ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2011/19
Karar Sayısı : 2012/21
Karar Günü : 16.2.2012
R.G. Tarih-Sayı :19.05.2012-28297
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Trabzon İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22.6.1965 günlü, 633sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'a27.4.2005 günlü, 5338 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen Geçici Madde 11'in'Bu kişilerden asaleti tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmetsüreleri, kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilir.' biçimindeki soncümlesinin Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İmam-hatip olarak görev yapmakta olan davacının, vekilimam-hatiplik görevinde geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylığındadeğerlendirilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işleminiptali istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
22.6.1965 günlü, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanun'un itiraz konusu cümleyi de içeren Geçici 11. maddesişöyledir:
'İmam-hatip kadrolarına vekaleten atananlardan bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihte görevli olanlar veya askerlik hizmeti nedeniyle sözkonusu görevden ayrılmış olanlar Devlet Personel Başkanlığınca açılan kamupersoneli seçme sınavlarının herhangi birinden, Diyanet İşleri Başkanlığıncabelirlenecek yeterli puanı almış olmaları koşuluyla aynı göreve aday imam-hatipolarak atanmış sayılırlar. Bu kişilerden asaleti tasdik edilenlerinvekil imam-hatiplikte geçen hizmet süreleri, kazanılmış hak aylıklarındadeğerlendirilir'.
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Anayasa'nın 10. maddesinedayanmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ,Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 24.2.2011 günü yapılanilk inceleme toplantısında,
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti AnayasasınınBazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgiligerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkinön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engelbulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilenkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kuralın yürürlüğe girdiği tarihten önce vekilimam-hatip olarak görev yapmış ve daha sonra memur olarak atanmış kişilerin,vekillikte geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylıklarındadeğerlendirilmemesinin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
633 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesinin ilk cümlesinde, kuralınyürürlüğe girdiği tarihte vekil imam-hatiplik görevinde bulunanların veya bugörevlerinden askerlik hizmeti nedeniyle ayrılmış olanların, Devlet PersonelBaşkanlığı'nca açılan kamu personeli seçme sınavlarının herhangi birinden,Diyanet İşleri Başkanlığı'nca belirlenecek yeterli puanı almaları hâlinde, aynıgöreve aday imam-hatip olarak atanacakları hükme bağlanmıştır. Anılan maddeninitiraz konusu kuralı oluşturan son cümlesinde ise bu kişilerin vekilimam-hatiplik görevinde geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylığındadeğerlendirilmesi öngörülmektedir. Buna göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği 3.5.2005tarihinde vekil imam-hatiplik görevinde bulunanlardan veya bu görevlerindenaskerlik hizmeti nedeniyle ayrılmış olanlardan kuralda öngörülen şartlarıtaşıyarak aday imam-hatip olarak atananların, vekil imam-hatiplikte geçenhizmet sürelerinin kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilmesi gerekecektir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksaldurumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksaleşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerinyasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasınıve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişive topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır.Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağıanlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar içindeğişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı,ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörüleneşitlik ilkesi zedelenmez.
İtiraz konusu kural, kapsamına aldığı imam-hatiplere, vekilimam-hatiplikte geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylıklarındadeğerlendirilmesi hakkı tanıyan geçici bir düzenlemedir. Uygulamanın başlangıcıise kanunun yürürlüğe girdiği tarih esas alınarak belirlenmiştir. Kanununyürürlüğe girdiği tarihte aynı durumda bulunan kişilerin tamamına bu haköngörüldüğüne ve bu kişiler arasında her hangi bir ayırım yapılmadığına göreitiraz konusu kural eşitlik ilkesine aykırı değildir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. maddesineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ve Celal Mümtaz AKINCIbu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
22.6.1965 günlü, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş VeGörevleri Hakkında Kanun'a, 27.4.2005 günlü, 5338 sayılı Kanun'un 1. maddesiyleeklenen Geçici Madde 11'in 'Bu kişilerden asaleti tasdik edilenlerin vekilimam-hatiplikte geçen hizmet süreleri, kazanılmış hak aylıklarındadeğerlendirilir.' biçimindeki son cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Celal MümtazAKINCI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 16.2.2012 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞI OY GEREKÇESİ
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun'a, 27.4.2005 günlü 5338 sayılı Kanunla eklenen Geçici 11. maddenin sontümcesi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği 3.5.2005 gününde vekil imam hatipolarak görevde bulunmak veya bu görevden askerlik hizmeti nedeniyle ayrılmışolmak koşuluyla maddede belirtilen seçme sınavlarının herhangi birinden yeterlipuanı alarak aday imam-hatip olarak atanmış olanlardan asaleti tasdikedilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet sürelerinin, kazanılmış hakaylıklarında değerlendirileceği öngörülmüştür. Buna göre, Geçici 11. maddeninyürürlüğe girdiği 3.5.2005 gününde vekil imam-hatip kadrosunda olmayankişilerin, vekillikte geçen hizmet sürüleri kazanılmış hak aylıklarında dikkatealınmayacaktır. Başka bir anlatımla belirtilen tarihten bir gün önce vekilimam-hatiplik görevi sona erenlerin veya bir gün sonra vekil imam-hatip olarakgöreve başlayanların, bu görevlerine asıl olarak atanmaları halinde vekilliktegeçirdikleri hizmet süreleri kazanılmış hak aylıklarındadeğerlendirilemeyecektir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan, siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmak, devletin temel amaç ve görevleriarasında sayılmıştır. Anayasa'nın 'çalışma hakkı ve ödevi'nin düzenlendiği 49.maddesinde de devlete çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almayükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa ile her alanda adaletli bir hukuk düzenikurup bunu güçlendirerek sürdürme görevi verilen hukuk devletinin, sosyalalanda Anayasa'nın öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmesi, çalışma hayatındabarışı sağlayabilmesi, aynı hukuksal konumda bulunan çalışanlar için eşitliğedayanan adil ve hakkaniyete uygun kurallar getirmesi ile mümkün olabilir.Anayasa'nın 10. maddesinde, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaztanınamayacağı hükme bağlanmasına karşın, yasa koyucu tarafından belirli birtarih esas alınıp, sadece bu tarihte görevde bulunanlara imtiyaz tanınarakayrıcalıklı bir sınıf yaratılması, eşitlik ilkesi ve onu temel alan hukukdevleti bağlamında kabul edilemez bir durumdur.
Öte yandan, statü hukukunun geçerli olduğu memurlar ve kamugörevlileriyle ilgili alanlarda yasa koyucu, kazanılmış hakları ve hukukgüvenliğini ihlâl etmemek koşuluyla her zaman yeni düzenlemeler yaparak farklıstatüler oluşturabilir. Bu statülerin herkes için eşit ve aynı derecedebağlayıcı olduğunda duraksamaya yer yoktur. Ancak, yasa koyucunun, aynı konumdabulunan kamu görevlilerinden bazıları için ayrıcalık getirerek hak kaybınıönlemek veya eşitliği sağlamak gibi haklı bir nedene de dayanmaksızın belirlibir tarihi esas alarak yaptığı özel düzenlemenin statü hukukunun gerekleri ileaçıklanması olanaklı değildir. Ayrıca, hukuk devletinde, somut verileredayanmaksızın, kamu yararı gibi soyut kavramlarla kişilerin özlük haklarıbakımından adaletsiz ve çalışma barışını bozan kurallar getirilerek bunlara,yargısal denetim yoluyla meşruiyet kazandırılması, kişi karşısında güçlükonumda bulunan devleti, keyfi düzenlemeler yapmaya özendirebilir. Hukukunüstünlüğünün kabul edildiği bir düzende, yasa koyucunun takdir yetkisi dehukukun genel ilkelerine ve Anayasa'ya uygun olarak kullanılması gereken ve buyönüyle de denetim dışında tutulamayacak bir yetkidir. İtiraz konusu kuralyönünden, bu yetkinin eşitliğe, hakkaniyete ve adalete uygun olarakkullanılmadığı açıktır.
Belirtilen nedenlerle Kural'ın Anayasa'nın 2., 5. ve 10.maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşünekatılmıyoruz.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
KARŞIOY YAZISI
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş Ve GörevleriHakkında Kanun'a 5338 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen Geçici 11. madde,imam-hatip kadrolarına vekaleten atananlardan, maddenin yürürlüğe girdiğitarihte görevli olanlar veya askerlik hizmeti nedeniyle söz konusu görevdenayrılmış olanların kamu personeli seçme sınavlarından herhangi birinden Diyanetİşleri Başkanlığınca belirlenecek yeterli puanı almış olmaları koşuluyla aynıgöreve aday imam-hatip olarak atanmış sayılacaklarını; bu kişilerden asaletitasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet sürelerinin kazanılmışhak aylıklarında değerlendirileceğini öngörmektedir.
Buna göre, kuralın yürürlüğe girdiği tarihten önce vekilimam-hatip olarak görev yapmış ve daha sonra memur olarak atanmış kişilerinvekillikte geçen hizmet süreleri kazanılmış hak aylıklarındadeğerlendirilmemektedir.
İtiraz konusu kural, kapsamına aldığı imam-hatiplerin vekilliktegeçen sürelerinin kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilmesini sağlarken,başka imam-hatiplerin vekillikte geçen sürelerini benzer bir değerlendirmeyetabi tutmamıştır.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin hukuksaldurumları aynı olanlar arasında eşitlik şeklinde anlaşılması, yasa koyucununkeyfi olarak belirlediği bir statüyü belli kişiler için uygulama konusundamutlak takdir hakkı olduğu ve bu nedenle bu gruptaki kişilerle bu grubagirmeyen kişiler farklı hukuki durumda bulunduklarından, bunlar arasında farklıuygulamalar yapılmasına eşitlik ilkesinin engel oluşturmayacağı şeklindeanlaşılması mümkün değildir. Vekil imam-hatip olarak belli sürelerle hizmetetmiş ve daha sonra memur olarak atanıp asaleti onaylanmış kişiler arasındahukuki statü farkı yoktur. Farklılığı yaratan, yasa koyucunun belli bir tarihöngörmüş olmasıdır. Vekil imam-hatiplik yapanlardan belli bir tarihtememuriyete girenlerine farklı muamele yapılması eşitsizlik yaratır. Aksi bir anayasalyorum, yasa koyucuya birbirine benzer durumdaki pek çok kişiler arasında faklıuygulamalar yapma hak ve yetkisini tanımak demek olur ki, bu durumda büyükeşitsizlikler yapılmasının ve belli kişilerin kayırılmasının yolu açılır.
Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olan kuralın iptali gerekir.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT