ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2010/52
Karar Sayısı : 2011/113
Karar Günü : 30.6.2011
R.G. Tarih-Sayı :15.10.2011-28085
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Genç Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.9.2004 günlü, 5237sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesinin Anayasa'nın 38. maddesineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Mağdur çocuğun cinsel istismarı iddiasıyla kardeş sanıklarhakkında açılan kamu davasında, bir kısım sanıklarla birlikte mağdurun daannesi olan kişi hakkında 'suçu bildirmeme' iddiasıyla açılan davada,Cumhuriyet savcısının itiraz konusu kuralın Anayasaya aykırı olduğu iddiasınıciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 'Suçubildirmeme' başlıklı 278. maddesi şöyledir:
'Madde 278- (1) İşlenmekte olan bir suçuyetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerinsınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyenkişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veyaruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacakdurumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza,yarı oranında artırılır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 38. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, EnginYILDIRIM ve Nuri NECİPOĞLU'nun katılımlarıyla 8.6.2010 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itirazkonusu kuralda düzenlenen suç tipinde yakın akrabalık durumunun hiçbir şekildedikkate alınmadığı gerekçesiyle Anayasanın 38. maddesinin beşinci fıkrasınaaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusukuralda, işlenmekte olan bir suçla, işlenmiş olmakla birlikte sebebiyetverdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkilimakamlara bildirmeyenlerin cezalandırılacakları belirtilmiştir.
Hukuk devletinde yasakoyucu, ceza siyasetinin gereği olarakAnayasa'nın ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla,cezalandırmada güdülen amacı da gözeterek hangi eylemlerin suç sayılacağına,bunlara verilecek cezanın türü, miktarı, artırım ve indirim nedenleri veoranları ile suçun takibine ve yargılama usulüne ilişkin koşullar öngörebilir.
Anayasanın 38. maddesinde suç ve cezalara ilişkin temel ilkelereyer verilmiştir. Bunlardan biri de maddenin beşinci fıkrasında 'Hiçkimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyandabulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.' biçiminde ifadeedilmiştir. Aynı zamanda evrensel bir ceza hukuku ilkesi olan bu anayasal hükümkarşısında yasa koyucu, kişinin kendisini ve yasada gösterilecek belliderecedeki yakınlarını suçlayıcı bir beyanda bulunmaya zorlayan bir düzenlemeyapamaz.
İtiraz konusu kuralda, işlenmekte olan veya işlenmiş olmaklabirlikte sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunanbir suçu yetkililere bildirmeyenlerin maddede öngörüldüğü biçimdecezalandırılacakları belirtilirken, gerek maddede, gerekse bu maddeye atıfyapacak biçimde başka bir yerde, bu suçun fail veya failleriyle anılan suçubildirmeyen kişi arasındaki yakın akrabalık durumu cezasızlık açısından ayrıktutulmamıştır.
Açıklanan nedenle kural Anayasa'nın 38. maddesine aykırıdır.İptali gerekir.
VI- SONUÇ
1- 26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 278.maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- 5237 sayılı Kanun'un 278. maddesinin iptal edilmesinedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, Serruh KALELİile Mehmet ERTEN'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
30.6.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY
TCK'nun 278. maddesinin, 'işlenmekte olan bir suçu yetkilimakamlara bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'diyen birinci fıkrası ile nitelikli hallerini gösteren iki ve üçüncü fıkraları,Anayasa'nın 38. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
TCK 278. maddesinin, suça ilişkin yargılamada yakın akrabalıkdurumunu suç kapsamından çıkarmaması, tanık durumunda kalan kişiyi yakınlarınıbile suçlama beyanına itmesi zorunluluğu Anayasa'nın 38. maddesi ilebağdaştırılamamıştır.
Mahkememiz, bu açık aykırılık kararı sonucu yasa koyucuya iptaledilen hüküm yerine bir düzenleme yapması için süre vermiştir.
Normun Anayasa hukukuna açık aykırılığının bu madde kapsamındayargılananlar yönünden yeni düzenleme yapılana kadar yürürlükte kalmasınaolanak veren kararda hukuka uyarlılık yoktur.
Yasa koyucunun verilen süre içerisinde de düzenleme yapmama halide düşünüldüğünde iptal edilen hüküm ile subut bulan olaylar yönünden cezahukukunda suçu ihbar etmeyenler için hukuki boşluk doğduğunun söylenemeyeceği,fiiller icra edilmiş, suç oluşmuş ise zaten taraflarının var olacağı ve suçailişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin ihbarsız da işleyebileceği vesuçu işleyenin cezasız kalmayacağı, ancak halen devam eden davalar yönündensuçu ihbar etmemekle tanık durumundan sanık durumuna düşmüş kişi yönündenAnayasa'ya aykırı olduğu belirlenen bir hükme dayanarak yeni düzenleme yapılanadek ceza tayin edilmek durumunda kalınmasına olanak veren KARAR'da 'iptalerağmen kararın yürürlüğe girmesine kadar süre verilmesi gerektiği' gerekçesinemuhalif kalınmıştır.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
KARŞIOY GEREKÇESİ
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 'Suçu bildirmeme' başlıklı278. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında tanımlanan ve hapis cezasıiçeren suçlar, Anayasa'nın 38. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen 'Hiçkimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyandabulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz' kuralında yeralan ''kanunda gösterilen yakınlar yönünden'' bir ayırım yapmadanbunları da kapsar biçimde düzenlenmesi nedeniyle Anayasa'nın anılan madde vefıkrasına aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
İptal edildiği için de (1) ve (2) numaralı fıkralarda tanımlanan 'suçubildirmeme' eylemleri, Anayasa'nın 38. maddesinin beşinci fıkrasındabelirtilen ''kanunda gösterilen yakınlar yönünden'' suç olmaktançıkmıştır.
Suç olmaktan çıkarılan eylemlere ilişkin düzenlemelerin hukuksalboşluk doğurmasının ve kamu yararını ihlal edici nitelikte görülmesinin sözkonusu olmayacağı açık olduğu halde ''kanunda gösterilen yakınlaryönünden'' bir ayırım yapılmaksızın, iptal kararının yürürlüğünün altıay sonraya bırakılarak, söz konusu eylemlerin bunlar yönünden suç olaraksürdürülmesine karar verilmesi, Anayasal denetimin amacına ve buna bağlı olarakda hukuk devletine aykırıdır.
Bu nedenle iptal edilen kuralların, kanunda gösterilen yakınlar yönündenResmi
Gazete'de yayımlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulmasınakarar verilmesi gerekir.
Yukarda belirtilen gerekçeyle iptal edilen kurallarınyürürlüklerinin uzatılmasına ilişkin kararın bu bölümüne katılmıyorum.
Üye
Mehmet ERTEN