ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2009/11
Karar Sayısı : 2011/93
Karar Günü : 9.6.2011
R.G. Tarih-Sayı :16.11.2011-28114
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 14. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 3.6.2007 günlü, 5684 sayılı SigortacılıkKanunu'nun 22. maddesinin (14) numaralı fıkrasının 'Bu sınırlandırmalarsöz konusu kimselerin eş ve velayeti altındaki çocukları için de geçerlidir.' biçimindekison cümlesinin, Anayasa'nın 2., 13. ve 48. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Bir süre (A) sınıfı sigorta eksperi olarakgörev yaptıktan sonra ara verdiği mesleğini yeniden aktif olarak icra etmeyönündeki talebi eşinin bir sigorta şirketinde yönetici olduğu gerekçesiyleHazine Müsteşarlığı tarafından reddedilen davacının, bu işlemin iptaliistemiyle açtığı davada itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırılığı savını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3.6.2007 günlü, 5684 sayılı SigortacılıkKanunu'nun 'Sigorta eksperleri' başlıklı 22. maddesinin itiraz konusu cümleyide içeren (14) numaralı fıkrası şöyledir:
'(14) Sigorta şirketlerinin, sigortaacentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişilerve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile meslekî faaliyette bulunanşirket çalışanları sigorta eksperliği yapamaz; tüzel kişi sigorta eksperlerininyönetim ve denetim kurullarında görev alamaz, imzaya yetkili olarak çalışamaz,bunlara ortak olamaz ve bunlardan ücret karşılığı herhangi bir iş kabuledemez. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve velayetialtındaki çocukları için de geçerlidir. '
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 13. ve 48.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, 26.2.2009 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- SINIRLAMA SORUNU
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, Anayasa Mahkemesineitiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemece, 3.6.2007 günlü, 5684 sayılıSigortacılık Kanunu'nun 22. maddesinin (14) numaralı fıkrasının 'Busınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve velayeti altındaki çocukları içinde geçerlidir.' biçimindeki son cümlesinin Anayasa'ya aykırılığı ilerisürülerek iptali istenilmiştir. Somut olayda davanın konusunu davacının aktifolarak sigorta eksperliği mesleğini icra etmek amacıyla TOBB nezdinde tutulanlevhaya kayıt talebinin eşinin bir sigorta şirketinde yönetici olması nedeniylereddedilmesi oluşturmaktadır. İptali istenen cümlede velayet altındaki çocuklarbakımından da aynı sınırlama yer almaktadır. Evlilik ve velayet ilişkilerininkişilere yüklediği hak ve mükellefiyetler birbirlerinden farklı olduğundanesasa ilişkin incelemenin '' eş ve'' sözcükleri ile sınırlıolarak yapılması gerekmektedir.
Bu nedenlerle, 3.6.2007günlü, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22. maddesinin (14) numaralıfıkrasının 'Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve velayetialtındaki çocukları için de geçerlidir.'biçimindeki son cümlesine ilişkinesas incelemenin, cümlede yer alan '' eş ve'' sözcükleri ilesınırlı olarak yapılmasına, 9.6.2011 gününde OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, eşleri sigorta şirketlerinin yönetim ya da denetiminde bulunan ve bunlar adınaimza atmaya yetkili kimselerin sigorta eksperliği yapamayacağı yönündekikuralın Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlenen çalışma ve sözleşme hürriyetiniölçülülük ilkesine aykırı olarak sınırlandırdığı; ayrıca eşleri bu durumda olup5684 sayılı Kanun'dan önceki dönemde sigorta eksperi olma hakkını kazanan vedilediği takdirde faal eksperlik görevine dönebileceği inanç ve güveni ilemesleğine ara vermiş kişilerin bu haklarının Kanun'da korunmamasınınAnayasa'nın 2., 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
İptali istenilen kuralda,sigorta şirketlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerinin ortaklarının,yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ve bunlar adına imza atmaya yetkiliolanlar ile bu kuruluşlarda mesleki faaliyette bulunan şirket çalışanlarınıneşlerinin sigorta eksperliği yapmaları ya da tüzel kişi sigorta eksperlerininyönetim ve denetim kurullarında görev almaları, imzaya yetkili olarakçalışmaları, bunlara ortak olmaları ya da bunlardan ücret karşılığında herhangibir iş kabul etmeleri yasaklanmıştır. Kuralın gerekçesinde ise sigortaeksperliğinin temel ilkesi olan bağımsızlık ve tarafsızlığın sağlanabilmesiniteminen sigorta şirketlerinin, acentelerinin ve brokerlerinin ortakları yönetimve denetim kurulu üyeleri ile bu şirketlerde doğrudan sigortacılıkla ilgilifaaliyette bulunan çalışanların eksperlik yapamayacaklarına ve tüzel kişieksperlere ortak ya da yönetici olamayacağına ilişkin düzenleme yapıldığıvurgulanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesindeCumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarınasaygı gösteren ve bu hakları koruyucu adaletli bir hukuk düzeni kurupsürdürmekle kendisini yükümlü sayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'yauyan, işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan devlettir. Böyle birdüzenin kurulması, yasama, yürütme ve yargı alanına giren tüm işlem veeylemlerin hukuk kuralları içinde kalması, temel hak ve özgürlüklerin anayasalgüvenceye bağlanmasıyla olanaklıdır.
Anayasa'nın 13.maddesinde, 'Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.' denilmektedir.
Anayasa'nın 'Çalışma vesözleşme hürriyeti' kenar başlıklı 48. maddesinde 'Herkes dilediğialanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmakserbesttir.
Devlet, özelteşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygunyürütülmesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirlerialır.' kuralı yer almaktadır. Maddenin gerekçesinde ise, 'Hürriyettemeline dayalı bir toplumda irade serbestliği çerçevesinde ferdin sözleşmeyapma, meslek seçme ve çalışma hürriyetlerinin garanti altına alınmasıtabiîdir.
Ancak, buhürriyetler, kamu yararı amacı ile ve kanunla sınırlanabilir. (') Devlet, kamuyararı olan hallerde ve mili ekonominin gerekleri ve sosyal amaçlarla özelteşebbüs özgürlüğüne sınırlamalar getirebilir. (')' denilmektedir.
Sosyal ve ekonomik yaşamda ortaya çıkan çeşitli risklerin teminataltına alınmasını sağlaması ve ekonomik gelişmeye uzun vadeli fon yaratmasınedeniyle yaygın bir kitleyi ilgilendiren sigortacılık faaliyetlerine yönelikdüzenlemelerin, bu hukuksal kurumun gerektirdiği güveni sağlayacak nitelikteolması zorunludur. Bu nedenle sigortalanan değer ve ortaya çıkan hasarıntespitine yönelik sigorta eksperlerince hazırlanan raporların objektif veyansız olması gerekir. Eksperlerin uzmanlıklarının gerektirdiği mesleki bilgive niteliğe sahip olmalarının yanında bağımsızlıklarının ve tarafsızlıklarınınsağlanması, sigorta ettiren ve sigortacı açısından olduğu kadar sigortacılıkkurumunun istikrar ve güvenliği bakımından da büyük önem taşımaktadır.
Sigorta eksperliği mesleğinin gerekleri ile tarafların karşılıklıhak ve yükümlülükleri göz önünde tutularak, mesleğin icrasında dürüstlüğü vegüveni egemen kılmak için diğer sigorta unsurlarıyla aralarındaki ilişkileri vefaaliyet alanını da değerlendirmek suretiyle, ortaya çıkabilecek çıkarçatışmalarını ya da etik değerleri zedeleyebilecek durumları engellemekamacıyla, yasakoyucunun gerekli önlemleri almasının kamu yararının bir gereğiolduğu kuşkusuzdur.
Sigorta eksperlerinin bağımsızlık ve tarafsızlığını sağlamayayönelik olarak 5684 sayılı Kanun'un 22. maddesinin (10) numaralı fıkrasındasigorta eksperliğinin mutad meslek olarak yapılmasının gerektiği, bufaaliyetlerin devamı süresince esnaf veya tacir sıfatıyla mesleğin niteliği ilebağdaşması mümkün olmayan başka bir işle uğraşılamayacağı, sigorta acenteliğive brokerlik faaliyetinde bulunulamayacağı belirtilmektedir. (13) numaralıfıkraya göre ise sigorta eksperi tarafsız olmak zorundadır. Sigortaeksperlerinin, taraflardan birisi ile aralarında tarafsızlığı şüpheye düşürecekönemli nedenler ya da 18.6.1927 günlü, 1086 sayılı Hukuk Usûlü MuhakemeleriKanunu'nun 245. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralıbentlerinde yazılı derecelerde akrabalık veya bir iş ortaklığı varsa, bu görevikabul edemeyecekleri, bu yasağın, tüzel kişi sigorta eksperlerinin yanındaçalıştırdıkları sigorta eksperleri için de geçerli olduğu, buna aykırı olarakdüzenlenen raporların hüküm ifade etmeyeceği belirtilmektedir.
Yasakoyucu, çalışma hürriyeti ile ilgili bir konuyu düzenlerkenhukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilkeise 'elverişlilik', 'gereklilik' ve 'orantılılık' olmaküzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. 'Elverişlilik', başvurulan önleminulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, 'gereklilik' başvurulanönlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını ve 'orantılılık'ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyüifade etmektedir.
Ölçülülük ilkesi nedeniyle devlet, sınırlamadan beklenen kamuyararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir dengeyi sağlamaklayükümlüdür. 5684 sayılı Kanun'un 22. maddesinin (10) ve (13) numaralıfıkralarındaki düzenlemeler karşısında sigorta eksperlerinin eş ve yakınakrabalarının ortağı ya da yöneticisi bulunduğu sigorta şirketinin taraf olduğuuyuşmazlıklarda eksperlik görevi icra etmelerine zaten imkân bulunmamakta olupbu kişilerin sigorta eksperliği mesleğini icra etmelerinin tümüyleyasaklanması, ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli ve orantılı bir tedbirolarak görülemez. İtiraz konusu kural, kamu yararı ile bireyin hak veözgürlükleri arasında adil bir denge oluşturmadığından ölçülülük ilkesineaykırılık içermektedir.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 2., 13. ve 48. maddelerineaykırıdır. İptali gerekir.
Alparslan ALTAN bu görüşe katılmamıştır.
VII- SONUÇ
3.6.2007 günlü, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22. maddesinin(14) numaralı fıkrasının son cümlesinde yer alan ' ' eş ve '' sözcüklerinin Anayasa'yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE, Alparslan ALTAN'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,9.6.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
3.6.2007 günlü, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22. maddesinin(14) numaralı fıkrasının, 'Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eşve velayeti altındaki çocukları için de geçerlidir.' biçimindeki sontümcesinde yer alan 'eş ve' sözcükleri Anayasa'nın 2., 13. ve 48. maddelerineaykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Sigortacılık Kanunu'nun 22. maddesinin (14) numaralı fıkrasınınilk tümcesinde, sigorta şirketlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerinortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmayayetkili olanlar ile mesleki faaliyette bulunan şirket çalışanlarının sigortaeksperliği yapamayacakları, tüzel kişi sigorta eksperlerinin yönetim ve denetimkurullarında görev alamayacakları, imzaya yetkili olarak çalışamayacakları,bunlara ortak olamayacakları ve bunlardan ücret karşılığı herhangi bir iş kabuledemeyecekleri kuralına yer verilmiştir. İptali istenen son tümcede ise sözkonusu sınırlamaların bu kişilerin eş ve velayetleri altındaki çocuklarıbakımından da geçerli olduğu ifade edilmektedir.
Sigortacılık faaliyetlerinde bulunan kişi vekuruluşların bağımsızlığının ve tarafsızlığının sağlanması vekorunması, başta sigortalılar ve sigorta şirketleri olmak üzere sigortacılıkalanında faaliyette bulunan malî kuruluşlar ve ülke ekonomisi açısından büyükönem taşımaktadır. Bu durum sözkonusu meslek grubunun çalışma ilkelerininbağımsızlık ve tarafsızlık güvencesini sağlayacak biçimde oluşturulmasınızorunlu kılmaktadır. Bağımsızlık ve tarafsızlığın amacı, her türlü etki baskı,yönlendirme ve kuşkudan uzak kalınarak görevin yapılacağı konusundaki güven veinancı yerleştirmektir.
Sigorta eksperinin eşi ya da velayeti altındaki çocuğunun sigortaşirketleri ya da sigorta acentelerinin ortağı veya idarecisi olması yahutbrokerlik yapması sigorta ilişkisinin taraflarında bu görevin ifasındayakınlarının menfaatlerinin gözetilip kollanıldığı konusunda bir kanınınoluşmasına neden olabilecektir. Bu durum, yalnızca sigorta sözleşmesinintaraflarına değil, aynı zamanda azami hüsnüniyet ve güven ilkelerine dayalıolan sigortacılık kurumunun tümüne yönelik kuşkular oluşmasına, sektörün zararauğramasına yol açabilecektir.
Yasa koyucu, hâkimlik, tanıklık, bilirkişilik ve bunlara benzerözellikler taşıyan mesleki faaliyetler açısından bu hususu göz önünde tutarakeşler arasındaki ilişkinin neden olabileceği sakıncaların önüne geçmek vekişiler üzerindeki olumsuz algıya neden olmamak amacıyla özel düzenlemelergetirmiştir.
Sigortacılık Kanunu ile itiraz konusu kuralda olduğu gibi sigortafaaliyetleri yürüten kişi ve kurumların bu faaliyetlerinin devamı süresincemesleğin temel ilkesi olan bağımsızlık ve tarafsızlıkla bağdaşması mümkünolmayan başka işlerle iştigalini yasaklayan çeşitli düzenlemeler getirilmiştir:
Sigortacılık Kanunu'nun 21. maddesine göre, sigorta şirketlerinin,sigorta acentelerinin ve sigorta eksperlerinin ortakları, yönetim vedenetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ilemeslekî faaliyette bulunan şirket çalışanları; brokerlik yapamaz, tüzel kişibrokerin yönetim ve denetim kurullarında görev alamaz, imzaya yetkili olarakçalışamaz, bunlara ortak olamaz ve bunlardan ücret karşılığı herhangi bir işkabul edemez. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve velayetialtındaki çocukları için de geçerlidir.
Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesine göre, sigorta şirketlerinin,sigorta sözleşmeleri için brokerlik yapanların ve sigorta eksperlerinin yönetimve denetiminde bulunan kişiler ile bunlar adına imza atmaya yetkili olanlarsigorta acentelerinin yönetim ve denetim kurullarında görev alamaz; imzayayetkili olarak çalışamaz; bu şirketlere ortak olamaz ve bunlardan ücretkarşılığı herhangi bir iş kabul edemez. Bu sınırlandırmalar söz konusukimselerin eş ve velayeti altındaki çocukları için de geçerlidir. Ancak, sigortaşirketlerinin yönetiminde, denetiminde bulunan kişiler ile bunlar adına imzaatmaya yetkili olanların eş ve velayeti altındaki çocukları için sınırlandırmabu kişilerin faaliyette bulunduğu şirketin sigorta acenteliği içindir.
Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine göre, sigorta hakemleri veraportörler tarafsız olmak zorundadır. Sigorta şirketlerinin, reasüransşirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin,sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunankişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlardameslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri vebrokerler sigorta hakemliği yapamaz. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerineş ve çocukları için de geçerlidir. Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 28.maddesi sigorta hakemleri hakkında da uygulanır.
Benzer düzenlemeler başka kanunlarda da yeralmaktadır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11. maddesinde, ihaleyi yapanidarenin ihale yetkilisi kişileri ile bu yetkiye sahip kurullarda görevlikişiler ile ihaleyi yapan idarenin ihale konusu işle ilgili her türlü ihaleişlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve onaylamakla görevliolanların eşleri ve üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayınhısımları ile evlatlıkları ve evlat edinenlerinin doğrudan veya dolaylı veyaalt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelerekatılamayacakları belirtilmiştir.
Yine 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun;
- 50. maddesinde bankaların, yönetim kurulu üyelerine, genelmüdüre, genel müdür yardımcılarına ve kredi açmaya yetkili mensuplarına;bunların eş ve velâyet altındaki çocuklarına; tek başlarına ya da birliktesermayesinin yüzde yirmibeş veya fazlasına sahip oldukları ortaklıklara vebunlar dışında kalan mensupları ile bunların eş ve velâyeti altındakiçocuklarına her ne şekil ve surette olursa olsun nakdî ve gayrinakdî krediveremeyecekleri, tahvil ya da benzeri menkul kıymetlerini satın alamayacakları,
- 51. maddesinde, kredi açma yetkisini haiz olanların, kendileriile eş ve velâyeti altındaki çocuklarının veya bunlarla risk grubu oluşturandiğer gerçek ve tüzel kişilerin taraf olduğu kredi işlemlerine ilişkindeğerlendirme ve karar verme aşamalarında yer alamayacakları ve bu hususuyazılı olarak yetkililere bildirecekleri,
- 86. maddesinde, Kurul Başkan ve üyelerinin; 115. maddesinde iseFon Kurulu Başkan ve üyelerinin göreve başlamadan önce kendilerinin veya eş vevelâyeti altındaki çocuklarının sahibi bulunduğu menkul kıymetlerden Hazinetarafından çıkarılan borçlanmaya ilişkin olanlar hariç Kurumun düzenlemek vedenetlemekle sorumlu olduğu kuruluşların her türlü sermaye piyasası araçlarınıeş, evlatlık, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayınhısımları dışındakilere otuz gün içinde satmak suretiyle elden çıkarmak zorundaoldukları, Kurul üyeliklerine atanmalarından itibaren otuz gün içinde bufıkraya uygun hareket etmeyen üyelerin, üyelikten çekilmiş sayılacakları,
hükme bağlanmıştır.
Anayasa yargısında yasa kuralının diğer yasa kurallarıylakarşılaştırılması ile anayasaya aykırılık değerlendirmesi yapılamamaklabirlikte, bu tür düzenlemelerin özellikleri konusunda fikir vermesi açısındanbelirtilen bu kurallarda ilgili meslek alanının gerektirdiği güven vetarafsızlığın sağlanması ve korunmasının amaçlandığı görülmektedir.
Çoğunluk kararında itiraz konusu düzenlemenin Anayasa'dadüzenlenen çalışma ve sözleşme özgürlüğünü Anayasa'nın 2., 13. ve 48.maddelerine aykırı olarak sınırlandırdığı belirtilmektedir.
Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği belirtilmiştir. Bu durumda özelmaddesinde bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olan temel hak ve özgürlükleryönünden konuya salt pozitivist açıdan yaklaşıldığında, anayasa koyucunun, özelmaddesinde sınırlama nedeni öngörmediği temel haklar ve özgürlüklerisınırlayamayacağını kabul etmek gerekecektir. Ancak günümüzde doğal hukukadayalı sınırsız bir özgürlük anlayışı terkedilmiştir. Çağdaş gelişmelere uygunolarak, Anayasamızda da sınırsız ve içeriksiz özgürlük anlayışındanuzaklaşılarak bir yandan siyasi iktidarı sınırlandıran bir yandan da toplumsaliçeriğe ve konuma sahip olan pozitif bir özgürlük anlayışı benimsenmiştir.İlgili maddelerinde hak ve özgürlüklere hiçbir sınırlama getirilmemiş olsabile, bunların niteliklerinden ve eşyanın tabiatından kaynaklanan doğal sınırlarınınbünyelerinde mündemiç bulunduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle, yasa koyucunun,hakkında hiçbir sınırlandırma nedenine yer verilmemiş olan temel hak veözgürlüklerin koruma alanları dışında kalan kullanım alanlarına belli kayıtlarve sınırlar getirebileceği kabul edilmelidir.
Belirli bir mesleğin icra edilebilmesi bakımından, bu meslek ileçıkar çelişkisi göz önünde tutularak bu meslekleri icra eden kişilerle belirlidüzeyde akrabalık ilişkisinin bulunmasının, bu mesleği icra etmeye engel olarakdüzenlenmesi, bu mesleği icra için gerekli vasıflardan birisi olarakdeğerlendirilmelidir. Sözkonusu düzenlemelerle, Anayasa'nın çalışma hak veözgürlüğü ile ilgili güvence altına aldığı özgürlüğün norm alanıdaraltılmamakta, koruma alanının sınırları belirlenmektedir. Zira, Anayasa'daçalışma özgürlüğünün güvence altına alınmış olduğu olgusuna dayalı olarak,itiraz konusu kuralla düzenlenen sigorta eksperliği mesleğinin, her isteyentarafından icra edilmesine olanak sağlanması gerektiği şeklinde bir sonucaulaşmak anayasal denetimle bağdaşmaz. Bu nedenle, sigorta eksperliği mesleğiningerektirdiği nitelik ve yeterlilikleri belirleme konusunda yasakoyucunun takdiryetkisinin bulunduğunun kabulü gerekir. Sigorta eksperliği mesleğinin faaliyetalanı, diğer sigorta unsurlarıyla aralarındaki ilişkiler, meslekî ilkeleri, hakve yükümlülükleri değerlendirmek suretiyle, ortaya çıkabilecek çıkarçatışmalarını ya da etik değerleri zedeleyebilecek durumları engellemekamacıyla kişilerin kendileri, eşleri ya da velayetleri altındaki çocuklarınınicra ettikleri belirli meslekleri ya da belirli alandaki faaliyetlerin, bukişilerin aralarındaki hukuki ve sosyal ilişkinin boyutları göz önündetutularak aktif sigorta eksperliği yapmaya engel olarak düzenlenmesi yasakoyucunun takdirindedir. Bu bağlamda sigorta eksperliği mesleği ya da göreviningereklerinin göz önünde tutularak bunları icra edenlerin birbirleriyle vetoplumla ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni egemen kılmak için gereklidüzenlemelerin yapılması olağandır.
Hukuk devletinde yasa koyucunun kazanılmış hakları ihlal etmemekkoşuluyla geleceğe yönelik olarak statü hukukunda değişiklik yapmasına ya dayeni kurallar koymasına, kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin koşullarıbelirlemesine engel bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle kuralın Anayasa'nın 2., 13. ve 48. maddelerineaykırı yönünün bulunmadığı ve iptal isteminin reddine karar verilmesi gerektiğidüşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmadım.
Üye
Alparslan ALTAN