ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2009/4
Karar Sayısı : 2011/15
Karar Günü : 13.1.2011
R.G. Tarih-Sayı :15.10.2011-28085
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Serik 1. Asliye HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 20.8.2008 günlü 5737 sayılı VakıflarKanunu'nun, geçici 5. maddesinin Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Vakıf şerhinin terkini için açılan davada itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- İPTALİ İSTENEN YASA KURALI
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5737 sayılı Kanun'un iptali istenen Geçici 5. maddesi şöyledir.
'GEÇİCİ MADDE 5- Vakıf şerhleri ile ilgili devametmekte olan davalarda; diğer kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hak düşürücüsürelere ilişkin hükümler bu Kanun açısından uygulanmaz.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında Anayasa'nın 10. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 29.1.2009 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği düşünüldü:
Başvuru kararında, 5737 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinde,kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerinvakıf şerhlerinin terkini ile ilgili davalarda uygulanmayacağıbelirtildiğinden, diğer kişiler ile vakıflar arasında ayrım yapılmak suretiyleeşitsizlik oluşturulduğu, bu nedenle kuralın Anayasa'nın 10. maddesinde yeralan eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Vakıf, bir mülkün menfaatlerinin sosyal ve kültürel hizmetleretahsis edilmek üzere özel mülkiyetten çıkarılarak temlik ve temellüktenyasaklanmak suretiyle kamu yararına özgülenmesidir. Vakıflar sahip oldukları buözellikler nedeniyle hukukumuzda diğer kurumlardan farklı düzenlemelere bağlıtutulmuşlardır.
Gerek Türk Medeni Kanununda gerekse Vakıflar Kanunu ve diğerkanunlarda, vakıflara ait taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluylakazanılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 117.maddesinde 'Vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleriuygulanmaz' kuralı yer almaktadır. Aynı hüküm 5737 sayılı Kanun'un 23. maddesindede yer almıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 15. maddesinde 'Vakıfların hayrattaşınmazları haczedilemez, rehnedilemez, bu taşınmazlarda mülkiyet ve irtifakhakkı için kazandırıcı zamanaşımı işlemez' kuralı, 18. maddesinin sonfıkrasında ise 'Vakıf şerhleri ile ilgili olarak, diğer kanunlarda yer alanzamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümler uygulanmaz' kuralı yeralmaktadır. Tüm bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere yürürlükteki kanunlaruyarınca vakıf mallarının zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün değildir. AncakTürk Medeni Kanunu hükümlerine tabi olmayan eski vakıfların icareteyn vemukataaya bağlanmış olan taşınmazlarının tasfiyesi amacıyla bu taşınmazlara aittaviz bedellerinin ödenmesi koşuluyla özel mülke konu olabileceği belirtilmiş vebuna ilişkin düzenlemelere 2762 sayılı eski ve 5737 sayılı yeni VakıflarKanununda yer verilmiştir. Yasakoyucu her iki kanunda da bu taşınmazlarıntasfiyesini taviz bedelinin ödenmesi koşuluna bağlamıştır. Dolayısıyla üzerindevakıf şerhi bulunan bir taşınmazın, kullanıcısının mülkiyetine geçirilmesi vevakıf şerhinin silinmesi, Kanunda belirtilen taviz bedelinin ödenmesi koşuluylamümkün kılınmıştır.
5737 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre tapu kayıtlarında,icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerinmülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar, işlem tarihindeki emlak vergisideğerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terkedilir. Bu kanun hükümleri gereğince taviz bedelinin tamamı ilgili vakıf adına ödenmedikçe,taşınmaz üzerindeki temliki tasarruflar tapu dairelerince tescil olunmaz.
Yukarıdaki düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tasfiye edilenvakıflara ait mallardan hayrat niteliğinde bulunmayanların mülkiyetinintasarruf edene geçmesi için getirilen taviz bedeli, bir anlamda taşınmazıntakdiri kıymeti niteliğinde olup taşınmazı kullanan tarafından ödenmesiöngörülmüştür. İtiraz konusu kuralda ise Yasakoyucu, vakıfların hak vemenfaatlerini korumak amacıyla vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olandavalarda diğer kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkinhükümlerin vakıflar hakkında uygulanmayacağını belirtmiştir. Dava konusukuralın gerekçesi incelendiğinde kuralın daha çok taviz bedelinin tahsiliamacıyla getirildiği anlaşılmaktadır. Çünkü madde gerekçesinde düzenlemeninaçıkça taviz bedellerine ilişkin olduğu ve vakıfların hak ve menfaatlerininkorunmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ile eylemlideğil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumdabulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak vekişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Durum vekonumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kurallarıgerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallarabağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlâl edilmiş olmaz.
Vakıfların özellikleri dikkate alındığında bu kurumların diğergerçek veya tüzel kişilerle aynı hukuksal durumda bulunmadıkları açıktır.Farklı hukuksal durumda bulunanların ayrı kurallara tabi tutulması Anayasadayer alan eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 10.maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca,2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıpçalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'ninçalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, FettahOTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esassayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 20.2.2008 günlü, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun Geçici 5.maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
13.1.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI