ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2010/31
Karar Sayısı : 2011/167
Karar Günü : 22.12.2011
R.G. Tarih-Sayı :19.05.2012-28297
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 2. VergiMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 24.6.1995 günlü, 552sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesinin Anayasa'nın 73. ve 91. maddelerineaykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğün durdurulması istemidir.
I- OLAY
Adana ilinden aldığı yaş sebze ve meyvenin pazarlamasını yapanşirketin satışını yaptığı meyveleri, alıcıya teslim amacıyla Ankara ilinegetirdiği sırada belediye zabıta ekiplerince satışın toptancı hali dışındayapıldığı gerekçesiyle belediye payı tahsilatı işleminin iptali istemiyleaçılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve ToptancıHalleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesi şöyledir:
'Belediye ve İşletme Payı
Madde 17- (Değişik birincifıkra: 11/6/1998 - 4367/4 md.) Toptancı hallerde satılan malların toptan satışbedelinin % 2'sini geçmemek şartıyla belediye meclislerince düzenlenecektarifeye göre belediye payı tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilen paylardanen az % 10'u, izleyen yıl belediye bütçesine toptancı hal ihtiyaçları içinharcanmak üzere ödenek olarak konur ve yalnız bu amaçla harcanır.
Gerçek ve tüzel kişilerce kurulacak özel toptancı hallerdemalların satış bedelinin % 2'sini geçmemek üzere birinci fıkrada belirtilenesaslar çerçevesinde belirlenen belediye payı, işletme payı olarak halişletmecisi tarafından tahsil olunur ve bunun yarısı belediye payı olarakilgili belediyeye ödenir.
(Değişik üçüncü fıkra: 5/5/2007-5652/2 md.) Üretildiği il veyailçe dışına sevk edilen mallar satışa sunulacağı yer haline girer ve bunlardanalınacak belediye payı, malın satışa sunulduğu yer belediyesince tahsil edilir.Malın sevkiyatında, sevk veya taşıma irsaliyesi veya ziraat odası kaydıbelgelerinden birinin bulunması ve kontroller sırasında ibrazı zorunludur.Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde toptancı hal dışında mallarıntoptan veya her ne şekilde olursa olsun toptancı halden satın alınmadanperakende satışa sunulduğunun tespiti halinde, malların toptancı hale girişisağlanarak hal müdürlüğünce açık artırma ile satışı yapılır veya yaptırılır. Budurumda belediye veya işletme payı yüzde yirmibeş olarak uygulanır.
(Değişik : 11/6/1998 - 4367/4 md.) Üçüncü fıkra çerçevesindegörevlilerce yakalanan malların hal müdürlüğünce satılarak elde edilenhasılatından alınacak belediye payının yarısı malları yakalayan görevlilerarasında eşit oranda ödül olarak dağıtılır.
(Değişik : 11/6/1998 - 4367/4 md.) Hal müdürlüğü, üçüncü fıkrayagöre malın hale girişi ve satışı ile ilgili olarak yapılacak işlemleri hakemkurulunun belirlediği esaslar çerçevesinde düzenlemeye yetkili ve görevlidir.Belediye sınırları ve mücavir alanlar içerisinde toptan veya perakende malsatmak üzere münhasıran fatura veya müstahsil makbuzu ile üreticilerden malsatın alanlar satış işlemine başlamadan önce bunları fatura veya müstahsilmakbuzu örnekleriyle toptancı hal müdürlüklerine bildirmek zorundadırlar. Budurumda malların toptancı hale girişi yapılmaz ve fatura veya müstahsilmakbuzunda gösterilen bedel üzerinden % 15 oranında belediye payı tahsilolunur. Bildirim yükümlülüğünün ilgililerce yerine getirilmemesi veya miktar vedeğer yönünden gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması hallerinde, belediye payımalların hakem kurullarınca tespit edilecek gerçek değer ve miktarlarıüzerinden % 30 oranında uygulanır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 73. ve 91. maddelerine dayanılmıştır
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca HaşimKILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, EnginYILDIRIM ve Nuri NECİPOĞLU'nun katılımlarıyla 13.5.2010 gününde yapılanilk inceleme toplantısında; öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerindedurulmuştur.
Anayasa'nın 152. maddesi ile 2949 sayılı Yasa'nın28. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davadauygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'yaaykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasınınciddi olduğu kanısına varırsa, ilgili kural ya da kuralların iptali içinAnayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu hükümler uyarınca, birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, yöntemince açılmış,mahkemenin görevine giren bakmakta olduğu bir davanın bulunması ve iptaliistenen kuralın da bu davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise,bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümündeveya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekikanun veya kanun hükmünde kararnamelerdir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada, 552sayılı KHK'nin 17. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca satışın toptancı halidışında yapıldığı gerekçesiyle zabıta ekiplerince yapılan % 25 oranındabelediye payı tahsilatı işleminin iptali talep edilmiştir. Başvuru kararında 552sayılı KHK'nin 17. maddesinin davada uygulanacak bölümlerine dair birdeğerlendirme yapılmadan tümünün iptali talep edilmiştir. 17. maddenin birincifıkrası satılan mallardan tahsil edilecek belediye payı ve bunun harcamausulüne, ikinci fıkrası özel hallerce tahsil edilecek belediye payına, dördüncüfıkrası hal dışındaki satışları yakalayan görevlilerin ödüllendirilmesine vebeşinci fıkrası ise toptancı hallerine girmeden müstahsil ve üretici faturasıya da müstahsil makbuzu ile bildirim yoluyla satış yönteminde belediye payınıntahsili usulünü düzenlemekte olup davada uygulanacak kural değildir.
Bu nedenlerle,
1- 24.6.1995günlü, 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve ToptancıHalleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesinin, 5.5.2007 günlü,5652 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrası dışındakalan fıkralarının, itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin bakmakta olduğudavada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurununMahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Şevket APALAK ve Serruh KALELİ'ninkarşı oyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 24.6.1995 günlü, 552sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesinin, 5.5.2007 günlü 5652 sayılıKanun'un 2. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE,
13.5.2010 gününde kararverilmiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
24.6.1995 günlü, 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve TicaretininDüzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 17.maddesinin, 5.5.2007 günlü, 5652 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle değiştirilen üçüncüfıkrasına ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığındanREDDİNE, 13.5.2010 OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri,işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasakuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Maddenin Üçüncü Fıkrasının 1. Cümlesinin İncelenmesi
Anayasa'nın 'Anayasayaaykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi' başlığını taşıyan 152.maddesinin son fıkrasında 'Anayasa Mahkemesinin işinesasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra onyıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrarbaşvuruda bulunulamaz.' ; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 'Başvuruya engel durumlar ' başlığınıtaşıyan 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında 'Mahkemenin işin esasınagirerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yılgeçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusuyapılamaz.' denilmiştir.
5652 sayılı Kanun'un 2.maddesiyle değiştirilen 552 sayılı KHK.'nin 17. maddesinin üçüncüfıkrasının 'Üretildiği il veya ilçe dışına sevk edilen mallar satışasunulacağı yer haline girer ve bunlardan alınacak belediye payı, malın satışasunulduğu yer belediyesince tahsil edilir.' şeklindeki ilk cümlesineyönelik iptal başvurusu, Anayasa Mahkemesi'nin 25.2.2010 günlü, E. 2007/65, K.2010/43 sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesi ile esastanreddedilmiş ve bu karar 21.6.2010 günlü, 27619 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nce işin esasına girilerek reddedilen kuralhakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için, önceki kararın Resmî Gazete'deyayımlandığı 21.6.2010 gününden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüzdolmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, 5652 sayılı Kanun'un 2. maddesiyledeğiştirilen 552 sayılı KHK'nin 17. maddesinin üçüncü fıkrasının 1. cümlesiyönünden itiraz başvurusunun, Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılıKanun'un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince reddi gerekir.
B- Maddenin Üçüncü Fıkrasının Kalan Bölümünün İncelenmesi
Başvuru kararında, 552sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname'nin Belediye ve İşletme Payı başlıklı 17. maddesindeyer alan belediye payının; vergi, resim ve harç adı altında tahsil edilmemeklebirlikte ilgililere mali külfetler getiren bir yükümlülük olduğu, bu bakımdanbelediye payı adı altında tahsil edilen tutarların vergi, resim ve harç benzerimali yükümlüklerden olduğu halde, olağan dönem kanun hükmünde kararnameye konuedildiği bunun da Anayasa'nın 73. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
552 sayılı KHK'nin 17.maddesinin üçüncü fıkrasında, üretildiği il veya ilçe dışına sevk edilenmalların satışa sunulacağı yer haline yani tüketim yeri haline girmesizorunluluğu getirilmiş olup, bunlardan alınacak belediye payının da malınsatışa sunulduğu yer belediyesince tahsil edileceği düzenlenmiştir. Buna görebelediye sınırları ve mücavir alanlar içinde toptancı hal dışında mallarıntoptan veya her ne şekilde olursa olsun toptancı halden satın alınmadanperakende satışa sunulduğunun tespiti halinde, malların toptancı hale girişisağlanarak hal müdürlüğünce açık artırma ile satışı yapılacak ve bu durumdayüzde iki olan belediye payı yüzde yirmibeş olarak uygulanacaktır.
Anayasanın 'Vergi ödevi'başlıklı 73. maddenin üçüncü fıkrasında 'Vergi, resim, harç ve benzerimali yükümlülük kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır' denilmiştir.Öğreti ve uygulamada verginin yasallığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilkevergi, resim, harç ve benzeri bütün yükümlülüklerin kanunla düzenlenmesizorunluluğunu öngörmektedir.
KHK çıkarılması yetkisinidüzenleyen Anayasa'nın 91. maddesinde 'Türkiye Büyük Millet Meclisi,Bakanlar Kurulu'na kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancaksıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın İkinciKısmı'nın birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanunhükmünde kararnamelerle düzenlenemez.' denilerek Anayasa'nın bu yasak alaniçerisinde kalan 73. maddesinde belirtilen vergi, resim, harç ve benzeri malîyükümlülüklerin KHK'lerle düzenlenemeyeceği öngörülmüştür.
552 sayılı KHK'nin 17. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrası,KHK'ye 5.5.2007 günlü, 5652 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesive Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı MaddelerininDeğiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanun'un 2. maddesiyle eklenmiştir. Dolayısıylakural, KHK ile değil kanunla getirilmiştir. Kanunla getirilen itiraz konusu kuralAnayasa'nın 73. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 91. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
VII- SONUÇ
24.6.1995 günlü, 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve TicaretininDüzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 17.maddesinin, 5.5.2007 günlü, 5652 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilenüçüncü fıkrasının;
1- Birinci tümcesinin iptali istemine ilişkin itiraz başvurusunun,Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 41. maddesinin (1) numaralıfıkrası gereğince REDDİNE,
2- Kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE,
22.12.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
YÖNTEMDE AYRIŞIK OY
Esasının incelenmesine geçilen 552 sayılıK.H.K.'nin 17. maddesinin 5652 sayılıYasayla değişik üçüncü fıkrasında sözü edilen ve maddenin esasını oluşturan'belediye payı'nın itiraza etken olduğu kuşkusuzdur. Üçüncü fıkraya dayanılarakalınan belediye payına maddenin birinci fıkrasında öngörülen ölçütlerlebelirlenen belediye payı esas alınmakta ve itiraz belediye payınınbelirlenmesine ilişkin işlem olgusundatoplanmaktadır.
Bu nedenlerle belediye payının belirlenmesineilişkin birinci fıkranın, itiraz nedenive üçüncü fıkrayla ilintisi karşısında uygulanacak kural olma özelliğinde duraksama yoktur. Aynı yaklaşım ışığında belediye payınıkonu alan maddenin tümüyle esas incelenmesine alınması gerektiğide ayrı bir gerçektir.
Bu nedenle ilk incelemeye ilişkin evredealınan 13.5.2007 günlü kararın yetkisizliktenretle ilgili kısmına karşıyım.
Üye
Şevket APALAK
KARŞIOY
İtirazen iptal başvurusunda bulunan mahkemenin, başvuru kararında552 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'nin 'Belediye ve İşletme Payı' başlığıaltında yer alan 17. maddesinin 5652 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle 17. maddeyeeklenen değişik üçüncü fıkrası dahil tamamının iptalini istediği görülmüştür.
Davada uygulanacak yasa kuralı davayı yürütmede ki uyuşmazlığısonuçlandırmada etki yapacak nitelikte bulunan, kararın dayanağını oluşturmayayarayan iddia ve savunma çerçevesinde karar vermek için göz önünde tutulmasıgereken kural olması gerekir.
Mahkeme somut olayda satılmak üzere alıcısına teslim edilmek amacıile Ankara'ya getirilen yaş sebze ve meyvenin toptancı hal dışında satışasunulduğu tespiti üzerine, belediye meclisince oluşturulmuş tarifeye göre belirlenenbelediye payı olan, malın satış bedeli üzerinden % 25'lik tutarının, davacıdantahsil isteminin Anayasa'nın 73. ve 91. maddelerine aykırı olduğunu ve bunedenle iptal konusu 17. maddenin tüm fıkraları ile birlikte tamamınınuyuşmazlıkta uygulanacak kural olduğu kanaatine vardığı görülmektedir.
Beş fıkradan oluşan kuralın ilk fıkrasında; Haller'de satılacakmallardan tahsil edilecek belediye payı ve bunun harcama usulü, ikincifıkrasında özel toptancı hallerinde belediye payı tahsil usulü, dördüncüfıkrasında hal dışında satışa hazır yakalanan maldan görevli ödül payı, beşincifıkrasında toptancı haline girmeden müstahsil ve üretici faturası ya damüstahsil makbuzu ile bildirim yoluyla satış yönteminde belediye payınıntahsili usulünün, 5652 sayılı Yasa ile değişik üçüncü fıkrasında ise,üretildiği il dışına çıkarılan malın hangi yer 'belediye payı' tahsil yetkialanına gireceği, sevkiyatta ibrazı zorunlu belgeler, toptancı hal dışındasatın alınan malın satışa sunulduğunun tespiti halinde malın satış usulü vebelediyece alınacak pay oranı ifade edilmektedir. Görüleceği üzere, farklıkonuların düzenlendiği normu, hiçbir fıkrası yönünden somut olaya tatbiketmeyen mahkeme toptancı hal dışında satış nedeniyle düzenlenen belediye payıtahsiline ilişkin davada farklı fıkralardaki belediye pay tahsil usulüne de,yakalayanların ödül payına da, ibrazında istenen belgelerin varlığına da hiçbirayrım yapmadan Anayasa'nın 73. maddesi kapsamında Anayasa'ya aykırı bulduğusonucu doğuran sav ile Anayasa Mahkemesi önüne taşımıştır.
2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesi gereği, somut olay nedeniyledavada uygulanacak ve Anayasa'ya aykırılığı iddiasının ciddiyetine kanaatgetirilen kural bu yoldaki gerekçeli kararı ile birlikte Anayasa Mahkemesinegetirilmek zorundadır. Mefhumu muhalifinden'de kuralın somut olayla bağdaşmayanve ilgisiz olan kısımlarının ise ayıklanarak, ayırt edilmek zorunda olduğuanlaşılacaktır.
Başvuran mahkemenin davada uygulanacak kuralı somut bir olaydabazen çok hassas biçimde ayırt edememesi olasılığı bulunsa bile beş fıkradanoluşan, ancak bir fıkrasının uygulanacak kural niteliğinde kabul edildiği 552sayılı K.H.K. 17. maddesinin ilgili fıkralarının hangi nedenlerle davadauygulanacağını ve Anayasa'nın 73. maddesi yönünden aykırı olduğunu genel ifadeile değil özelde normun her fıkrası ve gerektiğinde denetlenmesini istediği hercümlesi ile ilgisini kurarak gerekçelendirmesi zorunludur. Yasanın aradığı buhükmün göz ardı edilerek, soyut kural bütününün, olaya somutlaştırmadan ve demakul ve kabul edilebilir nitelikte gerekçe olmaksızın başvuruya konu edilmesihali karşısında, başvuru usulüne ilişkin görevini eksik yerine getiren mahkemebaşvurusunun eksikliklerin giderilmesi amacı ile geri çevrilerek mahkemesineiadesi gerekirken, işin esasına geçilmesi kararına katılınmamıştır.
Üye
Serruh KALELİ