ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2011/141
Karar Sayısı : 2013/10
Karar Günü : 10.1.2013
R.G. Tarih-Sayı :28.12.2013-28865
İPTAL DAVASINI AÇAN : TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Emine Ülker TARHAN ve Muharrem İNCE ile birlikte116 milletvekili
İPTAL DAVASININKONUSU : 11.10.2011 günlü, 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin;
A- İlk ve esas incelemelerinde, 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 59. ve 60.maddeleri uyarınca Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ'ın reddine,
B- Tümünün ve ayrı ayrı tüm maddeleri ile ekindeki cetvel velistelerin, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 7., 87. ve 91. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına,
C- 1- 3.maddesinin,
2- 5. maddesinin (1)numaralı fıkrasında yer alan ''Başbakan tarafından belirlenecek diğerbakanlar,'' ibaresinin,
3- 6. maddesinin (1)numaralı fıkrasında yer alan ''Başbakan ve ilgili Bakan tarafındanseçilecek birer üye ve'' ibaresinin,
4- 7. maddesinin (3)numaralı fıkrasının (ğ) bendindeki yer alan 'Başbakan veya ilgili Bakanve'' ibaresinin,
5- 9. maddesinin (2)numaralı fıkrasının,
6- 10. maddesinin (2)numaralı fıkrasının (o) bendinde yer alan 'Başbakan veya ilgili Bakanve'' ibaresinin,
7- 11. maddesinin (2)numaralı fıkrasının (k) bendinde yer alan 'Başbakan veya ilgili Bakanve'' ibaresinin,
8- 12. maddesinin (2)numaralı fıkrasının (h) bendinde yer alan 'Başbakan veya ilgili Bakanve'' ibaresinin,
9- 13. maddesinin (3)numaralı fıkrasının,
10- 14. maddesinin (1)numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin,
11- 16. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ''değerlendirmek,önceliklendirmek, faydalı olacağı değerlendirilen faaliyetlere ilişkin'' ibaresinin,
12- 22. maddesinin (2)numaralı fıkrasının,
13- 24. maddesinin;
a- (2) numaralıfıkrasının 'Yüksek Kurum Başkanı ile Kurum Başkanları, müşterek kararlaatanır.' biçimindeki birinci cümlesinin,
b- (3) numaralı fıkrasının,
14- 27. maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasındayer alan '' Bakanlar Kurulunun teklifi ve '' ibaresinin,
b- (2) numaralı fıkrasının,
15- Geçici 1. maddesinin,
Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6., 7., 11., 36., 70., 91.,104., 112., 123., 124., 128. ve 134. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerekiptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına,
karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Kanun Hükmünde Kararname Kuralları
11.10.2011 günlü, 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih YüksekKurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin maddeleri,eki cetvel ve listeler şöyledir:
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Görevler
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu KanunHükmünde Kararnamenin amacı, Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke veinkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldanaraştırmak, tanıtmak, yaymak ve yayımlar yapmak amacıyla; Atatürk'ün manevîhimayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı,Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu ve TürkTarih Kurumundan oluşan, kamu tüzel kişiliğine sahip, Atatürk Kültür, Dil veTarih Yüksek Kurumunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.
(2) Başbakan, Yüksek Kurum ile ilgili yetkilerini birBakan aracılığı ile kullanabilir.
(3) Yüksek Kurumun merkezi Ankara'dadır.
Tanımlar
MADDE 2- (1)Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında;
a) Yüksek Kurum: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih YüksekKurumunu,
b) İlgili Bakan: Başbakanın Yüksek Kurum ileilgili yetkilerini devrettiği Bakanı,
c) Kurum: İlgisine göre Atatürk AraştırmaMerkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezibaşkanlıklarını,
ifade eder.
Görevler
MADDE 3- (1) Yüksek Kurumungörevleri şunlardır:
a) Türk dili, tarihi, kültürü ve bütün yönleriyleAtatürk ve eseri üzerinde sosyal ve beşerî bilimler bütünlüğü içinde bilimselaraştırmalar yapmak, yaptırmak ve bu konularda seminer, sempozyum, konferans vebenzeri ulusal ve uluslararası etkinlikler düzenlemek, yayınlar yapmak ve bualandaki çalışmaları desteklemek.
b) Sosyal ve beşerî bilimler alanında özgün bilgiüretimi için ortamlar hazırlamak, bu çerçevede bütünleşik bilgi sistemi kurmak,araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek, eşgüdüm sağlamak, izlemek.
c) Milletimizin sosyal ve kültürel gelişmesine katkı sağlayacakalanlarda bilimsel araştırmalar yapmak, yaptırmak ve bu alanda yapılançalışmalara destek vermek.
ç) Milli kültürümüzün ve diğer kültürlerin klasikleşmiş bilim vedüşünce eserlerinin günümüz Türkçesine çevrilmesini, basılmasını veyayımlanmasını sağlamak.
d) Görev alanı kapsamında ulusal ve uluslararası kurum vekuruluşların bilimsel çalışmalarını ve bu alandaki gelişmelerle ilgili yayınlarınıtakip etmek, gerekli görülenleri tercüme ettirerek basılmasını veyayımlanmasını sağlamak.
e) Mevzuatla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
İKİNCİ BÖLÜM
Teşkilat ve Görevler
Teşkilat
MADDE 4- (1) Yüksek Kurumunteşkilatı, Yüksek Danışma Kurulu, Yönetim Kurulu, Başkanlık, Kurumlar ve hizmetbirimlerinden oluşur.
(2) Yüksek Kurumun teşkilatı, ekli (I) sayılı cetveldegösterilmiştir.
Yüksek Danışma Kurulu
MADDE 5- (1)Yüksek Danışma Kurulu, Başbakanın veya ilgili Bakanın başkanlığında, Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Dışişleri Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı, MilliEğitim Bakanı ile Başbakan tarafından belirlenecek diğer bakanlar,Yükseköğretim Kurulu Başkanı, Cumhurbaşkanınca Yüksek Kurumun görev alanınagiren konularda özgün bilimsel araştırmalarıyla tanınan bilim adamlarıarasından üç yıllığına seçilen üç üye ile Yüksek Kurum Başkanı ve KurumBaşkanlarından oluşur. Cumhurbaşkanı ve Başbakan gerekli gördükleri hâllerde,Yüksek Danışma Kuruluna başkanlık eder.
(2) Yüksek Danışma Kurulu, Yüksek Kurumun ve Kurumların bilim vekültür alanındaki çalışmalarını ve etkinliklerini değerlendirir ve gereklitavsiye kararlarını alarak, görüşlerini Yüksek Kuruma ve Kurumlarabildirir. Bu kararlar Yüksek Kurum ve Kurumlar tarafından öncelikle dikkate alınır.
(3) Yüksek Danışma Kurulu yılda bir defa toplanır; Başbakanın veyailgili Bakanın çağrısı üzerine her zaman olağanüstü toplantı yapılabilir.Gerektiğinde ilgili diğer kurum ve kuruluş temsilcileri de ilgili Bakantarafından toplantılara davet edilebilir.
(4) Toplantı gündemi, Yüksek Kurum Başkanı tarafından hazırlanırve Başbakanın veya ilgili Bakanın onayından sonra toplantıdan en az bir ay önceüyelere dağıtılır. Olağanüstü toplantı hâllerinde bu süre aranmaz.
(5) Yüksek Danışma Kurulunun sekretarya işleri, Yüksek KurumBaşkanlığınca yerine getirilir.
(6) Yüksek Danışma Kurulunca gerekli görülen kararlar, ResmîGazete'de yayımlanır.
(7) Yüksek Danışma Kurulunun çalışma usûl ve esasları yönetmeliklebelirlenir.
Yönetim Kurulu
MADDE 6- (1) Yönetim Kurulu, YüksekKurum Başkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek iki üye ileBaşbakan ve ilgili Bakan tarafından seçilecek birer üye ve Kurum Başkanlarındanoluşur.
(2) Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ilgili Bakan tarafından seçileceküyelerin görev süresi üç yıldır. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Buüyeliklerde görev süresi dolmadan herhangi bir nedenle boşalma olması hâlinde,boşalan üyelik için üç ay içinde aynı usûlle yeni seçim yapılır; bu şekildeseçilen üyelerin görev süresi de üç yıldır.
(3) Yönetim Kurulu, en az beş üyenin katılımıyla toplanır vekatılan üyelerin çoğunluğuyla karar alır. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz.Eşitlik hâlinde Başkanın oyu doğrultusunda karar alınır.
(4) Yönetim Kurulu, en az ayda bir kez olağan toplantısını yapar.Gerekli hâllerde Başbakan veya ilgili Bakan, Yönetim Kurulunu olağanüstütoplantıya çağırabilir.
(5) Yüksek Kurum Başkanı ile Kurum Başkanlarının bulunmadığıhâllerde, kendilerine vekâlet eden yardımcıları oy hakları da bulunmak üzeretoplantıya katılır.
(6) Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:
a) Bu Kanun Hükmünde Kararnameyle Yüksek Kuruma ve Kurumlaraverilen görevlerin etkin ve verimli biçimde yerine getirilmesine yönelik temelpolitika ve stratejileri belirlemek.
b) Yüksek Kurumun ve Kurumların faaliyetlerine esas alınacakilkeleri belirlemek.
c) Yüksek Kurumun ve Kurumların faaliyet etkinliğinideğerlendirmek, tespit edilen sorunlara karşı gerekli görülen tedbirlere kararvermek.
ç) Yüksek Kurum Başkanlığınca sunulan, Yüksek Kurumun ve Kurumlarınkısa ve uzun vadeli çalışma programları ile bu programlarda yapılması öngörülendeğişiklikleri, Yüksek Kurum ve Kurumların amaç ve hedeflerine uygunluğu veyeterliği açısından inceleyerek karara bağlamak.
d) Yüksek Kurumun ve Kurumların politika ve stratejilerinin uyumve tamamlayıcılığını sağlayacak çözüm ve tedbirleri karara bağlamak.
e) Yüksek Kurumun ve Kurumların güçlü bir uyum ve etkin birkoordinasyon içinde faaliyet yürütmelerini sağlayacak çözüm ve tedbirlerikarara bağlamak.
f) Yüksek Kurum Başkanlığınca sunulan, Yüksek Kurum ve Kurumlarınyıllık çalışma raporlarını inceleyerek karara bağlamak.
g) Yüksek Kurumun ve Kurumların bütçelerini görüşmek.
ğ) Yüksek Kurum ve Kurumlarca hazırlanan idarî düzenlemelerigörüşerek Başbakan veya ilgili Bakanın onayına sunmak.
h) Yüksek Kurum ve Kurumların taşınmazların alınması,yaptırılması, satılması, kiralanması, rehin ve ipotek tesis edilmesi, hizmetsatın alınması ve bağışların kabul edilmesi hususlarındaki önerilerini kararabağlamak.
ı) Yüksek Kurum ve Kurumlar tarafından verilecek hizmetlereilişkin ücret tarifelerini belirlemek.
i) Mevzuatla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
(7) Yönetim Kurulunun sekretarya işleri Yüksek Kurum Başkanlığıncayerine getirilir.
(8) Yönetim Kurulunun çalışma usûl ve esasları yönetmelikledüzenlenir.
Başkanlık
MADDE 7- (1) Başkanlık, YüksekKurum Başkanı, iki Başkan yardımcısı ile hizmet birimlerinden oluşur.
(2) Yüksek Kurum Başkanı, Yüksek Kurumun en üst düzey yöneticisiolup Yüksek Kurum hizmetlerini, mevzuata, Yönetim Kurulunca belirlenen ilkelerile politika ve stratejilere, Yüksek Kurumun stratejik planına, performansölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygun olarak düzenler ve yürütür.Yüksek Kurum Başkanı, Yüksek Kurumun genel yönetim ve temsilinden sorumludur.
(3) Yüksek Kurum Başkanının görevleri şunlardır:
a) Yönetim Kuruluna sunulacak tüzük ve yönetmelik taslakları,bütçe taslakları, kısa ve uzun vadeli çalışma programları ile çalışmaraporlarını hazırlamak.
b) Yönetim Kurulunun Yüksek Kurum faaliyetlerine ilişkinkonulardaki kararlarına yönelik önerileri hazırlamak.
c) Yönetim Kurulunun Yüksek Kurum faaliyetlerine ilişkinkararlarını uygulamak.
ç) Kurumlar ve hizmet birimleri arasında koordinasyonu sağlamak.
d) Yüksek Kurumun stratejik planını, performans ölçütlerini, amaçve hedeflerini, hizmet kalite standartlarını belirlemek, insan kaynakları veçalışma politikalarını oluşturmak.
e) Yüksek Kurumun belirlenen politika ve stratejilere uygun olaraketkin ve verimli çalışmasına yönelik gerekli tedbirleri uygulamak.
f) Yüksek Kurumun yönetim ve işleyişine ilişkin diğer görevleriyerine getirmek.
g) Yüksek Kurum ve Kurumların her türlü faaliyet ve işlemleri ileilgili inceleme ve araştırma yaptırmak.
ğ) Başbakan veya ilgili Bakan ve Yönetim Kurulu tarafından verilendiğer görevleri yerine getirmek.
(4) Yüksek Kurum Başkanı, görev ve yetkilerini, sınırlarını açıkçabelirlemek ve yazılı olmak kaydıyla Başkan yardımcılarına devredebilir.
Kurumlar
MADDE 8- (1) Atatürk AraştırmaMerkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezibaşkanlıkları, Yüksek Kurumun kuruluşuna dâhil olan Kurumlardır. Kurumlar ayrıkamu tüzel kişiliğine sahip olup, hizmet ve görevlerini mevzuat hükümleri ileYönetim Kurulunca belirlenen ilke, politika ve stratejiler doğrultusunda YüksekKurum Başkanlığının gözetim, denetim ve eşgüdümünde yerine getirir.
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı
MADDE 9- (1) Atatürk AraştırmaMerkezi Başkanlığı, Yüksek Kuruma bağlı, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğinesahip, görev alanında bilimsel hizmet ve faaliyette bulunan bir kurum olup,Başkan, bir Başkan yardımcısı ve bilim kurulundan oluşur. Başkanlığın merkeziAnkara'dadır.
(2) Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Atatürk'ün kişiliği, düşüncesi, ilkeleri ve inkılâpları ileTürkiye Cumhuriyeti tarihini ilgilendiren kaynakları ve Cumhuriyet dönemindeüretilen temel bilim ve kültür eserlerini incelemek ve yayıma hazırlamak veyahazırlatmak.
b) Atatürk, millî mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi ileilgili Türkçe ve yabancı dillerde yazılmış kitap, broşür, dergi ve benzerimateryali toplamak, bilimsel yöntemlerle düzenlemek, yürütülen faaliyetlerkapsamında değerlendirmek, araştırmacıların ve kamuoyunun hizmetine sunmak.
c) Görevi ile ilgili konularda bilimsel nitelikli kongreler,konferanslar, seminerler, kurslar, her türlü bilimsel toplantılar, geziler,sergiler düzenlemek; bu alanda yurtiçinde ve yurt dışında düzenlenen bilimseletkinliklere katılmak.
ç) Görevi ile ilgili konularda süreli ve süresiz yayınlar yapmak,aynı mahiyetteki yayınları Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göredesteklemek, yaptığı araştırma, inceleme, kongre, konferans ve seminerlerinsonuçlarını yayımlamak.
d) Görevi ile ilgili konularda inceleme ve araştırma yapacaklarave lisansüstü çalışmalarda bulunacaklara Yönetim Kurulunca belirlenecekesaslara göre her türlü destek ve yardımlarda bulunmak.
e) Yurtiçinde ve yurtdışında Atatürkçü düşünce, Atatürk ilke veinkılâpları konuları ile Cumhuriyetimizin kuruluşunu hazırlayan ve Cumhuriyetdönemindeki olayların sebepleri ve gelişmeleri konularında üstün başarılıeserler veren yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişileri Yönetim Kuruluncabelirlenecek esaslara göre desteklemek.
f) Görevleri ile ilgili olarak, yurtiçinde ve yurtdışında yerli veyabancı, resmî ve özel eğitim, bilim, kültür, sanat kurum ve kuruluşları ilearaştırma merkezleri, arşivleri ve benzeri yerlerde ve çeşitli dallardakiaraştırmacı, yazar ve sanatkârlarla Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslaragöre işbirliğinde bulunmak.
g) Görev alanına giren konularda, yurtiçi ve yurtdışındakiyayınları izlemek, incelemek, değerlendirmek.
ğ) Bütünleşik Bilgi Sistemi dâhilinde, arşiv ve dokümantasyonmerkezi, bilgi bankaları ve veri tabanları oluşturmak, özgün telif eserleryazmak veya yazdırmak, bunları yayınlamak, tanıtmak, yaymak ve basılan eserlerikütüphanelere göndermek.
h) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre, Bütünleşik BilgiSistemi dâhilinde, belirlenen öncelikli konularda projeler hazırlamak ya dahazırlatmak; bu projelere katılacak yüksek lisans ve doktora öğrencilerineyurtiçi ve yurtdışı burslar vermek, üstün başarı gösterenleri ödüllendirmek.
ı) Başbakan veya ilgili Bakan ve Yönetim Kurulunca verilen diğergörevleri yerine getirmek.
Türk Dil Kurumu Başkanlığı
MADDE 10- (1) Türk Dil KurumuBaşkanlığı, Yüksek Kuruma bağlı, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine sahip,görev alanında bilimsel hizmet ve faaliyette bulunan bir kurum olup, Başkan,bir Başkan yardımcısı ve bilim kurulundan oluşur. Başkanlığın merkezi Ankara'dadır.
(2) Türk Dil Kurumu Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Türk dilinin kaynak eserlerini tespit ederek incelemek veyayına hazırlamak, Türkçe ile ilgili yurtiçinde ve yurtdışında yapılanaraştırmaları takip etmek; Bütünleşik Bilgi Sistemi dâhilinde, arşiv vedokümantasyon merkezi, bilgi bankaları ve veri tabanları oluşturmak.
b) Türkçenin ticarî hayatta, kitle iletişim araçlarında, eğitim veöğretim kurumlarında ve sosyal hayatın diğer alanlarında doğru ve güzelkullanılması hususunda öncü görevi üstlenerek gerekli uyarıları yapmak,girişimlerde bulunmak, kamuoyunu, kurum ve kuruluşları bilgilendirmek,Türkçenin yozlaştırılmasına, yabancı sözcüklerin ve yazım biçimlerininyayılmasına karşı dil bilincini güçlendirmek.
c) Türkçenin söz ve anlam yapısını korumak ve geliştirmek, yazılıve sözlü kaynaklardan Türk dili ile ilgili derleme ve taramalar yapmak.
ç) Türk dilinin zenginleşmesine yönelik inceleme ve araştırmalaryapmak, yazım kılavuzları ve sözlükler hazırlamak, bilim, sanat, spor terimleriile teknik terim ve kavramları karşılayacak Türkçe terim ve kavramlarınbulunmasına yönelik araştırma ve incelemelerde bulunmak.
d) Türkçe dil bilgisi üzerinde araştırma ve incelemelerdebulunmak, buna dayalı olarak Türk dilinin yapısına ilişkin dil bilgileri ileTürkçenin tarihi ve karşılaştırmalı dil bilgilerini hazırlamak ve bunlarıyayımlamak.
e) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre, Türkçeyi dünyamilletlerine tanıtacak ve kullanımını yaygınlaştıracak uluslararası etkinliklerdüzenlemek.
f) Türk dili ve Türkçe dil bilgisi konularında kongreler,sempozyumlar, konferanslar, toplantılar, sergiler, geziler düzenlemek; yurtiçive yurtdışında yapılan aynı konu ve mahiyetteki toplantılara katılmak, YönetimKurulunca belirlenecek esaslara göre bu tür etkinlikleri desteklemek.
g) Görevleri ile ilgili olarak, yurtiçinde ve yurt dışında yerliveya yabancı, gerçek ve tüzel kişiler, eğitim, bilim, kültür, sanat kurum vekuruluşları, araştırma merkezleri, araştırmacı, yazar ve sanatkârlarla YönetimKurulunca belirlenecek esaslara göre işbirliğinde bulunmak.
ğ) Görevleri ile ilgili konularda yurtiçi ve yurtdışındakiyayımları izlemek, incelemek, değerlendirmek.
h) Yabancıların Türkçeyi öğrenmesini kolaylaştırıcı bilimselçalışmalar yapmak.
ı) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre Türkçenintanıtılması ve öğretilmesine yönelik olarak yurtiçinde ve yurt dışındaçalışmalar yürütmek, bu alanda yurtiçinde ve yurtdışında yürütülen çalışmalarıdesteklemek.
i) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre Türk dili ve kültürüyleilgili yerli ve yabancı temel eserler ile bu konulardaki tarihî, ilmî ve edebîdeğeri bulunan eserlerle ilgili çeviri, sadeleştirme ve tıpkıbasım çalışmalarıile içerik incelemelerini yürütmek, desteklemek ve bu çalışmaların sonuçlarınıyayımlamak.
j) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre Türk dili ileilgili olarak üniversiteler, eğitim ve araştırma kuruluşları ile gerçek vetüzel kişilerce yürütülen eğitim ve araştırma faaliyetlerini desteklemek.
k) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre, görev alanınagiren konularda akademisyenlerin ve araştırmacıların yetiştirilmeleri vegeliştirilmeleri için imkânlar sağlamak; bu amaçla ödüller ve burslar vermek,yurtiçinde ve yurtdışında lisansüstü eğitim ve araştırma faaliyetlerinidesteklemek.
l) Diğer birimlerle koordinasyon içinde tespit edeceği ölü ya dayaşayan dünya dillerindeki klasikleşmiş bilim ve düşünce eserlerinin, Kurumbünyesinde veya üniversitelerde ya da kamu veya özel diğer araştırmakurumlarında, tercüme grupları oluşturmak veya hizmet satın almak suretiyleTürkçeye çevrilmesini sağlamak; bunun için yapay zekâya dayalı otomatik dilaraçları geliştirmek veya geliştirilmesini desteklemek ve elde edilen sonuçlarıyayımlamak; basılan eserleri kütüphanelere göndermek.
m) Yüksek Kurum bünyesinde ya da diğer araştırma kurumlarındaüretilen özgün eserlerden gerekli olanları, diğer birimlerle koordinasyoniçinde tespit ederek süreli ve süresiz yayınlar yoluyla yabancı dillereaktarmak.
n) Bütünleşik Bilgi Sistemi dâhilinde, kendi çalışma alanlarıylailgili ve öncelikli konularda projeler hazırlamak ya da hazırlatmak; YönetimKurulunca belirlenecek esaslara göre, bu projelere katılacak yüksek lisans vedoktora öğrencilerine yurtiçi ve yurtdışı burslar vermek, üstün başarıgösterenleri ödüllendirmek.
o) Başbakan veya ilgili Bakan ve Yönetim Kurulunca verilen diğergörevleri yerine getirmek.
Türk Tarih Kurumu Başkanlığı
MADDE 11- (1) Türk Tarih KurumuBaşkanlığı, Yüksek Kuruma bağlı, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine sahip,görev alanında bilimsel hizmet ve faaliyette bulunan bir kurum olup, Başkan,bir Başkan yardımcısı ve bilim kurulundan oluşur. Başkanlığın merkeziAnkara'dadır.
(2) Türk Tarih Kurumu Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Türk tarihi ve Türkiye tarihini tüm yönleriyle hakikatlereuygun biçimde ortaya koyacak çalışmalar yapmak, tarihimizle ilgili karalama veçarpıtmalara karşı ulusal ve uluslararası kamuoyunu aydınlatmak.
b) Türk tarihi ve Türkiye tarihinin kaynak eserlerini tespitetmek, incelemek ve yayına hazırlamak, bu alanda yurtiçi ve yurtdışındakiaraştırmaları takip etmek.
c) Bütünleşik Bilgi Sistemi dâhilinde, arşiv ve dokümantasyonmerkezi, bilgi bankaları ve veri tabanları oluşturmak; görev alanıyla ilgiliözgün bilimsel araştırmalar yapmak, yaptırmak ve elde edilen sonuçlarıyayımlamak; basılan eserleri kütüphanelere göndermek.
ç) Türk tarihi ve Türkiye tarihine ilişkin kaynakları toplamak,incelemek, gerekli görülenleri Türkçeye çevirmek, yaymak ve yayımlamak.
d) Türk tarihi ve Türkiye tarihini aydınlatmaya yarayacak belge vemalzemeyi toplamak, arşiv ve dokümantasyon merkezleri kurmak, niteliğibelirlenen belge ve malzemeyi elde etmek için gerekli araştırmaları,incelemeleri, kazıları yapmak ve yaptırmak.
e) Türk tarihi ve Türkiye tarihiyle ilgili yeni buluşları vebilimsel konuları yaymak ve tanıtmak üzere bilimsel toplantılar yapmak,kongreler, sergiler ve geziler düzenlemek.
f) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre, tarih sevgisinive bilincini kökleştirecek, geliştirecek ve yaygın hâle getirecek, tariharaştırmalarını ve çalışmalarını özendirecek, destekleyecek her türlü tedbirialmak, gerekli çalışma plan ve programlarını yapmak.
g) Görevleriyle ilgili olarak, yurtiçinde ve yurtdışında Türktarihi veya Türkiye tarihi üzerinde çalışan, araştırma ve yayın yapan kurum,kuruluş ve araştırma merkezleriyle, arşivlerle Yönetim Kurulunca belirlenecekesaslara göre işbirliğinde bulunmak, kitap, yayın ve orijinallerindençoğaltılmış belge mübadele etmek.
ğ) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre Türk tarihi,Türkiye tarihi ve Türk kültürüyle ilgili yerli ve yabancı temel eserler ile bukonulardaki tarihî, ilmî ve edebî değeri bulunan eserlerle ilgili çeviri,sadeleştirme ve tıpkıbasım çalışmaları ile içerik incelemelerini yürütmek,desteklemek ve bu çalışmaların sonuçlarını yayımlamak.
h) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre Türk tarihi veTürkiye tarihi ile ilgili olarak üniversiteler, eğitim ve araştırma kuruluşlarıile gerçek ve tüzel kişilerce yürütülen eğitim ve araştırma faaliyetlerinidesteklemek.
ı) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre, görev alanınagiren konularda akademisyenlerin ve araştırmacıların yetiştirilmeleri vegeliştirilmeleri için imkânlar sağlamak; bu amaçla ödüller ve burslar vermek,yurtiçinde ve yurtdışında lisansüstü eğitim ve araştırma faaliyetlerinidesteklemek.
i) Türk tarihi ve Türkiye tarihini sevdirmek amacıyla tarihmüzeleri ve benzeri halka açık her türlü bilgilendirme platformlarını kurmak,kurdurmak, Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre, kamu kurum ve kuruluşlarıile gerçek ve tüzel kişiler tarafından oluşturulan benzeri tesisleridesteklemek.
j) Bütünleşik Bilgi Sistemi dâhilinde, kendi çalışma alanlarıylailgili ve öncelikli konularda projeler hazırlamak ya da hazırlatmak; YönetimKurulunca belirlenecek esaslara göre, tez konularını bu projeler çerçevesindebelirleyen ve böylece bu çalışmalara katılan yüksek lisans ve doktoraöğrencilerine yurtiçi ve yurtdışı burslar vermek, üstün başarı gösterenleriödüllendirmek.
k) Başbakan veya ilgili Bakan ve Yönetim Kurulunca verilen diğergörevleri yerine getirmek.
Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı
MADDE 12- (1) Atatürk KültürMerkezi Başkanlığı, Yüksek Kuruma bağlı, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğinesahip, görev alanında bilimsel hizmet ve faaliyette bulunan bir kurum olup,Başkan, bir Başkan yardımcısı ve bilim kurulundan oluşur. Başkanlığın merkeziAnkara'dadır.
(2) Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Dil ve tarih dışında, düşünce, sanat, edebiyat, folklor vebilim başta olmak üzere millî kültürümüzün diğer alanlarının kaynak eserlerinitespit etmek, incelemek ve yayına hazırlamak; bu alanlarla ilgili olarakyurtiçinde ve yurtdışında yapılan araştırmaları takip etmek.
b) Yurtiçinde ve yurtdışında Türk kültürü üzerinde araştırma ve incelemelerdebulunan, Türk kültürünün yayılmasına hizmet eden, gelişmesi yolunda faaliyetlergösteren, kurum, kuruluş, araştırma merkezleri, gerçek ve tüzel kişilerleYönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre işbirliğinde bulunmak.
c) Türk kültürünün çeşitli alanlarında hizmet veren kamu kurum vekuruluşlarının, özel kurumların çalışmalarına katılmak, onlarla işbirliğindebulunmak, gerekli görülen talepleri karşılamak.
ç) Görev alanıyla ilgili konularda süreli ve süresiz yayınlaryapmak, kongre, konferans, toplantı, gösteri, gezi ve sergiler düzenlemek vebenzeri faaliyet ve hizmetlerde bulunmak.
d) Yurtiçinde ve yurtdışında Türk kültürünün, töre vegeleneklerinin tanıtılması için gerekli her türlü hizmet ve faaliyetleriYönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre yerine getirmek, tanıtma kurum vekuruluşları ile ortak çalışmalar yapmak, işbirliğini gerçekleştirmek.
e) Kültür ve sanat alanında toplumsal gelişmeye katkı sağlayannitelikte eserler üretmek, çalışmalar yapmak, bu nitelikteki eser ve çalışmalarıYönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre desteklemek.
f) Bütünleşik Bilgi Sistemi dâhilinde, arşiv ve dokümantasyonmerkezi, bilgi bankaları ve veri tabanları oluşturmak; belirtilen alanlardabilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak; görev alanıylailgili özgün bilimsel araştırmalar yapmak, yaptırmak ve elde edilen sonuçlarıyayımlamak; tanıtmak, yaymak ve basılan eserleri kütüphaneleregöndermek.
g) Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre, Bütünleşik BilgiSistemi dâhilinde, kendi çalışma alanlarıyla ilgili ve öncelikli konulardaprojeler hazırlamak ya da hazırlatmak; bu projelere katılacak yüksek lisans vedoktora öğrencilerine yurtiçi ve yurtdışı burslar vermek, üstün başarıgösterenleri ödüllendirmek.
ğ) Yurt dışındaki kültür varlığımızın araştırılmasını vekorunmasını desteklemek; Türkiye ile diğer Türk dilli devlet ve topluluklararasındaki kültürel ve sosyal ilişkilerin bilimsel zeminde gelişmesine dönükfaaliyetler yapmak.
h) Başbakan veya ilgili Bakan ve Yönetim Kurulunca verilen diğergörevleri yerine getirmek.
Bilim kurulları
MADDE 13- (1)Kurumların bünyesinde bilim kurulları kurulur.
(2) Bilim kurulları, Kurum Başkanı, Başkan yardımcısı ve aslîüyelerden oluşur.
(3) Bilim kurullarının oluşumu, üyelerinin seçimi, görevleri,çalışma usûl ve esasları ile bilim kurullarına ilişkin diğer hususlaryönetmelikle düzenlenir.
Kurum üyeleri
MADDE 14- (1) Kurumlarınaslî, şeref ve haberleşme olmak üzere üç türlü üyesi vardır. Üyelikleriçin gereken nitelikler, yapılacak seçim ve görevlendirmelerin usûlü,üyeliklerin sayısı ve görev süresi, üyelerin görev, yetki ve sorumlulukları ileüyelikle ilgili diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir.
Hizmet birimleri
MADDE 15- (1)Yüksek Kurumun hizmet birimleri şunlardır:
a) Bilimsel Çalışmalar Koordinasyon Dairesi Başkanlığı.
b) Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı.
c) İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı.
ç) Hukuk Müşavirliği.
Bilimsel Çalışmalar Koordinasyon Dairesi Başkanlığı
MADDE 16- (1)Bilimsel Çalışmalar Koordinasyon Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Araştırma ve inceleme faaliyetlerine ilişkin önerileriincelemek, değerlendirmek, önceliklendirmek, faydalı olacağı değerlendirilenfaaliyetlere ilişkin projelerin hazırlık ve uygulama süreçlerini Kurumlarla işbirliğiiçinde koordine etmek.
b) Kurumların kütüphane, arşiv ve dokümantasyon merkezlerini,bilgi bankaları ve veri tabanlarını, bilimsel araştırmalarını ve diğerfaaliyetlerini Bütünleşik Bilgi Sistemi çerçevesinde elektronik ortamdabirleştirmek ve bu sisteme ilişkin çalışmaları Kurumlar ile işbirliği içindeyürütmek.
c) Sosyal ve beşerî bilimler alanında ülke için önceliklikonularda uygulanacak projelere katılacak lisans, yüksek lisans ve doktoraöğrencilerine Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre yurtiçi ve yurtdışıburs verilmesi ve bunların başarı derecelerine göre ödüllendirilmesiçalışmalarını Kurumlar ile işbirliği içinde yürütmek.
ç) Kurumlarca düzenlenecek projelere ilişkin teknik çalışmalarıyürütmek.
d) Kurumlarca düzenlenecek etkinliklere ilişkin hazırlık veorganizasyon çalışmalarını yapmak veya yaptırmak.
e) Ulusal ve uluslararası alanda yapılan organizasyonları izlemekve ortaya çıkan sonuçları ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla paylaşmak.
f) Kurumların faaliyetlerinde kullanılacak bilişim sistemlerinigeliştirmek ve buna ilişkin çalışmaları Kurumlarla işbirliği içinde yürütmek.
g) Yüksek Kurum Başkanı tarafından verilen benzeri görevleriyapmak.
Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı
MADDE 17- (1) StratejiGeliştirme Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) YüksekKurum ve Kurumlara ilişkin olarak 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve KontrolKanunu, 22/12/2005 tarihli ve 5436 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ve diğermevzuatla strateji geliştirme ve malî hizmetler birimlerine verilen görevleriKurumların strateji ve malî hizmetler müdürlükleriyle işbirliği içinde yapmak.
b) Yüksek Kurum Başkanı tarafından verilen benzerigörevleri yapmak.
İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı
MADDE 18- (1) İnsan Kaynaklarıve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Yüksek Kurumun ve Kurumların insan gücü politikası veplanlaması ile insan kaynakları sisteminin geliştirilmesi ve performansölçütlerinin oluşturulması konusunda çalışmalar yapmak ve tekliflerde bulunmak.
b) Yüksek Kurumun ve Kurumların personelinin atama, nakil, terfi,emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yürütmek.
c) Yüksek Kurumun ve Kurumların eğitim planını hazırlamak,uygulamak ve değerlendirmek.
ç) Eğitim faaliyetleri ile ilgili dokümantasyon, yayım ve arşivhizmetlerini yürütmek.
d) Yüksek Kurumun ve Kurumların ortak ihtiyacı olan her türlüyapım, satın alma, kiralama, basım, bakım ve onarım, arşiv ve benzeri idarîhizmetleri yürütmek.
e) Fiziki çalışma ortamlarını uygun ve standart hâle getirmek.
f) Kaynak ihtiyaçlarını etkin, verimli ve zamanında karşılamak.
g) Taşınır ve taşınmaz kayıtlarını tutmak.
ğ) Yüksek Kurumun ve Kurumların sivil savunma ve seferberlikhizmetlerini planlamak ve yürütmek.
h) Yüksek Kurum Başkanı tarafından verilen benzeri görevleriyapmak.
Hukuk Müşavirliği
MADDE 19- (1)Hukuk Müşavirliğinin görevleri şunlardır:
a) YüksekKurum ve Kurumlara yönelik olarak, 659sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde HukukHizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinegöre hukuk birimlerine verilen görevleri yapmak.
b) Yüksek Kurum Başkanıtarafından verilen benzeri görevleri yapmak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yöneticilerin Sorumlulukları, İşbirliği ve Düzenleme Yetkisi
Yöneticilerin sorumlulukları
MADDE 20- (1) Yüksek Kurumun veKurumların her kademedeki yöneticileri, görevlerini mevzuata, stratejik plan veprogramlara, performans ölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygunolarak yürütmekten üst kademelere karşı sorumludur.
İşbirliği
MADDE 21- (1) Yüksek Kurum veKurumlar, görevleri çerçevesinde yükseköğretim kurumları, araştırma merkezlerive uluslararası kurumlar dâhil tüm ilgili kurum ve kuruluşlarla YönetimKurulunca belirlenecek esaslara göre işbirliği yapabilir, ortak projelerhazırlayıp uygulayabilir.
(2) Yüksek Kurum ve Kurumlar, millî savunma ve millî güvenliğeilişkin hususlar saklı kalmak kaydıyla, görev alanıyla ilgili olarak gerekligördüğü bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından ve diğer gerçek ve tüzelkişilerden Başbakan veya ilgili Bakan aracılığıyla istemeye yetkilidir.Kendilerinden bilgi istenen bütün kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek vetüzel kişiler, bu bilgileri zamanında ve noksansız vermekle yükümlüdür. Buşekilde elde edilen bilgilerden ticarî sır niteliğinde olanların gizliliğikorunur.
Düzenleme yetkisi
MADDE 22- (1) YüksekKurum ve Kurumlar; görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve öncedenkanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilir.
(2) İdarî düzenlemeler Başbakan veya ilgili Bakanın onayıylayürürlüğe konulur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Personele İlişkin Hükümler
Kadrolar
MADDE 23- (1) Yüksek Kurumun veKurumların kadrolarının tespiti, ihdası, kullanımı ve iptali ile kadrolarailişkin diğer hususlar, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun HükmündeKararname hükümlerine göre düzenlenir.
Atama
MADDE 24- (1) YüksekKurumun ve Kurumların personeli, 657 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir.
(2) Yüksek Kurum Başkanı ile Kurum Başkanları, müşterek kararlaatanır. Yüksek Kurum Başkanı ile Kurum Başkanlarının görev süresi üç yıldır.Görev süresi dolanlar yeniden atanabilir.
(3) 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüneİlişkin Kanunun eki cetvellerde sayılanlar dışında kalan memurların atamalarıBaşbakan veya ilgili Bakan tarafından yapılır.
Yüksek Kurum Uzmanlığı
MADDE 25- (1)Yüksek Kurumda ve Kurumlarda, Yüksek Kurum Uzmanı ve UzmanYardımcısı istihdam edilir.
(2) Yüksek Kurum Uzman Yardımcılığına atanabilmek içinaşağıdaki şartlar aranır:
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesindesayılan şartları taşımak.
b) En az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasalbilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakülteleri,üniversitelerin Türk dili, edebiyatı ve tarihiyle ilgili fakülte ve bölümleriile Yüksek Kurumun görev alanıyla ilgili konularda eğitim veren ve yönetmeliklebelirlenen yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği YükseköğretimKurulu tarafından kabul edilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki yükseköğretimkurumlarından mezun olmak.
c) Yapılacak yarışma sınavında başarılı olmak.
(3) Yüksek Kurum Uzman Yardımcılığına atananlar, en az üç yılfiilen çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konulardahazırlayacakları uzmanlık tezinin oluşturulacak tez jürisi tarafından kabuledilmesi kaydıyla, yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Süresiiçinde tezlerini sunmayan veya tezleri kabul edilmeyenlere tezlerini sunmalarıveya yeni bir tez hazırlamaları için altı ayı aşmamak üzere ilâve süre verilir.Yeterlik sınavında başarılı olanların Yüksek Kurum Uzmanı kadrolarınaatanabilmeleri, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavındanasgarî (C) düzeyinde veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabul edilenve uluslararası geçerliliği bulunan başka bir belgeye yeterlik sınavındanitibaren en geç iki yıl içinde sahip olma şartına bağlıdır. Sınavda başarılıolamayanlar veya sınava girmeye hak kazandığı hâlde geçerli mazereti olmaksızınsınav hakkını kullanmayanlara, bir yıl içinde ikinci kez sınav hakkı verilir.Verilen ilave süre içinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıklarıtezleri de kabul edilmeyenler, ikinci sınavda da başarı gösteremeyen veya sınavhakkını kullanmayanlar Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı unvanını kaybeder veYüksek Kurumda ve Kurumlarda durumlarına uygun başka kadrolara atanırlar.
(4) Yüksek Kurum Uzman Yardımcılarının mesleğe alınmaları,yetiştirilmeleri, yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavı ile diğerhususlar yönetmelikle düzenlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Yüksek Kurum ve Kurumlarıngelirleri
MADDE 26- (1) Yüksek Kurum,Atatürk Araştırma Merkezi ve Atatürk Kültür Merkezi başkanlıklarının gelirlerişunlardır:
a) Genel bütçeden yapılacak yardımlar.
b) Her türlü bağış, yardım ve vasiyetler.
c) Yüksek Kurumun ve merkez başkanlıklarının gelirlerinindeğerlendirilmesinden elde edilen gelirler.
ç) Diğer gelirler.
(2) Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu başkanlıklarınıngelirleri şunlardır:
a) Genel bütçeden yapılacak yardımlar.
b) Atatürk'ün vasiyetine dayalı gelirler.
c) Her türlü bağış, yardım ve vasiyetler.
ç) Kurum Başkanlıklarının gelirlerinin değerlendirilmesinden eldeedilen gelirler.
d) Diğer gelirler.
Atatürk Uluslararası Barış Ödülü
MADDE 27- (1)Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi doğrultusunda, dünya barışına,uluslararası dostluk ve iyi niyetin geliştirilmesine hizmet eden gerçek vetüzel kişilere Bakanlar Kurulunun teklifi ve Cumhurbaşkanının onayıyla, Devletödülü niteliğinde Atatürk Uluslararası Barış Ödülü verilir.
(2) Atatürk Uluslararası Barış Ödülü verilmesine ilişkin usûl veesaslar Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.
Atıflar, değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 28- (1) 11/8/1983 tarihlive 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununun; 97 ncimaddesinin (a) ve (b) fıkralarında yer alan 'Başbakanlıkça' ibaresi 'BakanlarKurulunca' şeklinde değiştirilmiş, (b) fıkrasında yer alan 've yürütmekurullarına atanacak üyelere ödenecek ücretlerle,' ve ', Atatürk UluslararasıBarış Ödülü Kurulu ve' ibareleri yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan'Yüksek Kurul' ibaresi 've Yüksek Danışma Kuruluna seçilen üyelere ödenecekücretler ile' şeklinde değiştirilmiş, (c) fıkrasında yer alan 'genel sekreter,kurum ve merkez sekreteri,' ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yeralan 've şube müdürü' ibaresi 've Yüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum UzmanYardımcısı' şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 2876 sayılı Kanunun, birinci fıkra ile değiştirilen 97 ncimaddesi, 101 inci maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü ve 104 üncü maddeleridışındaki hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
(3) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
a) 36 ncı maddesinin 'ORTAK HÜKÜMLER' başlıklı bölümünün (A)fıkrasının (11) numaralı bendine 'Basın ve Enformasyon Uzman Yardımcıları,'ibaresinden sonra gelmek üzere 'Yüksek Kurum Uzman Yardımcıları,' ibaresi;'Basın ve Enformasyon Uzmanlığına,' ibaresinden sonra gelmek üzere 'YüksekKurum Uzmanlığına,' ibaresi,
b) 152 nci maddesinin 'II-Tazminatlar' kısmının 'A-ÖZEL HİZMETTAZMİNATI' başlıklı bölümünün (i) bendine 'Basın ve Enformasyon Uzmanları,'ibaresinden sonra gelmek üzere 'Yüksek Kurum Uzmanları,' ibaresi,
c) Eki (I) sayılı ek gösterge cetvelinin 'I-GENEL İDARE HİZMETLERİSINIFI' bölümünün (h) bendine 'Basın ve Enformasyon Uzmanları,' ibaresindensonra gelmek üzere 'Yüksek Kurum Uzmanları,' ibaresi,
eklenmiştir.
(4) Ekli (1) sayılı listedeki kadrolar iptal edilerek 190 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerin ilgili bölümlerinden çıkarılmış,ekli (2) sayılı listedeki kadrolar ihdas edilerek anılan cetvellerin ilgilibölümlerine eklenmiştir.
Personel kadroları ve üyelikler
GEÇİCİ MADDE 1- (1) BuKanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde görevde bulunan Atatürk Kültür,Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk KültürMerkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu başkan yardımcıları ile anılankurumların daire başkanları, özel kalem müdürleri, şube müdürleri, DenetlemeKurulu Başkanı ve üyeleri, genel sekreter, merkez ve kurum sekreterleri ilebilim kurulları üyelerinin görevleri, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımıtarihinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erer. YüksekKurum Başkan Yardımcısı ile Kurumların başkan yardımcıları anılangörevlere atama yapılıncaya kadar görevlerine devam eder.
(2) Birinci fıkrada belirtilenlerden, YüksekKurum Başkan Yardımcısı, bağlı kuruluşların başkan yardımcıları, DenetlemeKurulu Başkanı ve üyeleri, daire başkanları ile genel sekreter, merkez ve kurumsekreterleri ekli (3) sayılı listede ihdas edilen Başkanlık Müşavirikadrolarına, özel kalem müdürleri ile şube müdürleri aynı listede ihdas edilenAraştırmacı kadrolarına hâlen bulundukları kadro dereceleriyle birlikte hiçbirişleme gerek kalmaksızın atanmış sayılırlar. Başkanlık Müşavirive Araştırmacı kadroları, herhangi bir sebeple boşaldığı takdirde hiçbirişleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkralarda sayılanlardan 2547 sayılı Kanunun38 inci maddesine göre Yüksek Kurum ve Kurumlarda görevlendirilenler, ilgiliyükseköğretim kurumundaki görevlerine ilgili mevzuatı çerçevesinde geridönerler.
(4) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihtegörevde bulunan Yönetim Kurulunun Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin görevleri,bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde sona erer. Bu üyeler, buKanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümlerine göre Yönetim Kurulu üyeliklerineilişkin seçimler yapılıncaya kadar görevlerine devam eder.
(5) Yönetim Kurulu üyelikleri ile Yüksek Danışma Kuruluüyeliklerine bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümlerine göre yetkilimakamlar tarafından yapılacak seçimler, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımıtarihinden itibaren iki ay içinde yapılır.
(6) Kurumların bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihindegörevde bulunan aslî üyelerinin üyelikleri, bu Kanun Hükmünde Kararnameninyayımı tarihinde sona erer. Bunlar bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinegöre aslî üyeliklere yeni seçimler yapılıncaya kadar görevlerine devam eder.
(7) İkinci fıkra uyarınca atanmış sayılanlara yeni kadrolarınaatanmış sayıldıkları tarih itibarıyla eski kadrolarına ilişkin olarak en sonayda, aylık, ek gösterge, ikramiye (bir aya isabet eden net tutar), her türlüzam ve tazminatlar, makam tazminatı, görev tazminatı ve temsil tazminatı, eködeme, sözleşme ücretleri ile benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin(ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ile fiilenyapılan ders karşılığı alınan ek ders ücreti hariç) toplam net tutarının (bututar sabit bir değer olarak esas alınır), atanmış sayıldıkları kadrolarailişkin olarak aylık, ek gösterge, ikramiye (bir aya isabet eden nettutar), her türlü zam ve tazminatlar, makam tazminatı, görev tazminatı vetemsil tazminatı, ek ödeme, sözleşme ücretleri ile benzeri adlarlayapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlıfazla mesai ücreti ile fiilen yapılan ders karşılığı alınan ek ders ücretihariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki fark tutarı, herhangibir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıcatazminat olarak ödenir. Atanmış sayıldıkları kadro unvanlarında isteğe bağlıolarak herhangi bir değişiklik olanlarla, kendi istekleriyle başka kurumlaraatananlara fark tazminatı ödenmesine son verilir.
(8) Yüksek Kurum ve Kurumlara ait Uzman Yardımcısı ve Uzmanunvanlı kadrolardan boş olanlar bu maddenin yayımı tarihinde iptal edilmişsayılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Uzman Yardımcısıkadrolarına yeni atama yapılmaz, Uzman unvanlı kadroların herhangi bir nedenleboşalması hâlinde, bu kadrolar hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmişsayılır.
Kadro değişiklikleri
GEÇİCİ MADDE 2- (1)Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren bir yıl süreyle 190sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinde yer alan sınırlama ilebağlı olmaksızın boş kadrolarda sınıf, unvan ve derece, dolu kadrolarda derecedeğişikliği yapmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
(2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren biryıl süreyle Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı kadrolarına yapılacak açıktanatamalar, yılı merkezî yönetim bütçe kanunlarında yer alan açıktan atama sayısınırlamasına tâbi değildir.
Düzenleyici işlemler
GEÇİCİ MADDE 3- (1) Bu Kanun HükmündeKararnamenin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler, bu Kanun Hükmünde Kararnameninyayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde yürürlüğe konulur. Anılandüzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemelerin bu Kanun HükmündeKararnameye aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Sorunların giderilmesi
GEÇİCİ MADDE 4- (1)Yüksek Kurumun bu Kanun Hükmünde Kararnameye göre yeniden yapılandırılmasısebebiyle gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak ortaya çıkabilecektereddütleri gidermeye Başbakan veya ilgili Bakan yetkilidir.
Şeref üyeleri
GEÇİCİ MADDE 5- (1) 2876 sayılıKanunun eki listelerde yer alanların şeref üyelikleri ve buna bağlı haklarıkorunur.
Yürürlük
MADDE 29- (1)Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 30- (1)Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.'
(I) SAYILI CETVEL
ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU TEŞKİLATI
Yüksek Danışma Kurulu
Yönetim Kurulu
Yüksek Kurum Başkanı
Yüksek Kurum Başkan Yardımcısı
Kurum Başkanı
Kurum Başkan Yardımcısı
Hizmet Birimleri
Yönetim Kurulu
Yüksek Kurum Başkanı
Yüksek Kurum Başkan Yardımcısı
Yüksek Kurum Başkan Yardımcısı
1) Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı
Atatürk Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı
1) Bilimsel Çalışmalar Koordinasyon Dairesi Başkanlığı
2)Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı
2) Atatürk Kültür Merkezi Başkanı
Atatürk Kültür Merkezi Başkan Yardımcısı
3) İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı
4)Hukuk Müşavirliği
3) Türk Dil Kurumu Başkanı
Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı
4) Türk Tarih Kurumu Başkanı
Türk Tarih Kurumu Başkan Yardımcısı
(1)SAYILI LİSTE
KURUMU : ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİHYÜKSEK KURUMU
TEŞKİLATI : MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Denetleme Kurulu Başkanı
1
1
1
GİH
Denetleme Kurulu Üyesi
1
2
2
GİH
Genel Sekreter
1
1
1
GİH
Yurt İçi ve Yurt Dışı İlişkiler Daire Başkanı
1
1
1
GİH
Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
İdari ve Malî İşler Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Strateji Geliştirme Daire Başkanı
1
1
1
GİH
Özel Kalem Müdürü
1
1
1
GİH
Şube Müdürü
1
4
4
TOPLAM
13
13
KURUMU : ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİBAŞKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Merkez Sekreteri
1
1
1
GİH
Şube Müdürü
1
1
1
TOPLAM
2
2
KURUMU: ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİBAŞKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Merkez Sekreteri
1
1
1
GİH
Şube Müdürü
1
1
1
TOPLAM
2
2
KURUMU: TÜRK DİL KURUMU BAŞKANLIĞI
TEŞKİLATI: MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Kurum Sekreteri
1
1
1
GİH
Şube Müdürü
1
1
1
TOPLAM
2
2
KURUMU : TÜRK TARİH KURUMUBAŞKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Kurum Sekreteri
1
1
1
GİH
Şube Müdürü
1
1
1
TOPLAM
2
2
(2) SAYILI LİSTE
KURUMU: ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİHYÜKSEK KURUMU
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Yüksek Kurum Başkan Yardımcısı
1
1
1
GİH
Bilimsel Çalışmalar Koordinasyon Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Yüksek Kurum Uzmanı
5
5
5
GİH
Yüksek Kurum Uzmanı
7
5
5
GİH
Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı
9
15
15
GİH
İdari İşler Müdürü
1
4
4
TOPLAM
33
33
KURUMU: ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİBAŞKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Yüksek Kurum Uzmanı
7
5
5
GİH
Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı
9
10
10
GİH
Strateji Geliştirme Müdürü
1
1
1
GİH
İdari İşler Müdürü
1
2
2
TOPLAM
18
18
KURUMU: ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİBAŞKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Yüksek Kurum Uzmanı
7
5
5
GİH
Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı
9
10
10
GİH
Strateji Geliştirme Müdürü
1
1
1
GİH
İdari İşler Müdürü
1
2
2
TOPLAM
18
18
KURUMU : TÜRK DİL KURUMU BAŞKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Yüksek Kurum Uzmanı
7
10
10
GİH
Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı
9
20
20
GİH
Malî Hizmetler Uzmanı
6
3
3
GİH
Malî Hizmetler Uzman Yardımcısı
9
2
2
GİH
Strateji Geliştirme Müdürü
1
1
1
GİH
İdari İşler Müdürü
1
2
2
TOPLAM
38
38
KURUMU : TÜRK TARİH KURUMU BAŞKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Yüksek Kurum Uzmanı
7
10
10
GİH
Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı
9
20
20
GİH
Malî Hizmetler Uzmanı
6
3
3
GİH
Malî Hizmetler Uzman Yardımcısı
9
2
2
GİH
Strateji Geliştirme Müdürü
1
1
1
GİH
İdari İşler Müdürü
1
2
2
TOPLAM
38
38
(3) SAYILI LİSTE
KURUMU : ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİHYÜKSEK KURUMU
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı
Unvanı
Derecesi
Serbest Kadro Adedi
Toplam
GİH
Başkanlık Müşaviri
1
15
15
GİH
Araştırmacı
1
30
30
TOPLAM
45
45
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6., 7., 11.,36., 70., 87., 91., 104., 112., 123., 124., 128. ve 134.maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
A- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ınkatılımlarıyla 12.1.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikleAnayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ hakkındaki reddi hâkim talebigörüşülmüştür:
Dava dilekçesinde, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ'ın,kamuoyunda Wikileaks belgeleri olarak bilinen ve bir internet sitesinde yeralan bilgilere göre, 2003 yılında ABD Büyükelçisine Cumhuriyet Halk Partisialeyhinde bir takım beyanlarda bulunduğu, 25.4.2011 tarihinde AnayasaMahkemesinin 49. Kuruluş Yıldönümü'nde yaptığı açılış konuşmasında 'Ümitediyorum ki bu gayret, Anayasa Mahkemesine dava açmak suretiyle sorun çözmekolaycılığını da ortadan kaldıracaktır.' ifadelerine yer verdiği,ayrıca 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun iptali istemiyle açılan davada verilenkararda açıklanan görüşünün daha önceki kararlarda yer alan görüşlerindenfarklı olduğu, bu nedenlerle Cumhuriyet Halk Partisinin tarafı olduğu davalardatarafsız olarak karar veremeyeceği ileri sürülerek 6216 sayılı Kanun'un 59.maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 60. maddesinin (1) numaralı fıkrasıuyarınca reddi talep edilmiştir.
Hâkimin reddi kurumu, hâkimin tarafsız kalamayacağı şüphesibulunan bir davaya bakmamasını sağlamaya yönelik olup temel bir hak olan adilyargılanma hakkıyla ilişkilidir. Nitekim adil yargılanma hakkı tarafsız birmahkeme önünde yargılanma hakkını da içerir. Bu nedenle hukukumuzda, hâkimintarafsız kalamayacağı varsayılan veya tarafsızlığından kuşku duyulabilecekdurumlarda ya davaya bakması yasaklanmış ya da taraflarca reddedilebileceğikabul edilmiştir.
6216 sayılı Kanun'un 59. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d)bendinde, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyelerinin, istişarî görüş vedüşüncelerini ifade etmiş olduğu dava ve işlere bakamayacakları; 60. maddesinin(1) numaralı fıkrasında, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyelerinin tarafsızhareket edemeyecekleri kanısını haklı kılan hâllerin olduğu iddiası ilereddolunabileceği; (2) numaralı fıkrasında, bu takdirde, Genel Kurul ya dabölümlerde ilgili üye katılmaksızın ret konusu hakkında kesin karar verileceği;(5) numaralı fıkrasında ise ret talebinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılmasıve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her birineMahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin paracezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Dava dilekçesinde hâkimin reddi talebi yönünden dayanılanhususlardan biri Wikileaks belgeleri olarak bilinen belgelerde yer aldığı ilerisürülen bilgilerdir. Ancak, bu belgelerin gerçekte var olup olmadığıkanıtlanamadığı gibi, içerdiği bilgilerin doğru olup olmadığı da ortayakonulabilmiş değildir. Aksine, belgelerde ismi geçen birçok kişi gibi AnayasaMahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ tarafından da kamuoyunun bilgisine sunulduklarıilk andan itibaren anılan belgelerde var olduğu ileri sürülen bilgiler açıkçayalanlanmıştır. Ret talebi yönünden dayanılan hususlardan biri olan açılışkonuşmasındaki sözler, Türk siyasal yaşamındaki uzlaşma kültürü eksikliğine vetemel siyasal sorunların siyasi arenada çözümü yerine yargı kurumlarına havaleedilmesi eğilimine yönelik genel ve kişisel nitelikte bir eleştiri olup somutbir davaya ilişkin herhangi bir görüş veya düşünce içermemektedir. Ret talebinedayanak yapılan hususlardan sonuncusu olan Anayasa Mahkemesi Başkanı HaşimKILIÇ'ın geçmişte kimi dava dosyalarında kullandığı oylar, tamamen hâkiminyargısal görevine ilişkindir. Hâkimin geçmişte verdiği kararlar ve kullandığıoyların ret sebebi olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Dolayısıyla davadilekçesinde hâkimin reddi nedeni olarak ileri sürülen hususlar, Kanun'dadüzenlenen davaya bakılması yasak bir hâl veya ret sebebi olarak kabuledilemez.
Öte yandan, her hak gibi hâkimin reddini talep etme hakkının daamacına uygun olarak kullanılması gerekir. Aksi halde hakkın kötüyekullanılması söz konusu olur. Somut dava dosyasında, varlığı ve içerdiğibilgilerin doğruluğu kanıtlanmamış aksine yalanlanmış olan hukuken delil değeribulunmadığı açık bir takım bilgi ve belgelere, yine ret sebebi olmadığı açıkolan hâkimin önceki dava dosyalarında kullandığı oylara dayanılarak rettalebinde bulunulmuş olması, hâkimin reddini talep etme hakkının iyi niyetle veamacına uygun olarak kullanılmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle 6216sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince ret talebindebulunanlara takdiren 500 TL disiplin para cezası uygulanmasına karar verilmesigerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle:
1- Hâkimin reddi talebinin esastan REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- Talebin kötü niyetle yapıldığının KABULÜNE VE 6216 sayılıKanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince DİSİPLİN PARA CEZASIUYGULANMASINA, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ileZehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
3- Disiplin para cezasının talepte bulunan davacıyaverilmesine, Serruh KALELİ, Burhan ÜSTÜN ile Nuri NECİPOĞLU'nun 'Paracezasının talepte bulunanların her birine verilmesi gerektiği' yolundakikarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
4- Para cezası miktarının 500 Türk Lirası olarak esas alınmasına,OYBİRLİĞİYLE,
karar verilmiştir.
B- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ınkatılımlarıyla 12.1.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurmaisteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Evren ALTAY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun Hükmünde Kararnamekuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kanun Hükmünde Kararnamelerin Yargısal Denetimi Hakkında GenelAçıklama
Anayasa'nın 91. maddesinde düzenlenen kanun hükmünde kararnameler,işlevsel yönden kanun hükmünde olduğundan yargısal denetimlerinin yapılmasıgörev ve yetkisi Anayasa'nın 148. maddesi ile Anayasa Mahkemesine verilmiştir.Yargısal denetimde kanun hükmünde kararnamenin, öncelikle yetki kanununa sonrada Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar,Anayasa'nın 148. maddesinde kanun hükmünde kararnamelerin yetki kanunlarınauygunluğunun denetlenmesinden değil, yalnızca Anayasa'ya biçim ve esasbakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de Anayasa'yauygunluk denetiminin içerisine öncelikle kanun hükmünde kararnamenin yetkikanununa uygunluğunun denetimi de girer. Çünkü Anayasa'da, Bakanlar Kurulunaancak yetki kanununda belirtilen sınırlar içerisinde kanun hükmünde kararnameçıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür. Yetkinin dışına çıkılması, kanunhükmünde kararnameyi Anayasa'ya aykırı duruma getirir.
Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan alan olağanüstü halkanun hükmünde kararnamelerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki kanunhükmünde kararnamelerin bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle,kanun hükmünde kararnameler ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı birbağ vardır. Kanun hükmünde kararnamenin yetki kanunu ile olan bağı, kanunhükmünde kararnameyi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir.Kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya uygun bir yetki kanununa dayanması,geçerliliğinin ön koşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkartılan veyadayandığı yetki kanunu iptal edilen kanun hükmünde kararnamelerin içeriği Anayasa'yaaykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa'ya uygunluğundan söz edilemez.
Kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'ya uygunluk denetimi,kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde, 'KanunlarAnayasaya aykırı olamaz.' denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde,onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. Kanunhükmünde kararnameler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hemdayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar.
Anayasa'da kimi konuların kanun hükmünde kararnamelerledüzenlenmesi yasaklanmaktadır. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında 'Sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler...'in kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kural gereğince, TürkiyeBüyük Millet Meclisi, 'Bakanlar Kurulu'na ancak kanun hükmünde kararnameyledüzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda kanun hükmünde kararnameçıkarma yetkisi verebilir.
Anayasa'nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceğiöngörülen bir konunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkçayasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa'nın 163. maddesindeolduğu gibi kanun hükmünde kararname çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçekanun hükmünde kararname ile düzenlenmesi Anayasa'ya aykırılık oluşturmaz.
B- Kanun Hükmünde Kararname'nin Tümünün, Ayrı Ayrı Tüm Maddeleriile Ekindeki Cetvel ve Listelerin 6223 Sayılı Yetki Kanunu Kapsamında OlupOlmadığının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun iptali istemiyleaçılan davanın reddi yolunda Anayasa Mahkemesince verilen 27.10.2011 günlü,E.2011/60, K.2011/147 sayılı kararın Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6., 7.,8., 11., 87. ve 91. maddelerine rağmen tüm teşkilat ve personel kanunlarınınparlamenter süreç dışında yapılmasını teşvik ettiği, 6223 sayılı YetkiKanunu'nun 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasında Kanun'un kapsamınınbelirlendiği ve hangi kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik ve yenidüzenlemeler yapılabileceğinin belirtildiği, 664 sayılı KHK ile değişiklik veek düzenlemeler yapılarak yürürlükten kaldırılan 2876 sayılı Atatürk Kültür,Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanunu'nun 6223 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (2)numaralı fıkrasının (a) bendinde sayılan 19 adet kanun ve KHK ile (b) bendindesayılan 6 adet kanun ve KHK arasında yer almadığı gibi, anılan bentlerin (2) ve(7) numaralı alt bentlerinde belirtilen diğer kanun ve KHK'lar arasında yeraldığının da kabul edilemeyeceği, 6223 sayılı Yetki Kanunu ile tüm teşkilat,personel ve usul kanunlarına ilişkin düzenleme yapma yetkisinin BakanlarKuruluna verildiğinin kabulünün yasama yetkisinin devri anlamını taşıdığı, 6223sayılı Yetki Kanunu ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesince verilen 27.10.2011günlü, E:2011/60, K:2011/147 sayılı kararda 'kamu hizmetlerinin bakanlıklararasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi' ile 'kamu kurum vekuruluşlarında istihdam edilen kamu görevlilerinin atanma, nakil,görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevkedilme usul ve esaslarına ilişkin olarak değişiklikler ve yeni düzenlemeler'ile sınırlı olarak KHK çıkarma yetkisinin verildiğinin belirtildiği, 2876sayılı Kanun'un ise bakanlık teşkilat kanunu olmadığı gibi 664 sayılı Kanun ile2876 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin ve yeni düzenlemelerin 'kamuhizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesine', 'yenibakanlık kurulmasına', 'var olan bakanlıkların birleştirilmesine' ve'bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının yenidenbelirlenmesine' ilişkin de bulunmadığı, bu nedenle 664 sayılı KHK ileyapılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesinin K.2011/147 sayılı kararınagöre de 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığı, 2876 sayılı Kanun'dadeğişiklikler yapan 519 sayılı KHK'nin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğitarihten 18 yıl sonra çıkarılan 664 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerin 'ivedilik,zorunluluk ve önemlilik' ölçütlerini de içermediği, belirtilen nedenlerleKHK'nin tümünün, ayrı ayrı tüm maddeleri ile ekindeki Cetvel ve ListelerinAnayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 7., 87. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
1- KHK'nin 28. Maddesinin;
a- (1) NumaralıFıkrasının ',(c) fıkrasında yer alan 'genel sekreter, kurum ve merkezsekreteri,' ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan 've şubemüdürü' ibaresi 've Yüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı'şeklinde değiştirilmiş' Bölümü,
2.11.2011 günlü, 28103 mükerrer sayılı Resmî Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren KHK'nin 28. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile2876 sayılı Kanun'un 97. maddesinin (c) fıkrasında değişiklikler yapılmış ve bukapsamda, (c) fıkrasında yer alan 'genel sekreter, kurum ve merkez sekreteri,'ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan 've şube müdürü'ibaresi 've Yüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı'şeklinde değiştirilmiş ise de aynı günlü Resmî Gazetede yayımlanan 666 sayılıKamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun HükmündeKararname'nin 1. maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen ek 12. maddenin (3)numaralı fıkrasının (ç) bendi ile '11/8/1983 tarihli ve 2876 sayılı Kanunun97 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı altbendinin birinci, ikinci ve üçüncü paragrafları', 14.1.2012 tarihindengeçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.
2876 sayılı Kanun'un 97. maddesinin yürürlükten kaldırılankurallarında değişiklikler içeren 664 sayılı KHK'nin 28. maddesinin (1)numaralı fıkrasının ',(c) fıkrasında yer alan 'genel sekreter, kurum vemerkez sekreteri,' ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan 'veşube müdürü' ibaresi 've Yüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı'şeklinde değiştirilmiş' bölümünün konusu kalmadığından, konusukalmayan bu bölüme yönelik iptal istemi hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermek gerekir.
b- (2) Numaralı Fıkrasında Yer Alan ''ve104 üncü' İbaresi
KHK'nin 28. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, 2876sayılı Kanun'un 97., 101., 103. ve 104. maddeleri dışındaki hükümlerininyürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir. 2876 sayılı Kanun'un yürürlüktenkaldırılmayan 104. maddesi ise 31.5.2012 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların DönüştürülmesiHakkında Kanun'un 22. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, KHK'nin 28.maddesinin konusu kalmayan (2) numaralı fıkrasında yer alan ''ve 104 üncü'ibaresi yönünden iptal isteminin konusunun kalmadığı, bu nedenle iptal istemihakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
c- (3) Numaralı Fıkrasının(b) ve (c) Bentleri
664 sayılı KHK'nin 28. maddesinin (3) numaralı fıkrasının(b) bendiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 152. maddesinin 'II-Tazminatlar' kısmının 'A- ÖZEL HİZMET TAZMİNATI' başlıklı bölümünün (i)bendine 'Yüksek Kurum Uzmanları' ibaresi, (c) bendiyle ise 657 sayılıKanun'un eki (I) sayılı ek gösterge cetvelinin 'I- GENEL İDARE HİZMETLERİSINIFI' bölümünün (h) bendine 'Basın ve Enformasyon Uzmanları,'ibaresinden sonra gelmek üzere 'Yüksek Kurum Uzmanları' ibaresi eklenmişise de söz konusu ibareler, 666 sayılı KHK'nin 5. maddesinin (ç) fıkrası ileyürürlükten kaldırılan 657 sayılı Kanun hükümleri arasında yeraldığından, 664 sayılı KHK'nin 28. maddesinin (3) numaralı fıkrasınınkonusu kalmayan (b) ve (c) bentleri yönünden iptal istemi hakkında kararverilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
2- KHK'nin Diğer Kuralları
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun (Yüksek Kurum)kuruluş ve görevlerini düzenleyen 2876 sayılı Kanun'un bir maddesini değiştirenve dört maddesi dışındaki hükümlerini yürürlükten kaldıran KHK ile YüksekKurum'un kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları bir bütün olarak yenidendüzenlenmiştir.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamını düzenleyen 1.maddesinde Kanun'un amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimlive ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak olarak belirlenmiş ve yetkininkapsamı iki başlık altında tespit edilmiştir. Yetkinin kapsamına ilk olarakkamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesigirmektedir. Bu çerçevede gerekli görülmesi halinde yeni bakanlıklar kurulması,var olan bakanlıkların birleştirilmesi, bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarının yeniden belirlenmesi için kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisiverilmiştir. Bu amaçla;
1- Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına,yeni bakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine,
2- Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık veilgilerinin yeniden belirlenmesine veya bunların mevcut, birleştirilen veyayeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yenidendüzenlenmesine,
3- Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulanbakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada veyurt dışında teşkilatlanma esaslarına,
ilişkin kanun hükmünde kararname çıkarılabilecektir.
İkinci olarak, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilenmemurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma,nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliyesevk edilme usul ve esaslarına ilişkin olarak değişiklikler ve yenidüzenlemeler yapılması için kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmiştir.
664 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerin 'ivedilik,zorunluluk ve önemlilik' ölçütlerini içermediği ve bu yönüyle de Anayasanın91. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de Anayasa Mahkemesinin27.10.2011 günlü, E.2011/60, K.2011/147 sayılı kararında da belirtildiği üzere,olağan kanun hükmünde kararnamelerin çıkarılabilmesi için acil, ivedi,önemli ve zorunlu bir durumun olması gerektiğine dair Anayasa'da herhangi birdüzenleme yer almamaktadır. Bu itibarla, yetki kanunlarının ve KHK'lerin anayasayauygunluğunun incelenmesinde Anayasa'da öngörülmeyen yeni şartlar ihdas edilmesimümkün olmadığı gibi, neyin 'önemli', 'ivedi' ve 'zorunlu'olduğuna anayasaya uygunluk denetimi yapan yargı organının karar vermesi de buorganın işlevine uygun değildir. Ayrıca, bu kavramların sübjektif niteliktaşıdığı ve göreceli olduğu da açıktır. Bu nedenle, yetki kanunu ve buna bağlıolarak KHK çıkarılmasını gerektiren acil, ivedi, önemli ve zorunlu bir durumunolup olmadığının incelenmesi, Anayasa'da öngörülen çerçevenin dışına taşacakölçüde bir denetim yapılması anlamına gelebilecektir. Bu nedenle, KHK iledüzenlenen konunun acil, ivedi, önemli ve zorunlu olup olmadığınınincelenmesine gerek görülmemiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, Başbakanlığa bağlı, Atatürk AraştırmaMerkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumundanoluşan, kamu tüzel kişiliğine sahip Atatürk Kültür, Dil ve Tarih YüksekKurumunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen KHK'nin,hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilenler dışında kalan diğerkuralları 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun kapsamında bulunduğundan,Anayasa'nın 91. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
C- Kanun Hükmünde Kararname'nin Ayrı Ayrı Tüm Maddeleri ileEkindeki Cetvel ve Listelerin Anayasanın 91. ve 163. Maddeleri Yönündenİncelenmesi
KHK'nin ayrı ayrı tüm maddeleri ile ekindeki cetvel ve listeler,Anayasa'nın 91. ve 163. maddelerinde kanun hükmünde kararnameyle düzenlenmesiyasaklanmış alanlara ilişkin düzenleme içerip içermediği yönündenincelenmiştir.
1- KHK'nin 21. Maddesinin (2) Numaralı FıkrasınınBirinci Cümlesinde Yer Alan ''ve diğer gerçek ve tüzel kişilerden''İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan ''ile diğer gerçek ve tüzel kişiler''İbaresi
KHK'nin 'İşbirliği' başlıklı 21. maddesinin (1) numaralıfıkrasında, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu (Yüksek Kurum) veAtatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk KültürMerkezi başkanlıklarının (Kurumlar), görevleri çerçevesinde yükseköğretimkurumları, araştırma merkezleri ve uluslararası kurumlar dâhil tüm ilgili kurumve kuruluşlarla Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre işbirliğiyapabileceği, ortak projeler hazırlayıp uygulayabileceği belirtilmiş, (2)numaralı fıkrasında da Yüksek Kurum ve Kurumların, millî savunma ve millîgüvenliğe ilişkin hususlar saklı kalmak kaydıyla, görev alanıyla ilgili olarakgerekli gördüğü bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından ve diğer gerçekve tüzel kişilerden Başbakan veya ilgili Bakan aracılığıyla istemeye yetkiliolduğu, kendilerinden bilgi istenen bütün kamu kurum ve kuruluşları ile diğergerçek ve tüzel kişilerin, bu bilgileri zamanında ve noksansız vermekle yükümlüolduğu ifade edilmiştir.
Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında, sıkıyönetim veolağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevlerin kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.
Anayasa'nın 'Özel Hayatın Gizliliği' başlıklı 20.maddesinin birinci fıkrasında, 'Herkes, özel hayatına ve aile hayatınasaygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatınıngizliliğine dokunulamaz.' hükmüne yer verilmiş, üçüncü fıkrasındaise 'Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını istemehakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkındabilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesinitalep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi dekapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açıkrızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerkanunla düzenlenir.' denilmiştir. Buna göre, Anayasa'nın 20.maddesinde düzenlenen ve 'Kişinin Hakları ve Ödevleri'başlıklıikinci bölümünde yer alan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasıhakkına ilişkin olarak kanun hükmünde kararname ile düzenleme yapılması mümkündeğildir.
KHK'nin 21. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Yüksek Kurum veKurumların görev alanıyla ilgili olarak gerek gördüğü bilgileri kamu kurum vekuruluşlarının yanı sıra diğer gerçek ve tüzel kişilerden Başbakan veya ilgiliBakan aracılığıyla istemeye yetkili kılınması ve kendilerinden bilgi istenensöz konusu gerçek ve tüzel kişilerin bu bilgileri zamanında ve noksansızvermekle yükümlü kılınması, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerinkorunması hakkına ilişkin bir düzenleme niteliğindedir.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 91. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
2- KHK'nin 25. Maddesinin (2), (3) ve (4) Numaralı Fıkraları
KHK'nın 'Yüksek Kurum Uzmanlığı' başlıklı 25. maddesinin(2) numaralı fıkrasında Yüksek Kurum Uzman Yardımcılığına atanabilmek içinaranan şartlar, (3) numaralı fıkrasında Yüksek Kurum Uzman Yardımcılığınaatananların Yüksek Kurum Uzmanı olarak atanma şartları ve Uzmanlığaatanamayanların atanacakları kadrolar belirtilmiş, (4) numaralı fıkrasında daYüksek Kurum Uzman Yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri,yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavı ile diğer hususlarınyönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.
Anayasa'nın 'Kamu hizmetlerine girme hakkı' başlıklı70. maddesinin birinci fıkrasında, her Türk'ün, kamu hizmetlerine girme hakkınasahip olduğu belirtildikten sonra ikinci fıkrasında ise hizmete alınmada,görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceği kuralabağlanmıştır. Anayasa'nın İkinci Kısmının 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlıklıdördüncü bölümünde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkı ile ilgili olarakkanun hükmünde kararname ile düzenleme yapılması, Anayasanın 91. maddesiuyarınca mümkün değildir.
Yüksek Kurum Uzman Yardımcılığı ve Yüksek Kurum Uzmanlığıkadrolarına atanma şartlarının belirlenmesi, Anayasa'nın 70. maddesinegöre kamu hizmetine girme hakkına ilişkin bir düzenleme olduğundan KHK'nin 25.maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları, Anayasa'nın 91. maddesineaykırıdır. İptalleri gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR ile Burhan ÜSTÜN bu görüşe değişik gerekçeylekatılmışlardır.
Haşim KILIÇ, Alparslan ALTAN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ile Muammer TOPAL bu görüşekatılmamışlardır.
3- KHK'nin Geçici 2. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrası
KHK'nin geçici 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, bu KHK'ninyayımı tarihinden itibaren bir yıl süreyle Yüksek Kurum Uzman yardımcısıkadrolarına yapılacak atamaların, yılı merkezi yönetim bütçe kanunlarında yeralan açıktan atama sayı sınırlamasına tâbi olmadığı hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 161. maddesinde, Devletin ve kamu iktisaditeşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamalarının 'yıllıkbütçelerle' yapılacağı ve bütçenin 'kanunla' düzenleneceğibelirtilmiştir. Anayasa'nın 163. maddesinde bütçelerde değişiklikyapılmasının esasları düzenlenmiş, maddenin üçüncü cümlesinde ise 'BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisiverilemez.' hükmüne yer verilmiştir.
KHK'nin geçici 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasıyla bir yılsüreyle, yılı merkezi yönetim bütçe kanunlarında yer alan açıktan atama sayısınırlamasına tâbi olmaksızın Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı kadrolarına atamayapılabilmesinin olanaklı kılınması, bütçe kanununda değişiklikyapılması anlamı taşımaktadır.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 163. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
4- KHK'nin Diğer Kuralları
KHK'nin 21. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birincicümlesinde yer alan ''ve diğer gerçek ve tüzel kişilerden'' ibaresiile ikinci cümlesinde yer alan ''ile diğer gerçek ve tüzel kişiler'' ibaresi,25. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları ve geçici 2. maddesinin (2)numaralı fıkrası ile hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilenlerdışında kalan diğer kurallarında Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası ile163. maddesi uyarınca kanun hükmünde kararname ile düzenlenmesi yasaklanmışalanlara ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşıldığından bumaddelere, fıkralara, bölümlere, cetvel ve listelere ilişkin iptal istemininreddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
D- Kanun Hükmünde Kararnamenin İçerik Yönünden İncelenmesi
1- KHK'nin 3. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, YüksekKurum'un kuruluş amacının Anayasa'nın 134. maddesinde belirtildiği, bu nedenleYüksek Kurum'un görevlerinin KHK ile düzenlenirken Anayasa'da öngörülenamaçların esas alınması gerektiği, bu çerçevede Anayasa'da belirtilen 'Atatürkçüdüşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türkdilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak'amacına ulaşmayı mümkün kılacak şekilde düzenleme yapılması gerekirkenyapılmadığı ve Yüksek Kurumun görevlerinin herhangi bir üniversitenin tarihbölümünün müfredat programı hazırlanırcasına belirlendiği, bu suretleAnayasa'daki 'Atatürkçü düşünce', 'Atatürk ilke ve inkılâpları've 'Atatürk milliyetçiliği' kavramlarının sulandırılarak içlerininboşaltılmasının amaçlandığı, Yüksek Kurumun görevlerinin 'Atatürkçülük','Atatürk ilke ve inkılâpları', 'Atatürk Milliyetçiliği' ileilgili alanlarda araştırma yapma, tanıtma, yayma ve topluma benimsetmefaaliyetleri olması gerekirken Yüksek Kuruma söz konusu amacıgerçekleştiremeyeceği açık olan görevler verilmesinin tam anlamıyla bir yetkisaptırması olduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2. ve 134.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 3. maddesinde, Yüksek Kurumun görevleri şu şekildebelirlenmiştir:
a- Türk dili, tarihi, kültürü ve bütün yönleriyle Atatürk ve eseriüzerinde sosyal ve beşerî bilimler bütünlüğü içinde bilimsel araştırmalaryapmak, yaptırmak ve bu konularda seminer, sempozyum, konferans ve benzeriulusal ve uluslararası etkinlikler düzenlemek, yayınlar yapmak ve bu alandakiçalışmaları desteklemek.
b- Sosyal ve beşerî bilimler alanında özgün bilgi üretimi içinortamlar hazırlamak, bu çerçevede bütünleşik bilgi sistemi kurmak, araştırma vegeliştirme faaliyetlerini desteklemek, eşgüdüm sağlamak, izlemek.
c- Milletimizin sosyal ve kültürel gelişmesine katkı sağlayacakalanlarda bilimsel araştırmalar yapmak, yaptırmak ve bu alanda yapılançalışmalara destek vermek.
ç- Milli kültürümüzün ve diğer kültürlerin klasikleşmiş bilim vedüşünce eserlerinin günümüz Türkçesine çevrilmesini, basılmasını veyayımlanmasını sağlamak.
d- Görev alanı kapsamında ulusal ve uluslararası kurum vekuruluşların bilimsel çalışmalarını ve bu alandaki gelişmelerle ilgiliyayınlarını takip etmek, gerekli görülenleri tercüme ettirerek basılmasını veyayımlanmasını sağlamak.
e- Mevzuatla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
Anayasa'nın 'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'başlıklı 134. maddesinde, 'Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke veinkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldanaraştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk'ün manevîhimayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı;Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk KültürMerkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip 'Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumu' kurulur. Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ünvasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine tahsisedilir. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları,çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindekiyetkileri kanunla düzenlenir.' denilmiştir.
Anayasa'nın 134. maddesinde 'Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilkeve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldanaraştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak' olarakbelirtilen Yüksek Kurumun kuruluş amacı, KHK'nin 'Amaç vekapsam' başlıklı 1. maddesinde de aynen yer almış ve 'Bu KanunHükmünde Kararnamenin amacı, Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke veinkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldanaraştırmak, tanıtmak, yaymak ve yayımlar yapmak amacıyla; Atatürk'ün manevîhimayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı,Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu ve Türk TarihKurumundan oluşan, kamu tüzel kişiliğine sahip, Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.' ifadesineyer verilmiştir.
Dava konusu kuralda, 'Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke veinkılâplarını, bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak, yaymak ve yayımlaryapmak' görevi açıkça Yüksek Kurumun görevleri arasında sayılmamaklabirlikte, Yüksek Kuruma verilen 'bütün yönleriyle Atatürk ve eseriüzerinde sosyal ve beşerî bilimler bütünlüğü içinde bilimsel araştırmalaryapmak, yaptırmak ve bu konularda seminer, sempozyum, konferans ve benzeriulusal ve uluslararası etkinlikler düzenlemek, yayınlar yapmak ve bu alandakiçalışmaları desteklemek' görevinin, Yüksek Kurumun kuruluş amacıolarak Anayasa'nın 134. maddesi ile KHK'nin 1. maddesinde belirtilen 'Atatürkçüdüşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türkdilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak, yaymak ve yayımlar yapmak amacı'doğrultusunda yerine getirileceği kuşkusuz olduğundan, 'Atatürkçü düşünceyi,Atatürk ilke ve inkılâplarını, bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak, yaymak veyayımlar yapmak' görevinin dava konusu kuralda açıkça yeralmaması, Anayasa'nın 134. maddesine aykırılık oluşturmamaktadır.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 134. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı ve 2. maddesi ile ilgisigörülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
2- KHK'nin 5. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında Yer Alan ''Başbakantarafından belirlenecek diğer bakanlar,'' İbaresinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 123. maddesinde idarenin kanunladüzenleneceğinin belirtildiği, 134. maddesinde de Yüksek Kurumun kuruluşu,organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlarüzerindeki yetkilerinin kanunla düzenleneceğinin ifade edildiği, dava konusukuralda Yüksek Danışma Kurulunun kimlerden oluşacağının belirlenirkenBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Dışişleri Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı veMilli Eğitim Bakanı'nın yanı sıra 'Başbakan tarafından belirlenecekdiğer bakanlar' ibaresine yer verilmek suretiyle Kurulda hangibakanların yer alacağının ve sayılarının belirlenmesinin bütünüyle idareyebırakılmasının yasama yetkisinin devredilemezliği kuralına ve idareninkanuniliği ilkesine aykırı olduğu, bu durumun aynı zamanda bir yasa kuralınınbelirli ve öngörülebilir olmasını gerektiren hukuk devleti ilkesine deaykırılık oluşturduğu, Devletin başı olan ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetinive Türk Milletinin birliğini temsil edip Anayasa'nın uygulanmasını ve Devletorganlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözeten Cumhurbaşkanı'nın gözetim vedesteğinde kurulacak Yüksek Kurumun Yüksek Danışma Kuruluna katılacakbakanların Başbakan tarafından belirlenmesinin Anayasa'nın 104. maddesiylebağdaşmadığı gibi Anayasa'nın 134. maddesi uyarınca özerk ve kamu tüzelkişiliğine sahip olan Yüksek Kurumun siyasallaşmasına da yol açacak niteliktebulunduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 7., 104. ve 134.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin dava konusu ibarenin yer aldığı 5. maddesinin (1) numaralıfıkrasında, Yüksek Kurumun ve Kurumların bilim ve kültür alanındaki çalışmalarınıve etkinliklerini değerlendiren ve gerekli tavsiye kararlarını alarak görüşlerini Yüksek Kurum ve Kurumlara bildiren Yüksek Danışma Kurulunun oluşumudüzenlenmiştir. Buna göre, Yüksek Danışma Kurulu, Başbakan'ın veya ilgiliBakanın başkanlığında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Dışişleri Bakanı,Kültür ve Turizm Bakanı, Milli Eğitim Bakanı ile Başbakan tarafındanbelirlenecek diğer bakanlar, Yükseköğretim Kurulu Başkanı, CumhurbaşkanıncaYüksek Kurumun görev alanına giren konularda özgün bilimsel araştırmalarıyla tanınanbilim adamları arasından üç yıllığına seçilen üç üye ile Yüksek Kurum Başkanıve Kurum Başkanlarından oluşacak ve Cumhurbaşkanı ile Başbakan gerekligördükleri hâllerde, Yüksek Danışma Kuruluna başkanlık edecektir. Başbakantarafından belirlenecek bakanların Yüksek Danışma Kurulunun üyeleri arasındayer alacak olması, dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden biri olan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişilerhem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecekşekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamuotoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi degereklidir. Hukuk güvenliği ise normların öngörülebilir olmasını, bireylerintüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasaldüzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gereklikılar.
Anayasa'nın 7. maddesinde, 'Yasama yetkisi Türk Milleti adına TürkiyeBüyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.' hükmüne yerverilmiştir. Buna göre, Anayasa'da kanun ile düzenlenmesi öngörülen konulardayürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesiolanaklı değildir.
Anayasa'nın 123. maddesinde, 'İdare, kuruluş vegörevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.', 134. maddesinde de'AtatürkKültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri veözlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunladüzenlenir.' denilmiştir.
Dava konusu ibarenin yer aldığı kuralda Yüksek Kurumun teşkilatyapısında yer alan Yüksek Danışma Kurulunun, Başbakan veya ilgili Bakanınbaşkanlığında bakanlar, bilim adamları, Yüksek Kurum Başkanı ile Kurum başkanlarındanoluşacağı öngörülmüştür. Kurulda yer alacak bakanlar ise Bilim, Sanayi veTeknoloji Bakanı, Dışişleri Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı, Milli EğitimBakanı ile Başbakan tarafından belirlenecek diğer bakanlar olarak ifadeedilmiştir. Anılan düzenleme ile Yüksek Kurulun oluşumu temel olarakbelirlenmiş, Kurulun üye yapısının çerçevesi çizilmiştir. Bunagöre, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Dışişleri Bakanı, Kültür veTurizm Bakanı ile Milli Eğitim Bakanının yanı sıra Başbakan tarafından belirlenecekdiğer bakanların da Yüksek Danışma Kuruluna katılmalarınınöngörülmesi, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir yetkiverilmesi anlamını taşımamakta, bu nedenle yasama yetkisinin devredilemezliğiilkesine aykırılık oluşturmamaktadır.
Yüksek Danışma Kurulunun oluşumu KHK ile belirlendiğinden,Başbakanca belirlenecek bakanların da Kurula katılacak olmaları, idareninkanuniliği ilkesine de aykırılık oluşturmaz ve kuralın belirsizliği veöngörülemezliğinden söz edilemez.
Yüksek Kurum'un ve Kurumların bilim ve kültür alanındakiçalışmalarını ve etkinliklerini değerlendiren ve gerekli tavsiye kararlarınıalarak görüşlerini Yüksek Kuruma ve Kurumlara bildiren Yüksek DanışmaKurulunun üyeleri arasında bakanların bulunmasının, Başbakanlığa bağlı bir kurumolan Yüksek Kurumun siyasallaşmasına yol açacağının ya da anayasalkonumuna aykırı olduğunun söylenebilmesi de olanaklı değildir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 7. ve 134. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 104. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
3- KHK'nin 6. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında Yer Alan ''Başbakanve ilgili Bakan tarafından seçilecek birer üye ve'' İbaresininİncelenmesi
Dava dilekçesinde, Devletin başı olan ve bu sıfatla TürkiyeCumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eden, Anayasa'nınuygulanmasını ve Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetenCumhurbaşkanı'nın gözetim ve desteğinde kurulacak Yüksek Kurumun YönetimKuruluna Başbakan ve ilgili bakan tarafından birer üye seçilecek olmasınınAnayasanın 104. maddesiyle bağdaşmadığı, özerk ve kamu tüzel kişiliğine sahipolan Yüksek Kurumun siyasallaşmasına yol açacağı ve Yüksek Kurumun Anayasalyapısı ve konumuna da uygun olmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 104. ve134. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, Yönetim Kurulunun,Yüksek Kurum Başkanı'nın başkanlığında, Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek ikiüye ile Başbakan ve ilgili Bakan tarafından seçilecek birer üye ve KurumBaşkanlarından oluşacağı ifade edilmiştir. Yönetim Kuruluna Başbakan ve ilgiliBakan tarafından birer üye seçilmesi, dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
KHK'nin 1. maddesinde Başbakan'ın Yüksek Kurum ile ilgiliyetkilerini bir Bakan aracılığıyla kullanabileceği belirtilmiş, 2. maddesindeise Başbakanın Yüksek Kurum ile ilgili yetkilerini devrettiği Bakan, 'ilgiliBakan' olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, Yönetim Kurulu üyelerininbiri Başbakan, bir diğeri ise Başbakan'ın Yüksek Kurum ile ilgiliyetkilerini devrettiği Bakan tarafından seçilmesi söz konusudur.
Anayasa'nın 134. maddesinde belirtildiği üzere Başbakanlığa bağlıve kamu tüzel kişiliğine sahip olan Yüksek Kurum, bir hizmet yerinden yönetimkuruluşudur. Belirtilen hukuki konumu dolayısıyla Yüksek Kurum ile Başbakanlıkarasındaki ilişki, bir idari vesayet ilişkisidir. Bu ilişki çerçevesinde, aksiyönde bir anayasal düzenleme bulunmadıkça, Yüksek Kurumun Yönetim Kuruluüyelerinin bir bölümünün siyasal organlar tarafından seçilmesinin YüksekKurumun özerkliğiyle bağdaşmayacağı söylenemez.
Bu çerçevede, Başbakanlığa bağlı bir yerinden yönetim kuruluşuolan Yüksek Kurumun dokuz üyeli Yönetim Kurulunun iki üyesinin Başbakan ileilgili Bakan tarafından seçilmesinde Anayasa'nın 134. maddesine aykırılıkbulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'nın 134. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 104. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
4- KHK'nin;
a) 7. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının (ğ) Bendinde,
b) 10. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının (o) Bendinde,
c) 11. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının (k) Bendinde,
ç) 12. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının (h) Bendinde,
Yer Alan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve'' İbarelerininİncelenmesi
Dava dilekçesinde, KHK'nin 7. maddesinin (3) numaralı fıkrasının(ğ) bendinde Yüksek Kurum Başkanlığının görevleri arasında, 10. maddesinin (2)numaralı fıkrasının (o) bendinde Türk Dil Kurumu Başkanlığının görevleriarasında, 11. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (k) bendinde Türk Tarih KurumuBaşkanlığının görevleri arasında, 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (h)bendinde ise Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığının görevleri arasında 'Başbakanveya ilgili Bakan tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek'görevinin sayıldığı, Anayasa'nın 134. maddesine göre Yüksek Kurumun kamutüzelkişiliğine sahip olduğu, KHK'nin 10., 11. ve 12. maddelerinin (1) numaralıfıkralarına göre, Türk Dil Kurumu Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı veAtatürk Araştırma Merkezi Başkanlığının, Yüksek Kuruma bağlı, özel bütçeli veYüksek Kurum Başkanlığı'ndan ayrı kamu tüzel kişiliğine sahip kamu kurumlarıolduklarının belirtildiği, bu Kurumların Başbakanlık veya ilgili Bakanlıkteşkilatları içinde yer almadığı gibi Yüksek Kurum Başkanlığı'ndan da ayrıteşkilatlarının bulunduğu, Anayasa'nın 112. maddesinde Başbakan'ın BakanlarKurulunun başkanı olarak Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlayacağı,hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözeteceği ve Bakanlar Kurulunun busiyasetin yürütülmesinden birlikte sorumlu olacağı ve Başbakan'ın bakanlarıngörevlerini Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmekve düzeltici önlemleri almakla yükümlü olduğunun belirtildiği, 3056 sayılıBaşbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde Başbakanlığıngörevlerinin, 3. maddesinde Başbakanlık teşkilatının ve 4. maddesinde deBaşbakan'ın görevlerinin düzenlendiği, Anayasa'da veya 3056 sayılı Kanun'daBaşbakan'ın ya da ilgili bakanların, Başbakanlık veya bakanlıklar teşkilatındanayrı teşkilatı ve ayrı tüzel kişilikleri bulunan özerk ve bağımsız kamukurumlarına idari görevler verebileceğine yönelik herhangi bir hukuki düzenlemebulunmadığı, Anayasa'nın 6. maddesinde, egemenliğin kayıtsız şartsız Milleteait olduğu, Türk Milletinin egemenliğini Anayasa'nın koyduğu esaslara göreyetkili organları eliyle kullanacağı ve hiçbir kimse veya organın kaynağınıAnayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı; 11. maddesinde iseAnayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarınıve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu kurallarınayer verildiği, Yüksek Kurum Başkanlığı ile Yüksek Kurumunun kuruluşuna dahilTürk Dil Kurumu Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı ve Atatürk KültürMerkezi Başkanlığına Başbakan veya ilgili Bakan tarafından verilen görevleriyerine getirmek görevinin verilmesinin Anayasa'nın 6., 11. ve 134. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin iptali istenilen ibarelerin yer aldığı 7. maddesindeYüksek Kurum Başkanlığı, 10. maddesinde Türk Dil Kurumu Başkanlığı, 11.maddesinde Türk Tarih Kurumu Başkanlığı ve 12. maddesinde Atatürk KültürMerkezi Başkanlığı düzenlenmiştir. İptali istenilen ibareler, anılan maddelerinYüksek Kurumun ve anılan Kurumların görevlerinin belirtildiği fıkralarında yeralmış ve bu fıkraların son bendinde 'Başbakan veya ilgili Bakan tarafındanverilen diğer görevleri yapmak', 7. maddede Yüksek Kurum Başkanı'nın, 10.maddede Türk Dil Kurumu Başkanlığı'nın, 11. maddede Türk Tarih KurumuBaşkanlığı'nın ve 12. maddede Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı'nın görevleriarasında sayılmıştır. Söz konusu dört maddede yer alan 'Başbakan veyailgili Bakan ve'' ibareleri, dava konusu ibareleri oluşturmaktadır.
Anayasa'nın 134. maddesinde Başbakanlığa bağlı kurulacak YüksekKurumun, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk DilKurumu, Türk Tarih Kurumundan oluşacağı ve Yüksek Kurumun kuruluşu, organlarıile çalışma usullerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. KHK'nin 10., 11.ve 12. maddelerinde de Türk Dil Kurumu Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu Başkanlığıve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığının Yüksek Kuruma bağlı, özel bütçeli vekamu tüzel kişiliğine sahip, görev alanında bilimsel hizmet ve faaliyettebulunan kurumlar oldukları ifade edilmiştir. KHK'nin 8. maddesinde ise ayrıkamu tüzel kişiliğine sahip olan Kurumların, görevlerini Yüksek KurumBaşkanlığının gözetim, denetim ve eşgüdümünde yerine getirecekleribelirtilmiştir.
Anayasa'nın 123. maddesinde, idarenin, kuruluş ve görevleriyle birbütün olduğu ve kuruluş ve görevlerinin merkezden yönetim ve yerinden yönetimesaslarına dayandığı ifade edilmiştir. İdarenin bütünlüğü, tekil devletmodelinin yönetim alanındaki temel ilkesidir. İdarenin bütünlüğüilkesiyle, idari görevleri yerine getiren kurumlar arasında birliğin sağlanmasıve idari yapı içinde yer alan kurumların bir bütünlük içerisinde çalışmasıöngörülmüştür.
Yüksek Kurum ve Kurumlar, kamu tüzel kişiliğini haiz, hizmetyerinden yönetim kuruluşlarıdır. İdarenin bütünlüğü ilkesinin bir gereğiolarak, Başbakanlık ile kendisine bağlı olan Yüksek Kurum ve Yüksek Kurumuoluşturan Kurumlar arasında idari vesayet ilişkisi bulunmaktadır.
Dava konusu kurallar ile Yüksek Kurum ve Kurumlar için öngörülen 'Başbakanveya ilgili Bakan tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek'görevinin, anılan kurumların yürütmekle yükümlü oldukları hizmet alanınailişkin olacağı açıktır.
Yüksek Kurum Başkanı, Yüksek Kurumun en üst düzeyyöneticisi olup Yüksek Kurum hizmetlerini, mevzuata, Yönetim Kuruluncabelirlenen ilkeler ile politika ve stratejilere, Yüksek Kurumun stratejikplanına, performans ölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygun olarakdüzenlemek ve yürütmekle görevli, Yüksek Kurumun genel yönetim ve temsilindensorumludur. Yüksek Kuruma bağlı Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve AtatürkKültür Merkezi başkanlıkları da, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine sahip,görev alanında bilimsel hizmet ve faaliyette bulunan kurumlardır.
İdarî vesayet yetkisi, hiyerarşik denetimde olduğu gibi genel biryetki olmayıp, kanunla çerçevesi çizilen sınırlar içerisinde kullanılmasıgereken istisnaî bir yetkidir. İstisnaîlik ve kanunîlik, idarî vesayetin enbelirgin iki temel özelliğidir. Anayasa'da belirtilen amaç veçerçeve içinde kalmak koşuluyla bu yetkinin kapsam ve sınırını belirleme yetkisikanun koyucuya aittir.
Söz konusu yetki kapsamında, Yüksek Kurum Başkanı, Türk Dil KurumuBaşkanlığı, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı ve Atatürk Kültür MerkeziBaşkanlığının görevleri belirlenirken, idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesindeBaşbakanlığa bağlı olan Yüksek Kurum ile Yüksek Kurum bünyesinde yer alanKurumların başkanlıklarına Başbakan veya ilgili Bakan tarafından bu kurumlarınyürütmekle yükümlü oldukları hizmet alanına ilişkin görev verilmesine olanaksağlayan düzenlemede Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'nın 134. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 6. ve 11. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
5- KHK'nin 9. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
Davadilekçesinde, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı'nın görevlerinin deYüksek Kurumun Anayasa'nın 134. maddesinde belirtilen Atatürkçü düşünceyi,Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilinibilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacınıgerçekleştirecek şekilde 'Atatürkçülük', 'Atatürk ilke ve inkılâpları','Atatürk milliyetçiliği' ile ilgili alanlarda olması ve ayrıca bunları 'incelemekve yayıma hazırlamak veya hazırlatmak' yanında, tanıtmak, yaymak ve toplumabenimsetmek faaliyetlerini de içermesi gerekirken dava konusu kuralla AtatürkAraştırma Merkezi Başkanlığı'na Anayasa'nın 134. maddesinde belirtilenamaçların gerçekleştirilmesinde yetersiz olan ve bu amaçlarıngerçekleştirilmesine katkı sağlamayan, üniversitelerin tarih bölümlerininmüfredat programlarına ilişkin görevler verilmek suretiyle yasama yetkisininsaptırıldığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2. ve 134.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kural, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı'nıngörevlerini düzenlemiştir. Buna göre, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığınıngörevleri şunlardır:
a- Atatürk'ün kişiliği, düşüncesi, ilkeleri ve inkılâpları ileTürkiye Cumhuriyeti tarihini ilgilendiren kaynakları ve Cumhuriyet dönemindeüretilen temel bilim ve kültür eserlerini incelemek ve yayıma hazırlamak veyahazırlatmak.
b- Atatürk, millî mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi ileilgili Türkçe ve yabancı dillerde yazılmış kitap, broşür, dergi ve benzerimateryali toplamak, bilimsel yöntemlerle düzenlemek, yürütülen faaliyetlerkapsamında değerlendirmek, araştırmacıların ve kamuoyunun hizmetine sunmak.
c- Görevi ile ilgili konularda bilimsel nitelikli kongreler,konferanslar, seminerler, kurslar, her türlü bilimsel toplantılar, geziler,sergiler düzenlemek; bu alanda yurtiçinde ve yurt dışında düzenlenen bilimseletkinliklere katılmak.
ç- Görevi ile ilgili konularda süreli ve süresiz yayınlar yapmak,aynı mahiyetteki yayınları Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göredesteklemek, yaptığı araştırma, inceleme, kongre, konferans ve seminerlerinsonuçlarını yayımlamak.
d- Görevi ile ilgili konularda inceleme ve araştırma yapacaklarave lisansüstü çalışmalarda bulunacaklara Yönetim Kurulunca belirlenecekesaslara göre her türlü destek ve yardımlarda bulunmak.
e- Yurtiçinde ve yurtdışında Atatürkçü düşünce, Atatürk ilke veinkılâpları konuları ile Cumhuriyetimizin kuruluşunu hazırlayan ve Cumhuriyetdönemindeki olayların sebepleri ve gelişmeleri konularında üstün başarılıeserler veren yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişileri Yönetim Kuruluncabelirlenecek esaslara göre desteklemek.
f- Görevleri ile ilgili olarak, yurtiçinde ve yurtdışında yerli veyabancı, resmî ve özel eğitim, bilim, kültür, sanat kurum ve kuruluşları ilearaştırma merkezleri, arşivleri ve benzeri yerlerde ve çeşitli dallardakiaraştırmacı, yazar ve sanatkârlarla Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göreişbirliğinde bulunmak.
g- Görev alanına giren konularda, yurtiçi ve yurtdışındakiyayınları izlemek, incelemek, değerlendirmek.
ğ- Bütünleşik Bilgi Sistemi dâhilinde, arşiv ve dokümantasyonmerkezi, bilgi bankaları ve veri tabanları oluşturmak, özgün telif eserleryazmak veya yazdırmak, bunları yayınlamak, tanıtmak, yaymak ve basılan eserlerikütüphanelere göndermek.
h- Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre, Bütünleşik BilgiSistemi dâhilinde, belirlenen öncelikli konularda projeler hazırlamak ya dahazırlatmak; bu projelere katılacak yüksek lisans ve doktora öğrencilerineyurtiçi ve yurtdışı burslar vermek, üstün başarı gösterenleri ödüllendirmek.
ı- Başbakan veya ilgili Bakan ve Yönetim Kurulunca verilen diğergörevleri yerine getirmek.
Anayasa'nın 134. maddesinde, Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke veinkılaplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldanaraştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla Atatürk AraştırmaMerkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezindenoluşan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu kurulacağı belirtilmiştir.
Kuralın, Anayasa'ya aykırılığı savının temelini, Atatürk AraştırmaMerkezi Başkanlığı'na verilen görevler ile Anayasa'nın 134. maddesindebelirtilen amaçlara ulaşılmasının mümkün olmadığı hususu oluşturmaktadır.
Dava dilekçesinde, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı'na verilengörevlerin 'Atatürkçülük', 'Atatürk ilke ve inkılâpları', 'Atatürkmilliyetçiliği' ile ilgili alanlarda olması ve bunları 'tanıtmak, yaymakve topluma benimsetmek' faaliyetlerini içermesi gerekirken dava konusukuralın bu niteliği taşımadığı ileri sürülmüş ise de fıkranın (a) bendindeAtatürk'ün, kişiliği, düşüncesi, ilkeleri ve inkılâplarının incelenmesi, yayımahazırlanması veya hazırlatılması görevinin Atatürk Araştırma MerkeziBaşkanlığı'na verildiği ve (c) bendinde de görevi ile ilgili konularda sürelive süresiz yayın yapmak, yapılan yayınları desteklemek ve görevi ile ilgilikonularda yaptığı araştırma, inceleme, kongre, konferans ve seminerlerinsonuçlarını yayınlamakla görevlendirildiği hususları gözetildiğinde, AtatürkAraştırma Merkezi Başkanlığı'nca bu görevlerin Anayasa'nın 134. maddesindebelirtilen Yüksek Kurum'un kuruluş amaçlarına uygun olarak yerine getirileceği kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 134. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı ve 2. maddesi ile ilgisigörülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
6- KHK'nin 13. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, KHK'nin 13. maddesinin (3) numaralıfıkrasında Kurumların bünyesinde kurulacak bilim kurullarının oluşumu,üyelerinin seçimi, görevleri, çalışma usul ve esasları ile bilim kurullarınailişkin diğer hususların yönetmelikle düzenleneceğinin hüküm altına alındığı,Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Türk Dil Kurumu Başkanlığı, Türk TarihKurumu Başkanlığı ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı bilim kurullarınınAnayasa'nın 123., 128. ve 134. maddeleri uyarınca kanunla düzenlenmesigerekirken bu kurulların oluşumu, üyelerinin seçimi, görevleri, çalışma usul veesasları ile bilim kurullarına ilişkin diğer hususların yönetmelikle idaretarafından düzenlenecek olmasının yasama yetkisinin devri anlamınageldiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 7., 123., 128. ve 134.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 13. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında AtatürkAraştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezibaşkanlıkları bünyesinde Kurum Başkanı, Başkan yardımcısı ve aslî üyelerdenoluşan bilim kurullarının kurulması öngörülmüş, dava konusu (3) numaralıfıkrasında da bilim kurullarının oluşumu, üyelerinin seçimi, görevleri, çalışmausûl ve esasları ile bilim kurullarına ilişkin diğer hususların yönetmelikledüzenleneceği belirtilmiştir.
Dava konusu kuralı da içeren KHK'nin 13. maddesinin bir bütünolarak incelenmesinden, söz konusu bilim kurullarının, Atatürk AraştırmaMerkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezibaşkanlıklarına verilen görevlerin yerine getirilmesinde anılan Kurumlarayardımcı olmak üzere faaliyette bulunacakları ve görev alanlarının, Kurumlarıngörev alanına giren konularla sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Bilimkurullarının, Kurumların bünyesinde kurulacağının ve Kurum Başkanı, Başkanyardımcısı ve aslî üyelerden oluşacağının KHK ile belirlenmesinden sonra,oluşumu, üyelerinin seçimi, görevleri, çalışma usul ve esasları ile bilimkurullarına ilişkin diğer hususların düzenlenmesi gibi uzmanlık ve yönetimtekniğine ilişkin konuların yürütmeye bırakılması, yasama yetkisinin devriolarak nitelendirilemez.
Açıklanan nedenle, kural Anayasa'nın 7. maddesine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 123., 128. ve 134. maddeleri ile ilgisigörülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
7- KHK'nin 14. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinciCümlesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, KHK'nin 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınikinci cümlesinde kurumların asli, şeref ve haberleşme üyelikleri için gerekennitelikler, yapılacak seçim ve görevlendirmelerin usulü, üyeliklerin sayısı vegörev süresi, üyelerin görev, yetki ve sorumlulukları ile üyelikle ilgili diğerhususların yönetmelikle düzenleneceğinin hüküm altına alındığı, Anayasa'nın 7.,123., 128. ve 134. maddelerindeki açık hükümlere göre kanunla düzenlenmesigereken Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Türk Dil Kurumu Başkanlığı, TürkTarih Kurumu Başkanlığı ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığının aslî, şeref vehaberleşme üyelikleri için gereken nitelikler, yapılacak seçim vegörevlendirmelerin usulü, üyeliklerin sayısı ve görev süresi, üyelerin görev,yetki ve sorumlulukları ile üyelikle ilgili diğer hususların yönetmelikle idaretarafından düzenlenecek olmasının yasama yetkisinin devri anlamına geldiğibelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 7., 123., 128. ve 134. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 14. maddesinin (1)numaralı fıkrasının birinci cümlesinde Kurumların aslî, şeref ve haberleşmeolmak üzere üç türlü üyesinin bulunduğu belirtildikten sonra dava konusu ikincicümlesinde bu üyelikler için gereken nitelikler, yapılacak seçim vegörevlendirmelerin usûlü, üyeliklerin sayısı ve görev süresi, üyelerin görev,yetki ve sorumlulukları ile üyelikle ilgili diğer hususların yönetmelikledüzenleneceği belirtilmiştir.
Atatürk Araştırma MerkeziBaşkanlığı, Türk Dil Kurumu Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı ve AtatürkKültür Merkezi Başkanlığının aslî, şeref ve haberleşme üyeleri, Kurumlarıngörev alanına ilişkin konularda faaliyet gösterecek olup bu üyelikler içingereken nitelikler, yapılacak seçim ve görevlendirmelerin usûlü, üyeliklerinsayısı ve görev süresi, üyelerin görev, yetki ve sorumlulukları ile üyelikleilgili diğer hususlar, Kurumların görev alanına ilişkin uzmanlık ve yönetimtekniğine ilişkin konular olduğundan bu hususların düzenlenmesinin yürütmeyebırakılması, yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemez.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 7. maddesine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 123., 128. ve 134. maddeleri ile ilgisigörülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
8- KHK'nin 16. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinde YerAlan ''değerlendirmek, önceliklendirmek, faydalı olacağı değerlendirilenfaaliyetlere ilişkin'' İbaresinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Bilimsel Çalışmalar Koordinasyon DairesiBaşkanlığı'nın görevleri arasında sayılan araştırma faaliyetlerine ilişkinolarak yapılacak önerilerin değerlendirilmesi, önceliklendirilmesi ve yararlıolacağı düşünülenlerin belirlenmesi gibi Yüksek Kurulun asli faaliyetlerineilişkin olan ve akademik düzeyde uzmanlık bilgisi gerektiren görevlerinakademisyenlerden veya konunun uzmanlarından oluşturulmuş bilim kurullarıtarafından yerine getirilmesi gerekirken bu görevlerin Bilimsel ÇalışmalarDairesi Başkanlığı'nın görevleri arasında sayıldığı, bu görevlerin YüksekKurulun idari teşkilatı tarafından hiyerarşik kademeler içinde yürütülecekidari görevler olmadığı ve bu görevlerin yönetsel görevlermiş gibi idarihiyerarşi içinde görülmesinde kamu yararı bulunmadığı, idari personelin adının'Yüksek Kurum Uzmanlığı' dahi olsa bu görevlerin bu kişilerin bilgi vekapasitesini aşan bir niteliği bulunduğu, bağımsız bilim kurulları tarafındanyapılması gereken araştırma önerilerinin değerlendirilmesi, önceliklendirilmesive yararlı olacağı düşünülenlerin belirlenmesinin konuyla ilgili akademikuzmanlıkları bulunmayan kamu görevlileri eliyle yapılmasının söz konusu süreciher türlü müdahaleye açık hale getirdiği ve böylece idarenin istediği önerilereonay verilmesi, istemediklerinin ise dışta kalmasının güvence altınaalınmasının amaçlandığı, yetki saptırmasına gidilerek kamu yararına aykırıdüzenleme yapmasının hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı belirtilerekkuralın, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, BilimselÇalışmalar Koordinasyon Dairesi Başkanlığı'nın görevleri düzenlenmiş vefıkranın (a) bendinde de araştırma ve inceleme faaliyetlerine ilişkin önerileriincelemek, değerlendirmek, önceliklendirmek, faydalı olacağı değerlendirilenfaaliyetlere ilişkin projelerin hazırlık ve uygulama süreçlerini Kurumlarlaişbirliği içinde koordine etmek görevi adı geçen Başkanlığın görevleri arasındasayılmıştır. Araştırmaların Bilimsel Çalışmalar Koordinasyon DairesiBaşkanlığı'nca değerlendirilmesi, önceliklendirilmesi, faydalı olacağıdeğerlendirilen faaliyetler için koordinasyon görevi verilmesi, dava konusukuralı oluşturmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukukdevleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygunolan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, heralanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırıdurum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan veyargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devleti ilkesinin bir başka gereğiise, yasaların kişisel yarar gözetilerek değil, kamu yararı amacınıgerçekleştirmek üzere çıkarılmasıdır.
Kamu yararı kavramı, genel bir ifadeyle, bireysel, özelçıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifadeetmektedir. Bir kuralın Anayasa'ya aykırılık sorunu çözümlenirken 'kamuyararı' konusunda Anayasa Mahkemesinin yapacağı inceleme yalnızca kuralınkamu yararı amacıyla yapılıp yapılmadığı ile sınırlıdır. Bunun ötesinde yapılansomut düzenlemenin bu amaçları etkin bir şekilde gerçekleştirmeye elverişliolup olmadığı yönündeki bir değerlendirme anayasallık denetiminin kapsamı dışındadır.
Yüksek Kurum'un hizmet birimlerinden biri olarak öngörülenBilimsel Çalışmalar Koordinasyon Dairesi Başkanlığına dava konusu ibare ileverilen araştırmaların değerlendirilmesi, önceliklendirilmesi, faydalıolacağı değerlendirilen faaliyetlere ilişkin projelerin hazırlık ve uygulamasüreçlerini Kurumlarla işbirliği içinde koordine etmek görevinin, kamu yararıdışında bir amaçla adı geçen Başkanlığa verildiği söylenemeyeceği gibi sözkonusu kuralın, Yüksek Kurum ile Kurumlar arasında olması gereken işbirliğininsağlanmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
9- KHK'nin 22. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 134. maddesinde Yüksek Kurumunkamu tüzelkişiliğine sahip olduğunun belirtildiği, KHK'de de Yüksek Kurum ileKurumların kamu tüzelkişiliğine sahip olduğunun ifade edildiği, Anayasa'nın124. maddesinde Başbakanlık, bakanlık ve kamu tüzelkişilerinin kendi görevalanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzereve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabileceğinin belirtildiği, kamutüzelkişiliğini haiz olarak kurulan Yüksek Kurum ile Kurumların görev, yetki vesorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş bulunan konularda idaridüzenleme yapma yetkilerinin bulunduğu, Yüksek Kurum ve Kurumların hazırladıkları idari düzenlemelerin yürürlüğe girmesinin Başbakan veya ilgiliBakanın onayı şartına bağlanmasının Başbakan veya ilgili Bakana kaynağınıAnayasa'dan almayan bir yetki verilmesi sonucuna yol açtığı belirtilerekkuralın, Anayasa'nın 7., 124. ve 134. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
KHK'nin 22. maddesinde Yüksek Kurum ve Kurumların, görev, yetki vesorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idaridüzenlemeler yapabilecekleri belirtildikten sonra dava konusu fıkrada bu idaridüzenlemelerin Başbakan veya ilgili Bakanın onayıyla yürürlüğe konulacağı hükmebağlanmıştır.
Anayasa'nın 134. maddesinde Yüksek Kurumun, KHK'de de Yüksek Kurumile Kurumların kamu tüzel kişiliğine sahip bulundukları belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nda ifade edildiği üzere tüzel kişiler,yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün hakve borçlar yönünden hak ehliyetine ve fiil ehliyetine sahip bulunmaktadırlar.Dava konusu kuralda yer alan 'idari düzenlemeler', Yüksek Kurum ileKurumların sahip oldukları kamu tüzel kişilikleri dolayısıyla tesis ettikleriişlemler kapsamında yer almaktadır. İdari düzenlemelerin bir kısmı mevzuatınuygulanmasına yönelik açıklama ve talimatlar içermekte, bir kısmı daidarenin iç işleyişine yönelik bulunmaktadır. Genel, soyut ve objektifhukuk kuralları içeren idare hukukuna özgü bu düzenlemelerin başındayönetmelikler gelmektedir.
Anayasa'nın 124. maddesinde, 'Başbakanlık, bakanlıklar ve kamutüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerinuygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmeliklerçıkarabilirler.' denilmiştir.
Yüksek Kurum ve Kurumlar kamu tüzel kişiliğine sahipolduklarından, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerinuygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikçıkarabilecekleri kuşkusuzdur.
Dava konusu kural, yönetmeliklerin Yüksek Kurum ve Kurumlarcaçıkarılmalarına engel oluşturmamakta ancak, bunların yürürlüğegirmesini Başbakanın veya ilgili Bakanın onayı koşuluna bağlamaktadır.
Başbakanlık ile Yüksek Kurum ve Kurumlar arasındaki ilişki,yukarıda da ifade edildiği üzere idari vesayet ilişkisidir ve bu anlamdaBaşbakanlık idari vesayet yetkisine sahiptir.
Vesayet yetkisinin kapsamı, işlemler yönünden iptal, onama,düzeltme, erteleme, yeniden görüşülmesini isteme, yargıya başvurma şeklindeortaya çıkmakta ve kural olarak vesayet makamının, yerinden yönetim kuruluşununyerine geçerek işlem tesis etme yetkisi bulunmamaktadır.
Vesayet yetkisinin istisnai bir yetki olması nedeniyle, buyetkinin kullanımının mutlaka kanunla veya KHK ile düzenlenmesi gerekliliğineuyulmak suretiyle, Yüksek Kurum ve Kurumların çıkardıkları yönetmeliklerinyürürlüğe girmesinin, aralarındaki idari vesayet ilişkisi gözetilerekBaşbakan'ın veya ilgili Bakan'ın onayına bağlanması, Anayasa'ya aykırılıkoluşturmamaktadır.
Aynı husus, kamu tüzel kişiliğini haiz olan Yüksek Kurumun veKurumların, genelge, yönerge, tebliğ ve benzeri adlar altında yaptığı diğeridari düzenlemelerin yürürlüğe konulması bakımından da geçerlidir.
Açıklanan nedenle kural, Anayasanın 124. ve 134. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 7. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
10- KHK'nin 24. Maddesinin;
a) (2) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, 11.8.1983 günlü, 2876 sayılı AtatürkKültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanunu'nun mülga maddelerinde Yüksek KurulBaşkanı'nın Yüksek Kurulun görüşü alınarak Başbakan tarafından gösterilecek üçaday arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanması, Atatürk Araştırma MerkeziBaşkanı'nın tutum ve davranışları ile Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke veinkılaplarını benimsediğini, eserleriyle veya eğitim ve öğretim veya diğerhizmet alanlarındaki çalışmaları ile kanıtlamış, yükseköğrenim görmüş Devletmemuru olabilmek için gerekli niteliklere sahip adaylar arasından YüksekKurulun görüşünün alınarak Başbakan'ın önerisi üzerine müşterek kararlaatanması, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezibaşkanlarının ise asli üyelerde bulunması gereken niteliklere sahip adaylararasından Yüksek Kurulun görüşünün alınarak, Başbakan'ın önerisi üzerinemüşterek kararla atanması öngörülmüş iken iptali istenilen kural uyarıncaYüksek Kurum Başkanı ile Kurum başkanlarının hiçbir nitelik aranmadan ve YüksekKuruldan görüş alınmadan doğrudan müşterek kararla atanacak olmasının demokrasive hukukla bağdaşmadığı, Yüksek Kurumun Başkanı ile Kurum başkanlarınınatanmalarında Yüksek Danışma Kurulunun görüşlerinin alınmasının söz konusuKurumların bilimsel ve yönetsel özerklikleri ile anayasal görev ve tüzelkişiliklerinin gereği olduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 134. maddesineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 24. maddesinin (2) numaralı fıkrasının dava konusu birincicümlesinde, Yüksek Kurum Başkanı ile Kurum başkanlarının müşterek kararlaatanacakları hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 8. maddesinde 'Yürütme yetkisi ve görevi,Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygunolarak kullanılır ve yerine getirilir.' denilmiş, 104. maddesinde de'kararnameleri imzalamak' Cumhurbaşkanı'nın yürütme alanındakigörev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Anayasa'nın 104. maddesinde sözüedilen 'kararnameler', kanun hükmünde kararnameler ile BakanlarKurulunun çeşitli kararnamelerinin yanında üst düzey yöneticilerin atanması ileilgili müşterek kararnameleri de kapsamaktadır.
Kamu politikasının tayinine katılan, etkin bir otoriteye sahipolan, kuruluşların amacının gerçekleşmesinde önemli yetki ve sorumluluklarladonatılan, planlama, örgütlenme, personel ve kadrolarını yöneten, denetim vetemsil gibi işlevleri yerine getiren kamu görevlilerinin, üst düzey yöneticikonumunda olmaları nedeniyle bunların atamaları müşterek kararname ileyapılmaktadır.
Yüksek Kurum Başkanı, Yüksek Kurum hizmetlerini, mevzuata, YönetimKurulunca belirlenen ilkeler ile politika ve stratejilere, Yüksek Kurumunstratejik planına, performans ölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygunolarak düzenleyen ve yürüten, yönetiminden ve temsilinden sorumlu olan en üstdüzey yöneticidir.
Kurumların başkanları da Yüksek Kurumdan ayrı kamu tüzelkişiliğine sahip Kurumların yönetimi ve temsilinden sorumlu, Kurumlarıngörevlerinin yerine getirilmesinde taşıdıkları sorumluluk ve yetkileriitibariyle Kurumların en üst düzey yöneticileridir.
Müşterek kararname ile atanmaları öngörülen Yüksek Kurum veKurumların başkanlarının atanmalarından önce herhangi bir makamın görüşü veyaönerisinin alınmasını zorunlu kılan anayasal bir düzenlemebulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 134. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
b) (3) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Yüksek Kurum ile Kurumların kamu tüzelkişiliklerinin Anayasa'dan kaynaklandığı ve özerk oldukları, Başbakanlıklailişkilerinin bağlılık ilişkisi olduğu, bağlı ve ilgili kuruluşların tüzelkişiliğe sahip olmalarının hukuksal bir sonucu olarak personel atamalarınınkendi yetkili organları tarafından yapılması gerektiği, Yüksek Kurum ileKurumların yardımcı hizmetler sınıfında istihdam edilenler dâhil tümpersonelinin atamasının iktidar tarafından yapılmak istenildiği, 3056sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'da Başbakanlık personelinin atanmasının 2451sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanun'a göreyapılacağının ve 2451 sayılı Kanun'da belirtilmeyen görevlerden başkanlıklaraortak kararla, diğer görevlere ise Başbakan'ın onayı ile atama yapılacağının,Başbakan'ın bu yetkisini gerekli gördüğü alt kademelere devredebileceğinin veBaşbakanlık bağlı ve ilgili kuruluşlarının kanunlarındaki atamaya ilişkinhükümlerin saklı olduğunun belirtildiği, Devlet tüzelkişiliğinden ayrı tüzelkişilikleri bulunan Yüksek Kurum ile Kurumların 2451 sayılı Kanun'un ekicetvellerde sayılanlar dışında kalan memurlarının atama işlemlerinin Başbakanveya ilgili Bakan tarafından yapılacak olmasının yetki saptırması olduğubelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 6. ve 134. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
KHK'nin 24. maddesinin dava konusu (3) numaralı fıkrasında, 2451sayılı Kanun'un eki cetvellerde sayılanlar dışında kalan memurlarınatamalarının Başbakan veya ilgili Bakan tarafından yapılacağı hükmebağlanmıştır.
2451 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, bu Kanun'a ekli (1) sayılıcetvelde gösterilen unvanları taşıyan görevlere Bakanlar Kurulu kararıyla, (2)sayılı cetvelde gösterilen unvanları taşıyan görevlere ise müşterek kararlaatama yapılacağı belirtilmiştir.
2451 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu kararıylaya da müşterek kararla atanması öngörülmeyen, Yüksek Kurum ve Kurumlarda görevalan memurların atamalarının Başbakan veya ilgili Bakan tarafındanyapılacağının öngörülmesi, 6223 sayılı Yetki Kanunu ile Bakanlar Kuruluna verilenyetki kapsamında kullanılan takdiri yansıtmakta olup, Başbakanlığa bağlı birkuruluş olan Yüksek Kurumun memurları ile Kurumların memurlarının atamalarınınBaşbakan veya ilgili Bakan tarafından yapılmasında Anayasa'ya aykırılıkbulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle kural, Anayasanın 134. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 2. ve 6. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
11- KHK'nin 27. Maddesinin;
a) (1) Numaralı Fıkrasında Yer Alan ''Bakanlar Kurulununteklifi ve'' İbaresinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Atatürk Uluslararası Barış ÖdülününBakanlar Kurulunun teklifi ve Cumhurbaşkanının onayıyla verileceğinin ve buödülün verilmesine ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu kararıylayürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği, KurtuluşSavaşı'nın lideri ve Cumhuriyetin kurucusu olan Atatürk'ün Türkiye CumhuriyetiDevletinin kuruluş felsefesini belirleyen siyaset üstü bir kişilik olduğu,adına verilecek 'Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün siyasete malzemeyapılmaması ve ödül yoluyla hatırasının kirletilmemesi için kime verileceğininsiyaset üstü bir kurul tarafından belirlenmesi gerektiği, siyasal bir organolan Bakanlar Kurulunun tercihlerinin de doğal olarak siyasal olacağı vedolayısıyla Bakanlar Kurulunun Atatürk Uluslararası Barış Ödülünü iç ve dışsiyaseti siyasal tercihleri ve çıkarları doğrultusunda yönlendirmesinde biraraç olarak kullanacağı, bu durumun siyaset alanının doğasından ve işleyişindenkaynaklanan olağan bir sonuç olduğu, Atatürk Uluslararası Barış ÖdülününBakanlar Kurulunu teklifi üzerine verilmesinin Anayasa'nın egemenliğin yetkiliorganlar eliyle kullanılmasını öngören 6. maddesi ile Bakanlar Kurulunun görevve siyasi sorumluluklarını düzenleyen 112. maddesine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
KHK'nin 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, Atatürk'ün 'Yurttasulh, cihanda sulh' ilkesi doğrultusunda, dünya barışına, uluslararasıdostluk ve iyi niyetin geliştirilmesine hizmet eden gerçek ve tüzel kişilereBakanlar Kurulunun teklifi ve Cumhurbaşkanının onayıyla, Devlet ödülüniteliğinde Atatürk Uluslararası Barış Ödülü verilmesi öngörülmüştür. Bu ödülün'Bakanlar Kurulunun teklifi ile' verilmesi hususu, dava konusu ibareyioluşturmaktadır.
Anayasa'nın 6. maddesinde Türk Milletinin, egemenliğini Anayasanınkoyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanacağı ve hiçbir kimse veyaorganın kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmebağlanmıştır.
Anayasa'nın 112. maddesinde de, Başbakan'ın, Bakanlar Kurulununbaşkanı olarak Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlayacağı ve hükümetin genelsiyasetinin yürütülmesini gözeteceği belirtildikten sonra Bakanlar Kurulunun busiyasetin yürütülmesinden birlikte sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk'ün adını taşıyan ve dünyabarışına, uluslararası dostluk ve iyi niyetin geliştirilmesine hizmet edenlereverilmesi öngörülen Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün niteliği ve önemigözetilerek, bu Ödül'ün verilmesinde yürütme organı görevli ve yetkilikılınmıştır. Buna göre, hükümetin genel siyasetini yürütmekle görevli BakanlarKurulunun teklifi üzerine, Devletin başı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini veTürk Milletinin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanı tarafından AtatürkUluslararası Barış Ödülü verilecektir.
Atatürk'ün 'yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesidoğrultusunda, dünya barışına, uluslararası dostluk ve iyi niyetin geliştirilmesinehizmet eden gerçek ve tüzel kişilere verilmesi öngörülen Atatürk UluslararasıBarış Ödülü'nün verileceği kişinin belirlenmesi konusunda Bakanlar KuruluncaCumhurbaşkanı'na teklifte bulunulması, Bakanlar Kurulunun anayasal konumunaaykırı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 6. ve 112. maddelerine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
b) (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Kurtuluş Savaşı'nın önderi ve Cumhuriyetinkurucusu Atatürk adına verilecek ödül ile ilgili esasların, aday tespitine vebelirlenmesine ilişkin süreçlerin, aday tespitinde görev alacaklar ile bunlarıngörevleri ve çalışma esaslarının belirlenmeksizin ve Atatürk UluslararasıBarış Ödülü verilmesine ilişkin kuralların konulup çerçevesinin çizilmeksizinbu Ödül'ün verilmesine ilişkin usûl ve esasların Bakanlar Kurulu kararıylayürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceğinin öngörülmesinin yasamayetkisinin devrine yol açacağı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 7. maddesineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin 27. maddesinin dava konusu (2) numaralıfıkrasında, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü verilmesine ilişkin usûl veesasların, Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak yönetmelikledüzenleneceği öngörülmüştür.
Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk Milletiadına Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu ve bu yetkinindevredilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Yasayla düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerinkanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Buniteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile ayrıntıların belirlenmesi konusundayürütme organına yetki verilmesi, yasal düzenleme ilkesine aykırılıkoluşturmamaktadır.
KHK'nin 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,Atatürk Uluslararası Barış Ödülünün 'yurtta sulh, cihanda sulh'ilkesi doğrultusunda, dünya barışına, uluslararası dostluk ve iyi niyetingeliştirilmesine hizmet eden kişilere verileceğinin belirtilmesi suretiyle ödülverilecek kişinin taşıması gereken niteliklerin belirlendiği, gerçek kişilerinyanı sıra tüzel kişilere de ödül verilebilmesine imkânsağlandığı, Bakanlar Kurulunun teklifi ve Cumhurbaşkanının onayıylaödül verileceği ifade edilmek suretiyle de ödülün verilmesine ilişkinkarar sürecinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün verileceği kişininnitelikleri ve ödül verilecek kişinin belirlenme sürecine ilişkin temel ilkelerKHK ile belirlendiğinden, bu konuya ilişkinayrıntıların düzenlenmesi bakımından Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi,yasal düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmamaktadır.
Açıklanan nedenle kural, Anayasanın 7. maddesine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
12- KHK'nin Geçici 1. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Yüksek Kurum'un Denetleme KuruluBaşkanı ve üyeleri ile Genel Sekreteri, Yüksek Kurum veKurumların başkan yardımcıları, daire başkanları, özel kalem müdürleri,şube müdürleri, merkez ve kurum sekreterlerinin söz konusu görevlere 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu'nun kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesindeatandıkları, daire başkanı ve şube müdürlerinin ise yönetmelikte öngörülengörevde yükselme sınavında başarı elde ederek atandıkları, söz konusukadrolarda bulunanların kanunla görevlerinden alınmasının hukuki güvenlikilkesine aykırı olduğu, hukuk devletinde kanunların yalnız Anayasa'ya değilevrensel hukuk ilkelerine de uygun olması gerektiği, Yüksek Kurum ve Kurumlardakariyer ve liyakat ilkeleri ile görevde yükselme sınavı sonuçlarına göre sözkonusu kadrolara atananlar için söz konusu kadro görev unvanları kendileriaçısından kazanılmış hak olduğu, kazanılmış bir hakkı ortadan kaldırmanın 'hukukgüvenliği ilkesi' açısından aykırılık oluşturduğu, niteliği itibariyleidari bir işlem olan 'atama' işleminin KHK ile yapılmasıyla bir yandanyürütmenin 'atama' ve 'görevden alma' yetkisine Anayasa'nın 8.maddesine aykırı bir şekilde el atılırken diğer yandan kişilerin Anayasa'nın125. maddesinde güvence altına alınan idari işleme karşı yetkili mercilernezdinde hak arama özgürlüklerinin Anayasa'nın 36. maddesine aykırı bir şekildeellerinden alındığı, ayrıca kişilerin hak arama özgürlüklerinin KHK iledüzenlenmesinin Anayasa'nın 91. maddesiyle bağdaşmadığı, Denetim Kurulu yerineTeftiş Kurulu ya Denetim ve Rehberlik Başkanlıkları kurulabilecekkenkurulmadığı, kamu yararına aykırı olarak salt görevden almak amacıyla getirilenkuralın 'yetki saptırması' olduğu ve Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, 'Başkanlık Müşaviri've 'Araştırmacı' unvanlı görevlere atanan Yüksek Kurum ve Kurumlarınbaşkan yardımcıları ile anılan kurumların daire başkanları, özel kalemmüdürleri, şube müdürleri, Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri, genel sekreter,merkez ve kurum sekreterlerinin aylık net hak edişlerinin sabitlendiği, bu düzenleme nedeniyle bu kişilerin maaşlarının reel olarak gerileyeceği,kazanılmış mali hak kaybının ise hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığıbelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2.,, 7., 36., 70. ve 91. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KHK'nin geçici 1. maddesinde, KHK'nin yayımı tarihinde görevdebulunan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi,Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu başkan yardımcılarıile anılan kurumların daire başkanları, özel kalem müdürleri, şube müdürleri,Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri, genel sekreter, merkez ve kurumsekreterleri ile bilim kurulları üyelerinin görevlerinin bu KHK'nin yayımıtarihinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği, görevine son verilenkişilerden Yüksek Kurum Başkan Yardımcısı, bağlı kuruluşların başkanyardımcıları, Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri, daire başkanları ile genelsekreter, merkez ve kurum sekreterlerinin bu amaçla ihdas edilen BaşkanlıkMüşaviri kadrolarına, özel kalem müdürleri ile şube müdürlerinin ise ihdas edilenAraştırmacı kadrolarına hâlen bulundukları kadro dereceleriyle birlikte hiçbirişleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacakları, 2547 sayılı YükseköğretimKanununun 38. maddesine göre Yüksek Kurumda ve Kurumlarda görevlendirilenlerin,yükseköğretim kurumundaki görevlerine geri dönecekleri, KHK'nin yürürlüğegirdiği tarihte görevde bulunan Yönetim Kurulunun Cumhurbaşkanınca seçilenüyeleri ile Kurumlarda bulunan asli üyelerin üyeliklerinin sona ereceği,Başkanlık müşavirliği ile araştırmacı kadrosuna atanmış sayılanlara eskikadrolarına ilişkin olarak en son ayda, aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlüzam ve tazminatlar, makam tazminatı, görev tazminatı ve temsil tazminatı, eködeme, sözleşme ücretleri ile benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerintoplam net tutarının, atanmış sayıldıkları kadrolara ilişkin olarak aylık, ekgösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminatlar, makam tazminatı, görevtazminatı ve temsil tazminatı, ek ödeme, sözleşme ücretleri ile benzeri adlarlayapılan her türlü ödemelerin toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradakifark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın farkkapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödeneceği, Yüksek Kurum ve Kurumlaraait Uzman Yardımcısı ve Uzman kadrolarından boş olanların, bu maddenin yayımıtarihinde iptal edilmiş sayılacağı, bu kadroların daha sonra boşalması halindede iptal edilecekleri hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesindeki 'hukuk devleti' ilkesigereğince, yasama işlemlerinin kişisel yararları değil kamu yararınıgerçekleştirmek amacıyla yapılması zorunludur. Bir kuralın Anayasa'ya aykırılıksorunu çözümlenirken 'kamu yararı' konusunda Anayasa Mahkemesininyapacağı inceleme yalnızca kanunun kamu yararı amacıyla yapılıp yapılmadığı ilesınırlıdır. Kanun ile kamu yararının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinidenetlemenin anayasa yargısıyla bağdaşmayacağı, bunun kanun koyucununtakdirinde olduğu açıktır.
KHK'nin genel gerekçesinde, 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil veTarih Yüksek Kurumu Kanunu'nun onsekiz maddesinde değişiklik yapan 519 sayılıKHK'nin 1993 yılında Anayasa Mahkemesince iptalinden sonra 2876 sayılı Kanun'daoluşan boşluklar nedeniyle kurulların, komisyonların ve çalışma gruplarınınoluşturulamaması ve Cumhurbaşkanınca atanması öngörülen üyelerin atanamaması nedeniyleYüksek Kurum ve Kurumlarda başkanlar dışında hiçbir bilim adamı vearaştırmacının kalmadığı, bu durumun Yüksek Kurum'un daha önce de yürütemediğibilimsel araştırma işlevine ilişkin kurumsal kabiliyetini tamamen yitirmesineyol açtığı, 2876 sayılı Kanun'un onarılması yerine değişen şartlar veihtiyaçlarla uyumlu, Yüksek Kurumu gerçek işlevine kavuşturan ve ahenk içindeçalışmasını sağlayacak bir kanun tasarısının hazırlandığı, bürokratik yönü ağırbasan bir kurum haline dönüşen Yüksek Kurumun teşkilat yapısının kaynaklarınetkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak bir yapıya kavuşturulmasınınamaçlandığı ifade edildiğinden, kanun koyucunun amacının kamu yararınısağlamaya dönük olduğu anlaşılmaktadır. Somut düzenlemenin bu amaçları etkin birşekilde gerçekleştirmeye elverişli olup olmadığı yönündeki bir değerlendirme,anayasallık denetiminin kapsamı dışındadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin temelgereklerinden biri kazanılmış haklara saygı gösterilmesidir. Kazanılmış haklarasaygı, hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış hak, kişininbulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş vekişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır. Dava konusu kuralda kişilerinbulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmişve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklara yönelik bir düzenlemeöngörülmediğinden kazanılmış hakları ihlal eden bir müdahale söz konusudeğildir.
Teşkilat yapısı değiştirilen Yüksek Kurum ve Kurumların bazıkadrolarında görev yapan kamu görevlilerinin görevlerinin sona erdirilerekBaşkanlık müşaviri veya araştırmacı kadrolarına atanmış sayılmalarınınöngörülmesi, yeniden teşkilatlanma sonucu ortaya çıkan hukuki ve fiilîzorunluluklar nedeniyledir. Buna göre, söz konusu işlemin sebep unsuru, YüksekKurum ve Kurumların yeniden teşkilatlandırılması olup yürürlükte bulunankanunlara dayanılarak ve kamu görevlisinin öznel durumu dikkate alınarakidarece tesis edilen naklen atama işlemlerinden tamamen farklıdır. Söz konusuhukuki ve fiilî zorunluluklar nedeniyle kazanılmış haklar korunarak başkakadrolara atama yapılması, kanun koyucunun takdir alanı içindedir.
Öte yandan, dava konusu kuralla tek bir kişi hakkında bireyselnitelikte bir yürütme işlemi tesis edilmeyip, aksine genel ve soyut bir kuralgetirilmektedir. Soyut bir kuralın gerçekte tek bir kişiyi ya da sınırlı sayıdakişiyi ilgilendiriyor olması onun bu niteliğini ortadan kaldırmaz. Bireyselnitelikte bir işlemden söz edilebilmesi için somut olarak bir kişinin hukukidurumunda değişiklik yapan bir irade açıklamasının bulunması gerekir. Davakonusu kuralla doğrudan somut bazı kişilerin hukuki durumunda değişiklikyapılmasına yönelik bir irade açıklamasında bulunulmadığından bireysel işleminvarlığından söz edilemez. Kuralda belirtilen kadrolarda görev yapan kişilerinhukuki durumlarının düzenlemenin sonucundan etkilenmiş olması, bu neticeyideğiştirmez.
Memuriyet kadro derecesine bağlanan mali haklar ise odereceye ulaşan kişi yönünden tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş alacakniteliğine dönüştüğünden kazanılmış hak teşkil eder. Kadro derecesinebağlanan mali haklar unvandan bağımsız olduğundan, unvan değişse bile bunlarınhukuken korunması gerekmektedir. Buna karşılık bir görevin fiilen yapılmasıkarşılığında ödenen mali haklar ise kazanılmış hak oluşturmaz. Bu gibi malihaklar, ilgilinin o görevi fiilen yerine getirdiği süreyle sınırlı olaraködenir.
Dava konusu kuralda, Başkanlık müşaviri ve araştırmacı kadrolarınaatanan kişilerin bulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileriyönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş mali haklarının(ücret ve özel hizmet tazminatı toplamının), mevcut kadrolarındakine göre dahadüşük olması halinde yeni kadrolarındaki gelirlerine eşitleninceye kadararadaki farkın ödenmesi öngörülmek suretiyle kazanılmış hakları korunmuştur.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 7., 36., 70. ve 91. maddeleri ile ilgisigörülmemiştir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
11.10.2011 günlü, 664 sayılı AtatürkKültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin:
A) 1- 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasının '(c)fıkrasında yer alan 'genel sekreter, kurum ve merkez sekreteri,' ibaresiyürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan 've şube müdürü' ibaresi 'veYüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı'şeklindedeğiştirilmiş' bölümü,
2- 28. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan ''ve104 üncü'' ibaresi,
3- 28. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) ve (c)bentleri,
hakkında, 10.1.2013 günlü, E. 2011/141, K. 2013/10 sayılı kararlakarar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu bentlere, bölüme veibareye ilişkin yürürlüğün durdurulması istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA,
B) Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası yönünden;
1- 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14.,15., 16., 17., 18., 19. ve 20. maddeleri, 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasıile (2) numaralı fıkrasının iptal edilen ibareler dışında kalanbölümünün, 22., 23., 24. maddeleri, 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 26.,27. maddeleri, 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasının '(c) fıkrasındayer alan 'genel sekreter, kurum ve merkez sekreteri,' ibaresiyürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan 've şube müdürü' ibaresi 'veYüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı'şeklindedeğiştirilmiş' bölümü dışında kalan bölümü, (2) numaralı fıkrasının ''ve104 üncü'' ibaresi dışında kalan bölümü, (3) numaralı fıkrasının(b) ve (c) bentleri dışında kalan bölümü, geçici 1. maddesi, geçici 2.maddesinin (1) numaralı fıkrası, geçici 3., geçici 4., geçici 5., 29., 30.maddeleri ile eki (I) Sayılı Cetvel, (1), (2) ve (3) sayılı listeleri,10.1.2013 günlü, E. 2011/141, K. 2013/10 sayılı kararla reddedildiğinden, bumaddelere, fıkralara, bölümlere, ibareye, cetvele ve listelere ilişkinyürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE,
2- a- 21. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, birinci cümlesindeyer alan ''ve diğer gerçek ve tüzel kişilerden'' ibaresi ileikinci cümlesinde yer alan ''ile diğer gerçek ve tüzel kişiler'' ibaresine,
b- 25. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkralarına,
c- Geçici 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasına,
ilişkin iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle,bu fıkraların ve ibarelerin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
C) Kapsam yönünden 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11.,12., 13., 14., 15., 16., 17., 18., 19., 20. maddeleri, 21. maddesinin (1)numaralı fıkrası ve (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''vediğer gerçek ve tüzel kişilerden'' ibaresi ile ikinci cümlesinde yeralan ''ile diğer gerçek ve tüzel kişiler'' ibaresi dışındakalan bölümü, 22., 23., 24. maddeleri, 25. maddesinin (1) numaralı fıkrası,26., 27. maddeleri, 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasının '(c) fıkrasındayer alan 'genel sekreter, kurum ve merkez sekreteri,' ibaresiyürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan 've şube müdürü' ibaresi 'veYüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı' şeklindedeğiştirilmiş' bölümü dışında kalan bölümü, (2) numaralı fıkrasının ''ve104 üncü'' ibaresi dışında kalan bölümü, (3) numaralı fıkrasının(b) ve (c) bentleri dışında kalan bölümü, geçici 1. maddesi, geçici 2.maddesinin (1) numaralı fıkrası, geçici 3., geçici 4., geçici 5., 29., 30.maddeleri ile eki (I) Sayılı Cetvel, (1), (2) ve (3) sayılı listeleri,10.1.2013 günlü, E. 2011/141, K. 2013/10 sayılı kararla reddedildiğinden, bumaddelere, fıkralara, bölümlere, cetvele ve listelere ilişkin yürürlüğündurdurulması isteminin REDDİNE,
D) İçerikleri itibariyle Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen;
1- 3. maddesine,
2- 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ''Başbakantarafından belirlenecek diğer bakanlar,'' ibaresine,
3- 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ''Başbakanve ilgili Bakan tarafından seçilecek birer üye ve'' ibaresine,
4- 7. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (ğ) bendinde yeralan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve '' ibaresine,
5- 9. maddesinin (2) numaralı fıkrasına,
6- 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (o) bendinde yeralan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve'' ibaresine,
7- 11. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (k) bendinde yeralan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve '' ibaresine,
8- 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (h) bendinde yeralan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve'' ibaresine,
9- 13. maddesinin (3) numaralı fıkrasına,
10- 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesine,
11- 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yeralan ''değerlendirmek, önceliklendirmek, faydalı olacağıdeğerlendirilen faaliyetlere ilişkin '' ibaresine,
12- 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasına,
13- 24. maddesinin;
a- (2) numaralıfıkrasının 'Yüksek Kurum Başkanı ile Kurum Başkanları, müşterek kararlaatanır.' biçimindeki birinci cümlesine,
b- (3) numaralı fıkrasına,
14- 27. maddesinin;
a- (1) numaralıfıkrasında yer alan '' Bakanlar Kurulunun teklifi ve'' ibaresine,
b- (2) numaralı fıkrasına,
15- Geçici 1. maddesine,
yönelik iptal istemleri, 10.1.2013 günlü, E.2011/141, K.2013/10 sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddelere, fıkralara, cümlelereve ibarelere ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE,
10.1.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Kanun, kanunhükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez.' denilmekte, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
11.10.2011 günlü, 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih YüksekKurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 21.maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''ve diğergerçek ve tüzel kişilerden'' ve ikinci cümlesinde yer alan ''ile diğer gerçekve tüzel kişiler'' ibareleri ile 25. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralıfıkralarının ve geçici 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptal edilmesinedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu ibarelere ve fıkralara ilişkiniptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz aysonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
11.10.2011 günlü, 664 sayılı AtatürkKültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında KanunHükmünde Kararname'nin:
A) 1- 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasının '(c) fıkrasında yeralan 'genel sekreter, kurum ve merkez sekreteri,' ibaresiyürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan 've şube müdürü' ibaresi 'veYüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı' şeklinde değiştirilmiş' bölümüneyönelik iptal istemi, 10.11.2011 günlü, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin1. maddesiyle 11.8.1983 günlü, 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih YüksekKurumu Kanunu'nun 97. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralıalt bendinin birinci, ikinci ve üçüncü paragraflarının yürürlükten kaldırılmasınedeniyle konusuz kaldığından,
2- 28. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan ''ve104 üncü'' ibaresine yönelik iptal istemi, 16.5.2012 günlü, 6306sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 22.maddesiyle, 2876 sayılı Kanun'un 104. maddesinin yürürlükten kaldırılmasınedeniyle konusuz kaldığından,
3- 28. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bentlerineyönelik iptal istemi,14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'un 152.maddesinin 'II- Tazminatlar' kısmının 'A- Özel Hizmet Tazminatı' başlıklıbölümünün (i) bendinde yer alan 'Yüksek Kurum Uzmanları' ibaresiile aynı Kanun'un Eki (I) sayılı ek gösterge cetvelinin 'I- Genel İdareHizmetleri Sınıfı' bölümünün (h) bendinde yer alan 'YüksekKurum Uzmanları' ibaresinin 666 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 5. maddesinin (ç) fıkrasıyla yürürlüktenkaldırılması nedeniyle konusuz kaldığından,
bu bentlere, bölüme ve ibareye ilişkin iptal istemlerihakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
B) 1- 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14.,15., 16., 17., 18., 19., 20., 22., 23., 24., 26., 27. maddeleri, 28. maddesinin(1) numaralı fıkrasının '(c) fıkrasında yer alan 'genel sekreter,kurum ve merkez sekreteri,' ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynıfıkrada yer alan 've şube müdürü' ibaresi 've YüksekKurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı' şeklinde değiştirilmiş'bölümü dışında kalan bölümü, (2) numaralı fıkrasının ''ve 104üncü'' ibaresi dışında kalan bölümü, (3) numaralı fıkrasının (b)ve (c) bentleri dışında kalan bölümü, geçici 1., geçici 3., geçici 4., geçici5., 29., 30. maddeleri ile eki (I) Sayılı Cetvel, (1), (2) ve (3) sayılılistelerin, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa'yaaykırı olmadığına ve bu maddelere, bölümlere, cetvele ve listelereilişkin iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman AlifeyyazPAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 21. maddesinin;
a- (2) numaralı fıkrasının, birinci cümlesinde yer alan ''vediğer gerçek ve tüzel kişilerden'' ibaresi ile ikinci cümlesinde yeralan ''ile diğer gerçek ve tüzel kişiler'' ibaresininAnayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olduğunave İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- (1) numaralı fıkrası ile (2) numaralı fıkrasının iptal edilenibareler dışında kalan bölümünün Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarıncaAnayasa'ya aykırı olmadığına ve bu fıkra ve bölüme ilişkin iptal istemininREDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c- (2) numaralı fıkrasının, birinci cümlesinde yer alan ''vediğer gerçek ve tüzel kişilerden'' ve ikinci cümlesinde yer alan ''ilediğer gerçek ve tüzel kişiler'' ibarelerinin, iptal edilmelerinedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu ibarelere ilişkin İPTALHÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRAYÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
3- 25. maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, FulyaKANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ınkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b- (2), (3) ve (4) numaralı fıkralarının Anayasa'nın 91.maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,Haşim KILIÇ, Alparslan ALTAN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,Celal Mümtaz AKINCI ile Muammer TOPAL'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c- (2), (3) ve (4) numaralı fıkralarının iptal edilmelerinedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu fıkralara ilişkin İPTALHÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRAYÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
4- Geçici 2. maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, FulyaKANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ınkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b- (2) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
c- (2) numaralı fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa'nın153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince bu fıkraya ilişkin İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎGAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,OYBİRLİĞİYLE,
C) 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15.,16., 17., 18., 19., 20. maddeleri, 21. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve (2)numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''ve diğer gerçek vetüzel kişilerden'' ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan ''ilediğer gerçek ve tüzel kişiler'' ibaresi dışında kalan bölümü, 22.,23., 24. maddeleri, 25. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 26., 27. maddeleri,28. maddesinin (1) numaralı fıkrasının '(c) fıkrasında yer alan'genel sekreter, kurum ve merkez sekreteri,' ibaresi yürürlüktenkaldırılmış, aynı fıkrada yer alan 've şube müdürü' ibaresi 'veYüksek Kurum Uzmanı ile Yüksek Kurum Uzman Yardımcısı' şeklindedeğiştirilmiş' bölümü dışında kalan bölümü, (2) numaralı fıkrasının ''ve104 üncü'' ibaresi dışında kalan bölümü, (3) numaralı fıkrasının(b) ve (c) bentleri dışında kalan bölümü, geçici 1. maddesi, geçici 2.maddesinin (1) numaralı fıkrası, geçici 3., geçici 4., geçici 5., 29., 30.maddeleri ile eki (I) Sayılı Cetvel, (1), (2) ve (3) sayılı listeleri, 6223sayılı Yetki Kanunu kapsamında olduğundan Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bumaddelere, fıkralara, bölümlere, cetvele ve listelere ilişkin iptalisteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ileZehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
D) İçerikleri itibariyle Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen;
1- 3. maddesinin,
2- 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ''Başbakantarafından belirlenecek diğer bakanlar,'' ibaresinin,
3- 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ''Başbakanve ilgili Bakan tarafından seçilecek birer üye ve'' ibaresinin,
4- 7. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (ğ) bendinde yeralan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve '' ibaresinin,
5- 9. maddesinin (2) numaralı fıkrasının,
6- 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (o) bendinde yeralan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve'' ibaresinin,
7- 11. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (k) bendinde yeralan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve '' ibaresinin,
8- 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (h) bendinde yeralan 'Başbakan veya ilgili Bakan ve'' ibaresinin,
9- 13. maddesinin (3) numaralı fıkrasının,
10- 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin,
11- 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yeralan ''değerlendirmek, önceliklendirmek, faydalı olacağıdeğerlendirilen faaliyetlere ilişkin'' ibaresinin,
12- 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasının,
13- 24. maddesinin;
a- (2) numaralıfıkrasının 'Yüksek Kurum Başkanı ile Kurum Başkanları, müşterek kararlaatanır.' biçimindeki birinci cümlesinin,
b- (3) numaralı fıkrasının,
14- 27. maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasındayer alan '' Bakanlar Kurulunun teklifi ve'' ibaresinin,
b- (2) numaralı fıkrasının,
15- Geçici 1. maddesinin,
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bu maddelere, fıkralara, cümlelereve ibarelere ilişkin iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN,Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
10.1.2013 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY YAZISI
11.10.2011 günlü, 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil veTarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin25. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları çoğunlukkararıyla Anayasa'nın 91. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
664 sayılı KHK'nin 'Yüksek Kurum Uzmanlığı' başlıklı 25.maddesinin (2) numaralı fıkrasında Yüksek Kurum Uzman Yardımcılığınaatanabilmek için aranan şartlar, (3) numaralı fıkrasında Yüksek Kurum Uzman Yardımcılığınaatananların Yüksek Kurum Uzmanı olarak atanma şartları ve Uzmanlığaatanamayanların atanacakları kadrolar belirtilmiş, (4) numaralı fıkrasında daYüksek Kurum Uzman Yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri,yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavı ile diğer hususlarınyönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasının(a-3) bendinde, Kanun'un amaçlarından birinin kamu hizmetlerinin Bakanlıklararasındaki dağılımının yeniden belirlenerek, mevcut Bakanlıklar ilebirleştirilen veya yeni kurulan Bakanlıkların görev, yetki, teşkilat vekadrolarının düzenlenmesine, taşrada ve yurt dışında teşkilatlanma esaslarınailişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere Bakanlar Kuruluna kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek olduğu belirtilmiş ve aynı Kanun'unikinci fıkrasında da ilgili kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklikyapılabileceği belirtilmiştir.
664 sayılı KHK'nin iptali istenenkurallarıyla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunda uzman ve uzmanyardımcılığına atanma koşullarının düzenlenmesi teşkilat ve kadrolarınbelirlenmesine ilişkin bir husus olduğundan Yetki Kanunu'na aykırılıkbulunmamaktadır.
Kamu görevlilerinin kadrolarınınve bu kadrolara atanacak kişilerde bulunması gereken niteliklerin dekanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak, kamu görevlisi olarak atanacakkişilerle ilgili tüm ayrıntıların sadece yasayla düzenlenmesi gerektiği ve bukonuda idarî düzenlemeler yapılmasının Anayasa'nın 128. maddesinin ikincifıkrasına aykırı düşeceği iddiası yerinde değildir. Anayasa'nın bir maddesininyasayla düzenleneceğini öngördüğü bir konunun, Anayasa'nın 91. maddesininbirinci fıkrasının açıkça yasakladığı hükümler ile doğrudan ilgili olmadıkça,ya da KHK ile düzenlenemeyeceği Anayasa'da özel olarak belirtilmedikçe KHK iledüzenlenmesi Anayasa'ya aykırı değildir.
Anayasa'nın 70. maddesine göre, 'her Türk kamuhizmetine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada görevin gerektirdiğiniteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez'. Maddede TürkiyeCumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin görevingerektirdiği nitelikler dışında, dil, din, mezhep, renk, siyasi düşünce,cinsiyet ve benzeri ayırım gözetilmeksizin kamu hizmetlerine girme hakkınasahip bulundukları belirtilmiştir. Böylece 'kamuhizmetlerine girme hakkı' siyasi hak ve ödevler kapsamında,vatandaşlık bağına bağlı olarak kullanılabilecek bir hak olarak düzenlenmiştir.Düzenlemenin temel hakka ilişkin niteliği bundan ibarettir. Yoksa, bunundışında kamu görevlerine giriş, atanma, görev değişikliğine ilişkin tümdüzenleme ve uygulamaların temel hakkın düzenlenmesi ve 91. madde anlamındayasak alan kapsamında görülmesi yerinde değildir.
Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında, Anayasa'nınikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişihakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevlerinkanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Anayasa'nınbelirtilen bölümlerinde birçok temel hak ve özgürlük düzenlenmiş bulunmaktadır.Sözkonusu temel hak ve özgürlüklerin kapsama alanları ve ilgili olduklarıhususlar geniş bir biçimde yorumlandığında KHK'lerle yapılacak tümdüzenlemelerin bu hak ve özgürlüklerle bağlantılarının bulunduğu ilerisürülebilecektir. Böyle bir yorumdan hareket edilmesi halinde yasak alankapsamı oldukça genişleyecek ve KHK ile düzenlenebilecek alan kalmayacaktır.Nitekim Anayasa Mahkemesinin, 6.1.1987 günlü, E:1986/15 ve K:1987/1 sayılıkararında, dolaylı biçimde kişi hak ve özgürlüklerini ilgilendirmeyecek birdüzenleme düşünmenin oldukça güç olduğu, bu nedenle de dolaylı bir ilgininvarlığına dayanılarak sonuca gitmenin isabetli sayılamayacağı belirtilmiştir.Buna göre, yasak alanın kapsamının, temel hak ve özgürlüklerle doğrudan ilgilidüzenlemeleri kapsayacak, dolaylı olarak ilgili düzenlemeleri ise kapsamdışında bırakacak şekilde belirlenmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi, 16.5.1989 günlü, E:1989/4 ve K:1989/24sayılı kararında, 3.11.1988 günlü, 347 sayılı '233 Sayılı Kamuİktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bir MaddesindeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin Genel Müdürolarak atanabilmek için, 'yükseköğrenim görmüş olmak, dört yılı kamuda,altı yılı özel sektörde geçmek şartıyla en az on yıl hizmeti bulunmak, kamuhizmeti bulunmayanlarda ise özel sektörde asgari onbeş yıl çalışmış olmak,Genel müdürlük görevini yerine getirebilecek yetenek, bilgi ve tecrübeye sahipolmak' şartlarını getiren 1. maddesine yönelik iptal isteminireddetmiştir.
Anayasa'nın 91. maddesi kapsamına giren alanlarda düzenlemeyapılmış olmasından söz edilebilmesi için 91. maddede belirtilen hak vealanlarla ilgili doğrudan bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
İptaline karar verilen kurallarda Yetki Kanunu kapsamında AtatürkKültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunda uzman ve uzman yardımcılığı kadrolarıoluşturulduğundan, zorunlu olarak bu kadrolara girişin koşulları dadüzenlenmiştir. Bu nedenle anılan kuralların Anayasa'nın 91. maddesindebelirtilen yasak alana ilişkin düzenlemeler içerdiğinden söz etmek mümkündeğildir.
Belirtilen nedenlerle, itiraz konusu kurallara yönelik iptalisteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle kuralın iptalineyönelik çoğunluk görüşüne katılmadık.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
KARŞIOY
(Reddi Hakim)
Mahkememize 2011/141 Esas sayısı ile T.B.M.M. üyesi 116 milletvekilitarafından açılan 11.10.2011 tarih ve 664 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'niniptali davasın da Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ'ın reddi talebi yeralmış ise de, dosyanın 12.1.2012 tarihli ilk incelemesinde hakimin reddi talebiesastan reddedilmiş, talebin kötü niyetle yapıldığı oyçokluğu ile kabul edilmişise de, bu gibi hallerde uygulanacak para cezasının talepte bulunanlar dışındacezanın SOYUT bir niteleme ile sadece davacıya verilmesi yönündeki çoğunlukgörüşüne aşağıdaki nedenler ile katılınmamıştır.
Reddi hakim talebinin kötü niyetle yapıldığının kabulü halinde, bukasta yaptırım uygulanması hukuk düzenince makul kabul görmeyen bir fiilincezalandırılması isteminin gereğidir. Nitekim hukukun temel ilkelerindenbakıldığında HMK'nun 42. maddesi hukuksuz eyleme meşruiyet kazandırmamak içinceza öngörüsünde bulunmuş ve başvuruda bulunanlara bunlar arasında nasıl birhukuksal ilişki olduğuna bakmaksızın talepte bululanlar yönünden her birinincezalandırılması gerektiğini ifade etmiştir.
Nitekim genel usul hukuku hükümleri yanında özel nitelik taşıyan6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrasında Anayasa Mahkemesinde yapılacakhakimin reddi taleplerinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması halindeBAŞVURUCULARIN HER BİRİNE disiplin para cezası verileceği hükmü çok açıktır.
Davacılar; Anayasanın 150. maddesince siyasi parti kimliklerinebakılmaksızın kendilerine iptal davası açma hakkı tanınan meclis üyetamsayısının 1/5 oranındaki asgari 110 milletvekilidir. Açılan davaların kabulgörebilmesi için alt sınır 110 olup beklenmeyip üstünde olması haline ilişkinbir sınırlama bulunmamaktadır. Nitekim Türkiye Büyük Milet Meclisi tarafındanimzalanarak tasdik edilen belge ile görülen bu davayı açanların Meclis üyelerioldukları teyit edilmiş ve görülen bu davayı da asgari 116 kişinin bir arayagelerek açtığı anlaşılmıştır.
Bir an için dava açma için bir araya gelen iradenin zorunlu birbirliktelik içinde oldukları kabul edilse bile bu beraberlik açılmış davanınmahkemece kabulünün ön şartıdır. Örneğin değişik siyasi gruplardan 140 kişininbir araya gelmesi ile açılan bir davada dava açan belgeye imza atanlardan 40kişinin diğer talepler yanında reddi hakim talebinde bulunmamış veya bilahareferagat olmaları halinde görülen davada dava, kalan 100 kişi davacı yönünden110 kişilik dava açma şartını oluşturmadığı için açılmamış mı sayılacaktır'veya dava tüm diğer talepler yönünden düşmüş mü olacaktır'
Dava açanların iradesi açılmış davanın kabul şartından bağımsıznitelikte olup dava açanlar arasında ki hukuksal ilişkiden kaynaklı birzorunluluk değildir. Reddi hakim talebinden çekilenler yönünden kötü niyetaraştırması yapılamayacak ve para cezası verilemeyecek olması ' talepte bulunanve bulunmayanlar arasında nasıl bir hukuki tespit yapmayı gerektiriyorsa dadava açıp hakimin reddi talebinde bulunanların bu yöndeki iradesi dava açmaiçin bir araya gelme zorunluluğunda bağımsız bir fikir 'bir irade tezahürüdür.
Dava açanlar, açma yönünden gerekli biçimsel bir zorunluluk, davakonusu talepler yönünden ise ihtiyari bir birliktelik içindedirler. Davacılararasında şekli bakımından mecburi dava arkadaşlığı vardır.
Mecburi dava arkadaşlığında; dava konusu hukuki ilişkide farklıdavranmalarını önleyecek çok sıkı, iştirak halinde bir ortaklık olup, davaarkadaşları aynı şekilde ve birlikte hareket etmek zorundadırlar. İştirakhalinde mülkiyet, adi ortaklık, miras şirketi gibi veya ilgililer hakkında tekbir karar verilmesi zorunluluğunu doğuran davalarda davacılar şekli bakımındanmecbur dava arkadaşı durumundadırlar ve dava konusu hak ile aralarında zorunluilişki vardır.
Özel yasasına tabii olan Anayasa Mahkemesine iptal davası açmaşeklinde izah edildiği anlamda dava açan asgari 110 kişinin hukuk usulünitelemesi ile mecburi dava arkadaşı oldukları söylenemeyecektir. Aralarındaşekli bakımından olan bu zorunlu birliktelik nedeniyle dava açma şartı yerinegetirildikten sonra dava açanlar yönünden dava açmada asgari sayısal zorunlulukşartının altına düşmedikçe talep konusu haklar yönünden bağımsız ihtiyaridavranmalarının önüne geçecek kısıtlayıcı bir hüküm mevzuatta yoktur.
Kaldı ki, davanın konusu, dava açanlar arası şahsa bağlı sıkı birmedeni hukuk ilişkisinden değil Kamu hukukundan doğan ve toplumun tümünüilgilendiren bir yasa uygulamasının, demokratik toplum öznelerinden Anayasaldenetim talebine ilişkin olup bu yönüyle de mecburi dava arkadaşlığınitelemesinden ayrıldığı düşünülmektedir.
Aktif süje olan davanın konusu, toplumun tümünü ilgilendireniçerik taşıdığından, pasif süje olan dava açanlar olup, dava açmada birliktelikzorunluluğu içinde iseler de hak, yetki ve taleplerini hukuka uygunsorumluluk bilinci dahilinde kullanmak zorundadırlar, Aksine davranışıncezalandırılacağının öngörüldüğü hallerde ceza vermenin sınırını adaletleşekillendirilmiş toplumsal yarar düşüncesi oluşturur, ve cezaların önlemeiyileştirme amaçları da göz önüne alınarak adaletli bir ölçü içinde biçimlenir.Hedef cezanın yaratacağı korkutuculuk ve caydırıcılıktan toplum adınayararlanma ilkesidir.
Ceza önlemi kimi suçlardan, niteliği, işleme biçimi, Devlet içinzarar alanı, SUÇTAN ZARAR GÖRENİN KİMLİĞİ vb nedenler ile farklı düzenlemeleriçerebilir.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
KARŞIOY GEREKÇESİ
6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak11.10.2011 günlü 664 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Başbakanlığabağlı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun kuruluş, görev, yetki vesorumlulukları düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 91. maddesinin, üçüncü fıkrası uyarınca, yetkikanununda çıkarılacak KHK'nin amacının, kapsamının, ilkelerinin, kullanmasüresinin ve süresi içinde birden fazla KHK çıkarılıp çıkarılmayacağınıngösterilmesi gerekir. Buna göre Bakanlar Kuruluna ancak yetki yasasındabelirtilen sınırlar içinde KHK çıkarma yetkisi verilebileceğinden, bir KHK'ninAnayasa'ya uygun olduğunun kabulü, öncelikle dayandığı yetki yasasının kapsamıiçinde kalmasına bağlıdır.
6223 sayılı Yetki Yasası'nın 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasındabu Yasa'nın amacının, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimlive ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere; kamu hizmetlerininbakanlıklar arasında dağılımının yeniden belirlenmesi suretiyle aynı maddedebelirtilen bazı konularda düzenlemelerde bulunmak üzere Bakanlar Kuruluna KHKçıkarma yetkisi vermek olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda, (1) numaralıfıkranın (a) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde düzenlenenkonularda KHK ile düzenleme yapılabilmesi, kamu hizmetlerinin bakanlıklararasındaki dağılımının yeniden belirlenmesine bağlıdır. Böyle bir belirlemeyoksa anılan alt bentlerde yer alan konularda KHK ile düzenleme yapılamaz.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Başbakanlığa bağlıolarak Anayasa'nın 134. maddesi uyarınca kurulmuş olup, bu bağlamda dayanağınıAnayasa'dan almaktadır. Anayasa gereği Başbakanlığa bağlı olan Kurum'un yerinegetireceği hizmetlerin bakanlıklar arasında dağılımı yeniden belirlenecek kamuhizmetleri kapsamında yer almadığından kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındadağılımı konusunda Bakanlar Kuruluna tanınan yetki kapsamında dabulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle dayandığı Yetki Yasasında Bakanlar Kurulunayetki verilmeyen bir konuda çıkarılan dava konusu KHK'nin Anayasa'ya aykırıolduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOY GEREKÇESİ
(Reddi Hakim)
6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrasında rettalebinin 'kötü niyetle yapıldığının anlaşılması' ve 'esasyönünden kabul edilmemesi' hâlinde, 'disiplin paracezası' verileceği öngörülmekte, (6) numaralı fıkrasında da rettalebinin 'açıkça' kötüye kullanıldığının tespitiaranmaktadır.
Söz konusu kurallar uyarınca disiplin para cezasınahükmedilebilmesi için, ret talebinin kötü niyetle yapılması ve ret talebiolarak gösterilen sebeplerin esastan kabul edilmemesi şartlarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu şartlardan birinin gerçekleşmesi disiplin para cezasıverilebilmesi için yeterli olamayacağı gibi ret talebinin açıkça kötüyekullanıldığının da tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacı ret sebeplerini,
- Kamuoyunda 'WikiLeaks Belgeleri' olarak bilinenbelgelere göre, 2003 yılında ABD Büyükelçisine Cumhuriyet Halk Partisialeyhinde bir takım beyanlarda bulunduğu iddiası,
- 'Ümit ediyorum ki bu gayret, Anayasa Mahkemesine davaaçmak suretiyle sorun çözme kolaycılığını da ortadan kaldıracaktır' biçimindeki25 Nisan 2011 tarihli konuşma metninden yapılan alıntı,
ve bunları pekiştiren
- 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun iptali başvurusunda istikrarkazanmış görüşünden vazgeçerek iptal isteminin reddi yönünde kullandığı oy,
olarak gösterdikten sonra, bu sebeplerin Cumhuriyet HalkPartisi'nin tarafı olduğu davalarda, reddedilenin tarafsız davranamayacağınailişkin kuşkulara neden olduğunu ileri sürmüştür.
İleri sürülen bu iddia, 6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (1)numaralı fıkrası çerçevesinde incelenerek, söz konusu sebeplerin tarafsızhareket edemeyeceği kanısını haklı kılan hâl kapsamında olmadığı düşüncesiyleDavacının ret talebi esastan reddedilmiştir.
Ret talebinin esastan reddedilmiş olması, talebin kötü niyetleyapıldığı anlamını taşımayacağı gibi salt reddedilme nedeniyle disiplin paracezası verilemeyeceği de açıktır. Disiplin para cezası verilebilmesi içinkanunun tanıdığı bu hakkın açıkça kötüye kullanıldığının (kötü niyetleyapıldığının) tespit edilmesi gerekmektedir.
Ret talebinin, kimi internet sitelerinden elde edilebilmesi mümkünolan ret sebeplerine dayanması, belirtilen ret sebeplerinin içerikleri, rettalebinin sunuluş biçimi, anlatım düzeni ve yargılama sürecindeki ileri sürülüşzamanı, Davacı tarafından açılan ve ret taleplerini de içeren diğer iptaldavalarının konuları arasındaki benzerlik ve bu iptal başvurularındaki rettaleplerinin başvuru yönteminin ve ret sebeplerinin ayırımsız aynı olmasıdikkatle incelendiğinde, ret talebi başvurusunun, kanunun tanıdığı birhakkın kanuni sınırlar içinde kullanıldığını ve yargılamanın düzenli biçimdeişleyişini önlemek ve kamu düzenini bozmak gibi bir amaç taşımadığını,dolayısıyla da bu hakkın açıkça kötüye kullanılmadığını göstermektedir.
Açıklanan nedenle Davacıya disiplin para cezası verilmesiyönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOY GEREKÇESİ
6223 sayılı Yetki Kanunu'na dayanılarak kararlaştırılan 664 sayılı'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname'nin incelenmesi.
Anayasa'nın 134. maddesinin birinci fıkrasında 'Atatürkçüdüşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türkdilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmakamacıyla; Atatürk'ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim vedesteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu,Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğinesahip 'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu' kurulur.' denilmektedir.Buna göre, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun Başbakanlığa bağlıbir kamu kurumudur.
664 sayılı KHK 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih YüksekKurumu Kanunu'nun bazı maddeler dışındaki hükümlerini yürürlükten kaldırarakkuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını yeniden düzenlemiştir.
664 sayılı KHK'nin, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında kabuledilebilmesi, Yetki Kanunu'nda öngörülen kamu hizmetlerininbakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesine bağlı bulunmaktadır.Dolayısıyla, söz konusu KHK ile yapılan düzenlemelerin, kamu hizmetlerininbakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesinin bir sonucu olarakyapılması gerekmektedir. Oysa, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu,Anayasa gereği Başbakanlığa bağlı bir kamu kurumu olup, yerine getirmek içingörevlendirildiği 'Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk kültürünü, Türk tarihinive Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak, yaymak ve yayınlar yapmak'biçimindeki hizmetler, bakanlıklar arasında dağılımı yenidenbelirlenecek bir kamu hizmeti niteliğinde değildir. Bu nedenle,kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasında dağılımının yeniden belirlenmesiyetkisine dayanarak, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun kuruluş,görev, yetki ve sorumluluklarının yeniden düzenlenebilmesine imkânbulunmamaktadır.
6223 sayılı Yetki Kanunu'na dayanılarak düzenlenen Atatürk Kültür,Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile ilgili 664 sayılı KHK, kamu hizmetlerininbakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi kapsamındabulunmadığından, KHK düzenleme yetkisi veren 6223 sayılı Yasa kapsamındada bulunmamaktadır.
6223 sayılı Yetki Kanunu ile kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamedilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerininçalışmalarında etkinliği artırmak üzere, bunların atanma, nakil,görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevkedilme usul ve esaslarına, ilişkin konularda da KHK çıkarma yetkisi verilmişise de.664 sayılı KHK'nin amacının Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlenmek olduğuve buna ilişkin kuralların 6223 sayılı Yetki Kanununun kapsamı dışında kalmasınedeniyle iptal edilmesi gerektiği dikkate alındığında, bu kurallarabağlı olarak düzenlenen Yetki Kanunu kapsamında yer alan diğer KHK kurallarınınuygulanması imkansız hale geleceğinden, anılan KHK'nin tümünün iptaligerekmektedir
Açıklanan nedenlerle, 664 sayılı KHK, 6223 sayılı Yetki Yasasıkapsamında yer almadığı için Anayasa'nın 91. maddesine aykırıdır.
Tamamının iptali gerekir.
Üye
Mehmet ERTEN
DEĞİŞİK GEREKÇE
6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun 1. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi 'Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamedilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamugörevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak üzere, bunların atanma, nakil,görevlendirme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına' ilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere,Bakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermektedir. 664sayılı KHK'nin 25. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları memuriyetstatüsüne alınmaya ilişkin bir düzenleme niteliğindedir. Oysa yukarıda ifadeedildiği üzere 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun belirtilen hükmü salt 'istihdamedilen' kamu görevlileri bakımından bir düzenleme yapılabilmesi konusunda yetkivermektedir. Diğer bir deyişle sözkonusu kural Yetki Kanunu kapsamı dışındakalmakta ve bu mahiyeti itibariyle de Anayasa'nın 91. maddesine aykırıdüşmektedir.
Açıklanan nedenle, anılan kuralların iptaline bu gerekçeylekatılıyoruz.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
KARŞIOY YAZISI
I- Reddi hakim talebinin kötü niyetle yapıldığı gerekçesiyleDİSİPLİN PARA CEZASI UYGULANMASINA yer olmadığına dair KARŞIOY:
İptal davasını açan Parti tarafından Başkan Haşim KILIÇ'ın redditalebinin kötü niyetle yapıldığına ve 6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5)numaralı fıkrası gereğince disiplin para cezası uygulanmasına ilişkin çoğunlukkararına aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum:
6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrasında 'Rettalebinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabuledilmemesi halinde, talepte bulunanların her birine Mahkemece beşyüz TürkLirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası verilir' denilmiş;(6) numaralı fıkrasında 'Bu Kanun anlamında disiplin para cezasındanmaksat, bireysel başvuru hakkını veya ret talebini açıkça kötüyekullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine verilen ' para cezası' olduğubelirtilmiştir. Buna göre para cezası verilebilmesi için öncelikle talebin esastanreddedilmesi gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Talepte kötü niyet olupolmadığı talebin yerinde olup olmadığı hususundan bağımsız olarak ayrıcaincelenecek, varlığı açıkça saptanmışsa kötü niyete ilişkinpara cezasına hükmedilebilecektir.
Reddi hakim talep etme hakkı Anayasa'nın 36. maddesinde yer alanhak arama hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının gereğince kullanılmasınıgüvence altına alan bir hukuk müessesesidir. Temel hakların kötüye kullanılmasıgerekçesi, çoğu kez hakkın özüne dokunacak nitelikte kısıtlayıcı düşüncelereyönelebildiğinden, ihtiyatla kullanılmalı ve ancak açık, nesnel koşullarınoluşması halinde başvurulmalıdır. Bu nedenle reddi hakim talepleri yönünden dekötü niyetin varlığı açık, somut ve nesnel delillere dayanmalıdır. Talebingerekçelerinin yetersiz olması, davacının daha önce de benzeri nitelikte, kabuledilmeyen taleplerde bulunması, davacının mahkemeye ve hakime karşıitimatsızlığının bilinmesi, tek başına kötü niyetin kanıtlarını oluşturamazlar.
Olayda davacının reddi hakim talebinde bulunmasının kendiaçısından hassasiyet yaratan bazı beyan ve olgulara dayandığı, bu bağlamda:
- Başkan Haşim KILIÇ'ın aleni bir konuşmada kullandığı ifadelersiyaset alanına giren eleştirilerdir. İyi işleyen demokrasilerde yüksek yargıbaşkanlarının siyaset alanına yönelik, ifade özgürlüğü kapsamında da olsa,yorum veya değerlendirme yapmaları olağan değildir. Öte yandan, Anayasa'nın150. maddesine göre iptal davası açma hakkı Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis gruplarına ve TBMM üye tamsayısının en az beşte biritutarındaki üyelere ait olup, bunlardan Cumhurbaşkanının dava açmasıuygulamasına uzun süredir rastlanmadığı, iktidar partisinin dava açtığının isehiç görülmediği bilinmektedir. Bu durumda eleştirinin hedefinin ana muhalefetpartisi olduğu açıktır.
- WIKILEAKS belgeleri her ne kadar hukuki bir işleme veya kararaesas alınabilecek nitelikte değillerse de bunlarda geçen anlatımların davalıpartide menfi yönde sübjektif kanaat veya kuşku uyandırmaya elverişli olduklarıanlaşılmaktadır.
Başkan Haşim KILIÇ'ın derdest olan davada tarafsız hareketedemeyeceği yönünde somut bir ret nedeni bulunmamakla birlikte Sayın Başkan'dankaynaklanan nedenlerle davacıda bir hassasiyet doğmuş olduğu, dosyadakievraktan anlaşılmaktadır. Bu nedenle olayda açıkça kötü niyet bulunduğusöylenemez. Para cezasına hükmedilmemesi gerekir.
II- Yetki Kanunu Kapsamı Dışında Kalması Yönünden:
KHK ile Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun kuruluş vegörevlerini düzenleyen 2876 sayılı Kanun'un bir maddesi değiştirilmiş, dörtmaddesi dışındaki hükümleri yürürlükten kaldırılmış ve Yüksek Kurum'un kuruluş,görev, yetki ve sorumlulukları yeniden düzenlenmiştir.
6223 sayılı Yetki Kanunu ile:
1. Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına,yeni bakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine,
2. Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık veilgilerinin yeniden belirlenmesine veya bunların mevcut, birleştirilen veyayeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yenidendüzenlenmesine,
3. Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulanbakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada veyurt dışında teşkilatlanma esaslarına
İlişkin kanun hükmünde kararname çıkartmak yetkisi verilmiştir.
Anayasa'nın 134. maddesinde Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumudüzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında 'Atatürkçü düşünceyi,Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilinibilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla;Atatürk'ün manevi himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde,Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk TarihKurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzel kişiliğine sahip'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu kurulur' denilmiştir.
Anayasa'nın Başlangıç'ı ile çeşitli maddelerinde Atatürk'e atıfyapılmaktadır. Cumhuriyetin niteliklerini belirleyen ve değişmez mahiyetteki 2.madde, eğitim ve öğrenim hakkına ilişkin 42. madde, gençliğin korunmasınailişkin 58. madde, milletvekili andına ilişkin 81. madde, Cumhurbaşkanlığıandına ilişkin 103. madde, Atatürk'ün açıkça zikredildiği maddelerdir. İnkılapkanunlarının korunmasına dair 174. maddede sayılan kanunların ise Atatürkinkılapları olarak bilinen devrim kanunları olduğu açıktır.
Bilindiği gibi anayasa hukukunda 'anayasa bloku' olarak tanımlananve anayasaların lafzı dışında, anayasa yargısının içtihatları ile birlikte,anayasa teamül ve yorumunda esas alınan bir külliyatın varlığı söz konusudur.Atatürk'ün ve Türk tarih, dil ve kültürüne ilişkin konuların siyasal partiideoloji ve programlarına göre değil nesnel ve bilimsel olarak incelenmesi,tartışılması ve geliştirilmesi amacıyla anayasa koyucu Atatürk Dil ve tarihYüksek Kurumu'nu vaz etmiştir. Kurum, Anayasa'nın özel bir amaç ve statüaltında doğrudan düzenlediği bir kamu tüzel kişisi olup, Başbakanlığa bağlıoluşu idari ve mali gereklerin karşılanması amacıyladır. Bu nedenle Kurum'un,işlevsel olarak 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun kapsamında kalan bir bağlı kuruluşolarak kabulüne olanak yoktur. Şekli bakımdan Yetki Kanunu kapsamında görünsebile Anayasal anlam ve içerik yönünden Yetki Kanunu kapsamı dışında kalananılan kuruluşun KHK ile düzenlenmesinde Anayasanın 91. maddesine uygunlukbulunmamaktadır..
III- Kuralların İçerik Yönünden Anayasa'ya Aykırılığı:
KHK'nin 3., 5., 6., 7., 9., 10., 11., 12., 13., 14.,16., 22., 24., 27. ve geçici 1. maddeleri ile yapılan düzenlemelerin iptalistemine konu olmasının nedeni, Kurumun Anayasa ile belirlenen özel niteliğininve yine Anayasa ile saptanan amaçlarının dışında, yönetimi, işleyişi veişlevleri Başbakan ve bakanlar kurulu tarafından tespit edilen alelade bir genelidare birimine dönüştürülmüş olmasıdır. İptali istenen kurallar incelendiğinde,Kurum'un Başbakanlığa bağlı, sıradan bir genel idare birimi olarak düzenlendiğigörülmektedir. KHK ile getirilen bu düzenlemelerin, Kurumun Anayasa'da'Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk kültürünü, Türktarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ''şeklinde belirtilen varlık nedenini dikkate almayan ve anayasada belirtilenamaçlara uygun düşmeyen bir nitelik taşıdığı anlaşıldığından Anayasa'nın 134.maddesine esas yönünden de aykırı oldukları sonucuna varmak gerekir.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOY GEREKÇESİ
(Reddi Hakim)
6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrasında redtalebinin 'kötü niyetle yapıldığının anlaşılması' ve 'esas yönünden kabuledilmemesi' halinde talepte bulunanların her birine beşyüz Türk Lirasındanbeşbin Türk Lirasına kadar 'disiplin para cezası' verileceği düzenlenmiştir.Aynı maddenin (6) numaralı fıkrasında ise, bu Kanun anlamında disiplin paracezasının bireysel başvuru hakkını veya red talebini 'açıkça kötüye kullandığı'tesbit edilen başvurucular aleyhine verilen para cezası olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi disiplin para cezasına hükmedilebilmesi için redtalebinin kötü niyetle yapılması (açıkça kötüye kullanılması) ve talebinesastan kabul edilmemesi koşullarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Bu durumda her somut olayda olayın özelliğine göre 'hakiminreddi talebinin kötü niyetle yapıldığı' hususu mahkemece takdir edilecektir.
Davada, davacının hakimin reddi talebinin reddedildiği açıktır.Ancak dosyanın incelenmesinden bu talebin kötü niyetle yapıldığı konusunda herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle kararın 'hakimin reddi talebinin kötü niyetleyapıldığının kabulü ile talepte bulunanlar hakkında disiplin para cezasıuygulanması' yolundaki kısmına katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
Dava, 11.10.2011 günlü, 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 91. maddesinde düzenlenen Kanun HükmündeKararname çıkarma yetkisi verme sınırlı bir yetki olup, maddenin ikincifıkrasında da 'Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin amacını,kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılmayacağını gösterir.' denilmek suretiyle buyetkinin kapsamı da gösterilmiştir.
Anayasa'nın 148. maddesinde Anayasa Mahkemesi, kanunların,kanunhükmünde kararnamelerin Anayasa'ya şekil ve esas bakımından uygunluğunudenetleyeceği hükme bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, AnayasaMahkemesi bu denetimi yaparken kanun hükmünde kararnamenin sadece Anayasa hükümlerineuygunluğu değil, aynı zamanda Kararname'nin dayanağı olan yetki kanunuhükümlerine de uygunluğunuincelemektedir.
Dava konusu 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin dayanağı olan6.4.2011 günlü ve 6223 sayılı Yetki Kanunu'nda;
Bu Kanunun amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin,verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere;
a) Kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yenidenbelirlenerek;
1) Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına,yeni bakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine,
2) Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık veilgilerinin yeniden belirlenmesine veya bunların mevcut, birleştirilen veyayeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yenidendüzenlenmesine,
3) Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulanbakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada veyurt dışında teşkilatlanma esaslarına,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler,sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında etkinliğiartırmak üzere bunların atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi,yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına,
ilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermektedir.
Anayasa'nın 134. maddesinde Atatürk Kültür, Dil ve TarihYüksek Kurumu, Cumhurbaşkanınıngözetim ve denetiminde Başbakanlığa bağlı kamutüzel kişiliğine sahip bir kurul olduğubelirtilmiştir.
Bu durumda bir Anayasal kurum olan Atatürk Kültür, Dil veTarih Yüksek Kurumunun kuruluş, yetki ve görevlerini düzenleyen664 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındakidağılımınınyeniden belirlenmesikonularında Bakanlar Kuruluna KanunHükmünde Kararname çıkarma yetkisi veren 6223 sayılı Yetki Yasasıkapsamında yer almamaktadır.
Açıklanan nedenlerle 11.10.2011 günlü, 664 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemelerin, 6223 sayılı Yetki Yasası kapsamında yer almadığı,bu haliyle Anayasa'nın 91. maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiğidüşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ