ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2011/146
Karar Sayısı : 2013/11
Karar Günü : 10.1.2013
R.G. Tarih-Sayı :31.12.2013-28868
İPTAL DAVASINI AÇAN : TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Emine Ülker TARHAN ve Muharrem İNCEile birlikte 116 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU : 10.10.2011 günlü, 658sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin:
1- İlk ve esas incelemelerinde, 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 59. ve 60. maddeleri uyarıncaAnayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ'ın reddine,
2- Tümü ve ayrı ayrı tüm maddeleri ile eki (1) Sayılı Listesi'nin,Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6., 7., 8., 87., 91., 123. ve 163. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına kararverilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Kanun Hükmünde Kararname Kuralları
10.10.2011 günlü, 658 sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin iptali istenen kuralları ileeki (1) Sayılı Liste şöyledir:
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanun HükmündeKararnamenin amacı; Türkiye Su Enstitüsünün kuruluş ve teşkilatı ile görev veyetkilerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
(2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen görevlerigerçekleştirmek amacıyla kamu tüzel kişiliğini haiz Orman ve Su İşleriBakanlığına bağlı, özel bütçeli Türkiye Su Enstitüsü kurulmuştur. Enstitününkısa adı 'SUEN'dir.Enstitünün merkezi İstanbul'dadır.
Görevler
MADDE 2- (1) 5/5/1969 tarihlive 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve KoordinasyonuHakkında Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, SUEN'in görevleri şunlardır:
a) Su ile ilgili, geleceğe yönelik yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi,takip edilmesi, ülkemizin kısa ve uzun dönemli su yönetimi stratejisiningeliştirilmesi, su yönetimi ile ilgili görev yapmakta olan kurum ve kuruluşlararasında eşgüdüm sağlanmasına yönelik bilgi üretmek.
b) Su ile ilgili ulusal ve uluslararası kuruluşların çalışma,bilgi üretimi ve istatistik faaliyetleri ile diğer dış gelişmeleri takip etmek.
c) Ulusal ve uluslararası su sektörünün işbirliği içinde çalışmasıiçin gerekli faaliyetleri yürütmek, çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası susektöründe temayüz etmiş kurum ve kişiler ile gerektiğinde projelerde beraberçalışmak.
ç) Sürdürülebilir su politikalarının geliştirilmesi ve küresel sumeselelerinin çözülmesi yönünde stratejiler üretilmesi için gerekli imkân vearaçların geliştirilmesine katkı sağlamak.
d) Ulusal ve uluslararası su politikaları geliştirmek amacıylabilimsel araştırmalar yapmak ve bunların yapılmasını desteklemek.
e) Ulusal ve uluslararası forum, konferans, toplantı, seminer,sempozyum ve benzeri faaliyetlere katkıda bulunmak.
f) Ulusal ve uluslararası düzeyde eğitim programları düzenlemek.
g) Uluslararası su hukukuna ilişkin çalışmalar yapmak.
ğ) Su kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma ve yenilenebilirenerji üretimi amacıyla kullanılması ilkelerinin belirlenmesine yönelik bilgiüretmek.
h) Enstitünün görev alanına giren konularda, yabancı kurum vekuruluşlarla işbirliği yapmak.
Teşkilat
MADDE 3- (1) Enstitü teşkilatı;Yönlendirme Komitesi, Yönetim Kurulu ve Enstitü Başkanlığından oluşur.
Yönlendirme Komitesi
MADDE 4- (1) YönlendirmeKomitesi, Orman ve Su İşleri Bakanının başkanlığında, Bilim, Sanayi veTeknoloji, Çevre ve Şehircilik, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Gıda,Tarım ve Hayvancılık, İçişleri, Sağlık ve Orman ve Su İşleri BakanlığıMüsteşarları, Orman ve Su İşleri Bakanlığından bir Müsteşar Yardımcısı, DevletSu İşleri Genel Müdürü, Su Yönetimi Genel Müdürü, Meteoroloji Genel Müdürü,Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanı, Türkiye Su EnstitüsüBaşkanı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığınca belirlenecek iki üniversite öğretimüyesi veya sivil toplum kuruluşu temsilcisinden oluşur.
(2) Yönlendirme Komitesi, Enstitünün politika, hedef vestratejileri ile çalışma ilkelerini belirler.
(3) Yönlendirme Komitesi, yılda en az bir defa olmak üzere,Enstitü Başkanlığının hazırladığı gündemle Yönlendirme Komitesi Başkanınındaveti üzerine toplanır. Yönlendirme Komitesi, toplantıya katılan üyelerininsalt çoğunluğu ile karar verir.
Yönetim Kurulu
MADDE 5- (1) Yönetim Kurulu;Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında, Enstitüsü Başkanı,Enstitüsü Başkan Yardımcısı, Politika Geliştirme Koordinatörü, Proje Geliştirmeve Uygulama Koordinatörü ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, DışişleriBakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Gıda, Tarım ve HayvancılıkBakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü,Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumutemsilcilerinden oluşur.
(2) Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yönlendirme Komitesinin belirlediği politika, hedef, stratejive ilkelere uygun olarak karar almak.
b) Enstitünün idari, mali ve teknik yönden düzenli, verimli veetkin faaliyette bulunabilmesi için gerekli tedbirleri almak.
c) Enstitünün, personel değerlendirme kriterlerini, iştanımlarını, görevlere karşılık gelen pozisyonları görüşerek karara bağlamak.
ç) Enstitünün yıllık programını ve bütçe teklifini onaylamak.
d) Enstitünün yurt içindeki ulusal kuruluşlarla işbirliği yapmasıve bu kuruluşlara üye olması için karar almak. Enstitünün; 26/3/1987 tarihli ve3335 sayılı Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanunhükümleri uyarınca yurt dışındaki uluslararası kuruluşlara üye olmasına,bunlarla ve yurt içindeki kuruluşlarla işbirliği yapmasına karar vermek.
e) Enstitü Başkanlığının ve birimlerinin çalışma usul ve esasları,görev ve yetkilerine ilişkin düzenlemeleri yürürlüğe koymak.
f) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.
(3) Yönetim Kurulu, üç ayda bir Enstitü Başkanının daveti üzerinetoplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir.
Başkanlık
MADDE 6- (1) EnstitüBaşkanlığı, Enstitünün yürütme organı olup, Başkan ve Başkan Yardımcısı ilePolitika Geliştirme Koordinatörlüğü, Proje Geliştirme ve UygulamaKoordinatörlüğü, İdari ve Mali İşler Koordinatörlüğü birimlerinden oluşur.Enstitü Başkanı, Enstitünün idari birimlerinin en üst amiridir.
(2) Enstitü Başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Başkanlık hizmetlerini mevzuata, Enstitünün amaç vepolitikalarına, stratejik planına, performans kriterlerine ve hizmet kalitestandartlarına uygun olarak yürütmek ve Enstitü organları ile Başkanlıkarasında koordinasyon sağlamak.
b) Enstitüyü temsil etmek.
c) Yönetim Kurulunun aldığı kararları uygulamak.
ç) Enstitü personelinin atama işlemlerini yapmak.
d) Enstitünün yıllık çalışma raporu, araştırma ve iş programı ilebütçesini hazırlamak.
e) Yapılacak bağışları kabul etmek, sponsorluk ile ilgilifaaliyetleri yürütmek.
f) Yönetim Kurulu toplantılarının gündemini belirlemek.
g) Yönetim Kurulu ve Yönlendirme Komitesi tarafından verilenbenzeri görevleri yapmak.
ğ) Mevzuatla verilen diğer görev ve hizmetleri yapmak.
(3) Başkana yardımcı olmak üzere bir Başkan Yardımcısı atanır.Başkan Yardımcısı, Başkan tarafından verilen görevleri yerine getirir veBaşkana karşı sorumludur.
(4) Yönlendirme Komitesinin ve Yönetim Kurulunun sekreteryaişleri, Enstitü Başkanlığı tarafından yürütülür.
(5) Enstitü malları Devlet malı hükmündedir.
Geçici ve sürekli kurullar ile çalışma grupları
MADDE 7- (1) Enstitü; görevalanına giren konularla ilgili olarak çalışmalarda bulunmak üzere bakanlık,kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, özel sektör temsilcileri, özel hukukhükümlerine tabi kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ve konu ile ilgiliuzmanların katılımı ile geçici ve sürekli kurullar ile çalışma gruplarıoluşturabilir.
Yöneticilerin sorumlulukları ve yetki devri
MADDE 8- (1) EnstitüBaşkanlığının her kademedeki yöneticileri, görevlerini mevzuata, stratejik planve programlara, performans ölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygunolarak yürütmekten üst kademelere karşı sorumludur.
(2) Başkan, Başkan Yardımcısı ile birimlerin yöneticilerigerektiğinde, sınırlarını yazılı olarak açıkça belirtmek şartıyla yetkilerininbir kısmını veya tümünü devredebilir. Yetki devri, uygun araçlarla ilgililereduyurulur.
Atama
MADDE 9- (1) Başkan, müşterekkararname ile diğer personel Orman ve Su İşleri Bakanı tarafından atanır.
(2) Başkan ve Başkan Yardımcılarının en az lisans düzeyindeöğrenim görmüş olması ve kamu kurum ve kuruluşlarında, üniversitelerde veyaözel sektörde toplam en az on yıl deneyim sahibi olması şarttır. Koordinatörleriçin bu süre beş yıl olarak uygulanır.
(3) İhtiyaç duyulması halinde, Başkan ve Başkan Yardımcısıpozisyonlarına, emekli olmuş kamu personelinden yetmişiki yaşını doldurmamışkişiler arasından sözleşmeli olarak atama yapılabilir.
Personel ve mali haklara ilişkin hükümler
MADDE 10- (1) Enstitüde14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmelipersonel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmelipersonel çalıştırılabilir.
(2) Emeklilik, aylık ve diğer mali hakları bakımından, EnstitüBaşkanı için Başkanlığın bağlı olduğu Bakanlık Genel Müdürü; Enstitü BaşkanYardımcısı için Bakanlık Genel Müdür Yardımcısı; Koordinatörler için BakanlıkDaire Başkanları hakkında uygulanan hükümler uygulanır.
(3) Enstitü personelinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (1), (4), (5), (6) ve (7)numaralı alt bentlerinde belirtilen şartlar ile Enstitünün amaçlarınıngerektirdiği nitelikleri taşımaları zorunludur.
(4) Uzman olarak atanabilmek için, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartlara ek olarak aranacak diğerşartlar Enstitü tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
(5) Geçici veya belli bir ihtisas gerektiren nitelikteki hizmetlerBaşkanlıkça tespit ve tayin edilir. Bu işlerde çalışacak personel, idari hizmetsözleşmesi ile istihdam edilir.
(6) Enstitü personelinin pozisyon, unvan ve sayıları ekli (l)sayılı listede gösterilmiştir. İkinci fıkrada sayılanlar dışında kalan Enstitüpersoneline ödenecek ücret, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine YönetimKurulu tarafından belirlenir.
(7) Özel bilgi ve ihtisas gerektiren işlerde, Yönetim Kuruluncayürürlüğe konulacak yönetmelik hükümlerine göre idari hizmet sözleşmesi ileyabancı uzman istihdam edilebilir. Bunlara ödenecek ücret Maliye Bakanlığınınuygun görüşü üzerine Yönetim Kurulunca belirlenir.
(8) Sosyal güvenlik yönünden; altıncı fıkra kapsamında istihdamedilenler 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında,beşinci ve yedinci fıkralar kapsamında istihdam edilenler ise, aynı Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.
(9) Enstitüde proje ve araştırma süresi ile sınırlı olarak diğerkamu kurum ve kuruluşlarından proje ve araştırmaların gerektirdiği nitelikleresahip yeterli sayıda personel görevlendirilebilir. Bu şekilde istihdamedilenler kurumlarından ücretli izinli sayılır. İzinli oldukları müddet, terfive emekliliklerinde hesaba katılır. Terfi hakkını kazananlar başka bir işlemegerek kalmaksızın terfi ettirilir. Akademik unvanların kazanılması için gereklişartlar saklıdır.
(10) Sözleşmeli personelin bu maddede belirlenenler dışında kalangörev ve yetkileri çalışma usul ve esasları, sözleşmenin feshi, izinleriBakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Gelirler
MADDE 11- (1) Enstitününgelirleri şunlardır:
a) Genel bütçeden yapılacak yardımlar.
b) Enstitü faaliyetlerinden elde edilen gelirler.
c) Yayın ve patent gelirleri.
ç) Her türlü yardım ve bağışlar.
d) Enstitünün sahip olduğu taşınır, taşınmaz ve haklardan eldeedilen gelirler.
e) Enstitü gelirlerinin nemalandırılması sonucu elde edilengelirler ve diğer gelirler.
Eklenen hükümler
MADDE 12- (1) 10/12/2003 tarihlive 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi Kanuna ekli (II) sayılı cetvelin 'B) ÖZELBÜTÇELİ DİĞER İDARELER' bölümüne 42 nci sırasından sonra gelmek üzere '43)Türkiye Su Enstitüsü' sırası eklenmiştir.
Geçiş süreci
GEÇİCİ MADDE 1- (1) 15/10/2008 tarihlive 5804 sayılı 2009 Yılında İstanbul Şehrinde Yapılacak Beşinci Dünya SuForumunun Organizasyonu ile Katma Değer Vergisi Kanununa Bir Geçici MaddeEklenmesine Dair Kanuna göre faaliyet gösteren Beşinci Dünya Su ForumuSekretaryasına verilen görev, hak, yetki ve sorumluluklar ile ForumSekretaryasının tüm varlıkları, taşınır ve taşınmazları, yapılmışsözleşmelerden doğan hak, alacak ve borçları Enstitüye devredilmiş sayılır.
(2) Beşinci Dünya Su Forumu Sekretaryasında kurulmuş organlar,yeni organlar oluşuncaya kadar görevlerine devam eder.
(3) Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen yönetmelikler, Enstitütarafından üç ay içerisinde yürürlüğe konulur. Söz konusu yönetmelikleryürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemelerin bu Kanun Hükmünde Kararnameyeaykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Yürürlük
MADDE 13- (1) Bu Kanun HükmündeKararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 14- (1) Bu Kanun HükmündeKararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
(1) SAYILI LİSTE
SU ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI PERSONELİNİN POZİSYON VE SAYILARI
Başkan
1
Başkan Yardımcısı
1
Politika Geliştirme Koordinatörü
1
Proje Geliştirme ve Uygulama Koordinatörü
1
İdari ve Mali İşler Koordinatörü
1
Hukuk Müşaviri
2
Uzman
32
Teknisyen
1
Toplam
40
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6., 7.,8., 87., 91., 123. ve 163. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
A- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ınkatılımlarıyla 12.1.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikleAnayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ hakkındaki reddi hâkim talebigörüşülmüştür.
Dava dilekçesinde, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ'ın,kamuoyunda Wikileaks belgeleri olarak bilinen ve bir internet sitesinde yeralan bilgilere göre, 2003 yılında ABD Büyükelçisine Cumhuriyet Halk Partisialeyhinde bir takım beyanlarda bulunduğu, 25.4.2011 tarihinde AnayasaMahkemesinin 49. Kuruluş Yıldönümü'nde yaptığı açılış konuşmasında 'Ümitediyorum ki bu gayret, Anayasa Mahkemesine dava açmak suretiyle sorun çözmekolaycılığını da ortadan kaldıracaktır.' ifadelerine yer verdiği,ayrıca 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun iptali istemiyle açılan davada verilenkararda açıklanan görüşünün daha önceki kararlarda yer alan görüşlerindenfarklı olduğu, bu nedenlerle Cumhuriyet Halk Partisinin tarafı olduğu davalardatarafsız olarak karar veremeyeceği ileri sürülerek 6216 sayılı Kanun'un 59.maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 60. maddesinin (1) numaralı fıkrasıuyarınca reddi talep edilmiştir.
Hâkimin reddi kurumu, hâkimin tarafsız kalamayacağı şüphesibulunan bir davaya bakmamasını sağlamaya yönelik olup temel bir hak olan adilyargılanma hakkıyla ilişkilidir. Nitekim adil yargılanma hakkı tarafsız birmahkeme önünde yargılanma hakkını da içerir. Bu nedenle hukukumuzda, hâkimintarafsız kalamayacağı varsayılan veya tarafsızlığından kuşku duyulabilecekdurumlarda ya davaya bakması yasaklanmış ya da taraflarca reddedilebileceğikabul edilmiştir.
6216 sayılı Kanun'un 59. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d)bendinde, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyelerinin, istişarî görüş vedüşüncelerini ifade etmiş olduğu dava ve işlere bakamayacakları; 60. maddesinin(1) numaralı fıkrasında, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyelerinin tarafsızhareket edemeyecekleri kanısını haklı kılan hallerin olduğu iddiası ilereddolunabileceği; (2) numaralı fıkrasında, bu takdirde, Genel Kurul ya dabölümlerde ilgili üye katılmaksızın ret konusu hakkında kesin karar verileceği;(5) numaralı fıkrasında ise ret talebinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılmasıve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her birineMahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin paracezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Dava dilekçesinde hâkimin reddi talebi yönünden dayanılanhususlardan biri Wikileaks belgeleri olarak bilinen belgelerde yer aldığı ilerisürülen bilgilerdir. Ancak, bu belgelerin gerçekte var olup olmadığıkanıtlanamadığı gibi içerdiği bilgilerin doğru olup olmadığı da ortayakonulabilmiş değildir. Aksine, belgelerde ismi geçen birçok kişi gibi AnayasaMahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ tarafından da kamuoyunun bilgisine sunulduklarıilk andan itibaren anılan belgelerde var olduğu ileri sürülen bilgiler açıkçayalanlanmıştır. Ret talebi yönünden dayanılan hususlardan biri olan açılışkonuşmasındaki sözler, Türk siyasal yaşamındaki uzlaşma kültürü eksikliğine vetemel siyasal sorunların siyasi arenada çözümü yerine yargı kurumlarına havaleedilmesi eğilimine yönelik genel ve kişisel nitelikte bir eleştiri olup somutbir davaya ilişkin herhangi bir görüş veya düşünce içermemektedir. Ret talebinedayanak yapılan hususlardan sonuncusu olan Anayasa Mahkemesi Başkanı HaşimKILIÇ'ın geçmişte kimi dava dosyalarında kullandığı oylar, tamamen hâkiminyargısal görevine ilişkindir. Hâkimin geçmişte verdiği kararlar ve kullandığıoyların ret sebebi olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Dolayısıyla, davadilekçesinde hâkimin reddi nedeni olarak ileri sürülen hususlar, Kanun'dadüzenlenen davaya bakılması yasak bir hâl veya ret sebebi olarak kabuledilemez.
Öte yandan, her hak gibi hâkimin reddini talep etme hakkının daamacına uygun olarak kullanılması gerekir. Aksi halde hakkın kötüyekullanılması söz konusu olur. Somut dava dosyasında, varlığı ve içerdiğibilgilerin doğruluğu kanıtlanmamış aksine yalanlanmış olan hukuken delil değeribulunmadığı açık bir takım bilgi ve belgelere, yine ret sebebi olmadığı açıkolan hâkimin önceki dava dosyalarında kullandığı oylara dayanılarak rettalebinde bulunulmuş olması, hâkimin reddini talep etme hakkının iyi niyetle veamacına uygun olarak kullanılmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle 6216sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince ret talebindebulunanlara takdiren 500 TL disiplin para cezası uygulanmasına karar verilmesigerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle:
1- Hâkimin reddi talebinin esastan REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- Talebin kötü niyetle yapıldığının KABULÜNE ve 6216 sayılıKanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince DİSİPLİN PARA CEZASIUYGULANMASINA, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ileZehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
3- Disiplin para cezasının talepte bulunan davacıya verilmesine,Serruh KALELİ, Burhan ÜSTÜN ile Nuri NECİPOĞLU'nun 'Para cezasınıntalepte bulunanların her birine verilmesi gerektiği' yolundakikarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
4- Para cezası miktarının 500 Türk Lirası olarak esas alınmasına,OYBİRLİĞİYLE,
B- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE,
karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Hakan ATASOY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen kanun hükmünde kararnamekuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kanun Hükmünde Kararnamelerin Yargısal Denetimi Hakkında GenelAçıklama
Anayasa'nın 91. maddesinde düzenlenen kanun hükmündekararnameler, işlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan yargısaldenetimlerinin yapılması görev ve yetkisi Anayasa'nın 148. maddesi ile AnayasaMahkemesine verilmiştir. Yargısal denetimde kanun hükmünde kararnamenin,öncelikle yetki kanununa sonra da Anayasa'ya uygunluğu sorunlarınınçözümlenmesi gerekir. Her ne kadar, Anayasa'nın 148. maddesinde kanun hükmündekararnamelerin yetki kanunlarına uygunluğunun denetlenmesinden değil, yalnızcaAnayasa'ya biçim ve esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden sözedilmekte ise de Anayasa'ya uygunluk denetiminin kapsamına öncelikle kanunhükmünde kararnamenin yetki kanununa uygunluğunun denetimi de girer. ÇünküAnayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlariçerisinde kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür.Yetkinin dışına çıkılması, kanun hükmünde kararnameyi Anayasa'ya aykırı durumagetirir.
Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan alan olağanüstü halkanun hükmünde kararnamelerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki kanunhükmünde kararnamelerin bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle,kanun hükmünde kararnameler ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı birbağ vardır. Kanun hükmünde kararnamenin yetki kanunu ile olan bağı, kanunhükmünde kararnameyi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir.Kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya uygun bir yetki kanununa dayanması,geçerliliğinin ön koşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkartılan veyadayandığı yetki kanunu iptal edilen kanun hükmünde kararnamelerin içeriğiAnayasa'ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'ya uygunluk denetimi,kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde, 'KanunlarAnayasaya aykırı olamaz.' denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde,onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. Kanunhükmünde kararnameler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hemdayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar.
Anayasa'da kimi konuların kanun hükmünde kararnamelerledüzenlenmesi yasaklanmaktadır. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında 'Sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler...'in kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kural gereğince, TürkiyeBüyük Millet Meclisi, 'Bakanlar Kurulu'na ancak kanun hükmündekararnameyle düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda kanun hükmündekararname çıkarma yetkisi verebilir.
Anayasa'nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceğiöngörülen bir konunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkçayasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa'nın 163. maddesindeolduğu gibi kanun hükmünde kararname çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçekanun hükmünde kararname ile düzenlenmesi Anayasa'ya aykırılık oluşturmaz.
B- Kanun Hükmünde Kararname'nin Ayrı Ayrı Tüm Maddeleri ile Eki(1) Sayılı Listesi'nin 6223 Sayılı Yetki Kanunu Kapsamında Olup Olmadığınınİncelenmesi
Dava dilekçesinde, KHK'nin ayrı ayrı tüm maddeleri ile eki (1)Sayılı Listesi'nin 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığı ve ivedi,önemli ve zorunlu konuları düzenlemediği belirtilerek Anayasa'nın Başlangıç'ıile 2., 6., 7., 8., 87., 91., 123. ve 163. maddelerine aykırı oldukları ilerisürülmüştür.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamını düzenleyen 1.maddesinde Kanun'un amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimlive ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak olarak belirlenmiş ve yetkininkapsamı iki başlık altında tespit edilmiştir. Yetkinin kapsamına ilk olarakkamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesigirmektedir. Bu çerçevede gerekli görülmesi halinde yeni bakanlıklar kurulması,var olan bakanlıkların birleştirilmesi, bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarının yeniden belirlenmesi için kanun hükmünde kararname çıkarmayetkisi verilmiştir. Bu amaçla;
1- Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına,yeni bakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine,
2- Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık veilgilerinin yeniden belirlenmesine veya bunların mevcut, birleştirilen veyayeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yenidendüzenlenmesine,
3- Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulanbakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada veyurt dışında teşkilatlanma esaslarına,
ilişkin kanun hükmünde kararname çıkarılabilecektir.
İkinci olarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilenmemurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma,nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliyesevk edilme usul ve esaslarına ilişkin olarak değişiklikler ve yenidüzenlemeler yapılması için kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisiverilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yapılan incelemesonucunda; KHK'nin, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarıncaiptal edilen hükmü dışında kalan diğer kuralları ve eki (1) SayılıListesi, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun kapsamında kaldığı anlaşıldığından,Anayasa'nın 91. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
KHK'nin;
1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 10., 11., 12., geçici 1., 13. ve14. maddeleri ile eki (1) Sayılı Listesi yönünden Serruh KALELİ, FulyaKANTARCIOĞLU ile Mehmet ERTEN,
9. maddesi yönünden Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, MehmetERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ,
bu görüşe katılmamışlardır.
C- Kanun Hükmünde Kararname'nin Ayrı Ayrı Tüm Maddeleri ileEki (1) Sayılı Listesi'nin Anayasa'nın 91. ve 163. Maddeleri Yönündenİncelenmesi
Dava dilekçesinde, KHK'nin ayrı ayrı tüm maddeleri ile eki (1)Sayılı Listesi'nin Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası ile 163.maddesinde kanun hükmünde kararnameyle düzenlenmesi yasaklanmış alanlarailişkin düzenleme içerdiği, bu nedenle Anayasa'nın 91., 123. ve 163.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
1- KHK'nin 10. Maddesinin (4) Numaralı Fıkrası
KHK'nin 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasıyla,Enstitüye uzman olarakatanabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılangenel şartlara ek olarak aranacak diğer şartların Enstitü tarafındançıkarılacak yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.
Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında 'Sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler...'in kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Öte yandan, Anayasa'nın 'Kamuhizmetlerine girme hakkı' başlıklı 70. maddesinin birinci fıkrasında,her Türk'ün, kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu belirtildikten sonraikinci fıkrasında hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başkahiçbir ayırım gözetilemeyeceği kurala bağlanmıştır. Buna göre,Anayasa'nın 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlıklı dördüncübölümünde yer alan 70. maddesinde korunan kamu hizmetlerine girme hakkınailişkin olarak kanun hükmünde kararname ile düzenleme yapılması mümkündeğildir.
Uzman kadrosuna giriş koşullarının belirlenmesi, Anayasa'nın 70.maddesine göre kamu hizmetine girme hakkına ilişkin bir düzenleme olduğundanKHK'nin 10. maddesinin (4) numaralı fıkrası, Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrasına aykırıdır. İptali gerekir.
Haşim KILIÇ, Alparslan ALTAN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Muammer TOPAL bu görüşe katılmamışlardır.
2- KHK'nin Diğer Kuralları
KHK'nin, 10. maddesinin (4) numaralı fıkrası dışında kalan diğerkurallarında ve eki (1) Sayılı Liste'de, Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrası ve 163. maddesi uyarınca kanun hükmünde kararname ile düzenlenmesiyasaklanmış alanlara ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğianlaşıldığından bu kurallara ve Liste'ye ilişkin iptal isteminin reddi gerekir.
KHK'nin;
1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 11., 12., geçici 1., 13. ve 14.maddeleri ile eki (1) Sayılı Listesi yönünden Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLUile Mehmet ERTEN;
9. maddesi yönünden Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, MehmetERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ;
10. maddesinin (1), (2), (3), (9) ve (10)numaralı fıkralarıyönünden Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU ile Mehmet ERTEN;
10. maddesinin (5), (6), (7) ve (8) numaralı fıkraları yönündenSerruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Burhan ÜSTÜN,
bu görüşe katılmamışlardır.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
10.10.2011 günlü, 658 sayılı Türkiye SuEnstitüsünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin:
A) Kapsam yönünden 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11.,12., geçici 1., 13. ve 14. maddeleri ile eki (1) Sayılı Liste'ye yönelik iptalistemleri, 10.1.2013 günlü, E.2011/146, K.2013/11 sayılı kararlareddedildiğinden, bu maddelere ve listeye ilişkin yürürlüğün durdurulmasıisteminin REDDİNE,
B) Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası ve 163. maddesiyönünden;
1- 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasına ilişkin iptal hükmününyürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle, bu fıkranın YÜRÜRLÜĞÜNÜNDURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
2- 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., maddeleri, 10. maddesinin(4) numaralı fıkrası dışında kalan bölümü, 11., 12., geçici 1., 13. ve 14.maddeleri ile eki (1) Sayılı Liste'ye yönelik iptal istemleri, 10.1.2013 günlü,E.2011/146, K.2013/11 sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddelere, bölüme velisteye ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE,
10.1.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Kanun, kanunhükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez.' denilmekte, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
10.10.2011 günlü, 658 sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 10. maddesinin (4) numaralıfıkrasının iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararınıihlal edecek nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncüfıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğincebu fıkraya ilişkin iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasındanbaşlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
10.10.2011 günlü, 658 sayılı Türkiye SuEnstitüsünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin:
A) 1- 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 10., 11., 12., geçici 1.,13. ve 14. maddeleri ile eki (1) Sayılı Listesi, 6.4.2011 günlü, 6223 sayılıKamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini SağlamakÜzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile KamuGörevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanun'u kapsamında olduğundan Anayasa'yaaykırı olmadığına, bu maddelere ve listeye ilişkin iptal isteminin REDDİNE,Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU ile Mehmet ERTEN'in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
2- 9. maddesi, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olduğundan, bumaddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, SerruhKALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra AylaPERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B) 1- 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 11., 12., geçici 1., 13. ve14. maddeleri ile eki (1) Sayılı Liste'si, Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrası ve 163. maddesi uyarınca Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bu maddelereve listeye ilişkin iptal isteminin REDDİNE, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLUile Mehmet ERTEN'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 9. maddesinin, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası ve163. maddesi uyarınca Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ileZehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
3- 10. maddesinin;
a- (4) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Haşim KILIÇ, AlparslanALTAN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ileMuammer TOPAL'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b- (1), (2), (3), (9) ve (10)numaralı fıkralarının, Anayasa'nın91. maddesinin birinci fıkrası ve 163. maddesi uyarınca Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU ileMehmet ERTEN'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c- (5), (6), (7) ve (8) numaralı fıkralarının, Anayasa'nın 91.maddesinin birinci fıkrası ve 163. maddesi uyarınca Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU,Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ ileBurhan ÜSTÜN'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
d- (4) numaralı fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa'nın153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince bu fıkraya ilişkin İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎGAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,OYBİRLİĞİYLE,
10.1.2013 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY YAZISI
10.10.2011 günlü, 658 sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş VeGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 10. maddesinin(4) numaralıfıkrası çoğunluk kararıyla Anayasa'nın 91. maddesine aykırı bulunarak iptaledilmiştir.
658 sayılı KHK'nin 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasıyla,Enstitüyeuzman olarak atanabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48.maddesinde sayılan genel şartlara ek olarak aranacak diğer şartların Enstitütarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasının(a-3) bendinde, Kanun'un amaçlarından birinin kamu hizmetlerinin Bakanlıklararasındaki dağılımının yeniden belirlenerek, mevcut Bakanlıklar ilebirleştirilen veya yeni kurulan Bakanlıkların görev, yetki, teşkilat vekadrolarının düzenlenmesine, taşrada ve yurt dışında teşkilatlanma esaslarınailişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere Bakanlar Kuruluna kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek olduğu belirtilmiş ve aynı Kanun'unikinci fıkrasında da ilgili kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklikyapılabileceği belirtilmiştir.
658 sayılı KHK'nin 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasıyla,Enstitüyeuzman olarak atanabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48.maddesinde sayılan genel şartlara ek olarak aranacak diğer şartlarındüzenlenmesi teşkilat ve kadroların belirlenmesine ilişkin bir husus olduğundanYetki Kanunu'na aykırılık bulunmamaktadır.
Kamu görevlilerinin kadrolarının ve bu kadrolara atanacakkişilerde bulunması gereken niteliklerin de kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.Ancak, kamu görevlisi olarak atanacak kişilerle ilgili tüm ayrıntıların sadeceyasayla düzenlenmesi gerektiği ve bu konuda idarî düzenlemeler yapılmasınınAnayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı düşeceği iddiası yerindedeğildir. Anayasa'nın bir maddesinin yasayla düzenleneceğini öngördüğü birkonunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkça yasakladığıhükümler ile doğrudan ilgili olmadıkça, ya da KHK ile düzenlenemeyeceğiAnayasa'da özel olarak belirtilmedikçe KHK ile düzenlenmesi Anayasa'ya aykırıdeğildir.
Anayasa'nın 70. maddesine göre, 'her Türk kamu hizmetinegirme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerdenbaşka hiçbir ayırım gözetilemez'. Maddede Türkiye CumhuriyetiDevletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin görevin gerektirdiğinitelikler dışında, dil, din, mezhep, renk, siyasi düşünce, cinsiyet ve benzeriayırım gözetilmeksizin kamu hizmetlerine girme hakkına sahip bulunduklarıbelirtilmiştir. Böylece 'kamu hizmetlerine girme hakkı' siyasihak ve ödevler kapsamında, vatandaşlık bağına bağlı olarak kullanılabilecek birhak olarak düzenlenmiştir. Düzenlemenin temel hakka ilişkin niteliği bundanibarettir. Yoksa, bunun dışında kamu görevlerine giriş, atanma, görevdeğişikliğine ilişkin tüm düzenleme ve uygulamaların temel hakkın düzenlenmesive 91. madde anlamında yasak alan kapsamında görülmesi yerinde değildir.
Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında, Anayasa'nın ikincikısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevlerin kanunhükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Anayasanın belirtilenbölümlerinde birçok temel hak ve özgürlük düzenlenmiş bulunmaktadır. Sözkonusutemel hak ve özgürlüklerin kapsama alanları ve ilgili oldukları hususlar genişbir biçimde yorumlandığında KHK'lerle yapılacak tüm düzenlemelerin bu hak veözgürlüklerle bağlantılarının bulunduğu ileri sürülebilecektir. Böyle biryorumdan hareket edilmesi halinde yasak alan kapsamı oldukça genişleyecek veKHK ile düzenlenebilecek alan kalmayacaktır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin,6.1.1987 günlü, E:1986/15 ve K:1987/1 sayılı kararında, dolaylı biçimde kişihak ve özgürlüklerini ilgilendirmeyecek bir düzenleme düşünmenin oldukça güçolduğu, bu nedenle de dolaylı bir ilginin varlığına dayanılarak sonuca gitmeninisabetli sayılamayacağı belirtilmiştir. Buna göre, yasak alanın kapsamının,temel hak ve özgürlüklerle doğrudan ilgili düzenlemeleri kapsayacak, dolaylıolarak ilgili düzenlemeleri ise kapsam dışında bırakacak şekilde belirlenmesigerekir.
Anayasa Mahkemesi, 16.5.1989 günlü, E:1989/4 ve K:1989/24 sayılıkararında,3.11.1988 günlü, 347 sayılı '233 Sayılı Kamu İktisadiTeşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bir Maddesinde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin Genel Müdür olarakatanabilmek için, 'yükseköğrenim görmüş olmak, dört yılı kamuda, altıyılı özel sektörde geçmek şartıyla en az on yıl hizmeti bulunmak, kamu hizmetibulunmayanlarda ise özel sektörde asgari onbeş yıl çalışmış olmak, Genelmüdürlük görevini yerine getirebilecek yetenek, bilgi ve tecrübeye sahip olmak' şartlarınıgetiren 1. maddesine yönelik iptal istemini reddetmiştir.
Anayasa'nın 91. maddesi kapsamına giren alanlarda düzenleme yapılmışolmasından söz edilebilmesi için 91'inci maddede belirtilen hak ve alanlarlailgili doğrudan bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
İptaline karar verilen kurallarda Yetki Kanunu kapsamında TürkiyeSu Enstitüsü kurumunda sözleşmeli olarak çalışacak uzman kadrolarıoluşturulduğundan, zorunlu olarak bu kadrolara girişin koşulları dadüzenlenmiştir. Bu nedenle anılan kuralların Anayasa'nın 91. maddesindebelirtilen yasak alana ilişkin düzenlemeler içerdiğinden söz etmek mümkündeğildir.
Belirtilen nedenlerle, itiraz konusu kurallara yönelik iptalisteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle kuralın iptalineyönelik çoğunluk görüşüne katılmadık.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
KARŞIOY
(Reddi Hakim)
Mahkememize 2011/146 Esas sayısı ile T.B.M.M. üyesi 116milletvekili tarafından açılan 10.10.2011 tarih ve 658 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin iptali davasın da Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ'ın redditalebi yer almış ise de, dosyanın 12.01.2012 tarihli ilk incelemesinde hakiminreddi talebi esastan reddedilmiş, talebin kötü niyetle yapıldığı oyçokluğu ilekabul edilmiş ise de, bu gibi hallerde uygulanacak para cezasının taleptebulunanlar dışında cezanın SOYUT bir niteleme ile sadece davacıya verilmesiyönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki nedenler ile katılınmamıştır.
Reddi hakim talebinin kötü niyetle yapıldığının kabulü halinde, bukasta yaptırım uygulanması hukuk düzenince makul kabul görmeyen bir fiilincezalandırılması isteminin gereğidir. Nitekim hukukun temel ilkelerindenbakıldığında HMK'nun 42. maddesi hukuksuz eyleme meşruiyet kazandırmamak içinceza öngörüsünde bulunmuş ve başvuruda bulunanlara bunlar arasında nasıl birhukuksal ilişki olduğuna bakmaksızın talepte bululanlar yönünden her birinincezalandırılması gerektiğini ifade etmiştir.
Nitekim genel usul hukuku hükümleri yanında özel nitelik taşıyan6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrasında Anayasa Mahkemesinde yapılacakhakimin reddi taleplerinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması halindeBAŞVURUCULARIN HER BİRİNE disiplin para cezası verileceği hükmü çok açıktır.
Davacılar; Anayasanın 150. maddesince siyasi parti kimliklerinebakılmaksızın kendilerine iptal davası açma hakkı tanınan meclis üyetamsayısının 1/5 oranındaki asgari 110 milletvekilidir. Açılan davaların kabulgörebilmesi için alt sınır 110 olup beklenmeyip üstünde olması haline ilişkinbir sınırlama bulunmamaktadır. Nitekim Türkiye Büyük Milet Meclisi tarafındanimzalanarak tasdik edilen belge ile görülen bu davayı açanların Meclis üyelerioldukları teyit edilmiş ve görülen bu davayı da asgari 116 kişinin bir arayagelerek açtığı anlaşılmıştır.
Bir an için dava açma için bir araya gelen iradenin zorunlu birbirliktelik içinde oldukları kabul edilse bile bu beraberlik açılmış davanınmahkemece kabulünün ön şartıdır. Örneğin değişik siyasi gruplardan 140 kişininbir araya gelmesi ile açılan bir davada dava açan belgeye imza atanlardan 40kişinin diğer talepler yanında reddi hakim talebinde bulunmamış veya bilahareferagat olmaları halinde görülen davada dava, kalan 100 kişi davacı yönünden110 kişilik dava açma şartını oluşturmadığı için açılmamış mı sayılacaktır'veya dava tüm diğer talepler yönünden düşmüş mü olacaktır'
Dava açanların iradesi açılmış davanın kabul şartından bağımsıznitelikte olup dava açanlar arasında ki hukuksal ilişkiden kaynaklı birzorunluluk değildir. Reddi hakim talebinden çekilenler yönünden kötü niyetaraştırması yapılamayacak ve para cezası verilemeyecek olması ' talepte bulunanve bulunmayanlar arasında nasıl bir hukuki tespit yapmayı gerektiriyorsa dadava açıp hakimin reddi talebinde bulunanların bu yöndeki iradesi dava açmaiçin bir araya gelme zorunluluğunda bağımsız bir fikir 'bir irade tezahürüdür.
Dava açanlar, açma yönünden gerekli biçimsel bir zorunluluk, davakonusu talepler yönünden ise ihtiyari bir birliktelik içindedirler. Davacılararasında şekli bakımından mecburi dava arkadaşlığı vardır.
Mecburi dava arkadaşlığında; dava konusu hukuki ilişkide farklıdavranmalarını önleyecek çok sıkı, iştirak halinde bir ortaklık olup, davaarkadaşları aynı şekilde ve birlikte hareket etmek zorundadırlar. İştirakhalinde mülkiyet, adi ortaklık, miras şirketi gibi veya ilgililer hakkında tekbir karar verilmesi zorunluluğunu doğuran davalarda davacılar şekli bakımındanmecbur dava arkadaşı durumundadırlar ve dava konusu hak ile aralarında zorunluilişki vardır.
Özel yasasına tabii olan Anayasa Mahkemesine iptal davası açmaşeklinde izah edildiği anlamda dava açan asgari 110 kişinin hukuk usulünitelemesi ile mecburi dava arkadaşı oldukları söylenemeyecektir. Aralarındaşekli bakımından olan bu zorunlu birliktelik nedeniyle dava açma şartı yerinegetirildikten sonra dava açanlar yönünden dava açmada asgari sayısal zorunlulukşartının altına düşmedikçe talep konusu haklar yönünden bağımsız ihtiyaridavranmalarının önüne geçecek kısıtlayıcı bir hüküm mevzuatta yoktur.
Kaldı ki, davanın konusu, dava açanlar arası şahsa bağlı sıkı birmedeni hukuk ilişkisinden değil Kamu hukukundan doğan ve toplumun tümünüilgilendiren bir yasa uygulamasının, demokratik toplum öznelerinden Anayasaldenetim talebine ilişkin olup bu yönüyle de mecburi dava arkadaşlığınitelemesinden ayrıldığı düşünülmektedir.
Aktif süje olan davanın konusu, toplumun tümünü ilgilendireniçerik taşıdığından, pasif süje olan dava açanlar olup, dava açmada birliktelikzorunluluğu içinde iseler de hak,yetki ve taleplerini hukuka uygun sorumlulukbilinci dahilinde kullanmak zorundadırlar, Aksine davranışıncezalandırılacağının öngörüldüğü hallerde ceza vermenin sınırını adaletleşekillendirilmiş toplumsal yarar düşüncesi oluşturur, ve cezaların önlemeiyileştirme amaçları da göz önüne alınarak adaletli bir ölçü içinde biçimlenir.Hedef cezanın yaratacağı korkutuculuk ve caydırıcılıktan toplum adınayararlanma ilkesidir.
Ceza önlemi kimi suçlardan, niteliği, işleme biçimi, Devlet içinzarar alanı, SUÇTAN ZARAR GÖRENİN KİMLİĞİ vb nedenler ile farklı düzenlemeleriçerebilir.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
KARŞIOY
6223 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanarak 10.10.2011tarihinde, 658 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Türkiye Su Enstitüsü ismindeyeni bir kamu tüzel kişiliğinin kurulduğu görülmektedir.
6223 sayılı Yetki Kanunu, kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındadağılımının yeniden belirlenmesi amacı ile Bakanlar Kuruluna Kanun HükmündeKararname çıkarma yetkisi vermiş ve yetkinin kapsamının, mevcut bakanlıklarınbirleştirilmesi, bağlı, ilgili, ilişkili kuruluşlarıyla ilişkileri,bunların(yani mevcutların) bağlılık ve ilgilerinin yeniden belirlenmesi veyakurulan bakanlığın bünyesinde hizmet birimi olarak yeniden düzenlenmesi vebunların kadro ve teşkilatlanma esasları ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 91. maddesi çıkarılan Yetki Kanunu'nun hukukilikunsurunu oluşturmakta, çıkarılacak Kanun Hükmünde Kararname'lerde amaç, kapsamgibi ilkelerin belirli olması gereğini vurgulamaktadır. Ancak 658 sayılı KanunHükmünde Kararname ile kuruluşu ve teşkilat yapısı gerçekleştirilen 'Türkiye SuEnstitüsü' kurumu verilen Yetki Kanunu kapsamının hiçbir ölçüsü içinde yeralmamaktadır.
Yetki Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut bulunmayan,herhangi mevcut bir bakanlığın ilgilisi, bağlısı, ilişkilisi de sayılmasımümkün görülmeyen 'Türkiye Su Enstitüsü' kurumunun hukuki alt yapısı YetkiKanunu kapsamında olmamakla Anayasa'nın 91. maddesine aykırılıkoluşturmaktadır.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
KARŞIOY GEREKÇESİ
6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak10.10.2011 günlü, 658 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamutüzelkişiliğini haiz Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı, özel bütçeli TürkiyeSu Enstitüsü kurulmuştur.
Anayasa'nın 91. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, yetkikanununda çıkarılacak KHK'nin amacının, kapsamının, ilkelerinin, kullanmasüresinin ve süresi içinde birden fazla KHK çıkarılıp çıkarılmayacağınıngösterilmesi gerekir. Buna göre Bakanlar Kuruluna ancak yetki yasasındabelirtilen sınırlar içinde KHK çıkarma yetkisi verildiğinden bir KHK'ninAnayasa'ya uygun olduğunun kabulü, öncelikle dayandığı Yetki Yasasının kapsamıiçinde kalmasına bağlıdır.
6223 sayılı Yetki Yasası'nın 1. maddesinin, amacın belirlendiği(1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındakidağılımı yeniden belirlenerek; (1) Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veyakaldırılmasına, yeni bakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı,ilgili ve ilişkili kuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine; (2) Mevcut bağlı,ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık ve ilgilerinin yeniden belirlenmesineveya bunların mevcut, birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıklar bünyesindehizmet birimi olarak yeniden düzenlenmesine ilişkin konularda; düzenlemelerdebulunmak üzere Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiş, kapsamınbelirlendiği aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında da verilen yetkinin sayılankanun ve KHK'lerle diğer kanun ve KHK'lerin görev, yetki, merkez, taşra ve yurtdışında teşkilâtlanma esasları, kadrolar bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarınbağlılık ve ilgilerine ilişkin hükümlerinde yapılacak değişiklik ve yeni düzenlemelerikapsayacağı belirtilmiştir. Buna göre, KHK'ler ile mevcut bağlı kuruluşlarıilgilendiren değişiklik ve yeni düzenleme yapılabilecek, ancak, önceden mevcutolmayan yeni bağlı kuruluş oluşturulamayacaktır.
Dava konusu 658 sayılı KHK ile 6223 sayılı Yetki Yasası'nın amaçve kapsamı içinde yer almayan, dolayısıyla yetki verilmeyen Orman ve Su İşleriBakanlığına bağlı Türkiye Su Enstitüsü adı altında yeni bir kuruluşoluşturulmuştur. Dayandığı Yetki Yasasına aykırı olan söz konusu KHK'ninAnayasa'ya da aykırı olacağı açıktır.
Belirtilen nedenlerle dava konusu KHK'nin Anayasa'nın 91.maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşünekatılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOY GEREKÇESİ
(Reddi Hakim)
6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrasında rettalebinin 'kötü niyetle yapıldığının anlaşılması' ve 'esasyönünden kabul edilmemesi' hâlinde, 'disiplin paracezası' verileceği öngörülmekte, (6) numaralı fıkrasında da rettalebinin 'açıkça' kötüye kullanıldığının tespitiaranmaktadır.
Söz konusu kurallar uyarınca disiplin para cezasına hükmedilebilmesiiçin, ret talebinin kötü niyetle yapılması ve ret talebi olarak gösterilensebeplerin esastan kabul edilmemesi şartlarının birlikte gerçekleşmesigerekmektedir.
Bu şartlardan birinin gerçekleşmesi disiplin para cezasıverilebilmesi için yeterli olamayacağı gibi ret talebinin açıkça kötüyekullanıldığının da tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacı ret sebeplerini,
- Kamuoyunda 'WikiLeaks Belgeleri' olarak bilinenbelgelere göre, 2003 yılında ABD Büyükelçisine Cumhuriyet Halk Partisi aleyhindebir takım beyanlarda bulunduğu iddiası,
- 'Ümit ediyorum ki bu gayret, Anayasa Mahkemesine davaaçmak suretiyle sorun çözme kolaycılığını da ortadan kaldıracaktır' biçimindeki25 Nisan 2011 tarihli konuşma metninden yapılan alıntı,
ve bunları pekiştiren
- 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun iptali başvurusunda istikrarkazanmış görüşünden vazgeçerek iptal isteminin reddi yönünde kullandığı oy,
olarak gösterdikten sonra, bu sebeplerin Cumhuriyet HalkPartisi'nin tarafı olduğu davalarda, reddedilenin tarafsız davranamayacağınailişkin kuşkulara neden olduğunu ileri sürmüştür.
İleri sürülen bu iddia, 6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (1)numaralı fıkrası çerçevesinde incelenerek, söz konusu sebeplerin tarafsızhareket edemeyeceği kanısını haklı kılan hâl kapsamında olmadığı düşüncesiyleDavacının ret talebi esastan reddedilmiştir.
Ret talebinin esastan reddedilmiş olması, talebin kötü niyetleyapıldığı anlamını taşımayacağı gibi salt reddedilme nedeniyle disiplin paracezası verilemeyeceği de açıktır. Disiplin para cezası verilebilmesi içinkanunun tanıdığı bu hakkın açıkça kötüye kullanıldığının (kötü niyetleyapıldığının)tespit edilmesi gerekmektedir.
Ret talebinin, kimi internet sitelerinden elde edilebilmesi mümkünolan ret sebeplerine dayanması, belirtilen ret sebeplerinin içerikleri, rettalebinin sunuluş biçimi, anlatım düzeni ve yargılama sürecindeki ileri sürülüşzamanı, Davacı tarafından açılan ve ret taleplerini de içeren diğer iptaldavalarının konuları arasındaki benzerlik ve bu iptal başvurularındaki rettaleplerinin başvuru yönteminin ve ret sebeplerinin ayırımsız aynı olmasıdikkatle incelendiğinde, ret talebi başvurusunun, kanunun tanıdığı birhakkın kanuni sınırlar içinde kullanıldığını ve yargılamanın düzenli biçimdeişleyişini önlemek ve kamu düzenini bozmak gibi bir amaç taşımadığını,dolayısıyla da bu hakkın açıkça kötüye kullanılmadığını göstermektedir.
Açıklanan nedenle Davacıya disiplin para cezası verilmesiyönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOY GEREKÇESİ
6223 sayılı Yetki Kanunu'na dayanılarak kararlaştırılan 658sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin incelenmesi.
658 sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname ile kamu tüzel kişiliğini haiz Türkiye Su Enstitüsüisimli bir teşkilat kurularak Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlanmıştır.
6223 sayılı Kanun ile kamu hizmetlerinin düzenli, süratli,etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere; kamuhizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesiamacıyla Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiştir.
Bu yetkinin ise;
1) Mevcut bakanlıkların birleştirilmesi veya kaldırılması, yenibakanlıklar kurulması, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkileri,
2) Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşların bağlılık ve ilgilerinin yeniden belirlenmesi veya bunların mevcut,birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarakyeniden düzenlenmesi,
3) Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıklarıngörev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesi, taşrada ve yurt dışındateşkilatlanma esasları,
konularında kullanılması öngörülmüştür.
Buna göre, Yetki Yasası, bakanlıkların bağlı ilgili ve ilişkilikuruluşlarının mevcut olmaları koşulu ile bağlılık veilgilerinin yeniden belirlenmesi veya bunların mevcut, birleştirilen veya yenikurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yeniden düzenlenmesikonularında olmak üzere Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisivermektedir.
658 sayılı KHK'nin 'Amaç ve kapsam' başlıklı 1. maddesindekidüzenlemeden, anılan KHK ile kamu tüzel kişiliğini haiz Türkiye Su Enstitüsüisimli yeni bir teşkilatın kurulduğu ve bu teşkilatınOrman ve Su İşleri Bakanlığı'na bağlandığı anlaşılmaktadır.
Kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetkilerinin yenidenbelirlenmesi sırasında çıkartılan, 658 sayılı Türkiye Su EnstitüsününKuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 6223 sayılı YetkiYasasının belirlediği yetki kapsamı aşılarak kamu tüzelkişiliğini haiz Türkiye Su Enstitüsü isimli yeni birkamu kurumunun oluşturulması, Anayasa'nın 91. maddesine aykırıdır.
Açıklanan nedenle 658 sayılı KHK'nin tümünün iptali gerekir.
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOY GEREKÇESİ
6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun 1. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi 'Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamedilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamugörevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak üzere, bunların atanma, nakil,görevlendirme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevkedilmeusul ve esaslarına' ilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere, BakanlarKuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermektedir. 658 sayılıKHK'nin 10. maddesinin (5), (6), (7) ve (8) numaralı fıkralarında ise memuriyetstatüsüne alınmaya ilişkin düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. Oysa yukarıdaifade edildiği üzere 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun belirtilen hükmü salt 'istihdamedilen' kamu görevlileri bakımından bir düzenleme yapılabilmesi konusunda yetkivermektedir. Diğer bir deyişle, söz konusu kural Yetki Kanunu kapsamı dışındakalmakta ve bu mahiyeti itibariyle de Anayasa'nın 91. maddesine aykırıdüşmektedir.
Açıklanan nedenle, anılan kuralların iptali gerektiğideğerlendirmesiyle, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
KARŞIOY YAZISI
1- Reddi hakim talebinin kötü niyetle yapıldığı gerekçesiyleDİSİPLİN PARA CEZASI UYGULANMASINA yer olmadığına dair KARŞIOY:
İptal davasını açan Parti tarafından Başkan Haşim KILIÇ'ın redditalebinin kötü niyetle yapıldığına ve 6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5)numaralı fıkrası gereğince disiplin para cezası uygulanmasına ilişkin çoğunlukkararına aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum:
6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrasında 'Rettalebinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabuledilmemesi halinde, talepte bulunanların her birine Mahkemece beşyüz TürkLirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası verilir' denilmiş;(6) numaralı fıkrasında 'Bu Kanun anlamında disiplin para cezasındanmaksat, bireysel başvuru hakkını veya ret talebini açıkça kötüyekullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine verilen ' para cezası' olduğubelirtilmiştir. Buna göre para cezası verilebilmesi için öncelikle talebinesastan reddedilmesi gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Talepte kötüniyet olup olmadığı talebin yerinde olup olmadığı hususundan bağımsız olarakayrıca incelenecek, varlığı açıkça saptanmışsa kötü niyeteilişkin para cezasına hükmedilebilecektir.
Reddi hakim talep etme hakkı Anayasa'nın 36. maddesinde yer alanhak arama hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının gereğince kullanılmasını güvencealtına alan bir hukuk müessesesidir. Temel hakların kötüye kullanılmasıgerekçesi, çoğu kez hakkın özüne dokunacak nitelikte kısıtlayıcı düşüncelereyönelebildiğinden, ihtiyatla kullanılmalı ve ancak açık, nesnel koşullarınoluşması halinde başvurulmalıdır. Bu nedenle reddi hakim talepleri yönünden dekötü niyetin varlığı açık, somut ve nesnel delillere dayanmalıdır. Talebingerekçelerinin yetersiz olması, davacının daha önce de benzeri nitelikte, kabuledilmeyen taleplerde bulunması, davacının mahkemeye ve hakime karşıitimatsızlığının bilinmesi, tek başına kötü niyetin kanıtlarını oluşturamazlar.
Olayda davacının reddi hakim talebinde bulunmasının kendiaçısından hassasiyet yaratan bazı beyan ve olgulara dayandığı, bu bağlamda:
- Başkan Haşim KILIÇ'ın aleni bir konuşmada kullandığı ifadelersiyaset alanına giren eleştirilerdir. İyi işleyen demokrasilerde yüksek yargıbaşkanlarının siyaset alanına yönelik, ifade özgürlüğü kapsamında da olsa,yorum veya değerlendirme yapmaları olağan değildir. Öte yandan, Anayasa'nın150. maddesine göre iptal davası açma hakkı Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis gruplarına ve TBMM üye tamsayısının en az beşte biritutarındaki üyelere ait olup, bunlardan Cumhurbaşkanının dava açmasıuygulamasına uzun süredir rastlanmadığı, iktidar partisinin dava açtığının isehiç görülmediği bilinmektedir. Bu durumda eleştirinin hedefinin ana muhalefetolduğu açıktır.
- WIKILEAKS belgeleri her ne kadar hukuki bir işleme veya kararaesas alınabilecek nitelikte değillerse de bunlarda geçen anlatımların davalıpartide menfi yönde sübjektif kanaat veya kuşku uyandırmaya elverişli oldukları
anlaşılmaktadır.
Başkan Haşim KILIÇ'ınderdest olan davada tarafsız hareketedemeyeceği yönünde somut bir ret nedeni bulunmamakla birlikte Sayın Başkan'dankaynaklanan nedenlerle davacıda bir hassasiyet doğmuş olduğu, dosyadakievraktan anlaşılmaktadır. Bu nedenle olayda açıkça kötü niyet bulunduğusöylenemez. Para cezasına hükmedilmemesi gerekir.
II- KHK Kurallarına İlişkin Karşıoy Gerekçeleri:
A) KHK'nin 9. maddesi:
Maddede, Enstitü'nün başkan ve başkan yardımcılarının atanmasıdüzenlenmiştir. Kurallar, daha önce kamu hizmetinde bulunmayan kişilerin atanmasuretiyle kamu hizmetine girmelerine olanak vermektedir. 6223 sayılı YetkiKanunu'nda kamu hizmetine alınma konusunda bir yetki verilmemiştir. Bu nedenlekural, yetki kanununa aykırılık nedeniyle iptal edilmelidir.
Öte yandan kamu hizmetine girme hakkı Anayasa'nın 70. maddesindedüzenlenmiş olup, 91. maddenin birinci fıkrasına göre KHK ile düzenlenmesiyasak olan alandaki temel haklardandır. Bu nedenle kural, yetki kanunu kapsamıdışında olmasının yanında, yasak alana ilişkin olması nedeniyle de Anayasa'nın91. maddesine aykırıdır, iptali gerekir.
B) KHK'nin 10. maddesinin (5), (6), (7) ve (8) numaralı fıkraları:
Fıkralarda, personelin özlük haklarına ilişkin hükümler yeralmaktadır. 6223 sayılı Yetki Kanunu memurlar ve diğer kamu görevlilerininözlük haklarını kapsamadığından, Anayasa'nın 91. maddesine aykırı olankuralların iptali gerekir.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOY GEREKÇESİ
(Reddi Hakim)
6216 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (5) numaralı fıkrasında redtalebinin 'kötü niyetle yapıldığının anlaşılması' ve 'esas yönünden kabuledilmemesi' halinde talepte bulunanların her birine beşyüz Türk Lirasındanbeşbin Türk Lirasına kadar 'disiplin para cezası' verileceği düzenlenmiştir.Aynı maddenin (6) numaralı fıkrasında ise, bu Kanun anlamında disiplin paracezasının bireysel başvuru hakkını veya red talebini 'açıkça kötüye kullandığı'tesbit edilen başvurucular aleyhine verilen para cezası olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi disiplin para cezasına hükmedilebilmesi için redtalebinin kötü niyetle yapılması (açıkça kötüye kullanılması) ve talebinesastan kabul edilmemesi koşullarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Bu durumda her somut olayda olayın özelliğine göre 'hakimin redditalebinin kötü niyetle yapıldığı' hususu mahkemece takdir edilecektir.
Davada, davacının hakimin reddi talebinin reddedildiği açıktır. Ancakdosyanın incelenmesinden bu talebin kötü niyetle yapıldığı konusunda herhangibir belge ve bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle kararın 'hakimin reddi talebinin kötü niyetleyapıldığının kabulü ile talepte bulunanlar hakkında disiplin para cezasıuygulanması' yolundaki kısmına katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
Anayasa'nın 7. maddesinde, 'Yasama Yetkisi Türk Milleti adınaTürkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.' hükmü yer almıştır.Anayasa'nın 87. maddesinde ise, 'Bakanlar Kuruluna belli konularda kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek' Türkiye Büyük Millet Meclisiningörev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Anayasa'nın 91. maddesinde'Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncübölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerledüzenlenemez.' denilmektedir.
Yukarıya aynen alınan madde hükümlerinden yasama yetkisinin genelve asli bir yetki olup devredilemeyeceği, kanun hükmünde kararname çıkarmayetkisinin ise kendine özgü istisnai bir yetki olduğu ve Anayasa'nın 91.maddesinde belirtilen sınırlar içinde kullanılabileceği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın'siyasi haklar ve ödevler' başlıklı Dördüncü bölümündeyer alan 70. madde de ise 'Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.Hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka bir ayırımgözetilemez.' hükmü yer almıştır. Madde hükmü ile kamu hizmetlerine girme hakkıdüzenlenirken, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka birayırım gözetilemeyeceği de belirtilmek suretiyle bu hakkın güvence altına alındığıaçıktır.
10.10.2011 günlü, 658 sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesinin ve 10. maddesininbeşinci, altıncı, yedinci, sekizinci fıkralarında yer alan düzenlemeler ilekamu hizmetine alınmada bazı ölçütlere yer verilerek, Anayasa'nın 91. maddesinegöre kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyecekolan'siyasi haklar veödevler' başlıklı bölümde yer alan kamu hizmetine girme hakkıyla ilgili 70.madde kapsamındadüzenlemeler yapılmıştır. Bu durumda sözü geçen düzenlemelerAnayasa'nın 91. maddesine göre kanun hükmünde kararname ile düzenlenmesi mümkünolmayan yasak alan içindedir.
Açıklanan nedenle 10.10.2011 günlü, 658 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 9. maddesi ve 10. maddesinin beşinci, altıncı, yedinci, sekizincifıkraları Anayasa'nın 7., 87. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ve iptaligerektiği düşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ