ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2011/113
Karar Sayısı:2012/108
Karar Günü:18.7.2012
R.G. Tarih-Sayı:01.01.2013-28515
İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük Millet Meclisiüyeleri Emine Ülker TARHAN, Muharrem İNCE ile birlikte 122 milletvekili(Esas Sayısı : 2011/113)
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 11. İdare Mahkemesi(Esas Sayısı: 2012/71)
İPTAL DAVASININ VE İTİRAZIN KONUSU : 8.8.2011günlü, 650 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KanunHükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanun veKanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun HükmündeKararname'nin;
1- Tümünün ve ayrı ayrı tüm maddeleri ile eki (1), (2) ve (3)sayılı listelerin,
2- 4. maddesiyle değiştirilen 6.1.1982 günlü, 2575 sayılı DanıştayKanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile bu bentten sonragelmek üzere eklenen (h) bendinin,
3- 5. maddesiyle 2575 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikincifıkrasında yapılan değişikliğin,
4- 6. maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilen 2575 sayılıKanun'un 12. maddesinin (3) numaralı fıkrasının,
5- 7. maddesiyle 2575 sayılı Kanun'a eklenen 19/A ve 19/Bmaddelerinin,
6- 8. maddesiyle 2575 sayılı Kanun'a eklenen 52/A maddesinin,
7- 10. maddesinin,
1- (1) numaralı fıkrasıyla 2575 sayılı Kanun'un 19., 26., 27.,52., 55., 84. ve 86. maddelerinde yapılan değişikliklerin,
2- (2) numaralı fıkrasıyla 2575 sayılı Kanun'un 55. maddesininikinci fıkrasına 'Yüksek Disiplin Kuruluna' ibaresinden sonra gelmek üzereeklenen ', Başkanlar Kuruluna' ibaresinin,
8- 12. maddesiyle 4.2.1983 günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun30. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişikliklerin,
9- 15. maddesiyle 24.2.1983 günlü, 2802 sayılı Hâkimler ve SavcılarKanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yapılan değişikliğin,
10- 16. maddesiyle değiştirilen 2802 sayılı Kanun'un 9/A maddesininbeşinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yapılan değişikliklerin,
11- 26. maddesiyle 23.7.2003 günlü, 4954 sayılı Türkiye AdaletAkademisi Kanunu'na eklenen Geçici Madde 11'in,
12- 36. maddesiyle 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve ŞuabatıSan'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin ikinci fıkrasına'uzman olanlar' ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen '657 sayılı DevletMemurları Kanununun 28 inci maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununun ek 27 nci maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36ncı maddesinin altıncı fıkrası ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp AkademisiKanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla' ibaresinin,
13- 38. maddesiyle 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasına eklenen 'Memurlar, meslekîfaaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehaneve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veyakamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veyavakıf üniversitelerinde çalışamaz.' cümlesinin,
14- 39. maddesiyle 27.7.1967 günlü, 926 sayılı Türk SilâhlıKuvvetleri Personel Kanunu'na eklenen Ek Madde 27'nin,
15- 40. maddesinin (a) bendi ile 4.11.1981 günlü, 2547 sayılıYükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesine eklenen fıkranın,
16- 41. maddesiyle 17.11.1983 günlü, 2955 sayılı Gülhane Askeri TıpAkademisi Kanunu'nun 32. maddesine eklenen fıkranın,
Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10.,17., 27., 36., 45., 49., 56., 70., 87., 90., 91., 130., 138., 140. ve 153.maddelerine aykırılıkları ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinindurdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralları
8.8.2011 günlü, 650 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü HakkındaKanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararname'nin iptali istenen sözcük, ibare, cümle vefıkralar ile eki (1), (2), (3) sayılı listelerin de yer aldığı kurallarşöyledir:
'MADDE 1- 29/3/1984 tarihli ve 2992 sayılı AdaletBakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 13/A maddesinin birinci fıkrasının (g)bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'Aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere,Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü bünyesinde İnsan HaklarıDaire Başkanlığı kurulur. İnsan Hakları Daire Başkanlığının görevlerişunlardır:
a) Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği yapmak suretiyle TürkiyeCumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurularailişkin, ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi, belge ve görüşlerini istemek,savunmaları hazırlamak ve gerektiğinde oturumlara temsilci göndermek.
b) İnsan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılmasına yönelikçalışmalar yapmak, dostane çözüm kuruluna katılmak ve görüş bildirmek.
c) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ülkemiz hakkındaverilen ihlal kararlarının infazı ile ilgili gereken önlemleri almak, ülkemizhakkında verilen ihlal kararlarını ilgili mercilere iletmek ve ihlalin ortadankaldırılmasına yönelik süreçleri takip etmek.
d) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye Cumhuriyetihakkında verdiği kararların ve diğer ülkeler aleyhinde verilen kararlardangerekli görülenlerin Türkçeye çevrilmesini sağlamak, bu kararları derlemek,arşivlemek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve uygulaması ile ilgili bilimselçalışmaları takip etmek, kitap, makale ve içtihatların uygulayıcılaraulaştırılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak ve istatistik çalışmalarıyapmak.
e) İnsan hakları konusunda ilgili diğer kamu kurum vekuruluşları ile işbirliği halinde projeler hazırlamak, ulusal ve uluslararasısempozyum, seminer ve eğitim faaliyetleri düzenlemek.
f) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.'
MADDE 2- 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı AskeriYüksek İdare Mahkemesi Kanununun 85 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
'Barışta Askeri Yüksek İdare Mahkemesi her yıl bir eylüldebaşlamak üzere, yirmi temmuzdan otuzbir ağustosa kadar çalışmaya ara verir.'
MADDE 3- 12/6/1979 tarihli ve 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 5 inci maddesininüçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk ve Ceza bölümleri ile Genel Kuruluher yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuzbir ağustosa kadarçalışmaya ara verir.'
MADDE 4- 6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılıDanıştay Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi aşağıdakişekilde değiştirilmiş, (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (h) bendieklenmiş ve mevcut bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
'g) Başkanlar Kurulu,
h) Başkanlık Kurulu,'
MADDE 5- 2575 sayılı Kanunun 10 uncu maddesininikinci fıkrasında yer alan 'sekiz yıl' ibaresi 'dört yıl', 'altı yıl' ibaresi'üç yıl' olarak değiştirilmiştir.
MADDE 6- 2575 sayılı Kanunun 12 nci maddesibaşlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Memurların nitelikleri, atanmaları, istihdamı, nakilleri vegörevlendirilmeleri
MADDE 12- 1. Genel Sekreterliğe bağlı olarak faaliyetgösteren idarî hizmet birimleri ile Daireler, Kurullar ve Başsavcılığa bağlıolarak faaliyet gösteren ve kalem hizmetlerini yürüten birimlerde çalışacakmemurların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen nitelikleri haizolmaları gerekir.
2. Birinci fıkrada belirtilen memurlar naklen veya açıktan atamayoluyla atanır. Açıktan ilk defa Devlet memurluğuna atanacaklar, Devletmemurluğuna giriş için yapılan merkezi sınava girmiş olanlar arasından, GenelSekreterin görevlendireceği genel sekreter yardımcısının başkanlığında, ikitetkik hâkiminden oluşturulan üç kişilik komisyon tarafından düzenlenecek sözlüve gerektiğinde uygulamalı sınav sonucuna göre Genel Sekreterin teklifi üzerineDanıştay Başkanınca atanırlar.
3. Danıştayda çalışan Devlet Memurları Kanununa tabi personel,Genel Sekreterin teklifi ve Başkanın uygun görmesi üzerine, Adalet Bakanlığıncamükteseplerine uygun olarak, açıktan atama iznine tabi olmaksızın, Bakanlığıntaşra kadrolarına atanabilirler.
4. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslaryönetmelikle düzenlenir.'
MADDE 7- 2575 sayılı Kanuna 19 uncu maddesindensonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir.
'Başkanlık Kurulu
MADDE 19/A- 1. Başkanlık Kurulu; Danıştay Başkanınınbaşkanlığında, üçü daire başkanı üçü Danıştay üyesi olmak üzere altı asıl veikisi daire başkanı ikisi Danıştay üyesi olmak üzere dört yedek üyeden oluşur.
Başkanlık Kurulu üyelerinin seçimleri
MADDE 19/B- 1. Başkanlık Kuruluna seçilecek asıl ve yedek üyelerDanıştay Genel Kurulunca seçilir. Başkanlık Kurulu üyeliğine aynı dairedenbirden fazla kimse seçilemez.
2. Başkanlık Kurulu, üye tamsayısı ile toplanır. Asıl üyelerdenbirinin Kurula katılamaması halinde, noksanlık yedeği ile tamamlanır.
3. Başkanlık Kurulu üyeleri kendileri ile ilgili konularda Kurultoplantılarına katılamazlar.
4. Başkanlık Kuruluna seçilecek olanların tamamının bir oypusulasında gösterilmesi suretiyle oy kullanılması da mümkündür. Aday çıkmadığıveya yeter sayıda başvuru olmadığı takdirde Başkanlar Kurulu tarafından gizlioyla ve oy çokluğu ile adaylar dışından seçilebileceklerin üç katı adaygösterilir. Seçimler 10 uncu madde hükümleri gereğince yapılır.
5. Başkanlık Kuruluna seçilenlerin görev süresi iki yıl olup,bir seçim dönemi geçmeden yeniden seçilemezler.
6. Başkanlık Kurulu üyeliğine seçilen daire başkan ve üyelerininseçim süresi dolmadan bu sıfatları değiştiğinde Kurul üyeliğinden ayrılmışsayılırlar.
7. Başkanlık Kurulu üyeliğinin herhangi bir nedenle boşalmasıhalinde onbeş gün içinde boşalan üyelik için seçim yapılır ve seçilen üyeyerine seçildiği üyenin süresini tamamlar.'
MADDE 8- 2575 sayılı Kanunun 52 nci maddesininbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile üçüncü fıkrası yürürlüktenkaldırılmış ve bu maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
'Başkanlık Kurulunun görevleri
MADDE 52/A- 1. Başkanlık Kurulunun görevleri şunlardır:
a) Üyelerin görev yerlerini, dairelerin iş durumunu veihtiyaçlarını gözönünde tutarak belirlemek.
b) Zorunlu hallerde, daire başkanı ve üyelerin dairelerinideğiştirmek.
c) Danıştay tetkik hâkimlerinin çalışacakları daireleri,kurulları ve görecekleri işleri belli etmek ve gerektiğinde yerlerinideğiştirmek.
d) Yetkili merciin neresi olduğu belirtilmemiş olan yönetimişlerini belli etmek veya bu işleri yapmak.
e) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
2. Başkanlık Kurulunun, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleriuyarınca verdiği kararlara karşı, yedi gün içinde üye tamsayısının en az üçtebiri tarafından yazılı olarak Danıştay Genel Kuruluna itiraz edilebilir. GenelKurul, Başkanlık Kurulu kararlarını aynen onaylayabileceği gibi değiştirerek deonaylayabilir.'
MADDE 9- 2575 sayılı Kanunun 86 ncı maddesininbirinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'1. Danıştay daireleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmitemmuzdan otuzbir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.'
MADDE 10- (1) 2575 sayılı Kanunun;
a) 19 uncu maddesinin başlığı 'Başkanlar Kurulu' ve birincifıkrasında yer alan 'Başkanlık Kurulu' ibaresi 'Başkanlar Kurulu',
b) 26 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan'Başkanlık Kurulu' ibareleri 'Başkanlar Kurulu',
c) 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 'BaşkanlıkKurulu' ibaresi 'Başkanlar Kurulu',
ç) 52 nci maddesinin başlığı 'Başkanlar Kurulunun görevleri' vebirinci fıkrasında yer alan 'Başkanlık Kurulu' ibaresi 'Başkanlar Kurulu',
d) 55 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'BaşkanlıkKurulu' ibaresi 'Başkanlar Kurulu',
e) 84 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'BaşkanlıkKurulunca' ibaresi 'Başkanlar Kurulunca',
f) 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan 'BaşkanlıkKurulu' ibaresi 'Başkanlar Kurulu',
şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 2575 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrasındayer alan 'Yüksek Disiplin Kuruluna' ibaresinden sonra gelmek üzere ', BaşkanlarKuruluna' ibaresi eklenmiştir.
MADDE 11- 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl bir eylüldebaşlamak üzere, yirmi temmuzdan otuzbir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.'
MADDE 12- 4/2/1983 tarihli ve 2797 sayılıYargıtay Kanununun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'sekiz yıl'ibaresi 'dört yıl', 'altı yıl' ibaresi 'üç yıl' şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 13- 2797 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinindördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Adli ara vermeden yararlanmayan daire başkan ve üyeleri ileCumhuriyet savcıları ve tetkik hâkimleri yılın diğer dönemlerinde yol süresidahil adli ara verme süresi kadar izin kullanabilirler.'
MADDE 14- 2797 sayılı Kanuna aşağıdaki geçicimaddeler eklenmiştir.
'GEÇİCİ MADDE 11- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğegirdiği tarihten itibaren Yargıtay tetkik hâkimliğine on yıl içinde yapılacakatamalarda, 36 ncı maddenin birinci fıkrasında yer alan beş yıllık hizmetsüresi şartı aranmaz.
GEÇİCİ MADDE 12- Yargıtay Başkanlığının boş memur kadrolarından582 adedine 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunundaki sınırlamalara tabiolmadan atama yapılabilir.'
MADDE 15- 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılıHâkimler ve Savcılar Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (k)bendinde yer alan 'otuzbeş' ibaresi 'kırkbeş' şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 16- 2802 sayılı Kanunun 9/A maddesininbeşinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan 'bir katı' ibareleri'iki katı' şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 17- 2802 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinindördüncü fıkrasında yer alan 'bir yılını' ibaresi 'altı ayını' şeklindedeğiştirilmiştir.
MADDE 18- 2802 sayılı Kanunun 37 nci maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan 'sekiz'ibaresi 'beş' şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'Bakanlıkta görev yapan hâkim ve savcıların diğer kanunlar uyarıncaBakanlık dışındaki bir göreve atanabilmeleri Bakanın muvafakatine bağlıdır.'
MADDE 19- 2802 sayılı Kanunun 49 uncu maddesibaşlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Yurtdışında eğitim ve malî haklar:
MADDE 49- Bilgi ve görgülerini artırmak, meslekleriyle ilgilistaj ve araştırma yapmak, kurs, eğitim ve öğrenim görmek üzere seçilen ya da içveya dış burstan yararlanan hâkim ve savcılar iki yılı; doktora yapmak üzeregörevlendirilenler ise üç yılı aşmamak üzere yurtdışına gönderilebilir. Busüreler, gerekirse en çok bir katına kadar uzatılabilir.
Bakanlığın merkez ve taşra teşkilâtında, bağlı ve ilgilikuruluşlarında, uluslararası kuruluş veya mahkemelerde ya da geçici yetki veyagörevlendirme ile başka kurum, kurul veya kuruluşlarda görev yapan hâkim vesavcılar Bakanlıkça; diğer hâkim ve savcılar ise Hâkimler ve Savcılar YüksekKurulunca yurtdışına gönderilebilir.
Bu suretle yurtdışına gidenlerden üç aydan fazla yurtdışındakalanlar, yurda dönüp mesleğe başladıktan sonra yurtdışında kaldıkları süreniniki katı kadar mecburî hizmet yapmak zorundadırlar. Ancak mecburî hizmetyapmadan görevden ayrılmak isteyenler, yurtdışında kaldıkları süredekendilerine ödenen aylık, ödenek, tazminatlar ile her türlü ödemelerin, mecburîhizmetin eksik kalan kısmı ile orantılı miktarını iki kat olarak ödemekleyükümlüdürler.
Bu madde uyarınca yurtdışına gönderilenlere, aylık ve diğer hertürlü ödemelerinin kanunî kesintilerinden sonra kalan net tutarının yüzdealtmışı ile gittikleri ülkelerde sürekli görevli bulunan ve dokuzuncu dereceninbirinci kademesinden aylık alan Dışişleri Bakanlığı meslek memurlarınaödenmekte olan yurtdışı aylığının üçte ikisi ödenir. Bunlardan iç ve dış burslagidenlerin aldıkları burs miktarı, ödenecek üçte iki yurtdışı aylığının altındakaldığı takdirde aradaki fark kendilerine ayrıca ödenir. Ancak şahsen özel burssağlayan ve bu burstan istifade etmesi için ilgisine göre Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulunca veya Bakanlıkça kendilerine aylıksız izin verilmesi uygun görülenlerbu fıkra hükmünden yararlanamaz.
Bu madde gereğince yurtdışına gönderilenlerin masraflarıgönderen kurum bütçesinden karşılanır. Bu şekilde gönderilenlere, DışişleriBakanlığı meslek memurlarına ödenen yurtdışı aylığı esas alınarak yapılacaködeme, her türlü vergiden müstesnadır.
Bu maddede hüküm bulunmayan konularda Devlet memurlarına ilişkinhükümler uygulanır.'
MADDE 20- 2802 sayılı Kanunun 50 nci maddesibaşlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Yurtdışında görevlendirme ve malî haklar:
MADDE 50- Bakanlığın merkez ve taşra teşkilâtında, bağlı veilgili kuruluşlarında görev yapan hâkim ve savcıların, dış temsilciliklerde,uluslararası mahkeme veya kuruluşlarda görevlendirilmesi Bakan onayıyla; bunundışında kalanların görevlendirilmesi ise muvafakatleri alınarak Hâkimler veSavcılar Yüksek Kurulunun izniyle Bakanlık tarafından yapılır.
Birinci fıkra uyarınca yapılacak görevlendirmeler üç yılıaşamaz. Bu süre gerekirse en çok bir katına kadar uzatılabilir.
Uluslararası mahkeme veya kuruluşların kadrolarında görev alacakhâkim ve savcılara, birinci fıkrada öngörülen usule göre verilecek onayla, herüç yılda yenilenmek kaydıyla, yirmibir yıla kadar aylıksız izin verilebilir.Bunlardan hâkimlik ve savcılık mesleğine geri dönmek isteyenler, görevlerindenayrıldıkları tarihten itibaren onbeş gün içinde Hâkimler ve Savcılar YüksekKuruluna başvurmaları halinde, Kurul tarafından başvuru tarihinden itibarenotuz gün içinde mükteseplerine uygun bir göreve atanırlar. Süre geçtikten sonrabaşvuranlar, görevden çekilmiş sayılarak haklarında 40 ıncı madde hükümleriuygulanır. Bu görevlerde geçen süreler hâkimlik ve savcılık mesleğinde geçmişsayılır, ilgilinin kademe ve derece ilerlemesinde dikkate alınır ve 49 uncumaddede öngörülen mecburi hizmetten düşülür.
Dış temsilciliklerde, uluslararası mahkeme veya kuruluşlardaBakan onayıyla görevlendirilenlere, sadece gittikleri ülkelerde sürekli görevlebulunan aynı derecede ve kademeden aylık alan Dışişleri Bakanlığı meslekmemurlarına ödenmekte olan yurtdışı aylığı ile emsal katsayı uygulanmadantransfer edilecek ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde verilir; bu görevdolayısıyla yurtiçi aylığı dahil başka bir ödeme yapılmaz.
49 uncu madde ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul veesaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'
MADDE 21- 2802 sayılı Kanunun 55 inci maddesininbirinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Hâkim ve savcıların adli ara vermeden yararlandırılmasıesastır.'
MADDE 22- 2802 sayılı Kanunun 119 uncu maddesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'MADDE 119- Hâkim ve savcıların hak ve ödevi olan meslek içieğitimleri Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yaptırılır. Bu eğitimin usulve esasları, Türkiye Adalet Akademisinin görüşü alınarak Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulunca hazırlanan yönetmelikte belirlenir.'
MADDE 23- 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeriAçma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulüne Dair Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki benteklenmiştir.
'h) 1512 sayılı Noterlik Kanununa göre kurulan noterlikdairelerine,'
MADDE 24- 29/7/2002 tarihli ve 4769 sayılı Cezaİnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanununun 11 incimaddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Hizmet öncesi eğitimin süresi beş aydan az olamaz, bu süreEğitim Kurulunca belirlenir. Hizmet öncesi eğitimde, yirmi güne kadar hastalıksebebiyle izinli geçirilen süreler eğitimden sayılır.'
MADDE 25- 4769 sayılı Kanunun 14 üncü maddesineaşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'Hizmet öncesi eğitime alınanlar, eğitim gördükleri süre içindegenel sağlık sigortalısı sayılırlar. Bu şekilde, genel sağlık sigortalısısayılanların genel sağlık sigortalısı primleri, prime esas günlük kazanç altsınırının otuz katı esas alınarak ve sigortalı hissesi dahil olmak üzere AdaletBakanlığı bütçesinden ödenir. Genel sağlık sigortalısı sayılanların 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 3 üncü maddesinin birincifıkrasının (10) numaralı bendine göre tespit edilecek eş ve çocukları ile anave babaları da bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla genel sağlıksigortasından yararlandırılır.'
MADDE 26- 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılıTürkiye Adalet Akademisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
'GEÇİCİ MADDE 11- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğegirdiği tarihten itibaren beş yıl süreyle Bakanlığın teklifi ve Hâkimler veSavcılar Yüksek Kurulunun kararı ile bir yıllık staj süresini tamamlayan adlîve idarî yargı hâkim ve savcı adayları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluncamesleğe kabul edilmeleri hâlinde, hâkimlik ve savcılık mesleğine atanabilirler.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlar Akademinin görüşüalınarak Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikte gösterilir.'
MADDE 27- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanununun 331 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
'(1) Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylüldebaşlamak üzere, yirmi temmuzdan otuzbir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.'
MADDE 28- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Cezave Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 85 inci maddesinin başlığı'Adalet Bakanlığının ziyaret izni verme yetkisi' şeklinde ve birinci fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'(1) Kurum, kurul ve kuruluşlar, heyet halinde veya bireyselolarak ceza infaz kurumlarını ziyaret edebilmek ve hükümlülerle görüşebilmekiçin Adalet Bakanlığından izin almak zorundadırlar. Bilimsel araştırmayapanlarla görsel ve yazılı basın mensupları hakkında da bu hüküm uygulanır.Adalet Bakanlığı talepte bulunan kişilerin hükümlüleri ziyaret etmelerine deizin verebilir.'
MADDE 29- 5275 sayılı Kanunun 94 üncü maddesininikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'(2) Tehlikeli hükümlüler hariç olmak üzere, hükümlünün, dışgüvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve CumhuriyetBaşsavcısının onayı ile ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarındanbirinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışındaiki güne kadar izin verilebilir.'
MADDE 30- 5275 sayılı Kanunun 116 ncı maddesininbirinci fıkrasında yer alan '78 ilâ 84 ve 86 ilâ 88' ibaresi '78 ilâ 88'şeklinde ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'(2) İkinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin yada eşinin ölümü hâlinde, tutukluya, soruşturma evresinde soruşturmayı yapanCumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde kovuşturmayı yürüten hâkim veyamahkeme tarafından, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlikbakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, dış güvenlik görevlisininrefakatinde yol süresi dışında iki güne kadar cenazeye katılması için izinverilebilir.'
MADDE 31- 3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılıSayıştay Kanununun 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Sayıştay Genel Kurulu, Temyiz Kurulu, Daireler Kurulu vedaireleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuzbir ağustosakadar çalışmaya ara verirler.'
MADDE 32- 11/12/2010 tarihli ve 6087 sayılıHâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 15 inci maddesinin birincifıkrasının (c) bendinde yer alan 'sekiz' ibaresi 'beş' şeklindedeğiştirilmiştir.
MADDE 33- 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun 102 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'MADDE 102- (1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar,otuzbir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.'
MADDE 34- 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 70 incimaddesinin birinci fıkrasında yer alan 'otuzbeş' ibaresi 'kırk' şeklindedeğiştirilmiştir.
MADDE 35- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan '20kişiyi' ibaresi '30 kişiyi', 'en fazla üç kişiye' ibaresi 'en fazla sekizkişiye' ve 'diğer beş kişiye' ibaresi 'diğer on kişiye' şeklinde, dördüncüfıkrasının (c) bendinde yer alan 'en az 5 yıllık' ibaresi 'birinci fıkraya göreücret tavanı iki katını geçmeyecekler için en az 3 yıllık, diğerleri için en az5 yıllık' şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (ç) bendi yürürlüktenkaldırılmıştır.
MADDE 36- 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababetve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12 nci maddesinin ikincifıkrasına 'uzman olanlar' ibaresinden sonra gelmek üzere '657 sayılı DevletMemurları Kanununun 28 inci maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununun ek 27 nci maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36ncı maddesinin altıncı fıkrası ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp AkademisiKanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla' ibaresi eklenmiştir.
MADDE 37- 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı AskerîCeza Kanununun ek 3 üncü maddesinin üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 38- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümleeklenmiş ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Memurlar, meslekî faaliyette veya serbest meslek icrasındabulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçekkişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerindeçalışamaz.'
'Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketimkooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunlakurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyeliklerigörevleri, özel kanunlarda belirtilen görevler ile kurumundan izin alınmakkaydıyla yapılan insanî ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar bu yasaklamanındışındadır.'
MADDE 39- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı TürkSilâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
'Meslekî faaliyet ve serbest meslek icrası yasağı
EK MADDE 27- Bu Kanun kapsamına girenler, kanunlarda belirtilenistisnalar dışında meslekî faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmaküzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özelhukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına aitherhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.'
MADDE 40- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılıYükseköğretim Kanununun;
a) 36 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
'Yükseköğretim kurumlarının kadrolarında bulunan öğretimelemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 28 inci maddesi hükmüne tâbidir. Ancak öğretim üyeleri, yükseköğretimkurumlarında yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve dönersermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen hizmetlerde çalışmamakkaydıyla mesai saatleri dışında yükseköğretim kurumlarından başka yerlerdemeslekî faaliyette bulunabilir ve meslek veya sanatlarını serbest olarak icraedebilir. Yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde çalışan öğretim üyelerine58 inci madde ile 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameninek 3 üncü maddesi uyarınca ek ödeme yapılmaz; bunlar rektör, dekan, enstitü,yüksekokul ve konservatuar müdürü, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalıbaşkanı, başhekim ve bunların yardımcısı olamaz.'
b) Geçici 58 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdakigeçici madde eklenmiştir.
'GEÇİCİ MADDE 59- Yükseköğretim kurumları dışında meslekîfaaliyette bulunmak ve meslek veya sanatlarını serbest olarak icra etmekisteyen öğretim üyelerine, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ikiyıla kadar ücretsiz izin verilebilir.'
MADDE 41- 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılıGülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesine aşağıdaki fıkraeklenmiştir.
'Gülhane Askeri Tıp Akademisindeki kadrolu asker ve sivilöğretim elemanları 926 sayılı Kanunun ek 27 nci maddesi hükmüne tâbidir. Ancaköğretim üyesi kadrolarında bulunanlar; yalnızca eğitim ve araştırmafaaliyetlerinde bulunmak, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık BağlanmasıHakkında Kanun ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yaralananlar,yükümlü erbaş ve erler ile askerî öğrencilere yönelik olanlar dışında hastamuayenesi ve tedavisi faaliyetleri kapsamında çalışmamak kaydıyla, GenelkurmayBaşkanlığının izniyle mesai saatleri dışında meslekî faaliyette bulunabilir vemeslek veya sanatlarını serbest olarak icra edebilir. Bu öğretim üyelerine 926sayılı Kanunun ek 17 nci maddesinin (Ç) fıkrası ile 17/11/1983 tarihli ve 2957sayılı Kanunun 6 ncı maddesi, 10/6/1985 tarihli ve 3225 sayılı Kanunun 14 üncümaddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3üncü maddesi hükümlerine göre ödeme yapılmaz.'
MADDE 42- Ekli (1) ve (2) sayılı listelerde yeralan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro veUsulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (II) sayılı cetvelininAdalet Bakanlığına ait bölümüne eklenmiş, ekli (3) sayılı listede yer alankadrolar iptal edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılıcetvelin Adalet Bakanlığına ait bölümünden çıkarılmış ve 190 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Hâkimler ve Savcılar YüksekKuruluna ait bölümünde yer alan Hizmetli unvanlı dolu ve boş kadroların sınıfıYardımcı Hizmetler Sınıfı olarak değiştirilmiştir.
MADDE 43- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci, 3üncü, 9 uncu, 11 inci, 13 üncü, 27 nci, 31 inci, 33 üncü ve 34 üncü maddeleri1/1/2012 tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 44- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleriniBakanlar Kurulu yürütür.'
(1) SAYILI LİSTE
KURUMU : ADALET BAKANLIĞI
TEŞKİLÂTI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
UNVANI
DERECESİ
SERBEST KADRO ADEDİ
TOPLAM
Daire Başkanı
1
1
1
Tetkik Hakimi
1
5
5
Tetkik Hakimi
2
5
5
Tetkik Hakimi
3
5
5
İç Denetçi
1
7
7
TOPLAM
23
23
(2) SAYILI LİSTE
KURUMU : ADALET BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
SERBEST
KADRO ADEDİ
TOPLAM
GİH
Şube Müdürü
3
3
3
GİH
Mütercim
6
5
5
GİH
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
5
5
5
GİH
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
6
5
5
GİH
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
7
5
5
TH
İstatistikçi
6
5
5
YH
Hizmetli
12
2
2
TOPLAM
30
30
(3) SAYILI LİSTE
KURUMU : ADALET BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
SERBEST KADRO ADEDİ
TOPLAM
GİH
İç Denetçi
1
2
2
GİH
İç Denetçi
2
2
2
GİH
İç Denetçi
3
1
1
GİH
İç Denetçi
5
2
2
TOPLAM
7
7
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde ve başvuru kararında Anayasa'nın Başlangıç'ıile 2., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 17., 27., 36., 45., 48., 49., 56., 70.,87., 90., 91., 130., 138., 140. ve 153. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, E.2011/113sayılı dosyanın 17.11.2011 gününde, E.2012/71 sayılı dosyanın 11.7.2012 günündeyapılan ilk inceleme toplantılarında başvurularda eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine, E.2011/113 sayılı dosyada yürürlüğü durdurma istemininbu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına, oybirliğiylekarar verilmiştir.
IV- BİRLEŞTİRME KARARI
4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36.maddesine, 8.8.2011 günlü, 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 40.maddesinin (a) bendi ile eklenen altıncı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan''yükseköğretim kurumlarında yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetlerindebulunmak ve döner sermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen hizmetlerdeçalışmamak kaydıyla'' ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle yapılanitiraz başvurusuna ilişkin E.2012/71 sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibatnedeniyle E.2011/113 esas sayılı dava ile birleştirilmesine, esasınınkapatılmasına, esas incelemenin E.2011/113 esas sayılı dosya üzerindenyürütülmesine, 11.7.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa MahkemesiRaportörü Ali Rıza ÇOBAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, davakonusu Kanun Hükmünde Kararname kuralları, dayanılan Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A- 650 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Tümünün Anayasa'yaAykırılığı İddiasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, 8.8.2011 günlü, 650 sayılı AdaletBakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nindayanağı olan 6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun Anayasa'ya aykırıolduğu ve iptali gerekeceği, iptal edilmesi halinde ise 650 sayılı KHK'nindayanaktan yoksun kalacağı belirtilerek KHK'nin tümünün Anayasa'nın Başlangıç'ıile 2., 4., 5., 6., 7., 8., 9. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 gün ve E.2011/60, K.2011/147sayılı kararı ile 6223 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırılığı iddiasının reddinekarar verildiğinden 650 sayılı KHK'nin tümüne yönelik Anayasa'ya aykırılıkiddiası dayanaksız kalmıştır. İptal isteminin reddi gerekir.
B- 650 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ayrı Ayrı TümMaddeleri İle Eki (1), (2) ve (3) Sayılı Listelerin Yetki Kanunu KapsamındaOlup Olmadığının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ayrıayrı tüm maddelerinin ve eki (1), (2) ve (3) sayılı listelerin yetki kanunukapsamında olmadığı ve acil, ivedi, önemli ve zorunlu konuları düzenlemediğibelirtilerek Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 4., 5., 6., 7., 8., 9. ve 91.maddelerine aykırı oldukları ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 91. maddesine göre yetki kanunu, çıkarılacak kanunhükmünde kararnamenin amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini vesüresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.Kanun hükmünde kararnamelerin anayasallık denetimi yapılırken bunların hemyetki kanununa hem de Anayasaya uygunluğunun incelenmesi gerekir. Bu nedenle650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin tüm maddelerinin ayrı ayrı 6223 sayılıYetki Kanunu kapsamında olup olmadığının incelenmesi gerekir.
1- Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. Maddesi
Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle 29.3.1984 günlü, 2992sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 13/A maddesinin birincifıkrasının (g) bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye bir fıkraeklenmiştir. Bu fıkra ile Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğübünyesinde İnsan Hakları Daire Başkanlığının kurulması öngörülmüştür. İnsanHakları Daire Başkanlığının temel görevi Dışişleri Bakanlığı ile işbirliğiyapmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesineyapılan başvurulara ilişkin savunmaları yapmak olarak belirlenmiştir.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamını düzenleyen 1.maddesinde Kanun'un amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimlive ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak olarak belirlenmiş ve yetkininkapsamı iki başlık altında tespit edilmiştir. Yetkinin kapsamına ilk olarakkamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesigirmektedir. Bu çerçevede gerekli görülmesi halinde yeni bakanlıklar kurulması,var olan bakanlıkların birleştirilmesi, bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarının yeniden belirlenmesi için KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Buamaçla; 1- Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına, yenibakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine; 2- Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşların bağlılık ve ilgilerinin yeniden belirlenmesine veya bunlarınmevcut, birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimiolarak yeniden düzenlenmesine; 3- Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veyayeni kurulan bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarınındüzenlenmesine, taşrada ve yurt dışında teşkilatlanma esaslarına ilişkin kanunhükmünde kararname çıkarılabilecektir.
İkinci olarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilenmemurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma,nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliyesevk edilme usul ve esaslarına ilişkin olarak değişiklikler ve yeni düzenlemeleryapılması için KHK çıkarma yetkisi verilmiştir.
KHK'nin 1. maddesi ile kurulması öngörülen İnsan Hakları DaireBaşkanlığının temel görevi Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği yapmak suretiyleTürkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılanbaşvurulara ilişkin savunmaları yapmak olarak belirlenmiştir. Daha önceDışişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bu görev söz konusu düzenleme ileAdalet Bakanlığına verilmiştir. Yapılan düzenleme ile kamu hizmetlerininbakanlıklar arasında yeniden dağıtılması söz konusudur. Bu düzenlemenin mevcutbakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıkların görev, yetki,teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada ve yurt dışında teşkilatlanmaesaslarına ilişkin kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi öngören 6223 sayılıYetki Kanunu'nun 1. maddesinin, birinci fıkrasının, (a) bendinin (3) numaralıalt bendi kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. Adalet Bakanlığı mevcutbakanlıklardan birisi olup yapılan düzenleme bu Bakanlığın görev ve teşkilatınailişkin bir düzenlemedir.
Açıklanan nedenlerle, Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamındadır. İptal isteminin reddi gerekir.
2- Kanun Hükmünde Kararname'nin 2., 3., 9., 11., 13., 21., 27.,31., 33. ve 34. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 2., 3., 9., 11., 13., 21., 27.,31., 33. ve 34. maddelerinin tamamı adli tatil ve yıllık izin konusunudüzenlemektedir. Buna göre 2. madde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde, 3. maddeUyuşmazlık Mahkemesinde, 9. madde Danıştayda, 11. madde idare mahkemelerinde,27. madde ceza mahkemelerinde, 31. madde Sayıştayda, 33. madde ise hukukmahkemelerinde adli tatili düzenlemektedir. 13. madde ise adli ara vermedenyararlanamayan Yargıtay daire başkan ve üyeleri ile cumhuriyet savcıları vetetkik hâkimlerinin yıllık izinlerini, 21. madde hâkim ve savcıların adli aravermeden yararlandırılmasının esas olduğunu, 34. madde ise Anayasa MahkemesiBaşkan ve üyelerinin yıllık izin haklarının otuzbeş günden kırk güneçıkarılmasını hükme bağlamaktadır.
Mahkemelerin Temmuz ayının yirmisinden Ağustos ayının sonunakadar yargısal faaliyetlerine ara vermeleri adli tatil olarak tanımlanmaktadır.Adli tatil mahkemelerin çalışma düzenine ilişkin bir konu olup yargılamafaaliyetini yapan hâkim ve savcılar ile diğer personelin topluca tatilyapmasını ve bu dönemde yargısal faaliyetlere ara verilmesini ifade etmektedir.Yargısal faaliyetlerin kamu hizmeti kavramı içinde olduğunda kuşku yoktur.Ancak 6223 sayılı Kanun'un kapsamına giren iki konu açısından değerlendirildiğindeadli tatil ve yüksek mahkeme üyeleri ile hâkim ve savcıların izinlerinin kamuhizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi ile birilgisinin bulunmadığı açıktır. Diğer taraftan adli tatil ve yüksek mahkemeüyeleri ile hâkim ve savcıların izinlerine ilişkin kurallar kamu kurum vekuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğerkamu görevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme,görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkin düzenlemeolarak da nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, Kanun Hükmünde Kararname'nin 2., 3., 9.,11., 13., 21., 27., 31., 33. ve 34. maddeleri 6223 sayılı Yetki Kanunukapsamında değildir. İptalleri gerekir.
3- Kanun Hükmünde Kararname'nin 4., 7., 8. ve 10. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 4., 7., 8. ve 10. maddeleri ile6.1.1982 günlü, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nda değişiklik yapılarakDanıştay'ın karar organları arasında 'Başkanlık Kurulu' adı altında yeni birkurul oluşturulmuş ve bazı görevler bu kurula verilmiştir. 4. madde ile 2575sayılı Kanun'un Danıştayın karar organlarını düzenleyen 5. maddesindedeğişiklik yapılarak yeni oluşturulan 'Başkanlık Kurulu' ibaresi bu maddeyeeklenmiştir. 7. madde ile 2575 sayılı Kanun'un 19. maddesinden sonra gelmeküzere 19/A ve 19/B maddeleri eklenmiş ve bu maddelerde başkanlık kurulununoluşumu ile üyelerinin seçimi düzenlenmiştir. 8. madde ile 2575 sayılı Kanun'un52. maddesinin bazı fıkra ve bentleri yürürlükten kaldırılmış ve bu maddedensonra gelmek üzere 52/A maddesi eklenmiştir. 52/A maddesinde ise BaşkanlıkKurulunun görevleri düzenlenmiştir. 10. madde ile de 2575 sayılı Kanun'undeğişik maddelerinde yeni oluşturulan Başkanlık Kurulu ile ilgili olarak uyumlulaştırmalarsağlanmıştır.
Danıştay, Anayasa'nın Cumhuriyetin Temel Organlarını düzenleyenÜçüncü Kısmının, Yargıya ilişkin Üçüncü Bölümünün, Yüksek Mahkemeler başlıklıII numaralı alt bölümü içinde 155. maddede düzenlenmiştir. Buna göre Danıştay,idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciinebırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir ve kanunda gösterilenbelli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Diğer taraftanDanıştay, merkezi idarenin en yüksek danışma ve inceleme organıdır. 2575 sayılıDanıştay Kanunu'nun 1. maddesinde de Danıştay 'Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıile görevlendirilmiş Yüksek İdare Mahkemesi, danışma ve inceleme mercii' şeklindetanımlanmıştır. Danıştayın aynı zamanda bir danışma organı olması itibariyleyürütme organıyla da ilişkisi bulunmaktadır. 2575 sayılı Kanun'un 2. maddesinegöre Danıştayın hükümetle ilgili işleri Başbakanlık aracılığı ile yürütülür.Danıştayın idari nitelikteki danışma ve inceleme görevleriyle ilgili olarakkamu idareleri de Danıştay ile olan ilişkilerini Başbakanlık aracılığı ilesürdürürler. Cumhurbaşkanlığı da doğrudan Danıştaydan görüş isteyebilir. Buyapısı itibariyle Danıştay hem bir yüksek yargı organı hem de danışmaorganıdır. Ancak bu konumu Danıştayı Başbakanlık ya da başka bir bakanlığınbağlı, ilgili ya da ilişkili kuruluşu haline getirmemektedir.
6223 sayılı Kanun'un kapsamına giren iki konu açısındandeğerlendirildiğinde Danıştay Başkanlık Kuruluna ilişkin kuralların kamu hizmetlerininbakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi ile bir ilgisininbulunmadığı açıktır. Diğer taraftan Danıştay Başkanlık Kuruluna ilişkinkurallar kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler,sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma, nakil,görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevkedilme usul ve esaslarına ilişkin bir düzenleme olarak da nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, Kanun Hükmünde Kararname'nin 4., 7., 8. ve10. maddeleri 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında değildir. İptalleri gerekir.
4- Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. ve 12. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesi ile 2575 sayılı Kanun'un10. maddesinde değişiklik yapılarak Danıştay Başkanı ve Başsavcısı seçilebilmekiçin daha önce sekiz yıl olarak öngörülen Danıştay üyeliği yapmış olma şartıdört yıla, başkanvekili ve daire başkanı seçilebilmek için öngörülmüş olan altıyıl üyelik yapmış olma şartı ise üç yıla indirilmiştir. 12. madde ile 2797sayılı Yargıtay Kanun'un 30. maddesinde değişiklik yapılarak Yargıtay BirinciBaşkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı seçilebilmek için daha önce sekiz yılolarak öngörülen Yargıtay üyeliği yapmış olma şartı dört yıla, Yargıtaybaşkanvekili, daire başkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili seçilebilmekiçin öngörülmüş olan altı yıl üyelik yapmış olma şartı ise üç yılaindirilmiştir.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamı düzenleyen 1.maddesine göre Kanun'un kapsamına ilk olarak kamu hizmetlerinin bakanlıklararasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi, ikinci olarak kamu kurum vekuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğerkamu görevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme,görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkin hususlargirmektedir.
Yüksek yargı organı ve aynı zamanda merkezi idarenin inceleme vedanışma organı olan Danıştay ile yüksek yargı organı olan Yargıtayın kamu kurumve kuruluşları kavramına dâhil olduğunda kuşku yoktur. Aynı şekilde DanıştayBaşkanı, Başsavcısı, başkan vekilleri ve daire başkanları ile Yargıtay BirinciBaşkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay başkanvekili, daire başkanıve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili Yetki Kanunu'nun kapsamını belirleyen'memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ve diğer kamu görevlileri' kavramlarınagiren kamu görevlileridir.
Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinde Danıştay Başkanı,Başsavcısı, başkanvekili ve daire başkanlarının 12. maddesinde ise YargıtayBirinci Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay başkanvekili, dairebaşkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilinin seçilme koşullarıdüzenlenmekte olup kamu görevlilerinin seçilmesine ilişkin hususlar 6223 sayılıYetki Kanunu kapsamında bulunduğundan kurallar Yetki Kanunu kapsamındadır.İptal isteminin reddi gerekir.
5- Kanun Hükmünde Kararname'nin 6. ve 14. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 6. maddesi ile 2575 sayılıKanun'un 12. maddesi başlığıyla birlikte değiştirilerek Danıştaydaçalıştırılacak memurların nitelikleri, atanmaları, istihdamı, nakilleri vegörevlendirilmeleri düzenlenmektedir. 14. madde ile 2797 sayılı YargıtayKanunu'na iki yeni geçici madde eklenmiştir. Bu maddelerden birisinde Yargıtayatetkik hâkimi olarak atanma koşullarına ilişkin bir düzenleme yer almaktadiğerinde ise, Yargıtayda boş bulunan memur kadrolarına 2011 yılında atama yapılmasıhususu düzenlenmektedir.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamı düzenleyen 1.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre kamu kurum ve kuruluşlarındaistihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamugörevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme,görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkin hususlarYetki Kanunu kapsamına girmektedir.
Yukarıda açıklandığı gibi Danıştay ve Yargıtay kamu kurum vekuruluşları kavramına dâhil olup Danıştayda ve Yargıtayda istihdam edilentetkik hâkimi ve memurların, atanma, nakil ve görevlendirilmelerine ilişkindüzenlemelerin Yetki Kanunu kapsamında olduğunda kuşku bulunmamaktadır. İptalisteminin reddi gerekir.
6- Kanun Hükmünde Kararname'nin 15., 16. ve 17. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 15., 16. ve 17. maddeleriyle24.2.1983 günlü, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda değişiklikyapılarak hakim adaylığına atanma koşullarıyla ilgili bazı yeni düzenlemeleryapılmıştır. 15. maddeyle, 2802 sayılı Kanun'un 8. maddesinde değişiklikyapılarak avukatlık mesleğinden hâkim ve savcı adaylığına geçebilmek için üstyaş sınırı otuzbeşten kırkbeşe çıkarılmıştır. Aynı şekilde 16. maddeyle, 2802sayılı Kanun'un 9/A. maddesinde değişiklik yapılarak hâkim adaylığına atama içinyapılacak sınavlarla ilgili olarak mülakata çağrılacak aday sayısı sınavilanında yer alan kadro sayısının iki katı fazlası olarak belirlenmiştir. 17.maddeyle ise 2802 sayılı Kanun'un 10. maddesinde değişiklik yapılarak hâkim vesavcı adaylarının meslek öncesi eğitimlerinin altı ayını tamamlamalarındanitibaren hâkimlik ve cumhuriyet savcılığına atanmak üzere ayrılmalarıöngörülmüştür. Söz konusu madde ile yapılan değişiklik bu ayırma işleminin nezaman yapılacağına ilişkindir. Daha önce meslek öncesi eğitimin bir yılınıtamamladıktan sonra söz konusu ayırma işlemi yapılması öngörülmüşken yapılandeğişiklikle bu süre altı aya indirilmiştir.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamı düzenleyen 1.maddesine göre Kanun'un kapsamına kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilenmemurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma,nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliyesevk edilme usul ve esaslarına ilişkin hususlar da girmektedir. 2802 sayılıKanun'un 7. maddesine göre hâkim ve savcı adayları, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'ndaki genel idare hizmetleri sınıfına dâhil olup, hâkimlik ve savcılığınsınıf ve derecelerine dâhil değildirler ve haklarında, 657 sayılı Kanun'un 2802sayılı Kanun'a aykırı olmayan hükümleri uygulanır. Dolayısıyla hâkim ve savcıadayları memur kavramına dâhildirler.
Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler,sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma, nakil,görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevkedilme usul ve esaslarına ilişkin hususlar yetki kanunu kapsamına girdiğindenhakim ve savcı adaylığına atanma ve hakim ve savcı olarak atanmak üzere ayrılmakoşullarını düzenleyen 650 sayılı KHK'nin 15., 16. ve 17. maddelerinin YetkiKanunu kapsamı içinde kaldığında kuşku bulunmamaktadır. İptal isteminin reddigerekir.
7- Kanun Hükmünde Kararname'nin 18., 19., 20. ve 32. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 18., 19., 20. ve 32. maddelerindehâkim ve savcıların bakanlık teşkilatına ve Kurul müfettişliğine atanma veeğitim amacıyla yurtdışında görevlendirilme koşulları ile bakanlık teşkilatındaçalışan hâkim ve savcıların başka göreve atanma ve yurt dışında görevlendirilmekoşulları düzenlenmiştir. 18. maddeyle 2802 sayılı Kanun'un Adalet Bakanlığımerkez kuruluşuna atanma şartlarını düzenleyen 37. maddesinde değişiklikyapılarak adalet müfettişliğine atanabilmek için önceki düzenlemede sekiz yılolarak öngörülmüş olan hâkimlik veya savcılık yapma koşulu beş yılaindirilmiştir. Diğer taraftan aynı maddeye eklenen fıkra ile AdaletBakanlığı'nda görev yapan hâkim ve savcıların anılan bakanlık dışında birgöreve atanabilmesi için Bakanın muvafakati öngörülmüştür. 19. maddeyle 2802sayılı Kanun'un 49. maddesi değiştirilmiş ve hâkim ve savcıların eğitimamacıyla yurt dışında görevlendirilmesine imkân tanınmıştır. Aynı şekilde 20.maddeyle 2802 sayılı Kanun'un 50. maddesi değiştirilerek Adalet Bakanlığınınmerkez ve taşra teşkilatında ya da ilgili ve bağlı kuruluşlarında görev yapanhâkim ve savcıların yurt dışında dış temsilciliklerde ya da uluslar arasımahkemelerde görevlendirilmesi düzenlenmiştir. 32. maddeyle 11.12. 2010 günlü,6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nda değişiklik yapılarak Kurulmüfettişliğine atanabilmek için hâkimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en azsekiz yıl görev yapmış olma şartı beş yıla indirilmiştir.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamı düzenleyen 1.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre Kanun'un kapsamına kamu kurum vekuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğerkamu görevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme,görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkin hususlargirmektedir. İptali istenen kurallarda hâkim ve savcıların Adalet Bakanlığıteşkilatına ve Kurul müfettişliğine atanma ve eğitim amacıyla yurtdışındagörevlendirilme koşulları ile anılan bakanlık teşkilatında çalışan hâkim vesavcıların başka göreve atanma ve yurt dışında görevlendirilme koşullarıdüzenlendiğinden bu kuralların Yetki Kanunu kapsamı içinde kaldığında kuşkubulunmamaktadır. İptal isteminin reddi gerekir.
8- Kanun Hükmünde Kararname'nin 22. Maddesi
Kanun Hükmünde Kararname'nin 22. maddesiyle 2802 sayılı Kanun'un119. maddesi değiştirilerek hâkim ve savcıların meslek içi eğitimlerinin nasılyapılacağı yeniden düzenlenmiştir. Kuralla hâkim ve savcıların hak ve ödeviolan meslek içi eğitimlerinin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluncayaptırılacağı ve bu eğitimin usul ve esaslarının Türkiye Adalet Akademisiningörüşü alınarak Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca hazırlanan yönetmeliktebelirleneceği öngörülmüştür.
6223 sayılı Kanun'un kapsamına giren iki konu açısındandeğerlendirildiğinde hâkim ve savcıların meslek içi eğitimlerinin nasılyapılacağına ilişkin kuralın kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındakidağılımının yeniden belirlenmesi ile bir ilgisinin bulunmadığı açıktır. Diğertaraftan hâkim ve savcıların meslek içi eğitimlerinin nasıl yapılacağınailişkin kural kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler,sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma, nakil,görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevkedilme usul ve esaslarına ilişkin bir düzenleme olarak da nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle Kanun Hükmünde Kararname'nin 22. maddesiYetki Kanunu kapsamında değildir. İptali gerekir.
9- Kanun Hükmünde Kararname'nin 23. Maddesi
Kanun Hükmünde Kararname'nin 23. maddesiyle 14.6.1989 günlü,3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun HükmündeKararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 2. maddesinde değişiklikyapılarak söz konusu Kanun'un uygulanmayacağı işyerleri arasına 1512 sayılıNoterlik Kanunu'na göre kurulan noterlik daireleri de eklenmiştir. Böylecenoterlik daireleri İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun hükümlerindenistisna tutulmuştur.
6223 sayılı Kanun'un kapsamına giren iki konu açısındandeğerlendirildiğinde noterlik dairelerinin İşyeri Açma ve Çalışma RuhsatlarınaDair Kanun hükümlerinden istisna tutulmasına ilişkin kuralın kamu hizmetlerininbakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi ile bir ilgisininbulunmadığı açıktır. Diğer taraftan noterlik dairelerinin İşyeri Açma veÇalışma Ruhsatlarına Dair Kanun hükümlerinden istisna tutulmasına ilişkin kuralkamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmelipersonel ile diğer kamu görevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme,terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarınailişkin bir düzenleme olarak da nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, Kanun Hükmünde Kararname'nin 23. maddesiYetki Kanunu kapsamında değildir. İptali gerekir.
10- Kanun Hükmünde Kararname'nin 24. ve 25. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 24. ve 25. maddeleriyle 29.7.2002günlü, 4769 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli EğitimMerkezleri Kanunu'nda değişiklik yapılarak hizmet öncesi eğitim düzenlenmiştir.İptali istenen kurallar ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin hizmetöncesi eğitim süresinin beş aydan az olmamak üzere Eğitim Kuruluncabelirleneceğini, hizmet öncesi eğitimde, yirmi güne kadar hastalık sebebiyleizinli geçirilen sürelerin eğitimden sayılacağını, hizmet öncesi eğitimealınanların, eğitim gördükleri süre içinde genel sağlık sigortalısısayılacaklarını ve sigorta primlerinin Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceğinive bu kişilerin eş ve çocukları ile ana ve babalarının da bakmakla yükümlüolunan kişi sıfatıyla genel sağlık sigortasından yararlandırılacağını hükmebağlamıştır.
6223 sayılı Kanun'un kapsamına giren iki konu açısındandeğerlendirildiğinde ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin hizmetöncesi eğitimine ilişkin kuralın kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındakidağılımının yeniden belirlenmesi ile bir ilgisinin bulunmadığı açıktır. Diğertaraftan 4769 sayılı Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerine atanacakpersonelin atamadan önce hizmet öncesi eğitime tabi tutulmasını öngörmektedir.Bu eğitime tabi tutulan kişiler henüz herhangi bir kamu görevineatanmamışlardır. 4769 sayılı Kanun'un 11. maddesinde eğitim görenlerin, eğitimsüresi içinde kendilerine öğretilen konulardan yazılı, sözlü veya uygulamalısınava tâbi tutularak eğitimi başarıyla tamamlamaları halinde ceza infazkurumları ve tutukevlerinde durumlarına uygun boş kadrolara atanmaları hükmü yeralmaktadır. Başarılı olamayanların ise eğitim merkezi ile ilişiklerininkesilmesi öngörülmüştür. Bu nedenle hizmet öncesi eğitime tabi tutulanlarınkamu görevlisi olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından buna ilişkinkurallar kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler,sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma, nakil,görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevkedilme usul ve esaslarına ilişkin düzenleme olarak da nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, Kanun Hükmünde Kararname'nin 24. ve 25.maddelerinde yer alan düzenlemeler Yetki Kanunu kapsamında değildir. İptallerigerekir.
11- Kanun Hükmünde Kararname'nin 26. Maddesi
Kanun Hükmünde Kararname'nin 26 maddesiyle 23.7.2003 günlü, 4954sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanunu'na bir geçici madde eklenerek bu KHK'ninyürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl süreyle bir yıllık stajınıtamamlayan adli ve idari yargı hâkim ve savcı adaylarının Adalet Bakanlığınınteklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararıyla mesleğe atanmalarınaolanak tanınmıştır.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamı düzenleyen 1.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, Kanun'un kapsamına kamu kurumve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ilediğer kamu görevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi,yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkinhususlar girmektedir. Hâkim ve savcıların 6223 sayılı Yetki Kanunu'nunkapsamında hakkında düzenleme yapılabilecek personel içinde yer aldığı yukarıdabelirlenmiştir. İptali istenen kuralda 650 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren beş yıl süreyle bir yıllık stajını tamamlayan adli ve idariyargı hâkim ve savcı adaylarının Adalet Bakanlığı'nın teklifi ve Hâkimler veSavcılar Yüksek Kurulu'nun kararıyla mesleğe atanmalarına olanak tanınmıştır.Kamu görevine atamayı düzenleyen kuralın Yetki Kanunu kapsamına girdiğindekuşku yoktur. İptal isteminin reddi gerekir.
12- Kanun Hükmünde Kararname'nin 28., 29. ve 30. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 28., 29. ve 30. maddeleriyle13.12.2004 günlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı HakkındaKanun'da değişiklik yapılarak kurum, kurul veya kuruluşların heyet halinde yada bireysel olarak ceza infaz kurumlarını ziyaret etmelerine ilişkin usullerile hükümlü ve tutukluların belli koşullarda izinli olarak dışarıya çıkışlarınailişkin düzenlemeler yapılmıştır. 28. maddeyle 5275 sayılı Kanun'un 85.maddesinde değişiklik yapılarak kurum, kurul veya kuruluşların heyet halinde yada bireysel olarak ceza infaz kurumlarını ziyaret etmeleri Adalet Bakanlığınıniznine tabi tutulmuştur. 29. maddeyle 5275 sayılı Kanun'un 94. maddesindedeğişiklik yapılarak hükümlülere, 30. maddeyle de aynı Kanun'un 116. maddesindedeğişiklik yapılarak tutuklulara belli koşullarda belli derecelerdekihısımlarından birisinin ölümü halinde dış güvenlik görevlisinin refakatindecenaze törenine katılmak üzere iki güne kadar izin verilmesi öngörülmüştür.
6223 sayılı Kanun'un kapsamına giren iki konu açısındandeğerlendirildiğinde ceza infaz kurumları ve tutukevlerine yapılacak ziyaretlerile hükümlü ve tutuklulara belli derecedeki yakınlarının cenaze törenlerinekatılmak üzere izin verilmesine ilişkin kuralların kamu hizmetlerininbakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi ile bir ilgisininbulunmadığı açıktır. Diğer taraftan ceza infaz kurumları ve tutukevlerineyapılacak ziyaretler ile hükümlü ve tutuklulara belli derecedeki yakınlarınıncenaze törenlerine katılmak üzere izin verilmesine ilişkin kurallar kamu kurumve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ilediğer kamu görevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi,yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkinbir düzenleme olarak da nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, Kanun Hükmünde Kararname'nin 28., 29. ve30. maddeleri Yetki Kanunu kapsamında değildir. İptalleri gerekir.
13- Kanun Hükmünde Kararname'nin 35. Maddesi
Kanun Hükmünde Kararname'nin 35. maddesi ile 27.6.1989 günlü, 375sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 6. maddesinde değişiklik yapılarak 190sayılı KHK'nin 2. maddesi kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının merkezteşkilatının büyük ölçekli bilgi işlem birimlerinde çalıştırılabilecek bilişimpersoneli sayılarında bazı değişiklikler yapılmıştır. Buna göre, buralardaçalıştırılabilecek personel sayısı yirmiden otuza, sözleşme ücreti tavanınındört katına kadar ücret ödenebilecek personel sayısı üçten sekize, sözleşmeücreti tavanının üç katına kadar ücret ödenebilecek personel sayısı beşten onaçıkarılmış ve sözleşme ücretinin iki katına kadar ücret alacak kadrolaraatanabilmek için üç, diğer kadrolara atanabilmek için ise beş yıl meslekitecrübeye sahip olma koşulu öngörülmüştür.
Kamu kurumlarının merkez teşkilatlarında oluşturulacak bilgiişlem merkezlerinde çalıştırılacak bilişim personelinin sayılarını ve atanmakoşullarını düzenleyen kural, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilenmemurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma,nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliyesevk edilme usul ve esaslarına ilişkin düzenleme yetkisi veren Yetki Kanunukapsamındadır. İptal isteminin reddi gerekir.
14- Kanun Hükmünde Kararname'nin 36., 37., 38., 39., 40. ve 41.Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 36., 37., 38., 39., 40. ve 41.maddeleriyle çeşitli kanunlarda değişiklik yapılarak kimi kamu görevlileriningelir getirici ikinci iş yapmaları yasaklanmakta ve bu yasağın istisnalarıdüzenlenmektedir.
Kanun Hükmünde Kararname'nin 36. maddesi ile 11.4.1928 günlü,1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12.maddesinde değişiklik yapılarak tabipler, diş tabipleri ve uzman tabiplerinbelli yasa kuralları saklı kalmak üzere sağlık kurum ve kuruluşlarındamesleklerini icra edebilecekleri hükme bağlanmıştır. Saklı tutulan kurallar ise650 sayılı KHK'nin 38., 39., 40. ve 41. maddeleriyle çeşitli kanunlarda yapılandüzenlemelerden oluşmaktadır. Bu kuralların tamamında çeşitli kanunlara tabiolarak çalışan kamu görevlilerinin ikinci iş yapma yasağı düzenlenmektedir.Dolayısıyla 36. madde çeşitli kanunlara tabi kamu görevlisi olarak çalışantabipler, diş tabipleri ve uzman tabiplerin gelir getirici ikinci bir işteçalışmalarını yasaklamaktadır.
37. madde, 22.5.1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nunEk 3. maddesinin üçüncü cümlesini yürürlükten kaldırmıştır. 1632 sayılıKanun'un Ek 3. maddesi askeri doktorların özel hastane açmalarını suç halinegetirerek cezai yaptırıma bağlamış, üçüncü cümlesi ise çalışma saatleri dışındaözel kanunlara göre mesleğin icrasını istisna tutmuştur. 650 sayılı KHK'nin 37.maddesi 1632 sayılı Kanun'un Ek 3. maddesinin üçüncü cümlesini yürürlüktenkaldırarak, askeri doktorların mesai saatleri dışında mesleklerini icraetmelerine olanak tanıyan istisnayı ortadan kaldırmış, böylece mesai saatleridışında çalışmayı da suç kapsamı içine almıştır.
38. madde, 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nun 28. maddesinde değişiklik yaparak, memurların mesleki faaliyettebulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açmalarını ve başkaişyerlerinde çalışmalarını yasaklamış ve bu yasağın kapsamına girmeyenistisnaları yeniden belirlemiştir.
39. madde, 27.7.1967 günlü, 926 sayılı Türk Silahlı KuvvetleriPersonel Kanunu'na Ek 27. maddenin eklenmesini öngörmektedir. 926 sayılıKanun'un 'Mesleki faaliyet ve serbest meslek icrası yasağı' başlıklı Ek 27.maddesinde kanun kapsamına giren kamu görevlilerinin mesleki faaliyette veserbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeriyerler açmalarını ve başka işyerlerinde çalışmalarını yasaklamıştır.
40. madde, 4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun36. maddesine bir fıkra eklenmesini ve Kanun'a Geçici 59. maddenin ilaveedilmesini öngörmektedir. 2547 sayılı Kanun'un 'Çalışma esasları' başlıklı 36.maddesinde öğretim elemanlarının üniversitelerde tam gün esasına göre görevyapacağı hükme bağlanmış ve çalışma esasları düzenlenmiştir. 650 sayılı KHK'nin40. maddesi ile eklenen fıkrada ise öğretim elemanlarının 657 sayılı Kanun'un28. maddesine tabi oldukları hükmüne yer verilerek ikinci görev yasağı öğretimelemanları açısından da öngörülmüş ve ikinci görev yasağına bazı istisnalargetirilmiştir. Buna göre, öğretim elemanları yüksek öğretim kurumlarından başkabir yerde mesleklerini icra etmeleri halinde yüksek öğretim kurumlarındayalnızca eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunabilecek, döner sermayegeliri elde edilen faaliyetlerde bulunamayacaklardır. Getirilen Geçici 59.madde ile ise yükseköğretim kurumları dışında mesleki faaliyette bulunmakisteyen öğretim elemanlarına maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ikiyıl ücretsiz izin verilebileceği düzenlenmiştir.
41. madde, 7.11.1983 günlü, 2955 sayılı Gülhane Askeri TıpAkademisi Kanunu'nun 32. maddesine bir fıkra eklenmesini öngörmektedir. 2955sayılı Kanun'un 'Çalışma esasları' başlıklı 32. maddesinde GATA öğretimelemanlarının haftalık çalışma süresi ve çalışma esasları düzenlenmiştir. 650sayılı KHK'nin 41. maddesi ile bu maddeye eklenen fıkrada ise GATA'daki askerve sivil öğretim elemanlarının 926 sayılı Kanun'un Ek 27. maddesindeki meslekifaaliyette ve serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehaneve benzeri yerler açma ve başka işyerlerinde çalışma yasağına tabi olduklarıöngörülmüş ve bu yasak kapsamına girmeyen bazı faaliyetlere yer verilmiştir.Buna göre, GATA öğretim elemanları belli koşullarda ve mesai saatleri haricindeGATA dışında mesleklerini icra edebileceklerdir.
6223 sayılı Kanun'un kapsamına giren iki konu açısındandeğerlendirildiğinde çeşitli kamu kurumlarında çalışan tabip, diş tabibi veuzman tabip gibi kamu görevlilerinin ikinci işte çalışma yasağına ilişkin kurallarınkamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi ilebir ilgisinin bulunmadığı açıktır. Diğer taraftan çeşitli kamu kurumlarındaçalışan tabip, diş tabibi ve uzman tabip gibi kamu görevlilerinin ikinci işteçalışma yasağına ilişkin kurallar kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilenmemurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma,nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliyesevk edilme usul ve esaslarına ilişkin bir düzenleme olarak danitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, Kanun Hükmünde Kararname'nin 36., 37.,38., 39., 40. ve 41. maddeleri Yetki Kanunu kapsamında değildir. İptallerigerekir.
15- Kanun Hükmünde Kararname'nin 42. Maddesi
Kanun Hükmünde Kararname'nin 42. maddesi ekli (1) ve (2) sayılılistelerdeki kadroların ihdas edilerek 13.12.1983 günlü, 190 sayılı Genel KadroUsulü Hakkında KHK'nin eki (I) ve (II) sayılı cetvelin Adalet Bakanlığı'na aitbölümüne eklenmesini, ekli (3) sayılı listede yer alan kadroların iptaledilerek 190 sayılı KHK'nin eki (I) sayılı cetvelin Adalet Bakanlığına aitbölümünden çıkarılmasını ve 190 sayılı KHK'nin eki (I) sayılı cetvelin Hâkimlerve Savcılar Yüksek Kuruluna ait bölümünde yer alan Hizmetli unvanlı dolu ve boşkadroların sınıfının Yardımcı Hizmetliler sınıfı olarak değiştirilmesiniöngörmektedir.
İhdas edilen kadroların yukarıda incelenen ve 650 sayılı KHK'nin1. maddesiyle kurulan İnsan Hakları Daire Başkanlığına ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yukarıda (1) numaralı başlık altında yapılan incelemede 650sayılı KHK'nin 1. maddesinin Yetki Kanunu kapsamında olduğu sonucunaulaşılmıştır. Ayrıca 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun 1. maddesinin, ikincifıkrasının (a) bendinin (13) numaralı alt bendinde kamu hizmetlerinin bakanlıklararasındaki dağılımının yeniden belirlenmesine ilişkin olarak çıkarılacak kanunhükmünde kararnamelerle 190 sayılı KHK'de değişiklik yapılabileceğiöngörülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, Kanun Hükmünde Kararname'nin 42. maddesiile eki (1), (2) ve (3) sayılı listeler Yetki Kanunu kapsamındadır. İptalisteminin reddi gerekir.
16- Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. ve 44. Maddeleri
Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesi yürürlük, 44. maddesiise yürütme maddesidir. Her düzenlemenin bir yürürlük ve yürütme maddesiiçermesi doğaldır. Bu nedenle Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. ve 44.maddelerinin Yetki Kanunu kapsamında olduğunda kuşku yoktur. İptal istemininreddi gerekir.
C- 650 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Maddelerinin İçerikYönünden Anayasa'ya Aykırılığı İddialarının İncelenmesi
1- Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. Maddesiyle 2575 SayılıDanıştay Kanunu'nun 10. Maddesinin İkinci Fıkrasında Yapılan Değişiklik
Dava dilekçesinde, Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesiyle2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrasında yapılandeğişikliğin siyasal amaç güdülerek yapıldığı, bu amacın cumhuriyetin,demokrasinin, demokratik hukuk devleti ile insan hak ve özgürlükleriningüvencesi olan bağımsız ve tarafsız yargının bağımlı ve taraflı halegetirilmesi olduğu belirtilerek Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 4., 5., 6., 7.,8., 9. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kuralla Danıştay Başkanı ve Başsavcısı seçilebilmekiçin öngörülen sekiz yıl Danıştay üyeliği yapmış olma şartı dört yıla,başkanvekili ve daire başkanı seçilebilmek için öngörülen altı yıl üyelikyapmış olma şartı ise üç yıla indirilmiştir.
Bir normun amacı anayasallık denetimi açısından sınırlı birişleve sahiptir. Anayasa'nın açıkça amaç öngörmediği durumlarda Anayasa'nın 2.maddesindeki 'hukuk devleti' ilkesi gereğince, yasama işlemlerinin kişiselyararları değil kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yapılması zorunludur. Kamuyararının sübjektif niteliği dolayısıyla bir yasanın kamu yararı dışında biramaç güttüğü ancak açıkça görülebilen durumlarda Anayasa'ya aykırılık nedeniolarak görülebilir. Amaç yönünden Anayasa'ya aykırılıktan söz edilebilmesi içinkamu yararı dışında özel bir çıkarın gözetildiğinin tespiti gerekir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletindeyasaların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucu, Anayasa'yaaykırı olmamak kaydıyla her türlü düzenlemeyi yapma yetkisine sahip olup,düzenlemenin kamu yararına uygun olup olmadığının belirlenerek takdir edilmesiyasama organına aittir. Anayasa'ya uygunluk denetiminde, kanun koyucunun kamuyararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil, incelenen kuralın kamu yararıdışında belli bireylerin ya da grupların çıkarları gözetilerek yasalaştırılmışolup olmadığının incelenebileceği açıktır.
Danıştay başkanı, başkanvekili, daire başkanı ya da başsavcısıseçilebilmek için ne kadar süre üyelik yapmış olma şartı aranacağı konusundaAnayasa'da herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle bu makamlaraaday olabilmek için belli bir süre üyelik yapmış olma şartı aranıp aranmayacağıveya ne kadar süre üyelik yapmış olma şartı aranacağı bir yerindelik sorunudur.Kanun koyucu takdir yetkisi çerçevesinde adaylık için belli bir süre üyelikyapmış olma şartı öngörebileceği gibi hiçbir süre de öngörmeyebilir. Nitekimülkemizdeki çeşitli yüksek yargı organlarının kanunlarında çok farklıdüzenlemelerin yer aldığı görülmektedir. Yargıtay ve Danıştay Kanunlarında bumakamlara aday olabilmek için belli sürelerle üyelik yapmış olma şartıöngörülmüşken Anayasa Mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesi, Sayıştay, AskeriYargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kanunlarında her hangi bir süreöngörülmemiştir. Aynı şekilde Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesinde bumakamlara seçimle gelinmesi söz konusu iken, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde atama söz konusudur. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı AnayasaMahkemesi tarafından ve kendi üyeleri arasından, Sayıştay Başkanı ise Sayıştayüyeleri veya Kanunda belirtilen diğer kişiler arasından Türkiye büyük MilletMeclisi Genel Kurulu tarafından seçilmektedir. Bu nedenle iptali istenen kuralile öngörülen süreler kanun koyucunun takdir yetkisi içindedir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 4., 5., 6., 7., 8., 9. ve91. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2- Kanun Hükmünde Kararname'nin 6. Maddesiyle Değiştirilen 2575Sayılı Danıştay Kanunu'nun 12. Maddesinin Üçüncü Fıkrası
Dava dilekçesinde, kuralın yasak alana ilişkin bir düzenlemeiçerdiği, hakkaniyete aykırı olduğu ve kamu yararıyla bağdaşmadığı, kazanılmışhakları ihlal ettiği, memurların 657 sayılı Kanun'dan kaynaklanan, kendilerininistemleri dışında atanamamaları güvencesini ve buna yönelik yargısal denetimolanağını ortadan kaldırdığı belirtilerek kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı ile2., 6., 7., 36., 87 ve 91. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun Hükmünde Kararname'nin 6. maddesiyle değiştirilen 2575sayılı Danıştay Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında Danıştayda çalışan657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi personelin, Danıştay GenelSekreterinin teklifi ve Danıştay Başkanının uygun görmesi üzerine, AdaletBakanlığınca mükteseplerine uygun olarak, açıktan atama iznine tabi olmaksızın,Adalet Bakanlığının taşra kadrolarına atanabilecekleri öngörülmüştür. AdaletBakanlığı kadrolarına atanacak personelin mali ve diğer haklarında herhangi birkayıp olmaması için mükteseplerine uygun olarak atamalarının yapılacağıbelirtilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti kavramınıntemel gereklerinden birisi de hukuk güvenliği ilkesidir. Hukuk güvenliğibireyin hukukî durumunun süreceği yönündeki beklentilerinin belli koşullariçinde güvence altına alınması anlamına gelir. Ancak hukuk güvenliği ilkesizaman içinde değişen şartlara ve gelişen ihtiyaçlara göre kanunlarda değişiklikyapılmasına engel değildir. Bir hukuk sisteminin değişen ihtiyaçlara uyumsağlayabilecek esnekliğe sahip olması gerekir. Aksi takdirde hukuk sisteminindurağanlaşması ve toplumun dinamik yapısına uyum sağlayamayarak ihtiyaçlaracevap veremez hale gelmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle kanun koyucu Anayasa'daöngörülen koşullar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevlilerinindurumları ile ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikleryapabilir.
Ancak, kanun koyucu bu değişiklikleri yaparken hukuk güvenliğiilkesinin bir uzantısı olan kazanılmış haklara saygı göstermelidir. Kazanılmışhak, kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönündenkesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır. Kamu görevlilerininstatüsüne ilişkin konularda kazanılmış hak olmayacağı idare hukukunun temelilkelerinden olup Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Birkamu görevlisinin bir kuruma atanmakla ömür boyu o kurumda çalışma konusundabir kazanılmış hak elde ettiği söylenemez. Bu nedenle iptali istenilen kuralile kazanılmış haklara bir müdahale söz konusu değildir.
Kamu hizmetlerinin verimli olarak yürütülmesini sağlamak üzere kanunkoyucunun bir ödül ve yaptırım sistemi öngörmesi mümkündür. Hizmetinden verimalınamayan personelin rotasyona tabi tutularak çalıştığı birimin veya yerindeğiştirilmesi, çalışanların verimliliğinin artırılmasını amaçlayanyöntemlerden biridir. Taşra teşkilatı olmayan kurumlarda hizmetindenyararlanılamayan personelin daha verimli çalışmasını sağlamak üzere kazanılmışhaklarını koruyarak başka bir kuruma atanmasında hukuk güvenliği ilkesineaykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 6., 7., 36., 87. ve 91.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
3- Kanun Hükmünde Kararname'nin 12. Maddesiyle 2797 SayılıYargıtay Kanunu'nun 30. Maddesinin Birinci Fıkrasında Yapılan Değişiklik
Dava dilekçesinde, kuralın siyasal amaç güdülerek yapıldığı, buamacın cumhuriyetin demokrasinin, demokratik hukuk devleti ile insan hak veözgürlüklerinin güvencesi olan bağımsız ve tarafsız yargının bağımlı ve taraflıhale getirilmesi olduğu belirtilerek Anayasanın Başlangıç'ı ile 2., 4., 5., 6.,7., 8., 9. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenilen kuralla Yargıtay Birinci Başkanı ve YargıtayCumhuriyet Başsavcısı seçilebilmek için öngörülen sekiz yıl Yargıtay üyeliğiyapmış olma şartı dört yıla, Yargıtay başkanvekili, daire başkanı ve YargıtayCumhuriyet Başsavcıvekili seçilebilmek öngörülen altı yıl üyelik yapmış olmaşartı ise üç yıla indirilmiştir. Kural yukarıda (1) numaralı başlık altındaincelenen 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesiyle 6.1.1982 günlü,2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrasında yapılandeğişiklikle paralel düzenlemeler içermektedir. İptal isteminin aynıgerekçelerle reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
4- Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. Maddesiyle 2802 SayılıHâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 8. Maddesinin Birinci Fıkrasının (k) BendindeYapılan Değişiklik
Dava dilekçesinde, avukatlıktan hâkimlik ve savcılık adaylığınageçme yaşının otuzbeşten kırkbeşe çıkarılmasını öngören kuralın kamu yararıdışında siyasi ve güncel nedenleri bulunduğu belirtilerek, Anayasa'nınBaşlangıç'ı ile 2., 6., 7., 87. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
İptali istenen kural, avukatlık mesleğinden hâkim ve savcıadaylığına geçebilmek için üst yaş sınırının otuzbeşten kırkbeşe çıkarılmasınıöngörmektedir.
Bir normun amacı anayasallık denetimi açısından sınırlı birişleve sahiptir. Anayasanın açıkça amaç öngörmediği durumlarda Anayasa'nın 2.maddesindeki 'hukuk devleti' ilkesi gereğince, yasama işlemlerinin kişiselyararları değil kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yapılması zorunludur. Kamuyararının sübjektif niteliği dolayısıyla bir yasanın kamu yararı dışında biramaç güttüğü ancak açıkça görülebilen durumlarda Anayasa'ya aykırılık nedeniolarak görülebilir. Amaç yönünden Anayasa'ya aykırılıktan söz edilebilmesi içinkamu yararı dışında özel bir çıkarın gözetildiğinin tespiti gerekir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletindeyasaların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucu,Anayasa'ya aykırı olmamak kaydıyla her türlü düzenlemeyi yapma yetkisine sahipolup, düzenlemenin kamu yararına uygun olup olmadığının belirlenerek takdiredilmesi yasama organına aittir. Anayasa'ya uygunluk denetiminde, kanunkoyucunun kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil, incelenenkuralın kamu yararı dışında belli bireylerin ya da grupların çıkarlarıgözetilerek yasalaştırılmış olup olmadığının incelenebileceği açıktır.
Hâkim ve savcı sayısının yetersizliği karşısında, bu açığıkapatmak amacıyla avukatlıktan hâkimlik ve savcılık mesleğine geçmek için üstyaş sınırının otuzbeşden kırkbeşe çıkarılmasının temel nedeninin daha fazlakişinin başvurusuna olanak tanımak olduğu anlaşılmaktadır. Hâkim ve savcıaçığının ne şekilde kapatılacağını belirlemek bir yerindelik sorunu olup,yasama organı alternatif yöntemlerden uygun gördüğünü tercih etme yetkisinesahiptir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, ZehraAyla PERKTAŞ, Erdal TERCAN ve Zühtü ARSLAN bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 6., 7., 87. ve 91.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
5- Kanun Hükmünde Kararname'nin 16. Maddesiyle 2802 SayılıHâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 9/A Maddesinin Beşinci Fıkrasının Birinci veİkinci Cümlelerinde Yapılan Değişiklikler
Dava dilekçesinde, hakimlik ve savcılık adaylığı sınavına girenadaylardan yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan almış olmak koşuluyla enyüksek puan alandan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen kadro sayısınınbir katı fazlası adayın mülakata çağrılmasını öngören kuralın, siyasi iktidarınyargıda kadrolaşmasına olanak sağlamak amacıyla yapıldığı savıyla Anayasa'nın2., 9., 10., 70., 138. ve 140. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenen kural, hâkim ve savcı adaylığına atama içinyapılacak sınavlarda mülakata çağrılacak aday sayısını sınav ilanında yer alankadro sayısının iki katı olarak belirlemiştir.
Bir normun amacı anayasallık denetimi açısından sınırlı birişleve sahiptir. Anayasa'nın açıkça amaç öngörmediği durumlarda Anayasa'nın 2.maddesindeki 'hukuk devleti' ilkesi gereğince, yasama işlemlerinin kişiselyararları değil kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yapılması zorunludur. Kamuyararının sübjektif niteliği dolayısıyla bir yasanın kamu yararı dışında biramaç güttüğü ancak açıkça görülebilen durumlarda Anayasa'ya aykırılık nedeniolarak görülebilir. Amaç yönünden Anayasa'ya aykırılıktan söz edilebilmesi içinkamu yararı dışında özel bir çıkarın gözetildiğinin tespiti gerekir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletindeyasaların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucu,Anayasa'ya aykırı olmamak kaydıyla her türlü düzenlemeyi yapma yetkisine sahipolup, düzenlemenin kamu yararına uygun olup olmadığının belirlenerek takdiredilmesi yasama organına aittir. Anayasa'ya uygunluk denetiminde, kanunkoyucunun kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil, incelenenkuralın kamu yararı dışında belli bireylerin ya da grupların çıkarlarıgözetilerek yasalaştırılmış olup olmadığının incelenebileceği açıktır.
Kamu hizmetlerine girişte mülakat sınavı yapılmasının temelamacı o görevi en iyi şekilde yapacak liyakatli adayların belirlenmesinisağlamaktır. Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında memurların ve diğerkamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük haklarının kanunladüzenleneceği ifade edilmiştir. Buna göre, devlet memurluğuna alınmada mülakatyapılmasının öngörüldüğü durumlarda, mülakata çağrılacak aday sayısınıbelirleme konusunda yasama organının takdir hakkına sahip bulunduğu açıktır.
Anayasa Mahkemesi kaymakam adaylığı sınavlarıyla ilgili olarak,ilan edilen kadronun dört katı adayın mülakata çağrılmasını öngören 9.6.1930günlü, 1700 sayılı Kanun'un; 25.6.2009 günlü, 5917 sayılı Kanun'un 1.maddesiyle eklenen 2/A maddesine ilişkin 14.4.2011 günlü, E.2009/63, K.2011/66sayılı kararında yazılı sınav ve mülakat biçiminde yapılan giriş sınavlarında,yazılı sınavı kazanan tüm adaylar yerine, belli sayıda adayın mülakata çağrılıpçağrılmamasının yasama organının takdirinde olduğuna karar vermiştir.
Yazılı sınavda başarılı olanlar arasından söz konusu kişilerinsözel ifade yeteneklerinin, muhakeme güçlerinin, temsil niteliklerinin, genelve fiziki görünümlerinin, ikna kabiliyetlerinin, genel yetenek ve genelkültürlerinin değerlendirilebilmesi amacıyla yapılacak mülakatta, idareninmümkün olduğunca seçme şansına sahip bulunması için alınacak kadrodan dahafazla adayın mülakata çağrılması gerekmektedir. Ancak, yasama organı çağrılacakaday sayısını belirlerken mülakatı açıkça anlamsız kılabilecek veya yazılısınavın nesnel sonuçlarını ortadan kaldırabilecek bir uygulama yapmamaya daözen göstermelidir. İptali istenen kuralla yazılı sınavda başarılı olanlararasından ilan edilen kadronun iki katı fazlası adayın mülakata çağrılmasınıöngörülmüştür. Çağrılacak aday sayısının mülakatı veya yazılı sınavı açıkçaanlamsız kılacak bir oran niteliğinde olduğu söylenemez.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, ZehraAyla PERKTAŞ, Erdal TERCAN ve Zühtü ARSLAN bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın, Anayasa'nın 9., 10., 70., 138. ve 140. maddeleriyleilgisi görülmemiştir.
6- Kanun Hükmünde Kararname'nin 26. Maddesiyle 4954 SayılıTürkiye Adalet Akademisi Kanunu'na Eklenen Geçici Madde 11
Dava dilekçesinde, hakim ve savcı adaylarının beş yıllık geçicibir süre için stajın bir yılını tamamladıktan sonra Adalet Bakanlığının teklifive Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararı ile mesleğe kabul edilmelerineimkan tanınmasının kamu yararına uygun olmadığı gibi yargı yetkisinin bağımsızmahkemelerce kullanılmasını ve bireylerin hak arama özgürlüğünü düzenleyenhükümlere aykırı olduğu belirtilerek kuralın Anayasa'nın 2., 9. ve 36.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenen kural, beş yıl süreyle bir yıllık stajınıtamamlayan adli ve idari yargı hâkim ve savcı adaylarının Adalet Bakanlığınınteklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararıyla mesleğe atanmalarınaolanak tanımaktadır.
Hâkim ve savcı açığını kapatmak amacıyla getirildiği anlaşılankural, yukarıda (4) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle Anayasa'nın2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 9. ve 36. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
8.8.2011 günlü, 650 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü HakkındaKanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararname'nin:
A) 2., 3., 4., 7., 8., 9., 10., 11., 13., 21., 22., 23., 24.,25., 27., 28., 29., 30., 31., 33., 34., 36., 37., 38., 39., 40. ve 41.maddelerinin yürürlüğünün durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığındanREDDİNE,
B) 1- Tümüne ve 1., 5., 6., 12., 14., 15., 16., 17., 18., 19.,20., 26., 32., 35., 42., 43. ve 44. maddelerine,
2- İçerikleri itibariyle Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen;
a- 5. maddesiyle, 6.1.1982 günlü, 2575 sayılı DanıştayKanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklere,
b- 6. maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilen 2575 sayılıKanun'un 12. maddesinin (3) numaralı fıkrasına,
c- 12. maddesiyle, 4.2.1983 günlü, 2797 sayılı YargıtayKanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklere,
d- 15. maddesiyle, 24.2.1983 günlü, 2802 sayılı Hâkimler veSavcılar Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yapılandeğişikliğe,
e- 16. maddesiyle 2802 sayılı Kanun'un 9/A maddesinin beşincifıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yapılan değişikliklere,
f- 26. maddesiyle, 23.7.2003 günlü, 4954 sayılı Türkiye AdaletAkademisi Kanunu'na eklenen Geçici Madde 11'e,
yönelik iptal istemleri, 18.7.2012 günlü, E. 2011/113, K.2012/108 sayılı kararla reddedildiğinden, bu Kanun Hükmünde Kararname'ninyürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE,
18.7.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII- İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında 'Kanun, kanunhükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
8.8.2011 günlü, 650 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü HakkındaKanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararname'nin 2., 3., 4., 7., 8., 9., 10., 11., 13., 21.,22., 23., 24., 25., 27., 28., 29., 30., 31., 33., 34., 36., 37., 38., 39., 40.ve 41. maddelerinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince bu maddelere ilişkin iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'deyayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VIII- SONUÇ
8.8.2011 günlü, 650 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü HakkındaKanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararname'nin:
A) 6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkinve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum veKuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkinKonularda Yetki Kanunu'na yönelik iptal istemi, 27.10.2011 günlü, E. 2011/60,K. 2011/147 sayılı kararla reddedildiğinden, kararnamenin tümüne yönelik iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B) 1- 1., 5., 6., 12., 14., 15., 16., 17., 18., 19., 20., 26.,32., 35., 42., 43. ve 44. maddeleri, 6223 sayılı Kanun kapsamında olduğundanAnayasa'ya aykırı olmadığına ve bu maddelere ilişkin iptal isteminin REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
2- 2., 3., 4., 7., 8., 9., 10., 11., 13., 21., 22., 23., 24.,25., 27., 28., 29., 30., 31., 33., 34., 36., 37., 38., 39., 40. ve 41. maddeleri6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bu maddelerin Anayasa'ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
3- 2., 3., 4., 7., 8., 9., 10., 11., 13., 21., 22., 23., 24.,25., 27., 28., 29., 30., 31., 33., 34., 36., 37., 38., 39., 40. ve 41.maddelerinin iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncüfıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu maddelereilişkin İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAKALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
C) İçerikleri itibariyle Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen;
1- 5. maddesiyle, 6.1.1982 günlü, 2575 sayılı DanıştayKanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişikliklerin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyuve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 6. maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilen 2575 sayılıKanun'un 12. maddesinin (3) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
3- 12. maddesiyle, 4.2.1983 günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun30. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişikliklerin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
4- 15. maddesiyle, 24.2.1983 günlü, 2802 sayılı Hâkimler veSavcılar Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yapılandeğişikliğin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, FulyaKANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, ErdalTERCAN ile Zühtü ARSLAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
5- 16. maddesiyle 2802 sayılı Kanun'un 9/A maddesinin beşincifıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yapılan değişikliklerin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Erdal TERCAN ile Zühtü ARSLAN'ın karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA,
6- 26. maddesiyle, 23.7.2003 günlü, 4954 sayılı Türkiye AdaletAkademisi Kanunu'na eklenen Geçici Madde 11'in Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
18.7.2012 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
8.8.2011 günlü, 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nin5., 12., 15., 16., 17., 18., 19., 20. ve 26. maddelerinin iptali istemininreddine karar verilmiştir.
Anayasa'nın 7., 87. ve 91. maddelerinin birlikteincelenmesinden, yasama yetkisinin genel ve asli bir yetki olup, TBMM'ne aitbulunması ve devredilememesi karşısında, KHK çıkarma yetkisinin, kendisine özgüve ayrık bir yetki olduğu bu nedenle yasama yetkisinin devri anlamına gelecekya da bu izlenimi verecek biçimde yaygınlaştırılamayacağı anlaşılmaktadır. Bubağlamda, maddenin Danışma Meclisi'nde görüşülmesi sırasında KHK çıkarabilmesiiçin hükümete yetki verilmesinin nedeni ''çok acele hallerde hükümetin elindeuygulanacak bir seri kural olmadığı için, acele olarak çıkarılıp ve hemenolayın üstüne gidilmesi gereken hallerde çıkarılması için bu düzenlemegetirilmiştir'' biçiminde açıklanmış; Anayasa Komisyonu Başkanı'nca da 'Kanunhükmünde kararname' yasama meclisinin acil bir durumda, kanun yapmak içingeçecek sürede çıkaracağı kanun ihtiyacı, halledilmesi gereken meseleyiçözemeyeceğine; o zaman çok geç kalınacağı endişesinden kaynaklanan birmüessesedir ve bu müessese bunun için kurulmuştur.' denilerek, getirilendüzenlemenin amacı vurgulanmıştır.
Bütün ayrık durumlarda olduğu gibi, KHK çıkarma yetkisininsınırlarının da genişletilmemesi, yasama belgelerinde yer alan getiriliş amacıdışında kullanılmaması ve yaygınlaştırılarak yasama yetkisinin devrine yolaçılmaması gerekir. TBMM'nde öncelik ve ivedilikle görüşülme zorunluluğunauyulmamasının bir yaptırıma bağlanmamış olması, yasama organının bu konudakidenetimini etkisiz hale getirdiğinden, söz konusu yetkinin olabildiğince darkapsamlı kullanılmasının, Anayasa'nın 91. maddesinin getiriliş amacıylabağdaşmayan tasarrufların önlenmesi bakımından büyük önem taşıdığı açıktır.
KHK çıkarma yetkisinin, yasama yetkisinin devredilmezliğiilkesinin istisnasını oluşturması nedeniyle çok dar bir alanda ve getiriliş amacınauygun olarak kullanılmasından, yasama ve yürütme organı aynı derecedesorumludur. Buna göre, KHK çıkarma yetkisinin, süratle önlem alınmasınıgerektiren konularda sorunların gecikmeden çözümlenmesi amacına yönelik olarakverilmesi, bu yetkinin Bakanlar Kurulu'nca kullanılmasında da aynı amacıngözetilerek yasama yetkisinin devri sonucunu doğuracak uygulamalardankaçınılması gerekir. Aksi halde yürütme organı, yasama yetkisi ile donatılıp,kuvvetler ayrılığı ilkesi ihlâl edilerek, fonksiyon gaspına yol açılmış olur.
KHK'nin iptali istenen kuralları incelendiğinde; Bakanlar Kurulutarafından kullanılan düzenleme yetkisinin, yasama yetkisinin devri sonucunudoğuracak biçimde çok geniş bir alanı kapsadığı, amacına uygun olarak önemli,acil ve zorunlu bir gereksinmeden kaynaklanmadığı, istisnai olması gereken biryetkinin genel düzenleme yetkisine dönüştürüldüğü görülmektedir.
Bu nedenle 650 sayılı KHK'nin iptali istenen 5., 6/3., 12., 17.,18., 19., 20. ve 26. maddeleri, Anayasa'nın 7., 87. ve 91. maddelerineaykırıdır.
Öte yandan, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasına göre,siyasi haklar ve ödevlerin KHK'lerle düzenlenmesi olanaklı değildir. Kamuhizmetlerine girme hakkının düzenlendiği 70. maddeye Anayasa'nın 'siyasi haklarve ödevler' başlıklı bölümünde yer verilmiştir. Bu maddede, Her Türk'ün, kamuhizmetlerine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada görevin gerektirdiğiniteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceği belirtilmiş, maddegerekçesinde de 'Kamu hizmetlerine girme vatandaşların en tabii hakkıdır.1961-1980 arası, siyasi partilerin, uygulamada pek titizlik göstermedikleri birmaddedir. Prensip olarak, kamu hizmetlerine girme hakkı 1961 Anayasasındaolduğu gibi aynen muhafaza edilmiştir. Ancak kamu hizmetine alınacak memur ve kamugörevlileri ile ilgili düzenlemede bu hakkın kötüye kullanılmasını önleyecekhükümler getirilmiştir.' denilerek, Madde'nin düzenlenmesindeki amaçbelirtilmiştir. Buna göre, kamu hizmetlerine girme hakkının, KHK'lerledüzenlenemeyeceğinde duraksamaya yer yoktur.
650 sayılı KHK'nin 15. ve 16. maddeleri ile kamu hizmetinealınmada bazı ölçütlere yer verilerek, Anayasa'nın 91. maddesine göre KHK'lerledüzenlenemeyecek olan 'siyasi haklar ve ödevler' başlıklı bölümde yer alan kamuhizmetlerine girme hakkıyla ilgili 70. madde kapsamında bir düzenlemeyapılmıştır. Bu durumun Anayasa'nın 91. maddesi ile bağdaşmadığı açıktır.
Belirtilen nedenlerle 650 sayılı KHK'nin dava konusukurallarının Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunlukgörüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOY GEREKÇESİ
6223 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak kararlaştırılan 650sayılı (KHK) Kanun Hükmünde Kararname'nin iptali istenilen 15. ve 16. maddeleriile 24.2.1983 günlü ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun hâkimadaylığına atanma koşulları yeniden düzenlenmiştir.
KHK'nin 15. maddesi, Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 8.maddesinde yaptığı değişiklik ile avukatlık mesleğinden hâkim ve savcıadaylığına geçebilmek için üst yaş sınırını otuz beşten kırk beşe çıkartmış,KHK'nin 16. maddesi de Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 9/A maddesinin beşincifıkrasının birinci ve ikinci cümlesinde değişiklikyaparak, hâkim adaylığınaatanmak için yapılacak sınavlarda mülakata çağrılacak aday sayısının, ilandayer alan kadro sayısından iki kat fazla olacağını hükme bağlamıştır.
Anayasa'nın 91. maddesinde, olağan dönemde çıkarılacak kanunhükmünde kararnameler ile Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikincibölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncübölümde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin düzenlenemeyeceği öngörülmüştür.
Anayasa'nın 'Hizmete girme' başlıklı 70. maddesinde 'HerTürk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevingerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.'denilmekte vesöz konusu kural, Anayasa'nın dördüncü bölümündeki siyasi haklar ve ödevlerile ilgili düzenlemeler içinde yer almaktadır.
650 sayılı KHK'nin 15. ve 16. maddeleri kamu hizmetinegireceklerde aranacak koşulu ve sınavda izlenecek yöntemi yenidendüzenlemektedir. Düzenlemelerin, kamu hizmetine girme hakkına ilişkin olduğundave Anayasa'nın dördüncü bölümündeki siyasi haklar ve ödevler ile ilgiyasaklanan alan içinde yer aldığında duraksama bulunmamaktadır.
Buna göre, 650 sayılı KHK'nin 15. ve 16. maddeleri, Anayasa'nın91. maddesi ile olağan dönemde çıkarılacak kanun hükmünde kararnameler içinyasaklanan alanı düzenlemekte ve bu haliyle Anayasa'ya aykırılıkoluşturmaktadır.
Açıklanan nedenle kuralların iptali gerektiğinden, redde ilişkinçoğunluk görüşüne katılmadım.
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOY YAZISI
8.8.2011 günlü, 650 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü HakkındaKanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesiyle 24.2.1983 günlü, 2802 sayılıHakimler ve Savcılar Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendindedeğişiklik yapılarak avukatlıktan hakimlik ve savcılık adaylığına geçme yaşı35'ten 45'e çıkarılmış; 16. maddesiyle de yine 2802 sayılı Kanun'un 9/Amaddesinin beşinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde değişiklikleryapılarak hakimlik ve savcılık adaylığı sınavına giren adayların 100 tam puanüzerinden en az 70 puan almış olmak koşuluyla en yüksek puan alandan başlamaküzere sınav ilanında belirtilen kadro sayısının bir katı fazlası adayınmülakata çağrılması öngörülmüştür.
İptal davasına konu olan 15. ve 16. maddedeki kurallarla, kamuhizmetinde bulunmayan kişilerin bir kamu hizmeti olan hakimlik ve savcılığaalınmaları düzenlenmektedir.
Kamu hizmetlerine girme hakkı, Anayasa'nın İkinci Kısım,Dördüncü Bölümünde yer alan 70. maddesinde düzenlenmiş, maddede her Türk'ünkamu hizmetine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada görevingerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım yapılamayacağı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 91. maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebileceği, ancaksıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikincikısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin kanunhükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle, hakimlikve savcılık mesleğine girişe ilişkin düzenlemelerin kanun hükmünde kararnameile yapılmasına olanak bulunmamaktadır.
650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. ve 16. maddelerininAnayasa'nın 91. maddesine aykırı olmaları nedeniyle iptalleri gerekir.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOY GEREKÇESİ
Anayasa'nın 7. maddesinde, 'Yasama Yetkisi Türk Milleti adınaTürkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.' hükmü yer almıştır.Anayasa'nın 87. maddesinde ise , 'Bakanlar Kuruluna belli konularda kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek' Türkiye Büyük Millet Meclisi'ningörev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Anayasa'nın 91. maddesinde 'Türkiye Büyük Millet Meclisi,Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancaksıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikincikısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler kanunhükmünde kararnamelerle düzenlenemez.' denilmektedir.
Yukarıya aynen alınan madde hükümlerinden yasama yetkisiningenel ve asli bir yetki olup devredilemeyeceği, kanun hükmünde kararnameçıkarma yetkisinin ise kendine özgü istisnai bir yetki olduğu ve Anayasa'nın91. maddesinde belirtilen sınırlar içinde kullanılabileceği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 'siyasi haklar ve ödevler' başlıklı Dördüncübölümünde yer alan 70. madde de ise 'Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkınasahiptir. Hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka bir ayırımgözetilemez.' hükmü yer almıştır. Madde hükmü ile kamu hizmetlerine girme hakkıdüzenlenirken, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka birayırım gözetilemeyeceği de belirtilmek suretiyle bu hakkın güvence altınaalındığı açıktır.
8.8.2011 günlü, 650 Sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü HakkındaKanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararname'nin;
1) 15. maddesinde '24.2.1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler veSavcılar Kanununun 8. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan'otuzbeş' ibaresi 'kırkbeş' şeklinde değiştirilmiştir.'
2) 16. maddesinde; '2802 Sayılı Kanunun 9/A maddesinin beşincifıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan 'bir katı' ibareleri 'ikikatı' şeklinde değiştirilmiştir.' denilmektedir.
Görüldüğü gibi; 2802 sayılı Yasa'nın 8. maddesinde yapılandeğişiklikle avukatlık mesleğinden hakim ve savcı adaylığına geçebilmek içinüst yaş sınırı otuzbeşten kırkbeşe çıkarılmakta; 2802 sayılı Yasa'nın 9/Amaddesinde yapılan değişiklikle ise hakim adaylığına atama için yapılacaksınavlarla ilgili olarak mülakata çağrılacak aday sayısı sınav ilanında yeralan kadro sayısının iki katı fazlası olarak belirlenmektedir.
Bu durumda, 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesiile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 8. maddesinin birincifıkrasının (k) bendinde, 16. maddesi ile 2802 sayılı Kanun'un 9/A maddesininbeşinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yapılan düzenleme,Anayasa'nın dördüncü bölümünde yer alan 70. maddede hüküm altına alınan 'kamuhizmetine girme hakkına' ilişkin olup, Anayasa'nın 91. maddesine göre KanunHükmünde Kararname ile düzenlenmesi mümkün olmayan, yasak alan içindedir.
Açıklanan nedenle 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. ve16. maddesi Anayasa'nın 7., 87., 70. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ve iptaligerektiği düşüncesi ile verilen karara katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
İptali istenen 650 sayılı 'Adalet Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü HakkındaKanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesi, 2802 sayılı Hakimler ve SavcılarKanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan 'otuzbeş'ibaresini 'kırkbeş' olarak; 16. maddesi de aynı Kanunun 9/A maddesinin beşincifıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan 'bir katı' ibarelerini 'ikikatı' olarak değiştirmiştir.
Dava konusu birinci kuralın değiştirdiği 2802 sayılı Kanun'un 8.maddesinin 'k' bendi avukatlıktan hakim ve savcı adaylığına geçiş şartlarınıdüzenlemektedir. Buna göre, 'Avukatlık mesleğinden adaylığa geçmek isteyenleriçin; yukarıdaki (ı) bendi hariç diğer şartları taşımakla birlikte,mesleklerinde fiilen en az beş yıl çalışmış, giriş sınavının yapıldığı tarihitibariyle kırkbeş yaşını doldurmamış ve kendi aralarında yapılacak olan yazılıyarışma sınavında ve mülakatta başarılı olmak, şarttır.'
Aynı Kanun'un, 650 sayılı KHK'nın 16. maddesiyle değiştirilen9/A maddesinin beşinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde ise hakim vesavcı adaylığına atama için yapılacak mülakat sınavına, yazılı sınavda başarılıolanlar arasından sınav ilanında belirtilen kadro sayısının 'iki katı'fazlasının çağrılacağı hususu düzenlenmektedir.
Bu kuralların Anayasa'nın 91. maddesi uyarınca kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyecek alan içinde kalıp kalmadığının incelenmesigerekir. Anayasa'nın 91. maddesine göre, 'sıkıyönetim ve olağanüstü hallersaklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerindeyer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alansiyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.' Esasen buhüküm, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması konusunda Anayasa'nın 13.maddesiyle getirilen kanunilik şartına paraleldir. Olağan dönemlerde, sosyal veekonomik haklar dışında kalan temel hak ve hürriyetlerin, kanuna göre istisnaibir tasarruf olan kanun hükmünde kararnameyle düzenlenemeyeceğininbelirtilmesi, bu hak ve hürriyetleri daha fazla güvence altına almayayöneliktir.
Anayasa'nın dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar veödevlerden biri olan 'kamu hizmetine girme hakkı', Anayasa'nın 91. maddesindekanun hükmünde kararnameyle düzenlenmesi yasaklanan haklardan biridir.Anayasa'nın 70. maddesine göre, 'Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkınasahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbirayırım gözetilemez.' Madde, (a) vatandaşların kamu hizmetine girme hakkınasahip olduklarını, (b) ancak bu hakkın mutlak olmadığını, hakkı kullanmakisteyenlerden görevin gerektirdiği niteliklerin aranabileceğini ve (c) bunitelikler dışında göreve alınmada hiçbir ayırım yapılamayacağınıdüzenlemektedir.
Kamu hizmetine girme ve hizmete alınmada hangi nitelik veşartların aranacağı hususu Anayasa'nın 70. maddesi kapsamındadır. Nitekim,Anayasa Mahkemesi 3268 sayılı 'Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri HakkındakiBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu'nun bazı maddelerininAnayasa'ya aykırılığının ileri sürüldüğü davada 70. maddenin kapsamına ilişkintespitlerde bulunmuştur. Buna göre, '657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun,devlet memurluğuna alınmayı düzenleyen 46-57. maddelerinin, Anayasa'da 'Hizmetegirme' kenar başlığı altında getirilmiş olan ve her Türk'ün, kamu hizmetlerinegirme hakkına sahip olduğunu, hizmete alınmada, görevin gerektirdiğiniteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceğini açıklayan 70. maddesiyleilgisi ortadadır. Ne var ki, 3268 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle BakanlarKuruluna verilen düzenleme yetkisi, 657 sayılı Kanuna tabi memurlar ve kamuhizmetlileri bakımından da idari, mali ve sosyal haklarda iyileştirmeleryapmakla sınırlandırılmıştır. Yasa ile belirlenen bu amaç gözönündetutulduğunda, 3268 sayılı Yasa'nın, Türk vatandaşlarının devlet memurluğunaalınmaları ile ilgili bir alanda yeni olanaklar yaratmak üzere değişiklik vedüzenleme yapılmasını kapsamadığı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.' (E.1986/15, K. 1987/1, K.T: 6.1.1987).
İptali istenen kurallar, bir kamu görevi olan hakim ve savcıadaylığına giriş şartlarına ilişkindir. Hakim ve savcı adaylığına girişte hangişart ve niteliklerin aranacağı, bu kamu hizmetine girecek kişilerin kimlerarasından ve nasıl seçileceği gibi hususlar kamu hizmetine girme hakkınınuygulanmasına dair düzenlemelerdir. Dolayısıyla, bu düzenlemeler Anayasa'nın91. maddesi uyarınca kanun hükmünde kararnameyle düzenlenemeyecek 'yasak alan'içine girmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin15. ve 16. maddeleri Anayasa'nın 91. maddesine aykırıdır ve iptali gerekir.
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Zühtü ARSLAN