ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2009/34
Karar Sayısı : 2010/72
Karar Günü : 20.5.2010
R.G. Tarih-Sayı :30.12.2010-27801
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Diyarbakır 1. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 6.1.1982 günlü, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 15.7.2003 günlü, 4928 sayılı Yasa'nın7. maddesiyle eklenen Geçici Madde 5'in birinci cümlesinin Anayasa'nın 2., 10.ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İdare Mahkemesi'nce verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkinkararın kesinleşmesinden sonra yapılan başvuru üzerine Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi'nce, olayda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin ihlaledildiğine karar verilmesi nedeniyle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi uyarınca yargılamanınyenilenmesi istemiyle yapılan başvuruda, başvurunun esasının incelenmesineengel olarak değerlendirilen itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6.1.1982 günlü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nunitiraz konusu cümleyi de içeren, 15.7.2003 günlü 4928 sayılı Kanun'un 7.maddesiyle eklenen geçici 5. maddesi şöyledir:
'53 üncü maddenin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendi, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmişkararları ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkındauygulanır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmiş olanAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına ilişkin yargılamanın yenilenmesiistemleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içindeyapılır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10. ve 36. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımıyla 2.6.2009 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında; dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
İtiraz konusu kuralda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilenihlal kararlarının, idari davalar bakımından yargılamanın yenilenmesi sebepleriarasına girmesine olanak sağlayan ve 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasına 4928 sayılı Kanun'un 6.maddesi ile eklenen (ı) bendi hükmünün, anılan Mahkemenin hangi kararlarıhakkında uygulanacağı gösterilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilen ihlal kararlarınınidari davalar bakımından yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasına girmesi, 19.7.2003günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 4928 sayılı Kanun ile olmuştur. AnılanKanun'un 6. maddesi ile kesinleşmiş hükmün, İnsan Haklarını ve Ana HürriyetleriKorumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin,Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olmasıdurumunda, yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği belirtilmiş ve bu durum,İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yargılamanın yenilenmesi konusunundüzenlendiği 53. maddesinin birinci fıkrasına (ı) bendi olarak eklenmiştir.Aynı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle de, yargılamanınyenilenmesi başvurusunun, en geç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararınınkesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde yapılması öngörülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 4928 sayılı Kanun'un7. maddesi ile eklenen geçici 5. maddeyle de, 4928 sayılı Kanun'un 6.maddesiyle getirilen hakkın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hangi kararlarıbakımından kullanılabileceği gösterilmiştir. Söz konusu maddenin iptaliistenilen ilk cümlesinde, 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendihükmünün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, 4928 sayılı Kanun'un yürürlüğegirdiği tarih (19.7.2003) itibarıyla kesinleşmiş kararları ile Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine bu tarihten sonra yapılan başvurular üzerine verilecek kararlarıhakkında uygulanacağı belirtilmiştir. Madde'nin ikinci fıkrasında ise, 4928sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmiş olan Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi kararlarına ilişkin yargılamanın yenilenmesi istemlerinin, buKanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacağı hükmebağlanmıştır. Buna göre, itiraz konusu kural nedeniyle Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi'nce 19.7.2003 tarihinden önce verilen, ancak bu tarih itibarıylahenüz kesinleşmemiş olan, yani kesinleşmesi 19.7.2003 tarihinden daha sonrakibir tarihe rastlayan kararlar ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 19.7.2003tarihinden önce yapılan başvurular üzerine 19.7.2003 tarihinden daha sonrakibir tarihte verilmiş olan kararlar, 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (ı)bendi hükmünün kapsamı dışında kalmakta, bu tür kararlara dayanılarakyargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulamamaktadır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, davacının 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin aradığı yargılamanınyenilenmesi koşulunu taşımasına rağmen, iptali istenilen kural nedeniyle,anılan bendin sağladığı yargılamanın yenilenmesi hakkından faydalanamadığı,bunun da, hakkın tesliminin engellenmesi anlamına geldiği, bir hakkıntesliminin engellenmesinin hukuk devletinin temel ilkelerine aykırı olduğu,ayrıca, yargılamanın yenilenmesi yolundan faydalanmak bakımından, Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi'nin kesinleşmiş kararları arasında herhangi bir ayrım gözetilmezken,iptali istenilen kural ile hiçbir nesnel ölçüte dayanılmaksızın, anılankararların verilmesine olanak sağlayan başvurunun yapılış tarihine ve anılankararların kesinleşme tarihlerine göre kişiler arasında farklılıklaroluşturulduğu, bunun da Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenmiş olan eşitlikilkesine ve Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenmiş olan hak arama özgürlüğüneaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletiolarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun,insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alandaadaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırıdurum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan,Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açıkolan devlettir.
Kişilerin, devlete güven duymaları, maddî ve manevî varlıklarınıkorkusuzca geliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleriancak hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk düzenindegerçekleşebilir. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliği,kişilerin, hukuk düzeninin koruması altındaki haklarını elde etmeleri içingereken her türlü önlemin alınmasını zorunlu kılar. Ayrıca, Devletin, yargıdenetimini yaygınlaştırarak adaletin gerçekleştirilmesini sağlaması hukukdevleti ilkesine yer veren Anayasa'nın 5. maddesinin de bir gereğidir.
Anayasa'nın 10. maddesinde de, eşitlik ilkesine yer verilmiştir.Maddede yer verilen 'eşitlik ilkesi' ile eylemli değil hukuksal eşitliköngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerinyasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasalarkarşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Durum ve konumlardaki özellikler,kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlâl edilmiş olmaz. Nitelikleri ve durumlarıözdeş olanlar içinse yasalarla değişik kurallar konulamaz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilen kararların verilme vekesinleşme tarihleri, Mahkemeye başvuran kişilerin iradeleri dışında, Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi'nin çalışma ve karar verme sistemine bağlı olarakgerçekleşmektedir. Bu nedenle, Mahkeme'ye 19.7.2003 tarihinden önce başvurankişiler, yargılamanın yenilenmesi konusunda, Mahkemece verilen ihlalkararlarının kesinleşip kesinleşmediği aranılmaksızın iç hukukta meydanagetireceği sonuçlar bakımından aynı hukuksal konumdadırlar. Buna göre, birkanun hükmünün belli koşullara bağlı olarak tüm kişilere sağladığı bir hakkınkullanımının, itiraz konusu kuralla, Anayasa'da öngörülmüş hiçbir nedenedayanmaksızın ve hukuken kabul edilebilir bir gerekçe ortaya konulmaksızın,aynı hukuksal konumda bulunan kişiler bakımından engellenmesi Anayasa'nın 2. ve10. maddelerine aykırıdır.
Anayasa'nın 36. maddesinde, 'Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisiiçindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.' denilmektedir. Buna göre, hak aramaözgürlüğü, bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hak veözgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasınısağlayan en etkili güvencelerden birisini oluşturmaktadır. Gerçekten,karşılaştığı bir suçlamaya karşı kişinin kendisini savunabilmesinin ya da maruzkaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüpkanıtlayabilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde davahakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınmasıadil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturur.
'Yargılamanın yenilenmesi' kurumu, Anayasa'nın 36. maddesindedüzenlenmiş olan hak arama özgürlüğü içinde yer alan dava hakkının birparçasını oluşturmaktadır.
İtiraz konusu kural, yargılamanın yenilenmesi yolununkullanılabilmesi bakımından, bir kanun hükmünün belli koşullara bağlı olaraktüm kişilere sağladığı bir hakkın kullanımını, Anayasa'da öngörülmüş hiçbirnedene dayanmaksızın, bazı kişiler bakımından engellemektedir. Bu nedenle,itiraz konusu kural, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak aramaözgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale niteliğinde olup, hak aramaözgürlüğüyle bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10. ve36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
VI- SONUÇ
6.1.1982 günlü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na,15.7.2003 günlü, 4928 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle eklenen Geçici Madde 5'inbirinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 20.5.2010 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU