ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı :2010/28
Karar Sayısı : 2011/139
Karar Günü : 20.10.2011
R.G. Tarih-Sayı :07.02.2012-28197
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Diyarbakır 1. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 14.7.1965 günlü, 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu'nun 12.5.1982 günlü, 2670 sayılı Yasa'nın 31.maddesiyle değiştirilen 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin 'Belirlenendurum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak,' biçimindeki (j)alt bendinin Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Davacının, hakkında öngörülen kademe ilerlemesinin durdurulmasıcezasının iptali için açtığı davada itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12.5.1982günlü, 2670 sayılı Yasa'nın 31. maddesiyle değiştirilen 125. maddesininbirinci fıkrasının itiraz konusu (j) alt bendini de içeren (D) bendi şöyledir:
'D- Kademe ilerlemesinin durdurulması: Fiilin ağırlık derecesinegöre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil vehaller şunlardır.
a) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,
b) Özürsüz ve kesintisiz 3 - 9 gün göreve gelmemek,
c) Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkarsağlamak,
d) Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veyaaşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak,
e) Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, törenve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak,
f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek,
g) (...) (Madde 125 in (D) bendinin (g) alt bendi, 21.9.2004 tarihve 25590 sayılı R.G.'de yayımlanan, 17.9.2004 tarih ve 5234 sayılı Kanunun 33. maddesinin (f) bendi hükmügereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)
h) Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazançgetirici faaliyetlerde bulunmak,
ı) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasîdüşüncü, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veyazararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,
j) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak,
k) Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak,
l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerinehakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,
m) Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında,haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak veborçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veyazorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek,
n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak,
o) Herhangi bir siyasî parti yararına veya zararına fiilenfaaliyette bulunmak.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 38.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞve Recep KÖMÜRCÜ'nün katılmalarıyla 1.4.2010 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasına geçilmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında; yasa koyucunun iptali istenen fıkrayısuistimalleri önlemek için en ağır hali düşünerek düzenlediği, halbuki hiçbirkötü niyet olmaksızın memurun sırf dikkatsizliği, özensizliği ya dakayıtsızlığından dolayı basit bir edinimin kanunda yer alan süreden bir veyaiki gün sonra bildirilmiş olabileceği ya da yine hiçbir kötü niyet olmaksızınbeyanda bulunulması gereken edinimin hukuken hangi tarihte gerçekleştiğininmemur tarafından bilinemeyebileceği, bu gibi durumlarda da kademe ilerlemesinindurdurulması cezasının verilmesinin suç ve ceza arasındaki orantısızlığıngöstergesi olduğu, iptali istenen fıkrada öngörülen belirlenen durum vesürelerin ne ya da neler olduğunun ceza maddesinde açık ve net olarakdüzenlenmediği, belirlilik ilkesi gereği bu durum ve sürelerin başka kanun veyönetmeliklerde değil, cezanın verildiği madde içersinde yer alması gerektiği,bu nedenle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, belirlenen durum ve sürelerde malbildiriminde bulunmamak eylemi kademe ilerlemesinin durdurulması cezasınıgerektiren fiil ve hallerden birisi olarak belirtilmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden biri 'belirlilik'tir. Bu ilkeye göre, yasaldüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması,ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermeside gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olupbirey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucunbağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir.Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir vedavranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını,bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin deyasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasınıgerekli kılar.
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin görev, yetki vesorumlulukları kapsamında kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve kamu yararınındevamlılığının sağlanması amacıyla yasal olarak düzenlenmiş yaptırımlardır.Kamu hizmetlerini yürüten kamu görevlilerinin görev anlayışları, yetki vesorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış, busınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmalarıöngörülmüştür. Bu bağlamda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 124.maddesinde, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ilekanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin devlet memurlarına yüklediği ödevleriyurt içinde ve yurt dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığıhususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine veağırlık derecesine göre, 125. maddede sıralanan disiplin cezalarından birininverileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, 'Kimse, ...kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz' denilerek 'suçunyasallığı', üçüncü fıkrasında da 'ceza ve ceza yerine geçengüvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur' denilerek, 'cezanınyasallığı' ilkesi getirilmiştir. Anayasa'da öngörülen suçta ve cezadayasallık ilkesi, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öneçıktığı günümüzde, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.Anayasa'nın 38. maddesine paralel olarak Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinde yeralan 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi uyarınca, hangieylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbirkuşkuya yer bırakmayacak biçimde yasada gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılırve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri öncedenbilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvencealtına alınması amaçlanmaktadır. Anayasa'nın 38. maddesinde idari ve adlicezalar arasında bir ayrım yapılmadığından disiplin cezaları da bumaddede öngörülen ilkelere tâbidir.
Anayasa'nın 71. maddesi ile kamu hizmetine girenlerin malbildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma sürelerinin kanunladüzenleneceği, yasama ve yürütme organlarında görev alanların bundan istisnaedilemeyecekleri belirtilmiştir.
Kamu görevlilerinin mal bildiriminde bulunması ile ilgili yasaldüzenlemelerden yasa koyucunun bu konuya büyük önem verdiğianlaşılmaktadır. 657 sayılı Kanun'un 'mal bildirimi' başlıklı 14. maddesinde 'Devletmemurları, kendileriyle, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına aittaşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında, özel kanunda yazılıhükümler uyarınca, mal bildirimi verirler.' hükmü yer almaktadır.Bu hükümle mal bildiriminde bulunmak memurun ödev ve sorumluluklarından birisiolarak sayılmakta, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D)bendinde de, belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak kademeilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir eylem olarak öngörülmektedir.
657 sayılı Kanun'un 14. maddesindebahsi geçen özel kanun ise 19.4.1990 günlü, 3628 sayılı Mal BildirimindeBulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'dur. Bu Kanunun amacı,mal bildiriminde bulunmayı sağlayarak rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele etmekolup, Kanun'da mal bildirimine ilişkin esaslar açıklanmaktadır. 3628 sayılıKanunda, mal bildiriminde bulunacaklar, bildirimlerin konusu, zamanı,birden fazla mal bildiriminde bulunulması, bildiriminin yenilenmesi,bildiriminin verileceği merciler ve bildirimlerin gizliliğine ilişkin hususlarbelirtilmekte, ayrıca mal beyanında bulunmamak eylemi hapis cezasınıgerektiren bir suç olarak kabul edilmektedir.
Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibidisiplin hukuku açısından da Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerinebağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin suç sayılacağı, bunlara uygulanacakyaptırımın türü ve ölçüsü, cezayı ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerinbelirlenmesi gibi konularda yasa koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır. Bunedenle mal beyanında bulunmamak disiplin suçunun ne şekilde cezalandırılacağıhususu yasa koyucunun takdir yetkisi içinde kalmaktadır.
İtiraz konusu kuralla, 'belirlenen durum vesürelerde mal bildiriminde bulunmamak' eylemi disiplin suçu olarakkabul edilerek bu suçun unsurları ve şartları atıf yapılan 3628 sayılı MalBildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'ndadüzenlenmiş ve bu eylem nedeniyle verilecek disiplin cezası itiraz konusukuralla açıkça belirlenmiştir. Gerek suçun gerekse yaptırımın kanunladüzenlenmiş olması karşısında, itiraz konusu kuralda bir belirsizlik ve öngörülemezliktensöz edilemeyeceğinden suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırılıkbulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12.5.1982günlü, 2670 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle değiştirilen 125. maddesinin birincifıkrasının (D) bendinin ' Belirlenen durum ve sürelerde mal bildirimindebulunmamak,' biçimindeki (j) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, 20.10.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN