ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2009/28
Karar Sayısı : 2011/87
Karar Günü : 2.6.2011
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:Hatay1. Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:19.3.1985 günlü, 3167 sayılıÇekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un26.2.2003 günlü, 4814 sayılı Yasa'nın 14. maddesiyle değiştirilen 16.maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinin Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Karşılıksız çek keşide etmek suçunu işledikleri iddiasıylasanıklar hakkında açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
3167 sayılı Çek Kanunu'nun iptali istenen cümlenin de yer aldığı16. maddesi şöyledir.
'MADDE 16-(Değişik: 4814 - 26.2.2003 m.14)Üzerinde yazılıkeşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibrazedildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyençeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıcasuç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır paracezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradanfazla olamaz. Bu miktar, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beşyıla kadar hapis cezası verilir.
Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararınaişlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarıncapara cezasına hükmolunur.Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çekkeşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yılarasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkilitemsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir.Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet MerkezBankasına bildirilir.
Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suçoluşturur.'
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 7.5.2009 günü yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kural, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, bu davada uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmüniptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallaruyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yönteminceaçılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenenkuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları,davanın değişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekikurallardır.
Yerel mahkemede görülmekte olan davada; sanıklar hakkında30.1.2007 tarihinde karşılıksız çek keşide etme suçunu işledikleri iddiasıylakamu davası açıldığı, sanık (H)nin diğer Sanık (D) adına çek düzenleme yetkisibulunduğu, bu yetkiye dayanarak keşide ettiği 2500 TL değerindeki çekinkarşılıksız çıkması nedeniyle sanık (H)nin 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 16.maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca; sanık (D)nin de 16. maddeninikinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin birinci ve üçüncü fıkraları gereğincecezalandırılmaları talep edilmiştir. Yargılama devam ederken itiraz konusukuralın Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
Dosyanın incelenmesi sürecinde 14.12.2009 günlü, 5941 sayılı ÇekKanunu 27437 sayılı, 20.12.2009 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı günyürürlüğe girmiş ve 3167 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmıştır. Her ne kadariptali istenen kural yürürlükten kalkmış ise de 5237 sayılı Türk CezaKanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, suçun işlendiği zamanyürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümlerifarklı ise failin lehine olan kanunun uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bunedenle dava konusu kuralın anayasal incelemesine geçmeden önce, iptali istenendava konusu kuralın sanığın lehine olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin birinci fıkrasında 'Üzerindeyazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4. madde uyarınca ibrazedildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyençeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıcasuç saydığı haller saklı kalmak üzere,çek bedeli tutarı kadar ağır paracezasıyla cezalandırılırlarAncak verilecek para cezası seksenmilyar liradanfazla olamaz. Bu miktar, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk CezaKanunu'nunek 2.maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yılakadar hapis cezası verilir.' kuralı yer almaktadır.
Yerel mahkemede görülmekte olan davada karşılıksız kalan çekbedeli tutarı 2500 TL'dir. Bu nedenle yargılama sonucunda sanıkların üzerineatılı suçun sabit görülmesi durumunda her bir sanığın 2500 TL adli paracezasıyla cezalandırılmaları söz konusu olabilecektir.
20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'nda da3167 sayılı Yasada olduğu gibi karşılıksız çek keşide etme, suç olarakdüzenlenmiş ve yasanın 5. maddesinde 'Üzerinde yazılı bulunan düzenlemetarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarakkarşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyetiüzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasınahükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksızkalan miktarından az olamaz' denilerek yaptırıma bağlanmıştır.
Yeni Yasayla getirilen ve lehe düzenleme şeklindedeğerlendirilecek olan en önemli değişiklik sanığa verilecek ceza miktarıylailgilidir. 3167 sayılı Yasa'da para cezası çek bedeli iken; yeni Yasa'da bumiktar düşürülmüş ve çekin karşılıksız kalan kısmı ile sınırlandırılmıştır.Gerek 3167 sayılı Yasa'da ve gerekse 5941 sayılı yeni Çek Kanununda çek hesabıaçan bankanın hukuki sorumluluğu yoluna gidilerek, karşılıksız olan her bir çekyaprağı için bankanın belirli bir ödemede bulunması zorunluluğu getirilmiştir.5941 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkralarında bu konuaçıkça düzenlenmiş, 'karşılıksızdır' işleminin, muhatap bankanın hamile kanunenödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanmayan kısmıylasınırlı olarak yapılacağı belirtilmiştir.
Lehe yasa belirlenirken, infaz kanunları dikkate alınmadan, sadecemaddi ceza kanunlarının karşılaştırılması ve lehe olduğu kabul edilen yasauyarınca hüküm kurulması; infaz aşamasında ise 5237 sayılı TCK'nın 7/3. maddesiuyarınca yeniden değerlendirme yapılarak hükümlünün lehine olan infaza ilişkinhükümlerin uygulanması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla öncelikle asılcezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğununkabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehekanunun saptanması gerekmektedir.
Yerel mahkemede görülmekte olan davada çek bedeli 2500 TL'dir.Çekin muhatap bankaya ibrazında karşılıksız olduğunun anlaşılması halinde bankahamile ibraz tarihi itibarıyla 435 TL kanunen ödeme yapmak zorundadır. 5941sayılı Yasaya göre sanığa verilecek adli para cezası banka tarafından ödenen435 TL düşüldükten sonra hesaplanacaktır. Bu durumda yerel mahkeme sanıkhakkında en fazla 2065 TL adli para cezası verebilecektir.
3167 sayılı Yasa'ya göre uygulama yapıldığında 2500 TL ceza alansanık, 5941 sayılı Yasa'ya göre uygulama yapıldığında 2065 TL adli paracezasıyla cezalandırılabilecektir.
Yukarıda anılan önceki ve yeni yasa kuralları göz önünealındığında, 5941 sayılı Yasa sanık lehine olduğundan 3167 sayılı Yasa'nın 16.maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenen son cümlesinin görülmekte olandavada uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle başvurunun, Mahkeme'nin yetkisizliğinedeniyle reddi gerekir.
V- SONUÇ
19.3.1985 günlü, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve ÇekHamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un, 26.2.2003 günlü, 4814 sayılı Kanun'un14. maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının 'Ayrıca yetkilitemsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişihakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.' biçimindeki son cümlesinin itirazbaşvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından, bu cümleye ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliğinedeniyle REDDİNE, 2.6.2011 gününde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN