ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2010/8
Karar Sayısı : 2010/35
Karar Günü : 25.2.2010
R.G Tarih-Sayı : Tebliğedildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Şişli 14. Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :14.12.2009 günlü, 5941sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikincitümcelerinin Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Verilen çekin karşılıksız çıkması üzerine yapılan şikâyetsonucunda sanık hakkında açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
5941 sayılı Çek Kanunu'nun itiraz konusu tümceleri de içeren 5.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
'(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibrazsüresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasınasebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgiliolarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecekadlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.Mahkemeayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunmasıhâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Budavalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığıbanka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşimyeri mahkemesinde görülür.'
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilkinceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itirazkonusu yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptaliiçin Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmışve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın dao davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları, davanındeğişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekikurallardır.
Verilen çekin karşılıksız çıkması sonucunda düzenlenen 12.11.2009günlü iddianamede, sanığın 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve ÇekHamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin 4814 sayılı yasayladeğişik birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istenmiştir.
Kamu davasının görülmesi sırasında 14.12.2009 günlü, 5941 sayılıÇek Kanunu 27437 sayılı, 20.12.2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı günyürürlüğe girmiş ve 3167 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmıştır.
3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 4814 sayılı Yasa ile değişikbirinci fıkrasına göre, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibrazsüresi içinde 4. madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığıbulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleriveya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmaküzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.
İtiraz konusu kuralda, 'Üzerinde yazılı bulunan düzenlemetarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarakkarşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilinşikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî paracezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelininkarşılıksız kalan miktarından az olamaz.'denilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralıfıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradanyürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan Kanununuygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bu nedenle önceki yasa kuralının sanığınlehine olması durumunda, bu kural yürürlükten kalkmış olsa bile uygulanmasıgerekmektedir.
Sanık hakkında 3167 sayılı Yasa kuralının uygulanması durumundaverilebilecek en yüksek ceza, karşılıksız çıkan çek bedeli tutarı olan 28.000lira adli para cezasıdır. Bu cezanın mahkeme tarafından belirlenen biçimdeödenmemesi durumunda sanık, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanun'un Geçici 1. maddesine göre adli para cezasının bir günü yüzTürk Lirası hesabı ile hapsedilebilecek ve böylece en fazla 280 gün hapiscezası ile cezalandırılabilecektir.
5941 sayılı Yasa kuralının uygulanması durumunda ise sanık, çekbedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmamak üzere binbeşyüz güne kadaradlî para cezasıyla cezalandırılabilecektir. Mahkeme belirlenen adli gün paracezasını, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin (2) numaralı fıkrasıuyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi hallerini göz önünde bulundurarak enaz yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olmak üzere gün karşılığı adlî paracezasına hükmedebilecektir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'de görülmekte olan kamu davasında karşılıksızkalan çek bedelinin miktarı 28.000 lira olduğuna göre sanık, bir gün karşılığıadlî para cezasının miktarı yirmi Türk Lirası olarak uygulanması durumunda1.400 gün adli para cezasına, yüz Türk Lirasının uygulanması durumunda 280 günadli para cezasına çarptırılabilecektir. Adlî para cezası ödenmediği takdirdeise 5275 sayılı Yasa'nın 106. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince sanık,Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarıncahapsedileceğinden ve adlî para cezası yerine çektirilen hapis cezasının süresiaynı maddenin (7) numaralı fıkrası gereğince üç yılı geçemeyeceğinden 280 günila 1.095 gün arasında hapis cezasına maruz kalabilecektir. Bu durumda 280 günhapis cezası en az miktar olup, sanık daha fazla hapis cezası ile decezalandırılabilecektir.
Yukarıda anılan önceki ve yeni yasa kuralları göz önünealındığında, 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 4814 sayılı Yasa ile değişikbirinci fıkrasının sanığın lehine olduğu anlaşıldığından, itiraz konusu tümcelerinbakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle başvurunun, Mahkeme'nin yetkisizliğinedeniyle reddi gerekir.
IV- SONUÇ
14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin (1)numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin, itiraz başvurusunda bulunanMahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, butümcelere ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,25.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ