ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2009/93
Karar Sayısı : 2011/73
Karar Günü : 28.4.2011
R.G. Tarih-Sayı :15.10.2011-28085
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 9. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 8.6.1949 günlü, 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 71. maddesininbirinci cümlesinde yer alan ''eşinden 30 yaş veya daha büyük iseölümünde eşine yarı nispetinde aylık bağlanır.' ibaresinin,Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacının, hakkında verilen idari işlemin iptali için açtığıdavada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu'nun itiraz konusu bölümü de içeren 71. maddesi şöyledir:
' İştirakçi karı veya koca eşinden 30 yaş veya dahabüyük ise ölümünde eşine yarı nispetinde aylık bağlanır. Ancakevlenme akdi en az 10 yıl evvel yapılmış veya çocukları olmuş ise bu indirmeyapılmaz.
(Ek fıkra: 6311 - 3.3.1954) Emekli olduktan sonra evlenenlerhakkında dahi aynı hükümler uygulanır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 22.12.2009 günü yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kural ile eşler arasında 30 veüzeri yaş farkının olması halinde evlenme akdinin muvazaalı olduğununkabul edildiği, oysa muvazaanın ancak yargı yerlerince verilecek kararlarlatespit edilebileceği, ölüm halinde eşe bağlanacak aylık tutarında yaş farkınabağlı olarak farklı bir uygulama yapılmasının Anayasa'nın 2., 5. ve 10.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, eşinden 30 yaş veya daha büyükiştirakçinin ölümünde eşine yarı nispetinde aylık bağlanacağı belirtilmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen sosyal hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarınıgüvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil birdenge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarakçalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerinisağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gerekenönlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlülerkarşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmak, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmak devletin temel amaç ve görevleri arasındasayılmıştır.
Anayasa'nın 60. maddesinde 'Herkes sosyal güvenlik hakkınasahiptir' denilmekle bireylere gelecekte karşılaşacakları sosyal risklerkarşısında yoksulluğa düşmemeleri için asgari ölçüde bir yaşam düzeyininamaçlandığı belirtilmektedir. Bu amaç sosyal sigorta kuruluşlarınca kendikuralları çerçevesinde gerçekleştirilir ve yerine getirilir.
Sosyal devlet, sosyal adaletin, refahın ve güvenliğingerçekleşmesini sağlayan devlettir. Sosyal güvenlik kuruluşları, çalışanlarıngeleceğine ilişkin güvenliklerini sağlamak durumundadır. Sosyal güvenlik herşeyden önce, herhangi bir nedenle kısmen ya da tamamen çalışamayanlara ve bunedenle gelir kaybına uğrayarak muhtaç duruma düşenlere, insan onuruna yaraşırasgarî bir hayat sürmeleri için gerekli gelirin sağlanmasını öngörür. Devletinsosyal olması aktüeryal denge ile sosyal devlet ilkesi arasında uyum olmasını,sosyal güvenlikten kaynaklanan yüklerin gerektiğinde Devlet tarafındankarşılanmasını zorunlu kılmaktadır.
İtiraz konusu kuralın yer aldığı 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunuile kurulan Emekli Sandığı önceden alınan payın (primin) yeniden dağıtımınadayanan bir sosyal güvenlik kurumudur. İştirakçi olan kişiler aktif çalışmayaşamları boyunca miktarı ve süresi yasa tarafından belirlenen primleriödemekte, belli yaşa geldikten sonra da ya bizzat kendileri emekli statüsünegeçerek bu statünün sağladığı yaşlılık aylığından yararlanmakta ya daölümlerinden sonra hak sahibi olan yakınları ölüm aylığına hakkazanmaktadırlar. Ancak sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı olarakçalışması için aktüeryal dengelerin korunması zorunludur. İtiraz konusu kuraldadul aylığının, sigorta sisteminin prensipleri ile aktüeryal dengelergözetilerek bilimsel verilere göre belirlendiği görülmektedir.
Öte yandan kuralda, Türkiye'nin sosyal gerekleri de dikkatealınarak iştirakçinin dul eşine sosyal güvenlik hakkından yoksun kalmaması içinyarı nispetinde aylık bağlanmıştır. Kamu yararı amacıyla kabul edilen budüzenlemede iştirakçinin dul eşine ekonomik bir güvence sağlanarak sosyaldevlet ilkesine de bağlı kalınmıştır. Kaldı ki, 5434 sayılı Yasa'nın 71.maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre evlenme akdinin en az 10yıl evvel yapılmış olması veya çiftin çocuklarının bulunması halinde bu indirimyapılmayacaktır.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen 'yasa önündeeşitlik ilkesi' hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Builke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesininamacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlıtutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önündeeşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
Yasa koyucunun aktüeryal dengeleri gözeterek takdir yetkisinikullanmak suretiyle kuralda tespit etmiş olduğu yaş farkı eşitlikkarşılaştırılmasında esas alınamaz.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu'nun 71. maddesinin birinci cümlesinde yer alan '' eşinden 30 yaş veyadaha büyük ise ölümünde eşine yarı nispetinde aylık bağlanır.' ibaresininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR ile EnginYILDIRIM'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 28.4.2011 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
1- 8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu'nun 71. maddesinde 'İştirakçi karı veya koca eşinden 30 yaş veya dahabüyük ise ölümünde eşine yarı nispette aylık bağlanır. Ancak evlenme akdi en az10 yıl evvel yapılmış veya çocukları olmuş ise bu indirme yapılmaz. Emekliolduktan sonra evlenenler hakkında dahi aynı hükümler uygulanır.'denilmektedir. İtiraz Mahkemesi'nce bu maddenin ''eşinden 30 yaş veyadaha büyük ise ölümünde eşine yarı nispetinde aylık bağlanır'' bölümününiptali istenmektedir.
Hemen işaret etmek gerekir ki 506, 1479, 2925 ve 5434 sayılıKanunların yerini alan 31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu'nda iptali istenen kurala benzer bir düzenlemebulunmamaktadır. (md.34) Diğer bir deyişle, 5510 sayılı Kanun kapsamındabulunan sigortalıların eşleri kendilerinden ne kadar küçük olursa olsun, ölümhalinde kalan eşin aylığından herhangi bir kesinti yapılmayacaktır. 5510 sayılıKanun'a tâbi olarak 1.10.2008 tarihinden itibaren kamu idarelerinde çalışmayabaşlayanlar (4/C'liler) bakımından 'eş'le ilgili herhangi bir yaş kısıtlamasımevcut değilken; bu tarihten önce kamu görevlisi statüsünde olanlar ile bustatüden emekli olanlar/olacaklar bakımından 5434 sayılı Kanun hükümleri yürürlüğünüsürdürdüğünden, onlar yönünden 'eş'e ilişkin 30 yaşlık sınır kriteriuygulanmaya devam edecektir.
2- Belirli evlenme yasakları halleri hariç olmak üzere, kiminkiminle evleneceği/evlenmesi gerektiği konusu Medeni Kanun'un ve Anayasa'nınilgi alanı dışında olup; bu husus tamamen ilgili çiftlerin bireysel özgürlükalanına dahil bulunmaktadır. Oysa dava konusu kural, Emekli Sandığıiştirakçisinin ya da emeklisinin kendisinden 30 yaş veya daha küçük bir kişiile evlenmesi halinde, bu eşe bağlanacak aylığın, müstehak olduğu tutarınyarısı kadar olacağını öngörmek suretiyle, evlenme iradesi ve serbestisiüzerinde bir baskı oluşturmaktadır. Bu yönü itibariyle kural hukuk devletiilkesine aykırıdır.
3- 5510 sayılı Kanun kapsamında olan iştirakçiler yönündenöngörülmeyen bu hak mahrumiyetinin, bu kanun öncesi 5434 sayılı Kanun'a tâbiiştirakçiler ile emeklilerine uygulanması; tamamen aynı konum ve statüdebulunan kişiler yönünden farklı aylık ödenmesi durumuna yol açtığından, kuralAnayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine de aykırıdır.
4- Anayasa'nın 60. maddesinin öngördüğü sosyal güvenlik hakkı,5434 ve 5510 sayılı kanun kapsamında 'aynı' statü ve konumda bulunan 'eşler'yönünden farklı biçimde sonuçlar doğurması itibariyle, Anayasa'nın 60.maddesine de uyarlı düşmemektedir.
5- Açıklanan nedenlerle; itiraz istemine konu kural Anayasa'nın2., 10. ve 60. maddelerine aykırı olmakla iptali gerektiği kanısınavarıldığından; çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Engin YILDIRIM