, bu meslek mensuplarının yürüttüğü hizmet ile iptali istenenkuralların öngördüğü mahkûmiyetten dolayı hak yoksunluğu getirilmesi arasında,günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden-sonuç bağınınbulunmadığı, yaptırımların işlenen suçla orantısızlığının adaletsiz vehakkaniyete aykırı olduğu, söz konusu meslek veya görev sahiplerininmesleklerini veya görevlerini icra etme yönünden diğer meslek mensupları ileaynı hukuki durumda bulunmaları nedeniyle iptal istemine konu bölümlerdekimeslek mensupları ile görevliler yönünden getirilen farklı kuralların kanunönünde eşitlik ilkesi, ölçülülük ve demokratik toplumun gereklerine uygunlukilkesi, çalışma hakkı, kamu hizmetine alınmada görevin gerektirdiğiniteliklerden başka hiç bir ayrımın gözetilemeyeceği ilkesi ve çalışma hakkınınetkin kullanımını sağlama görevini veren Avrupa Sosyal Şartını da ihlâl ettiğibelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 13., 49. ve 90. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu ibarelerin yer aldığı kuralla, Türk Ceza Kanunu'nun53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtandolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanların yanı sıraaffa uğramış olsa bile 'milli savunmaya karşı suçlar', 'Devletsırlarına karşı suçlar' ve 'casusluk' suçları gibi sayılan diğersuçlardan herhangi birinden kasıtlı bir eylem nedeniyle olmasa bile bir gündahi hapis cezası alınması mesleki faaliyetin yürütülmesine engel olacaktır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık devlettir.
Kanun koyucu asli cezalara bağlı olarak kimi yoksunluklar öngörüpöngörmeme konularında anayasal ilkeler çerçevesinde takdir hakkına sahiptir.Ceza hukukunda, doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen aslicezanın yanında, bu cezanın etkisini artırmak, suç işlenmesinde caydırıcılığısağlamak için, ek olarak kimi hak yoksunlukları da getirilmiştir. Kuralda daserbest muhasebeci mali müşavirlik veya yeminli mali müşavirlik mesleklerininsaygınlığı, bunlara karşı toplumun güven duygusu ve içeriklerinde yer alan etikdeğerleri göz önüne alarak, bu meslekleri icra edecek olanların belli suçlardanmahkûm olmaları hâlinde, aslî cezanın yanı sıra sürekli olarak hakyoksunlukları öngörülmüştür. Ancak, ceza hukuku alanında olduğu gibi hakyoksunluğu getiren iptal davasına konu düzenlemedeki kuralların, önleme veiyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olması gerekir.Kanun koyucunun hak yoksunluklarını belirlerken takdir hakkı çerçevesindekitercihini de Anayasa'ya uygun olarak kullanması gerektiği açıktır.
Dava konusu kuralda yer alan suçlar, kasıtla işlenen, müebbet veuzun süreli hapis cezası gerektiren suçlardan, taksirle işlenen veya altı ayakadar hapis cezasını gerektiren suçlara kadar çeşitlilik göstermektedir. Bunagöre, mesleklerin özellikleri, suçların niteliği, bu suçlara verilen cezalar vecezaların süresi, suçların kasıtla veya taksirle işlenip işlenmediği gibi hususlargözetilmediğinden, bu suçlardan mahkûm olanların söz konusu meslekleri sürekliolarak icra edememeleri sonucu doğmakta, bu durum ise kişilerin işlediklerisuçlara göre eylemle orantılı olmayan adaletsiz ve ölçüsüz bir hak yoksunluğunayol açmaktadır. Bu nedenle kural Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukukdevleti ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.
Bu sonuca Serdar ÖZGÜLDÜR değişik gerekçeyle katılmıştır.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşekatılmamışlardır.
Dava konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı görülerek iptaledildiğinden Anayasa'nın 5., 10., 11., 13., 49. ve 90. maddeleri yönündeninceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
B- 3568 Sayılı Kanun'un Değiştirilen 9. Maddesinin SonFıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, yeminli mali müşavirlik müessesesinin esasitibariyle vergi denetim elemanları tarafından yürütülmekte olan kamusalgörevlerin, fiili imkânsızlıklar ve idareye kolaylıklar sağlama amacıyla yetkialmış meslek mensuplarına devredilmesi amacıyla oluşturulduğu, bu kişilertarafından yapılan tasdik işlemlerinin sadece vergi denetim elemanlarıtarafından aksine bir durum ortaya konulana kadar geçerli kabul edilmekteolduğu, Devlet tarafından yapılan çok aşamalı sınavlarda başarı göstererek veuzun süreli pratik ve teorik eğitime tabi tutularak, eğitim dönemi sonundagirilen yazılı ve sözlü bölümlerden oluşan mesleki yeterlilik sınavlarındabaşarı göstererek kazanan, kamu adına vergi mükelleflerini, meslekmensuplarını, hatta meslek odalarını denetlemek suretiyle meslekifaaliyetlerine bundan sonra da devam eden vergi inceleme elemanlarının, talinitelikli bir yetki kullanma durumunda olan yeminli mali müşavirlerce yapılanişlemleri de yapabilmeleri için sınava tabi tutulmalarının işin doğasına aykırıolduğu, bu kişilerin ayrıca sınava tabi tutulmasının hiçbir haklı nedenibulunmadığı, hakkaniyete aykırı ve hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bukuralın hukuk devleti ilkesi ile çeliştiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın2., 10. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3568 sayılı Kanun'da yeminli mali müşavir olabilmek için kuralolarak en az 10 yıl serbest muhasebeci mali müşavirlik yapma şartı aranmaklabirlikte, belli mesleklerde geçen sürenin de serbest muhasebeci malimüşavirlikte geçtiği kabul edilmektedir.
Dava konusu kural, vergi inceleme yetkisine sahip olanlar dâhilolmak üzere yeminli mali müşavir olmak isteyen herkesin Serbest Muhasebeci MaliMüşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odasının yapacağı sınava katılmasını vebu sınavda başarılı olmasını öngörmektedir.
3568 sayılı Kanun'da 5786 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadanönceki düzenlemeye göre, kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış vemeslekî yeterlilik sınavını vermiş olanlar ile belirli alanlarda öğretim üyesiveya görevlisi olarak görev yapanlar herhangi bir sınava tabi tutulmadanyeminli mali müşavir olabilirken, getirilen yeni kural, yeminli mali müşavirolabilmek için herhangi bir istisna öngörmeden, herkesin Serbest MuhasebeciMali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından yapılacaksınava girmelerini ve bu sınavda başarılı olmalarını şart koşmaktadır.
3568 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde konu ile ilgiliolarak 'meslek mensuplarının uluslar arası kabul edilebilirlik konusundayaşadıkları sorunların aşılması ve meslek mensuplarının kalitesinin vestandartlarının yükseltilmesi amacıyla, 'serbest muhasebeci mali müşavir' ve'yeminli mali müşavir' olmak için bazı meslek gruplarına daha önce getirilmişolan sınav muafiyeti kaldırılarak, prensip olarak bu unvanların sınavlakazanılması esası getirilmektedir' ifadeleri yer almaktadır.
Kanunların, kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması,genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi vekazanılmış hakları ihlal etmemesi Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukukdevleti olmanın gereğidir. Bu nedenle kanun koyucunun hukuki düzenlemelerdekendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyetve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.
Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden birisiolup hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış bir haktansöz edilebilmesi için bu hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallaragöre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir. Kazanılmış hak,kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişiselniteliğe dönüşmüş haktır. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenenhaklar ise bu nitelikte değildir. Kanunlarda yapılan değişiklikler kazanılmışhakları etkilemediği ve hukuk güvenliğini zedelemediği sürece budeğişikliklerin hukuk devleti ilkesine aykırı oldukları ileri sürülemez.
3568 sayılı Kanun'un Geçici 9. maddesinin birinci fıkrasının (b)bendi uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte vergi inceleme yetkisinialmış ve mesleki yeterlik sınavını vermiş ve 10 yıllık süreyi tamamlamışolanlar için yeminli mali müşavirlik sınav şartı aranmamakta ve bu kişilerinkazanılmış hakları korunmaktadır. Vergi inceleme yetkisini almış olmaklabirlikte mesleğinde 10 yılını doldurmamış olanlar için ise kazanılmış herhangibir haktan söz edilemeyeceğinden kural hukuk devleti ilkesine aykırılıkoluşturmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle iptal isteminin reddi gerekir.
C- 3568 sayılı Kanun'un Değiştirilen 10. Maddesinin BirinciFıkrasının İkinci Cümlesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, sınavın adil ve tarafsız yapılmasını sağlayacaktedbirler konusunda bir belirleme yapılmadığı, Maliye Bakanlığına keyfiuygulamalara yol açabilecek şekilde sınırsız bir yetki verildiği belirtilerekkuralın Anayasa'nın 2. ve 7. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kural, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve YeminliMali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından yeminli malî müşavirliksınavının tarafsız ve mevzuatına uygun bir şekilde yapılması için MaliyeBakanlığına gerekli tedbirleri alma konusunda yetki vermektedir.
3568 sayılı Kanun'un 10. maddesinin dördüncü fıkrasına göre isesınav komisyonunun çalışma usulleri, sınav konuları ve sınava ilişkin diğerusul ve esaslar, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle Birliktarafından çıkarılacak yönetmelik ile belirlenecektir. Bu durumda, yeminli malimüşavirlik sınavı konusundaki mevzuatın 3568 sayılı Kanun'da yer alan kurallarile Birlik tarafından çıkarılacak yönetmelikten oluştuğu anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 7. maddesine göre, yasama yetkisi, Türk Milleti adınaTürkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. Yasama organı, başkabir organa yasa kurallarını değiştirme ya da kaldırma yetkisi veremez.
Anayasa'da kanun ile düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütmeorganına, genel, sınırsız, esasları ve çerçevesi belirsiz bir düzenleme yetkisiverilemez. Yürütmeye devredilen yetkinin Anayasa'ya uygun olabilmesi için, yasadatemel hükümlerin ya da temel esasların belirlenmesi gerekir. Ancak uzmanlık veyönetim tekniğine ilişkin konuların düzenlenmesi yürütme organınabırakılabilir. Kuşkusuz yürütme organının yasayla yetkili kılınmış olması,yasayla düzenleme anlamına gelmez.
İptal davasına konu olan yasa kuralı ile Maliye Bakanlığınaaslında herhangi bir konuda düzenleme yapma yetkisi tanınmamakta, sadeceyeminli mali müşavirlik sınavının adil, tarafsız ve mevzuata uygun bir biçimdeyapılması için gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmektedir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 7. maddesine aykırıdeğildir, iptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 2. maddesi ile ilgisi görülmemiştir
Ç- 3568 Sayılı Kanun'un Değiştirilen 10. Maddesinin Son Fıkrasınınİncelenmesi
Dava dilekçesinde ve başvuru kararında, serbest muhasebeci malimüşavirlik ve yeminli mali müşavirlik sınav komisyonunun başkan dahil yediüyesinin dördünün doğrudan, üçünün ise dolaylı olarak Maliye Bakanı tarafındanseçileceği, sınavların yargıya götürülmesi halinde, Maliye Bakanlığı merkezivergi denetim elemanının sınav komisyonunda yer almasa dahi üç kişilikbilirkişi heyetinde bulunmasının öngörülmüş olmasının bilirkişilerin tarafsızolma nitelikleriyle bağdaşmayacağı, bilirkişinin tarafsız bir konumda bulunmasıve tarafsız bir tutum içinde görüş bildirmesinin gerektiği, Anayasa Mahkemesikararlarında hukuk devletinin, Anayasa'nın açık hükümlerinden önce, hukukunbilinen ve tüm uygar ülkelerin benimseyip uyduğu ilkelere uygun olmasıgerektiğinin belirtildiği, kanunen belirlenmiş kişilerin mevcudiyeti halinde,hakim bilirkişiyi iptali istenen kuralda olduğu üzere kanunun belirlediğikişiler arasından seçmek zorunda olduğu, bu kişilerin verdikleri raporlaraitiraz edilmesi halinde de yeni bilirkişi kuruluna gidilmesinde bilirkişikurulu, yine kanunen belirlenmiş bu kişilerden oluşacağı belirtilerek kuralın,Anayasa'nın 2., 9., 13., 36. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda yeminli mali müşavirlik sınavlarına karşıdava açılması ve bilirkişi incelemesi yapılması halinde, oluşturulacak üçkişilik bilirkişi heyetinin hangi kaynaklardan seçileceği düzenlenmiştir. Bunagöre bilirkişilerden biri Maliye Bakanlığı merkezi vergi denetim elemanları,biri alanında uzman meslek mensupları, biri ise dava konusu sınav alanındauzman öğretim üyeleri arasından tayin edilecektir.
Bilirkişilik müessesesi için genel kural olan 1086 sayılı HukukUsulü Muhakemeleri Kanunu'nun 276. maddesine göre, bilirkişi bir, iki veya üçkişiden oluşabilmekte iken, iptal davasına konu olan kurala göre, üç kişidenoluşan bir bilirkişi heyeti oluşturulması zorunlu hale getirilmiştir. Öteyandan, 1086 sayılı Yasa'da kimlerin bilirkişi olarak seçilebileceği ile ilgiliolarak herhangi bir kural bulunmamakta iken, iptal davasına konu olan kurallayeminli mali müşavir sınavlarının dava konusu edilmesi halinde, kimlerinbilirkişi olarak seçilebileceği sayılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık devlettir.
Anayasa'nın 36. maddesinde herkesin yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak adil yargılanma hakkına sahip olduğu, 138. maddesinde demahkemelerin bağımsızlığı ve hiçbir organ ya da kişinin yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere emir ve talimat veremeyeceği, tavsiye ve telkindebulunamayacağı hükme bağlanmıştır.
Dava konusu kuralda, sınavla ilgili dava açılması halindeoluşturulacak bilirkişi heyetinin hangi kaynaklardan ve uzmanlık alanlarındanseçileceği düzenlenmiştir. Buna göre, sınav komisyonunda görev almamış olmalarıkaydıyla, bilirkişi heyetinde bir merkezi denetim elemanı, bir meslek mensubuve bir öğretim üyesi yer alacaktır. Davaya bakan mahkemenin bu kaynaklardanolmak koşuluyla uygun gördüğü kişileri bilirkişi atamasının önünde herhangi birengel bulunmamaktadır. Hangi niteliklere sahip olan kişilerin bilirkişi olarakatanabileceğini düzenlemek yasama organının takdir yetkisi içindedir.
Öte yandan, dava konusu yapılacak yeminli mali müşavirliksınavının Birlik tarafından düzenlendiği ve sınava giren kişiler göz önündebulundurulduğunda, Maliye Bakanlığı'nın ihtilaf konusu davanın doğrudan tarafıolması söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2., 36. ve 138. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İptali istenen kuralın Anayasa'nın 9. ve 13. maddeleri ile ilgisigörülmemiştir.
D- 3568 Sayılı Kanun'un Değiştirilen 22. Maddesinin BirinciFıkrasının Son Cümlesinin ve Değiştirilen 35. Maddesinin Birinci Fıkrasının SonCümlesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, iptali istenilen kurallarda öngörülen Odalardave Birlikte üst üste iki seçim döneminde iki defa başkanlığa seçilmişolanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğineseçilemeyeceklerine ilişkin yasağın geçmiş dönemlerde yapılan görevleriiçermediği belirtilmediğinden geçmişe yürürlü olarak çıkarıldığı bu nedenleanılan kişilerin haklarının, hukuki istikrar ve güvenlik gözetilmedenkısıtlanmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı belirtilerek, kurallarınAnayasa'nın 2. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu 22. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile'Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları'nda, 35.maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile de 'Serbest Muhasebeci MaliMüşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nde üst üste iki seçimdöneminde iki defa Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanların, aradan ikiseçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemeyecekleri hükmebağlanmıştır.
Kanunların, aksine bir düzenleme içermedikleri sürece yürürlüğegirdikleri tarihten sonraki olaylar bakımından geçerli olacakları hukukun genelilkelerindendir. Dava konusu kurallar da aksine bir hüküm olmadığı süreceyürürlük tarihinden sonraki olaylar bakımından uygulanacaklardır. İptaliistenen kuralların ne zaman uygulanacağına ilişkin olarak 5786 sayılı Kanunla3568 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10. maddede bir düzenleme yeralmaktadır. Dava dilekçelerinde ileri sürülen iptal gerekçeleri davakonusu 22. ve 35. maddelerde öngörülen düzenlemelerin içeriğine ilişkin değil,bunların ne zaman yürürlüğe gireceğini düzenleyen Geçici 10. maddeye ilişkindir.Söz konusu Geçici 10. maddenin Anayasa'ya uygunluğu ayrıca incelenecektir.
Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşları ve üst kuruluşlarının maddede belirtilen amaçlar doğrultusundakanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunla gösterilenusullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçilen kamu tüzelkişileriolduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme uyarınca, Serbest Muhasebeci MaliMüşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin yönetim organlarının seçimusullerinin kanunla belirleneceği açıktır. Demokratik ilkeler çerçevesindeseçimlerde uyulacak kuralların belirlenmesi kanun koyucunun takdir yetkisiiçindedir. Üst üste iki dönem başkanlık yapanların iki dönem yönetim kuruluüyesi seçilmesinin yasaklanmasında Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Bu görüşe Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU ve Mehmet ERTENkatılmamışlardır.
Konunun Anayasa'nın 11. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
E- 3568 Sayılı Kanun'un 40. Maddesine Sekizinci Fıkradan SonraGelmek Üzere Eklenen Dokuzuncu Fıkrasının İlk Dört Cümlesinin ve Onuncu Fıkrasınınİncelenmesi
Dava dilekçesinde, meslek kuruluşlarının, Türkiye'de siviltoplumun gelişmesinde önemli rol oynayan kuruluşlar olduğu, gerek ülkeçıkarları gerek mesleki sorunlara yaklaşım konusunda siyasi erkten bağımsızözerk kararlar alabilen, önermelerde bulunan ve çözümler üreten bir yapıyasahip oldukları, bu yapının korunabilmesi için meslek kuruluşlarının karar veyönetim organlarının oluşumunda istikrarın sağlanmasının esas olduğu, nispitemsil sistemi ile oluşan organların başarılı çalışmalar yapabilmesi, uyumluçalışma ortamını oluşturabilmesinin son derece güç olduğu, bu nedenle kamuyararına dayanmadığı belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kurallar hem odaların hem de Birliğin organlarınınüyelerinin seçimi ile ilgili düzenlemeler içermektedir. Kanunda seçimlerleilgili olarak bu değişiklik yapılmadan önce odaların ve Birlik organlarınınseçimlerinde bireysel adaylık ve basit çoğunluk sistemi öngörülmüştür.Adayların aldıkları oy sayısına göre en çok oy alandan başlanmak üzere asıl veyedek üye olarak seçilmesi, oyların eşitliği halinde kura çekilmesi hükmebağlanmıştır. Dava konusu düzenleme ile oda ve birlik organlarında görevyapacak üyelerin seçim sistemi tamamen değiştirilerek gruplar halinde seçimekatılıma olanak tanınmış ve nispi temsil sistemi getirilmiştir.
Bu değişikliğin gerekçesi 'Oda ve Birlik organlarının seçimesaslarına ilişkin yapılan değişiklikle, demokrasinin gereği olan temsildeadaletin sağlanmasına ve katılımcı yönetimlerin oluşmasına yönelik düzenlemeleryapılmakta, seçime iştirak eden grupların ve bağımsız üyelerin aldıkları oyoranında kurullarda üyelik ve birlik temsilcisi çıkarmalarına imkânsağlanmaktadır. Böylece, demokratik olmayan mevcut çoğunluk sistemi uygulamasınınsakıncaları giderilmektedir.' şeklinde açıklanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan demokratik devlet ilkesinin enönemli unsuru çoğulculuk ve yönetilenlerin yönetime dengeli bir biçimdekatılımının sağlanmasıdır. Bu durum ülke düzeyinde yapılan genel ve yerelseçimlerde geçerli olduğu gibi, herhangi bir meslek örgütüne üye olanlarınınçıkarlarını sağlamak ve mesleğin gelişmesine katkıda bulunmayı amaçlayan kamukurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için de geçerlidir.
Yasakoyucu, seçimler konusundaki anayasal ilkelere uymakkoşuluyla, uygun gördüğü sistemi belirleyebilir. Demokratik seçimin en önemliniteliği, adil bir katılım ilkesine dayalı serbest, eşit ve genel oy esasınıiçermesidir. Serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavir odalarınınseçiminde getirilen yeni sistem azınlıkta kalanların da yönetim, disiplin vedenetim kurullarında temsil edilebilmelerine olanak sağlama amacıylagetirildiği anlaşıldığından kuralların, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıolduğundan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle, iptal isteminin reddi gerekir.
F- 3568 Sayılı Kanun'un 35. MaddesininDeğiştirilen Üçüncü Fıkrasındaki 'en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlikyapmış olanlar' İbaresinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Birlik yönetim kurulu üyeliği için üç yıllıkmesleki kıdem öngörülürken iptali istenen kural ile Birlik başkanlığı için beşyıllık kıdem koşulu getirildiği, Birlik başkanının Birlik yönetim kuruluüyelerinin kendi arasında yaptığı bir seçim sonucunda belirlendiği, BirlikYönetim Kuruluna seçilen üyelerin tamamının üç veya dört yıllık bir kıdemesahip üyeler arasından seçilmiş olduğu bir durumun ortaya çıkması halindebirlik başkanının seçilemeyeceği, Birlik Başkanının seçilememesi gibiolasılıklara açık bir düzenlemenin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı, üçyıllık bir kıdeme sahip olan Birlik Yönetim Kurulu üyelerinin aynı statü içindeoldukları halde, Birlik Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilememelerinin 'Kanunönünde eşitlik' ilkesine de aykırı olduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2.ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Birlik Yönetim Kurulu'nun düzenlendiği 3568 sayılı Kanun'un 35.maddesinin birinci fıkrasında, Birlik Yönetim Kurulu üyelerinin, kayıtlı olduğumeslek odasında en az üç yıl kıdemi bulunan Birlik Genel Kurulu üyeleriarasından seçileceği, iptal konusu kuralın yer aldığı üçüncü fıkrasında iseYönetim Kurulunun kendi üyeleri arasından bir başkan, bir genel sekreter ilebir muhasip seçeceği, Yönetim Kurulu Başkanının en az beş yıl süreyle yeminlimali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçileceği kurala bağlanmıştır.
3568 sayılı Kanun'un 35. maddesinde 5786 sayılı Kanun iledeğişiklik yapılmadan önceki kuralda yönetim kurulu başkanlığına seçilebilmekiçin belli bir süre yeminli mali müşavirlik yapma koşulu öngörülmemiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksaldurumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksaleşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerinyasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasınıve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişive topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlaliyasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağıanlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar içindeğişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı,ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörüleneşitlik ilkesi zedelenmez.
Belli görevler için bazı niteliklere sahip olma gerekliliği baştaAnayasa olmak üzere birçok düzenlemede yer almaktadır. Çeşitli kamu kurum vekuruluşlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında belligörevlere atanabilmek için görevin niteliğine göre belli bir kıdem koşulununaranması yasakoyucunun takdir yetkisi içindedir.
Öte yandan, meslekte beş yılını doldurmuş olanların seçilebileceğibaşkanlık görevi ile üç yılını doldurmuş olanların seçilebileceği yönetimkurulu üyeliği görevlerinin özellikleri aynı olmadığından Anayasa'nın 10.maddesine de aykırılıktan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle, iptal isteminin reddi gerekir.
Konunun Anayasa'nın 2. ve 11. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
G- 3568 Sayılı Kanun'a Geçici 8. Maddeden Sonra Gelmek ÜzereEklenen Geçici 9. Maddenin İncelenmesi
a- Maddenin Birinci Fıkrasının (b) Bendinin (KanunlarıUyarınca Vergi İnceleme Yetkisini Almış Ve Mesleki Yeterlilik Sınavını VermişAncak Yasada Öngörülen 10 Yıllık Süreyi Doldurmamış OlanlarYönünden) İncelenmesi
Dava dilekçesinde, kamu hizmetinde 10 yıllık süreyi doldurmamışolanların kanundan kaynaklanan haklı beklentilerinin ve mevcut statülerindenkaynaklanan kazanımlarının, yapılan kanun değişikliği ile ortadan kaldırıldığıbelirtilerek hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden kuralın Anayasa'nın 2.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenilen kural Kanun'un değiştirilen 9. maddesinin sonfıkrasına ilişkin belirtilen gerekçelerle Anayasaya aykırı görülmemiştir. İptalisteminin reddi gerekir.
b- Maddenin Son Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde iptali istenen kuralın, Maliye Bakanlığıncayapılması öngörülen özel yeminli mali müşavirlik sınavının usul ve esaslarınıbelirlemeyerek idareye bıraktığı ve bu niteliğiyle hukuki güvenlik ilkesiniihlal ettiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 7. ve 11. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Değişik 3568 sayılı Kanun'a göre yeminli mali müşavirlik sınavıkural olarak TÜRMOB tarafından yapılacaktır. Dava konusu kural ise 5786 sayılıKanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce vergi inceleme yetkisini almış, ancak10 yıllık süreyi doldurmamış olanların yeminli mali müşavir olabilmeleri içinMaliye Bakanlığı'nın sınav yapmasını öngörmektedir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle iptali istenen kuralAnayasa'nın 135. maddesi yönünden de incelenmiştir.
Anayasa'nın 135. maddesinin beşinci fıkrasında, kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimineilişkin kuralların kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Genel olarak kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıüzerindeki Devlet denetiminin bir vesayet yetkisi olduğu kabul edilmektedir.Ancak, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında uygulanması gerekenvesayet, Anayasa'nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen vesayetyetkisinden farklıdır. Bu maddede vesayet yetkisinin hangi koşullardakullanılabileceği açıklanmakta olup, bu koşullar, mahalli hizmetlerin idareninbütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğinsağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibikarşılanması olarak sayılmaktadır. Buna karşın, Anayasa'nın 135. maddesininbeşinci fıkrasında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeDevletin 'idari ve mali denetiminden' söz edilmektedir. Bu durumda, merkeziidarenin, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşu olan TÜRMOB'un yerinegeçerek, vergi inceleme yetkisini almış ancak 10 yıllık süreyi tamamlamamışolan kişiler için yeminli mali müşavirlik sınavı yapması, idari ve malidenetim kapsamına girmemektedir. Bu durum, denetimin ötesinde, merkezi idareninkamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun yerine geçerek faaliyet göstermesianlamına gelmektedir. Bu nedenlerle bazı kişilerin gireceği yeminli malimüşavirlik sınavının idari ve mali denetim yetkisini aşacak biçimde merkeziidare içerisinde yer alan Maliye Bakanlığı'na verilmesi Anayasa'nın 135.maddesine aykırı düşer.
Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'ya aykırıdır, iptaligerekir.
Kural, Anayasa'nın 135. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğindenAnayasa'nın 2., 7. ve 11. maddeleri yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
H- 3568 Sayılı Kanun'a Eklenen Geçici 10. Maddenin BirinciFıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde iptali istenen kuralın geçmişe etkili olarakçıkarıldığı bu nedenle bireylerin kazanılmış haklarını ihlal ettiği ve hukukigüvenlik ilkesini ortadan kaldırdığı belirtilerek Anayasa'nın 2. ve 11.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenen kural ile 3568 sayılı Kanun'un 22. ve 35.maddelerinde 5786 sayılı Kanunla yapılan değişikle getirilen üst üste iki seçimdöneminde iki defa oda veya Birlik Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmişolanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyesi olarakseçilemeyeceklerine ilişkin hükümlerin 1.4.2008 tarihinden sonra yapılanseçimlerden itibaren uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesininvazgeçilmez unsurlarından birisi kanunların hukuk güvenliğini sağlaması, budoğrultuda geleceğe yönelik, öngörülebilir kurallar içermesi gerekliliğidir. Bunedenle, hukuk devletinde güven ve istikrarın korunabilmesi için kural olarakkanunlar, yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olaylara uygulanırlar.Kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca, kanunlar kamu yararı ve kamudüzeninin gereği, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibikimi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay,işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren kanunlarıngeçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması hukukungenel ilkelerindendir.
3568 sayılı Kanun'da değişiklikler öngören 5786 sayılı Kanun26.7.2008 günü Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Oysa dava konusu Geçici 10.maddede belli koşullarda seçimlerde aday olma yasağı öngören yeni kuralların 1Nisan 2008 tarihinden sonra yapılan seçimlerden itibaren uygulanacağı hükmebağlanmıştır. Dolayısıyla yaklaşık olarak dört aylık geriye doğru uygulanma sözkonusudur. Kişilerin seçilerek, koşulları kanunla belirlenmiş bir görevegetirildikten sonra geriye dönük düzenlemelerle haklarının, hukuki istikrar vegüvenlik gözetilmeden kısıtlanması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır.İptali gerekir.
VI- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında 'Kanun, kanunhükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi İptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
3568 sayılı Yasa'nın değiştirilen 4. maddesinin birinci fıkrasının(d) bendinde yer alan 'milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşısuçlar ve casusluk' bölümünün iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuki boşlukkamu düzenini bozucu nitelikte görüldüğünden Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncüfıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün,kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
VII- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
10.07.2008 günlü, 5786 sayılı Serbest Muhasebecilik, SerbestMuhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun'un:
A- 2. maddesiyle, 1.6.1989 günlü, 3568 sayılı SerbestMuhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali MüşavirlikKanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen (d) bendinde yer alan'' milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, ''ibaresinin iptaline ilişkin hükmün süre verilerek yürürlüğe girmesininertelenmesi nedeniyle bu ibarenin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
B- 20. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'a Geçici 8. maddesinden sonragelmek üzere eklenen;
1- Geçici 9. maddenin son fıkrasına,
2- Geçici 10. maddenin birinci fıkrasına,
ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin, koşullarıoluşmadığından REDDİNE,
C- 1- 5. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 9. maddesinindeğiştirilen son fıkrası,
2- 6. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 10.maddesinin, birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile son fıkrası,
3- 8. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 22. maddesininbirinci fıkrasının son cümlesi,
4- 12. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 35. maddesinindeğiştirilen birinci fıkrasının son cümlesi,
5- 15. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 40. maddesine sekizincifıkradan sonra gelmek üzere eklenen dokuzuncu fıkranın birinci, ikinci, üçüncüve dördüncü cümleleri ile onuncu fıkra,
6- 19. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 35. maddesinindeğiştirilen üçüncü fıkrasında yer alan '' en az beş yıl süreyle yeminli malimüşavirlik yapmış olanlar '' ibaresi,
7- 20. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'a Geçici 8. maddesindensonra gelmek üzere eklenen Geçici 9. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin,'Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlik sınavınıvermiş ancak 10 yıllık süreyi doldurmamış olanlar' yönünden,
iptaline yönelik istemler, 18.5.2011 günlü, E. 2008/80, K. 2011/81sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkra, bent, cümle ve ibarelere ilişkinYÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
18.5.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VIII- SONUÇ
10.07.2008 günlü, 5786 sayılı Serbest Muhasebecilik, SerbestMuhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun'un:
A- 1- 2. maddesiyle, 1.6.1989 günlü, 3568 sayılı SerbestMuhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali MüşavirlikKanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen (d) bendinde yer alan'' milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, ''ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ileCelal Mümtaz AKINCI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 5. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 9. maddesinin değiştirilenson fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
3- 6. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 10.maddesinin, birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile son fıkrasınınAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
4- 8. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 22. maddesininbirinci fıkrasının son cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU ile Mehmet ERTEN'inkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
5- 12. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 35. maddesinindeğiştirilen birinci fıkrasının son cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU ile Mehmet ERTEN'inkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
6- 15. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 40. maddesine sekizincifıkradan sonra gelmek üzere eklenen dokuzuncu fıkranın birinci, ikinci, üçüncüve dördüncü cümleleri ile onuncu fıkranın Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
7- 19. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 35. maddesinindeğiştirilen üçüncü fıkrasında yer alan '' en az beş yıl süreyle yeminli malimüşavirlik yapmış olanlar '' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
8- 20. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'a Geçici 8. maddesindensonra gelmek üzere eklenen;
a- Geçici 9. maddenin,
aa- Birinci fıkrasının (b) bendinin, 'Kanunları uyarınca vergiinceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlik sınavını vermiş ancak 10 yıllıksüreyi doldurmamış olanlar' yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
bb- Son fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- Geçici 10. maddenin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- 2. maddesiyle, 3568 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasınındeğiştirilen (d) bendinde yer alan '' milli savunmaya karşı suçlar, devletsırlarına karşı suçlar ve casusluk, '' ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle,Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla, 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
18.5.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY YAZISI
3568 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine5786 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle 'milli savunmaya karşı suçlar, devletsırlarına karşı suçlar ve casusluk' suçlarından mahkumiyetin meslek mensubuolmaya engel teşkil edeceği öngörülmüştür.
Kanunla düzenlenen serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci malimüşavirlik ve yeminli mali müşavirlik mesleklerinin güven, dikkat, dürüstlük veemniyet gerektiren işlerden olduğu, milli savunmaya karşı suçların, devletsırlarına karşı suçların ve casusluk suçlarının kasıt veya taksirleişlenmesinin meslekte gerekli vasıfların mevcudiyeti yönünden olumsuzdeğerlendirilmesinin yasakoyucunun takdir hakkı içinde kaldığı, bu suçlardandolayı verilecek cezanın az veya çok oluşunun değil suçun niteliğinin esasalındığı, bunun kişilere ek cezalar verilmesi veya feri ceza tertibi anlamınagelmediği, bu suçları işlemiş olanların meslekten yasaklanmasının değil mesleğeehil olmadıklarının kabul edildiği, kuralın bu mesleklerin kamu düzenigereklerine uygun olarak ve saygınlık içinde yürütülmesini sağlamaya yönelikolduğu, bu nedenle mesleğe esasen uygun görülmeyen kişilerin mesleğiyapmalarına engelin sürekli olduğu, aldıklara cezalara göre süre itibariylekademeli bir düzenleme öngörülmesinin amaca elverişli olmayacağı açıktır.
Kural bu nedenlerle Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukukdevletinin gereklerine aykırı olmadığı gibi, meslekten yasaklanan kişileraldıkları eğitim ve becerilerine uygun başka işler de yapabileceklerinden,Anayasa'nın 49. maddesinde yer alan çalışma hakkının ölçüsüz birkısıtlamasından da söz edilemez.
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞI OY
3568 sayılı Yasa'nın değiştirilen 22. maddesinin birinci fıkrasıson tümcesi ile 35. maddesinin birinci fıkrası son tümceleri odalarda ve birlikyönetim kurulu başkanlık seçimlerinde iki defa başkanlığa seçilmiş olanların,aradan iki seçim dönemi geçmedikçe bir daha yönetim kurulu üyeliğineseçilemeyeceğini ifade etmektedir.
İptali istenen kuralın benzeri mahkememizin 2005/78 E., 2005/59 K.sayılı kararı ile denetlenmiş ve Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine aykırıbulunarak iptal edilirken kuralın getirdiği sınırlamanın ayrıca sosyal eşitliğizedelediği, seçenin kanaatinin serbestçe oluşmasını da engellediği gibinedenler ile farklı gerekçelerle karara katınılmış idi.
İptali istenen kural, yasalaşmadan önce henüz tasarı halinde iken,Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki seçimler için uygulanacak olmasıdüşünülmüş ise de, yasanın TBMM görüşmelerinde verilen bir önerge ile kuralın01.04.2008 tarihinden sonra yapılan seçimler için uygulanacağının kabuledildiği ve böylece bu tarihten önce bu kuralı bilmeksizin seçilmiş olanlaryönünden yeni seçim dönemleri için bir sınırlama getirdiği görülmektedir.
Seçilmişler yönünden öngörülmemiş gelecek için getirilmiş buengelleme adil düzen duygusu, hukuk güvenliği, yasaların geleceğe yöneliköngörülebilir belirlemeler yapan kurallar içermesi gerekliliği, zorunluluklarhariç yasaların geçmişe yürümemesi gibi temel hukuk devleti ilkelerineaykırılıklar içermektedir.
Ayrıca, sosyal hukuk devletinin bireyin gelişimine katkısınınzorunlu olduğu, birey çıkarı ile toplumsal yararı dengeleme adına özgürlükleremüdahil oluna bilinirse de kuralda seçilmişlerin yeniden seçilememesi yönündeinandırıcı kamusal korunan bir değer bulunduğu anlaşılamadığından sınırlamanınölçülü ve adil olduğu söylenemeyecektir. Kaldı ki Anayasa'nın 135. maddesindeyöneticilere seçilme yönünden getirilmiş bir sınırlama alanı dabulunmamaktadır.
Seçme ve seçilme hakkına getirilen bu sınırlama ile seçilememeyasağı var oldukça seçen yönünden, seçme iradesine kural ile getirilen bumüdahalenin demokratik bir hukuk devletinde anayasal dayanağı bulunmamaktadır.Anılan gerekçeler ile çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
KARŞIOY GEREKÇESİ
3568 sayılı Yasa'nın 10.7.2008 günlü 5786 sayılı Yasa'nın 8.maddesi ile değiştirilen 22. maddesinin birinci fıkrasının son tümcesinde,'Odalarda üst üste iki seçim döneminde iki defa Yönetim Kurulu başkanlığınaseçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğineseçilemezler'; aynı Yasa'nın 35. maddesinin 5786 sayılı Yasa'nın 12. maddesiile değiştirilen birinci fıkrasının son tümcesinde de 'Üst üste iki seçimdöneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilmiş olanlar, aradaniki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler'.denilmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin 30.9.2005 günlü, E:2005/78, K:2005/59 sayılıKararına ilişkin farklı gerekçede de belirtildiği gibi, Anayasa'nın 135.maddesinin birinci fıkrasında, 'Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veüst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarınıkarşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlereuygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halkile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinive ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleritarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oylaseçilen kamu tüzelkişileridir.' denilerek, kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşlarının, kuruluş ve işleyişlerinin demokratik esaslara uygun olmasıamaçlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmıştır. Demokratikdevlet ilkesinin olmazsa olmaz koşulu hiç kuşkusuz, serbest, eşit, gizli oyesasına göre katılımı gerçekleştiren ve yargı yönetim ve denetimi altındayapılan seçimlerdir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının organlarının kendiüyeleri tarafından seçilmelerinin öngörülmesinin, üyeler yönünden seçme,adaylar yönünden ise seçilme hakkının kullanılması sonucunu doğurduğu açıktır.
Dava konusu kurallarla odalarda, Yönetim Kurulu Başkanlığına veBirlikte de Birlik Yönetim Kurulu Başkanlığına üst üste iki seçim döneminde ikidefa seçilmiş olanların aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kuruluüyeliğine seçilmeleri engellenmektedir. Bu kurallarla seçme ve seçilme hakkıyönünden getirilen sınırlama, Demokrasi anlayışı ile bağdaşmadığı gibi,Anayasal dayanaktan da yoksun bulunmaktadır. Uygulamada görülen birolumsuzluğun demokratik işleyişe müdahale nedeni sayılmasının, giderek daha büyüksınırlamalara yol açma tehlikesi göz ardı edilemez. Demokratik hukuk devletiesasını benimseyen Anayasa kamu yararı veya benzer bir gerekçe ile de olsa butür müdahalelere izin vermemektedir.
Öte yandan, Anayasa'nın 135. maddesinin ilk fıkrasında, kamukurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının organlarının, kanunda gösterilenusullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçileceği öngörülerek, bukonuda yasa koyucuya düzenleme yetkisi verilmiş ise de, bu yetki yalnız seçimusullerinin belirlenmesiyle sınırlıdır. Seçme ve seçilme hakkınınkullanılmasına getirilen engellemelerin bu kapsamda olmadığı açıktır.Anayasa'nın 6. maddesine göre, hiç kimse veya organ kaynağını Anayasa'danalmayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağından, yasa koyucunun Anayasa'dasınırlama nedenleri gösterilmemiş demokratik hakların, kullanılmasınıengelleyecek düzenlemeler yapması olanaklı değildir.
Açıklanan nedenlerle belirtilen kuralların Anayasa'ya aykırıolduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞI OY VE EK GEREKÇE
5786 sayılı Kanun'un;
1- 8. maddesiyle değiştirilen 3568 sayılı Kanun'un 22. maddesininbirinci fıkrasının 'Odalarda üst üste iki seçim döneminde iki defaYönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemigeçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler' biçimindeki soncümlesinin,
2- 12. maddesiyle değiştirilen 3568 sayılı Kanun'un 35. maddesininbirinci fıkrasının 'Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulubaşkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe yönetimKurulu üyeliğine seçilemezler' biçimindeki son cümlesinin,
3- 20. maddesiyle eklenen 3568 sayılı Kanun'un GEÇİCİ MADDE 10.birinci fıkrasının '1/4/2008 tarihinden sonra yapılan seçimlerdenitibaren üst üste iki seçim döneminde iki defa oda veya Birlik Yönetim Kurulubaşkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe YönetimKurulu üyesi olarak seçilemezler' hükmünün,
Anayasa Mahkemesi'nin 30.09.2005 günlü, E.2005/78, K.2005/59sayılı Resmî Gazete'nin 21.07.2006 günlü, 26235 sayılı baskısında yayımlananKarar'ının 'Değişik gerekçe' bölümünde Anayasa'ya aykırılık nedeni olarakbelirttiğim gerekçeyle söz konusu kurallar Anayasa'nın 13. ve 67. maddelerineaykırıdır.
Bu nedenle 3568 sayılı Kanun'un 22. ve 35. maddelerinin soncümlelerinin iptallerine,
GEÇİÇİ 10. maddesinin birinci fıkrasının iptal gerekçesineise bu gerekçenin de eklenerek iptaline,
Karar verilmesi gerektiğinden, çoğunluk görüşüne katılmadım.
Üye
Mehmet ERTEN
DEĞİŞİK EK GEREKÇE
İptal istemine konu 3568 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (d) bendiile serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli malimüşavirlik mesleklerini icra etmeye engel birtakım suçlardan dolayı mahkûmiyethalleri sayılırken, 'milli savunmaya karşı suçlar devlet sırlarınakarşı suçlar ve casusluk' suçları da bu cümleden olmak üzereifade edilmiştir. Anılan meslekleri icra edenlerin oluşturduğu birliğin(TÜRMOB) Anayasa'nın 135. maddesinde ifadesini bulan 'kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşu' olduğu izahtan varestedir. Dolayısiyle, yasakoyucunun bumesleği icra edecekler yönünden birtakım kısıtlayıcı hükümler koyması, sahipolduğu takdir yetkisinin doğal sonucudur. Ne var ki yasakoyucunun bu yetkisinikullanırken Anayasa'nın 135. maddesi çerçevesi içinde kalması da zaruridir.Anılan maddede, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üstkuruluşlarının ''meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olanilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere'' kanunlakurulan kamu tüzelkişilikleri olduğu ifade edilmektedir. İptal istemine konusuçların Anayasa'nın 135. maddesinde işaret edilen kriterlerle uyumsağlamadığı, bir mesleği ifadan men gibi çok ağır bir hak yoksunluğu sonucunudoğuran kuralın ölçüsüz olması itibariyle Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilenhukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı, dolayısiyle kuralın bu ek gerekçe ile deiptali gerektiği kanısındayım.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
KARŞIOY YAZISI
Yeminli mali müşavirler gerçek ve tüzel kişilerin mali tablolarınıve beyannamelerinin mevzuata uygun olup olmadığını onaylarken, vergi incelemeyetkisi almış olanlar gerçek ve tüzel kişilerin hesaplarını denetleyebilmekte,ödenecek vergi veya benzeri mali yükümlülükler ortaya çıkması durumunda vergitarh edilmesini veya vergi cezası kesilmesini talep edebilmektedirler. Özetleyeminli mali müşavirlerin görevi 'ONAYLAMA', vergi inceleme yetkisi almışolanların görevi ise 'DENETİMDİR'.
Yeminli mali müşavirler, kamu hizmeti gören, kendi nam ve hesabınaçalışan kişiler olup, Anayasa'nın 135. maddesinde ifade olunan kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşlarına mensupturlar. Anayasa'nın 135. maddesincekamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları; '' meslek mensuplarınınbirbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde DÜRÜSTLÜĞÜ ve GÜVENİ hakimkılmak üzere meslek DİSİPLİNİ ve AHLAKINIkorumakmaksadı ile kanunla kurulan' tüzelkişilik olarak tanımlanmıştır. Butanımlamadan hareket edildiğinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşumensubu Yeminli Mali Müşavirlerin DÜRÜST, GÜVENİLİR ve MESLEK DİSİPLİN veAHLAKINI korumakla yükümlü kişiler olması gerektiği açıktır. Kanunkoyucu buyüzden bu meslek mensuplarının milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşısuçlar ve casusluk suçlarından mahkum olmamasını şart koşmuştur. MilliSavunmaya, devlet sırlarına karşı suçlar ile casusluk suçları alelade ve basitsuçlar olmadığından bu suçları taksirli olarak dahi işlenmiş olanların YeminliMali Müşavir olamamaları kuralı Yasakoyucunun bu mesleğe verdiği önemin,duyulması gereken güvenin bir sonucudur. Meslek Mensubu olabilmenin genelşartlarının sayıldığı 5786 sayılı Kanun'un 4. maddesi (d) bendinde yer alanhususlar belirtilen gerekçelerle Yasakoyucunun takdirinde olan kurallar olup,kuralda Anayasa'ya aykırılık bulunmadığı kanaatinde olduğumdan aksi yöndekiçoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Celal Mümtaz AKINCI