ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
EsasSayısı: 2009/22
KararSayısı: 2009/55
Karar Günü : 7.5.2009
R.G. Tarih-Sayı :07.10.2009-27369
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Mersin 4. Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.12.2004 günlü, 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa'nın 23. maddesiyle eklenen (12) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 10. ve 11.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Elektrik enerjisi ile ilgili hırsızlık suçundan açılan davada,itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun itiraz konusu fıkrayı daiçeren 231. maddesi şöyledir:
'Madde 231 - (1) Duruşma sonunda,232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilenhüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları,mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa buda bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Sanığa yüklenensuçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, (Değişik ibare: 5728 -23.1.2008 / m.562) "ikiyıl" veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkinhükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanıkhakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamışbulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutumve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususundakanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamengiderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Açıklanmasınıngeri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezasıertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yılsüreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamaküzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiriolarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veyasanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamukurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasınıngözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devametmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğüyerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımıdurur.
(9) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Altıncıfıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylıktaksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Denetim süresiiçinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirineilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılanhüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Denetim süresiiçinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme,kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek;cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya dakoşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veyaseçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmükurabilir.
(12) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(13) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarakCumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddedebelirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md;Değişik fıkra:23/01/2008-5728 S.K./562.mad) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geribırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altınaalınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 10. ve 11. maddelerinedayanılmış, 2. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, HaşimKILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, FulyaKANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, SerdarÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla7.5.2009 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, iptali istenilen düzenlemelerin de içindebulunduğu Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde, hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına karar verildiği takdirde buna ilişkin kararların itirazatabi olduğunun belirtildiği, itiraz üzerine yapılacak incelemenin yalnızcahükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığıylailgili itiraza konu kurallarda belirtilen hükümler çerçevesinde sınırlı birinceleme niteliğinde olacağı, ancak denetim süresi içerisinde yeni bir suçişlenmesi halinde verilen kararın temyize tabi hale gelebileceği, hakkında dahaaz cezaya hükmedilen ve cezası ertelenen kimselerin kararları temyize tabiiken, daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı ceza istenen kimse yönünden verilenhükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraza tabi tutulmasınınsuç tipi ve hukuki durumları aynı olan kimselere farklı kurallarınuygulanmasına neden olacağı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralların Anayasa'nın10. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların, kanunhükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusundailgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir.İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılıkincelemesi yapabileceğinden, iptali istenen kuralla ilgisi nedeniyleAnayasa'nın 2. maddesi yönünden de inceleme yapılmıştır.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi sanık hakkında yapılanyargılama sonucunda verilecek mahkumiyet kararının açıklanmasınıngeri bırakılmasına ilişkin kuralları içermekte olup, maddenin itiraz konusu(12) numaralı fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınaitiraz edilebileceği belirtilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili kurallar kurumuntamamı gözetilerek değerlendirilmelidir. Hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verildikten sonra öngörülen süre, bir deneme süresidir.Kurum yalnızca sanığın menfaat ve çıkarları düşünülerek getirilmiş olmayıp,önemli ölçüde toplum menfaati ve kamu düzeninin korunması amaçlanmıştır.Mukayeseli hukukta suç ve suçlulukla mücadele, suç işlenmesinin önlenmesi vecaydırıcılık açısından bu ve buna benzer kurumlara geniş biçimde yer verildiğigörülmektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması için beş yıllıkbir sürenin öngörülmesi ve bu sürede uygulanmak üzere denetimli serbestliktedbiri olarak bir kısım yükümlülükler yüklenmesine olanak sağlanması yasakoyucunun suçve suçlulukla mücadele, caydırıcılık ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıylatakdir yetkisine dayanarak kabul ettiği bir sistemdir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka veAnayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olandevlettir.
Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadeleamacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulmasıDevletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkindüzenlemeler bakımından yasakoyucu Anayasa'nın temel ilkelerine veceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, soruşturma veyargılamaya ilişkin olarak hangi yöntemlerin uygulanacağı, toplumda bellieylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit veölçüde ceza yaptırımlarıyla karşılanmaları gerektiği,hangi hal ve hareketlerinağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği gibi konulardatakdir yetkisine sahiptir.
Öte yandan, (12) numaralı fıkrada hükmün açıklanmasının geribırakılması kararına itiraz edilebileceği belirtilmekte ise de, bu kuralla temyizincelemesi yolu kapatılmış değildir. İtiraz yolu, verilen kararın bir üst mercitarafından yeniden gözden geçirilmesini sağlayan ve kararın sağlığı bakımındangüvence oluşturan kanun yollarından biridir. Hükmün açıklanmasının geribırakılması kararları sanık hakkında hukuki sonuç doğuran kesin hükümniteliğinde olmadığından, deneme süresi sonunda verilecek düşme kararı veyageri bırakma koşullarına uyulmaması halinde verilecek karar hakkında esashükümle birlikte temyiz denetimi olanaklı bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER bugörüşe katılmamışlardır.
Yukarıda belirtilen gerekçe karşısında kuralın Anayasa'nın 10. ve11. maddeleri yönünden ayrıca incelenmesine gerek duyulmamıştır. Anayasa'nın10. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeye Ahmet AKYALÇIN ekgerekçeyle katılmıştır.
VI- SONUÇ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesiyle eklenen (12)numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, MehmetERTEN ile A. Necmi ÖZLER'in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 7.5.2009 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOYGEREKÇESİ
5560 sayılı Yasa ile 5271 sayılı Yasa'nın 231. maddesine fıkralareklenerek 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' adı altında yenidüzenlemelere yer verilmiştir.
Ceza hukukundaki çağdaş gelişmelere uygun olarak, daha hafif kabuledilebilecek suçlar yönünden, her suçlunun hemen cezalandırılması yerinedavranışlarının sonuçlarını, topluma karşı sorumluluklarını yenidendeğerlendirebilmesi için bir denetim sürecinden geçirilmesine olanak tanınması,bu arada suçtan zarar görenin tatmininin de sağlanmasını içeren düzenlemelereyer verilmesi, insan onurunu öne çıkaran devlet anlayışı içinde önemli biryeniliktir. Ancak, belirtilen amaç ve anlayış çerçevesinde getirildiğianlaşılan ve bu nedenle de kişi ve hak ve özgürlükleri bakımından ileri biraşamayı oluşturan dava konusu düzenlemenin, Anayasa ile uyumluolabilmesi için, hukuk devletinde vazgeçilemez kabul edilen sav, savunma veadilyargılanma hakkıgibi, bazı temel hak güvenceleri konusunda duraksamaya yolaçmaması gerekir.
231. maddeye eklenen dava konusu (12) numaralı fıkrada, 'Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir' denilmektedir. 5271sayılı Yasa'nın 267. ve devamındaki maddelerinde itiraz yolu düzenlenmektedir.Bu kanun yolunda, 288. maddede düzenlenen 'temyiz' yolunda olduğu gibi birhukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması nedenine dayalı incelemeyapılamayacağından 'itiraz', diğer nedenlerle sınırlı olarak incelenip kabulveya reddedilecektir. Ancak itirazın reddedilmesi ve daha sonra hükmün,açıklanmasını gerektiren koşulların oluşması halinde, bu hükme karşı temyizyoluna başvurulması sonucu 289. maddedeki hukuka aykırılık hallerinin tespitiile hükmünbozulmasına ve sanığın beraatine karar verilebilmesiolanaklıdır. Bu durumda, 231. maddenin (8) numaralı fıkrası uyarınca, hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına bağlı olarak hakkında denetimliserbestlik tedbirlerinden birinin uygulanmasına karar verilmiş olan sanık,beraat edebileceği bir davada önceden temyize başvurma hakkı olmaması nedeniylegereksiz bir yükümlülük altında bırakılmış olacaktır. Bu tür temel hakihlâllerine yol açılmaması için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınabağlı olarak herhangi bir yükümlülük getirilmemesi veya bu kararlara karşıtemyiz yolunun açılması gerekmektedir. Anayasa aykırılığın hangi şekildegiderileceği ise kuşkusuz, yasakoyucunun takdirinde olan birhusustur.
Açıklanan nedenlerle Yasa'daki düzenleme biçimiyle Anayasa'nın 2ve 36. maddelerine aykırı olan itiraz konusu (12) numaralı fıkranın, iptali veyeniden düzenleme yapılması için yasakoyucuya süre verilmesigerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
EKGEREKÇE
Başvuran Mahkeme itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10.maddesindeki eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu ileri sürmesine karşın karargerekçesinde bu yönden inceleme yapılmasına gerek görülmeyerek, Anayasa ve cezahukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla ceza düzenlemeleri yapmanınyasa koyucunun takdir yetkisi içinde bulunduğu vurgulanmaktadır.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesiyle herkesehiçbir ayırım gözetilmeksizin yasalar önünde eşit davranılması güvence altınaalınmakta, böylece bireylerin yasalardan eşit yararlanma konusundaki temelhaklarına da işaret edilmektedir. Eşitliğin hukuk devletinin de önde gelentemel ilkelerinden biri olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Yasa koyucunun ceza hukuku alanında düzenleme yaparken sahipolduğu takdir yetkisi, sınırsız olmayıp Anayasa ve hukukun genel ilkeleriylesınırlandırılmıştır. Başvuran mahkeme tarafından yasa koyucunun düzenleme yapmakonusundaki takdirini eşitlik ilkesine aykırı olarak kullandığı ilerisürülerek, yalnız Anayasa'nın değil, evrensel hukukun da temel ilkelerindenbiri olan eşitlik ilkesine aykırılıktan kaynaklanan bir temel hak ihlâlindensöz edilmektedir.
Ceza hukuku alanında, suç sayılan eylemlerin belirlenmesi vekorunan hukuki yarar, suçu işleyenler ile suçun nitelikleri gözetilerek bunlaraverilecek cezanın türü ve miktarının saptanması yasa koyucunun sahip olduğutakdir yetkisi içinde ise debu durum, özellikle eşitlik ilkesine aykırılık gibitemel hak ihlâli savları karşısında Anayasal denetim yapılmasına engeloluşturmaz. Esasen Anayasa yargısının amacı ve işlevi de bu denetimizorunlu kılmaktadır.
Bu nedenle konunun, başvuran Mahkeme'nin ileri sürdüğü eşitlikilkesi yönünden de incelenerek itiraz konusu kuralın hangi gerekçe ile builkeye aykırı olmadığının belirtilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğunkarardaki redde ilişkin görüşüne katılıyorum.
Üye
Ahmet AKYALÇIN
KARŞIOY
6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun'un; 23. maddesiyle 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine eklenen ve iptali istenen (12) numaralıfıkrasının Anayasaya uygunluk denetimi:
(12) numaralı fıkrada 'Hükmün açıklanmasının geribırakılması kararına itiraz edilebilir' denilerek, CezaMuhakemesi Kanunu'nun 267. ila 271. maddelerindeesas ve usulleribelirtilenitiraz yoluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınınincelenmesinin istenebileceği öngörülmüştür.
Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınıdüzenleyen 231. maddenin;
(5) numaralı fıkrasında, yapılan yargılama sonunda hükmolunancezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması halindemahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği,hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilekurulan hükmün hukuki sonuç doğurmayacağı;
(6) numaralı fıkrasında ise hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamasının,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum vedavranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususundakanaate varılmasının,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamengiderilmesinin,
aranacağı;
(8) numaralı fıkrasında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararının verilmesi halinde sanığın, beş yıl süreyle denetim süresine tabitutulacağı, bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemeninbelirleyeceği süreyle denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veyasanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumundaveya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimialtında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devametmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğüyerine getirmesine,
karar verilebileceği;
(9) numaralı fıkrasında da altıncı fıkranın (c) bendindebelirtilen < Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığızararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamengiderilmesi,'> ne ilişkin koşul derhal yerine getirilemediğitakdirde, verilen zarar denetim süresince aylık taksitler halinde ödenerektamamen giderilmesi şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıverilebileceği;
ifade edilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınakarar verilebilmesi için öncelikle; Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülenkovuşturmaya ilişkin yargılama usulü uygulanıp iddia, savunma ve deliller değerlendirildiktensonra, isnat edilen eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin, eylemin suçteşkil ettiğinin ve bu suça göre hükmedilecek cezanın da iki yıl veya daha azsüreli hapis veya adli para cezası olduğunun saptanarak yargılamanın bitirilmesigerekmektedir. İkinci olarak (6) numaralı fıkradaki koşulların varlığısaptandıktansonra, beş yıllık denetim süresine tabi tutularak, bu süre içinde bir yıldanfazla olmamak üzere mahkemece takdir edilmek koşulu ile denetimli serbestliktedbiri olarak,meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanatsahibi olmasını sağlamak için eğitim programına devam etmesine, meslek veyasanat sahibi isekamu kurumunda veyaaynı meslek veya sanatı icra eden birbaşkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, belli yerleregitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlükılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,zararınderhal yerine getirilememesi halinde ise zararın denetim süresince aylıktaksitler halinde ödenerek tamamen giderilmesine de karar verilerek asıl suçailişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına kararverilebilecektir. Böylece, ortada sabit olduğu kabul edilen suçtan verilmiş,ancak kesinleşmemiş bir mahkumiyet hükmü bulunmaktadır. Bu hükümlebirlikte, bir yıldan fazla olamamak üzere verilmesi mümkün olan denetimliserbestlik tedbirlerinin, kişinin davranış özgürlüğüne müdahale eden kurallarolduğunda kuşku bulunmamaktadır. Denetimli serbestlik tedbirlerinin bu yönü ileaçıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü birliktedeğerlendirildiğinde, kesinleşmemiş bir mahkumiyet kararına dayanılarakkişinindavranış özgürlüğüne müdahale edildiği ortaya çıkmaktadır.Böyle bir uygulamayaneden olan kararın, yasaya uygunluğunun denetiminin, kuralda yalnızca 'itiraz' yoluylasağlanabileceği öngörülmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen ve olağan kanun yolu olanitiraz,istinaf veya temyiz yolunda olduğu gibi kovuşturma sonucu verilen nihaibir hükmün esasına ilişkin bir inceleme yapmayı sağlayamamakta, daha çokyargılama yöntemi ve dava şartlarıgibi usul hükümlerine yönelik uygulamalarındenetimine olanak vermektedir. Nitekim, hükmün açıklanmasının geribırakılması kararına yapılacak itiraz ile de itiraza bakmayayetkili merciverilen cezanın süresi, adli para cezası olup olmadığı, aranan diğer koşullarınbulunup bulunmadığı, denetimli serbestliğin yasaya uygun olarak verilipverilmediği gibi konuları incelemekle yetinecek ancak, hükmün istinaf veyatemyizde olduğu gibi esasıyla ilgili herhangi bir inceleme yapamayacak,dolayısıyla suçluluğun hükmen sabit olduğu hukuki anlamda ortaya çıkmayacağıiçin kesin hüküm olarak kabul edilmesi mümkün olmayacaktır. Bu durumda,kesinleşmiş bir hükümle suçluluğu sabit olmayan bir kişihakkında, hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararıyla denetimli serbestlik tedbiriuygulanabilecektir. Denetimli serbestlik tedbirinin bir hükmün sonucu olarakuygulandığı dikkate alındığında, o hükmün esasının da incelenmesine imkan verenbir kanun yolununöngörülmesi gerekir. Aksi halde, sübut, suçun niteliği, zamanaşımı gibihükmün esasını ilgilendiren konularda yapılması muhtemel adlihatalar, denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasından sonraincelenebilecek, hata yapıldığı saptandığında da denetimli serbestliktedbirinin haksız yere uygulandığı ortaya çıkacaktır. Böyle bir adli hatanınise hukuki güvenliği zedeleyeceği izahtan varestedir.
Yasa koyucu,suç ve suçlu ile mücadelede ihtiyaç duyduğuyasal düzenlemeleriyapmakta geniş takdir yetkisine sahip ise de bu yetkisini, Anayasa ve cezahukukunun genel ilkelerine bağlı kalarak yerine getirmesi gerekmemektedir.
Ceza sistemine yeni getirilen ve hükmün açıklanmasının geribırakılmasına bağlı olarak uygulanan denetimli serbestlik kurumunun dayanağıolan mahkumiyet hükmünün esasının incelenmesine olanakvermeyen, 'Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazedilebilir' biçimindeki (12) numaralı fıkranın Anayasa'nın 38.maddesinde öngörülen 'Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsesuçlu sayılamaz' kuralına aykırıdır.
İptali gerekir.
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOY
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin (12)numaralıfıkrasının reddine ilişkin karara, 12/03/2009 günlü, E:2008/45,K:2009/53sayılı kararında yazdığım karşıoyumu yineliyorum.
Üye
A. Necmi ÖZLER