ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2011/34
Karar Sayısı : 2012/48
Karar Günü : 30.3.2012
R.G. Tarih-Sayı :06.10.2012-28433
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Tarsus 2. Asliye HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 25.4.2006 günlü, 5490 sayılıNüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendinin 'Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesidavası ancak bir kere açılabilir.' biçimindeki birincicümlesinin, Anayasa'nın 17., 36. ve 41. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından açılan soyadının düzeltilmesi davasında, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A-İtiraz Konusu Yasa Kuralı
25.4.2006 günlü, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun itirazkonusu kuralı da içeren 36. maddesi şöyledir:
'(1) Mahkeme kararı ile yapılan kayıt düzeltmelerinde aşağıdakiusullere uyulur:
a) Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyenşahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyetsavcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliyehukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veyagörevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır.
b) Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasıancak bir kere açılabilir. Ad değişikliğihalinde, nüfus müdürlüğü bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkinkaydı, soyadı değişikliğinde ise eş ve ergin olmayan çocukların soyadını dadüzeltir.
c) Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacakdavalara karine teşkil eder.
(2) Kişilerin başkasına ait kaydı kullandıklarına ilişkinbaşvurular Bakanlıkça incelenip sonuçlandırılır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 17., 36. ve 41.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Osman AlifeyyazPAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, FettahOTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal MümtazAKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 14.4.2011 günü yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında; babanın açtığı ailesoyadı değişikliğini içeren dava ile ergin olmayan çocuğun da soyadı değişmişbulunduğundan o çocuğun ergin olduktan sonra aynı konuda dava açamayacağınadair itiraz konusu kuralın; herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını korumave geliştirme hakkına sahip olduğu, herkesin meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak üzere yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahip bulunduğu ve Türk toplumununtemelinin aile olduğuna ilişkin ilkeleri ihlâl etmesi nedeniyle Anayasa'nın17., 36. ve 41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5490 sayılı Kanun'un 36. maddesinde, nüfus davaları ile ilgiliesas ve usuller öngörülmektedir. Kanun'un 36. maddesinin itirazkonusu hükmü içeren (b) bendinde aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydınındüzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği belirtilmiştir.
Nüfus kaydının düzeltilmesinin kapsamında ad, soyadı, cinsiyet,doğum kaydı değişikliği gibi nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davalarıbulunmaktadır. Genel olarak nüfus davalarında, en önemli dava açma koşuludavacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Türk MedeniKanunu'nun 27. maddesine göre, açılacak davalarda haklı sebepler göz önündetutulacaktır. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında da haklı nedeninvarlığı halinde 5490 sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca ilgili kayıt ancakbir kez düzeltilebilecektir.
Anayasa'nın 'Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevîvarlığı' başlıklı 17. maddesinde, 'Herkes, yaşama, maddî vemanevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir' denilmektedir.Buna göre kişinin yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma hakkı birbirleriylesıkı bağlantıları olan, devredilemez, vazgeçilemez temel haklardandır. Buhaklara karşı her türlü engelin ortadan kaldırılması da Devlete görev olarakverilmiştir.
Anayasa'nın 'Hak arama hürriyeti' başlıklı 36.maddesinde, herkesin meşru araç ve yollardan yararlanarak yargı mercileriönünde davacı ya da davalı olarak sav, savunma ve adil yargılanma hakkıbulunduğu belirtilmektedir. Maddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hakarama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde, diğertemel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisidir.
Ad, soyadı, cinsiyet, doğum kaydı gibi kişilere ait kimlikbilgileri ve aile bağlarıyla ilgili bilgilervazgeçilmez, devredilmez, feragatedilmez, kişiye sıkı surette bağlı kişilik hakları kapsamındadır. Kişilere aitkimlik bilgileri ve aile bağlarıyla ilgili bilgileri içeren kayıtların kişilikhaklarından olması, onlara hiçbir müdahalede bulunulamayacağı anlamına gelmez.5490 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde açıklandığı gibi, TürkiyeCumhuriyetinin en belirgin temel niteliği olan sosyal hukuk devletinin genelçerçevesi içerisinde Türk toplum yaşamı hukuk kuralları ile düzenlenmiştir vebu düzenlemenin konusunu oluşturan kişilere ait çeşitli bilgiler de hukukkurallarına uymanın bir gereği olarak kamu yönetimlerince kayıt altınaalınmıştır. Bu nedenle, yasa koyucunun kamu yararı ve kamu düzenini sağlamakamacıyla kişilere ait kimlik bilgileri ve aile bağlarıyla ilgili bilgilerkonusunda anayasal hakları ihlâl etmemek koşuluyla düzenleme yapma yetkisibulunduğu açıktır.
Bireyin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir parçasıolan kimliği ve aile bağlarıyla ilgili bilgileri içeren nüfus kayıtlarındahaklı nedenlerin varlığı halinde değişiklik ve düzeltme yapılmasını istemehakkı, maddi ve manevi varlığını koruma, geliştirme hakkı kapsamında olup,bunun dava yoluyla bir defadan fazla talep edilememesini öngören kuralAnayasa'nın 17. maddesi ile bağdaşmamaktadır.
Öte yandan, itiraz konusu kuralla kişilerin ad, soyadı, cinsiyetve doğum kaydı gibi bilgilerinde herhangi bir nedenle meydana gelendeğişikliklerin resmi kimlik kayıtlarında yer almasını sağlamak amacıyla davaaçmaları hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Ancak dava hakkının birkere ile sınırlandırılarak maddi gerçeğin resmi kayıtlara geçmesininengellenmesi hak arama özgürlüğüne müdahale niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 17. ve 36. maddelerineaykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 41. maddesi ile bir ilgisi görülmemiştir.
Haşim KILIÇ, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Nuri NECİPOĞLU veHicabi DURSUN bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
25.4.2006 günlü, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin 'Aynı konuya ilişkinolarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir.'biçimindeki birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, HaşimKILIÇ, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Nuri NECİPOĞLU ile Hicabi DURSUN'unkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 30.3.2012 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 1. maddesinde, her Türk'ün özadından başka soy adını da taşımaya mecbur olduğu hüküm altına alınmış olup;soyadının, öz addan sonra taşınması zorunlu olan, soyları ayırt edici özelliğiitibariyle de nesilden nesile geçen, kişinin kimliğinin belirlenmesinde çokönemli rol oynayan, vazgeçilemez, devredilemez ve kişiye sıkı surette bağlı birkişilik hakkı olduğu açıktır. Soyadı ile ilgili düzenlemelerin kişilikhaklarını ilgilendirmesinin yanı sıra, kamu yararı ve kamu düzeni ile olanyakın ilgisi nedeniyle, yasa koyucunun soyadı ile ilgili düzenlemeler konusundatakdir yetkisinin bulunduğu ve bu konuda bir takım hukuki sınırlandırmalaryapabileceği tabiidir ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de konuya ilişkin içtihatlarında,sözleşmeci ülkelerin bu konuda geniş bir takdir alanlarının bulunduğuna işaretetmektedir. Dolayısıyla, yasa koyucu diğer nüfus kayıt bilgileri gibi soyadıile ilgili kayıtlar konusunda da aile düzeninin korunması, nüfus kayıtlarındakarışıklıkların önlenmesi ve istikrarın sağlanması vb. kamu düzeniniilgilendiren nedenlerle bazı kayıtlamalara gidebilecektir. İtiraz istemine konu5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinin (1) no'lu fıkrasının (b)bendindeki 'Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancakbir kere açılabilir.' biçimindeki kuralın da bu çerçevede değerlendirilmesi vekamu yararı ve kamu düzeni gerekleri uyarınca soyadının değiştirilmesi davalarıyönünden yapılan bu müdahalenin Anayasa'nın 17. ve 41. maddelerine aykırı biryönünün bulunmadığı sonucuna varılması gereklidir.
Öte yandan, Medeni Kanun'un 'Adın değiştirilmesi' başlıklı 27.maddesinde 'Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebepleredayanılarak hâkimden istenebilir.' denildiğinden ve anılan maddede bukonuda açılacak davalar bakımından bir sınırlama öngörülmediğinden; kanun metniitiraz konusu kuralla birlikte değerlendirileceğinde, davacı sıfatıyla isim vesoyadı değiştirme davasında 'aynı davacının' birden fazla bu davalarıaçamayacağının hukuken kabulü gerekli bulunmaktadır. Kanun metninden, çocuğunreşit olduktan sonra dahi, evvelce veli ya da vasisinin açmış olduğu ve onu dabağlayan 'ad veya soyadı değişikliği' davasını bir daha açamayacağı sonucuçıkarılmamalıdır. Çocuk, reşit olduktan sonra bir defaya mahsus olmak üzeresoyadını değiştirmek için dava açabilmelidir.
İtiraz istemine konu kuralın, salt davayı açan kişi yönündenbağlayıcı mahiyet arzettiği, davanın somutunda olduğu gibi ana babanın açtığıve doğrudan reşit olmayan çocuğu da etkileyen soyadı davasının çocuk reşitolduktan sonra dahi bir daha açılamayacağı şeklinde yorumlanması mümkünolmadığından; kuralın aksine bir yorumla Anayasa'ya aykırı düştüğü şeklindekisonuca katılamıyoruz.
Açıklanan nedenlerle ve izaha çalışılanyorumun doğal sonucu olarak, kuralın Anayasa'nın 17., 36. ve 41. maddelerineaykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaştığımızdan; iptale ilişkin çoğunlukkararına katılmıyoruz.
Başkan
Haşim KILIÇ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
KARŞIOY GEREKÇESİ
Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(b) bendinin iptali istenilen birinci cümlesinde 'Aynı konuyailişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kereaçılabilir' denilmektedir. Buna göre, dava yoluyla düzeltilen(değiştirilen) nüfus kaydının tekrar dava konusu edilerek ikinci kezdüzeltilmesi (değiştirilmesi) yasaklanmıştır.
Başvuru kararı, baba tarafında önceki yıllarda dava yolu iledeğiştirilen soyadının ergin hale gelen çocuğu tarafından dava yoluyla tekrardeğiştirilmek istenmesine dayanmaktadır.
İptali istenilen kuralda yer alan, aynı konuya ilişkin olaraknüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği biçimindekihükmün, aynı konuya ilişkin nüfus kaydının dava yoluyladüzeltilmesinin, aynı şahıs tarafından ancak bir kere davakonusu edebileceği şeklinde anlaşılması gerekir. Aksinin kabulübaşkası tarafından dava yoluyla düzeltilen nüfus kaydının kendisine sıkı sıkıyabağlı bir hak olmasına, dava açmakta yararı bulunmasına ve düzeltme davasınınaçılmasında hiçbir katkısı bulunmamasına rağmen dava konusu edememesi, kişinin,Anayasada güvence altına alınan dava açma hakkını ortadan kaldırmak anlamınıtaşır ki bunu yasa koyucunun öngördüğünü kabul etmek olanaksızdır. Kişiye sıkısıkıya bağlı haklar arasında sayılan nüfus kayıtlarının, bu nitelikleri gereğiüzerinde tasarruf etme yetkisinin ilgilisine (hak sahibine) ait olması, genelhukuk ilkesinin bir gereği olup, bu ilke göz ardı edilmemelidir. .
Öte yandan, soyadına ilişkin nüfus kaydının baba tarafından açılanbir dava ile düzeltilmesinin, velayet ve evlilik bağı bulunanlar bakımından dauygulanması açılmış bir davanın sonucu olarak değil, yasal düzenlemedenkaynaklanan idari bir işlem olarak algılanması ve aynı konuda bir kere davaaçılabileceğine ilişkin kuralın buna göre de yorumlanması gerekir.
Somut olaydaki davada yukarıda yapılan saptamalargözetilmeden, 'aynı konuya ilişkin olarak' sözcüklerine dar anlam yüklenerek,davacının bu hakkının bulunmadığını ve kuralın hak arama hürriyetine aykırıolduğunu ileri sürmek, doğru bir değerlendirme olarak kabul edilemez.
Açıklanan nedenle baba tarafından dava yolu ile düzeltilensoyadının, ergin olan çocuğu tarafından düzeltilmesi için açılan davanıngörülmesine kural engel değildir.
Hak ihlaline neden olmayan kurala yönelik iptal başvurusununreddi gerektiğinden, çoğunluğun Anayasa'da öngörülen kurallar çerçevesindedenetim yapmasına ilişkin görüşüne katılmadım.
Üye
Mehmet ERTEN