ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2010/113
Karar Sayısı : 2011/164
Karar Günü : 8.12.2011
R.G. Tarih-Sayı :07.02.2012-28197
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Mardin İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 7.5.1987 günlü, 3359sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na 21.6.2005 günlü, 5371 sayılı Kanun'un1. maddesiyle eklenen Ek Madde 4'ün ikinci fıkrasının dördüncü ve beşincicümlelerinin Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirmek üzere ataması yapılanve görevine başladıktan sonra yükümlülük süresini tamamlamadan istifa ederekayrılan davacı uzman tabibin görev yapmadığı gün sayısının, daha sonra atandığıyeni görev yerinin Devlet hizmeti yükümlülük süresine eklenmesine ilişkinişlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
İtiraz konusu kuralların yer aldığı 5371 sayılı Yasa ile 7.5.1987günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na eklenen Ek Madde 4şöyledir:
'EK MADDE 4- Tıp fakülteleri dekanlıkları veeğitim hastaneleri baştabiplikleri mezun olan veya uzmanlık ve yan dal uzmanlıköğrenimini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin isim ve adreslerini onbeş güniçinde Sağlık Bakanlığına bildirmekle yükümlüdürler. Diploma ve uzmanlıkbelgelerinin Sağlık Bakanlığınca tescil işlemlerini müteakip en geç iki ayiçerisinde, Devlet hizmeti yükümlülüğü olan personel, atama yerleri ve atamaişlemine ilişkin süreç internet sayfasında ilân edilir. Bu ilân tebligat yerinegeçer.
Eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle yapılacak atamalar hariçpersonelin görev yerleri, tercih hakkı verilmek sureti ile kurayla belirlenir.Atama sonuçlarının internet sayfasında ilânını müteakip, gerekli hallerdebelgelerini tamamlamak üzere ilgili personele yirmi gün süre verilir. Devlethizmeti yükümlülük süresi, personelin atandığı yerde göreve katılması ilebaşlar. Belge ile ispatı mümkün zorunlu sebepler olmaksızın süresiiçinde göreve başlamayanlar ile başladıktan sonra ayrılanların görevyapmadıkları gün sayısı Devlet hizmeti yükümlülük süresine ilave edilir. Ancakilave edilen süre, atama yerine göre belirlenen asıl süreden fazla olamaz.
Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personel, bu görevlerinitamamlamadan mesleklerini icra edemezler.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine dayanılmış,18. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, AlparslanALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ve CelalMümtaz AKINCI'nın katılımlarıyla 6.1.2011 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında;
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti AnayasasınınBazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgiligerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkinön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engelbulunmadığına Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilenkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE,
karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
İtiraz konusu kurallarla, Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerinegetirmek üzere ataması yapılan tabipler ve uzman tabiplerden, belge ile ispatımümkün zorunlu sebepler olmaksızın süresi içinde göreve başlamayanlar ilebaşladıktan sonra ayrılanların görev yapmadıkları gün sayısının Devlet hizmetiyükümlülük süresine ilave edileceği, ancak ilave edilen sürenin atama yerinegöre belirlenen asıl süreden fazla olamayacağı öngörülmüştür.
Başvuru kararında, Anayasa'nın 13.maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızcaAnayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamayacağı kuralına yer verildiği, Anayasa'nın 48. maddesindeçalışma ve sözleşme hürriyeti için herhangi bir sınırlama sebebi öngörülmemişise de Anayasa'nın 18. maddesinde ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlardavatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmalarının zorla çalıştırmasayılamayacağı yolundaki hükmün çalışma ve sözleşme hürriyetininbelirlenmesinde gözetilmesi gerektiği, 300 ila 600 gün arasında değişensürelerle Devlet hizmeti yükümlülüğüne tabi tutulan tabiplerin belge ile ispatımümkün zorunlu sebepler olmaksızın süresi içinde göreve başlamamaları veyabaşladıktan sonra ayrılmaları halinde görev yapmadıkları gün sayısının Devlethizmeti yükümlülük süresine ilave edilmesinin ve ilave edilecek sürenin üstsınırı olarak da yalnızca atama yerine göre belirlenen asıl sürenin esasalınmasının çalışma özgürlüğünün ölçüsüz bir şekilde sınırlandırılmasına yolaçabilecek nitelikte olduğu ve söz konusu yükümlülük ile ulaşılmak istenen amaçarasında orantısızlık bulunduğu belirtilerek itirazkonusu kuralın Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle iptali istenen kuralAnayasa'nın 18. maddesi yönünden de incelenmiştir.
'Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması' başlıklı Anayasa'nın 13.maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızcaAnayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması durumunda bu hak vehürriyetlerden sınırlı olarak da olsa yararlanılması mümkün olmakla birlikte,temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulması ve durdurulması durumunda,bunlardan yararlanılabilmesine veya kullanılabilmelerine olanakbulunmamaktadır.
'Çalışma ve sözleşme hürriyeti' Anayasa'nın 48. maddesindedüzenlenmiş ve 'Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerinesahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milliekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik vekararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.' denilmiştir.
Anayasa'nın 'Zorla çalıştırma yasağı' başlıklı 18. maddesinde de'Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunladüzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar;olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarınınzorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden vefikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.' hükmüne yer verilmiştir.
5371 sayılı Kanun ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri TemelKanunu'na eklenen Ek 3. maddeyle, tabiplere Devlet hizmetiyükümlülüğü getirilmiş ve yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerinitamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarakuzman tabip unvanını kazananlar, her bir eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydıile görev yapacakları ilçelerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyine göre 300ila 600 gün arasında değişen sürelerle Devlet hizmeti yapmakla yükümlükılınmışlardır.
Anayasa Mahkemesi'nin 13.3.2006 günlü, E:2006/21, K:2006/38 sayılıkararıyla, 'Devlet hizmeti yükümlülüğünün getirilmesinin gerekçelerigözetildiğinde Anayasa'nın 18. maddesinde yer alan 'ülke ihtiyaçlarının zorunlukıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikirçalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.' hükmü gereğince bu yükümlülüğün yerinegetirilmesinin zorla çalıştırma olarak nitelenemeyeceği' ve'herkesin sağlıklıve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olması karşısında, Ülkenin heryöresinde sağlık hizmetlerinden yararlanılabilmesini sağlamak amacıylatabiplerin Devlet hizmeti ile yükümlü kılındığı ve niteliği gereği sağlıkhizmetlerinin yerine getirilmesinde ortaya çıkacak eksiklik ve gecikmelerintelafisi olanaksız sonuçlara yol açacağı hususları dikkate alındığında, ülkeihtiyaçlarının söz konusu Devlet hizmeti yükümlülüğünü zorunlu kıldığı'' kabuledilmiş ve tabipler ile uzman tabiplere her eğitimleri için getirilenvatandaşlık ödevi kapsamındaki Devlet hizmeti yükümlülüğünün, tabiplerinçalışma özgürlüğünün ölçülülük ilkesine aykırı bir sınırlandırılması olaraknitelendirilemeyeceği belirtilmiştir.
Tabipler ve uzman tabipler için getirilen ve vatandaşlık ödeviniteliğinde bulunan Devlet hizmeti yükümlülüğünün süreleri, Devlet PlanlamaTeşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan ilçelerin sosyo-ekonomikgelişmişlik sıralaması ve tabibin o bölgede hizmetine ihtiyaç duyulan süregözetilerek belirlenmiştir.
İtiraz konusu kurallarda, 3359 sayılı Kanun'un Ek 3. maddesindeöngörülen Devlet hizmeti yükümlülüğü sürelerine ilave edilecek sürelerdüzenlenmektedir. Öngörülen sürelerin eklenme nedenini, yükümlünün belge ileispatı mümkün zorunlu sebepler olmaksızın süresi içinde göreve başlamaması veyabaşladıktan sonra yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılması oluşturmaktadır. Budurumda, göreve başlamayan veya yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan tabipleringörev yapmadıkları gün sayısı, Devlet hizmeti yükümlülük süresine eklenecektir.Kuralın, Devlet hizmeti yükümlülüğüne süresinde başlamayan veya başladıktansonra yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan tabiplere bir yaptırım niteliğitaşıdığı görülmektedir.
Devlet hizmeti yükümlülüğünün amacı gözetildiğinde, yasa koyucutarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlayıcı önlemler alınmasıdoğaldır. Bu çerçevede, tabip ve uzman tabiplerin Devlet hizmeti yükümlülüğünütamamlamadan mesleklerini icra edemeyeceklerine ilişkin bir düzenlemeyeKanun'un Ek 4. maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilmiş ve bu kuralın iptaliistemiyle yapılan itiraz başvurusu Anayasa Mahkemesinin 16.12.2010 günlü,E:2007/24, K:2010/113 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Devlet hizmeti yükümlülüğünün süresinde yapılmasını sağlamakamacıyla getirilen bu kuralın varlığına rağmen aynı amaç doğrultusunda itirazkonusu kurallarla, tabiplerin ve uzman tabiplerin Kanun'un Ek 3. maddesindeöngörülen Devlet hizmeti yükümlülük sürelerinin iki katına ulaşacak sürelerlezorunlu hizmete tâbi tutulabilmeleri mümkün kılınmıştır.
Belge ile ispatı mümkün zorunlu sebepler olmaksızın süresi içindegöreve başlamayan veya başladıktan sonra yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılantabip ve uzman tabiplerin Devlet hizmeti yükümlülüğüne bu kişilere yaptırımuygulanması amacıyla eklenen sürelerin, tabip ve uzman tabiplerin o bölgedehizmetlerine duyulan ihtiyaçtan ve Devlet hizmeti yükümlülüğünü zorunlu kılanülke koşullarından kaynaklanmaması nedeniyle, Anayasa'nın 18. maddesinde yeralan 'ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödeviniteliğindeki beden ve fikir çalışmaları' kapsamında değerlendirilebilmesineolanak bulunmamaktadır. Bu durumda, itiraz konusu kurallar kapsamında Devlethizmeti yükümlülüğüne ilave edilen süreler, tabiplerin hizmetine duyulanihtiyaçtan değil, tabiplere yaptırım uygulanması amacıyla getirildiğinden sözkonusu ilave edilen süreler zarfında tabiplerin ve uzman tabiplerin zorunluhizmet ile yükümlü kılınmaları, Anayasa'nın 18. maddesinde öngörülen zorlaçalıştırma yasağı kapsamına girmektedir.
Zorla çalıştırma yasağının ihlal edilmesi ise Anayasa'nın 48.maddesinin güvence altına aldığı çalışma ve sözleşme hürriyetinin özüne açıkbir müdahale niteliği taşımakta ve bu hürriyetin ortadan kaldırılması sonucunudoğurmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 18. ve48. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
VI- SONUÇ
7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na21.6.2005 günlü, 5371 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen Ek Madde 4'ün ikincifıkrasının dördüncü ve beşinci cümlelerinin, Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, 8.12.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN