ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2009/27
Karar Sayısı : 2010/9
Karar Günü : 14.1.2010
R.G. Tarih-Sayı:17.03.2010-27524
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:
1- Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Esas Sayısı:2009/27)
2- Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi (Esas Sayısı:2009/32)
İTİRAZLARIN KONUSU: 2.7.1964 günlü, 492sayılı Harçlar Kanunu'nun, 28. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin'Karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez' biçimindeki ikincitümcesi ile 32. maddesinin 'Yargı işlerinden alınacak harçlar ödenmedikçemütaakkıp işlemler yapılmaz' biçimindeki birinci tümcesinin, Anayasa'nın 2.,5., 10., 11., 35., 36. ve 90. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Yargılama sonucunda haklı çıktığı davaya ait mahkeme ilamınınharçsız olarak kendilerine verilmesini isteyen davacıların taleplerinideğerlendiren Mahkemeler itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğusavıyla iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun iptali istenen tümcelerin yer aldığı28. ve 32. maddeleri şöyledir:
'Madde 28 ' (1) sayılı tarifede yazılı nispi harçlaraşağıdaki zamanlarda ödenir.:
a) Karar ve İlam Harcı,
Karar ve İlam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararınverilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir. Karar ve İlam Harcıödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez.
b) İcra Tahsil Harcı,
İcra takiplerinde Tahsil Harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödemeyapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içindeödenir.
Harç alacağı icranın yerine getirilmesiyle doğar.
Konunun değeri üzerinden alınacak İflas Harçlarında da bu benthükümleri uygulanır.
c) Depozito, defter tutma ve miras işlerine ait harçlar,
(1) Sayılı tarifenin (D) bölümünde yazılı depozito defter tutma vemiras işlerine ait harçlar işin sonundan itibaren 15 gün içinde ödenir.
Harcı ödenmiyen işlemler:
Madde 32' Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçemütaakıp işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyenharçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakemeneticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır'.
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 35., 36. ve90. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
A- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, HaşimKILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN,Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ veZehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 7.5.2009 günü yapılan ilk incelemetoplantısında her iki dosyada da eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine; Haşim KILIÇ, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER'inkarşı oyları ve OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir.
B- 2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 28. maddesininbirinci fıkrasının (a) bendinin 'karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilamverilmez' biçimindeki son tümcesinin iptaline karar verilmesi istemiyle yapılanve Anayasa Mahkemesi'nin 2009/32 sayılı esasına kayıtlı itiraz başvurusunailişkin davanın yapılan ilk incelemesinde;
Dosyanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2009/27 esassayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,esasının kapatılmasına, esasincelemenin 2009/27 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 7.5.2009 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Yasa'nın 28. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendininİkinci Tümcesinin İncelenmesi
Başvuru kararlarında, davacı tarafın davayı kazandığı halde ilamıalarak icra takibinde bulunabilmesinin, ilam ile karşı tarafa yüklenen birödevin yerine getirilmesi koşuluna bağlandığı, itiraz konusu kuralda, ilgiliyekarar ve ilam harcı ödenmedikçe ilamın verilmeyeceği belirtildiğinden davayıkazanan davacıya da verilmemesinin mahkemeye erişim bağlamında davacının hakarama özgürlüğünü engellediği belirtilerek itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın2., 5., 10., 35., 36. ve 90. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kural 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 'nisbi harçlardaödeme zamanı' başlıklı 28. maddesinde yer almaktadır. Bu maddenin birincifıkrasının (a) bendinin birinci tümcesinde, karar ve ilam harçlarının dörttebirinin peşin, geri kalanın kararın verilmesinden itibaren iki ay içindeödeneceği, ikinci tümcede ise karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilamınverilmeyeceği belirtilmiştir.
Ayrıca Yasa'nın 37. maddesinde Kanun'da gösterilen ve süresiiçinde ödenmeyen harçların nasıl tahsil edileceği belirlenmiştir. Bu kuralagöre, sorumlusu tarafından süresi içinde ödenmeyen karar ve ilam harçları,ilgili mahkemenin yazısı üzerine o yerin vergi dairesi tarafından 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Yasa hükümlerine göre tahsiledilecektir.
Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmetdolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür.Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın,davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafındanödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğüyüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yerdeğiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nisbiharca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte,harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Cumhuriyetin nitelikleri arasındasayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli birhukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, konulan kurallarda adaletve hakkaniyet ölçülerini göz önünde tutan, hakların elde edilmesinikolaylaştıran ve hak arama özgürlüğünün önündeki engelleri kaldıran devlettir.
Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında 'herkes meşruvasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı vedavalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir' kuralıyer almaktadır.
Hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gerekenşekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerdenbiri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyinadaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır.
Anayasa'nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü veadil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarakiddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı eldeetmeyi de kapsayan bir haktır. Dava açarken peşin harcı ödeyen ancak nisbiharca tabi davalarda işin niteliği gereği dava sonuna bırakılan bakiye harçtanyasal olarak sorumlu olmadığı mahkeme kararıyla belirlenen davacıya, sorumlusuolmadığı bir harcın tahsili koşuluyla ilamın verilmesi; bireylerin hak aramaözgürlüğünü engelleyici nitelik taşımaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 36.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 5., 10., 35. ve 90. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
B- Yasa'nın 32. Maddesinin İlk Tümcesinin İncelenmesi
Mahkeme başvuru kararında, davacının ilamı alabilmesinin, aslındadavalı tarafın ödemesi gereken harcı yatırma koşuluna bağlanmasını 'mahkemeyeerişim' bağlamında hak arama hürriyetini; davacının maddi hak elde ettiği ilamıaynı nedenlerle alamaması ve icraya konu edememesinin de mülkiyet hakkınıengellediği gerekçesiyle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10., 11., 35. ve36. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu tümcenin yer aldığı 32. madde 'harcı ödenmeyenişlemler' başlığı altında Yasa'nın beşinci bölümünde düzenlenmiştir. Maddeninitiraz konusu ilk tümcesi; 'Yargı işlemlerinden alınan harçlar ödenmedikçemüteakip işlemler yapılmaz' hükmünü içermektedir. Bu kural sadece nisbikarar ve ilam harçları için değil, Yasa'da yer alan ve yargı işlemlerinden alınacaktüm harçları kapsayan bir hükümdür. Yasakoyucu bu kuralla yargı hizmetlerininkarşılığı olan ve kanunda yer alan harca tabi işlemlerin yapılmasını, o işlemeilişkin harcın tahsili koşuluna bağlamıştır. Aynı zamanda yasakoyucu ilgilisitarafından ödenmeyen harcın karşı tarafça ödenmesi halinde işlemedevam olunacağını ve ödenen harcın yargılama sonunda ayrıca bir talebe gerekkalmaksızın hükümde dikkate alınacağını da belirlemiştir.
Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında 'herkes meşru vasıtave yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir' kuralı yeralmaktadır.
Harç, devletin yüklenmiş olduğu görevleri yerine getirebilmek içinanayasal sınırlar içinde egemenlik yetkisine dayanarak değerlendirdiği çeşitlikaynaklardan elde etmiş olduğu vergi ve resim gibi bir çeşit kamu geliridir.Ayrıca harç, bireylerin özel menfaatlerine ilişkin olarak, kamu hizmetlerindenyararlanmaları karşılığında bu hizmetlerin maliyetlerine katılmaları amacıylazor unsuruna dayanılarak alınan mali yükümlülüktür. Bu nedenle, yargılamasürecinde, yasayla harca tabi kılınmış bir hizmetten yararlanmak isteyen ilgili(davalı veya davacı), genel kurallar uyarınca harcını ödeyerek bu hizmettenyararlanabilir. Dava açan veya yargılama sırasında harca tabi bir işleminyapılmasını isteyen tarafın, harç ödemeden devam eden işlemlerin yapılmasınıisteyerek bireysel bir menfaat elde etmesi, harçların konuluş amacına aykırılıkoluşturur.
Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakipişlemlerin yapılmayacağını belirten kural, bireylerin özel menfaatleriyleilgili olarak yargı hizmetinden yararlanmalarını, bu hizmetin karşılığı olanharcın ödenmesi koşuluna bağladığından, hak arama özgürlüğünü sınırlandıran birnitelik taşımamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 36.maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 10., 11. ve 35. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun;
1- 28. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 'Karar veİlâm Harcı ödenmedikçe ilgiliye ilâm verilmez.' biçimindeki ikinci tümcesininAnayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2- 32. maddesinin 'Yargı işlemlerinden alınacak harçlarödenmedikçe mütaakıp işlemler yapılmaz.' biçimindeki birinci tümcesininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
14.1.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY YAZISI
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. ve 32. maddelerinin ilk incelemeaşamasında yapılan görüşmedeki Ahmet AKYALÇIN'ın karşıoyuna katılıyorum.
Başkan
Haşim KILIÇ
KARŞI OY
Anayasa'nın 152. ve 2949 Sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesi uyarınca, yasa ya da yasahükmünde kararnamelerin Anayasaya uygunluğunun somut norm denetimi (itirazı)yoluyla denetlenebilmesi için iptali istenilen kuralın 'davada uygulanacakkural' olması koşulu aranmaktadır.
Davada uygulanacak yasa kuralı kavramı, bir davanın değişikevrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan, ya da taraflarınistek ve savunmaları çerçevesinde bir karar vermek için göz önünde tutulmasıgereken kuralları ifade etmektedir.
İncelemesi yapılan 2009/32 nolu dosyada, mahkeme, davacı vekilininaçmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasında,davacının davasının kabulüne; 2009/27 nolu dosyada ise davacı vekilinin açmışolduğu men'i müdahale ve kal davasında, davanın kabulüne karar vererek davayısonuçlandırmıştır.
Mahkemeler, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesinin birincifıkrasının(a) bendinin son tümcesinde yer alan 'karar ve ilam harcı ödenmedikçeilgiliye ilam verilmez' hükmü ile 32. maddenin ilk tümcesinde yer alan 'yargıişlerinde alınacak harçlar ödenmedikçe mütaakip işlemler yapılmaz' hükmününiptali istenilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nun 392. maddesinde 'Karar tahrir ve imzaolunduktan sonra suretleri bir hafta içinde başkâtip tarafından iki taraftanher birine makbuz mukabilinde verilir ve bir nüshası da dosyasında hıfzolunur.Suretler asılları gibi imza olunmakla beraber bunlara mahkemenin mühürüvazedilmek lâzımdır. İki taraftan her birine verilen suretler ilâmdır'denilerek karar ve ilâmın tanımı yapılmıştır.
Yasada, karar terimi yalnız kararın aslı için; ilâm ise mahkemekararının taraflara verilen sureti için kullanılmıştır.
Somut olayda, mahkemeler hukuki bir davaya konu olan uyuşmazlığıçözerek davayı sonuçlandırmışlardır. İlgililerin ilâm istemi ve bu istemüzerine mahkemelerin dosya üzerinden yapmış oldukları inceleme, hukuki birdavaya konu olan uyuşmazlığı çözmeye ilişkin değildir. Bu nedenle mahkemelerinönünde görülmekte olan dava bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın esastan görüşülmesine ilişkinçoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Ahmet AKYALÇIN
KARŞIOY YAZISI
2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun, 28. maddesininbirinci fıkrasının (a) bendinin son tümcesinde yer alan 'karar ve ilamharcı ödenmedikçe ilgiliye ilan verilmez' kuralına yönelik itirazbaşvurusu ile bu kuralla birlikte 32. maddesinin ilk tümcesinde yer alan 'yargıişlerinde alınacak harçlar ödenmedikçe mütaakkıp işlemler yapılmaz' biçimindekikurala yapılan diğer itiraz başvurusunun yapılan ilk incelemesinde;
Davacı vekillerinin hukuk mahkemelerinden verilen kararların ilamharcı ödenmeden kendilerine verilmesini talep ettikleri, mahkemelerinde dosyaüzerinde yaptıkları inceleme sonucunda itiraz konusu kurallarıgerekçegöstererek bu talepleri vermiş oldukları ek kararlarla reddettikleri, böylece,Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürdükleri kuralları somut olaylara uygulamaksuretiyle hukuki ihtilafları karara bağlayıp davayı sonuçlandırdıklarıanlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 152. maddesi ve 2949 sayılı Kanun'un 28. maddesi,itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulabilmesi için 'mahkemedebakılmakta olan bir davanın' bulunmasını koşul olarak aramaktadır.
İtiraz başvurusunda bulunan mahkemelerin ise uyuşmazlıkları kararabağladıkları için önlerinde bakmaları gereken bir davanın bulunmadığı açıktır.Bu nedenle aranan koşulu taşımayan söz konusu başvuruların, esasıincelenmeksizin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
Açıkladığım düşünce ile çoğunluk kararına katılmadım.
Üye
Mehmet ERTEN