ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2010/1
Karar Sayısı : 2011/149
Karar Günü : 3.11.2011
R.G. Tarih-Sayı :25.01.2012-28184
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER:
1- Zile Asliye Ceza Mahkemesi (Esas: 2010/1)
2- Aliağa Asliye Ceza Mahkemesi (Esas: 2010/36)
İTİRAZLARIN KONUSU: 4.12.2004 günlü, 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun;
1- 231. maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23.maddesiyle eklenen (12) numaralı fıkrasının,
2- 325. maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 27.maddesiyle değiştirilen (2) numaralı fıkrasının,
Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşısadece itiraz kanun yolunun öngörülmesi ve hükmün açıklanmasının geribırakılması kararında yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesi hakkındaitiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler,iptalleri için itiraz yoluna başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1- 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin onikinci fıkrasışöyledir:
'(12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazedilebilir.'
2- 5271 sayılı Kanun'un itiraz konusu ibarenin yer aldığı325. maddesi şöyledir:
'(1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütünyargılama giderleri sanığa yüklenir.
(2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanınertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Yargılamanın değişik evrelerinde yapılan araştırma veyaişlemler nedeniyle giderler meydana gelmiş olup da, sonuç sanık lehine ortayaçıkmış ise, bu giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağıanlaşıldığında mahkeme, bunların kısmen veya tamamen Devlet Hazinesineyüklenmesine karar verir.
(4) Hüküm kesinleşmeden sanık ölürse, mirasçılar giderleriödemekle yükümlü tutulmazlar.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
A- E.2010/1 sayılı itiraz başvurusuyla ilgili olarak AnayasaMahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, FettahOTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ınkatılımlarıyla 4.2.2010 günü yapılan ilk inceleme toplantısında;
1- Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre,Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete'deyayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı yasa hükmünün Anayasa'yaaykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin itiraz konusu(12) numaralı fıkrasına yönelik iptal başvurusu, Anayasa Mahkemesi'nin12.3.2009 günlü, E.2007/14, K.2009/48 sayılı kararıyla, Anayasa'ya aykırıolmadığı gerekçesi ile esastan reddedilmiş ve bu karar 25.6.2009 günlü, 27269sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek Anayasa'ya aykırıolmaması nedeniyle reddedilen itiraz konusu kural hakkında yeni bir başvurununyapılabilmesi için, önceki kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 25.6.2009gününden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen (12)numaralı fıkranın iptali istemiyle yapılan itirazın, Anayasa'nın 152. ve 2949sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un28. maddelerinin son fıkraları gereğince reddine,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından, 4.12.2004 günlü, 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun 325. maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıKanun'un 27. maddesiyle değiştirilen (2) numaralı fıkrasının esasınınincelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B- E.2010/36 sayılı itiraz başvurusuyla ilgili olarak AnayasaMahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü gereğince, Haşim KILIÇ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR,Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, Engin YILDIRIM ve NuriNECİPOĞLU'nun katılımlarıyla 13.5.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından, işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
C- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesine göre,Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran Mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
İtiraz yoluna başvuran mahkemeler, 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun 325. maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Kanun'un 27.maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının tamamının iptalini istemektedir.
5271 sayılı Kanun'un 325. maddesinin ikinci fıkrasında, cezanınertelenmesi durumunda da yargılama giderleriyle ilgili olarak birinci fıkrayaatıf yapılmaktadır. Bu nedenle, cezanın ertelenmesi ve buna bağlı yargılamagiderlerinin açılan davayla bir ilgisi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un325. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin esas incelemenin, 'Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması ve'' bölümü ile sınırlı olarak yapılmasına4.2.2010 ve 13.5.2010 tarihlerinde yapılan toplantılarda OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 325.maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle değiştirilen(2) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan E.2010/36sayılı itiraz başvurusuna ilişkin davanın, aralarındaki hukuki irtibatnedeniyle E.2010/1 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasın kapatılmasına,esas incelemenin E.2010/1 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 13.5.2010gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararının sanık hakkında hukukî sonuç doğurmayacağı öngörülmesine rağmen, bukararların temyiz edilip kesinleşmiş kararların sonuçlarında olduğu gibi tümyargılama giderlerini sanığa yükleyen, tekerrüre esas sabıkası olduğu içinhakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyen ancak temyizhakkı olan sanıklar ile sabıkası olmadığı için hakkında hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararı verilen ve fakat temyiz hakkı bulunmayan sanıklararasında eşitsizlik yaratan ve ceza mahkûmiyetinin sonucu olan yargılamagiderlerini henüz suçluluğu sabit olmayan sanığa yükleyen itiraz konusukuralın, Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun hükmün açıklanmasının geribırakılması kurumunu düzenleyen 231. maddesinde, hükmün açıklanmasınınertelenmesinin koşulları, bu kararın verilebilmesi için sanığın kabulününgerektiği, bu kararla birlikte verilebilecek denetimli serbestliktedbirleri, denetimli serbestlik koşullarına uygun davranılması veya ihlaledilmesi hallerinde ne tür bir uygulama yapılması gerektiği, hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebileceğine ilişkindüzenlemeler yapılmıştır.
İtiraz konusu ibare, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınakarar verilen sanığın bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacağınıöngörmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinde yasa koyucu, Anayasakurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma yetkisinesahiptir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksaldurumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksaleşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerinyasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasınıve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişive topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlaliyasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıtutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklariçin değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlaraynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'daöngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Anayasa'nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, 'Kimse, ... kanunun suçsaymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz' denilerek 'suçun yasallığı',üçüncü fıkrasında da 'ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancakkanunla konulur' denilerek, 'cezanın yasallığı' ilkesi getirilmiştir.Anayasa'da öngörülen suçta ve cezada yasallık ilkesi, insan hak veözgürlüklerini esas alan bir anlayışın öne çıktığı günümüzde, ceza hukukunun datemel ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Anayasa'nın 38. maddesineparalel olarak Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan 'suçta vecezada kanunilik' ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve buyasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimdeyasada gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olmasıgerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiğidüşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altınaalınması amaçlanmaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bir beraat hükmüolmayıp, yapılan yargılama sonunda eylemin suç ve sanığın suçlu olduğu tespitedilmekte ve bir mahkûmiyet hükmü kurulmaktadır. Mahkûmiyet hükmü mevcutolmakla birlikte sanığın kabulüyle sanık ile ceza arasındaki bağlantı belirlişartlarla kesilmekte ve açıklanması askıya alınmakta, geri bırakılmaktadır. Suçve suçlulukla mücadelede, caydırıcılık ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla,bir suç işleyen ve hakkında mahkûmiyet kararı verilen kişinin yeniden toplumakazandırılması için verilen hükmün, belirli koşulların varlığı hâlinde açıklanmasınıngeri bırakılmasının bir beraat kararı şeklinde değerlendirilmesi ve bir beraatkararı sonuçlarını doğurması beklenemez. Zira yasakoyucu, hâkim tarafındanhükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında birdenetim süresi belirlenerek bu süre içinde sanık hakkında denetimliserbestlik tedbiri uygulanabilmesini mümkün kılmıştır.
Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadeleamacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulmasıDevletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkindüzenlemeler bakımından yasakoyucu Anayasa'nın temel ilkelerine ve cezahukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, soruşturma ve yargılamayailişkin olarak hangi yöntemlerin uygulanacağı, toplumda belli eylemlerin suçsayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki cezayaptırımlarıyla karşılanmaları gerektiği, hangi hal ve hareketlerin ağırlaştırıcıya da hafifletici öge olarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisinesahiptir.Yasakoyucunun takdir yetkisi kapsamında ilk defa suç işleyenve suçu sabit görülen kimseleri toplum barışını sağlamaya yönelik olarakhükümlü olma süreci dışına çıkaran hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararında yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesine ilişkin itirazkonusu kuralda, Anayasa'da belirtilen hukuk devleti ilkesine aykırıbir yön bulunmamaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itirazkanun yolu öngörülmüştür, ayrıca deneme süresi sonunda verilecek düşmeveya geri bırakma koşullarına uyulmaması halinde verilecek karar hakkında esashükümle birlikte temyiz denetimi olanaklı bulunmaktadır. Hakkında mahkûmiyethükmü kurulduktan sonra sanığın kabulüyle verilen ve kanun yoluna başvurmanınmümkün olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında, yargılamagiderlerinin sanığa yüklenmesine ilişkin itiraz konusu kuralda eşitlikilkesine aykırılık yoktur.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10. ve38. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
VII- SONUÇ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 325.maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle değiştirilen(2) numaralı fıkrasının 'Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve '' bölümününAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 3.11.2011 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN