ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı :2009/53
Karar Sayısı : 2011/19
Karar Günü : 20.1.2011
R.G. Tarih-Sayı :14.04.2011-27905
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulu
İTİRAZIN KONUSU: 18.6.1999 günlü, 4389 sayılıBankalar Kanunu'nun 15. maddesinin (7) numaralı fıkrasının (b) bendine12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen beşinciparagrafın sondan bir önceki cümlesinde yer alan '' iyiniyet iddiasındabulunamazlar' ibaresinin üçüncü kişiler yönünden, Anayasa'nın 2., 35., 36. ve125. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulmasıistemidir.
I- OLAY
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Banka'nın sahibiolduğu Gruba ait Şirket hisselerinin Fon'un yasal takiplerinden mal kaçırmakamacıyla üçüncü kişi konumundaki davacıya devredildiğinden bahisle tesis edilenişlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 13. Dairesi'nce verilenyürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılmasıistemiyle yapılan başvuruda, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, iptali ve yürürlüğünündurdurulması için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15.maddesinin (7) numaralı fıkrasının (b) bendine 12.12.2003 günlü, 5020 sayılıYasa'nın 20. maddesiyle eklenen ve itiraz konusu kuralı da içeren beşinciparagrafı şöyledir:
'Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fona geçen ve/veyabankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, BakanlarKurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tabi tutulanveya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayıFona borçlu olması kaydıyla Fona intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veyabanka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesindebelirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncükişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağıkullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir ve bugerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hakve alacaklar hakkında bu fıkra hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir. Busuretle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hakve alacaklar üzerinde ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanıldığıtarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik, sınırlı ayni haktesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen ayni ve şahsi tümhaklar Fona karşı hüküm ifade etmez. Bu hukuki işlemlere taraf olan tümşahısların külli ve cüzi halefleri dahil, yukarıda belirtilen işlemleringerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya edindirdikleri para, her türlü mal,hak ve alacaklar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır. Yukarıda belirtilenişlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanın Fona devrinden sonraki işlemlernedeniyle, bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kişiler ise bankanın Fonadevrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasındabulunamazlar. Bankanın Fona devrinden önce satış, kira, devir ve temlikgibi işlemler ile ayni ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olanüçüncü kişiler iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar'.
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 35., 36. ve 125.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, SacitADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, SerdarÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla9.9.2009 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklikbulunmadığından, 18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15.maddesinin (7) numaralı fıkrasının (b) bendine 12.12.2003 günlü, 5020 sayılıYasa'nın 20. maddesi ile eklenen beşinci paragrafında yer alan sondan birönceki tümcedeki '' iyiniyet iddiasında bulunamazlar' ibaresinin üçüncü kişileryönünden esasının incelenmesine; yürürlüğü durdurma isteminin esas incelemeaşamasında karara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusuyasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kuralın Anlam ve Kapsamı
4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin (7) numaralıfıkrasının (b) bendine 5020 sayılı Yasa'yla eklenen beşinciparagrafında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu alacaklarındanyönetim ve denetimi Fona geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etmeizin ve yetkileri kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tabi tutulan veya tasfiyeişlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayı Fona borçluolması kaydıyla Fona intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veya bankakaynağının kullanılmasından sonra, bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veyadolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının veyayöneticilerinin edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleripara, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyleedinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilmiştir. Söz konusu gerçek ve tüzelkişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında (7)numaralı fıkra hükümlerini uygulamaya Fon yetkili kılınmıştır. Bu suretleedinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hak vealacaklar üzerinde ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanıldığı tarihtensonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik, sınırlı ayni hak tesisigibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen ayni ve şahsi tüm haklarınFona karşı hüküm ifade etmeyeceği öngörülmüştür. Bu hukuki işlemlere taraf olantüm şahısların külli ve cüzi halefleri dahil, belirtilen işlemleringerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya edindirdikleri para, her türlü mal,hak ve alacaklar hakkında da bu fıkra hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Aynı paragrafın itiraz konusu kuralın da yer aldığı tümcesinde,yukarıda belirtilen işlemlere taraf olan üçüncü kişilerin bankanın Fonadevrinden sonraki işlemler nedeniyle, Fona intikaleden bankanın tüzelkişi ortakları, yönetim ve denetimine sahip iştirakleri,gerçek ve tüzelkişi ortaklarının yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylıolarak elinde bulundurdukları şirketlerin ortaklarının ise bankanınFona devrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasındabulunamayacakları kuralı getirilmiştir.
4389 sayılı Bankalar Kanunu, bunun ek ve değişiklikleriyleTasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na, alacakların daha emin, hızlı ve istikrarlıtakibinin sağlanması amacıyla geniş yetkiler tanınmış, alacakların tedbir,tahsil ve takibi konusunda kimi muafiyet, istisna ve kolaylıklar ileayrıcalıklara yer verilmiştir. İptali istenilen kural da,Fon'a bu amaçla tanınan yetkiler arasında olup, bankanın Fona devrinden sonrakisatış, kira, devir ve temlik gibi işlemler ile sınırlı ayni hak tesisineilişkin işlemlere taraf olan üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasında bulunmalarıengellenmiştir.
İyiniyet, hakların kazanılması ve sonuçlarınımeydana getirmesinde temel ilkelerden biri olup, Türk Medeni Kanunu'nun 3.maddesine göre, 'Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda,asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisindenbeklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz'. Türk MedeniKanunu dışında çeşitli yasa hükümlerinde, bazı hukuki sonuçlar sadeceiyiniyetin varlığı veya yokluğuna bağlanmıştır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, bankaların Fona devrinden sonraki işlemlernedeniyle üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasında bulunmalarına yasal engelgetirildiği, iyiniyetin, hakların kazanılmasında ve borçların yerinegetirilmesinde temel ilke olduğu, hukuk devletinde kişiler iyi niyetlioldukları sürece lehlerine doğacak hukuki sonuçların korunması gerektiği, yasaylakişilerin yargı önünde hukuken geçerli araç ve yollardan kendilerinisavunabilme haklarının ellerinden alınamayacağı, muvazaalı işlemlerinkapsamının yasama organı tarafından değil yargı organınca tespitinin asılolduğu, mülkiyet hakkının toplum yararı uyarınca ve ancak yasaylasınırlanabileceği, iyiniyetin iddia ve ispat edilememesinin yargı denetiminisınırlandırdığı, bu nedenlerle kuralın Anayasa'nın 2., 35., 36. ve 125.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, bankaların Tasarruf Mevduatı SigortaFonu'na devrinden sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik, sınırlıayni hak tesisi gibi işlemler nedeniyle, söz konusu işlemlere taraf olan üçüncükişilerin iyiniyet iddiasında bulunamayacakları belirtilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, temel hakve özgürlüklere dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, heralanda eşitliği gözeten, adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisiniyükümlü sayan, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa ve hukukun üstünkurallarıyla kendini bağlı sayan,işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetiminebağlı olan, hak arama özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırandevlettir.Anayasa'da, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik hukuk devleti niteliğivurgulanırken, devletin tüm eylem ve işlemlerinin yargı denetimine bağlı olmasıamaçlanmıştır. Yargı denetimi, hukuk devletinin 'olmazsa olmaz' koşuludur.Hukuk devletinde yasa koyucu, yasaların yalnız Anayasa'ya değil evrensel hukukilkelerine de uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Anayasa'nın 36. maddesinde 'Herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görevve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz' denilmektedir.Maddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi birtemel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerdengereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkiligüvencelerden birisini oluşturmaktadır.
Kişinin, kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız biruygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin enetkili ve güvenceli yolu, yargı mercileri önünde hakkını arayabilmesi ve davadaileri sürülen iddiaların ve delillerin, karşı tarafın iddia ve delilleriyleeşit imkânlarda araştırılması ve eşit değerlemeye tabi tutulmasıdır.
Dava konusu kuralla, Fon'un işlem ya da eylemleri yargı denetimidışında tutulmamış, üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasında bulunmalarıengellenmiştir. İyiniyet kuralı genel bir hukuk kuralı olmakla birlikte,karşılaşılan her uyuşmazlığın, ilgili yasa hükümleri yok sayılarak, sadeceiyiniyet kuralı ile çözüleceği anlamına gelmez. Bir yasa kuralının hukukauygun amaç taşımasıyla birlikte, bu amacın gerçekleşmesini sağlayacakyöntemlerin de hukuka uygun olması gerekir. Tarafıniyiniyetinin olup olmadığı kararının, mahkeme tarafından yapılan inceleme vearaştırma sonucu ortaya çıkacağı kuşkusuzdur.
'Kamu alacağının tahsilinin hızlandırılması' gibi soyut birgerekçe, iyiniyete ilişkin ispat kuralının uygulanmamasının nedeniolamaz. Kuralda geçen tüm üçüncü kişilerin işlemleri muvazaalı kabuledilerek, iyiniyetli üçüncü kişilerin dava açma haklarının özü zedelenmekte,mahkemeye etkili erişim ve savunma hakları engellenmekte, korunmasında kamuyararı bulunan iyiniyetli kimsenin, idare ve mahkeme önünde iyiniyetli olduğunuiddia ve ispat etme hakkı elinden alınmaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, üçüncü kişiler yönündenAnayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural iptal edilmiş olduğundan, Anayasa'nın 35. ve 125. maddeleriyönünden ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin(7) numaralı fıkrasının (b) bendine 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Kanun'un 20.maddesiyle eklenen beşinci paragrafında yer alan sondan bir önceki cümledeki ''iyiniyet iddiasında bulunamazlar' ibaresinin üçüncü kişiler yönündenyürürlüğünün durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,20.1.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VII- SONUÇ
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti AnayasasınınBazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgiligerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkinön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engelbulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilenkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15.maddesinin (7) numaralı fıkrasının (b) bendine 12.12.2003 günlü, 5020 sayılıKanun'un 20. maddesiyle eklenen beşinci paragrafında yer alan sondan bir öncekicümledeki '' iyiniyet iddiasında bulunamazlar' ibaresinin üçüncü kişileryönünden, Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
20.1.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI