ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2011/13
Karar Sayısı : 2012/45
Karar Günü : 22.3.2012
R.G. Tarih-Sayı : 21.07.2012-28360
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Birecik Asliye HukukMahkemesi
(E. 2011/13, E. 2011/14)
İTİRAZLARIN KONUSU: 1- 8.5.1991 günlü, 3717sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri veTazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin YürürlüktenKaldırılması Hakkında Kanun'un 23.7.2010 günlü, 6009 sayılı Kanun'un 30.maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin,
2- 2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun;
a- 2. maddesinin,
b- (1) sayılı Tarifesinin '(A) Mahkeme Harçları' bölümüne 6009sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen (V) numaralı fıkranın,
Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 55. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle açılan davalarda,keşif işlemleri için harç ve ücret alınmasının Anayasa'ya aykırı olduğuiddiasını ciddi gören Mahkeme, kuralların iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1- 8.5.1991 günlü, 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet DavalarınıTakip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı HarçlarKanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun'un 23.7.2010günlü, 6009 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle değiştirilen itiraz konusu 2.maddesi şöyledir:
'Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemiiçin; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, askerî mahkemelerdeki subay üyelere,adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmaklayetkili memurlara, Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayan il ve ilçelerdedavaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa göreyetkili kılınan kişilere (275); yazı işleri müdürlerine, hâkim veya Cumhuriyetsavcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog vepedagoglara, muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerineve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adlî ve idarî yargıpersoneline (200); mübaşir ve hizmetlilere (150) gösterge rakamının memur aylıkkatsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar yol tazminatı ödenir.
Bu madde uyarınca yol tazminatı bütçenin ilgili tertibinden herayın sonunda ödenir ve ayrıca yevmiye ödenmez.
Bir kişinin alacağı aylık yol tazminatı tutarı, en yüksek Devletmemuru aylığının ek gösterge dahil iki katını geçemez.
Kamu adına takibi gereken işler ile Hazine avukatlarına, Hazineavukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirlerineödenecek yol giderleri ile yol tazminatı, bu madde hükümlerine göre bütçeninilgili tertibinden ödenir.
Bu madde uyarınca ödenen yol tazminatı damga vergisi hariçherhangi bir vergiye tabi tutulmaz.
Yol giderleri ilgili kişiler tarafından karşılanır. Görülen işlerbirden fazla ise ödenecek yol gideri uzaklıkla orantılı şekilde hesaplanır.'.
2- 2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun;
a- itiraz konusu 2. maddesi şöyledir:
'Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifedeyazılı olanları, yargı harçlarına tabidir.
Ceza mahkemelerinde şahsi hukuka ait hakların hüküm altınaalınması hâlinde de, celse harçları hariç olmak üzere (1) sayılı tarifeye göreharç alınır.'
b- itiraz konusu (1) sayılı Tarifesinin '(A) Mahkeme Harçları'bölümüne 6009 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen (V) numaralı fıkraşöyledir:
'V. Keşif harcı: 120 TL. (Mahkemelerce re'sen veyaistem üzerine verilen keşif ya da tespit kararlarını yerine getirmek için)'.
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 55. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince HaşimKILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, RecepKÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla2011/13 ve2011/14 Esas sayılı dosyalarda 24.2.2011 gününde yapılan ilk incelemetoplantılarında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.
A- Anayasa'nın 152. maddesi ile 2949 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davadauygulanacak bir kanun veya kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa,ilgili kural ya da kuralların iptali için Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmaya yetkilidir. Ancak bu hükümler uyarınca, bir mahkemenin AnayasaMahkemesi'ne başvurabilmesi için, yöntemince açılmış, mahkemenin görevine girenbakmakta olduğu bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da bu davadauygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanındeğişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kanun veya kanun hükmündekararnamelerdir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 492 sayılı Kanun'un 2.maddesinin tamamının iptali istemiyle başvurmuştur.
İtiraz konusu kuralın ikinci fıkrasında, ceza mahkemelerinde şahsihukuka ait hakların hüküm altına alınması hâlinde, celse harçları hariç olmaküzere Kanun'a bağlı (1) sayılı Tarifeye göre harç alınacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla anılan fıkranın hukuk davası niteliğindeki bakılmakta olandavalarda uygulanması mümkün değildir.
Bu nedenle 2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2.maddesinin ikinci fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmaktaolduğu davalarda uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkinbaşvuruların Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle kararverilmiştir.
B- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesigereğince 2011/13 ve 2011/14 Esas sayılı dosyalarda 24.2.2011gününde yapılan ilk inceleme toplantılarında;
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca,2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıpçalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'ninçalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, FettahOTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esassayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve oyçokluğuyla,
2- Dosyalarda eksiklik bulunmadığından:
a- 8.5.1991 günlü, 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet DavalarınıTakip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı HarçlarKanunu'nun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun'un 23.7.2010günlü, 6009 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin,
b- 2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun;
aa- 2. maddesinin birinci fıkrasının,
bb- (1) sayılı Tarifesinin Yargı Harçları başlıklı '(A) MahkemeHarçları' bölümüne 6009 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen (V) numaralıfıkranın,
esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
24.2.2011 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, 2011/14 Esassayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2011/13 Esas sayılı davaile birleştirilmesine, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2011/13 Esassayılı dosya üzerinden yürütülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. maddesi ile 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davadauygulanacak bir kanun veya kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa,ilgili kural ya da kuralların iptali için Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmaya yetkilidir. Ancak bu hükümler uyarınca, bir mahkemenin AnayasaMahkemesi'ne başvurabilmesi için, yöntemince açılmış, mahkemenin görevine girenbakmakta olduğu bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da bu davada uygulanacakolması gerekir. Uygulanacak kural ise, bakılmakta olan davanın değişikevrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kanun veya kanun hükmündekararnamelerdir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 3717 sayılı Kanun'un 6009 sayılıKanun'un 30. maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin tamamının iptaliniistemektedir.
İtiraz konusu kuralın birinci fıkrasında, daire dışında yapılmasıgereken her keşif ve icra işlemi için, hâkim ve savcılar ile adalet personelinebelli gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacaktutar kadar 'yol tazminatı' ödeneceği; ikinci fıkrasında, anılan tazminatınbütçenin ilgili tertibinden karşılanacağı; üçüncü fıkrasında, bir kişininalacağı aylık toplam yol tazminatı tutarının üst sınırı; dördüncü fıkrasında,kamu adına takibi gereken işler ile Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayanil ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirlerine ödenecek yol giderlerive yol tazminatının bütçenin ilgili tertibinden karşılanacağı; beşincifıkrasında ise yol tazminatının damga vergisi hariç herhangi bir vergiyetabi tutulmayacağıdüzenlenmektedir. Keşif işlemine katılacak kamu görevlileri,genel bütçenin ilgili tertibinden yapılacak söz konusu ödemelere keşfekatılmakla birlikte kendiliğinden hak kazanırlar. Bunun için Mahkeme'ninherhangi bir karar vermesi ya da işlem yapması gerekmez. Yapılan ödemelerindaha sonra yargılama gideri olarak taraflara yükletilmesi ise usul kanunlarındayer alan yargılama giderlerine ilişkin özel hükümlerin konusudur. Dolayısıylaitiraz konusu kuralın anılan fıkraları bakılmakta olan davalarda uygulanacakkural niteliğinde değildir.
Bu nedenle 8.5.1991 günlü, 3717 sayılı Adli Personel ile DevletDavalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 SayılıHarçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun'un,23.7.2010 günlü, 6009 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle değiştirilen 2. maddesininbirinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarının, itiraz başvurusundabulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından,bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddineoybirliğiyle karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- 3717 sayılı Kanun'un 6009 sayılı Kanun'un 30. Maddesiyle Değiştirilen2. Maddesinin Son Fıkrasının İncelenmesi
Başvuru kararlarında, kuralın Anayasa'ya aykırılığına ilişkindoğrudan bir gerekçe gösterilmemiş, 6009 sayılı Kanun ile keşfe katılan kamugörevlilerine ödenen yol tazminatına ilişkin sistemin bütünüyle değiştirilmesiAnayasa'ya aykırı görülerek, anılan sistemin bir parçası olan 3717 sayılıKanun'un 2. maddesinin diğer fıkraları yanında son fıkrasını oluşturan kuralında, Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 55. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
İtiraz konusu kuralın birinci cümlesinde, daire dışında yapılmasıgereken keşif işlemleri için gerekli yol giderinin ilgili kişiler tarafındankarşılanacağı; ikinci cümlesinde, görülen işler birden fazla ise ödenecekyol giderinin uzaklıkla orantılı şekilde hesaplanacağı düzenlenmiştir.3717 sayılı Kanun'un 6009 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle değiştirilen 2.maddesinin dördüncü fıkrasında kamu adına takibi gereken işler ile Hazineavukatları ve davaları takibe yetkili daire amirleri için ödenecek yolgiderleri özel olarak hüküm altına alınmış olup, bunlar kural kapsamındadeğildir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan 'sosyal hukuk devleti', insanhaklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarınıgüvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil birdenge kurabilen, millî gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gerekenönlemleri alan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsaldengeleri gözeten devlettir.
Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında 'Herkes, meşruvasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı vedavalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir'hükmüne yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü veadil yargılanma hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında,diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisidir. Kuşkusuz bireylereiddialarını ispat etmek için delil ileri sürme olanağının tanınması da adilyargılanma hakkının gereklerindendir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinde, ispatyükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlananhukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; 25. maddesinin (2)numaralı fıkrasında, hâkimin kanunla belirtilen durumlar dışında kendiliğindendelil toplayamayacağı düzenlenmiştir. Buna göre hukuk yargılamasında keşifyapılabilmesi için, kural olarak kendi lehine hak çıkaracak olan tarafıntalepte bulunması gerekir.
Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, iddia edilen vakıayı ispatederek buna bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkarmak isteyen ve bunedenle keşif yapılması talebinde bulunan taraftan, işlem daire dışındayapılması gerektiğinde, işleme katılacakları mahalline götürüp getirecek aracıişleten kişiye ödenecek olan yol giderinin alınması doğaldır. Yol gideriniödeme gücü olmayanların ise 6100 sayılı Kanun'un 334 ilâ 340. maddeleriarasında düzenlenmiş olan adlî yardım müessesinden yararlanma olanakları bulunmaktadır.
Diğer taraftan 6100 sayılı Kanun'un 325. maddesinde, hâkimtarafından re'sen başvurulması gereken deliller için gereken giderlerintaraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine,tarafların ödememesi durumunda, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftanalınmak üzere Hazineden ödenmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait herçeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları; 31. maddesinde, keşifişlemlerine hukuk yargılamasındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmişolduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 325. maddesi idari yargı alanında yapılacakkeşif işlemleri yönünden de uygulanır. Buna göre hukuk ve idari yargıalanlarında re'sen keşif yapılmasına karar verilmesi gereken durumlarda, yolgiderinin ödenmemesi taraflar aleyhine sonuç doğurmaz, ödeme gücünebakılmaksızın bu gider Hazineden karşılanır.
İtiraz konusu kuralın birinci cümlesinde taraflara yol gideriniödeme yükümlülüğü getirilmekle birlikte, bunun keşif deliline dayanılmasınıengellememesi için gerekli yasal tedbirlere de yer verilmiştir. İtiraz konusukuralın ikinci cümlesinde ise birden fazla keşif işleminin yapılması gerekendurumlarda, yol giderinin uzaklıkla orantılı olarak hesaplanacağı düzenlenerek,hakkaniyet ölçü alınmıştır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 36.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 10. ve 55. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2- 492 sayılı Kanun'un 2. Maddesinin Birinci Fıkrasının İncelemesi
Başvuru kararlarında, kuralın Anayasa'ya aykırılığına ilişkindoğrudan bir gerekçe gösterilmemiş, keşif harcını düzenleyen 492 sayılıKanun'un (1) sayılı Tarifesinin '(A) Mahkeme Harçları' bölümüne 6009 sayılıKanun'un 20. maddesiyle eklenen (V) numaralı fıkrası Anayasa'ya aykırıgörüldüğünden, anılan harç dahil tüm yargı harçlarının alınmasının dayanağınıteşkil eden kuralın da Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 55. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, 492 sayılı Kanun'un (1) sayılı Tarifesindebelirtilen yargı işlemlerinden harç alınması düzenlenmiştir. Kural,sadece keşif işlemine ilişkin olmayıp, tüm yargı hizmetlerinden alınacakharçların dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla kuralla ilgili sorun, yargıhizmetlerinden harç alınıp alınamayacağına ilişkindir.
Harç, kamu kurum ve kuruluşlarının sunduğu hizmetlerdenyararlananlardan, bu yararlanmaları karşılığı alınan bedeldir. Kuşkusuz yargıhizmetleri de, kamu kurumlarının sunduğu en önemli hizmetlerden biridir.Anayasa'da yargı hizmetlerinin ücretsiz olarak verileceğine ve Devletin harçalma yetkisi dışında tutulacağına dair hüküm bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 36.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 10. ve 55. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
3- 492 Sayılı Kanun'un (1) sayılı Tarifesinin '(A) MahkemeHarçları' Bölümüne 6009 sayılı Kanun'un 20. Maddesiyle Eklenen (V) NumaralıFıkranın İncelenmesi
Başvuru kararlarında, keşif harcı alınmasının meşru birdayanağının bulunmadığı, keşif işleminin bedelinin Devlete değil işleminyapılmasına katılan kamu görevlilerine ödenmesi gerektiği, 6009 sayılı Kanunile yapılan değişikliklerin bu bedelin harç adı altında hazineyeaktarılmasından sonra genel bütçe üzerinden keşfe katılan kamu görevlilerineödenmesini düzenlemek suretiyle kamu görevlilerinin hak ettikleri bedele çokgeç kavuşmaları sonucunu doğurduğu, davanın açılması sırasında alınanharcın yanında yargılama devam ederken ayrıca keşif harcı adı altında bir harçalınmasının hak arama hürriyetini engellediği, harç muafiyetlerine ilişkinhükümlerin keşif harcı bakımından uygulanmamasının eşitlik ilkesini ihlalettiği belirtilerek itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 2., 10., 36. ve55. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, mahkemelerce re'sen veya istem üzerineverilen keşif ya da tespit kararlarının yerine getirilmesi için 120 TL keşifharcı alınacağı düzenlenmiştir. Keşif işlemine katılan hâkim ve Cumhuriyetsavcıları ile adalet personeline ödenecek olan yol tazminatının kuralladoğrudan bir ilgisi olmayıp, bu husus 3717 sayılı Kanun'un 6009 sayılı Kanun'un30. maddesiyle değiştirilen 2. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Keşif işlemi, kural olarak ilgili tarafın talebi üzerine, ilerisürülen iddianın ispatı bakımından delil elde edilmesi biçimindeki kişiselyararın sağlanması için, daire dışında ve kamu görevlilerinin ayrı bir emeksarf etmesi suretiyle verilen bir yargı hizmeti olup, bunun ayrıca harç konusuyapılması harçlara ilişkin anayasal ilkelere aykırı değildir.
Anayasa Mahkemesi'nin 20.10.2011 günlü, 2011/54 Esas ve 2011/142Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kanun koyucunun yargı hizmetlerininverilmesi karşılığında harç alınması biçiminde düzenleme yapma yetkisibulunmakla birlikte, bunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adilyargılanma hakkını ihlal etmemesi için 'harcın miktarının makul olması','harcın alınmasında haklı bir amacın olması', 'ulaşılmak istenen amaç ile harçmiktarı arasında orantı olması' ve 'ödeme gücü olmayanlar bakımından etkiliadlî yardım sisteminin olması' kriterlerine uyulması gerekmektedir. NitekimAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da bu yöndedir (Tolstoy-Miloslavsky/İngiltere, 13.6.1995,No: 18139/91; Kreuz/Polonya, 18.6.2001, No: 28249/95; Bakan/Türkiye,12.6.2007, No: 50939/99; Ülger/Türkiye, 26.6.2007, No: 25321/02).
Keşif harcını ödeme gücü olmayanların 6100 sayılıKanun'un 334 ilâ 340. maddeleri arasında düzenlenmiş olan adlî yardımmüessesinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. Diğer taraftan 6100 sayılıKanun'un 325. maddesinde re'sen keşif yapılmasına karar verilmesi gerekendurumlar için adlî yardım hükümlerinden daha geniş bir düzenlemeye yerverilerek, taraflarca ödenmeyen giderlerin ödeme gücüne bakılmaksızın Hazinedenkarşılanacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla keşif harcını ödeme gücüolmayanlar bakımından adlî yardım olanağı bulunmaktadır. Diğer yandan harcın,haklı bir amaç taşıması, makul ve orantılı olması ilkelerine de aykırıbir yönü bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 36.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 10. ve 55. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
VII- SONUÇ
1- 8.5.1991 günlü, 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet DavalarınıTakip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı HarçlarKanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun'un, 23.7.2010günlü, 6009 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin sonfıkrasının,
2- 2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun;
a- 2. maddesinin birinci fıkrasının,
b- (1) SAYILI TARİFE'sinin '(A) Mahkeme Harçları' bölümüne 6009sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen (V) numaralıfıkranın,
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 22.3.2012gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN