ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2009/89
Karar Sayısı : 2011/40
Karar Günü : 10.2.2011
R.G. Tarih-Sayı :07.02.2012-28197
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 11. AsliyeCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.1.1961 günlü, 213 sayılıVergi Usul Kanunu'nun 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Yasa'nın 280. maddesiyledeğiştirilen 367. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının,Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Vergi kaçakçılığı iddiası ile açılan kamu davasında, iddiamakamının bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında geçerli olan usulüdüzenleyen itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırılığı savını ciddi bulanMahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4.1.1961 günlü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 23.1.2008 günlü,5728 sayılı Yasa'nın 280. maddesiyle değiştirilen ve itiraz konusu fıkralarıiçeren 367. maddesi şu şekildedir:
'Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçlarınişlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunlarınyardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleritarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlartarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığınınveya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığınabildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerleıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdarederek inceleme yapılmasını talep eder.
Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyetbaşsavcılığına bildirilmesine talik olunur.
359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi,vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engelteşkil etmez.
Ceza mahkemesi kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikincikısmında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin işlem vekararlarına etkili olmadığı gibi, bu makam ve mercilerce verilecek kararlar daceza hâkimini bağlamaz.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 138. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 3.12.2009 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yasa'nın 367. Maddesinin Birinci Fıkrasının İncelenmesi
Başvuru kararında, bazı görevlilere tespit ettikleri vergi suçlarıile ilgili doğrudan doğruya Cumhuriyet savcılarına suç duyurusundabulunmalarına izin verildiği, bazılarına ise doğrudan bu imkân tanınmayarakhazırladıkları raporların defterdarlığın onayına tabi tutulduğu, bu şekildeaynı bilgi ve eğitime sahip kişiler arasında ayrım yapıldığı, diğer yandan,görevli kişi ve idari makamların mükellefler arasında vergi incelemesi yapma veyapmama veya bazısı için mütalaa verme ve bazısı için vermeme şeklinde ayrımyapabilecekleri belirtilerek kuralın Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, vergi incelemesi esnasında, 213 sayılıYasa'nın 359. maddesinde yazılı kaçakçılık suçunun tespiti halinde, maliyemüfettişleri, maliye müfettiş yardımcıları, hesap uzmanları, hesap uzmanyardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörlerinindoğrudan doğruya; vergi incelemesine yetkili olan diğer memurların (vergidenetmenleri, vergi denetmen yardımcıları, vergi dairesi müdürleri ve müdürkadrolarında görev yapanlar ile ilin en büyük mal memuru) ise ilgili vergidairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğününmütalaasıyla yetkili Cumhuriyet savcılığına durumu bildirmeye mecbur olduklarıhüküm altına alınmıştır.
Anayasa'nın 10. maddesinde, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundaolduğu belirtilmiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksaldurumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksaleşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerinyasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasınıve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişive topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlaliyasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıtutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
İtiraz konusu kural kapsamında doğrudan mütalaa verebilen kamugörevlileri ile defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün mütalaasıylakonu hakkındaki raporu hüküm ifade edebilen kamu görevlilerinin hukukistatüleri, yapılan yasal düzenlemeler ve ikincil mevzuatla ayrı ayrıbelirlenmiştir. Doğrudan mütalaa verebilenler Maliye Bakanlığının merkezteşkilatına bağlı birimlerde çalışmakta ve Türkiye çapında teftiş, denetim veinceleme yetkisine sahip bulunmaktadırlar. Diğerleri ise Maliye Bakanlığınıntaşra teşkilatında çalışmakta olup, bulundukları il veya bölge çapında denetimve inceleme yetkisine sahiptirler. Farklı statülerde görev alan kamugörevlileri için vergi kaçakçılığı suçu kapsamına giren eylemlerin Cumhuriyetsavcılıklarına bildirilmesinde farklı bir usulün belirlenmesi; taşrateşkilatına bağlı olarak ve daha sınırlı yetkilerle çalışanların bu konudakibildirimlerinin bağlı bulundukları birimlerin mütalaalarına bağlanması eşitlikilkesine aykırılık oluşturmaz.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. maddesineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
2- Yasa'nın 367. Maddesinin İkinci ve Üçüncü Fıkralarınınİncelenmesi
Başvuru kararında, muhakeme şartı olan mütalaanın idare tarafındanverilmesi nedeniyle siyasi olarak kötüye kullanabilecek olmasının hukuk devletiilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca bu mütalaanın yargı organlarınınişlemlerine müdahale anlamına geleceği için de yargı bağımsızlığına, yargınınhiçbir makamdan emir, talimat ve tavsiye almayacağı kuralına aykırılıkoluşturacağı belirtilerek kuralların Anayasa'nın 2., 11. ve 138. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu ikinci ve üçüncü fıkralarda, vergi kaçakçılığısuçunun işlendiğini birinci fıkrada belirtilen halin dışında herhangi birşekilde öğrenen Cumhuriyet savcılığının hemen durumu ilgili vergi dairesinebildirerek inceleme yapılmasını talep edeceği, kamu davasının açılmasının sözkonusu inceleme neticesinin Savcılığa bildirilmesine kadar erteleneceği kuralabağlanmıştır.
Ceza hukukunda soruşturma yapmakla yükümlü olan makamların bir suçişlendiğini öğrenmeleri halinde hemen ceza muhakemesi sürecini başlatmalarıasıldır; ancak bu sürecin başlatılması kimi hallerde bazı şartlara bağlanmışolabilir. Davanın açılabilmesi için ilgili vergi dairesinden alınması gereken'mütalaa' da bu kapsamda bir muhakeme şartıdır. 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun 223. maddesinin sekizinci fıkrası hükmü uyarınca, ceza muhakemesişartının henüz gerçekleşmediği durumlarda gerçekleşmesini beklemek üzere 'durmakararı', gerçekleşmeyeceğinin anlaşıldığı durumlarda ise 'düşme kararı'verilir.
Anayasa'nın 138. maddesinde, hakimlerin, görevlerinde bağımsızoldukları, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine görehüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelgegönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı, görülmekte olan bir davahakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili sorusorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyandabulunulamayacağı, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarınauymak zorunda oldukları, bu organların ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbirsuretle değiştiremeyecekleri ve bunların yerine getirilmesinigeciktiremeyecekleri belirtilmiştir. Bu kuralla, yargı yetkisininkullanılmasının herhangi bir şekilde engellenmesi veya etki altına alınmasıönlenmek istenmiştir.
Vergi kaçakçılığı suçu gibi ayrı uzmanlık bilgisi gerektiren birkonuda uzman ve yetkili olan kişilerin mütalaa vermesi, bu konuda uzmanlığıbulunmayan soruşturma makamlarının kanuna ve hukuka uygun olarak kararvermelerine yardımcı olacak bir müessesedir. Vergi kaçakçılığı suçu kapsamınagiren eylemlerin bulunup bulunmadığına ilişkin özel ve teknik bilginin yeraldığı bu mütalaalar, koğuşturma aşamasında değerlendirilebilecek takdiri delilniteliğinde olduğundan hakimlere emir ve talimat verme, telkin ve tavsiyedebulunma olarak değerlendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, 367. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarıAnayasa'nın 138. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralların Anayasa'nın 2. ve 11. maddeleri ileilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca,2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıpçalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'ninçalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, FettahOTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esassayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 4.1.1961 günlü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 23.1.2008günlü, 5728 sayılı Kanun'un 280. maddesiyle değiştirilen 367. maddesininbirinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
10.2.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN