ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2009/17
Karar Sayısı: 2009/47
Karar Günü : 12.3.2009
R.G. Tarih-Sayı :25.06.2009-27269
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Düzce 1. Sulh CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1- 26.9.2004 günlü,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin (3) numaralı fıkrasının"fili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanlar" bölümü,
2- 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesiyle eklenen (7)numaralı fıkrasının,
Anayasa'nın 2., 10., 11., 30. ve 38. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık hakkında açılan kamudavasında itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu bölümü de içeren50. maddesi şöyledir:
"MADDE 50- (1) Kısa süreli hapiscezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecindeduyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtanönceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamakamacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devametmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veyagerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmişolması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatıyapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle vegönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenekolarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlîpara cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla,mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediğitarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanlarınmahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkradayazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun sürelide olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a)bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksirhalinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilenadlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılantebligata rağmen otuz gün içinde seçenek (Değişik ibare: 5739 - 26.2.2008/ m.4)"tedbirin" gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veyabaşlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapiscezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infazedilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayannedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbirdeğiştirilir."
2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun itiraz konusu fıkrayı daiçeren 231. maddesi şöyledir:
"Madde 231- (1) Duruşma sonunda, 232nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrasıokunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları,mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa buda bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Sanığa yüklenen suçtandolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, (Değişik ibare:5728-23.1.2008/m.562) "iki yıl" veya daha az süreli hapis veyaadlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararverilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geribırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifadeeder.
(6) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamışbulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutumve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususundakanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamengiderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Açıklanmasının geribırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez vekısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetimsüresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemeninbelirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veyasanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamukurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasınıngözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devametmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğüyerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Altıncı fıkranın (c)bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkındamağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halindeödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geribırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Denetim süresi içindekasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükümortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Denetim süresiiçinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme,kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunudeğerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infazedilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasınınertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni birmahkûmiyet hükmü kurabilir.
(12) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(13) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarakCumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddedebelirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Ek fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.23.md;Değişik fıkra:23/01/2008-5728 S.K./562.mad) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geribırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altınaalınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 11., 30. ve 38.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN,Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ veZehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 12.3.2009 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesinin (7) numaralı fıkrasındaki düzenleme ile 5237 sayılı Türk CezaKanunu'nun 50. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan, "fiiliişlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkum edildiği biryıl ve daha az süreli hapis cezalarının birinci fıkrada yazılı seçenekyaptırımlara çevrileceğine" ilişkin düzenlemenin birbiriyle çeliştiği,Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uygulandığında Türk Ceza Kanunu'nun 50.maddesinin (3) numaralı fıkrasında yazılı emredici kuralın ihlal edilmişolacağı belirtilerek itiraz konusu kuralların Anayasa'nın 2. maddesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu kısa süreli hapiscezasına seçenek yaptırımların düzenlendiği 50. maddesinin itiraz konusu bölümüde içeren (3) numaralı fıkrasına göre, daha önce hapis cezasına mahkûmedilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapiscezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeşyaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapiscezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceğiöngörülmüş ve hakime seçenek yaptırıma karar verme zorunluluğu getirilmişbulunmaktadır. Hakime seçenek yaptırımın türünü belirleme konusunda takdiryetkisi tanınmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 49. maddesinin (2) numaralıfıkrasına göre, hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları kısasüreli hapis cezası olarak adlandırılmaktadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin (7)numaralı fıkrasında ise, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenhükümde, mahkûm olunan hapis cezasının ertelenemeyeceği ve kısa süreli olmasıhalinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği belirtilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinde yasakoyucu, ceza hukuku alanında yasama yetkisinikullanırken, Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarınabağlı kalmak koşuluyla, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suçsayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıylakarşılanmaları gerektiği; hangi hal ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya dahafifletici öğe olarak kabul edileceği konularında takdir yetkisine sahiptir.Kanun koyucu, günün şartlarına ve toplum ihtiyaçlarına göre suç teşkil edecekfiilleri tesbit edecek ve suçların işlenmesini önleyecek ve suç işleyenleritopluma kazandıracak cezaları kanunlaştıracaktır.
Hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin Ceza MuhakemesiKanunu'nun 231. maddesinin (7) numaralı fıkrası Türk Ceza Kanunu'nun 50.maddesinin (3) numaralı fıkrasından farklı bir durumu düzenleyen ve nihai kararverilirken gözetilmesi gereken bir hükümdür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesihalinde hakkında hüküm kurulmuş olan kişi henüz sanık konumundadır. Bu hükmebağlı olarak bu aşamada sanık hakkında herhangi bir hak yoksunluğu sözkonusudeğildir.
Mahkemece hükmün açıklaması ertelendikten sonra, sanığın yenidensuç işlemesi ve erteleme koşullarına aykırı davranması halinde kurulacak yenihükümde Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgözetilecektir. Hükmün açıklanmasının ertelenmesi sırasında seçenekyaptırımlara çevirme yasağı önleme ve caydırıcılık amacıyla getirilen birdüzenleme olup, deneme süresinin koşullara uygun geçirilmesi halindeaçıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararıverilecek, koşullara uyulmaması halinde ise hükümdeki hapis cezasınınertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilecektir.
Bu durumda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin(7) numaralı fıkrası ile Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin (3) numaralıfıkrası arasında bir çelişkinin değil uygulanma önceliğinin bulunduğu sonucunavarılmaktadır. Mahkeme koşullarının bulunması halinde öncelikle hükmünaçıklanması kurumu ile ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesinin (7) numaralı fıkrasına göre uygulama yaparak sanık hakkındaki hükmünaçıklanmasını erteleyecek, deneme süresinin suç işlenmeden ve yükümlülüklereuygun şekilde geçirilmesi halinde kamu davası düşürülecek; aksine davranılmasıhalinde ise, Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin (3) numaralı fıkrası dagözetilmek suretiyle sanık hakkında hüküm kurulacaktır.
Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin (3) numaralı fıkrası çelişkiiddiasından bağımsız olarak düşünüldüğünde daha önce hapis cezasına mahkûmedilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapiscezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeşyaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapiscezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesiniöngören bir düzenlemedir.
Kısa süreli hapis cezasına mahkûm olan kişinin infaz kurumunagirmesini önleyecek seçenek yaptırımlara hükmedilmesini sağlayan ve bu amaçlakimi halleri kısa süreli hapis cezasının adli para cezası veya diğer seçenektedbirlerden birine çevrilmesi açısından mahkemenin takdir yetkisinin olmadığıhâller olarak belirleyen Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin (3) numaralıfıkrasında yer alan kural yasakoyucunun takdir yetkisi kapsamında bulunduğundandeğerlendirilmesi gereken ve Anayasa'da belirlenen temel ilkelere aykırı biryönü bulunmamaktadır.
12.3.2009 günlü, E. 2007/14, K.2009/48 sayılı karardaki konuyailişkin gerekçeler, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin (7)numaralı fıkrası için de geçerli olduğundan Anayasa'ya aykırı görülmemiştir.İtirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ
1- 26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun50. maddesinin (3) numaralı fıkrasının "... fiili işlediğitarihte onsekiz yaşını doldurmamış ..." bölümünün,
2- 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun 231. maddesine 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesi ileeklenen (7) numaralı fıkranın,
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 12.3.2009gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ