ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2011/106
Karar Sayısı:2012/192
Karar Günü:29.11.2012
R.G. Tarih-Sayı:02.04.2013-28606 mük.
İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük Millet Meclisiüyeleri M. Akif HAMZAÇEBİ ve Emine Ülker TARHAN ile birlikte 115 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU : 8.8.2011 günlü, 648 sayılıÇevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun HükmündeKararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin;
A- Tümünün ve ayrı ayrı tüm maddeleri ile eki (1) sayılıcetvelin ve (1), (2) ve (3) sayılı listelerinin,
B- 1. maddesiyle;
1- Değiştirilen 29.6.2011 günlü, 644 sayılı Çevre ve ŞehircilikBakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde yer alan '' BakanlarKurulunca yetkilendirilen alanlar ile'' ve ''mülkiyeti kamuya ait arsave araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler,askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri'' ibarelerinin,
2- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin (1)numaralı fıkrasına eklenen (h) bendinin,
C- 4. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin;
1- 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (e) bendinin,
2- 7. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine eklenen 'mülkiyetikamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı,' ibaresinin,
D- 10. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen13/A maddesinin;
1- (1) numaralı fıkrasının,
a - (a) bendindeki ''sulak alanlar'' ibaresinin,
b- (b) bendinin,
c- (c) bendindeki ''doğal sit alanları, sulak alanlar, özelçevre koruma bölgesi'' ibaresinin,
d- (ç), (d) ve (e) bentlerinin,
2- (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesindeki ''ileBakanlıkça tespit edilen doğal sit alanları, tabiat varlıkları ve bunlarınkoruma alanlarının'' ile ikinci cümlesindeki ''Ancak Bakanlıkça'' ibaresinin,
E- 12. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 25.maddesine eklenen (2) numaralı fıkranın,
F- 15. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenenek 1. maddenin,
G- 17. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenengeçici 6. maddenin (1) ve (3) numaralı fıkralarının,
H- 19. maddesinin,
I- 20. maddesinin,
J- 23. maddesiyle 3.5.1985 günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu'naeklenen ek 4. maddenin birinci fıkrasının,
K- 32. maddesiyle 29.6.2011 günlü, 645 sayılı Orman ve Su İşleriBakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 19.maddesine eklenen (2) numaralı fıkranın,
L- 36. maddesiyle değiştirilen 9.8.1983 günlü, 2873 sayılı MilliParklar Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasındaki 'onaylı uygulama imarplanına göre hazırlanacak projelerin' ibaresinin,
M- 40. maddesiyle değiştirilen 13.12.1978 günlü, 178 sayılıMaliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin13. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendindeki, 'Bakanlar Kuruluncauygulama usul ve esasları belirlenen projeler kapsamında;', ' 'veDevlet'in hüküm ve tasarrufu altında bulunan'' ibareleri, ''kamulaştırma''sözcüğü ve ikinci fıkrasının,
N- 41. maddesinin '21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür veTabiat Varlıklarını Koruma Kanununda yer alan 'Kültür ve Tabiat VarlıklarınıKoruma Yüksek Kurulu' ibareleri 'Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'şeklinde ve 'kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurulu' ile 'Kültür veTabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu' İbareleri 'Kültür Varlıklarını KorumaBölge Kurulu' şeklinde değiştirilmiş '' bölümü ile (13) numaralı altbendinin,
O- 42. maddesiyle değiştirilen 21.7.1983 günlü, 2863 sayılıKültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 17. maddesinin (a) fıkrasınınikinci ve üçüncü paragraflarının,
P- 47. maddesinin,
R- 49. maddesinin,
S- 50. maddesiyle değiştirilen 2863 sayılı Kanun'un 61.maddesinin ikinci fıkrasındaki '' Bakanlıkça değerlendirilerek gerekligörüldüğü takdirde '' ibaresinin,
T- 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddenin,
U- 52. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9. vegeçici 10. maddelerinin,
V- 63. maddesinin,
Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 5., 6., 7., 8., 10., 11., 35.,43., 45., 46., 56., 57., 63., 87., 90., 91., 117., 123., 127. ve 169.maddelerine aykırılıkları ileri sürülerek iptallerine ve iptal davasısonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Kanun Hükmünde Kararname Kuralları
8.8.2011 günlü, 648 sayılı Çevre ve Şehircilik BakanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun HükmündeKararname'nin iptali istenen kuralları ile eki (1) sayılı cetvel ve (1), (2) ve(3) sayılı listeleri şöyledir:
MADDE 1- 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevreve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri aşağıdaki şekildedeğiştirilmiş, (e) bendinde yer alan 'özel ihtisas işleri hariç' ibaresindensonra gelmek üzere 'talepleri halinde' ibaresi eklenmiş, (ğ) bendinden sonragelmek üzere aşağıdaki bentler eklenmiş ve mevcut bentler buna göre teselsülettirilmiştir.
'b) Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ile çevre kirliliğininönlenmesine yönelik prensip ve politikalar tespit etmek, standart ve ölçütlergeliştirmek, programlar hazırlamak; bu çerçevede eğitim, araştırma,projelendirme, eylem planları ve kirlilik haritalarını oluşturmak, bunlarınuygulama esaslarını tespit etmek ve izlemek, iklim değişikliği ile ilgili iş veişlemleri yürütmek.'
'ç) Her tür ve ölçekteki fiziki planlara ve bunlarınuygulanmasına yönelik temel ilke, strateji ve standartları belirlemek vebunların uygulanmasını sağlamak, Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen alanlar ilemerkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsave araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler,askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerjive telekomünikasyon tesislerine ilişkin etütleri, harita, her tür ve ölçekteçevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını vedeğişikliklerini resen yapmak, yaptırmak, onaylamak ve başvuru tarihindenitibaren iki ay içinde yetkili idarelerce ruhsatlandırma yapılmaması halinderesen ruhsat ve yapı kullanma izni vermek.'
'h) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya mülkiyetiHazineye, kamu kurum veya kuruluşlarına ya da kişilere ait olan taşınmazlarüzerinde yapılacak yatırımlara ilişkin olarak ilgilileri tarafından hazırlananveya hazırlattırılan ancak yetkili idarelerce üç ay içerisinde onaylanmayanetüt, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imarplanlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini ilgili idarelerinbaşvurusu üzerine yapmak, yaptırmak, onaylamak ve başvuru tarihinden itibarenüç ay içinde yetkili idarelerce ruhsatlandırma yapılmaması halinde resen ruhsatve yapı kullanma izni vermek.
ı) Depreme karşı dayanıksız yapılar ile imar mevzuatına, plan,proje ve eklerine aykırı yapıların ve bunların bulunduğu alanların dönüşümprojelerini ve uygulamalarını yapmak veya yaptırmak.'
MADDE 2- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 'dört' ibaresi 'beş' şeklindedeğiştirilmiştir.
MADDE 3- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş,(f) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut bentler bunagöre teselsül ettirilmiştir.
'd) Altyapı Hizmetleri Genel Müdürlüğü.'
'g) Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü.'
MADDE 4- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdakibent eklenmiş, mevcut bentler buna göre teselsül ettirilmiş ve (j) bendinde yeralan 'kamu yatırımları,' ibaresinden sonra gelmek üzere 'mülkiyeti kamuya aitarsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı,' ibaresi eklenmiştir.
'e) 2 nci maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde belirtilenkonularla ilgili olarak 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 7 nci maddesiçerçevesinde uygulama yapmak veya yaptırmak, bu uygulamalara yönelik olarakkentsel dönüşüm, yenileme ve transfer alanları geliştirmek, bu alanların herölçekteki imar planı ve imar uygulamalarını, kentsel tasarım projeleriniyapmak, yaptırmak ve onaylamak, bu çerçevede paylı mülkiyetleri ayırmak,birleştirmek, arsa ve arazi düzenlemeleri yapmak, imar hakkı transfer etmek,kamulaştırma ve gerektiğinde usulüne uygun olarak acele kamulaştırma yolunagitmek, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izinlerini vermek ve kat mülkiyeti tesisve tescilini sağlamak.'
MADDE 5- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ), (ı), (j) ve (l) bentleri aşağıdakişekilde değiştirilmiş, (m) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bentlereklenmiş, mevcut bentler buna göre teselsül ettirilmiş ve (k) bendinde yer alan'ölçütleri belirlemek' ibaresinden sonra gelmek üzere ', uygulanmasınısağlamak' ibaresi eklenmiştir.
'ğ) Yeraltı ve yerüstü sularının, denizlerin ve toprağınkorunması, kirliliğin önlenmesi veya bertaraf edilmesi maksadıyla kirleticiunsurlar ile kirliliğin giderilmesi ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslarıtespit etmek ve uygulamayı sağlamak, acil müdahale planları yapmak veyaptırmak, çevrenin korunması maksadıyla uygun teknolojileri belirlemek ve bumaksatla kurulacak tesislerin vasıflarını tespit etmek ve bu çerçevede gereklitedbirleri almak ve aldırmak.'
'ı) Atıksu arıtma tesislerinin tasarım esaslarını vekriterlerini belirlemek, onay işlemlerini yürütmek.'
'j) İlgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde atıklarıntaşınması ile tehlikeli atıkların taşınma lisanslarına ilişkin esaslarıbelirlemek, uygulanmasını sağlamak, izlemek, atık ve kimyasallarla kirlenmişalanların mevcut kirlilik durumlarını tespit etmek, çevre ve insan sağlığınayönelik risklere ve kirlenmiş alanların iyileştirilmesine ilişkin çalışmalarıyapmak ve yaptırmak.'
'l) Ulusal çevre stratejisi ve eylem planlarını hazırlamak,yürütmek ve koordinasyonu sağlamak.'
'n) Mahalli çevre kurullarının çalışmalarını takip etmek veyönlendirmek.
o) Yerleşik alanlarda bina ve sair yapılarda görüntü kirliliğineyol açan uygulamaları önleyici tedbirler almak.'
MADDE 6- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (i) bentleri aşağıdaki şekildedeğiştirilmiş, (ç), (d), (f), (ğ) ve (k) bentleri yürürlükten kaldırılmış,mevcut bentler buna göre teselsül ettirilmiş ve (ı) bendinde yer alan ', tespitve kalite ölçütlerini' ibaresi 've analiz ölçütlerini belirlemek,' şeklindedeğiştirilmiştir.
'b) Çevre kirliliğini önleme ve çevre kalitesini iyileştirmeyeyönelik her türlü faaliyet ve tesisi izlemek, gerekli tedbirleri almak vealdırmak, denetlemek, çevre izni ve lisansı vermek.
c) Çevre kirliliğine neden olan faaliyet ve tesislerin emisyon,deşarj ve atıklar ile arıtma ve bertaraf sistemlerini izlemek ve denetlemek.'
'i) Her türlü atık bertaraf tesisine lisans vermek, bunlarıizlemek ve denetlemek.'
MADDE 7- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f), (g) ve (ğ) bentleri yürürlüktenkaldırılmış ve aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan '(ç)' ibaresi '(c)'şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 8- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin11 inci maddesinin başlığı 'Altyapı Hizmetleri Genel Müdürlüğü' şeklinde vebirinci fıkrasında yer alan 'İmar ve Kentsel Altyapı Genel Müdürlüğünün'ibaresi 'Altyapı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün' şeklinde değiştirilmiş, aynımaddenin birinci fıkrasının (f) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki benteklenmiş ve mevcut (g) bendi (ğ) bendi olarak teselsül ettirilmiştir.
'g) 2 nci maddenin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamındakiuygulamalara ilişkin her türlü altyapı, katlı ve köprülü kavşak gibi yapılarınproje ve uygulamalarını yapmak, yaptırmak, bu alanlarda mülk sahiplerindenaltyapı katılım bedellerini tahsil etmeye dönük düzenlemeler yapmak.'
MADDE 9- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin12 nci maddesinin birinci fıkrasına (l) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdakibentler eklenmiş ve mevcut (m) bendi (o) bendi olarak teselsül ettirilmiştir.
'm) Yapılarda kullanılacak malzemelerin kullanım amacınauygunluğuna dair esasları belirlemek, koordinasyon ve yetkilendirmeçalışmalarını yürütmek, yapı malzemelerine ilişkin standartların hazırlanıpyayımlanmasını sağlamak.
n) Yapı malzemelerinin üretim, satış, nakil ve kullanmasafhalarında her türlü mekânda ve ortamda gözetim ve denetimini yapmak, yapımalzemesi numunelerinin test ve deneylerini ilgili standarda göre yapmak,yaptırmak ve laboratuvar altyapısını geliştirmek.'
MADDE 10- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
'Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü
MADDE 13/A- (1) Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğününgörevleri şunlardır:
a) Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatıkoruma alanları, sulak alanlar ve benzeri koruma statüsü bulunan diğeralanların tescil, onay ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bualanların sınırlarını tescil etmek.
b) Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre korumabölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esaslarıbelirlemek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek, yönetmek veyönetilmesini sağlamak.
c) Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatıkoruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgelerive benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların kullanma ve yapılaşmayayönelik ilke kararlarını belirlemek ve her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazımve uygulama imar planlarını yapmak, yaptırmak, değiştirmek, uygulamak veyauygulanmasını sağlamak.
ç) Tabiat varlıkları, doğal, tarihi, arkeolojik ve kentsel sitlerile koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde koruma vekullanma esaslarını ilgili bakanlıkların görüşünü alarak belirlemek ve bualanların kısmen veya tamamen hangi idarelerce yönetileceğine karar vermek, hertür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak,yaptırmak ve onaylamak.
d) Orman alanları dışında yer alan korunması gerekli taşınmaztabiat varlıkları, koruma alanları ve doğal sit alanlarının Bakanlıkçabelirlenen ilke kararlarına, onaylanan planlara uygun olarak kullanılmak üzeretahsisini gerçekleştirmek, uygulamaların tahsis şartlarına uygun olarakgerçekleşmesini izlemek ve denetlemek.
e) Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre korumabölgelerine ilişkin olarak; hâlihazır haritaları aldırmak, gerekli görülenprojeleri yapmak, yaptırmak ve onaylamak, her türlü araştırma ve incelemeyapmak, yaptırmak, izlemek, eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yürütmek,kullanım yasağı getirilen alanların kamulaştırma veya benzer yollarla kamunun elinegeçirilmesini sağlamak, kontrol ve denetim yapmak, gerekli görülen alanlarınkorunması ve kirliliğin önlenmesi amacıyla yatırım yapmak veya ilgiliidarelerin yatırım projelerini desteklemek, bu alan ve bölgelerde Devletinhüküm ve tasarrufu altındaki yerlere ilişkin her türlü tasarrufta bulunmak,işletmek, işlettirmek ve kullanım izinlerini vermek, korunan alanlara ilişkininsan ve finansman kaynağı sağlamak.
f) Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.
(2) Orman ve orman rejimine tabi olmayan yerlerde Orman ve Suİşleri Bakanlığınca tespit edilen veya ettirilen tabiat parkları, tabiatanıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve benzeri diğer korumaalanları ile Bakanlıkça tespit edilen doğal sit alanları, tabiat varlıkları vebunların koruma alanlarının tescil ve ilanı Bakanın onayı ile yapılır. AncakBakanlıkça yapı yasağı önerilen tabiat varlıkları ve doğal sit alanları dahilorman rejimine tabi olmayan bütün koruma alanları Bakanlar Kurulu kararı iletescil ve ilan edilir. Uygulama imar planı kararı ile yapı yasağı getirilenözel mülkiyete konu alanlara ilişkin arazi ve arsa düzenlemesi, trampa veyakamulaştırma işlemleri, bu alanların yönetimi ve işletmesini üstlenenkuruluşlarca veya Bakanlıkça gerçekleştirilir.'
MADDE 11- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
'Yüksek Fen Kurulu, en az üçte iki çoğunluk ile toplanır vetoplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alır; oyların eşitliği halinde,Başkanın taraf olduğu görüş çoğunlukta sayılır.'
MADDE 12- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin25 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'(2) Bakanlık Müşavirleri, Bakanın uygun göreceği merkez veyataşra teşkilatına ait birimlerde çalıştırılabilir.'
MADDE 13- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin32 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'(2) Bakanlık, 2 nci maddenin birinci fıkrasının (i) bendindebelirtilen görevlerden bir kısmını veya tamamını, talepleri üzerine, yeterliteknik teşkilatı olduğu kabul edilen kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir.'
MADDE 14- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye36 ncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
'Sözleşmeli personel çalıştırılması
MADDE 36/A- (1) 2 nci maddenin birinci fıkrasının (ğ) bendikapsamında Bakanlar Kurulunca belirlenen projelerde, proje ve uygulama süresiniaşmamak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunlarınsözleşmeli personel çalıştırılmasına dair hükümlerine bağlı kalınmaksızın, özelbilgi ve ihtisas gerektiren konularda sözleşmeli personel çalıştırılabilir. Busuretle çalıştırılacakların unvanı, sayısı, ücretleri ile diğer hususlar,Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak hizmet sözleşmesi esaslarına göre tespitedilir.'
MADDE 15- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyeaşağıdaki ek madde eklenmiştir.
'EK MADDE 1- (1) 19/10/1989 tarihli ve 383 sayılı Özel ÇevreKoruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kurulanÖzel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kapatılmıştır.
(2) 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen iş veişlemler, Bakan tarafından uygun görülen Çevre ve Şehircilik Bakanlığınınbirimlerince yürütülür.
(3) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Özel Çevre KorumaKurumu Başkanlığına ait her türlü taşınır, taşıt, araç, gereç ve malzeme, borçve alacaklar, hak ve yükümlülükler, yazılı ve elektronik ortamdaki her türlükayıtlar ve dokümanlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığına hiçbir işleme gerekkalmaksızın devredilmiş sayılır. Mülkiyeti Hazineye ait veya Devletin hüküm vetasarrufu altındaki taşınmazlardan Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığına tahsisedilmiş olanlar hiçbir işleme gerek kalmaksızın tahsis amacında kullanılmaküzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır.
(4) Kapatılan Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığınınharcamaları, 6091 sayılı 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa istinadenMaliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, Özel Çevre KorumaKurumu Başkanlığının 2011 yılı bütçesinde yer alan ödeneklerden karşılanır.
(5) Kapatılan Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığında Özel ÇevreKoruma Kurumu Başkanı, Başkan Yardımcısı, I. Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanıkadrosunda bulunanlar, ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Bakanlık Müşavirikadrolarına, Özel Çevre Koruma Müdürü ve Özel Çevre Koruma Müdür Yardımcısıkadrolarında bulunanlar, bulundukları illerdeki Çevre ve Şehircilik İlMüdürlüğünün şube müdürü kadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyleatanmış sayılır. Geçici 3 üncü maddenin beşinci fıkrası hükümleri bunlarhakkında da uygulanır. Bu madde uyarınca ihdas edilen Bakanlık Müşavirikadroları, herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerekkalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Bunlar dışında kalan personel, hiçbir işlemegerek kalmaksızın kadro ve pozisyonlarıyla birlikte Çevre ve ŞehircilikBakanlığına devredilmiştir. Devredilen personele ait kadrolar, başka bir işlemegerek kalmaksızın devir tarihi itibarıyla ihdas edilerek 190 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait bölümüne eklenmiş vedevredilen sözleşmeli pozisyonlar aynı Bakanlığa vize edilmiş sayılır.'
MADDE 16- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameningeçici 2 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
'(7) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığa verilengörevlerle ilgili iş ve işlemlerden dolayı Çevre ve Orman Bakanlığınca tarafolunan işlem ve sözleşmelerde Bakanlık taraf olur ve Çevre ve Orman Bakanlığıleh ve aleyhine açılmış olan davalar ile başlatılmış olan takiplerde Bakanlıkkendiliğinden taraf sıfatını kazanır. Söz konusu görevlere ilişkin olarak bumaddenin yürürlüğe girmesinden önce Çevre ve Orman Bakanlığınca yapılmış iş veişlemler sebebiyle açılacak davalar Bakanlığa yöneltilir. Tabiat varlıkları ileilgili iş ve işlemlerden dolayı Kültür ve Turizm Bakanlığının taraf olduğuişlem, sözleşme, dava ve takipler hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
(8) Yedinci fıkrada belirtilenler hariç olmak üzere bu maddenin yayımıtarihinden önce, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığınailişkin iş ve işlemler sebebiyle adı geçen Bakanlıkların leh ve aleyhineaçılmış olan davalar ile başlatılmış takiplerde Çevre ve Orman Bakanlığıncatesis edilmiş işlemler için husumet Orman ve Su İşleri Bakanlığına; Bayındırlıkve İskan Bakanlığınca tesis edilmiş işlemlerde ise husumet Çevre ve ŞehircilikBakanlığına yöneltilir.'
MADDE 17- 644 sayılı Kanun HükmündeKararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
'Mevcut statülerin değerlendirilmesi
GEÇİCİ MADDE 6- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, doğalsit alanı ve tabiat varlığı olarak tespit ve tescil edilmiş alan ve varlıklarailişkin her türlü belge, bu alan ve varlıkların statülerinin yeniden değerlendirilmesiiçin en geç altı ay içinde Bakanlığa devredilir. Tabiat varlıkları ve doğalsitlerle ilgili yeni değerlendirme yapılıncaya kadar bu alanlara ilişkin olarakkültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca alınmış kararlargeçerlidir.
(2) Devir sürecinde arkeolojik, kentsel, tarihi sitlerin vekültür varlıklarının bulunduğu alanların doğal sitler, tabiat varlıkları ilebenzeri diğer koruma statüsünde bulunan alanlarla çakışması durumunda bualanlara ilişkin konular mevcut doğal sit statüsü de gözönüne alınarak kültürvarlıklarını koruma bölge kurullarınca değerlendirilir ve Kültür ve TurizmBakanlığının talebi üzerine bu alanların adı geçen Bakanlıkça kısmen veyatamamen yönetilmesine Çevre ve Şehircilik Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanıncabirlikte karar verilir.
(3) Bakanlık tarafından konunun uzmanlarından oluşturulacakkomisyonca yeniden tespit edilen statüler Çevre ve Şehircilik Bakanının onayıile, yapı yasağı öngörülen statüler ise Bakanlar Kurulunca onaylandıktan sonratescil edilir. Bu alanlar ve varlıklar yeni statüsüne, ören yerleri ise mevcutstatüsüne uygun koruma-kullanma esaslarına göre yetkili idarelerce yönetilir.
(4) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden önce ilanedilmiş olan milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı korumaalanları ve sulak alanlardaki kamuya ait alanların mevcut halleriyleyönetilmesine ve işletilmesine ilişkin iş ve işlemler, Bakanlıkça onaylanan hertür ve ölçekteki çevre düzeni planı ile nazım ve uygulama imar planı kararlarınauygun olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yürütülür.'
MADDE 18- 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenineki (I) sayılı cetvelin 'Müsteşar Yardımcısı' başlıklı sütununa 'MüsteşarYardımcısı' sırası eklenmiş, 'Hizmet Birimleri' başlıklı sütununun 5 incisırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, 7 nci sırasından sonra gelmek üzereaşağıdaki sıra eklenmiş ve mevcut sıralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
'5) Altyapı Hizmetleri Genel Müdürlüğü'
'8) Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'
MADDE 19- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı KamuMalî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (II) sayılı cetvelin 'B) ÖZEL BÜTÇELİDİĞER İDARELER' bölümünde yer alan '31) Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'sırası yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 20- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'ÖzelÇevre Koruma Kurumu Başkanlığı,' ve sekizinci fıkrasında yer alan 'Çevre veŞehircilik Bakanlığı,' ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 21- 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmarKanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi veikinci fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığıncatespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.'
'Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerindeve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilanedilir.'
MADDE 22- 3194 sayılı Kanunun 27 nci maddesibaşlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar
MADDE 27- Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köyyerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesisniteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlıyapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber,köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkıtarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılariçin yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerinin valilikçe incelenmesi,muhtarlıktan yazılı izin alınması ve bu yapıların yöresel doku ve mimariözelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt veprojelerin sorumluluğu müellifi olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılarvalilikçe ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro planlarına işlenir. Köyyerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan veimar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatıalınarak inşa edilmesi zorunludur. Tarım ve hayvancılık amaçlı yapılarındenetimine yönelik fenni mesuliyet 28 inci madde hükümlerine göre mimar vemühendislerce üstlenilir.
Onaylı üst kademe planlarda aksine hüküm bulunmadığı hallerdeköy yerleşik alan sınırları içinde, jeolojik açıdan üzerinde yapı yapılmasındasakınca bulunan alanlar ile köyün ana yolları ve genişlikleri, hâlihazır haritaveya kadastro paftaları üzerinde il özel idarelerince belirlenir. Belirlenenyollar, ifraz ve tevhit suretiyle uygulama imar planı kararı aranmaksızın kamuyararı kararı alınarak oluşturulur.
Köy yerleşik alan sınırı içerisinde, 3/7/2005 tarihli ve 5403sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz.
Köy yerleşik alan sınırlarının parselleri bölmesi durumundayerleşik alan sınırı 5403 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın ifraz hattıolarak kabul edilir.
İl çevre düzeni planında açıkça belirtilmediği takdirde, ihtiyaçduyulması halinde, köyün gelişme potansiyeli ve gelişme düzeyi de dikkatealınarak köy yerleşik alan sınırları ve özel kanunlara ilişkin hükümler saklıkalmak kaydıyla bu alanlarda yapılaşma kararı ve ifraz şartları belediye sınırıil sınırı olan yerlerde büyükşehir belediye meclisi, diğer yerlerde il genelmeclisi kararı ile belirlenir. Tespitler kadastro paftasına işlenerek tapusicilinde belirtilir. İhtiyaç duyulması halinde mevcut köy yerleşik alansınırları il genel meclislerince yeniden belirlenebilir.
İmar planı olmayan köy yerleşik alanı sınırları içerisinde köyünihtiyacına yönelik olarak ilk ve orta öğretim tesisi, ibadet yeri, sağlıktesisi, güvenlik tesisi gibi yapılar için imar planı şartı aranmaz. Ancak yerseçimi, valilikçe oluşturulan bir komisyonca hâlihazır harita veya kadastropaftaları üzerinde kesin sınırları ile belirlenir. Bu yapı ve tesislere uygulamaprojelerine göre ilgili yatırımcı kamu kurum ve kuruluşu adına yapı ruhsatı veyapı kullanma izni verilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlar Bakanlıkça hazırlananyönetmelikle belirlenir.'
MADDE 23- 3194 sayılı Kanuna aşağıdaki ek maddeeklenmiştir.
'EK MADDE 4- Mera, yaylak ve kışlakların geleneksel kullanımamacıyla geçici yerleşme yeri olarak uygun görülen kısımları valilikçe buamaçla kurulacak bir komisyon tarafından tespit edilir. Bu yerlerin ot bedelialınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek tapuda Hazine adına tescilleriyapılır. Bu taşınmazlar, bu madde kapsamında kullanılmak ve değerlendirilmeküzere, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalanlar ilgilibelediyelerine, diğer alanlarda kalanlar ise il özel idarelerine veya özelkanunlarla belirlenen ilgili idarelere tahsis edilir. Özel kanunlar kapsamıdışında kalan alanlarda belediyesince veya il özel idaresince geçici yerleşmealanının vaziyet planı ve yapılaşma şartları hazırlanır ve onaylanır. Butaşınmazlardan kamu hizmetleri için gerekli olanların dışındakiler, il özelidaresince veya belediyesince ve özel kanunlarla belirlenmiş alanlarda ilgiliidarece kadastro verileri işlenmiş hâlihazır haritalar üzerine yapılmış vaziyetplanına veya onaylı imar planına uygun olarak talep sahiplerine bedelikarşılığında yirmidokuz yıla kadar tahsis edilebilir. Bu yerlerde umumi vekamusal yapılar hariç, inşa edilecek yapıların kat adedi bodrum hariç olmaküzere ikiyi, yapı inşaat alanı 200 metrekareyi geçemez. Bu yapıların yöreselmimariye uygun ve yöresel malzeme kullanılmak suretiyle yapılması zorunludur.Bu fıkranın uygulanmasına, bu fıkra kapsamında tahsis edilecek mera, yaylak vekışlakların il genelindeki toplam mera, yaylak ve kışlakların binde beşinigeçmemek üzere oranının belirlenmesine, bu yerlerin kiralanmak ve irtifak hakkıtesis edilmek suretiyle tahsisine, tahsis sürelerine, tahsis bedellerine,tahsil edilen bedellerin kullanım şekline, tahsis süresinin sona ermesine,komisyonun teşkiline ve diğer konulara ilişkin esas ve usuller, İçişleriBakanlığı, Maliye Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Suİşleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşleri alınarakBakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
Mera, yaylak ve kışlakların 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılıTurizmi Teşvik Kanunu uyarınca ilan edilen turizm merkezleri ile kültür veturizm gelişim bölgeleri kapsamında kalan kısımları, ot bedeli alınmaksızıntahsis amacı değiştirilerek tapuda Hazine adına tescil edilir ve bu yerler,2634 sayılı Kanun çerçevesinde kullanılmak ve değerlendirilmek üzere Kültür veTurizm Bakanlığına tahsis edilir.'
MADDE 24- 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı YapıDenetimi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
'Bu Kanun;
a) 3194 sayılı İmar Kanununun 26 ncı maddesinde belirtilenkamuya ait yapı ve tesisler ile 27 nci maddesinde belirtilen ruhsata tabiolmayan yapılar,
b) Bodrum katı dışında en çok iki katlı ve yapı inşaat alanıtoplam 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar,
c) Entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlıyapı ve tesisler,
d) Köy yerleşik alanlarında, belediye ve mücavir alan sınırlarıiçinde olmayan iskân dışı alanlarda ve nüfusu 5000'in altında olanbelediyelerin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bodrum katı ve çatıarası dışında en çok iki katlı ve yalnızca bir bodrum katın inşaat alanı hesabakatılmaksızın toplam inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen konut yapıları ile bunlarınkömürlük, otopark, depo gibi müştemilatı,
hariç olmak üzere, belediye ve mücavir alan sınırları içinde vedışında kalan yerlerde yapılacak yapıların denetimini kapsar. Ruhsata tabiolup, bu Kanun hükümlerine tabi olmayan yapılarda denetime yönelik fennimesuliyet 3194 sayılı İmar Kanununun 26 ncı ve 28 inci maddelerine göre mimarve mühendislerce üstlenilir. Birden fazla müstakil yapının bulunduğuparsellerde, bütün yapıların toplam yapı inşaat alanının 200 metrekareyigeçmesi halinde de bu Kanun uygulanır. Yalnızca bir bodrum katın inşaat alanıhesaba katılmaksızın toplam inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen yapılardageçici yapı müteahhidi yetki belgesi almak ve mimar veya mühendis unvanlışantiye şefi bulundurmak, yapı müteahhitliğine ilişkin bütün sorumluluklarıüstlenmek şartıyla parsel maliki kendi yapısını inşa edebilir. Ancak buyapılarda da mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefi bulundurulmasızorunludur. Parsel malikinin veya hissedarlardan birinin mimar veya mühendisolması halinde ayrıca şantiye şefi aranmaz.'
MADDE 25- 4708 sayılı Kanunun 2 nci maddesininüçüncü fıkrası ve 7 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 26- 4708 sayılı Kanunun 4 üncü maddesibaşlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Yapı denetim komisyonları ve görevleri
MADDE 4- Bu Kanunun uygulanması ile ilgili Bakanlık iş veişlemlerinin yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlık merkezinde Merkez YapıDenetim Komisyonu ve illerde İl Yapı Denetim Komisyonları kurulur. İl YapıDenetim Komisyonları, yapı denetim kuruluşlarına izin belgesi verilmesi hariçKanunda belirtilen diğer görevleri yapar.
Merkez Yapı Denetim Komisyonu, konu ile ilgili Bakanlıkpersoneli arasından, biri başkan olmak üzere Bakanlıkça görevlendirilecektoplam yedi üyeden oluşur ve Bakanlıkça uygun görülen birimin bünyesindefaaliyetlerini yürütür. Bakanlık; gerek görülen konular hakkında çalışmadabulunmak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile meslek ve sivil toplumkuruluşlarının temsilcilerini Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikte belirtilenusul ve esaslar çerçevesinde Komisyonda görevlendirebilir.
İl Yapı Denetim Komisyonu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğününteklifi üzerine, biri başkan olmak üzere Merkez Yapı Denetim Komisyonuncagörevlendirilecek toplam beş üyeden oluşur.'
MADDE 27- 4708 sayılı Kanunun 5 inci maddesinindördüncü ve yedinci fıkraları yürürlükten kaldırılmış, beşinci ve altıncıfıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Yapı denetimi hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecekhizmet bedeli, yapı denetimi hizmet sözleşmesinde belirtilir. Bu bedel, yapıyaklaşık maliyetinin % 1,5'inden az olamaz. Hizmet bedeli oranı, yapım süresiiki yılı aşan iş için yıllık % 5 artırılır ve yapım süresi iki yıldan daha azolan işler için yıllık % 5 azaltılır. Bu bedele, katma değer vergisi ile yapıdenetim kuruluşu tarafından talep edilen ve taşıyıcı sisteme ilişkin olmayanmalzeme ve imalâtlar konusunda yapı müteahhidince yaptırılacak olan laboratuvardeneylerinin masrafları dâhil değildir. Yapı denetim kuruluşu, yapı sahibindenbaşka bir ad altında, ayrıca hiçbir bedel talebinde bulunamaz.
Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmetbedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebebirimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır. Yatırılan tutarların %1'i ruhsatı veren idarenin, % 1'i Bakanlık bünyesinde bulunan döner sermayeişletmesinin hesabına aktarılır.'
MADDE 28- 4708 sayılı Kanunun 12 nci maddesininikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'İlgili idarelerin bu Kanunda belirtilen hususlara ilişkingörevleri ile çalışma usul ve esasları; yapı denetim kuruluşları ve şubelerininsınıflandırılması, kuruluşlar arasında adaletli iş dağılımını temin etmek üzerebir ilde faaliyet gösterebilecek olan yapı denetim kuruluşu sayısınınbelirlenmesi ile kuruluş safhasında sahip olunması gereken asgarî nitelikler;yapı denetim kuruluşları ve laboratuvar kuruluşlarının görevleri ile çalışmausul ve esasları; denetçi belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslar ile yapıdenetim ve laboratuvar kuruluşlarında görev alacak personelde aranacak nitelik,tecrübe ve bunların istihdam şartları ile görev ve sorumlulukları; diğer yapısorumlularının nitelikleri, görevleri ile çalışma usul ve esasları; Merkez veİl Yapı Denetim Komisyonunun görevleri ile çalışma usul ve esasları; yapıdenetimi hizmet sözleşmesinin esasları, asgarî hizmet bedelinin belirlenmesi vehizmet bedelinin ödenmesi, bu Kanun uyarınca denetlenerek inşa edilen yapılarasertifika verilmesi ve düzenlenecek meslek içi eğitimlere ilişkin usul veesaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.'
MADDE 29- 29/6/2011 tarihli ve 645 sayılı Ormanve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 'üç' ibaresi 'dört'şeklinde değiştirilmiş ve aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılıcetvelin 'Müsteşar Yardımcısı' başlıklı sütununa 'Müsteşar Yardımcısı' sırasıeklenmiştir.
MADDE 30- 645 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş,(g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (ğ) bendi(h) bendi olarak teselsül ettirilmiştir.
'a) Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatıkoruma alanları ve sulak alanların tespiti, bunlardan Çevre ve Şehircilik Bakanlığıncatescil edilenlerin korunması, geliştirilmesi, tanıtılması, yönetilmesi,işletilmesi ve işlettirilmesi ile ilgili işleri yürütmek ve denetlemek.'
'ğ) Orman ve orman rejimine tabi yerlerde tabiat parkı, tabiatanıtı ve tabiatı koruma alanları ile sulak alanları ve benzeri korumaalanlarının tescil ve ilanını yapmak.'
MADDE 31- 645 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdakibentler eklenmiş ve mevcut (h) bendi (i) bendi olarak teselsül ettirilmiştir.
'h) Su kirliliği açısından hassas alanları ve nitrata duyarlıhassas alanları tespit etmek ve izlemek.
ı) İklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi ile ilgiliçalışmalar yapmak.'
MADDE 32- 645 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin19 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'(2) Bakanlık Müşavirleri, Bakanın uygun göreceği merkez veyataşra teşkilatına ait birimlerde çalıştırılabilir.'
MADDE 33- 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı MillîParklar Kanununun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'MADDE 3- Orman ve Su İşleri Bakanlığınca millî park karakterinesahip olduğu tespit edilen alanlar, Millî Savunma Bakanlığının olumlu görüşü,Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile diğerilgili bakanlıkların görüşü de alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınınteklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile millî park olarak belirlenir.
Orman ve orman rejimine tabi yerlerde tabiat parkı, tabiat anıtıve tabiatı koruma alanları Orman ve Su İşleri Bakanının onayı ile belirlenir.
Orman ve orman rejimi dışında kalan yerlerde tabiat parkı,tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı belirlenmesine veya Orman ve Su İşleriBakanlığınca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekliyerlerin orman rejimine alınmasına ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Çevreve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilir vebu alanlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tescil edilir.'
MADDE 34- 2873 sayılı Kanunun 4 üncü maddesininbaşlığı 'İşletme:', ikinci fıkrasında yer alan 'İmar ve İskan Bakanlığının'ibaresi 'Çevre ve Şehircilik Bakanlığının', üçüncü fıkrasında yer alan'planlar' ibaresi 'projeler' ve dördüncü fıkrasında yer alan 'Tarım ve OrmanBakanlığının' ibaresi 'Çevre ve Şehircilik ile Orman ve Su İşleriBakanlıklarının' şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 35- 2873 sayılı Kanunun 4 üncü maddesininbirinci ve üçüncü fıkralarında, 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, 7 ncimaddesinin birinci fıkrasında, 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, 9 uncumaddesinin birinci fıkrasında, 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında, 12 ncimaddesinin birinci fıkrasında, 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, 15 incimaddesinin ikinci fıkrasında ve 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a)bendinde yer alan 'Tarım ve Orman Bakanlığınca' ibareleri 'Orman ve Su İşleriBakanlığınca' şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 36- 2873 sayılı Kanunun 5 inci maddesininbirinci fıkrasında yer alan 'hazırlanacak planın' ibaresi 'onaylı uygulama imarplanına göre hazırlanacak projelerin' şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 37- 2873 sayılı Kanunun 6 ncı maddesininbirinci fıkrasının (a) bendinde ve 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yeralan 'Tarım ve Orman Bakanlığının' ibaresi 'Orman ve Su İşleri Bakanlığının'şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 38- 2873 sayılı Kanunun 16 ncı maddesininikinci fıkrasında yer alan 'Çevre ve Orman Bakanlığı' ibaresi 'Orman ve Suİşleri Bakanlığı' şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 39- 2873 sayılı Kanunun 22 nci maddesininbirinci fıkrasının (a) bendinde yer alan 'İmar ve İskan' ibaresi 'Çevre veŞehircilik' şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 40- 13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı MaliyeBakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncümaddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
'r) Bakanlar Kurulunca uygulama usul ve esasları belirlenenprojeler kapsamında; Hazinenin özel mülkiyetinde ve Devletin hüküm ve tasarrufualtında bulunan taşınmazları geliştirmek, değerlendirmek, kişilerinmülkiyetinde bulunan taşınmazları satın almak, trampa etmek, kamulaştırma vetoplulaştırma yapmak.
Birinci fıkranın (r) bendi kapsamındaki tüm taşınmazlara ilişkinher tür ve ölçekteki etüt, harita, plan, imar planları, imar plan tadilatlarıve imar uygulamaları Bakanlığın talebi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığıncayapılır ve onaylanarak yürürlüğe konulur.'
MADDE 41- 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültürve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda yer alan 'Kültür ve Tabiat VarlıklarınıKoruma Yüksek Kurulu' ibareleri 'Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu' şeklindeve 'kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurulu' ile 'Kültür ve TabiatVarlıklarını Koruma Bölge Kurulu' ibareleri 'Kültür Varlıklarını Koruma BölgeKurulu' şeklinde değiştirilmiş ve aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birincifıkrasının (a) bendine aşağıdaki alt bentler eklenmiştir.
'(13) 'Doğal (tabii) sit'; jeolojik devirlere ait olup, enderbulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altındaveya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır.
(14) 'Taşınır tabiat varlıkları'; jeolojik devirlere ait olup,ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yeraltında veya su altında bulunan korunması gerekli taşınır tabii değerlerdir.
(15) 'Sokak sağlıklaştırma proje ve uygulamaları'; kentsel sitalanları ve koruma alanlarında, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarıile sokaktaki diğer yapıların özgün sokak dokusunu tanımlayan tüm öğelerlebirlikte korunması ve belgelenmesine yönelik rölöve, restitüsyon, restorasyon,kentsel tasarım projeleri ile mühendislik dallarında yapılması gereken hertürlü proje ve bunların uygulamalarıdır.
(16) 'Etkileşim-geçiş sahası'; korunması gerekli kültürvarlıklarını ve sit alanlarını doğrudan etkileyen, sit bölgeleriyle bütünlükgösteren, daha önceden sit sınırları içindeyken sit sınırları dışına çıkarılmışveya sit sınırları dışında tutulmuş korunacak sokak, meydan, yapı grupları vebenzerlerinin yer aldığı, sit bölgeleri arasında kalmış, sitleri doğrudanetkileyen veya koruma amaçlı imar planlarının hazırlanma aşamasında gözönündebulundurulması gereken alanlardır.'
MADDE 42- 2863 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin(a) fıkrasının birinci paragrafında yer alan 'etkileşim çevresine ilişkin'ibaresi 'etkileşim-geçiş sahası' şeklinde, ikinci, üçüncü, beşinci, sekizincive dokuzuncu paragrafları aşağıdaki şekilde, (c) fıkrasının sekizinciparagrafında yer alan 'Bayındırlık ve İskân' ibaresi 'Çevre ve Şehircilik'şeklinde değiştirilmiştir.
'Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulutarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarıbelirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıliçinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzerekoruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlunedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarakbu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları vekullanma şartları uygulanır.
Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölgekurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararlarıile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölgekurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir.'
'İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ayiçinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kurulunabildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurultarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzeregönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgiliidarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyenya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imarplanının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarıayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.'
'Koruma amaçlı imar planları, müellifi şehir plancısı olmaküzere alanın konumu, sit statüsü ve özellikleri gözönünde bulundurularak ilgilimeslek gruplarından Bakanlıkça belirlenecek uzmanlar tarafından hazırlanır.
Koruma amaçlı imar planları ve çevre düzenleme projelerininhazırlanması, gösterimi, uygulanması, denetimi, koruma amaçlı imar planıdeğişiklikleri, plan müellifleri ile planlama ekibinin niteliği ve yeterliliğiile görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlıkçahazırlanan yönetmelikle belirlenir.'
MADDE 43- 2863 sayılı Kanunun 18 inci maddesineaşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'Sokak sağlıklaştırma proje ve uygulamalarına ilişkin usul veesaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.'
MADDE 44- 2863 sayılı Kanunun 48 inci maddesininbirinci fıkrasında yer alan 'Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve MüzelerGenel Müdürlüğü' ibaresi 'Kültür ve Turizm Bakanlığı' şeklindedeğiştirilmiştir.
MADDE 45- 2863 sayılı Kanunun 51 inci maddesininikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş, üçüncü ve dördüncü fıkralarıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'd) Bakanlıklarca Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesi talebiylegönderilen ve gündeme alınan konularda karar vermek.
Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları KorumaYüksek Kurulunda görüşülmesini istedikleri hususları bağlı, ilgili veya ilişkilioldukları bakanlıklar aracılığıyla bildirir. Koruma Yüksek Kurulunca kararverilen konular ilgili koruma bölge kurulunca tekrar görüşülmez.
Koruma Yüksek Kurulunun gündemi Bakanlıkça belirlenir. Gündeminbelirlenmesini müteakip Koruma Yüksek Kurulu toplantıya çağırılır. Toplantısayısına bir sınırlama getirilmez. Koruma Yüksek Kurulu salt çoğunluklatoplanır, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar verir.'
MADDE 46- 2863 sayılı Kanunun 53 üncü maddesininikinci fıkrasının (4), (5), (6) ve (9) numaralı bentleri ile üçüncü ve dördüncüfıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'(4) Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü,
(5) Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü,
(6) Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ilgili Genel Müdürü,'
'(9) Koruma bölge kurulları üyelerinden Bakanlıkça seçilecekaltı üye,'
'Koruma Yüksek Kurulunun başkanı, Bakanlık Müsteşarıdır. Bakan,gerekli gördüğü takdirde Kurula başkanlık eder, ancak oy kullanmaz.
Müsteşar bulunmadığı zaman görevlendireceği Müsteşar YardımcısıKurula başkanlık eder.'
MADDE 47- 2863 sayılı Kanunun 55 inci maddesininikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan 've Yükseköğretim Kurulunca' ibareleriyürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 48- 2863 sayılı Kanunun 57 nci maddesinindördüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynımaddenin yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'Ancak karar yeter sayısı dörtten az olamaz.'
'Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu kurulmamış yerlerde taşınmazkültür varlıkları, bunların koruma alanları ve sit alanlarında, 3194 sayılıİmar Kanununun 21 inci maddesi kapsamına giren ruhsata tabi olmayan tadilat vetamiratlar koruma bölge kurulu müdürlüğünün izin ve denetiminde yapılır.'
MADDE 49- 2863 sayılı Kanunun 58 inci maddesininbirinci fıkrasının (a) bendinde yer alan 'beş' ibaresi 'yedi' şeklindedeğiştirilmiş, aynı fıkranın (b) bendi yürürlükten kaldırılmış ve üçüncüfıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Koruma bölge kurulunun gündemiyle ilgili meslek odaları, korumabölge kurulu müdürlüğünün davetiyle toplantılara gözlemci olarak katılabilir.'
MADDE 50- 2863 sayılı Kanunun 61 inci maddesininikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Koruma bölge kurullarınca alınan kararlara kamu kurum vekuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılan itirazlar, Bakanlıkçadeğerlendirilerek gerekli görüldüğü takdirde Koruma Yüksek Kurulu gündeminealınır.
Bu itirazlar, Koruma Yüksek Kurulunca incelenir ve en geç üç ayiçinde karara bağlanır. Koruma Yüksek Kurulunda görüşülen itiraz konularıayrıca koruma bölge kurulu gündemine alınmaz. Koruma Yüksek Kuruluna yapılacakitirazlarla ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmeliklebelirlenir.'
MADDE 51- 2863 sayılı Kanuna aşağıdaki ek maddeeklenmiştir.
'EK MADDE 4- Taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları,doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak buKanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlık,Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır.
Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin korumaalanları ile ilgili hususlarda karar almak ve bu Kanunda öngörülen diğer iş veişlemlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yardımcı olmak üzere; Çevre veŞehircilik Bakanlığı merkez teşkilatı bünyesinde Çevre ve Şehircilik BakanlığıMüsteşarının veya ilgili Müsteşar Yardımcısının başkanlığında, TabiatVarlıklarını Koruma Genel Müdürü, söz konusu varlıkların ve alanlarınözelliklerine göre konusunda uzmanlaşmış biolog, peyzaj mimarı, ziraat, çevre,orman ve su ürünleri mühendisleri ve hukukçular ile Çevre ve ŞehircilikBakanlığınca uygun görülecek uzmanlardan Tabiat Varlıklarını Koruma MerkezKomisyonu ve taşrada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcisinin başkanlığında,aynı meslek alanlarından yeterli sayıda uzmanın katılması suretiyle yeterikadar Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu teşkil edilir. Bukomisyonların iş, işlem ve kararları konusunda, bu Kanunun Koruma Yüksek Kuruluve koruma bölge kurulları ile ilgili hükümleri, Çevre ve ŞehircilikBakanlığınca alınan ilke kararları çerçevesinde kıyasen uygulanır.
Bu Kanunda Koruma Yüksek Kurulunca alınması öngörülen kararlar,tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanlarıbakımından Koruma Merkez Komisyonunca, koruma bölge kurullarınca alınmasıöngörülen kararlar koruma bölge komisyonlarınca alınır ve Çevre ve ŞehircilikBakanlığının onayıyla yürürlüğe konulur.
Bu Kanunda ve diğer mevzuatta tabiat varlıkları, doğal sitalanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Yüksek Kurulunave koruma bölge kurullarına yapılan atıflar ilgisine göre Koruma MerkezKomisyonuna ve koruma bölge komisyonlarına yapılmış sayılır ve ilgilimaddelerde geçen Koruma Yüksek Kurulundan Koruma Merkez Komisyonu ve koruma bölgekurullarından koruma bölge komisyonları anlaşılır.
Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin korumaalanları ile ilgili iş, işlem ve kararlara ilişkin usul ve esaslar ile bukonularda görev yapacak komisyonların teşkili, çalışma usul ve esasları Çevreve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.'
MADDE 52- 2863 sayılı Kanuna aşağıdaki geçicimaddeler eklenmiştir.
'GEÇİCİ MADDE 9- Tabiat varlıkları, doğal sit alanları vebunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak Çevre ve ŞehircilikBakanlığınca hazırlanması öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, bumaddenin yürürlüğe girmesinden önce yürürlüğe girmiş olan yönetmeliklerin buKanun Hükmünde Kararnameye aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
GEÇİCİ MADDE 10- Koruma bölge kurullarının mevcut üyeleriningörevleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sona erer.'
MADDE 53- 16/4/2003 tarihli ve 4848 sayılı Kültürve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesininbirinci fıkrasının (e) bendinde yer alan '2863 sayılı Kültür ve TabiatVarlıklarını Koruma Kanunu' ibaresi '21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kanun'şeklinde değiştirilmiş ve aynı Kanunda yer alan 've tabiat' ibareleri ile 'veTabiat' ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 54- 31/10/1985 tarihli ve 3234 sayılı OrmanGenel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının(c) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (ç) bendi(d) bendi olarak teselsül ettirilmiştir.
'ç) Orman Harita ve Uzaktan Algılama Dairesi Başkanlığı,'
MADDE 55- 3234 sayılı Kanuna 22 nci maddesindensonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
'Orman Harita ve Uzaktan Algılama Dairesi Başkanlığı
MADDE 22/A- Orman Harita ve Uzaktan Algılama DairesiBaşkanlığının görevleri şunlardır:
a) Genel Müdürlüğün, uydu görüntüleri, hava ve yer fotoğrafları,harita ve koordinat bilgilerine ilişkin işlemlerini yapmak ve yaptırmak,
b) Coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama ile ilgilifaaliyetleri yürütmek,
c) Ormancılıkla ilgili haritaların hazırlanmasına ilişkin iş veişlemleri yapmak veya yaptırmak,
ç) Genel Müdürlükçe verilecek benzeri görevleri yapmak.'
MADDE 56- 3234 sayılı Kanuna aşağıdaki geçicimadde eklenmiştir.
'GEÇİCİ MADDE 6- 645 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile OrmanGenel Müdürlüğüne verilen görevlerle ilgili iş ve işlemlerden dolayı Çevre veOrman Bakanlığınca taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Orman Genel Müdürlüğütaraf olur ve Çevre ve Orman Bakanlığı leh ve aleyhine açılmış olan davalar ilebaşlatılmış olan takiplerde adı geçen Genel Müdürlük kendiliğinden tarafsıfatını kazanır. Söz konusu görevlere ilişkin olarak bu maddenin yürürlüğegirmesinden önce Çevre ve Orman Bakanlığınca yapılmış iş ve işlemler sebebiyleaçılacak davalar Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilir.
Çevre ve Orman Bakanlığından Orman Genel Müdürlüğüne devredilengörev ve hizmetlere ilişkin dava ve icra takip dosyaları Maliye Bakanlığı ileOrman Genel Müdürlüğünce müştereken belirlenecek esaslara göre bu KanunHükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde adıgeçen Genel Müdürlüğe devredilir. Bu şekilde devredilen dava ve icra takipleriile ilgili olarak devir tarihine kadar yapılmış her türlü işlem ilgili idareleradına yapılmış sayılır.'
MADDE 57- 3234 sayılı Kanunun eki (1) sayılıcetvel ekteki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 58- 26/1/2011 tarihli ve 6107 sayılı İllerBankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasınaaşağıdaki bentler eklenmiştir.
'h) Bakanlık tarafından talep edilen özel projeler ve kentselaltyapı projeleri ile yapım işlerini yapar veya yaptırır.
ı) Bankaya kaynak temin etmek üzere, proje kaynağı için herhangibir borç ve şartlı yükümlülük altına girmemek kaydıyla kâr amaçlı gayrimenkulyatırım projeleri ile uygulamalar yapar veya yaptırır.'
MADDE 59- 6107 sayılı Kanunun 7 nci maddesininbirinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'(1) Yönetim Kurulu, Genel Kurula karşı sorumlu karar organıdır.Yönetim Kurulu Genel Müdür dahil yedi üyeden oluşur.
(2) Yönetim Kurulunun dört üyesi Bakanlık tarafından atanır; ikiüyesi de belediyeleri ve il özel idarelerini temsil etmek üzere Genel Kurulakatılan belediye başkanları ve il özel idare temsilcileri arasından İçişleriBakanlığı tarafından önerilen iki kat aday arasından Genel Kurul tarafındanseçilir. Yönetim Kurulu yemin törenini izleyen ilk toplantıda, aralarındanbirer üyeyi başkan ve başkan vekili olarak seçer.'
MADDE 60- 6107 sayılı Kanunun 10 uncu maddesininbirinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Genel Müdür, Bakanın teklifi üzerine Başbakan tarafındanatanır.'
MADDE 61- 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı TopluKonut Kanununun ek 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 'müşterekkararname ile,' ibaresinden sonra gelmek üzere 'Başkan Yardımcıları Başkanlığınbağlı bulunduğu Bakan tarafından,' ibaresi eklenmiştir.
MADDE 62- Ekli (1) sayılı listede yer alankadrolar iptal edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılıcetvelin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve OrmanGenel Müdürlüğü bölümlerinden çıkarılmış ve ekli (2) sayılı listede yer alankadrolar ihdas edilerek aynı cetvelin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür veTurizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğüne aitbölümlerine eklenmiştir.
Bu Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığımerkez ve taşra teşkilatında kullanılmak üzere ihdas edilen ikiyüze kadarkadroya, 6091 sayılı 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunundaki sınırlamalaratabi olmadan açıktan ve naklen atama yapılabilir.
MADDE 63- Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımıtarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 64- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleriniBakanlar Kurulu yürütür.
(1) SAYILI CETVEL
ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MERKEZ TEŞKİLATI
Genel Müdür
Genel Müdür Yrd.
Hizmet Birimleri
Danışma ve Denetim Birimleri
Yardımcı Birimler
Genel Müdür
Genel Müdür Yrd.
1) Orman Zararlılarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı
1) Teftiş Kurulu Başkanlığı
1) Personel Dairesi Başkanlığı
Genel Müdür Yrd.
2) Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı
2) Hukuk Müşavirliği
2) İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı
Genel Müdür Yrd.
3) Kadastro ve Mülkiyet Dairesi Başkanlığı
3) Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı
3) Dış İlişkiler, Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı
Genel Müdür Yrd.
4) Orman İdaresi ve Planlama Dairesi Başkanlığı
4) Orman Harita ve Uzaktan Algılama Dairesi Başkanlığı
Genel Müdür Yrd.
5) İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı
5) Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı
6) Ağaçlandırma Dairesi Başkanlığı
7) Toprak Muhafaza ve Havza Islahı Dairesi Başkanlığı
8) Silvikültür Dairesi Başkanlığı
9) Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı
10) İnşaat ve İkmal Dairesi Başkanlığı
11) Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanlığı
12) Fidanlık ve Tohum İşleri Dairesi Başkanlığı
(1) SAYILI LİSTE
KURUMU : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Uzman
1
37
37
GİH
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
3
30
30
TH
Arkeolog
1
4
4
TH
Arkeolog
2
1
1
TH
Teknisyen
3
20
20
YH
Hizmetli
7
15
15
YH
Hizmetli
12
10
10
TOPLAM
117
117
KURUMU : KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : TAŞRA
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Koruma Bölge Kurulları Koordinasyon Müdürü
1
1
1
TH
Mühendis
6
2
2
TH
Mimar
6
1
1
TH
Şehir Plancısı
6
1
1
TOPLAM
5
5
KURUMU : ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
TEŞKİLATI : TAŞRA
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Fotogrametri Müdürü
1
1
1
GİH
Fotogrametri Müdür Yardımcısı
1
1
1
TOPLAM
2
2
(2) SAYILI LİSTE
KURUMU : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Müsteşar Yardımcısı
1
1
1
GİH
Genel Müdür
1
1
1
GİH
Genel Müdür Yardımcısı
1
2
2
GİH
Daire Başkanı
1
8
8
TH
Mühendis
5
55
55
TH
Şehir Plancısı
5
15
15
TH
Jeolog
5
5
5
TH
Jeomorfolog
5
5
5
SH
Biolog
5
30
30
TOPLAM
122
122
KURUMU : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : TAŞRA
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Şube Müdürü
1
81
81
TOPLAM
81
81
KURUMU : KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Bilgisayar İşletmeni
7
2
2
GİH
Memur
9
6
6
TH
Mimar
1
2
2
TH
Mimar
3
2
2
TH
Mimar
6
2
2
TH
Mühendis
1
2
2
TH
Mühendis
3
2
2
TH
Mühendis
6
2
2
TH
Şehir Plancısı
1
1
1
TH
Şehir Plancısı
3
1
1
TH
Şehir Plancısı
6
3
3
TH
Arkeolog
1
2
2
TH
Arkeolog
3
2
2
TH
Arkeolog
6
2
2
TH
Müze Araştırmacısı
1
2
2
TH
Müze Araştırmacısı
3
2
2
TH
Müze Araştırmacısı
6
2
2
TOPLAM
37
37
KURUMU : KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : TAŞRA
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Bilgisayar İşletmeni
3
8
8
GİH
Bilgisayar İşletmeni
5
8
8
GİH
Bilgisayar İşletmeni
7
8
8
GİH
Bilgisayar İşletmeni
9
10
10
GİH
Memur
7
2
2
GİH
Memur
9
4
4
GİH
Memur
10
4
4
GİH
Memur
11
7
7
GİH
Memur
12
8
8
TH
Mimar
1
7
7
TH
Mimar
3
10
10
TH
Mimar
6
21
21
TH
Mühendis
1
6
6
TH
Mühendis
3
8
8
TH
Mühendis
6
20
20
TH
Şehir Plancısı
1
3
3
TH
Şehir Plancısı
3
5
5
TH
Şehir Plancısı
6
10
10
TH
Arkeolog
1
3
3
TH
Arkeolog
3
5
5
TH
Arkeolog
6
10
10
TH
Müze Araştırmacısı
1
3
3
TH
Müze Araştırmacısı
3
5
5
TH
Müze Araştırmacısı
6
10
10
TOPLAM
185
185
KURUMU : ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Müsteşar Yardımcısı
1
1
1
TOPLAM
1
1
KURUMU : ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : TAŞRA
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Şube Müdürü
1
30
30
TOPLAM
30
30
KURUMU : ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Orman Harita ve Uzaktan Algılama Daire Başkanı
1
1
1
TOPLAM
1
1
(3) SAYILI LİSTE
KURUMU : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Bakanlık Müşaviri
1
7
7
TOPLAM
7
7
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 5., 6., 7.,8., 10., 11., 35., 43., 45., 46., 56., 57., 63., 87., 90., 91., 117., 123.,127. ve 169. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ,Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO,Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ve Celal Mümtaz AKINCI'nınkatılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında;
1- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,
2- Yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında kararabağlanmasına,
27.10.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Ayhan KILIÇ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptal davasına konu Kanun HükmündeKararname kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kanun Hükmünde Kararnamelerin Yargısal Denetimi HakkındaGenel Açıklama
Anayasa'nın 91. maddesinde düzenlenen kanun hükmündekararnameler, işlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan yargısaldenetimlerinin yapılması görev ve yetkisi Anayasa'nın 148. maddesi ile AnayasaMahkemesine verilmiştir. Yargısal denetimde kanun hükmünde kararnamenin,öncelikle yetki kanununa sonra da Anayasa'ya uygunluğu sorunlarınınçözümlenmesi gerekir. Her ne kadar, Anayasa'nın 148. maddesinde kanun hükmündekararnamelerin yetki kanunlarına uygunluğunun denetlenmesinden değil, yalnızcaAnayasa'ya biçim ve esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden sözedilmekte ise de Anayasa'ya uygunluk denetiminin içerisine öncelikle kanun hükmündekararnamenin yetki kanununa uygunluğunun denetimi de girer. Çünkü Anayasa'da,Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlar içerisinde kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür. Yetkinin dışınaçıkılması, kanun hükmünde kararnameyi Anayasa'ya aykırı duruma getirir.
Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan alan olağanüstü halkanun hükmünde kararnamelerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki kanunhükmünde kararnamelerin bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle,kanun hükmünde kararnameler ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı birbağ vardır. Kanun hükmünde kararnamenin yetki kanunu ile olan bağı, kanunhükmünde kararnameyi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir.Kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya uygun bir yetki kanununa dayanması,geçerliliğinin ön koşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkartılan veyadayandığı yetki kanunu iptal edilen kanun hükmünde kararnamelerin içeriğiAnayasa'ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'ya uygunluk denetimi,kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde, 'KanunlarAnayasaya aykırı olamaz.' denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde,onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. Kanunhükmünde kararnameler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hemdayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar.
Anayasa'da kimi konuların kanun hükmünde kararnamelerledüzenlenmesi yasaklanmaktadır. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında, 'Sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler...'in kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kural gereğince, TürkiyeBüyük Millet Meclisi, 'Bakanlar Kurulu'na ancak kanun hükmündekararnameyle düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda kanun hükmündekararname çıkarma yetkisi verebilir.
Anayasa'nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceğiöngörülen bir konunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkçayasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa'nın 163. maddesindeolduğu gibi kanun hükmünde kararname çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçekanun hükmünde kararname ile düzenlenmesi Anayasa'ya aykırılık oluşturmaz.
B- KHK'nin Tümünün Anayasa'ya Aykırılığı İddiasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, KHK'nin dayanağı olan 6.4.2011 günlü, 6223sayılı Yetki Kanunu'nun Anayasaya aykırı olduğu ve iptali gerekeceği, iptaledilmesi halinde ise KHK'nin dayanaktan yoksun kalacağı belirtilerek KHK'nintümünün Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6., 7., 87. ve 91. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 günlü, E.2011/60, K.2011/147sayılı kararı ile 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun Anayasa'ya aykırılığı iddiasınadayalı iptal isteminin reddine karar verildiğinden KHK'nin tümüne yönelikAnayasa'ya aykırılık iddiası dayanaksız kalmıştır. İptal isteminin reddigerekir.
C- KHK'nin Ayrı Ayrı Tüm Maddeleri ve Eki (1) Sayılı Cetvel ile(1), (2) ve (3) Sayılı Listelerin 6223 Sayılı Yetki Kanunu Kapsamında OlupOlmadığının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, KHK'nin ayrı ayrı tüm maddelerinin ve eki (1)sayılı cetvel ile (1), (2) ve (3) sayılı listelerin 6223 sayılı Yetki Kanunukapsamında olmadığı ve acil, ivedi, önemli ve zorunlu konuları düzenlemediğibelirtilerek Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6., 7. ve 91. maddelerine aykırıoldukları ileri sürülmüştür.
1- KHK'nin 1. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'nin 2. Maddesinin (1)Numaralı Fıkrasına Eklenen (h) Bendi
KHK'nin 1. maddesiyle 644 sayılı KHK'nin 2. maddesinin (1)numaralı fıkrasına eklenen (h) bendi, 23.8.2011 günlü, 653 sayılı EkonomiBakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile BazıKanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair KanunHükmünde Kararname'nin 6. maddesiyle değiştirildiğinden konusu kalmayan (h)bendine ilişkin iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararvermek gerekir.
2- KHK'nin 4. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'nin 7. Maddesinin (1)Numaralı Fıkrasına Eklenen (e) Bendi
KHK'nin 4. maddesiyle 644 sayılı KHK'nin 7. maddesinin (1)numaralı fıkrasına eklenen (e) bendi, 16.5.2012 günlü, 6306 sayılı Afet RiskiAltındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 19. maddesinin birincifıkrasının (c) bendi ile değiştirildiğinden, konusu kalmayan bende ilişkiniptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
3- KHK'nin 5. Maddesiyle Değiştirilen 644 Sayılı KHK'nin 8.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (ı) Bendi
KHK'nin 5. maddesiyle değiştirilen 644 sayılı KHK'nin 8.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendi, 11.10.2011 günlü, 662 sayılı Aileve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KanunHükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin birinci fıkrasının(a) bendiyle, bentte yer alan 'kriterlerini' ibaresinden sonra gelmeküzere 'Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile birlikte' ibaresi eklenerekdeğiştirildiğinden, konusu kalmayan bu bende ilişkin iptal istemi hakkındakarar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
4- KHK'nin 7. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'nin 10. Maddesinin (2)Numaralı Fıkrasında Yer Alan (ç) İbaresinin (c) Şeklinde Değiştirilmesi
KHK'nin 7. maddesiyle 644 sayılı KHK'nin 10. maddesinin (2)numaralı fıkrasında yer alan ve (c) şeklinde değiştirilen (ç) ibaresi, 6306sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile yürürlüktenkaldırıldığından, konusu kalmayan değişikliğe ilişkin hükmün iptal istemihakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
5- KHK'nin 8. Maddesi
KHK'nin 8. maddesiyle 644 sayılı KHK'nin 11. maddesinde yapılandeğişiklikler, 6306 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendiile değiştirildiğinden, konusu kalmayan bu maddeye ilişkin iptal istemihakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
6- KHK'nin 10. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (e) Bendi
KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesinin(1) numaralı fıkrasının (c) bendi, 662 sayılı KHK'nin 14. maddesinin birincifıkrasının (b) bendiyle, bentte yer alan 'değiştirmek,' ibaresindensonra gelmek üzere 'onaylamak,' ibaresi eklenerek değiştirildiğinden,konusu kalmayan bu bende ilişkin iptal istemi hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermek gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
7- KHK'nin 13. Maddesi
KHK'nin 13. maddesiyle 644 sayılı KHK'nin 32. maddesine eklenen(2) numaralı fıkra, 23.8.2011 günlü, 653 sayılı KHK'nin 7. maddesiyleyürürlükten kaldırıldığından, konusu kalmayan bu maddeye ilişkin iptal istemihakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
8- KHK'nin 20. Maddesi
KHK'nin 20. maddesiyle yürürlükten kaldırılan, 27.6.1989 günlü,375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk SilahlıKuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması,Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve KıdemAylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 3.maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'Özel Çevre Koruma KurumuBaşkanlığı,' ve sekizci fıkrasında yer alan 'Çevre ve ŞehircilikBakanlığı,' ibareleri, 11.10.2011 günlü, 666 sayılı Kamu GörevlilerininMali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 1.maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen ek madde 12'nin (1) numaralı fıkrasının (m)bendiyle yürürlükten kaldırıldığından, konusu kalmayan bu maddeye ilişkin iptalistemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
9- KHK'nin 21. Maddesi
KHK'nin 21. maddesiyle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 'Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması' başlıklı 8. maddesinin (b) bendininbirinci paragrafının dördüncü cümlesi ile ikinci paragrafının üçüncücümlesinde, değiştirilerek onaylanan imar planlarının belediye başkanlıklarıile valilikler tarafından tespit edilen ilan yerleriyle birlikte ilgiliidarelerin internet sayfalarında da ilan edilmesi öngörülmüştür. 3194 sayılıİmar Kanunu'nun 8. maddesine göre, imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğekonulmasında yetkili idareler, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediyeler;belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise il özel idareleridir.Dolayısıyla dava konusu kural ile yapılan değişiklik, belediye ve il özelidarelerinin görevine ilişkindir.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamını düzenleyen 1.maddesinde Kanun'un amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimlive ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak olarak belirlenmiş ve yetkininkapsamı iki başlık altında tespit edilmiştir. Yetkinin kapsamına ilk olarakkamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesigirmektedir. Bu çerçevede gerekli görülmesi halinde yeni bakanlıklar kurulması,var olan bakanlıkların birleştirilmesi, bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarının yeniden belirlenmesi için KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Buamaçla;
1- Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına,yeni bakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine,
2- Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık veilgilerinin yeniden belirlenmesine veya bunların mevcut, birleştirilen veyayeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yenidendüzenlenmesine,
3- Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulanbakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada veyurt dışında teşkilatlanma esaslarına,
ilişkin kanun hükmünde kararname çıkarılabilecektir.
İkinci olarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilenmemurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma,nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliyesevk edilme usul ve esaslarına ilişkin olarak değişiklikler ve yenidüzenlemeler yapılması için KHK çıkarma yetkisi verilmiştir.
6223 sayılı Yetki Kanunuyla kamu hizmetlerinin bakanlıklararasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi amacına yönelik olarak BakanlarKuruluna verilen kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi, Bakanlıklar ilebağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları kapsamakta olup Bakanlık veya bağlı,ilgili ve ilişkili kuruluş niteliğinde olamayan kamu kurum ve kuruluşlarıkapsamına almamaktadır. Bakanlar Kurulunun, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nadayanarak bakanlık veya bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluş niteliğinde olamayankamu kurum ve kuruluşlarının görev, yetki, teşkilat ve kadrolarına ilişkindüzenleme yapması mümkün değildir.
Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca belediyeler ve il özelidareleri mahallî idare kuruluşu niteliğindedirler. Merkezî idare, mahallîidareler üzerinde vesayet yetkisine sahip olmakla birlikte bu durum, mahallîidareleri merkezi idarenin bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşu halinegetirmemektedir. Bu itibarla, belediye ve il özel idarelerinin görevindedeğişiklik öngören dava konusu kural, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamındadeğildir. İptali gerekir.
10- KHK'nin 22. Maddesi
KHK'nin 22. maddesiyle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesibaşlığıyla birlikte değiştirilmiştir. Anılan maddede, köylerde yapılacakyapıların ruhsata bağlanmasına ilişkin olarak yetkili idarelerce uygulanacakusul ve esaslar düzenlenmiştir. Kuralda sözü edilen yetkili idareler, 3194sayılı Kanun'un 21. maddesine göre yapı ruhsatı verme yetkisini haiz olanbelediyeler ve il özel idareleridir. Dolayısıyla dava konusu kuralla,belediyeler ve il özel idarelerinin göreviyle ilgili düzenleme yapıldığıanlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, belediyeler ve il özel idareleriningörevine ilişkin düzenleme içeren dava konusu kural, 6223 sayılı Yetki Kanunukapsamında değildir. İptali gerekir.
11- KHK'nin 23. Maddesi
KHK'nin 23. maddesi ile 3194 sayılı Kanun'a eklenen ek 4.maddenin birinci fıkrasıyla, mera, yaylak ve kışlakların geleneksel kullanımamacıyla geçici yerleşme yeri olarak kullanılmasına olanak sağlayandüzenlemeler yapılmıştır. Bu amaçla valilikler bünyesinde bir komisyonoluşturulması ve söz konusu komisyon tarafından il genelindeki toplam mera,yaylak ve kışlakların binde beşini geçmemek üzere belirlenen alanların geçiciyerleşme yeri olarak tahsis edilmesi öngörülmüştür. Mera, yaylak ve kışlaklarıntahsis amacı değiştirilen kısımlarının, hazine adına kaydedileceği belirtilmiştir.Bu şekilde geçici yerleşim yeri olarak belirlenerek tahsis amacı değiştirilenalanların, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan kısımlarının ilgilibelediyelere; diğer kısımlarının ise il özel idarelerine veya özel kanunlarlabelirlenen ilgili idarelere tahsis edilmesi gerektiği kurala bağlanmış; bualanlardan, kamu hizmetlerinde kullanılacak bölümlerin dışında kalan yerlerintalep sahiplerine bedeli karşılığında yirmi dokuz yıla kadar tahsisedilmesi öngörülmüştür. Ayrıca fıkranın devamında bu yerlerde yapılacakyapılara ilişkin çeşitli kurallar getirilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında ise mera, yaylak ve kışlakların12.3.1982 günlü, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca ilan edilen turizmmerkezleri ile kültür ve turizm gelişim bölgeleri kapsamında kalankısımlarının, tahsis amacı değiştirilmek suretiyle Hazine adına tescili ve bualanların Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsisi öngörülmüştür.
Mera, yaylak ve kışlakların kullanımı ve bunların tahsisamacının değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin kamu hizmetlerinin bakanlıklararasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi ile bir ilgisinin bulunmadığıaçıktır. Diğer taraftan, mera, yaylak ve kışlakların kullanımı ve bunlarıntahsis amacının değiştirilmesine ilişkin kural, kamu kurum ve kuruluşlarındaistihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamugörevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme,görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkin düzenlemeolarak da nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural 6223 sayılı Yetki Kanunukapsamında değildir. İptali gerekir.
12- KHK'nin 24. Maddesi
KHK'nin 24. maddesiyle 4708 sayılı Yapı Denetimi HakkındaKanun'un 1. maddesinin, anılan Kanun'un kapsamını düzenleyen ikinci fıkrasıdeğiştirilmiştir.
4708 sayılı Kanun; can ve mal güvenliğini teminen, imar planına,fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılmasıiçin proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul veesasları düzenlemek amacıyla çıkarılmıştır. Proje ve yapı denetimi görevi, 3194sayılı Kanun'a göre belediye ve il özel idarelerine ait bir görev olduğundan,bu Kanun'un uygulamasından sorumlu idareler de belediyeler ve il özelidareleridir. Belediyeler ve il özel idarelerinin yapı denetimine ilişkin görevve yetkilerini kullanabileceği alanlar, 4708 sayılı Kanun'un kapsam maddesindebelirtilmiştir. Bu itibarla, 4708 sayılı Kanun'un kapsam maddesinde değişiklikyapılması, belediye ve il özel idarelerinin 4708 sayılı Kanun'dan kaynaklanangörevlerinde değişiklik yapılması anlamını taşır.
Her ne kadar 4708 sayılı Kanun'da yapı denetim kuruluşlarınındenetimi ve bu kuruluşlarca uyulacak usul ve esasların belirlenmesi hususundaÇevre ve Şehircilik Bakanlığına bazı yetkiler verilmiş ise de Bakanlığınyetkileri daha çok düzenleme ve denetlemeyle sınırlı olup, 4708 sayılı Kanun'udoğrudan uygulama yetkisi belediyeler ve il özel idarelerindedir.
Açıklanan nedenlerle, belediye ve il özel idarelerinin görevineilişkin düzenleme içeren dava konusu kural, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamındadeğildir. İptali gerekir.
13- KHK'nin 27. Maddesiyle Değiştirilen 4708 Sayılı Kanun'un 5.Maddesinin Beşinci Fıkrası
4708 sayılı Kanun'un 5. maddesinin, değiştirilen beşincifıkrası, yapı sahibi tarafından yapı denetim kuruluşuna ödenmesi gereken hizmetbedelinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.
Sözü edilen düzenlemenin, bir özel hukuk sözleşmesi olan yapıhizmet sözleşmesinin hükümlerine (bedeline) ilişkin olduğu açıktır. Yapı hizmetsözleşmesinin hükümlerine ilişkin düzenleme yapılmasının kamu hizmetlerininbakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi ile bir ilgisibulunmadığı gibi söz konusu düzenleme kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamedilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerininatanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma veemekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkin düzenleme olarak danitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural 6223 sayılı Yetki Kanunukapsamında değildir. İptali gerekir.
14- KHK'nin 27. Maddesiyle Değiştirilen 4708 Sayılı Kanun'un 5.Maddesinin Altıncı Fıkrası
KHK'nin 27. maddesiyle değiştirilen 4708 sayılı Kanun'un 5.maddesinin altıncı fıkrası, 662 sayılı KHK'nin 16. maddesiyle, fıkrada yer alan'%1'i' ibarelerinin '% 3'ü' olarak değiştirilmesi nedeniylekonusu kalmayan bu fıkraya ilişkin iptal istemi hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermek gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU ile Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşekatılmamışlardır.
15- KHK'nin 51. Maddesiyle 2863 Sayılı Kanun'a Eklenen Ek 4.Maddenin İkinci Fıkrası
KHK'nin 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen ek 4.maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''Tabiat VarlıklarınıKoruma Genel Müdürü, söz konusu varlıkların ve alanların özelliklerine görekonusunda uzmanlaşmış biolog, peyzaj mimarı, ziraat, çevre, orman ve suürünleri mühendisleri'' ibaresi, 662 sayılı KHK'nin 15. maddesiyle iledeğiştirildiğinden; ''Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcisininbaşkanlığında,..' ibaresi ise 662 sayılı KHK'nin 15. maddesiyle ileyürürlükten kaldırıldığından konusu kalmayan ikinci fıkraya ilişkin iptalistemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
16- KHK'nin 54. Maddesi
KHK'nin 54. maddesiyle 31.10.1985 günlü, 3234 sayılı Orman GenelMüdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen (ç) bendi, 657 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 12.maddesiyle değiştirildiğinden; mevcut (ç) bendinin (d) bendi olarak teselsülettirilmesi, 657 sayılı KHK'nin 12. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığındankonusu kalmayan bu maddeye ilişkin iptal istemi hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermek gerekir.
17- KHK'nin 55. Maddesi
KHK'nin 55. maddesiyle 3234 sayılı Kanun'a eklenen 22/A maddesi,657 sayılı KHK'nin 13. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından konusu kalmayanbu maddeye ilişkin iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararvermek gerekir.
18- KHK'nin 61. Maddesi
KHK'nin 61. maddesiyle 2.3.1984 günlü, 2985 sayılı Toplu KonutKanunu'nun ek 3. maddesinin ikinci fıkrasına 'müşterek kararname ile,' ibaresindensonra gelmek üzere eklenen 'Başkan Yardımcıları Başkanlığın bağlı bulunduğuBakan tarafından,' ibaresi, 24.10.2011 günlü, 661 sayılı KHK'nin 25.maddesiyle değiştirildiğinden, konusu kalmayan bu maddeye ilişkin iptal istemihakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
19- KHK'nin Diğer Kuralları
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda;KHK'nin, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle iptal edilenkuralları ile hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilenlerdışında kalan diğer kurallarının 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun kapsamında olduğuanlaşıldığından bu maddelere, fıkralara, bentlere, bölümlere, cetvele velistelere ilişkin iptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, 4708 Kanun'un 5. maddesinin dördüncüfıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin bölümü ile 41. maddesiyle 2863sayılı Kanun da yapılan ibare değişikleri ve aynı Kanun'un 3. maddesininbirinci fıkrasının (a) bendine eklenen (13), (14), (15) ve (16) numaralı altbentler yönünden bu görüşe katılmamıştır.
D- Kanun Hükmünde Kararname'nin Tüm Maddelerinin Anayasa'nın 91.Maddesi Yönünden İncelenmesi
Dava dilekçesinde, 648 sayılı KHK'nin ayrı ayrı tüm maddelerininve eki (1) sayılı cetvel ile (1), (2) ve (3) sayılı listelerin Anayasa'nın 91.maddesinin birinci fıkrasında kanun hükmünde kararnameyle düzenlenmesi yasaklanmışalanlara ilişkin düzenleme içerdiği, bu nedenle Anayasa'nın 2., 6. 7. ve 91.maddelerine aykırı oldukları ileri sürülmüştür.
1- KHK'nin 62. Maddesinin İkinci Fıkrası
648 sayılı KHK'nin 62. maddesinin ikinci fıkrasında, bu KHK ileÇevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında kullanılmak üzereihdas edilen iki yüze kadar kadroya, 6091 sayılı 2011 Yılı Merkezi YönetimBütçe Kanunu'ndaki sınırlamalara tabi olmadan açıktan ve naklen atamayapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 161. maddesinde, Devletin ve kamu iktisaditeşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamalarının 'yıllıkbütçelerle' yapılacağı ve bütçenin 'kanunla' düzenleneceğibelirtilmiştir. Anayasa'nın 163. maddesinde bütçelerde değişiklik yapılmasınınesasları düzenlenmiş, maddenin üçüncü cümlesinde ise 'Bakanlar Kurulunakanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez.' hükmüneyer verilmiştir.
KHK'nin 62. maddesinin ikinci fıkrasıyla, 648 sayılı KHK ile Çevreve Şehircilik Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında kullanılmak üzere ihdasedilen iki yüze kadar kadroya, 6091 sayılı 2011 Yılı Merkezi Yönetim BütçeKanunundaki sınırlamalara tabi olmadan açıktan ve naklen atama yapılabilmesininolanaklı kılınması, 6091 sayılı Bütçe Kanunu'nun 22. maddesinin (1)numaralı fıkrasında öngörülen sınırlamaların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınınmerkez ve taşra teşkilatına tahsis edilen iki yüz kadro yönünden uygulanmamasısonucunu doğurduğundan bu durum, bütçe kanununda değişiklik yapılması anlamıtaşımaktadır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kural, Anayasa'nın 163.maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
2- KHK'nin Diğer Kuralları
KHK'nin 62. maddesinin ikinci fıkrası ile 6223 sayılı YetkiKanunu kapsamında bulunmadıkları gerekçesiyle iptal edilenler ve ayrıca hakkındakarar verilmesine yer olmadığına karar verilenler dışında kalan diğerkurallarında Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun hükmündekararname ile düzenlenmesi yasaklanmış alanlara ilişkin herhangi birdüzenlemeye yer verilmediği anlaşıldığından bu maddelere, fıkralara, bentlere,bölümlere, cetvele ve listelere ilişkin iptal isteminin reddi gerekir.
E- Kanun Hükmünde Kararname'nin İçerik Yönünden İncelenmesi
1- KHK'nin 1. Maddesiyle Değiştirilen 644 Sayılı KHK'nin 2.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (ç) Bendinde Yer Alan ''BakanlarKurulunca yetkilendirilen alanlar ile'' ve ''mülkiyetikamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğedair tesisler, askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlikbölgeleri'' İbareleri
Dava dilekçesinde, dava konusu kuralların Anayasa'nın 2., 5.,6., 7., 87., 117. ve 127. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
a- Anayasa'nın 7. ve 87. Maddeleri Yönünden İnceleme
Dava dilekçesinde, hiçbir ölçü getirilmeden ve çerçevesiçizilmeden Bakanlar Kuruluna mahallî idarelere ait bir görev olan planlamahizmetlerini Bakanlığa devretme yetkisi verilmesinin, yasama yetkisinin devriniteliğinde olduğu belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 7. ve 87. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kuralların da yer aldığı 644 sayılı KHK'nin 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına,Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen alanlar ile mülkiyeti kamuya ait arsa vearaziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler,askerî yasak bölgeleri, genel sığınak alanları ve özel güvenlik bölgelerineilişkin etütleri, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulamaimar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapma,yaptırma, onaylama, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarelerceruhsatlandırma yapılmaması halinde resen ruhsat ve yapı kullanma izni vermegörev ve yetkisi verilmiştir.
Anayasa'nın 7. maddesinde, 'Yasama yetkisi Türk Milleti adınaTürkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.' denilmektedir.Öte yandan, Anayasa'nın 87. maddesinde 'kanun koyma' yetkisinin TürkiyeBüyük Millet Meclisine ait bir görev olduğu açıklığa kavuşturulmuştur. Bunagöre, Anayasa'da kanun ile düzenlenmesi öngörülen konularda yürütme organınagenel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklıdeğildir.
Farklı koşul ve durumlara göre sık sık değişik önlemler alma,bunları kaldırma ve süratli biçimde hareket etme zorunluluğunun bulunduğualanlarda, yasama organının temel kuralları saptadıktan sonra, uzmanlık ve teknikkonulara ilişkin hususları yürütmeye bırakması, yasama yetkisinin devri olarakyorumlanamaz.
Dava konusu kuralları da içeren (ç) bendinde, Bakanlığın,Bakanlar Kurulunca belirlenen alanlarda ne tür yetkiler kullanabileceği açıkçadüzenlenmek suretiyle konunun çerçevesi çizilmiştir. Bakanlığın, bu yetkilerikullanılacağı alanların belirlenmesi, idari ve teknik bir mesele olup gelişenkoşul ve durumlar dikkate alınarak süratli bir şekilde karar alınabilmesinisağlamak amacıyla bu konudaki yetkinin Bakanlar Kuruluna bırakılması yasamayetkisinin devri anlamına gelmez.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kurallar, Anayasa'nın 7. ve 87.maddelerine aykırı değildir.
b- Anayasa'nın 2. ve 5. Maddeleri Yönünden İnceleme
Dava dilekçesinde, ülke güvenliği açısından önemli olan vegizlilik taşıyan milli güvenliğe dair tesisler, askerî yasak bölgeler, genelsığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri ile ilgili plan ve projelerin KuvvetKomutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Harita Genel Komutanlığıncayapılacağı mevzuatta yer almış iken bu alanlardaki planların yapım esaslarınıbelirleme ve bu planları gerektiğinde bizzat yapma yetkisinin Mekânsal PlanlamaGenel Müdürlüğüne verilmesinin, yetki karmaşasına yol açacağı gibi anılan GenelMüdürlüğün bunları özel kişilere de yaptırabildiği gözetildiğinde milligüvenliği tehdit ettiği belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 2. ve 5.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden biri 'belirlilik ilkesi'dir. Bu ilkeye göre, yasaldüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasıayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesigerekir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, Türk Milletinin bağımsızlığını vebütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak,kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın Devletin temelamaç ve görevlerinden olduğu belirtilmiştir. Buna göre Devlet, ülke güvenliğinisağlamak amacıyla her türlü tedbiri almakla yükümlüdür.
Millî güvenliğe dair tesisler, askerî yasak bölgeler, genelsığınak alanları, özel güvenlik bölgelerinde her tür ve ölçekteki harita, etüt,plan ve parselasyon planlarını yapma yetkisi, bu konuda ayrıksı bir düzenlemebulunmadığından 3194 sayılı Kanun'daki genel kural uyarınca belediye ve il özelidarelerindedir. Dava konusu kurallarla, mahallî idarelere ait olan planlamayetkisinin belirtilen alanlarla sınırlı olmak üzere Çevre ve ŞehircilikBakanlığı tarafından kullanılmasına olanak tanınmıştır. Dolayısıylabelirsizliğe yol açan herhangi bir durum söz konusu değildir.
Öte yandan, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuatla, bubölgelerdeki yapılaşmalar için ruhsat verilmeden önce yetkili komutanlığınizninin alınması zorunlu kılınmak suretiyle anılan komutanlıklara, bölgeninsavunma gücü ve gizliliği yönünden sakıncalı olabilecek yapıların inşasınıönleme olanağı tanınmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kurallar Anayasa'nın 2. ve 5.maddelerine aykırı değildir.
c- Anayasa'nın 127. Maddesi Yönünden İnceleme
Dava dilekçesinde, yerel düzeyde uygulanacak planların yapımı görevininmerkezî idareye bırakılması kanun koyucunun takdirinde olmakla birlikte yerelyönetimlerin bu süreçten tamamen dışlanmasının imar planlarındaki uyumubozacağı belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 127. maddesine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
Mahallî idarelere ilişkin Anayasa'nın 127. maddesinin birincifıkrasında, bunların il, belediye veya köy halkının mahallî müşterekihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve kararorganları kanunda gösterilen seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamutüzelkişileri oldukları, ikinci fıkrasında yerel yönetimlerin kuruluş vegörevleri ile yetkilerinin, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunladüzenleneceği belirtilmiştir. Maddenin beşinci fıkrasında ise merkezî idarenin,mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesineuygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplumyararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıylakanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahipolduğu belirtilmektedir.
Anayasa'da imar planlarına ilişkin yetkinin merkezi idare ya dayerel yönetimlere ait olduğu konusunda bir kural yer almamakta olup ihtiyaçlaragöre bu hususun belirlenmesi yetkisi kanun koyucunun takdirindedir.
Mahallî müşterek ihtiyaç, herhangi bir yerel yönetim birimininsınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarınıdeğil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan somut durumların yarattığı,yoğunlaştırdığı ve sürekli güncelleştirdiği, özünde etkinlik, ölçek vesağladığı yarar bakımından yerel sınırları aşmayan, bölünebilir ve rekabetkonusu olabilen yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortakbeklentileri ifade etmektedir. Anayasa'da il, belediye ya da köy halkının yerelortak ihtiyaçlarının neler olduğu belirlenmemiş, bunun saptanması hususu kanunkoyucuya bırakılmıştır. Bu durumda kanun koyucu, kamu yararını gözeterek,anayasal sınırları içinde merkezî yönetimle yerel yönetim arasındaki görev sınırlarınıbelirleyebilir. İdarenin bütünlüğü ilkesinden hareketle düzenlemenin yerelyönetimleri ortadan kaldırma ya da etkisiz kılma amacına yönelik olmaması,belirli alanlar bakımından belirli koşullara bağlı ve yerel yönetimlere bir yükya da borç getirmeden kimi görev ve yetkilerin merkezî yönetim biriminebırakılması mümkündür.
İmar planlarının yapımı ve değiştirilmesi, temeldebelediyelerden başlayıp merkezî yönetime kadar çeşitli düzeylerdeki karar vermesüreci sonunda tamamlanır. Yerel ölçekteki gereksinimlere getirilen çözümlerinaynı zamanda ülkenin genel ihtiyaçlarıyla da uyumlu olması gerekmektedir. Bunedenle söz konusu planlar, merkezî yönetimin vesayet yetkilerini kullanarakyerel yönetimlerle birlikte gerçekleştirdiği siyasal, hukuki ve teknikbelgelerdir. Bu planların yapımı, merkezî yönetim ile yerel yönetimler arasındaanayasal, yasal ve teknik düzeyde işbirliği ve uyumu gerektirebilir.
Bakanlar Kurulunca kamu yararı gözetilerek belirlenen projelerkapsamında kalan alanlar ile ülke güvenliği için büyük önem taşıyan milli güvenliğedair tesisler, askerî yasak bölgeler, genel sığınak alanları ve özel güvenlikbölgeleriyle ilgili etütleri, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım veuygulama imar planlarını, parselasyon planlarını yapma görev ve yetkisininBakanlığa verilmesi kanun koyucunun takdiri kapsamındadır. Kurallardabelirtilen alanların dışında kalan yerlerde imar planlarını yapma yetkisi yerelyönetimlerde kalmaya devam ettiğinden, düzenlemenin yerel yönetimleri ortadankaldırmayı ve etkisiz kılmayı amaçladığı söylenemez. Kaldı ki, bu alanlardakiplanlama yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmekle birlikteruhsatlandırma yetkisi yerel yönetimlerde bırakılarak yerel yönetimlerin imarve yapılaşma sürecinden tamamen dışlanması engellenmiştir.
Kurallarda belirtilen alanlarla ilgili mahallî idarelerin başvurutarihinden itibaren iki ay içinde ruhsatlandırma yapmaması halinde ruhsat veyapı kullanma izninin resen Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verileceğininöngörülmesi, mahallî idarelerin bu görevlerini ifadan kaçınmalarını engellemeamacına yönelik olup yerel yönetimlerin bu husustaki yetkilerinin takdire bağlıolarak kaldırılması şeklinde nitelendirilemez. Nitekim Anayasa Mahkemesikararlarında da vurgulandığı gibi, yerinden yönetim kuruluşlarının kanunlakendilerine verilen görevleri hiç yapmaması veya kanunun öngördüğü şekildeyapmaması gibi kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda kanunla öngörülmekkaydıyla, merkezî idareye yerinden yönetim kuruluşunun yerine geçerek kararalma yetkisi tanınabilir. Buna göre dava konusu kurallarda belirtilen alanlardainşaat ruhsatı ve oturma izni vermekle yetkilendirilen mahallî idarelerinbaşvuru tarihinden itibaren iki ay içerisinde bu görevlerini yapmamasıdurumunda Bakanlığın, bu idarelerin yerine geçerek resen bu işlemleriyapmasında Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, dava konusu kurallar, Anayasa'nın 127.maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralların, Anayasa'nın 6. ve 117. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
2- KHK'nin 4. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'nin 7. Maddesinin (1)Numaralı Fıkrasının (j) Bendine Eklenen 'mülkiyeti kamuya ait arsa vearaziler üzerinde yapılacak her türlü yapı,' İbaresi
Dava dilekçesinde, yerel düzeyde uygulanacak planların yapımıgörevinin merkezî idareye bırakılması kanun koyucunun takdirinde olmaklabirlikte yerel yönetimlerin bu süreçten tamamen dışlanmasının imarplanlarındaki uyumu bozacağı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 127. maddesineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kuralla, mülkiyeti kamuya ait arsa ve arazilerüzerinde yapılacak her türlü yapı ile ilgili her tür ve ölçekteki planlarınyapılmasına ilişkin esasları belirleme ve bunlara ilişkin her tür ve ölçektekiharita, etüt, plan ve parselasyon planlarını gerektiğinde yapma, yaptırma veresen onaylama görev ve yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bir birimiolan Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğüne verilmiştir.
Dava konusu kural, 644 sayılı KHK'nin 2. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (ç) bendiyle Bakanlığa verilen ve yukarıda incelenen görevin,Bakanlığın bir birimi olan Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından yerinegetirileceğinin ifadesinden ibarettir.
644 sayılı KHK'nin 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) yeralan ''Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen alanlar ile'' ve ''mülkiyetikamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğedair tesisler, askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlikbölgeleri'' ibarelerine ilişkin gerekçede belirtilen nedenlerle dava konusukural, Anayasa'nın 127. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddigerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
3- KHK'nin 10. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'ye Eklenen 13/AMaddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinde Yer Alan ''sulak alanlar''İbaresi ile (b), (ç), (d) ve (e) Bentleri
KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''sulak alanlar'' ibaresiile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine yönelik olarak ileri sürülen iddialar davakonusu kuralların bütününe yönelik olduğundan kurallar birlikte incelenmiştir.
a- Kuralların Anlam ve Kapsamı
KHK'nin genel gerekçesinden, KHK'nin esas amacının, kültürvarlıklarının korunmasına ilişkin hizmetlerle tabiat varlıklarının korunmasınailişkin hizmetlerin birbirinden ayrıştırılarak tabiat varlıklarının korunmasıve kullanılmasına ilişkin iş ve işlemlerin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindemünhasıran bu iş için kurulmuş bir teşkilat tarafından yürütülmesini sağlamakve 383 sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair KanunHükmünde Kararnameyle kurulan Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kapatılarakbu Kuruma ait yetki, görev ve sorumlulukların Çevre ve Şehircilik Bakanlığınaverilmesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu amaç doğrultusunda KHK'nin 15. maddesiyle 644 sayılı KHK'yeeklenen ek 1. maddeyle, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kapatılarak buKurum tarafından yerine getirilen iş ve işlemlerin, Çevre ve ŞehircilikBakanlığının birimlerince yürütülmesi öngörülmüştür. Ayrıca, KHK'nin 51.maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddeyle, taşınır tabiatvarlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkinkoruma alanları ile ilgili olarak anılan Kanun'da öngörülen iş, işlem vekararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlığın, Çevre ve ŞehircilikBakanlığı olduğu belirtilerek tabiat varlıklarının korunması ilişkin hizmetlerKültür ve Turizm Bakanlığının sorumluluk alanından çıkarılmıştır.
Bu değişikliklere paralel olarak KHK'nin 10. maddesi ile644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesiyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınabağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü kurulmuş ve daha önce Kültürve Turizm Bakanlığı ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığınca ifa edilen kimigörev ve yetkiler anılan Genel Müdürlüğe verilmiştir.
Anılan 13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının iptali istenenbent ve ibareleriyle, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne şu görevlerverilmiştir:
- Sulak alanların tescil, onay ve ilanına dair usul ve esaslarıbelirlemek ve bu alanların sınırlarını tescil etmek.
- Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre korumabölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esaslarıbelirlemek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek, yönetmek veyönetilmesini sağlamak.
- Tabiat varlıkları, doğal, tarihi, arkeolojik ve kentsel sitlerile koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde koruma vekullanma esaslarını ilgili bakanlıkların görüşünü alarak belirlemek ve bualanların kısmen veya tamamen hangi idarelerce yönetileceğine karar vermek, hertür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak,yaptırmak ve onaylamak.
- Orman alanları dışında yer alan korunması gerekli taşınmaztabiat varlıkları, koruma alanları ve doğal sit alanlarının Bakanlıkçabelirlenen ilke kararlarına, onaylanan planlara uygun olarak kullanılmak üzeretahsisini gerçekleştirmek, uygulamaların tahsis şartlarına uygun olarakgerçekleşmesini izlemek ve denetlemek.
- Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre korumabölgelerine ilişkin olarak, hâlihazır haritaları aldırmak, gerekli görülenprojeleri yapmak, yaptırmak ve onaylamak, her türlü araştırma ve incelemeyapmak, yaptırmak, izlemek, eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yürütmek,kullanım yasağı getirilen alanların kamulaştırma veya benzer yollarla kamununeline geçirilmesini sağlamak, kontrol ve denetim yapmak, gerekli görülenalanların korunması ve kirliliğin önlenmesi amacıyla yatırım yapmak veya ilgiliidarelerin yatırım projelerini desteklemek, bu alan ve bölgelerde Devlet'inhüküm ve tasarrufu altındaki yerlere ilişkin her türlü tasarrufta bulunmak,işletmek, işlettirmek ve kullanım izinlerini vermek, korunan alanlara ilişkininsan ve finansman kaynağı sağlamak.
b- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Dava dilekçesinde, Anayasayla Devlete yüklenen çevre sağlığınıkoruma ve çevrenin kirlenmesini önleme ödevinin beraberinde etkin bir Devletdenetimi gerektirdiği, doğası gereği tarafsız ve bağımsız olarak yerinegetirilmesi gereken denetim faaliyetinin ayrı tüzel kişiliği haiz Özel ÇevreKoruma Kurumu yerine Devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alan TabiatVarlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesinin çevre korumagüvencelerini zayıflatacağı, tarih, kültür ve tabiat varlıkları ile sit alanlarınıniç içe olması nedeniyle bunlara ilişkin olarak bütüncül bir koruma anlayışınınbenimsenmesi gerektiği, kültür varlıkları ile tabiat varlıklarının korunmasınailişkin yetki ve sorumlulukların farklı idarelere verilmesinin, bu alanlarınetkili bir şekilde korunamaması sonucunu doğuracağı, 2872 sayılı Çevre Kanunuile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun, sulak alanlar,özel çevre koruma bölgeleri ile tabiat varlıklarına ilişkin olarak BakanlarKuruluna, Kültür ve Turizm Bakanlığına ve kültür varlıklarını korumakurullarına yetki tanıyan hükümleri yürürlükte olduğu halde aynı yetkilerinÇevre ve Şehircilik Bakanlığına ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüneverilmesinin belirsizlik yarattığı belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 2., 56.ve 63. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 56. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, 'Herkes,sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek,çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşlarınödevidir.' kuralına yer verilmiş; 63. maddesinin birinci fıkrasında ise 'Devlet,tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, buamaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.' hükmü yer almıştır.
Bu hükümlere göre, çevrenin geliştirilmesi, çevre sağlığınınkorunması ve çevre kirlenmesinin önlenmesine; tarih, kültür ve tabiatvarlıklarının ve değerlerinin korunmasına yönelik her türlü tedbiri almakDevletin temel ödevlerindendir. Bu amaçla Devlet, çevrenin ve kültür ve tabiatvarlıklarının korunmasını sağlamak için etkili bir maddi hukuk düzenioluşturmak ve öngörülen maddi hukuku uygulamak üzere gereken teşkilatı kurmaklayükümlüdür. Anayasa'da bu görevleri yürütmek amacıyla oluşturulacak teşkilatınniteliğiyle ilgili herhangi bir belirleme yapılmamış, bu konuda kanun koyucuyusınırlandıran herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle çevreningeliştirilmesi, çevre sağlığının korunması ve çevre kirlenmesinin önlenmesine;tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasına yönelikolarak oluşturulacak teşkilatın türünü, yapısını ve niteliğini belirlemek kanunkoyucunun takdirindedir. Kanun koyucu, bu görevlerin merkezî idare teşkilatıiçerisinde yer alan bir kamu kurumu tarafından yerine getirilmesiniöngörebileceği gibi bu görevi merkezi idare teşkilatı dışında yer alan özerkbir kamu kurumuna da tevdi edebilir.
Bu itibarla, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri vetabiat varlıklarının tescili, onayı, ilanı, planlanması, yönetilmesi veişletilmesi ile ilgili kimi görevlerin merkezi idare içerisindeteşkilatlandırılan Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verilmişolması, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Bu alanların korunmasınayönelik görevlerin Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce yürütülmesininolumlu sonuç doğurup doğurmayacağı anayasallık denetiminin kapsamı dışındakalmaktadır.
Öte yandan, KHK'nin 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenenek 4. maddeyle, söz konusu Kanun'da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bu Bakanlıkbünyesinde kurulan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve kültürvarlıklarını koruma bölge kurullarınca yerine getirilmesi öngörülen iş veişlemlerin tabiat varlıklarına ilişkin olan bölümünün, Çevre ve ŞehircilikBakanlığı ile bu Bakanlık bünyesinde oluşturulan Tabiat Varlıklarını KorumaMerkez Komisyonu ve tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonları tarafındanyerine getirileceği hükme bağlanmak suretiyle tabiat varlıklarıyla ilgili iş veişlemler yönünden yetkili idareler açıklığa kavuşturulmuştur. Ayrıca, 2872sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre, özel çevrekoruma bölgelerinin tespit, tescil ve ilan yetkisi Bakanlar Kuruluna ait olupdava konusu kural ile Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verilengörev, Bakanlar Kurulu kararına esas olmak üzere gereken hazırlık işlemleriniyapmaktır. Dolayısıyla dava konusu kurallarla belirsizlik yaratıldığından sözedilemez.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kurallar Anayasa'nın 2., 56.ve 63. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
4- KHK'nin 10. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'ye Eklenen 13/AMaddesinin (2) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinde Yer Alan ''ileBakanlıkça tespit edilen doğal sit alanları, tabiat varlıkları ve bunlarınkoruma alanlarının'' İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan ''AncakBakanlıkça'' İbaresi
Dava dilekçesinde, KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'yeeklenen 13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''sulakalanlar'' ibaresi ile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine yönelik olarak ilerisürülen gerekçelerle kuralların, Anayasa'nın 2., 56. ve 63. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesin(2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin dava konusu bölümüyle, Çevre veŞehircilik Bakanlığınca tespit edilen doğal sit alanları, tabiat varlıkları vebunların koruma alanlarının tescili ve ilanının Çevre ve Şehircilik Bakanınınonayı ile yapılması kurala bağlanmıştır. Aynı fıkranın ikinci cümlesiyle bukurala bir istisna getirilerek Bakanlıkça yapı yasağı önerilen tabiat varlıklarıve doğal sit alanları dâhil orman rejimine tabi olmayan bütün korumaalanlarının, Bakanlar Kurulu kararı ile tescil ve ilan edilmesi öngörülmüştür.
KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''sulak alanlar'' ibaresiile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine ilişkin gerekçede belirtilen nedenlerledava konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 56. ve 63. maddelerine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
5- KHK'nin 12. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'nin 25. MaddesineEklenen (2) Numaralı Fıkra
Dava dilekçesinde, bakan müşavirlerinin kurum içinde ihtiyaçduyulan hizmetlerde görevlendirilmelerine olanak tanıyan düzenlemenin,kazanılmış hakların ihlali sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın2. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
644 sayılı KHK'nin 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,bakanlık müşavirlerinin Bakanlıkta özel önem ve öncelik taşıyankonularda Bakana yardımcı olmak üzere çalıştırılacakları; 3046 sayılı Kanun'un27. maddesinde ise bakanlık müşavirlerinin Bakanlıklarda, özel önem ve önceliktaşıyan konularda bakanlık makamına yardımcı olmak üzere çalıştırılacaklarıhükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenlemelere göre bakanlık müşavirleriningörevlerinin, özel önem ve öncelik taşıyan konularda Bakana yardımcı olmakolduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu kuralla, bakanlık müşaviri kadrosunda görev yapankamu görevlilerinin, özel önem ve öncelik taşıyan konularda Bakana yardımcıolmak dışında da, Bakan tarafından uygun görülen merkez ve taşra teşkilatınaait birimlerde çalıştırılmaları olanaklı kılınmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin temelgereklerinden birisi kazanılmış haklara saygı gösterilmesidir. Kazanılmışhaklara saygı, hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış hak, kişininbulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş vekişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır.
Çerçevesi kanunla belirlenmek kaydıyla kamu görevlilerininçalışma koşullarının ve görevlerinin değiştirilmesi her zaman mümkündür. Bunedenle bir memuriyet kadrosuna bağlanan görevlerde değişiklik yapılması, okadroda görev yapan memurların kazanılmış haklarının ihlali olarakdeğerlendirilemez. Diğer bir ifadeyle kamu görevlileri, atandıkları tarihitibarıyla mevzuatta öngörülen görevlerle sınırlı olarak çalıştırılabilecekleriyolunda bir kazanılmış hakka sahip değillerdir. Dava konusu kuralla, Çevre ve ŞehircilikBakanlığı müşavirlerinin çalışma koşullarında ve görevlerinde değişiklikyapılmış olup bu kişilerin bulundukları statülerden doğan, tahakkuk etmiş vekendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklarayönelik bir düzenleme öngörülmediğinden kazanılmış hakların ihlalinden sözedilemez.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural, Anayasa'nın 2.maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 11. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
6- KHK'nin 15. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'ye Eklenen Ek 1. Madde
Dava dilekçesinde, Anayasayla Devlete yüklenen çevre sağlığınıkoruma ve çevrenin kirlenmesini önleme ödevinin beraberinde etkin bir Devletdenetimi gerektirdiği, doğası gereği tarafsız ve bağımsız olması gerekendenetim faaliyetinin ayrı tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma KurumuBaşkanlığı yerine Devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alan Tabiat VarlıklarınıKoruma Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesinin çevre korumagüvencelerini zayıflatacağı, öte yandan 383 sayılı KHK'de belirtilen iş veişlemlerin hangi birim tarafından yerine getirileceğinin kanunla belirlenmeyipBakan tarafından uygun görülen birimlerce yürütülmesinin öngörülmesinin 'belirlilik've 'idarenin kanuniliği' ilkelerine uygun düşmediği belirtilerekkuralın, Anayasa'nın 2. ve 56. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kuralın (1) numaralı fıkrasıyla, 19.10.1989 günlü,383 sayılı KHK ile kurulan Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kapatılmıştır.
Maddenin (2) numaralı fıkrasıyla, 383 sayılı KHK uyarınca ÖzelÇevre Koruma Kurumu Başkanlığına verilen görev ve yetkiler, Çevre ve ŞehircilikBakanlığına devredilmiş ve bunların, Bakan tarafından uygun görülen Çevre veŞehircilik Bakanlığının birimlerince yürütülmesi öngörülmüştür.
Maddenin (3) numaralı fıkrasında, kapatılan Özel Çevre KorumaKurumu Başkanlığına ait her türlü taşınır, taşıt, araç, gereç ve malzeme, borçve alacaklar, hak ve yükümlülükler, yazılı ve elektronik ortamdaki her türlükayıtlar ve dokümanların Çevre ve Şehircilik Bakanlığına hiçbir işleme gerekkalmaksızın devredilmiş sayılacağı, mülkiyeti hazineye ait veya Devletin hükümve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığına tahsisedilmiş olanların hiçbir işleme gerek kalmaksızın tahsis amacında kullanılmaküzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılacağı belirtilmiştir.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında, kapatılan Özel Çevre KorumaKurumu Başkanlığının harcamalarının, 6091 sayılı 2011 Yılı Merkezi YönetimBütçe Kanununa istinaden Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncayakadar, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığının 2011 yılı bütçesinde yer alanödeneklerden karşılanması öngörülmüştür.
Maddenin son fıkrasında ise Özel Çevre Koruma KurumuBaşkanlığının kaldırılması sonucu açığa çıkan yönetici personelin durumudüzenlenmektedir. Buna göre, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığında görev yapanbazı üst düzey kamu görevlilerinin, bu görevlerinin sona ermesi ve Özel ÇevreKoruma Kurumu Başkanı, Başkan Yardımcısı, I. Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanıkadrosunda bulunanların, bakanlık müşaviri kadrolarına; Özel Çevre KorumaMüdürü ve Özel Çevre Koruma Müdür Yardımcısı kadrolarında bulunanların isebulundukları illerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün şube müdürükadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle atanmış sayılmalarıöngörülmüştür. Bu madde uyarınca ihdas edilen bakanlık müşaviri kadrolarınınherhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptaledilmiş sayılacakları belirtilmiştir. Diğer taraftan, bakanlık müşavirikadroları ile şube müdürü kadrolarına atananların eski mali haklarınınkorunması ve kendi istekleri ile başka kadro veya kurumlara geçenlere farködenmesinin sona ermesi öngörülmüştür. Bunlar dışında kalan personelin, hiçbirişleme gerek kalmaksızın kadro ve pozisyonlarıyla birlikte Çevre ve ŞehircilikBakanlığına devredildiği kurala bağlanmıştır.
KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''sulak alanlar'' ibaresiile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine ilişkin gerekçede belirtilen nedenlerledava konusu kural, Anayasa'nın 56. maddesine aykırı değildir.
383 sayılı KHK'ye göre yürütülmesi gereken iş ve işlemlerin 648sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığıtarafından yerine getirileceği hususunda herhangi bir tartışma ve belirsizliksöz konusu değildir. Bakanlığa devredilen söz konusu iş ve işlemlerinBakanlığın uzmanlık ve teknik yönden uygun olan birimine verileceğinde kuşkubulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2. ve 56.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
7- KHK'nin 17. Maddesiyle 644 Sayılı KHK'ye Eklenen Geçici 6.Maddenin (1) ve (3) Numaralı Fıkraları
Dava dilekçesinde, 2863 sayılı Kanun'daki esas ve usullere göretespit ve tescili yapılmış tabiat varlıkları ile doğal sit alanlarınınstatülerinin, kimlerden oluşacağı belirsiz bir komisyon marifetiyle yenidenbelirlemesinin, Anayasa ve Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın KorunmasıSözleşmesiyle Devlete yüklenen tarih, kültür ve tabiat varlıklarının vedeğerlerinin korunmasını sağlama ödeviyle bağdaşmadığı, kaç üyeden ve hangimeslek gruplarından oluşacağı, seçiminin nasıl yapılacağı kanunla belirlenmedenanayasal koruma altındaki tabiat varlıklarını ve doğal sit alanlarınıbelirleyecek komisyonu oluşturma yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınaverilmesinin, yasama yetkisinin devri anlamına geldiği ve ayrıca belirlilikilkesine aykırılık oluşturduğu belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 2., 6., 7.,63., 87. ve 90. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 17. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen geçici 6.maddenin (1) numaralı fıkrasıyla, daha önceki mevzuata göre doğal sit alanı vetabiat varlığı olarak tespit ve tescil edilmiş alan ve varlıkların, buniteliklerini koruyup korumadıkları yolunda yeniden değerlendirme yapılmasıöngörülmüştür. Bu amaçla doğal sit alanları ile kültür varlıklarına ilişkin hertürlü belgenin en geç altı ay içinde Bakanlığa devredilmesi zorunlukılınmıştır. Tabiat varlıkları ve doğal sitlerle ilgili yeni değerlendirmeyapılıncaya kadar bu alanlara ilişkin olarak kültür ve tabiat varlıklarınıkoruma bölge kurullarınca alınmış kararların geçerli olacağı açıklığakavuşturulmuştur.
Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında ise daha önce Kültür veTabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca yapılan tanım dikkate alınarak 'doğalsit alanı' olarak belirlenen yerlerin, Bakanlık tarafından konununuzmanlarından oluşturulacak komisyonca KHK'nin 41. maddesiyle 2863 sayılıKanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (13) numaralı altbent ile getirilen 'doğal sit alanı' tanımı çerçevesinde yenidendeğerlendirmeye tabi tutulması öngörülmüştür. Yeniden tespit edilen statülerinÇevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile; yapı yasağı öngörülen statülerin iseBakanlar Kurulunca onaylandıktan sonra tescil edileceği düzenlenmiştir.
Bakanlık tarafından oluşturulacak komisyonun tabiat varlıklarıve doğal sit alanı statüleri yeniden değerlendirmek ve tespit etmekle görevliolduğu kuralda açıkça belirlenmiştir. Öte yandan, statüler yeniden tespitedilirken 2863 sayılı Kanun'da yapılan tanımların esas alınacağı hususundakuşku bulunmamaktadır. Söz konusu komisyonun görev, yetki ve sorumluluklarıkanunla belirlendikten sonra üyelerinin kimlerden oluşacağının Bakanlıktarafından belirlenmesi, yasama yetkisinin devri olarak nitelenemez.
Ayrıca, statülerin yeniden değerlendirilmesi görevinin Bakanlıktarafından konunun uzmanlarından oluşturulacak bir komisyonca yerinegetirileceği ve bu görevin Anayasa'nın 63. maddesi, Dünya Kültürel ve DoğalMirasın Korunması Sözleşmesi ve 2863 sayılı Kanun'da belirlenen esaslarçerçevesinde ifa edileceği hususunda herhangi bir tartışma bulunmadığından kurallarda,belirsizlik ve hukuk devleti ilkesine de aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki bukomisyon kararlarının yargı denetimine tabi olduğu da açıktır.
Açıklanan nedenle, dava konusu kurallar Anayasa'nın 2., 7., 63.ve 87. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralların, Anayasa'nın 90. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
8- KHK'nin 19. Maddesi
Dava dilekçesinde, KHK'nin 15. maddesiyle 644 sayılı KHK'yeeklenen ek 1. maddeye yönelik olarak ileri sürülen gerekçelerle kuralın,Anayasa'nın 2. ve 56. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kuralla, KHK'nin 15. maddesiyle 644 sayılı KHK'yeeklenen ek 1. madde hükmü gereğince kapatılan Özel Çevre Koruma KurumuBaşkanlığının, 5018 sayılı Kanun'a ekli ve özel bütçeli idareleri gösteren IIsayılı cetvelden çıkarılması öngörülmektedir.
Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığının kapatılmasına bağlıolarak 5018 sayılı Kanun'da şekli değişiklik yapılmasını öngören dava konusukural, KHK'nin 15. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen ek 1. maddeye ilişkingerekçede belirtilen nedenlerle Anayasa'nın 2. ve 56. maddelerine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
9- KHK'nin 32. Maddesiyle 645 Sayılı KHK'nin 19. Maddesine Eklenen(2) Numaralı Fıkra
Dava dilekçesinde, KHK'nin 12. maddesiyle 644 sayılı KHK'nin 25.maddesine eklenen (2) numaralı fıkraya yönelik olarak ileri sürülengerekçelerle kuralın, Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
645 sayılı KHK'nin 19. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,bakanlık müşavirlerinin Bakanlıkta özel önem ve öncelik taşıyan konulardaBakana yardımcı olmak üzere çalıştırılacakları; 3046 sayılı Kanun'un 27.maddesinde ise bakanlık müşavirlerinin bakanlıklarda, özel önem ve önceliktaşıyan konularda bakanlık makamına yardımcı olmak üzere çalıştırılacaklarıhükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenlemelere göre bakanlık müşavirleriningörevlerinin, özel önem ve öncelik taşıyan konularda Bakana yardımcı olmakolduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu kuralla Orman ve Su İşleri Bakanlığında bakanlıkmüşaviri kadrosunda görev yapan kamu görevlilerinin, özel önem ve önceliktaşıyan konularda Bakana yardımcı olmak dışında da, Bakan tarafından uygungörülen merkez ve taşra teşkilatına ait birimlerde çalıştırılmaları olanaklıkılınmıştır.
KHK'nin 12. maddesiyle 644 sayılı KHK'nin 25. maddesine eklenen(2) numaralı fıkrasına ilişkin gerekçede belirtilen nedenlerle dava konusukural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 11. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
10- KHK'nin 36. Maddesiyle Değiştirilen 2873 Sayılı Kanun'un 5.Maddesinin Birinci Fıkrasında Yer Alan 'onaylı uygulama imar planına görehazırlanacak projelerin' İbaresi
Dava dilekçesinde, milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı vetabiatı koruma alanı sınırları içinde kalan yerlerdeki gerçek ve tüzel kişilereait taşınmaz malların, uygulama imar planına göre hazırlanacak proje kapsamındakamulaştırılmasına olanak tanınmasının, kamulaştırmanın kamu yararı amacıyladeğil, arazi sahiplerine ve yatırımcılara imar rantı transfer edilmesi amacıylayapılması sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 35. ve 46.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2873 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, Orman ve Su İşleriBakanlığına, milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanısınırları içinde kalan yerlerdeki gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmaz mallarile her türlü tesisleri kamulaştırma yetkisi verilmektedir. Dava konusukuralla, anılan maddede yer alan 'hazırlanacak planın' ibaresi, 'onaylıuygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin' şeklinde değiştirilmeksuretiyle Bakanlığın kamulaştırma yetkisi, onaylı uygulama imar planına görehazırlanacak projelerin gerçekleşmesi amacına münhasır kılınmıştır.Dolayısıyla, kuralın önceki halinden farklı olarak Bakanlığın bu alanlardakamulaştırma yapabilmesi için 'milli park gelişme planı'nın hazırlanmışolması yetmemekte, bunun yanında uygulama imar planının ve bu plana uygunprojenin de hazırlanmış olması gerekmektedir.
Anılan Kanun'un 12. maddesinde, milli parklar, tabiat parkları,tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanlarındaki planların gerektirdiği hertürlü hizmet ve faaliyetler ile koruma, yönetim, işletme, tanıtım, sportif,eğlenme ve dinlenme hizmetleri için gerekli alt yapı, üst yapı ve diğertesislerin Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yapılacağı veya yaptırılacağı,yönetileceği veya işletileceği hükme bağlandığından Bakanlığın kamulaştırmayetkisinin, bu faaliyetler kapsamında üretilen projelerin gerçekleşmesi amacınayönelik olarak kullanılabileceği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında, 'Herkes,mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.' denilmek suretiyle mülkiyet hakkıgüvenceye bağlanmıştır. Birey özgürlüğü ile doğrudan ilgili olan mülkiyet hakkıbireye emeğinin karşılığına sahip olma ve geleceğe yönelik planlar yapmaolanağı tanıyan temel bir haktır. Anayasa'nın 35. maddesinde mülkiyet hakkısınırsız bir hak olarak düzenlenmemiş, kamu yararı amacıyla ve kanunlasınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Ayrıca, mülkiyet hakkının kullanılmasınıntoplum yararına aykırı olamayacağı da belirtilmiştir. Anayasa'da mülkiyethakkının kapsamı diğer bazı maddelerde yer alan hükümlerle de çerçevelenmiştir.Bu bağlamda kıyılara ilişkin 43., toprak mülkiyetine ilişkin 44.,kamulaştırmayı düzenleyen 46., tarih, kültür ve tabiat varlıklarınınkorunmasına ilişkin 63., tabii servet ve kaynaklara ilişkin 168., ormanlarailişkin 169. ve 170. maddelerde Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyethakkı güvencesinin çerçevesini belirleyen kurallar yer almaktadır.
Anayasa'nın 46. maddesinde öngörülen ve temel unsurunun 'kamuyararı' olduğu kabul edilen kamulaştırma, bir taşınmaz üzerindeki özelmülkiyet hakkının, malikin rızası olmaksızın, kamu yararı için ve karşılığıödenmek koşuluyla Devlet tarafından sona erdirilmesidir. Kamulaştırmayıdüzenleyen 46. maddenin birinci fıkrasında, 'Devlet ve kamu tüzelkişileri,kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek şartıyla,özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunlagösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idariirtifaklar kurmaya yetkilidir' denilmektedir. Kamu yararı bulunması, kamulaştırmakararının kanunda gösterilen esas ve usullerine uyulması, gerçek karşılığınpeşin ve nakden ödenmesi kamulaştırmanın anayasal unsurlarıdır.
Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı korumaalanlarındaki planların gerektirdiği her türlü hizmet ve faaliyetler ilekoruma, yönetim, işletme, tanıtım, sportif, eğlenme ve dinlenme hizmetleri içingerekli alt yapı, üst yapı ve diğer tesislerin yapımında kamu yararı bulunduğutartışmasızdır. Kamulaştırılan alanlarda anılan Kanun'un 8. maddesi uyarıncaturistik amaçlı bina ve tesislerin yapımı için özel hukuk kişileri lehineintifa hakkı tesis edilebilmesi de kamu yararının varlığını ortadankaldırmamaktadır. Kaldı ki, dava konusu kuralla, kamulaştırılacak alanlarınkullanım amacına ilişkin olarak herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Kuraldaöngörülen değişiklik, kamulaştırma koşullarına ilişkindir. Buna göre,kamulaştırma yapılabilmesi için 'milli park gelişme planı'nınhazırlanmış olması yeterli iken dava konusu kuralla yapılan değişiklikten sonrasomut projelerin hazırlanmış olması şartı getirilmiş ve bu suretle mülkiyethakkına kamulaştırma yoluyla müdahale edilmesi daha katı koşullarabağlanmıştır. Dolayısıyla, dava konusu kuralla yapılan değişiklik sonucumülkiyet hakkı zayıflatılmamış, aksine mülkiyet hakkının sınırlandırılmasınailişkin usuli güvenceler güçlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 35. ve 46.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
11- KHK'nin 40. Maddesiyle Değiştirilen 178 Sayılı KHK'nin 13.Maddesinin Birinci Fıkrasının (r) Bendinde Yer Alan 'Bakanlar Kuruluncauygulama usul ve esasları belirlenen projeler kapsamında;' ve ''veDevletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan'' İbareleri ile ''kamulaştırma''Sözcüğü ile İkinci Fıkrası
a- Anlam ve Kapsam
KHK'nin 40. maddesiyle, 10.7.2011 günlü, 27990 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 646 sayılı KHK'nin 1. maddesiyle 178sayılı KHK'nin 13. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (r) bendi ve yine aynıkuralla eklenen ikinci fıkrasında değişiklikler yapılmıştır. Değiştirilen (r)bendiyle, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne, Bakanlar Kuruluncauygulama usul ve esasları belirlenen projeler kapsamında; hazinenin özelmülkiyetinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlarıgeliştirme, değerlendirme, kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazları isesatın alma, trampa etme, kamulaştırma ve toplulaştırma yapma yetkisiverilmiştir. Değişiklikle, bendin önceki halinde yer alan ve bu alanlardakiimar planlarının yapımı ve imar uygulamalarını gerçekleştirme yetkisini MilliEmlak Genel Müdürlüğüne tanıyan ibareler metinden çıkartılmıştır.
Buna paralel olarak, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce yapılan,yaptırılan veya tadil edilen planların ilgili mahallî idarelerce üç ay içindeonaylanmaması durumunda Genel Müdürlük tarafından resen onaylanacağını ve onaysürecine ilişkin diğer işlemlerin anılan Genel Müdürlükçe yapılacağını öngörenikinci fıkra değiştirilerek Bakanlar Kurulunca belirlenen projeler kapsamındakitüm taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekteki etüt, harita, plan, imarplanları, imar plan tadilatları ve imar uygulamaları Bakanlığın (MaliyeBakanlığının) talebi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılması veonaylanarak yürürlüğe konulması öngörülmüştür.
KHK'nin 40. maddesinin gerekçesinde, değişikliğin amacının MilliEmlak Genel Müdürlüğünün görevlerine ilişkin hükmün, 644 sayılı KHK hükümleriile uyumlu hale getirilmesi olduğu belirtilmiştir. 644 sayılı KHK'nin 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendiyle, Bakanlar Kurulunca belirlenenprojeler kapsamında kalan alanlardaki imar planlarının yapımı ve diğer imaruygulama işlemlerinin gerçekleştirilmesi yetkisi Çevre ve ŞehircilikBakanlığına verilmiştir. 178 sayılı KHK'nin 13. maddesinde yapılandeğişiklikle, 644 sayılı KHK'nin anılan kurallarıyla uyum sağlanmasıamaçlandığına göre, her iki kuralda belirtilen Bakanlar Kuruluncayetkilendirilen alanların aynı alanlar olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda,Bakanlar Kurulunca belirlenen projelerin arazi temini ve düzenlemesine ilişkinkısmını Maliye Bakanlığı, projenin yapımı ve diğer imar işlemlerine ilişkinkısmını ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gerçekleştirecektir.
b- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Dava dilekçesinde, Bakanlar Kurulunun usul ve esaslarınıbelirleyeceği projelerin, neler ve hangi tür projeler olduklarının ve buprojelerle nelerin amaçlandığının kanunda açıkça belirtilmemesinin, hukukdevleti ilkesiyle bağdaşmadığı, düzenlemeyle dağların, tepelerin, kıyıların,kıyıda denizden doldurma yoluyla elde edilen arazilerin, mera, yaylak vekışlaklar ile Devlet ormanları ve içindeki koruma altında bulunan alanların,yerleşme ve yapılaşmaya açılmasının amaçlandığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğüneverilen kamulaştırma yetkisiyle kamu yararını gerçekleştirmek yerine imar rantıyaratılmak istendiği, Bakanlar Kurulunca uygulama usul ve esasları belirlenenprojeler kapsamında bulunan taşınmazların, her tür ve ölçekteki etüt, harita,plan, imar planları, imar plan tadilatları ve imar uygulamalarının yapılması veonaylanması yetkilerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmesinin, yerelyönetimlerin yetkilerine müdahale niteliği taşıdığı belirtilerek kuralların,Anayasa'nın 2., 6., 35., 43., 45., 46., 57., 63., 127. ve 169. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 1. maddesiyle değiştirilen 644 sayılı KHK'nin 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde yer alan ''BakanlarKurulunca yetkilendirilen alanlar ile'' ve ''mülkiyeti kamuya ait arsave araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler,askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri'' ibarelerineilişkin gerekçede belirtilen nedenlerle dava konusu kural, Anayasa'nın 127.maddesine aykırı değildir.
Anayasa'nın 2. maddesindeki 'hukuk devleti' ilkesigereğince, yasama işlemlerinin kişisel yararları değil kamu yararınıgerçekleştirmek amacıyla yapılması zorunludur. Bir kuralın Anayasa'ya aykırılıksorunu çözümlenirken 'kamu yararı' konusunda Anayasa Mahkemesininyapacağı inceleme yalnızca kanunun kamu yararı amacıyla yapılıp yapılmadığı ilesınırlıdır. Kanun ile kamu yararının ne kadar gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinidenetlemenin anayasa yargısıyla bağdaşmayacağı açıktır.
Dava konusu kural ile dağınık halde bulunan hazine arazileri ileDevletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazilerin, Bakanlar Kuruluncabelirlenen özel projelerde kullanmaya elverişli hale getirilmesinin amaçlandığıanlaşılmaktadır. Bu suretle tarımsal yatırımlar ve sanayi yatırımları içinuygun arazi parçalarının elde edilmesi hedeflenmektedir. Devletin hüküm vetasarrufu altında bulunan taşınmazların yanında özel mülkiyette bulunan taşınmazlarında bu projeler kapsamında geliştirmesine ve değerlendirmesine olanaksağlanmıştır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar, ayrıcabir tahsise gerek olmaksızın, doğal niteliklerinin bir sonucu olarak doğrudandoğruya kamunun ortak kullanımına açık olan kayalar, tepeler, dağlar, tarıma elverişli olmayan araziler, kaynaklar, akarsu yatakları, Devlet ormanları,kıyılar, meralar, yaylaklar ve kışlaklar gibi taşınmazlardır.
Devletin, sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait yerlerüzerindeki üzerinde sahip olduğu mülkiyet hakkı özel mülkiyetten farklı olup 'kamumülkiyeti' olarak nitelendirilmektedir. Devlet, hüküm ve tasarrufu altındabulunan bu taşınmazlar üzerinde, kamu yararını gözetmek ve Anayasa'nın özelmaddelerinde yer alan güvence hükümlerini de dikkate almak kaydıyla üstünyetkilerini kullanarak istediği hukuki düzeni kurabilir. Dava konusu kuralla,sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait yerlerde bulunan taşınmazların BakanlarKurulunca belirlenen projeler çerçevesinde geliştirilmesi vedeğerlendirilmesinin öngörülmüş olması, Devletin bu yerler üzerinde sahipolduğu 'kamu mülkiyeti' hakkı kapsamında yapılan bir tasarruftur.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu yerlerin BakanlarKurulunca belirlenen projeler kapsamında geliştirilip değerlendirilmesinde veçeşitli yatırım projelerinde kullanılabilir hale getirilmesinde kamu yararıbulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, bu hedefe yönelik olarak BakanlarKurulunca belirlenen projeler kapsamında kalan özel mülkiyetteki taşınmazlarınkamulaştırılabilmesi amacıyla Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüneyetki tanınmasının, Anayasa'ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 43., 45., 63. ve 169.maddeleriyle koruma altına alınan kıyı, kültür ve tabiat varlıkları, orman,mera, yaylak ve kışlaklar ile bunların koruma alanlarının yerleşme veyapılaşmaya açılmasına olanak sağlandığı ileri sürülmüş ise de Anayasa veilgili kanunlarla koruma altına alınan bu gibi taşınmazların, özel kanunlarındaöngörülen usule uygun olarak statüleri değiştirilmeden dava konusu kuraldabelirtilen projeler kapsamına alınmaları mümkün değildir.
Ayrıca, söz konusu projelerin usul ve esaslarının BakanlarKurulunca belirleneceği ve Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bu projelerkapsamında kalan alanlarda ne tür görevler ifa edeceği hususu dava konusukuralda açık, net ve anlaşılır bir biçimde düzenlendiğinden, hukuk devletiilkesine aykırılık söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural, Anayasa'nın 2., 35. ve46. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 6., 43., 45., 57., 63. ve 169. maddeleriyleilgisi görülmemiştir.
12- KHK'nin 41. Maddesiyle 2863 Sayılı Kanun'da Yapılan İbareDeğişiklikleri ile 2863 Sayılı Kanun'un 3. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a)Bendine Eklenen (13) Numaralı Alt Bendi
a- 2863 Sayılı Kanun'da Yapılan İbare Değişiklikleri
Dava dilekçesinde, tarih, kültür ve tabiat varlıkları ile sitalanlarının iç içe olması nedeniyle bunlara ilişkin olarak bütüncül bir korumaanlayışının benimsenmesi gerektiği, kültür varlıkları ile tabiat varlıklarınınkorunmasına ilişkin yetki ve sorumlulukların farklı idarelere verilmesininAnayasa'nın 63. maddesine aykırı olacağı ileri sürülmüştür.
KHK'nin genel gerekçesinde de açıklandığı üzere, KHK'nin esasamaçlarından biri, tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin tüm görev veyetkilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığında toplanmasını sağlayacak yasal altyapıyı oluşturmaktır. Bu amaçla Bakanlık bünyesinde Tabiat Varlıklarını KorumaGenel Müdürlüğü kurulmuştur. Buna bağlı olarak 2863 sayılı Kanun'da önemlideğişikliklere gidilerek kültür varlıklarını koruma hizmetleriyle tabiatvarlıklarını koruma hizmetleri birbirinden ayrıştırılmış; kültür varlıklarınıkoruma hizmetleri Kültür ve Turizm Bakanlığının, tabiat varlıklarını korumahizmetleri ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanına bırakılmıştır.
Buna paralel olarak 648 sayılı KHK'nin 51. maddesiyle 2863sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddeyle, bu görevler yönünden Çevre ve ŞehircilikBakanlığına yardımcı olmak üzere; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkezteşkilatı bünyesinde Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve taşradatabiat varlıklarını koruma bölge komisyonlarının teşkil edilmesi ve taşınmaztabiat varlıklarına ilişkin olarak Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma YüksekKurulunca yapılması gereken iş ve işlemlerin Tabiat Varlıklarını Koruma MerkezKomisyonunca, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca yapılmasıgerekenlerin ise tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonları tarafındanyerine getirilmesi öngörülmüştür.
Dava konusu kural ile taşınmaz tabiat varlıklarıyla ilgiligörevlerine son verilen 'Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Yüksek Kurulu'ile 'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları'nın isimleri de, sözkonusu düzenlemelerle uyum sağlanması amacıyla 'Kültür Varlıklarını KorumaYüksek Kurulu' ve 'Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları' şeklindedeğiştirilmiştir.
KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''sulak alanlar'' ibaresiile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine ilişkin gerekçede belirtilen nedenlerledava konusu kural, Anayasa'nın 63. maddesine aykırı değildir. İptal istemininreddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
b- 2863 Sayılı Kanun'un 3. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a)Bendine Eklenen (13) Numaralı Alt Bendi
Dava dilekçesinde, dava konusu kural ile getirilen sit alanıtanımının, 2863 sayılı Kanun'un 3. maddesinde halen yer alan 'tabiatvarlıkları' ve 'sit' tanımlarıyla çeliştiği, 'jeolojikdevirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait' olmaya ilişkin zamanperiyodunun 'jeolojik devirlere ait' olmak ile sınırlandırılmasının ve 'enderbulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli' niteliğinin'ender bulunmaları nedeniyle olağan üstü özelliklere sahip olması' şeklindedaraltılmasının, Anayasayla ve Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın KorunmasıSözleşmesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 63. ve 90.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2863 sayılı Kanun'da 'jeolojik devirlerle, tarih öncesi vetarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleribakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunandeğerler' şeklinde tanımlanan 'tabiat varlıkları' için çeşitlikoruma önlemleri öngörülmüştür. Bunun yanında 'sit' olarak nitelenen birkısım kültür ve tabiat varlıkları için genel koruma hükümlerinin yanında özelnitelikte bazı koruma hükümleri de sevk edilmiştir. Ancak, anılan Kanun'da,kentsel, arkeolojik, tarihi ve doğal sit şeklinde dört ayrı türü bulunan sitalanlarının her biri için ayrı ayrı tanım getirilmemiş, bu boşluk, Kültür veTabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından çıkarılan ilke kararıyla doldurulmuştur.Dava konusu kuralla, sitlerin bir türü olan 'doğal (tabii) sit' yönündenbu boşluk giderilmiş ve anılan kavram doğrudan kanunla tanımlanmıştır. Bunagöre doğal (tabii) sit, 'jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmalarınedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altında veya su altındabulunan korunması gerekli alanları' ifade etmektedir.
Anayasa'nın 63. maddesinin birinci fıkrasında, Devlete, tabiatvarlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlama ve bu amaçla destekleyici veteşvik edici tedbirleri alma ödevi yüklenmekle birlikte, bu korumanın şekli vekapsamıyla ilgili herhangi bir belirleme veya sınırlama yapılmamıştır. Anayasa,korunmaya değer tabiat varlıkları ve değerlerinin belirlenmesi ve bunlar içinuygulanacak koruma yöntemlerinin saptanması hususunda kanun koyucuya takdiryetkisi tanımıştır. Buna göre, kanun koyucu farklı tabiat varlıkları arasındabir derecelendirme ve sınıflandırma yaparak farklı koruma yöntemleriöngörebilir.
Dava konusu kuralda 'tabiat varlıkları'nın özel bir türüolan 'doğal sit alanı' tanımlanarak, genel koruma önlemlerinden farklıolarak özel hükümlerle korunan alanların kapsamı belirlenmiştir. Yapılan tanımagöre sit alanı olarak özel koruma görecek yer üstü, yer altı veya su altıalanların 'jeolojik devirlere ait olması' ve 'ender bulunmaları nedeniyleolağanüstü özelliklere sahip olması' gerekmektedir. Söz konusu tanımda,tabiat varlığının ender bulunmasına vurgu yapılarak özel koruma görmemesihalinde geri dönüşü imkânsız bir şekilde yok olma riski taşıyan tabiatvarlıkları sit alanı kapsamına alınmıştır. Olağanüstü özelliklere sahip olmakoşuluyla da çok önemli özelliklere sahip bulunmayan tabiat varlıklarının doğalsit alanı kapsamı dışında tutulması sağlanmıştır.
Bu tanımın Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın KorunmasıSözleşmesi'ne de uygun olduğu anlaşılmaktadır. Zira anılan Sözleşmenin 2.maddesinin doğal sitlere ilişkin üçüncü fıkrasında doğal sit alanlarının 'doğalgüzellik açısından istisnai olma'sına vurgu yapılmıştır. İstisnai olma durumunun,iptali istenen kuralda yer alan 'ender bulunmaları nedeniyle olağanüstüözelliklere sahip olması' unsuruyla aynı anlama geldiği açıktır.
Öte yandan ,'doğal sit' tanımının yapılmış olması, bukapsama girmeyen tabiat varlıklarının korunmayacağı anlamına gelmemektedir.2863 sayılı Kanun'da doğal sit alanı kapsamına girmeyen tabiat varlıklarınailişkin genel koruma hükümleri öngörülmüştür. Doğal sit alanları, diğer tabiatvarlıklarından farklı olarak özel koruma rejimine tabi tutulmuştur.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2. ve 63.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 90. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
13- KHK'nin 42. Maddesiyle Değiştirilen 2863 Sayılı Kanun'un 17.Maddesinin (a) Fıkrasının İkinci ve Üçüncü Paragrafları
Dava dilekçesinde, koruma amaçlı imar planının hazırlanmasürecinden, ilgili meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve plandanetkilenen hemşerilerin katılımının dışlanmasının, demokratik devlet ilkesiylebağdaşmadığı, koruma amaçlı imar planının üç yıllık süre içinde yapılamamasıdurumunda, yapılma süresinin sınırsız bir şekilde uzatılmasının ve bu süreiçinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarının uygulanmasının,plansız yapılaşmayı teşvik edeceği ve korunması gerekli tabiat varlıkları ilesitlerin etkin korunamaması sonucunu doğuracağı, ayrıca yerel yönetimlerinyerleşme planı yapma yetkisinin bu yolla koruma kurullarına devredildiğibelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 56., 63. ve 127. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kuralları da içeren 2863 sayılı Kanun'un 17.maddesinde, sit alanlarında uygulanacak olan koruma amaçlı imar planlarınınyapılması ve geçiş dönemi koruma esasları ve kullanım şartlarınınbelirlenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Koruma amaçlı imarplanları, yerleşim bölgeleri ve diğer yapılaşma alanlarıyla çakışan kültürel vedoğal varlıkların özel olarak korunması ihtiyacı nedeniyle ortaya çıkan plantürleri olup, hızla değişen yaşam koşulları, hızlı kentleşme, nüfus artışı, sanayileşmeve teknik gelişmelerle doğal ve kültürel varlıkların yok olmadan korunması,bakım ve günümüz yaşamıyla bütünleştirilerek kullanılabilmesi amacı ileyapılmaktadır.
2863 sayılı Kanun'un 17. maddesinin (a) fıkrasının iptaliistenen ikinci paragrafında, koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, korumabölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanmaşartlarının belirlenmesi öngörülmüştür. Paragrafın devamında belediyelerin,valiliklerin ve ilgili kurumların söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlıimar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölgekuruluna vermek zorunda oldukları belirtilmiştir. Yetkili idarelere tanınan üçyıllık plan hazırlama süresi içinde, zorunlu nedenlerle plan yapılamadığıtakdirde, koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu sürenin uzatılabilmesineolanak tanınmıştır. Kuralın önceki haline göre yetkili idarelere tanınan süreiki yıl olup zorunlu nedenlerle bu sürenin en fazla bir yıl daha uzatılabilmesimümkün iken değişiklikten sonra yetkili idarelere tanınan süre üç yılaçıkarılmış uzatma ile ilgili herhangi bir süre sınırı öngörülmemiştir. Öncekidüzenlemeden farklı olarak koruma amaçlı imar planlarının hazırlık safhasınailgili meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve plandan etkilenenhemşerilerin katılımı şartı da kaldırılmıştır. Öte yandan, uzatılan süreiçerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarının uygulanacağıöngörülmüştür.
İkinci paragrafta sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılanve koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planlarınyargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halindeilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartlarının yenidenbelirlenmesi öngörülmüştür.
Koruma amaçlı imar planlarının yapımı görevi, merkezi idareninbir organı olan koruma bölge kurulları/komisyonlarının olumlu görüşününalınması koşuluyla mahallî idarelere bırakılmakla birlikte bu planların yapımıiçin öngörülen ve zorunlu nedenlerle uzatılması olanaklı kılınan üç yıllıkgeçiş döneminde uygulanacak koruma esasları ve kullanma şartlarınınbelirlenmesi yetkisi, koruma bölge kurulları/komisyonlarına verilmiştir.Mahallî idareleri, kanunda belirlenen süre içerisinde koruma amaçlı imarplanlarını hazırlamaya zorlamak ve geçiş döneminde sit alanlarının plansızkalmasını önlemek amacıyla, kanunda belirlenen süre içinde koruma amaçlı imarplanlarını hazırlamaması durumunda bu alanlardaki yapılaşmaların, merkeziidarece (koruma bölge kurullarınca/komisyonlarınca) belirlenen koruma esaslarıve kullanım koşullarına göre yürütülmesinin öngörülmesi, kanun koyucununtakdirinde olup mahallî idarelerin görev alanına müdahale olarak yorumlanamaz.
Koruma bölge kurulları/komisyonları, Anayasa'nın 63. maddesininDevlete yüklediği ödevin bir gereği olarak münhasıran tarih, kültür ve tabiatvarlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlama amacına yönelik olarakkurulan idari birimler olup mahallî idarelerin ve ilgili diğer kurum vekuruluşlarının kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili işlemleri üzerinde birdenetim mekanizması olarak işlev görmeleri öngörülmüştür. Bu itibarla mahallîidarelerce koruma amaçlı imar planlarının yapılmasına kadar, sit alanlarındakiyapılaşmalarda, koruma bölge kurullarınca/komisyonlarınca belirlenen korumaesasları ve kullanım koşullarının geçerli olması, sit alanlarına yönelik özelkoruma güvencelerini zayıflatan değil, aksine güçlendiren bir unsurdur.
Öte yandan, koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarakyürürlüğe konulan planların, yargı kararları ile uygulamasının durdurulmasıveya iptal edilmesi durumunda, ilgili koruma bölge kurulunca/komisyonunca geçişdönemi yapılanma şartlarının yeniden belirlenmesi öngörülmekle, idari yargıkararına uygun yeni bir planın yapılmasına kadar geçecek sürede ilgili sitalanının plansız kalmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla, sitalanlarının korunmasına yönelik olduğu anlaşılan düzenlemede, Anayasa'nın 63.maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, toplumunhuzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmıştır.
Anayasayla devletin nitelikleri arasında sayılan demokratikdevlet ilkesi, demokrasiyi seçimlere katılma ve oy verme hakkına indirgeyenklasik temsili demokrasi anlayışının ötesinde, toplumsal sorunların, tümtarafların aktif olarak katılımıyla çözümlenmesini öngören katılımcı demokrasianlayışını ifade etmektedir. Katılımcı demokrasi, tüm vatandaşların görüşleriniaçıklama hakkına sahip olduğu, kendi yaşamlarını etkileyen çevresel, ekonomik,sosyal ya da politik karar alma süreçlerine çeşitli araçlarla katılabildiği birsistemi öngörmektedir.
Dava konusu kural ile koruma amaçlı imar planlarının hazırlıksafhasına, ilgili meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve plandan etkilenenhemşerilerin katılımı koşulu karar alma sürecinin hızlandırılması amacıylasonlandırılmakla birlikte, diğer demokratik katılım araçlarıyla düşünceleriniifade edebilme olanağı ortadan kaldırılmamıştır. Koruma amaçlı imar planındanmenfaati etkilenen kişi veya kuruluşların, idari ve yargısal başvuru yollarınıişleterek karar alma ve kararların uygulanması sürecine etki etmelerimümkündür. Bu nedenle dava konusu kuralın, demokratik devlet ilkesiyleçeliştiğinden söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2., 63. ve127. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 56. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
14- KHK'nin 47. ve 49. Maddeleri
Dava dilekçesinde, Bakanlık tarafından Kültür VarlıklarınıKoruma Kurullarına seçilecek üye sayısının beşten yediye çıkarılması veYükseköğretim Kurulunca, kurumların arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık,şehircilik bilim dallarından aynı daldan olmamak üzere iki öğretim üyesi seçilmesiolanağının ortadan kaldırılması ile koruma kurulu toplantılarına meslekodalarının katılımının şarta bağlanmasında kamu yararı bulunmadığı,düzenlemenin demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı ve Devleteyüklenen kültür ve tabiat varlıklarını koruma görevlerini karşılamadığıbelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 63. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
KHK'nin 49. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'un koruma bölgekurullarının oluşumunu düzenleyen 58. maddesinin birinci fıkrasının (a)bendinde yapılan değişiklikle, arkeoloji, sanat tarihi, hukuk, mimari ve şehirplancılığı konularında uzmanlaşmış kişiler arasından Bakanlıkça seçilmesiöngörülen temsilci sayısı beşten yediye yükseltilmiş; koruma bölge kurullarınıniki üyesinin Yükseköğretim Kurulunca, kurumlarının arkeoloji, sanat tarihi,mimarlık, şehircilik bilim dallarında görev yapan öğretim üyelerindenseçilmesini öngören (b) bendi yürürlükten kaldırılarak Yükseköğretim Kurumutarafından koruma bölge kurullarına temsilci seçilmesi uygulamasına sonverilmiştir. Buna paralel olarak KHK'nin 47. maddesiyle, 2863 sayılı Kanun'unkoruma bölge kurulu üyelerinin görevi süresini, görevlerinin sona ermesini vehuzur hakkını düzenleyen 55. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında yeralan ''ve Yükseköğretim Kurumunca'' ibareleri yürürlükten kaldırılarakiki madde birbiriyle uyumlu hale getirilmiştir.
Ayrıca KHK'nin 49. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'un 58.maddesinin üçüncü fıkrası değiştirilerek, ilgili meslek odalarının koruma bölgekurulu toplantılarına gözlemci olarak katılımı, koruma bölge kurulumüdürlüğünün daveti şartına bağlanmıştır.
Meslek odalarının, kendi görev alanlarıyla ilgili koruma bölgekurulu kararlarına karşı idari ve yargısal başvuru yollarını işleterekkararların alınması ve uygulanması sürecine etki etmeleri mümkündür. Meslekodalarının, kendi görev alanlarıyla ilgili meselelerin görüşüldüğü her türlükoruma bölge kurulu toplantısına gözlemci sıfatıyla katılmaları, katılımcıdemokrasi anlayışı bakımından yerinde bir tercih olmakla birlikte, anayasal birzorunluluk olarak yorumlanması mümkün değildir. Katılımcı demokrasi anlayışı, meslekodaları veya diğer sivil toplum örgütlerinin her türlü idari karar almasürecine doğrudan katılımlarını zorunlu kılmamaktadır. Demokrasi açısındanönemli olan, bu örgütlerin siyasal karar alma sürecine etkide bulunmalarınınyollarının açık tutulmasıdır.
Öte yandan, kültür varlıklarının ve değerlerinin korunmasınailişkin olarak 2863 sayılı Kanun'da öngörülen maddi hukuk çerçevesinde gerekenkararları almakla görevli ve yetkili kılınan koruma bölge kurullarınınkimlerden teşekkül edeceğinin belirlenmesi kanun koyucunun takdirindedir.Koruma bölge kurullarının üye yapısının ideal olup olmadığı ve öngörülen amacıgerçekleştirmeye elverişli olup olmadığı ise anayasallık denetiminin kapsamıdışında kalmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2. ve 63.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
15- KHK'nin 50. Maddesiyle 2863 Sayılı Kanun'un 61. MaddesininDeğiştirilen İkinci Fıkrasında Yer Alan ''Bakanlıkça değerlendirilerekgerekli görüldüğü takdirde'' İbaresi
Dava dilekçesinde, Koruma Yüksek Kurulunun neleri görüşüp nelerigörüşemeyeceğine Kültür ve Turizm Bakanlığının karar vermesinin ve YüksekKurulun gündeminin Bakanlık tarafından belirlenmesinin kamu yararı amacıylabağdaşmadığı, yapılan itirazları değerlendirme ve gerekli görülenleri YüksekKurulun gündemine getirme yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığının hangi uzmanbirimi eliyle, hangi ölçütlere göre, ne şekilde yerine getirileceğinin kanundaaçıkça belirtilmemesinin hukuk devleti ilkesiyle çeliştiği, öte yandanBakanlığa böylesine ölçüsüz ve sınırsız bir yetki verilmesinin, Bakanlığa,itirazın konusuna, itirazın yapıldığı mahalle ve itirazı yapanlara göreayrımcılık yapma olanağı sunduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kuralla, koruma bölge kurulu kararlarına karşıyapılan itirazların, Kültür ve Turizm Bakanlığınca değerlendirilerek uygungörüldükten sonra Koruma Yüksek Kurulunun gündemine alınması öngörülmüştür.
Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında, idari işlemlerekarşı yargısal başvuru yollarının açık tutulması ve etkin yargısal başvuruyolları oluşturulması zorunlu kılınmakla birlikte, Anayasa'da, idari itirazyolu ihdas edilmesi zorunluluğuna işaret eden herhangi bir hüküm yeralmamaktadır. Bu nedenle idari itiraz yolu ihdas edip etmemek kanun koyucununtakdirindedir. Kanun koyucu, herhangi bir işleme karşı idari itiraz yolu ihdasetmekte takdir yetkisine sahip olduğuna göre, kanun koyucunun, bu yolabaşvurulabilmesi veya itirazın karara bağlanabilmesi için belli koşullaröngörebileceğinin evleviyetle kabulü gerekir. Bu itibarla, koruma bölge kurulukararlarına karşı öngörülen bir idari itiraz yolu olan Koruma Yüksek Kuruluna yapılanbaşvurunun Kurul gündemine alınmasının Bakanlığın uygun görmesi şartınabağlanmasında Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Öte yandan, koruma bölge kurulu kararlarına yapılan itirazlarıdeğerlendirme ve kurulun gündemine getirme görevinin Bakanlığın hangi birimitarafından yerine getirileceği hususu, Bakanlığın iç işleyişine ilişkin birişbölümü meselesidir. İşbölümüne ilişkin kuralların idari düzenleyiciişlemlerle belirlenmesi, idarenin kanuniliği ilkesine aykırılık oluşturmaz.Kaldı ki, koruma bölge kurulu kararlarına yapılan itirazlardan hangilerininYüksek Kurul gündemine alınması gerektiğinin kararlaştırılması, belli birdeğerlendirme yapılmasını ve takdir kullanılmasını gerektirmektedir. Bakanlığınbu takdirini ne şekilde ve hangi yönde kullanılacağının önceden kanunlarlabelirlenmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
16- KHK'nin 51. Maddesiyle 2863 Sayılı Kanun'a Eklenen Ek 4.Maddenin Birinci, Üçüncü, Dördüncü ve Beşinci Fıkraları
Dava dilekçesinde, tarih, kültür ve tabiat varlıkları ile sitalanlarının iç içe olması nedeniyle bunlara ilişkin olarak bütüncül bir korumaanlayışının benimsenmesi gerektiği, kültür varlıkları ile tabiat varlıklarınınkorunmasına ilişkin yetki ve sorumlulukların farklı idarelere verilmesinin, bualanların etkili bir şekilde korunamaması sonucunu doğuracağı, yasaldüzenlemelerin ilke kararları doğrultusunda kıyasen uygulanmasının, yasaldüzenlemelerin altında yer alan ve yasal düzenlemelere uygun olması gerekenBakanlık ilke kararlarını yasal düzenlemelerin üzerine çıkaracağı belirtilerekkuralın, Anayasa'nın 2., 6., 7., 8., 63. ve 90. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Dava konusu kuralın birinci fıkrasıyla, taşınır tabiatvarlıkları hariç, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkinkoruma alanları ile ilgili olarak 2863 sayılı Kanun'da öngörülen iş, işlem vekararlar yönünden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevli ve yetkilikılınmıştır. Dolayısıyla, 2863 sayılı Kanun'un uygulanması sorumluluğu, kültürvarlıkları ve taşınır tabiat varlıkları yönünden Kültür ve Turizm Bakanlığına,taşınmaz tabiat varlıkları yönünden ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığına aittir.
Buna paralel olarak kuralın ikinci fıkrasıyla, tabiatvarlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgilihususlarda karar almak ve anılan Kanun'da öngörülen diğer iş ve işlemlerdeÇevre ve Şehircilik Bakanlığına yardımcı olmak üzere Tabiat Varlıklarını KorumaMerkez Komisyonunun ve tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonlarınınkurulması öngörülmüş ve bu komisyonların oluşumları düzenlenmiştir. Ayrıca, bukomisyonların iş, işlem ve kararları konusunda, 2863 sayılı Kanun'un KorumaYüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları ile ilgili hükümlerinin, Çevre veŞehircilik Bakanlığınca alınan ilke kararları çerçevesinde kıyasen uygulanacağıbelirtilmiştir.
Kuralın üçüncü fıkrasıyla 2863 sayılı Kanun uyarınca taşınmaztabiat varlıklarına ilişkin olarak Kültür Varlıkları Koruma Yüksek Kuruluncaalınması gereken kararların, Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu;kültür varlıklarını koruma bölge kurullarınca alınması gereken kararların isetabiat varlıklarını koruma bölge komisyonları tarafından alınması ve Çevre veŞehircilik Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulması öngörülmüştür.
Kuralın dördüncü fıkrasında, 2863 sayılı Kanun'da ve diğermevzuatta tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin korumaalanları bakımından Koruma Yüksek Kuruluna ve koruma bölge kurullarına yapılanatıfların, ilgisine göre Koruma Merkez Komisyonuna ve koruma bölgekomisyonlarına yapılmış sayılacağı ve ilgili maddelerde geçen Koruma YüksekKurulundan, Koruma Merkez Komisyonunun, koruma bölge kurullarından ise korumabölge komisyonlarının anlaşılacağı belirtilerek muhtemel tartışmaların önükapatılmıştır.
Kuralın beşinci ve son fıkrasıyla tabiat varlıkları, doğal sitalanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili iş, işlem ve kararlarailişkin usul ve esaslar ile bu konularda görev yapacak komisyonların teşkili,çalışma usul ve esaslarının düzenlenmesi hususu Çevre ve ŞehircilikBakanlığınca hazırlanacak yönetmeliğe bırakılmıştır.
Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ile tabiatvarlıklarını koruma bölge komisyonlarının oluşumunu ve hangi hükümlere görekarar alacaklarını düzenleyen ikinci fıkra hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar verildiğinden, dava dilekçesinde bu fıkraya yönelik olarak önesürülen iddialar incelenmemiştir.
KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''sulak alanlar'' ibaresiile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine ilişkin gerekçede belirtilen nedenlerledava konusu birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralar Anayasa'nın 63. maddesineaykırı değildir.
Kuralda sözü edilen ilke kararlarının işlevi, 2863 sayılıKanun'da yer alan Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının iş, işlemve kararları ile ilgili hükümlerin, Koruma Merkez Komisyonu ve koruma bölgekomisyonlarına ne şekilde uyarlanacağının gösterilmesinden ibarettir.Bakanlıkça alınacak ilke kararlarıyla, 2863 sayılı Kanun'da yer alan hükümlerdenfarklı kurallar ihdas edilmesi söz konusu olmayıp, anılan Kanun hükümlerininnasıl uygulanacağı açıklanmaktadır. Dolayısıyla dava konusu kuralla, Bakanlıkilke kararlarına, kanunun üzerinde hukuksal bir güç tanındığı ileri sürülemez.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kurallar Anayasa'nın 2. ve 63.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 6., 7., 8. ve 90. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
17- KHK'nin 52. Maddesiyle 2863 Sayılı Kanun'a Eklenen Geçici 9.ve Geçici 10. Maddeleri
Dava dilekçesinde, KHK'nin 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'aeklenen ek 4. maddenin birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına yöneliköne sürülen gerekçelerle dava konusu kuralların, Anayasa'nın 63. ve 90.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca, ilgisi nedeniyle davakonusu kural Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
KHK'nin 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen ek 4.maddenin birinci fıkrasıyla, kültür varlıklarını koruma hizmetleri ile tabiatvarlıklarını koruma hizmetleri birbirinden ayrıştırılarak tabiat varlıklarınıkoruma hizmetleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanına bırakılmış veson fıkrasıyla da bu çerçevede 2863 sayılı Kanun'un tabiat varlıklarına yönelikolarak çıkarılması öngörülen yönetmelikleri çıkarma yetkisi Çevre ve ŞehircilikBakanlığına verilmiştir. Dava konusu kural ile Çevre ve Şehircilik BakanlığıncaKanun'da öngörülen yönetmelikler çıkarılana kadar bir hukuksal boşlukoluşmaması için 648 sayılı KHK'den önce yürürlüğe girmiş olan yönetmeliklerinbu KHK'ye aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilmesiöngörülmüştür.
Öte yandan, 2863 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. maddede,kültür varlıklarını koruma bölge kurullarının mevcut üyelerinin görevlerinin bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihte sona ereceği belirtilmiştir.
KHK'nin 10. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''sulak alanlar'' ibaresiile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine ilişkin gerekçede belirtilen nedenlerledava konusu kurallar, Anayasa'nın 63. maddesine aykırı değildir.
Anayasanın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin temelgereklerinden birisi kazanılmış haklara saygı gösterilmesidir. Kazanılmışhaklara saygı, hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış hak, kişininbulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş vekişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır.
2863 sayılı Kanun'da kültür varlıklarını koruma bölge kuruluüyelerinin görev süresine ilişkin olarak herhangi bir hüküm yer almamaktadır.İptali istenen kuralın yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan 'Kültürve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Koruma Bölge KurullarıÇalışmaları ile Koruma Yüksek Kuruluna Yapılacak İtirazlara Dair Yönetmelik'in10. maddesinde koruma bölge kurullarının Yükseköğretim Kurulu ve Bakanlıkçaseçilen üyelerinin görev süresi üç yıl olarak belirlenmiş ise de idaridüzenleyici işlemle belirlenen bu sürenin kazanılmış hak teşkil etmesi mümkünolmadığından, 2863 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. maddede hukuk devletiilkesine aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2. ve 63.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 90. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
18- KHK'nin 63. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, 648 sayılı KHK'nin 63. maddesine ilişkinolarak bağımsız bir iptal gerekçesi öne sürülmemiş, 648 sayılı KHK'nin 10.maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen 13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının(a) bendinde yer alan ''sulak alanlar'' ibaresi ile (b), (ç), (d) ve (e)bentleri, 15. maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen ek 1. maddesi, 17.maddesiyle 644 sayılı KHK'ye eklenen geçici 6. maddesinin (1) ve (3) numaralıfıkraları, 19. maddesi, 20. maddesi, 41. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'dayapılan ibare değişiklikleri ile aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının(a) bendine eklenen (13) numaralı alt bent, 42. maddesiyle değiştirilen 2863 sayılıKanun'un 17. maddesinin (a) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragrafları, 47.maddesi, 49. maddesi, 50. maddesiyle değiştirilen 2863 sayılıKanun'un 61. maddesininikinci fıkrasındaki '' Bakanlıkça değerlendirilerek gerekli görüldüğütakdirde '' ibaresi, 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen ek 4.maddesi, 52. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9. ve geçici 10.maddeler için açıklanan gerekçelerle kuralın, Anayasa'ya aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Dava konusu kural, KHK'nin yürürlülük maddesi olup yayımıtarihinden itibaren yürürlüğe girmesini öngörmektedir. 648 sayılı KHK,17.8.2011 günlü, 28028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 17.8.2011tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Anılan madde, fıkra, bent, cümle, bölüm ve ibarelerin Anayasa'yauygun olduğuna ve bunlara yönelik iptal isteminin reddine karar verildiğindenaynı gerekçelerle dava konusu kuralın da iptali isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
8.8.2011 günlü, 648 sayılı Çevre ve Şehircilik BakanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun HükmündeKararname'nin:
A) 6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkinve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum veKuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkinKonularda Yetki Kanunu'nun iptal edilmesi halinde dayanaksız hale geleceğiyönünden ileri sürülen iptal istemi, 29.11.2012 günlü, E. 2011/106, K. 2012/192sayılı kararla reddedildiğinden, Kararname'nin tümünün yürürlüğünündurdurulması isteminin REDDİNE,
B) Kapsam yönünden;
1- a- 1. maddesiyle 29.6.2011 günlü, 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişikliklerin, bufıkraya eklenen (h) bendi dışındaki bölümünün, 2., 3. maddeleri, 4. maddesiyle644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasındayapılan değişikliklerin, bu fıkraya eklenen (e) bendi dışındaki bölümünün, 5.maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8. maddesinin (1) numaralıfıkrasında yapılan değişikliklerin, (ı) bendi dışındaki bölümünün, 6. maddesi,7. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 10. maddesinin (2)numaralı fıkrasında yer alan (ç) ibaresinin (c) şeklinde değiştirilmesidışındaki değişikliklerin, 9. maddesi, 10. maddesiyle 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'ye eklenen 13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi dışındakalan bölümü ile (2) numaralı fıkrası, 11., 12., 14., 15., 16., 17., 18., 19.,25., 26. maddeleri, 27. maddesiyle, 29.6.2001 günlü, 4708 sayılı Yapı DenetimiHakkında Kanun'un 5. maddesinin dördüncü ve yedinci fıkralarının yürürlüktenkaldırılmasına ilişkin bölümünün, 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36.,37., 38., 39., 40., 41., 42., 43., 44., 45., 46., 47., 48., 49., 50. maddeleri,51. maddesiyle, 21.7.1983 günlü, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat VarlıklarınıKoruma Kanunu'na eklenen ek madde 4'ün birinci, üçüncü, dördüncü ve beşincifıkraları, 52., 53., 56., 57., 58., 59. ve 60. maddeleri, 62. maddesininbirinci fıkrası, 63., 64. maddeleri ile eki (I) Sayılı Cetvel'i, (1), (2) ve(3) sayılı listelere yönelik iptal istemleri, 29.11.2012 günlü, E. 2011/106, K.2012/192 sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddelere, fıkralara, bölümlere,değişikliklere, cetvele ve listelere ilişkin yürürlüğün durdurulması istemininREDDİNE,
b- 21. maddesiyle değiştirilen, 3.5.1985 günlü, 3194 sayılı İmarKanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi ileikinci fıkrasının üçüncü cümlesinin,
c- 22. maddesiyle değiştirilen, 3194 sayılı Kanun'un başlığı ilebirlikte değiştirilen 27. maddesinin,
d- 23. maddesiyle, 3194 sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddenin,
e- 24. maddesiyle değiştirilen, 4708 sayılı Kanun'un 1.maddesinin ikinci fıkrasının,
f- 27. maddesiyle değiştirilen, 4708 sayılı Kanun'un 5.maddesinin beşinci fıkrası,
yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin iptal hükmünün yürürlüğegirmesinin ertelenmesi nedeniyle, bu maddelerin, fıkraların ve cümlelerinYÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
2- 1. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (h) bendi,
3- 4. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7.maddesinin birinci fıkrasına eklenen (e) bendi,
4- 5. maddesiyle değiştirilen, 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendi,
5- 7. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 10.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan (c) şeklinde değiştirilen (ç) ibaresi,
6- 8. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11.maddesinde yapılan değişiklikler,
7- 10. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi,
8- 13. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 32.maddesine eklenen (2) numaralı fıkra,
9- 20. maddesiyle yürürlükten kaldırılan, 27.6.1989 günlü, 375sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 3. maddesinin birinci fıkrasında yeralan 'Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı,' ve sekizci fıkrasında yeralan 'Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,' ibareleri,
10- 27. maddesiyle değiştirilen, 4708 sayılı Yapı DenetimiHakkında Kanun'un 5. maddesinin altıncı fıkrası,
11- 51. maddesiyle, 2863 sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddeninikinci fıkrası,
12- 54. maddesiyle, 31.10.1985 günlü, 3234 sayılı Orman GenelMüdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen (ç) bendi ve mevcut (ç) bendinin (d) bendi olarak teselsül ettirilmesi,
13- 55. maddesiyle, 3234 sayılı Kanun'a eklenen 22/A maddesi,
14- 61. maddesiyle, 2.3.1984 günlü, 2985 sayılı Toplu KonutKanunu'nun ek 3. maddesinin ikinci fıkrasına 'müşterek kararname ile,' ibaresindensonra gelmek üzere eklenen 'Başkan Yardımcıları Başkanlığın bağlı bulunduğuBakan tarafından,' ibaresi,
hakkında, 29.11.2012 günlü, E.2011/106, K.2012/192 sayılıkararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu maddeye,fıkralara, bentlere, ibarelere, değişikliklere ve teselsüle ilişkin yürürlüğündurdurulması istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
C) Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası yönünden;
1- 1. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişikliklerin, bu fıkraya eklenen(h) bendi dışındaki bölümünün, 2., 3. maddeleri, 4. maddesiyle 644 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasında yapılandeğişikliklerin, bu fıkraya eklenen (e) bendi dışındaki bölümünün, 5. maddesiyle644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasındayapılan değişikliklerin, (ı) bendi dışındaki bölümünün, 6. maddesi, 7.maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 10. maddesinin (2) numaralıfıkrasında yer alan (ç) ibaresinin (c) şeklinde değiştirilmesi dışındakideğişikliklerin, 9. maddesi, 10. maddesiyle 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'ye eklenen 13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi dışındakalan bölümü ile (2) numaralı fıkrası, 11., 12., 14., 15., 16., 17., 18., 19.,25., 26. maddeleri, 27. maddesiyle 4708 sayılı Kanun'un 5. maddesinin dördüncüve yedinci fıkralarının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin bölümünün, 28., 29.,30., 31., 32., 33., 34., 35., 36., 37., 38., 39., 40., 41., 42., 43., 44., 45.,46., 47., 48., 49., 50. maddeleri, 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenenek 4. maddenin birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 52., 53., 56.,57., 58., 59., 60., 62. maddesinin birinci fıkrası, 63., 64. maddeleri ile eki(1) sayılı cetveli, (1), (2) ve (3) sayılı listelere yönelik iptal istemleri,29.11.2012 günlü, E.2011/106, K.2012/192 sayılı kararla reddedildiğinden, bumaddelere, fıkralara, bölümlere, değişikliklere, cetvele ve listelere ilişkinyürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE,
2- 62. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin iptal hükmününyürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle, bu fıkranın YÜRÜRLÜĞÜNÜNDURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
D) İçerikleri itibariyle Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen;
1- 1. maddesiyle değiştirilen, 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde yer alan ''BakanlarKurulunca yetkilendirilen alanlar ile'' ve ''mülkiyeti kamuya ait arsave araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler,askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri'' ibarelerine,
2- 4. maddesiyle değiştirilen, 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine eklenen 'mülkiyetikamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı,' ibaresine,
3- 10. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yeeklenen 13/A maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''sulakalanlar'' ibaresi ile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine,
b- (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''ileBakanlıkça tespit edilen doğal sit alanları, tabiat varlıkları ve bunlarınkoruma alanlarının'' ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan ''AncakBakanlıkça'' ibaresine,
4- 12. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 25.maddesine eklenen (2) numaralı fıkraya,
5- 15. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yeeklenen ek 1. maddeye,
6- 17. maddesiyle, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yeeklenen geçici 6. maddenin (1) ve (3) numaralı fıkralarına,
7- 19. maddesine,
8- 32. maddesiyle, 29.6.2011 günlü, 645 sayılı Orman ve Suİşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin19. maddesine eklenen (2) numaralı fıkraya,
9- 36. maddesiyle değiştirilen, 9.8.1983 günlü, 2873 sayılıMillî Parklar Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'onaylıuygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin' ibaresine,
10- 40. maddesiyle değiştirilen, 13.12.1983 günlü, 178 sayılıMaliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin13. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan 'Bakanlar Kuruluncauygulama usul ve esasları belirlenen projeler kapsamında;', '' veDevletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan'' ibareleri ile ''kamulaştırma''sözcüğüne ve ikinci fıkrasına,
11- 41. maddesiyle;
a- 2863 sayılı Kanun da yer alan;
aa- 'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu' ibaresinin'Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu' şeklinde,
bb- 'kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurulu' ile'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu' ibarelerinin 'KültürVarlıklarını Koruma Bölge Kurulu' şeklinde,
değiştirilmesine,
b- 2863 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (a)bendine eklenen (13) numaralı alt bende,
12- 42. maddesiyle değiştirilen, 2863 sayılı Kanun'un 17.maddesinin (a) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragraflarına,
13- 47. ve 49. maddelerine,
14- 50. maddesiyle, 2863 sayılı Kanun'un 61. maddesinindeğiştirilen ikinci fıkrasında yer alan ''Bakanlıkça değerlendirilerekgerekli görüldüğü takdirde'' ibaresine,
15- 51. maddesiyle, 2863 sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddeninbirinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarının,
16- 52. maddesiyle, 2863 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9. vegeçici 10. maddelere,
17- 63. maddesine,
yönelik iptal istemleri, 29.11.2012 günlü, E.2011/106,K.2012/192 sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddelere, fıkralara, bentlere,alt bende, bölüme, ibarelere, sözcüğe, paragraflara ve değişikliklere ilişkinyürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE,
29.11.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Kanun, kanunhükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
8.8.2011 günlü, 648 sayılı Çevre ve Şehircilik BakanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun HükmündeKararname'nin 21. maddesiyle değiştirilen, 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi ile ikinci fıkrasının üçüncücümlesinin, 22. maddesiyle, 3194 sayılı Kanun'un başlığı ile birliktedeğiştirilen 27. maddesinin, 23. maddesiyle, 3194 sayılı Kanun'a eklenen ek 4.maddenin, 24. maddesiyle değiştirilen, 4708 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikincifıkrasının, 27. maddesiyle değiştirilen, 4708 sayılı Kanun'un 5. maddesininbeşinci fıkrasının ve 62. maddesinin ikinci fıkrasının iptal edilmelerinedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek niteliktegörüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılıKanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu maddelere ilişkiniptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı aysonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
8.8.2011 günlü, 648 sayılı Çevre ve Şehircilik BakanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun HükmündeKararname'nin:
A) 6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkinve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum veKuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkinKonularda Yetki Kanunu'na yönelik iptal istemi, 27.10.2011 günlü, E. 2011/60,K. 2011/147 sayılı kararla reddedildiğinden, Kararname'nin tümüne yönelik iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B) 1- a- 1. maddesiyle 29.6.2011 günlü, 644 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılandeğişikliklerin, bu fıkraya eklenen (h) bendi dışındaki bölümünün, 2., 3.maddeleri, 4. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesininbirinci fıkrasında yapılan değişikliklerin, bu fıkraya eklenen (e) bendidışındaki bölümünün, 5. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişikliklerin, (ı) bendi dışındakibölümünün, 6. maddesi, 7. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 10.maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan (ç) ibaresinin (c) şeklindedeğiştirilmesi dışındaki değişikliklerin, 9. maddesi, 10. maddesiyle 644 sayılıKanun Hükmünde Kararname'ye eklenen 13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)bendi dışında kalan bölümü ile (2) numaralı fıkrası, 11., 12., 14., 15., 16.,17., 18., 19., 25., 26. maddeleri, 27. maddesiyle, 29.6.2001 günlü, 4708 sayılıYapı Denetimi Hakkında Kanun'un 5. maddesinin yedinci fıkrasının yürürlüktenkaldırılmasına ilişkin bölümünün, 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36., 37.,38., 39., 40., 42., 43., 44., 45., 46., 47., 48., 49., 50. maddeleri, 51.maddesiyle, 21.7.1983 günlü, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını KorumaKanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları,52., 53., 56., 57., 58., 59., 60., 62. maddesinin birinci fıkrası, 63., 64.maddeleri ile eki (1) Sayılı Cetvel'i, (1), (2) ve (3) sayılı listeleri, 6223sayılı Yetki Kanunu kapsamında olduğundan Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bumaddelere, fıkralara, bölümlere, değişikliklere, cetvele ve listelere ilişkiniptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- 21. maddesiyle değiştirilen, 3.5.1985 günlü, 3194 sayılı İmarKanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi ileikinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bucümlelerin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
c- 22. maddesiyle 3194 sayılı Kanun'un başlığı ile birliktedeğiştirilen 27. maddesi, 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bumaddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
d- 23. maddesiyle 3194 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4, 6223sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bu maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
e- 24. maddesiyle değiştirilen 4708 sayılı Kanun'un birincimaddesinin ikinci fıkrası, 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bufıkranın Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
f- 27. maddesiyle, 4708 Kanun'un 5. maddesinin dördüncüfıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin bölümü, 6223 sayılı Yetki Kanunukapsamında olduğundan Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bu değişikliğe ilişkiniptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
g- 27. maddesiyle değiştirilen, 4708 sayılı Kanun'un 5.maddesinin beşinci fıkrası, 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bufıkranın Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
h- 41. maddesiyle 2863 sayılı Kanun da yapılan ibare değişikleriile aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (13),(14), (15) ve (16) numaralı alt bentler, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamındaolduğundan Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bu ibare değişiklikleri ile altbentlere ilişkin iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
2- a- 21. maddesiyle değiştirilen 3194 sayılı Kanun'un 8.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi ile ikincifıkrasının üçüncü cümlesinin,
b- 22. maddesiyle 3194 sayılı Kanun'un başlığı ile birliktedeğiştirilen 27. maddesinin,
c- 23. maddesiyle 3194 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün,
d- 24. maddesiyle değiştirilen 4708 sayılı Kanun'un birincimaddesinin ikinci fıkrasının,
e- 27. maddesiyle değiştirilen, 4708 sayılı Kanun'un 5.maddesinin beşinci fıkrasının,
iptal edilmeleri nedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncüfıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğincebu maddelere, fıkralara ve cümlelere ilişkin İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎGAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,OYBİRLİĞİYLE,
3- 1. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (h) bendi, 23.8.2011 günlü, 653sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 6. maddesiyle değiştirildiğinden, konusukalmayan bu bende ilişkin iptal istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
4- 4. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7.maddesinin birinci fıkrasına eklenen (e) bendi, 16.5.2012 günlü, 6306 sayılıAfet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 19. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi ile değiştirildiğinden, konusu kalmayan bu bendeilişkin iptal istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
5- 5. maddesiyle değiştirilen 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendi, 11.10.2011günlü, 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin birincifıkrasının (a) bendiyle, bentde yer alan 'kriterlerini' ibaresindensonra gelmek üzere 'Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile birlikte' ibaresieklenerek değiştirildiğinden, konusu kalmayan bu bende ilişkin iptal istemihakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
6- 7. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 10.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan (c) şeklinde değiştirilen (ç) ibaresi,6306 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ileyürürlükten kaldırıldığından, konusu kalmayan değişikliğe ilişkin hükmün iptalistemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
7- 8. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11.maddesinde yapılan değişiklikler, 6306 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birincifıkrasının (d) bendi ile değiştirildiğinden, konusu kalmayan bu maddeye ilişkiniptal istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
8- 10. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi, 662 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendiyle, bentte yer alan 'değiştirmek,'ibaresinden sonra gelmek üzere 'onaylamak,' ibaresi eklenerekdeğiştirildiğinden, konusu kalmayan bu bende ilişkin iptal istemi hakkındaKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
9- 13. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 32.maddesine eklenen (2) numaralı fıkra, 23.8.2011 günlü, 653 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 7. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, konusukalmayan bu maddeye ilişkin iptal istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
10- 20. maddesiyle yürürlükten kaldırılan, 27.6.1989 günlü, 375sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 3'üncü maddesinin birinci fıkrasında yeralan 'Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı,' ve sekizci fıkrasında yeralan 'Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,' ibareleri, 11.10.2011 günlü, 666sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun HükmündeKararname'ye eklenen Ek Madde 12'nin (1) numaralı fıkrasının (m) bendiyleyürürlükten kaldırıldığından, konusu kalmayan bu maddeye ilişkin iptal istemihakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
11- 27. maddesiyle değiştirilen 4708 sayılı Kanun'un 5.maddesinin altıncı fıkrası, 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16.maddesiyle, fıkrada yer alan '%1'i' ibarelerinin '% 3'ü' olarakdeğiştirilmesi nedeniyle konusu kalmayan bu fıkraya ilişkin iptal istemihakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Fulya KANTARCIOĞLU ile OsmanAlifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
12- 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ünikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan;
a- ''Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü, söz konusuvarlıkların ve alanların özelliklerine göre konusunda uzmanlaşmış biolog,peyzaj mimarı, ziraat, çevre, orman ve su ürünleri mühendisleri'' ibaresi,662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesiyle ile değiştirildiğinden,
b- ''Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcisininbaşkanlığında,..' ibaresi 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15.maddesiyle ile yürürlükten kaldırıldığından,
konusu kalmayan ikinci fıkraya ilişkin iptal istemi hakkındaKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
13- 1- 54. maddesiyle, 31.10.1985 günlü, 3234 sayılı Orman GenelMüdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 19. maddesinin,
a- Birinci fıkrasına eklenen (ç) bendi, 657 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 12. maddesiyle değiştirildiğinden,
b- Mevcut (ç) bendinin (d) bendi olarak teselsül ettirilmesi,657 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 12. maddesiyle yürürlüktenkaldırıldığından,
konusu kalmayan bu maddeye ilişkin iptal istemi hakkında KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
14- 55. maddesiyle 3234 sayılı Kanun'a eklenen 22/A maddesi, 657sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesiyle yürürlüktenkaldırıldığından, konusu kalmayan bu maddeye ilişkin iptal istemi hakkındaKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
15- 61. maddesiyle, 2.3.1984 günlü, 2985 sayılı Toplu KonutKanunu'nun Ek 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasına 'müşterek kararname ile,'ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen 'Başkan Yardımcıları Başkanlığınbağlı bulunduğu Bakan tarafından,' ibaresi, 24.10.2011 günlü, 661 sayılıKanun Hükmünde Kararname'nin 25. maddesiyle değiştirildiğinden, konusu kalmayanbu maddeye ilişkin iptal istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,OYBİRLİĞİYLE,
C) 1- 1. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişikliklerin, bu fıkraya eklenen(h) bendi dışındaki bölümünün, 2., 3. maddeleri, 4. maddesiyle 644 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasında yapılandeğişikliklerin, bu fıkraya eklenen (e) bendi dışındaki bölümünün, 5.maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8. maddesinin (1) numaralıfıkrasında yapılan değişikliklerin, (ı) bendi dışındaki bölümünün, 6. maddesi,7. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 10. maddesinin (2)numaralı fıkrasında yer alan (ç) ibaresinin (c) şeklinde değiştirilmesidışındaki değişikliklerin, 9. maddesi, 10. maddesiyle 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'ye eklenen 13/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi dışındakalan bölümü ile (2) numaralı fıkrası, 11., 12., 14., 15., 16., 17., 18., 19.,25., 26. maddeleri, 27. maddesiyle 4708 sayılı Kanun'un 5. maddesinin yedincifıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin bölümünün, 28., 29., 30., 31.,32., 33., 34., 35., 36., 37., 38., 39., 40., 41., 42., 43., 44., 45., 46., 47.,48., 49., 50. maddeleri, 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde4'ün birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 52., 53., 56., 57., 58.,59., 60., 62. maddesinin birinci fıkrası, 63., 64. maddeleri ile eki (1) SayılıCetvel'i, (1), (2) ve (3) sayılı listelerin, Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bu maddelere, fıkralara,bölümlere, değişikliklere, cetvele ve listelere ilişkin iptal istemininREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- 62. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 91. maddesininbirinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
3- 62. maddesinin ikinci fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle,Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu fıkraya ilişkin İPTAL HÜKMÜNÜN,KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞEGİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
D) İçerikleri itibariyle Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen;
1- 1. maddesiyle değiştirilen 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde yer alan ''BakanlarKurulunca yetkilendirilen alanlar ile'' ve ''mülkiyeti kamuya ait arsave araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler,askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri'' ibarelerinin,
2- 4. maddesiyle değiştirilen 644 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine eklenen 'mülkiyetikamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı,' ibaresinin,
3- 10. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen13/A maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasının, (a) bendinde yer alan ''sulakalanlar'' ibaresi ile (b), (ç), (d) ve (e) bentlerinin,
b- (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''ileBakanlıkça tespit edilen doğal sit alanları, tabiat varlıkları ve bunlarınkoruma alanlarının'' ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan ''AncakBakanlıkça'' ibaresinin,
4- 12. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 25.maddesine eklenen (2) numaralı fıkranın,
5- 15. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenenEk Madde 1'in,
6- 17. maddesiyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenenGeçici Madde 6'nın (1) ve (3) numaralı fıkralarının,
7- 19. maddesinin,
8- 32. maddesiyle, 29.6.2011 günlü, 645 sayılı Orman ve Suİşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin19. maddesine eklenen (2) numaralı fıkranın,
9- 36. maddesiyle değiştirilen, 9.8.1983 günlü, 2873 sayılıMillî Parklar Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'onaylıuygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin' ibaresinin,
10- 40. maddesiyle değiştirilen, 13.12.1983 günlü, 178 sayılıMaliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin13. maddesinin;
a- Birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan 'BakanlarKurulunca uygulama usul ve esasları belirlenen projeler kapsamında;' ve'' ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan'' ibareleri ile ''kamulaştırma''sözcüğünün ,
b- İkinci fıkrasının
11- 41. maddesiyle;
a- 2863 sayılı Kanun'da yer alan;
aa- 'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu' ibaresinin'Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu' şeklinde değiştirilmesinin,
bb- 'kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurulu' ile'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu' ibareleri 'KültürVarlıklarını Koruma Bölge Kurulu' şeklinde değiştirilmesinin,
b- 2863 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (a)bendine eklenen (13) numaralı alt bendin,
12- 42. maddesiyle değiştirilen 2863 sayılı Kanun'un 17.maddesinin (a) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragraflarının,
13- 47. ve 49. maddelerinin,
14- 50. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'un 61. maddesinindeğiştirilen ikinci fıkrasında yer alan ''Bakanlıkça değerlendirilerekgerekli görüldüğü takdirde'' ibaresinin,
15- 51. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ünbirinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarının,
16- 52. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 9 veGeçici Madde 10'un,
17- 63. maddesinin,
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, FulyaKANTARCIOĞLU'nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
29.11.2012 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY
2011/106 sayılı dava dosyasının yapılan ilk incelemesindeMahkememiz çoğunluğu dosyanın esasa geçilerek incelenmesi yönünde karar vermişise de, iptal davası açan dava dilekçesi incelendiğinde dava konusunun 8.8.2011tarih ve 648 sayılı 'Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin tümününve birçok değiştirilen maddelerinin iptali istemine ilişkin olduğu, iptalistemli dilekçe de, iptal konusunun Anayasa'nın hangi maddelerine aykırıolduğunu anlatan gerekçe bölümünde iptali istenen her madde kapsamında bir ünlüedebiyatçının şiirlerinden dizeler ya da mısralar yazmak suretiyle konuylailintisini açıklamadan, teamüle, mahkemeye yapılacak dilekçe üslup ve etiğineaykırı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
Konu bağlantısı verilmeyen, zorlama yorumlara mahkemeyi itecek,mahkeme mehabeti ile bağdaşmayan, içinde konu dışı bulunmaması gereken unsurtaşıyan dilekçenin usulüne uygun olarak düzeltilerek geri gönderilmesininistenmesi gerekirken, bir başka dilekçe de dava konusundan ilgisiz ifadelerindeyer almasına yol açacak uygulama ile mahkemenin dosyayı iade etmeden esasageçmesine karar verilmesine katılınamamıştır.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1- 11.10.2011 günlü, 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ninEtkilediği Kurallar Yönünden :
8.8.2011 günlü, 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nin,bazı maddelerinin iptali istemiyle 14.10.2011 tarihinde açılan davadan sonraanılan KHK'de, 662 sayılı KHK ile yapılan değişikliklerin, ilgili olduklarıdava konusu kuralların tümünü etkilediği gerekçesiyle bu maddeler hakkındakiincelemenin esasına girilmesine gerek görülmeyerek 'karar verilmesine yerolmadığı' yolunda karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurularının konusunuoluşturan kuralların tümüyle yasal değişikliğe uğramaları halinde, iptaldavalarının doğrudan soyut norm denetimine ilişkin oldukları da gözetildiğinde,söz konusu başvurular hakkında esastan karar verilmesinde, hukuki yararbulunmamakta ise de yapılan değişikliğin, dava konusu kuralın bir bölümüneyönelik olması ve özünü de etkilememesi durumunda, kalan bölüm hakkındaincelemenin sürdürülmesi gerekir. Aksi halde dava konusu kurallarda, dahasonraki yasal düzenlemelerle yapılacak en küçük değişiklikler o kuralların,iptal davası yoluyla Anayasal denetiminin engellenmesi sonucunu doğurur. Böylebir sonucu, Anayasa yargısının amacı ve işleviyle bağdaştırmak olanaksızdır.
Açıklanan nedenlerle 648 sayılı KHK'nin tümü değiştirilmeyereksadece bazı sözcüklerde değişiklik ve ekleme yapılan kurallarının kalanbölümlerinin Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılarak esas hakkında kararverilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
2- 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun Kapsamı Yönünden :
Dava konusu 648 sayılı KHK'nin 41. maddesiyle 2863 sayılı Kültürve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a)bendine eklenen alt bentlerle Kanun'da adı geçen 'doğal sit', 'taşınır tabiatvarlıkları', 'sokak sağlıklaştırma proje ve uygulamaları' ve 'etkileşim-geçişsahası'nın tanımları yapılmıştır.
Anayasa'nın 91. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, yetkikanunda çıkarılacak KHK'nin amacının, kapsamının, ilkelerinin, kullanmasüresinin ve süresi içinde birden fazla KHK çıkarılıp çıkarılmayacağınıngösterilmesi gerekir. Buna göre bir KHK'nin Anayasa'ya uygun olduğunun kabulü,öncelikle dayandığı yetki yasasının kapsamı içinde kalmasına bağlıdır.
6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Yetki Yasası'nın 1. maddesinin (1)numaralı fıkrasının, kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımınınyeniden belirlenmesine ilişkin (a) bendi ile (2) numaralı fıkrasının da, (a)bendinde, Bakanlar Kurulu'na görev, yetki, merkez, taşra ve yurt dışındakiteşkilatlanma esaslarıyla ilgili olmayan konularda düzenleme yapma yetkisiverilmediğinden 648 sayılı KHK'nin 41. maddesiyle, 2863 sayılı Yasa'nın 3.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen alt bentlerle yapılan vetümüyle özel bir alana ait olan tanımlamaların Yetki Kanunu'nun kapsamı dışındakaldığı açık olup, dava konusu KHK kuralı Anayasa'ya aykırıdır; iptaligerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
3- Yürütme Yetkisinin Genişletilmesi Yönünden :
Dava konusu 648 sayılı KHK'nin iptal istemi reddedilenkurallarının, idarenin KHK'ler konusundaki yetkisinin sınırlı olduğu, yasamayetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmayacak biçimde geniş bir düzenlemeyetkisi kullanamayacağına ilişkin E: 2011/113; K: 2012/108 sayılı karardakikarşıoy gerekçesi doğrultusunda iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşünekatılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 27. maddesiyle, 4708sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci ve altıncıfıkraları değiştirilmiş, bu değişikliğe göre beşinci fıkrada yapı denetimihizmeti için yapı denetimi kuruluşuna ödenecek hizmet bedelinin hesaplanmaşekli düzenlenmiş, altıncı fıkrada ise alınacak bedellerin yapı sahibince ilmuhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılması, yatırılanbu tutarların %1'inin ruhsatı veren idarenin, %1'inin Bakanlık bünyesinde kurulandöner sermaye işletmesinin hesabına aktarılması öngörülmüştür.
KHK'nin 27. maddesiyle değiştirilen 4708 sayılı Kanun'un 5.maddesinin beşinci fıkrasındaki düzenleme, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamındaolmadığından iptal edilmiş ise de Kanunun 5. maddesinin altıncı fıkrasıhükümleri hakkında, daha sonra 662 sayılı KHK'nin 16. maddesiyledeğiştirildikleri ve iptal isteminin konusu kalmadığı gerekçesiyle 'kararverilmesine yer olmadığına' karar verilmiştir.
Kanun'un altıncı fıkrasındaki düzenleme, iptal edilen beşincifıkradaki düzenlemenin devamı niteliğinde olup, 662 sayılı KHK'nin 16.maddesiyle yapılan değişiklik sadece oranlara (%1 yerine %3) ilişkindir.Altıncı fıkranın değişiklikten önce veya sonra tek başına anlam ifade etmesimümkün değildir. Bu nedenle değişik altıncı fıkra hakkında iptal istemininkonusu kalmadığı kabul edilse bile fıkranın tek başına uygulanması söz konusuolmadığından, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
Bu gerekçeyle fıkra hakkında karar verilmesine yer olmadığıkararına katılmamaktayım.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT