ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2010/80
Karar Sayısı : 2011/178
Karar Günü : 29.12.2011
R.G. Tarih-Sayı :29.05.2012-28307
İPTAL DAVASINI AÇAN: Anamuhalefet (CumhuriyetHalk) Partisi TBMM Grubu adına Grup Başkanvekilleri M. AkifHAMZAÇEBİ ve Muharrem İNCE
DAVANIN KONUSU: 11.6.2010 tarihli ve 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunu'nun;
1) 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 'Ancak, Bakanlıkçaizin verilmiş süs kuşları ile akvaryum ve egzotik süs hayvanlarını satan işyerlerinde, veteriner biyolojik ürünler dışındaki sadece bu hayvanlara mahsusolan veteriner tıbbî ürünler satılabilir' şeklindeki ikinci cümlesinin,
2) 22. maddesinin (7) numaralı fıkrasının, 'Bilimsel gelişmeler vegünün koşullarına göre, Ek-1'de Bakanlıkça değişiklik yapılabilir' şeklindekiikinci cümlesinin,
3) 35. maddesinin (1) numaralı fıkrasının,
4) 46. maddesinin (3) numaralı fıkrasıyla değiştirilen,9.3.1954 günlü, 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, TürkVeteriner Hekimleri Birliği İle Odalarının Teşekkül Tarzına Ve Göreceği İşlereDair Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinin,
Anayasa'nın 2., 5., 7., 56., 73. ve 135. maddelerine aykırılığısavıyla iptali ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
1- 5996 sayılı Kanun'un iptali istenilen kuralın da yer aldığı 13.maddesi şöyledir:
'Veteriner tıbbî ürünlerinin toptan ve perakende satışı,tanıtımı
Madde 13- (1) Veteriner biyolojik ürünler dışındaki veterinertıbbî ürünlerinin toptan satışı, ecza depoları veya veteriner ecza depolarıkanalıyla, perakende satışları ise eczaneler, veteriner muayenehane, klinik,poliklinik ve hayvan hastaneleri kanalıyla yapılır. Ancak, Bakanlıkçaizin verilmiş süs kuşları ile akvaryum ve egzotik süs hayvanlarını satanişyerlerinde, veteriner biyolojik ürünler dışındaki sadece bu hayvanlara mahsusolan veteriner tıbbî ürünler satılabilir. Veteriner biyolojikürünlerin satışına ilişkin hususlar Bakanlıkça belirlenir.
(2) Veteriner tıbbî ürünlerini depolayanlar, toptan ve perakendeticaretini yapanlar, alış ve satış ile ilgili kayıtları tutmak, Bakanlığınbelirlediği uygun şartlarda muhafaza etmek ve denetimlerde her türlü kolaylığıgöstermek zorundadır.
(3) Psikotropik ve narkotik veteriner tıbbî ürünleri, bu Kanunhükümlerine ilave olarak uyuşturucularla ilgili özel kanunlara da tâbidir. Buürünler sadece klinisyen veteriner hekimlere, veteriner fakültelerinin ilgilibirimlerine satılabilir, sadece veteriner hekimler tarafından uygulanır veBakanlığın izni olmadıkça devredilemez ve satılamaz. Bu ürünler için azaltılmışolsa dahi tanıtım numunesi hazırlanamaz.
(4) Veteriner sağlık ürünlerinin tanıtımına ilişkin düzenlemelerBakanlıkça belirlenir. Ancak, psikotropik ve narkotik etkili veteriner tıbbîürünlerinin kitlesel iletişim vasıtalarıyla hatırlatıcı ya da bilgilendiricitanıtımı yapılamaz.
(5) Veteriner sağlık ürünlerinin ambalajında satış fiyatınınbelirtilmesi zorunludur. Bakanlık, ülke ihtiyaçları, piyasa koşulları, kamuyararı ve hizmetin gereklerini dikkate alarak gerektiğinde satış fiyatlarınıbelirleyebilir.
(6) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.'
2- Kanun'un 22. maddesi şöyledir:
'Sorumluluklar
Madde 22- (1) Gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme veyem ile ilgili faaliyet gösteren işletmeciler, kendi faaliyet alanının heraşamasında bu Kanunda belirtilen şartları sağlamak ve bunu doğrulamaklayükümlüdür.
(2) Gıda ve yem işletmecisi ürettiği, işlediği, ithal ettiği,satışını veya dağıtımını yaptığı bir ürününün, gıda ve yem güvenilirliğişartlarına uymadığını değerlendirmesi veya buna ilişkin makul gerekçelerininolması durumunda, söz konusu ürünü kendi kontrolünden çıktığı aşamadan başlamaküzere, toplanması için gerekli işlemleri derhal başlatmak ve konu ile ilgiliBakanlığı bilgilendirmek zorundadır. Gıda ve yem işletmecisi, ürünün toplanmasıgerektiğinde, toplanma nedeni hakkında tüketiciyi veya kullanıcıyı doğru veetkin olarak bilgilendirmek ve gerekli hâllerde, insan sağlığını korumayayönelik alınacak tedbirlerin yeterli olmaması durumunda, tüketiciye veyakullanıcıya ürünün iadesi için çağrıda bulunmak zorundadır.
(3) Gıda ve yem işletmecisi, faaliyeti ile ilgili istenenkayıtları güncel tutmak, istendiğinde Bakanlığa sunmak zorundadır.
(4) Piyasaya arz edilecek gıda ve yemlerden onay alınması zorunluolanlar Bakanlıkça belirlenir. Ürün sahibi, onay için Bakanlıkça talep edilenbilgi ve belgeleri sunmak zorundadır. Bu ürünlerin, onay alınmadan üretimi,ithalatı ve piyasaya arzı yasaktır.
(5) Bakanlık, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak için,gıda ve yem işletmecilerinin üretim, işleme ve dağıtımın tüm aşamalarında resmîkontrolleri yapar, gıda ve yem işletmeleri ile ilgili kayıtları tutar.
(6) Gıda ve yem işletmecisi, ürünle ilgili riskin önlenmesi,azaltılması veya ortadan kaldırılmasından sorumlu olup, bu gibi tedbirlerinalınmasında Bakanlıkla işbirliği yapar. İlgililer, Bakanlıkça alınan önlemlerinuygulanması sırasında hiçbir şekilde engelleme yapamaz.
(7) Ek-1'de belirlenen gıda ve yem işletmeleri, işin nevine göre,konu ile ilgili lisans eğitimi almış en az bir personel çalıştırmakzorundadır. Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre, Ek-1'deBakanlıkça değişiklik yapılabilir. Bu değişiklikler Bakanlıkçaçıkarılacak bir tebliğ ile ilan edilir.
(8) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.'
3- Kanun'un 35. maddesi şöyledir:
(1) Bakanlık, bu Kanun kapsamında yürütülen faaliyetler veyapılan resmî kontrollerin karşılığı olarak ücret alabilir. Hangifaaliyetlerden ve resmî kontrollerden ne miktarda ücret alınacağı her yılAralık ayında Bakanlıkça belirlenir.
(2) Bu Kanun kapsamında elde edilecek gelirlerden 21/12/1967tarihli ve 969 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Merkez ve TaşraKuruluşlarına Döner Sermaye Verilmesi Hakkında Kanun ile ilgili olan faaliyetgelirleri, döner sermaye bütçelerine gelir olarak kaydedilir ve bu gelirleröncelikli olarak bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin yürütülmesinde kullanılır.Diğer gelirler genel bütçeye gelir kaydedilir.
(3) Salgın ve bulaşıcı hayvan hastalıkları ile zararlıorganizmaların kontrolü veya eradikasyonu, ulusal veya bölgesel düzeydeuygulanacak mücadele projelerinin hazırlatılması ve uygulanması, mücadelesi,kontrolü, denetimi ve bu amaçlarla alet, malzeme, aşı, ilaç ve benzerlerininalımı ile acil durumlardaki ihtiyaçlar için döner sermaye bütçelerinden gerekliharcamaları yaptırmaya veya bu amaçlarla bir işletmeden diğer işletmeye borçveya karşılıksız olmak üzere kaynak aktarmaya Tarım ve Köyişleri Bakanıyetkilidir.
(4) Bakanlık bütçesine, döner sermaye faaliyetleri dışında, buKanun kapsamındaki görevlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli ödenekkonulur.
(5) Bu Kanun kapsamında Bakanlık tarafından gümrüklerde kontrolüzorunlu olan canlı hayvan ve ürünler ile yurt içi hayvan sevklerinde yapılankontrollerin mesai saatleri dışında veya resmi tatillerde yapılması halinde, bukontrolleri gerçekleştiren personele, ayda 6000 gösterge rakamını geçmemeküzere görev yaptıkları her gün için 400 gösterge rakamının memur aylıkkatsayısı ile çarpılması sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, döner sermayebütçesinden fazla çalışma ücreti ödenir.
(6) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar MaliyeBakanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.'
4- Kanun'un (3) numaralı fıkrasıyla değiştirilen, 6343 sayılıKanun'un iptali istenilen kuralın da yer aldığı 27. maddesi şöyledir:
'Madde 27 'Umumi heyetin vazifeleri aşağıdayazılı fıkralarda gösterilmiştir.
1. İdare heyeti ve murakabe kurulunun yıllık mesai raporlarınıincelemek;
2. Bilançoyu tetkik ve müzakere eylemek;
3. Yeni yıl bütçe taslağını tetkik, müzakere, kabulü halindetasdik etmek;
4. İdare heyeti tarafından sunulan teklif ve mevzularınmüzakeresini yapmak;
5. Müddeti hitam bulan idare heyetinin ibrasına karar vermek;
6. Yeni idare heyeti seçimini yapmak;
7. Büyük Kongreye iştirak etmeküzere, oda başkanları tabii delege kabul edilerek ilgili oda azalarından; üyesayısı (150)'ye kadar olanlardan (4), üye sayısı (151 ' 300) arasındaolanlardan (5), üye sayısı (301 ' 600) arasında olanlardan (6), üye sayısı (601' 1000) arasında olanlardan (8), ayrıca (1000)'den fazla üyesi olan odalardan(8) delegeye ek olarak her (500) üye için (1) delege ve aynı sayıda yedekseçmek,
8. İki hesap murakıbı seçmek.
9. (Değişik bent: 03/04/1984 - 2993/7 md.) Beş asıl ve iki yedekhaysiyet divanı üyelerini seçmek.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 5., 7., 56., 73. ve135. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞve Engin YILDIRIM'ın katılımlarıyla 22.9.2010 günü yapılan ilk incelemetoplantısında,
1-Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,
2- Yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, dava konusuYasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A) 5996 Sayılı Kanun'un 13. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasınınİkinci Cümlesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde; dava konusu kuralda, süs kuşları ileakvaryum ve egzotik süs hayvanlarını satan işyerlerinde, bu hayvanlara mahsusveteriner tıbbi ürünlerin satılabilmesine imkân tanındığı, ancak bu işyerlerininsöz konusu ürünleri uygun bir şekilde saklama koşullarına ve bu ürünleriönerecek nitelikteki uzmanlara sahip olmaksızın anılan satışları yapmasının,insan ve çevre sağlığını tehdit edebileceği belirtilerek, kuralın Anayasa'nın5. ve 56. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kural ile Bakanlıkça izin verilmiş süs kuşları ileakvaryum ve egzotik süs hayvanlarını satan işyerlerinde, veteriner biyolojikürünler dışındaki sadece bu hayvanlara mahsus olan veteriner tıbbî ürünlerinsatılabilmesine imkân tanınmıştır.
Anayasa'nın 5. maddesinde, insanın maddi ve manevi varlığınıngelişmesi için gerekli şartları hazırlamanın Devletin amaç ve görevleriarasında bulunduğu, 56. maddesinde ise herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevredeyaşama hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra, çevreyi geliştirmenin veçevre sağlığını korumanın Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hüküm altınaalınmıştır.
5996 sayılı Yasa'nın 11. maddesi uyarınca, hayvan satacakişyerlerinin faaliyete başlamadan önce Bakanlıktan onay almaları zorunludur. Bumadde uyarınca, söz konusu işyerlerinin veteriner tıbbi ürünleri uygunkoşullarda saklama ve satış ortamını sağlama koşullarını oluşturmamalarıhâlinde bu yerlere Bakanlıkça onay verilmesi mümkün değildir. Bu sebeplekuralın izin verdiği süs hayvanlarına ilişkin veteriner tıbbi ürünlerininsatışının, insan ve çevre sağlığı açısından bir sakınca doğurduğu söylenemez.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 5. ve 56. maddelerine aykırıdeğildir. İptal istemin reddi gerekir.
B) Kanun'un 22. Maddesinin (7) Numaralı Fıkrasının İkinciCümlesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, hangi gıda ve yem işletmelerinin hangiformasyona sahip uzmanı çalıştırmak zorunda olduğunu bildiren 5996sayılı Yasa'nın Ek-1 bölümünün kanunla düzenlendiği, dava konusukuralın ise bir idari işlemle ve 'bilimsel gelişmeler ve günün koşulları' gibibelirsiz kavramlara dayanılarak Bakanlığa Ek-1'de değişiklik yapma yetkisiverdiği, bu durumun Anayasa'nın 7. maddesinde belirtilen yasama yetkisinindevredilemeyeceği ve 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin belirlilikilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüştür.
Kanun'un 22. maddesinin (7) numaralı fıkrasının birincicümlesinde, Kanun'un Ek-1'inde gösterilen gıda ve yem işletmelerinin, işinnevine göre, konuyla ilgili lisans eğitimi almış en az bir personel çalıştırmakzorunda olduğu belirtilmiş, dava konusu kuralda ise bilimsel gelişmeler vegünün koşullarına göre Ek-1'de Bakanlıkça değişiklik yapılabileceğidüzenlenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden biri 'belirlilik ilkesi'dir. Bu ilkeye göre, yasaldüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasıayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesigerekir.
Anayasa'nın 7. maddesinde ise 'Yasama yetkisi Türk Milletiadına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.' hükmüneyer verilmiştir. Buna göre, Anayasa'da yasa ile düzenlenmesi öngörülenkonularda yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisininverilmesi olanaklı değildir.
Gelişen koşul ve durumlara göre sık sık değişik önlemler alma,bunları kaldırma ve süratli biçimde hareket etme zorunluluğunun bulunduğualanlarda, yasama organının temel kuralları saptadıktan sonra, uzmanlık veidare tekniğine ilişkin hususları yürütmeye bırakması, yasama yetkisinin devriolarak yorumlanamayacağı gibi yürütme organının yasama organı tarafındançerçevesi çizilmiş alanda ve değişen koşullara uyum sağlayabilecek esnekliğesahip kriterlere uygun olarak, genel nitelikte hukuksal tasarruflardabulunması, hukuk devletinin belirlilik ilkesine de aykırı değildir.
Kanun'un 22. maddesinin (7) numaralı fıkrasının birincicümlesinde, Kanun'un Ek-1'inde gösterilen gıda ve yem işletmelerinin, işinnevine göre, konu ile ilgili lisans eğitimi almış en az bir personelçalıştırmak zorunda olduğu belirtilmek suretiyle, yasama organı tarafından konuyailişkin genel kural saptanmış ve Kanun'un Ek-1 bölümünde bu zorunluluk altındabulunan gıda ve yem işletmelerinin hangileri olduğu belirlenmek suretiyle desınırları belirlenmiş bir alan oluşturulmuştur. Bu şekilde konunun çerçevesiçizildikten sonra, dava konusu kuralla sadece hangi işletmelerin hangi uzmanıçalıştırması gerektiği yönündeki gelişen koşul ve durumlara göre sık sıkdeğişiklik yapılması gereken teknik alanda, yürütmeye 'bilimsel gelişmeler vegünün koşulları' kriterlerine dayalı olarak değişiklik yapma yetkisiverilmiştir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 7. maddelerineaykırı değildir. İptal istemin reddi gerekir.
Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, CelalMümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN bu görüşe katılmamışlardır.
C) Kanun'un 35. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasınınİncelenmesi
Dava dilekçesinde, dava konusu kuralda ücret olarak adlandırılanbedelin aslında vergi benzeri bir yükümlülük olduğu ve kuralla hangi faaliyetve kontrollerden ne miktarda ücret alınacağının Bakanlığa bırakıldığı, budurumun Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen verginin yasallığı ilkesineaykırı olduğu ayrıca düzenlemenin belirsizlik içermesi sebebiyle kişilerinhukuki güvenliğini de ihlal ettiği belirtilerek, kuralın Anayasa'nın 2. ve 73.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptal başvurusuna konu kuralın birinci cümlesinde, Bakanlığın,5996 sayılı Kanun kapsamında yürütülen faaliyetler ve yapılan resmîkontrollerin karşılığı olarak ücret alabileceği, ikinci cümlesinde ise hangifaaliyetlerden ve resmî kontrollerden ne miktarda ücret alınacağının her yılaralık ayında Bakanlıkça belirleneceği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında 'Vergi, resim,harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veyakaldırılır.' hükmüne yer verilmiştir. 'Vergilerin yasallığı'ilkesi olarak da nitelendirilen bu kural gereği, kanun koyucunun yalnızcakonusunu belli ederek bir vergi, resim, harç veya benzeri bir mali yükümlülükalınmasına izin vermesi bunun kanunla konulmuş sayılması için yeterlideğildir. Getirilen malî yükümlülüğün miktar ve oranı ile yükümlüsünün dekanunda gösterilmesi zorunludur. Ancak dava konusu kuralda;verilen bir hizmetin karşılığı olmak üzere ücret alınması söz konusu olupalınan ücretin, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük niteliğibulunmamaktadır.
Diğer taraftan Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinintemel ilkelerinden biri 'belirlilik ilkesi'dir. Bu ilkeye göre,yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamayave kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasıayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermeside gerekir. Ancak gelişen koşul ve durumlara göre sık sık değişik önlemleralma, bunları kaldırma ve süratli biçimde hareket etme zorunluluğunun bulunduğualanlarda, yasama organının temel kuralları saptamasından sonra, çerçevesiçizilmiş ve değişen koşullar karşısında farklılık gösterebilecek ve bu sebeple dinamikbir mevzuatla yönetilmesi gereken alanda yürütme organının düzenleme yapması,hukuk devletinin belirlilik ilkesine aykırı değildir.
Yasa koyucu tarafından ücretin alınması hususunda genel kural veücretin alınacağı çerçeve belirlendikten sonra dava konusu kuralın ikincicümlesiyle hangi hizmet türünden ne miktarda ücret alınacağı konusunda değişenkoşullar karşısında farklılık gösterebilecek ve bu sebeple dinamik birmevzuatla yönetilmesi gereken alanda yürütmeye düzenleme yapma izni verildiğigörülmektedir. Yukarıda belirtilen kriterler ışığında bu düzenlemenin hukukdevletinin belirlilik ilkesiyle çelişir bir yönü bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerineaykırı değildir. İptal istemin reddi gerekir.
Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ve ZehraAyla PERKTAŞ 35. maddenin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesi yönünden bugörüşe katılmamışlardır.
D) Kanun'un 46. Maddesinin (3) Numaralı FıkrasıylaDeğiştirilen, 6343 Sayılı Kanun'un 27. Maddesinin Birinci Fıkrasının (7)Numaralı Bendinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, dava konusu kuralda, Türk Veteriner HekimleriBirliği Büyük Kongresi'ne delege seçilirken, üye miktarına düşen delegesayısının üye sayısı arttıkça azalan bir oranla artması sebebiyle, adil temsililkesine aykırı davranıldığı belirtilerek, kuralın Anayasa'nın 2. ve 135.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kural ile Türk Veteriner Hekimleri Birliği BüyükKongresi'ne katılmak üzere, oda başkanları tabii delege kabul edilerek ilgilioda üyelerinden; üye sayısı (150)'ye kadar olanlardan (4), üye sayısı (151 '300) arasında olanlardan (5), üye sayısı (301 ' 600) arasında olanlardan (6),üye sayısı (601 ' 1000) arasında olanlardan (8), ayrıca (1000)'den fazla üyesiolan odalardan (8) delegeye ek olarak her (500) üye için (1) delege ve aynısayıda yedek seçilmesi düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşlarının ve üst kuruluşlarının belli bir mesleğe mensup olanlarınmüşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak,mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarınınbirbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmaküzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan veorganları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargıgözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri olduklarıbelirtilmiştir.
Yukarıda anılan Anayasa kuralı kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşlarının '... kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafındankanunla gösterilen usullere göre yargı denetimi altında, gizli oyla seçilen...' tüzelkişiler olduğunu öngörmekte ve bunların kuruluşunda organlarınınseçimle işbaşına gelme usulünü benimsemektedir. Herhangi bir kuruluşunoluşmasında demokrasinin temel kuralı olan seçime yer verilmişse, bu kuruluşunyönetim ve işleyişinin de demokratik kurallara aykırı olamayacağının kabulügerekir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.Adaletli bir hukuk düzeninin kurulabilmesi, diğer seçimler yanında kamu kurumuniteliğindeki meslek örgütlerinin seçimlerinde de seçime katılacakların adilbir biçimde temsil edilmesine bağlıdır. Adil temsilin sağlanmadığı bir seçimindemokratik olmasından ve hukuk devleti ilkesine uygunluğundan söz edilemez. Demokrasininolmazsa olmaz kuralı seçimdir. Demokratik seçimin en önemli niteliği ise adilbir temsil ilkesine dayalı serbest, eşit ve genel oy esasını içermesidir.
Dava konusu kural ile delegelerin maktu bir sayıya görebelirlenmesini öngören sistemin terk edilerek, odaların üye sayısı artışınaparalel olarak seçecekleri delege sayısının da dinamik şekilde artmasınısağlayan bir sistemin getirildiği görülmektedir. Bu durum daha çok üyeye sahipodaların büyük kongrede daha geniş bir katılımla temsil edilmesinisağlamaktadır. Ayrıca kural ile sayısı ne kadar az olursa olsun her odanınBüyük Kongre'ye en az dört temsilci gönderebilmesi ve üye miktarına düşendelege sayısının üye sayısı arttıkça azalan bir oranla artması esasıbenimsenmiştir. Bu husus çoğulcu bir demokrasi anlayışının tezahürü olup, budurum üye sayısı fazla olan odaların tüm karar süreçlerinden diğer odalarıdışlayıp her konuda tek başlarına karar verici pozisyonda olmalarınıengellemekte ve karar verirken küçük üyeli odaların da görüşlerinin dikkatealınmasını sağlamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerineaykırı değildir. İptal istemin reddi gerekir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
11.6.2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun:
1) 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 'Ancak, Bakanlıkça izinverilmiş süs kuşları ile akvaryum ve egzotik süs hayvanlarını satan işyerlerinde, veteriner biyolojik ürünler dışındaki sadece bu hayvanlara mahsusolan veteriner tıbbî ürünler satılabilir.' biçimindeki ikinci cümlesine,
2) 22. maddesinin (7) numaralı fıkrasının, 'Bilimsel gelişmeler vegünün koşullarına göre, Ek-1'de Bakanlıkça değişiklik yapılabilir.' biçimindekiikinci cümlesine,
3) 35. maddesinin (1) numaralı fıkrasına,
4) 46. maddesinin (3) numaralı fıkrasıyla değiştirilen, 9.3.1954günlü, 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk VeterinerHekimleri Birliği İle Odalarının Teşekkül Tarzına Ve Göreceği İşlere DairKanun'un 27. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendine,
yönelik iptal istemleri, 29.12.2011 günlü, E. 2010/80, K. 2011/178sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkra, bent ve cümlelere ilişkin YÜRÜRLÜĞÜNDURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 29.12.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VI- SONUÇ
11.6.2010 günlü, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu'nun:
A- 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasının 'Ancak, Bakanlıkça izinverilmiş süs kuşları ile akvaryum ve egzotik süs hayvanlarını satanişyerlerinde, veteriner biyolojik ürünler dışındaki sadece bu hayvanlara mahsusolan veteriner tıbbî ürünler satılabilir.' biçimindeki ikinci cümlesininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- 22. maddesinin (7) numaralı fıkrasının 'Bilimsel gelişmeler vegünün koşullarına göre, Ek-1'de Bakanlıkça değişiklik yapılabilir.' biçimindekiikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Celal Mümtaz AKINCIile Erdal TERCAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
C- 35. maddesinin (1) numaralı fıkrasının;
1- Birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- İkinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE,
Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
D- 46. maddesinin (3) numaralı fıkrasıyla değiştirilen, 9.3.1954günlü, 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk VeterinerHekimleri Birliği İle Odalarının Teşekkül Tarzına Ve Göreceği İşlere DairKanun'un 27. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
29.12.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
11.6.2010 günlü, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 'Resmî kontrollerin, veteriner ve bitki sağlığıhizmetlerinin finansmanı ve harcamalar' başlıklı 35. maddesinin (1)numaralı fıkrasının ilk cümlesinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, buKanun kapsamında yürütülen faaliyetler ve yapılan resmî kontrollerin karşılığıolarak ücret alabileceği belirtilmiş, iptali istenilen ikinci cümlesinde ise 'Hangifaaliyetlerden ve resmî kontrollerden ne miktarda ücret alınacağı her yılAralık ayında Bakanlıkça belirlenir' hükmüne yer verilmiştir.
Kuralda ücret alınması öngörülen 'faaliyetler'den nelerinanlaşılması gerektiği konusu Kanun'un herhangi bir maddesinde açıkça düzenlenmemiştir.Ancak Kanunun gerekçesi, hükümleri ve özellikle Kanun'un kapsamını gösteren 2.maddesi dikkate alındığında bu faaliyetlerin gıda, gıda ile temas eden madde vemalzeme ile yemlerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamaları, bitki korumaürünü ve veteriner tıbbî ürün kalıntıları ile diğer kalıntılar ve bulaşanlarınkontrolleri, salgın veya bulaşıcı hayvan hastalıkları, bitki ve bitkiselürünlerdeki zararlı organizmalar ile mücadele, çiftlik ve deney hayvanları ileev ve süs hayvanlarının refahı, zootekni (Hayvanların yetiştirilmesi, ıslahı,bakımı ve beslenmesi, üreme ve çoğalması ve belgelendirme ile ilgiliuygulamalar.) konuları, veteriner sağlık ve bitki koruma ürünleri, veteriner vebitki sağlığı hizmetleri, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye giriş ve çıkışişlemleri, bulaşıcı hayvan hastalıkları ve bitki hastalık ve zararlıları ilemücadele edilmesine ilişkin, Bakanlığın yürüttüğü tüm faaliyetler olduğuanlaşılmaktadır.
'Resmi kontroller' ise Kanun kapsamındaki faaliyetler ile bualanda faaliyet gösteren işletmeler, kuruluşlar ve meslek mensupları ve Kanunkapsamına giren ürün ve canlı hayvanlarla ilgili ithalat ve ihracataşamasındaki tüm süreçlerin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafındandenetlenmesini ifade etmektedir.
İptali istenen kuralda geçen 'ücret' kavramının niteliğininsaptanması için tespit edilmesi gereken husus 'yasa kapsamındaki faaliyetler'ile 'resmi denetimlerin' niteliğinin ne olduğudur. Kuralda geçen 'bu kanunkapsamındaki faaliyetler' ve 'resmi kontroller' kamu otoritesi dışındaki birotoritenin yerine getirmesi mümkün olmayan, devletin tek otorite olarakyürüttüğü ve devletin devlet olması sebebiyle egemen gücüne dayalı olarak kamuyararını sağlamak üzere sağladığı kamu hizmetleridir. Nitekim maddegerekçesinde bu husus; 'Halk sağlığının korunması, halka güvenilirgıdanın sunulması için gıda ve yemle ilgili resmî kontrollerin, bulaşıcı hayvanhastalıkları ve bitki hastalık ve zararlıları ile mücadelenin yapılmasıdevletin asli görevlerindendir.' denilmek suretiyle vurgulanmıştır.
Kural kapsamında elde edilecek gelirin nereye harcanacağı hususuda 35. maddenin (2) numaralı fıkrasında düzenlenmiş olup, bu fıkrada ikili birayırıma gidilerek elde edilen gelirin, 21.12.1967 tarihli ve 969 sayılı Tarımve Köyişleri Bakanlığının Merkez ve Taşra Kuruluşlarına Döner Sermaye VerilmesiHakkında Kanun ile ilgili olan faaliyet gelirlerinin, döner sermaye bütçelerinegelir olarak kaydedileceği ve bu gelirlerin öncelikli olarak 5996 sayılı Kanunkapsamındaki faaliyetlerin yürütülmesinde kullanılacağı belirtilmiş, faaliyetgelirleri dışında kalan diğer gelirlerin ise genel bütçeye gelir kaydedileceğihüküm altına alınmıştır.
Karşılığındaücret alınabileceği belirtilen hizmetin, sadece devlet tarafından üretilen birkamu hizmeti olması, hizmet karşılığı alınan ücretin tarafların iradesi ileoluşan bir sözleşmeye değil kamu gücüne dayanması, ücretin gerektiğinde kamugücü kullanılarak alınması ve miktarının kamu otoritesince belirlenmesi,nihayet hizmet karşılığı alınan ücretin kamu giderlerinde kullanılması birliktegözetildiğinde, kuralda yer alan ücret-hizmet ilişkisinin, bir özel hukukilişkisi olmayıp, bir kamu hukuku ilişkisi olduğu konusunda herhangi bir tereddütbulunmamaktadır. Alınabileceği öngörülen ücretinaçıklanan bu nitelikleri onun vergi, resim ve harç değil ancak,yine Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen benzeribir mali yükümlülük olduğunu göstermektedir.
Anayasa'nın 'Vergi ödevi' başlıklı 73. maddesinde ''Vergi,resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veyakaldırılır' hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, vergi,resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin; miktar ve oranının, konusunun veyükümlüsünün kanunla belirlenmesinde bir zorunluluk vardır. Kanun koyucununherhangi bir şekilde vergi, harç, resim ve 'benzeri yükümlülüklerin' konusunu,miktar ve oranını ve yükümlüsünü belirleme noktasında yürütmeyiyetkilendirmesi, açıkça yasama yetkisinin devri sonucunu doğuracaktır. Kanunkoyucu 73. maddenin dördüncü fıkrasının verdiği izin doğrultusunda ancak vergi,resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerden muaflık, istisnalar veindirimleriyle, bu yükümlülüklerin oranlarına ilişkin hükümlerinde kanununbelirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisini,Bakanlar Kurulu'na verilebilir.
İptali istenilen kuralda ise, hangi faaliyetlerden ve resmîkontrollerden ne miktarda ücret alınacağının Bakanlıkça belirleneceğiöngörülmektedir. Böylece düzenleme ile Anayasada öngörülen 'verginin yasallığı'ilkesine aykırı olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na 'benzeri maliyükümlülük' niteliğindeki yükümlülüğün, miktarını, oranını ve yükümlüsünübelirleme konusunda yetki verildiği görülmektedir.
Kuralla öngörülen yükümlülüğün miktarının, oranının veyükümlüsünün belli olmaması ve her zaman değiştirilebilme olasılığınınbulunması aynı zamanda kişilerin hukuki güvenliğini de tehdit ediciniteliktedir.
Açıklanan gerekçeyle 35. maddenin (1) numaralı fıkrasının davakonusu ikinci cümlesi Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine aykırı olduğundaniptaline karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle kuralın Anayasa'ya aykırıolmadığı yönündeki çoğunluk kararına katılmadım.
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun:
I- 22. maddesinin (7) numaralı fıkrasının iptali istenilen ikincicümlesinde 'Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre, ek-1'debakanlıkça değişiklik yapılabilir' denilmektedir.
Kanun'un 22. maddesinde, gıda ve yem ile ilgili faaliyetgösteren işletmelerin sorumlulukları düzenlenmiş, bu çerçevede Kanun'un EK1'inde gösterilen gıda ve yem işletmelerinin, işin nevine göre, konu ile ilgililisans eğitimi almış en az bir personel çalıştırmak zorunda oldukları da hükümaltına alınmıştır.
Konu ile ilgili lisans eğitimi almış en az bir personelçalıştırmak zorunda olan gıda ve yem işletmelerinin hangileri olduğunu belirtenEK-1'in, kanun ile düzenlendiği ve düzenlenen bu listenin bir kanun hükmüolduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 7. maddesinde 'Yasama yetkisi Türk Milletiadına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez' hükmüneyer verilmiştir.
İptal davasına konu olan kural, EK-1'de yer alan gıda veyem işletmeleri ile ilgili listede, bilimsel gelişmeler ve gününkoşullarına göre, Bakanlıkça değişiklik yapılmasına izin vermektedir.
Kanun koyucu insan ve hayvan sağlığı bakımından olası risklerinüretim aşamasında engellenebilmesi ve üretim kayıplarının önlenmesi için konuile ilgili lisans eğitimi almış en az bir personel çalıştırmak zorunluluğugetirmiş ve bu işletmelerin hangileri olduğu ve hangi işletmelerin hangi meslekmensubu uzmanları çalıştıracağı hususunu Kanun'un bir bölümü olarak EK-1.dedüzenlemiş, ancak, EK 1.de değişiklik yapma yetkisini Bakanlığa terk ederekkanun hükmünün bir idari işlemle değiştirilmesine imkan, sağlayarak idariişleme kanun fonksiyonu ve gücü yüklemiştir. Başka bir ifadeyleidareye kanun yapma yetkisi tanımıştır.
Bu durum, yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesine uygundüşmemektedir.
Açıklanan gerekçeyle dava konusu kural, Anayasa'nın 7. maddesineaykırıdır.
İptali gerekir.
II- 35. maddesinin (1)numaralı fıkrasının iptaliistenilen ikinci cümlesinde 'Hangi faaliyetlerden ve resmîkontrollerden ne miktarda ücret alınacağı her yıl Aralık ayında Bakanlıkçabelirlenir' denilmektedir.
Kanun 35. maddesinin (1) numaralı fıkrasında bu Kanun kapsamındayürütülen faaliyetlerin ve yapılan resmi kontrollerin karşılığı olarak ücretalınabileceği hükme bağlanmıştır.
Karşılığındaücret alınabileceği belirtilen hizmetin, sadece devlet tarafından üretilen birkamu hizmeti olması, hizmet karşılığı alınan ücretin tarafların iradesi ileoluşan bir sözleşmeye değil kamu gücüne dayanması, ücretin gerektiğinde kamugücü kullanılarak alınması ve miktarının kamu otoritesince belirlenmesi,nihayet hizmet karşılığı alınan ücretin kamu giderlerinde kullanılması birliktegözetildiğinde, kuralda yer alan ücret-hizmet ilişkisinin, bir özel hukukilişkisi olmayıp, bir kamu hukuku ilişkisi olduğunu duraksamasız ortayakoymaktadır.Alınabileceği öngörülen ücretin açıklananbu nitelikleri onun vergi, resim ve harç değil ancak, yineAnayasa'nın 73. maddesinde belirtilen benzeribir mali yükümlülük olduğunu göstermektedir.
Anayasa'nın 'Vergi ödevi' başlıklı 73. maddesinde:
''Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunlakonulur, değiştirilir veya kaldırılır' hükmüneyer verilmiştir.
Kuralın iptal davasına konu edilen ikinci cümlesinde, hangifaaliyetlerden ve resmî kontrollerden ne miktarda ücret alınacağının Bakanlıkçabelirleneceği öngörülmektedir. Kuralda yer alan ücretin Anayasa'nın 73.maddesinde belirtilen benzeri mali yükümlülük olduğu dikkate alındığında,ikinci cümlesi uyarınca hangi faaliyetlerden ve resmî kontrollerden ne miktardaücret alınacağına ilişkin belirleme Bakanlıkça değil ancak, yasama organınçıkaracağı bir kanunla mümkün olabilecektir. Bakanlığa verilen düzenlemeyetkisi kanunilik ilkesine uygun düşmeyeceği için, kural Anayasa'ya aykırıdır.
Açıklanan gerekçeyle 35. maddenin (1) fıkrasının dava konusuikinci cümlesi, Anayasa'nın 73. maddesine aykırıdır.
İptali gerekir.
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY YAZISI
5996 sayılı Kanun'un 22. maddesinin (7) numaralı fıkrasının ikincicümlesinde, Yasa'ya Ek-1 olarak eklenen listede bilimsel gelişmeler ve gününkoşullarına göre Bakanlıkça değişiklik yapılabilmesi öngörülmüştür. Bahse konuliste yasa metnine dahil olup, ancak yasama organı tarafından değiştirilebilir.İdari bir işlemle yasada değişiklik yapılması mümkün değildir.
Yasa ile konunun çerçevesinin çizilerek uzmanlık ve idaretekniğine ait hususların İdareye bırakılması gereken durumlarda yasa esasenayrıntılı ve sık değişikliklere konu olabilecek kurallara yer vermemelidir.Yasa kuralının idari işlemle değiştirilmesi Anayasa'nın yasakladığı ve hukukdevleti ile bağdaşmayan bir ilke meselesi olup, yapılacak değişikliğin önemsizolması da bu durumu değiştirmez. Anayasa yargısına düşen bu konuda İdareninrahat çalışması mülahazasına göre hüküm vermek değil Anayasal ilkelerikorumaktır. Kuralın, Anayasanın hukuk devletini düzenleyen 2. maddesine veyasama yetkisinin devredilmezliğine ilişkin 7. maddesine aykırı olmasınedeniyle iptali gerekir.
5996 sayılı Kanun'un 35. maddesinin (1) numaralı fıkrasının daBakanlığa verdiği ücretlendirme ve bu ücretlerin miktarını belirleme yetkisininbelirsizlik taşıması ve yaptırılması Bakanlıkça zorunlu tutulabilecekkontrollerin ücretlerini belirlemede İdareye sınırsız bir takdir hakkı vermesinedeniyle Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine aykırı olduğu düşüncesindeyim.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞI OY GEREKÇESİ
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Birliği, Bitki Sağlığı, Gıda veYem Kanunu'nun 22. maddesinin (7) numaralı fıkrasının iptali istenilen ikincicümlesinde, 'Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre EK-1 deBakanlıkça değişiklik yapılabilir.' denilmiştir. Kanun'a ekli diğerbir ifade ile Kanun'un eki bir listenin İdare tarafından değiştirilmesini kabuletmek idareye Kanun yapma yetkisi vermek gibidir. Bu hususun da Anayasa'yaaykırı olduğu açıktır.
'Bilimsel gelişmeler ve günün koşulları' gerekçesiile Kanun'da, Bakanlığa listede değişiklik yapma yetkisi verilmiş ise de hiçbirgerekçe ile Bakanlığa Kanun değiştirme yetkisi verilemez.
Anayasa'nın 7. maddesinde, yasama yetkisinin Türkiye Büyük MilletMeclisi'ne ait olduğu, bu yetkinin devredilemeyeceği ifade olunduğuna göre birkanun ekinin aynı nitelikteki bir hukuki düzenleme ile değiştirilmesimümkündür. Değişikliğin Bakanlıkça çıkarılacak bir 'tebliğ' ileyapılarak 'ilan' edilmesini öngörmek izahına çalışılannedenlerle Anayasa'ya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, iptali talep olunan kuralın Anayasa'yaaykırı olmadığı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
KARŞI OY GEREKÇESİ
Anamuhalefet Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) grup başkanvekilleri Akif Hamzaçebi ile Muharrem İnce tarafından 11.06.2010 tarihli ve5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunu'nun 13.maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 22. maddesinin 7. fıkrasınınikinci cümlesi, 35. maddesinin birinci fıkrası ile 46. maddesinin 3. fıkrasıile değiştirilen 6343 sayılı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrasının yedincibendinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istenmiştir.
Karşı görüşün konusunu oluşturan, iptali talep edilen hükmünde yeraldığı 22. maddenin 7. fıkrası şu şekildedir: 'Ek-1'de belirlenen gıda veyem işletmeleri, işin nevine göre, konu ile ilgili lisans eğitimi almış en azbir personel çalıştırmak zorundadır. Bilimsel gelişmeler ve gününkoşullarına göre, Ek-1'de Bakanlıkça değişiklik yapılabilir. Budeğişiklikler Bakanlıkça çıkarılacak bir tebliğ ile ilan edilir.'
Bu hükmün gerekçesi, '' insan ve hayvan sağlığı bakımındanolası risklerin daha üretim aşamasında engellenebilmesi, üretim kayıplarınınönlenebilmesi için bu işyerlerinde, üretimin nevine göre en az lisansdüzeyinde gerekli eğitimi almış personel gözetiminde yapılmasını sağlamakamacıyla, Kanunun ekinde yer alan listede belirtilen işyerlerinde sözü edilenpersonelin istihdamının sağlanması amacıyla gerekli düzenleme yapılmaktadır'.şeklindebelirtilmiştir.
Mahkememiz çoğunluğu tarafından, ekli listede düzenlenen konularınuzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususlar olduğu, o nedenle idareyebırakılabileceği gerekçesiyle kuralda Anayasa'ya herhangi bir aykırılıkgörülmemiştir.
'Gıda ve Yem İşletmelerinden Üretimin Nevine Göre PersonelÇalıştırmak Zorunda Olan İşletmeler ve Bu İşletmelerde Çalışabilecek MeslekMensupları' başlıklı ekli listede, hem işletmeler, hem de çalıştırmak zorundaoldukları meslek unvanları liste halinde belirtilmiştir.
Liste yakından incelendiğinde gerçekten, idare tekniğine ilişkinayrıntı sayılabilecek hususların düzenlendiği görülmektedir. Ancak bu hususlar,idare tarafından, idari bir işlemle düzenlenmemiş, kanunun ekinde ayrı birliste halinde düzenlenmiştir. O nedenle ekteki bu liste de, hiç şüphesiz kanunadahildir, kanun niteliğindedir. İşte bu listenin, iptali istenen kuralla, bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre, Bakanlıkça değiştirilebilmesi vebu değişikliklerin çıkarılacak bir tebliğ ile ilan edilmesi öngörülmüştür.Bakanlık, sözkonusu listede, herhangi bir sınırlama da yapılmadığından, gerekişletmeler, gerekse çalıştırmak zorunda oldukları meslek mensupları açısındandeğişiklik yapabilecektir.
Anayasa'nın 7. maddesi gereği, yasama yetkisi Türkiye Büyük MilletMeclisine aittir, bu yetki devredilemez. Bu kural gereği, bir hukuki düzenleme,en az kendisiyle aynı nitelikteki yahut aynı güçteki diğer bir hukuki düzenlemeile kaldırılabilir veya değiştirilebilir. Burada ise, kanunla düzenlenen birlistenin, Bakanlığın idari bir işlemi olan 'tebliğ' ile değiştirilebilmesikabul edilmiştir. Buna göre, Bakanlığın çıkarmış olduğu tebliğe, kanun gücü vekuvveti tanınmış olmaktadır veya kanun gücündeki bir düzenlemenin, daha aşağıseviyedeki bakanlığın düzenleyici işlemi olan 'tebliğ' ile değiştirilmesi kabuledilmiş olmaktadır. Bu durum, Anayasa'nın 7. maddesine aykırılık teşkiletmektedir. 'Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre' söz konusulistede gerekli değişikliklerin yapılması hiç şüphesiz gerekli olabilir ve budeğişikliklerin çabuk yapılması gerekebilir; ancak bu durum, kanunla düzenlenenbir hususun, Bakanlığın düzenleyici işlemiyle değiştirilmesini haklıkılmamalıdır. Listenin, çerçevesi ve esaslı noktaları kanunla belirlenip, idaretekniğine ilişkin ayrıntılar, daha baştan idarenin düzenleyici işleminebırakılabilirdi. Ancak iptali istenilen kuralda, bu şekilde davranılmayıp,idare tarafından düzenlenebilecek hususlar doğrudan kanun tarafındandüzenlendiğinden, sonradan yapılacak değişikliklerin de yine kanun tarafındanyapılması gereklidir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, 11.06.2010 tarihli ve 5996 sayılıVeteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunu'nun 22. maddesinin 7numaralı fıkrasının ''Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre, Ek-1'deBakanlıkça değişiklik yapılabilir.' şeklindeki ikinci cümlesininAnayasa'nın 7. maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatindeolduğumdan, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Erdal TERCAN