ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/96
Karar Sayısı : 2011/3
Karar Günü : 6.1.2011
R.G. Tarih-Sayı :14.05.2011-27934
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Aydın Bölge İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 21.7.1953 günlü, 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un58. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ' ...7 gün içinde ...' ibaresinin Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırılığısavıyla iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
27.4.2007 tarihinde tebliğ edilen ödemeemrinin iptali istemiyle 28.5.2007 tarihinde açılan davada idare mahkemesinceverilen süre ret kararının bozulması istemiyle yapılan başvurunun incelenmesisırasında itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan mahkemeiptali istemiyle başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
21.7.1953 günlü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun'un itirazkonusu kuralı da içeren 58. maddesi şöyledir:
'Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcuolmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğtarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine aititiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında VergiUsul Kanunu hükümleri tatbik olunur.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet vemiktarını açıkça göstermesi lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.
(Mülga üçüncü fıkra: 28/1/2010-5951/1 md.)
İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamakmecburiyetindedir.
İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındakiitirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir.
İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.
Borcun tamamına bu madde gereğince vaki itirazların tamamen veyakısmen reddi halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihindenitibaren 7 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.
Borcun bir kısmına karşı bu madde gereğince vaki itirazlar malbildiriminde bulunma müddetini uzatamaz.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine dayanılmış,125. ve 142. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, MustafaYILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 13.11.2008 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında; ülkemiz yargı sisteminde yer alan mahkemelerinher birinde, farklı yargılama usul ve müracaat şekillerinin uygulandığı, sözkonusu farklı uygulamalardan birisinin de 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin1. fıkrasında yer alan '7 gün' lük dava süresi olduğu, zira İdari YargılamaUsulü Kanunu'nda idare mahkemelerinde açılacak davalar için 60, vergimahkemelerinde açılacak davalar için 30 günlük dava açma süresi öngörülürken,konusuna göre idare veya vergi mahkemesinde dava konusu edilebilecek olan ödemeemirleri için bu sürenin, itiraz konusu kuralla mahkeme farkı gözetilmeksizin 7gün olarak öngörüldüğü, bu durumun, karmaşa ve belirsizliğe yol açmak suretiylehukuk devletinin gerektirdiği 'belirlilik', öngörülebilirlik', 'hukukigüvenlik', 'istikrar' ve 'haklı beklenti' ilkeleri ile çelişkili bir sonucundoğmasına neden olduğu ve ödeme emrine karşı açılacak davalar açısından hakarama özgürlüğünün kullanılmaz hale geldiği, değişik türlerde çok sayıdamahkemenin ve her bir mahkeme için ayrı dava açma süresinin öngörüldüğü birsistemde, dava açma süresinin bir de işlem türüne göre farklılaştırılmasınınAnayasanın 2. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'yaaykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelerle bağlıdeğildir. Anayasa Mahkemesi taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile deAnayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, itiraz konusu kural ilgisinedeniyle Anayasa'nın 125. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
Başvuran Mahkeme, 21.7.1953 günlü, 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58.maddesinin birinci fıkrasının ' ... 7 gün içinde ...' ibaresinin iptaliniistemiştir. İptali istenilen kural uyarınca, ödeme emrine karşı konusuna göreidare veya vergi mahkemesine açılacak olan davaların 7 gün içinde açılmasıgerekmektedir. Bu sürenin geçirilmesinden sonra açılacak olan davalarınesasının incelenmesine imkan bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, temel hak veözgürlüklere dayanan, bu hakların korunup güçlenmelerine olanak sağlayan,adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devletorganlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlısayan, eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olan devlettir.
Anayasa'nın 'Hak arama hürriyeti' başlıklı 36. maddesinde,herkesin gerekli araç ve yollardan yararlanarak yargı organları önünde davacıya da davalı olarak sav ve savunma hakkı bulunduğu belirtilmektedir. Maddeylegüvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hakniteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden gerekenşekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkiligüvencelerden birisini oluşturmaktadır.
Ödeme emri ile borçludan, tahakkukuitibariyle kesinleşmiş, ödeme vadesi dolmuş bir kamu alacağınınödenmesi istenmektedir. Ödeme emrinin bir idari işlemolması nedeniyle, bu işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda da,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uygulanmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Dava AçmaSüresi' başlıklı 7. maddesinde 'Dava açma süresi, özelkanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idaremahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.' hükmüyer almış, burada yapılan gönderme nedeniyle ödeme emrine karşı açılacakdavalarda uygulanması zorunluluğu ortaya çıkan, 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58.maddesinin birinci fıkrasında 7 günlük süre öngörülmüş; aynı maddede, kendisineödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcunun olmadığı veya kısmenödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava açabileceği öngörülmeksuretiyle ödeme emrine karşı açılacakdavalarda ileri sürülebilecek savlar sınırlandırılmış, kamualacağının oluşum safhasına ilişkin iddialara burada yer verilmemiştir.
Anayasa'da, idari işlemlere karşı açılacak davaların hangi süredeaçılacağına ilişkin olarak herhangi bir düzenleme yer almamış, 125. maddede,idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğubelirtilip, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimtarihinden başlayacağı öngörülmüş; 142. maddede de 'mahkemelerin kuruluşunun,görev ve yetkilerinin, işleyişlerinin ve yargılama usullerinin' yasa iledüzenleneceği belirtilerek konu yasa koyucunun takdirine bırakılmıştır. Bunedenle, diğer davalarda olduğu gibi, ödeme emrine karşı açılacak davalarda dadava açma süresini belirleme yetkisi, Anayasa'da belirlenen kurallara bağlıkalmak ve adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini gözetmek koşuluyla yasakoyucunun takdirindedir. Öte yandan, yükümlünün ödeme emri tebliğ edilmedenönceki aşamalarda idari işlemlere karşı dava açma hakkı da bulunmaktadır.
Yasakoyucu tarafından, ödeme emrinin özellik ve niteliği ile diğeridari işlemlerin özellik ve niteliklerindeki farklılıklar ve kamu hizmetlerininaksatılmadan yürütülebilmesi için kamu alacaklarının sürüncemedebırakılmamasındaki kamu yararı gözetilerek, ödeme emrine karşı açılacak davalariçin dava açma süresinin 7 gün olarak öngörülmesi, Anayasa'nın 2., 36., 125. ve142. maddelerine aykırı görülmemiştir. İtirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca,2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıpçalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'ninçalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, FettahOTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esassayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 21.7.1953 günlü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesindeyer alan '' 7 gün içinde'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
6.1.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI