ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2011/51
Karar Sayısı: 2012/32
Karar Günü : 1.3.2012
R.G. Tarih-Sayı :21.07.2012-28360
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Muğla 2. Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 173. maddesinin son fıkrasında yer alan 'Koca'' sözcüğünün, Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından boşandığı eşine ait olan soyadınınkaldırılarak, kızlık soyadının kullanılmasına izin verilmesi istemiyleaçılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
İtiraz konusu kuralı da içeren 22.11.2001 günlü, 4721 sayılı TürkMedenî Kanunu'nun 173. maddesi şöyledir:
' Boşanma halinde kadın, evlenme ile kazandığı kişiseldurumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadınevlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izinverilmesini isteyebilir.
Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaatibulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerinehakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.
Koca, koşulların değişmesi halinde buiznin kaldırılmasını isteyebilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca HaşimKILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, AhmetAKYALÇIN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 2.6.2011 gününde yapılanilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 173.maddesinin son fıkrası gereğince 'boşandığı kocasının soyadınıkullanmaya izin' kararının kaldırılmasını mahkemeden isteme hakkınınsadece kocaya tanındığı, koşulların değişmesi halinde kadınların, boşandıklarıeşlerinin anılan fıkra uyarınca dava açmalarını beklemekten başka çarelerininkalmadığı, bu durumda da dava açma hakkının koca ile sınırlandırılmasının kanunönünde eşitlik ve hak arama hürriyeti ilkeleriyle çeliştiği belirtilerek itirazkonusu kuralın, Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
4721 sayılı Kanun'un 173. maddesinde boşanan kadının kişisel durumudüzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, boşanma halindekadının, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu koruyacağı ancak evlenmedenönceki soyadını yeniden alacağı; ikinci fıkrasında kadının, boşandığı kocasınınsoyadını kullanmakta menfaati bulunduğunun ve bunun kocaya bir zararvermeyeceğinin ispatlanması halinde istemi üzerine hakimin kadına, kocasınınsoyadını taşımasına izin vereceği; itiraz konusu kuralın da yer aldığı sonfıkrasında ise kocanın koşulların değişmesi halinde verilen bu izninkaldırılmasını isteyebileceği kurala bağlanmıştır.
Anayasa'nın 10. maddesinde, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundaolduğu belirtilmiştir. Bu ilke, birbirinin aynı durumunda olanlara ayrıkuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasınıengellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme eşitliğe aykırılıkoluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değilhukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrıkurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmişolmaz.
Anayasa'nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesininbirinci fıkrasında 'Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ileadil yargılanma hakkına sahiptir.' denilerek yargı mercilerine davacıve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma veadil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Kişinin uğradığı birhaksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığıhaksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüpkanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu,yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileriönünde dava hakkı tanınması hak arama özgürlüğünün bir gereğidir.
Soyadı, belli bir ailenin bireylerini diğer ailenin bireylerindenayırmaya yarayan ve kuşaktan kuşağa geçen addır. Bir kimseninkimliğinin belirlenmesinde en önemli unsur olan soyadı, vazgeçilmez,devredilmez, feragat edilmez ve kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkıdır.Soyadı üzerindeki hak, mutlak haklardan olması nedeniyle herkese karşı ilerisürülebilmekte ve yasayla özel olarak korunmaktadır.
4721 sayılı Kanun'a göre kadın, doğumla aldığı soyadını evleninceterk etmek ve kocasının soyadını almak zorundadır. Boşanma halinde ise kadınınkişisel durumunu koruyacağı ve evlenmeden önceki soyadını alacağıöngörülmüştür. Kadın boşandığı kocasının soyadını kullanmaya devam etmekistediğinde ise, bunu boşanma davası ile birlikte veya boşanma hükmününkesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde mahkemeden talep etmesi gerekmektedir.Yasa koyucu boşanan kadının menfaatini korumaya yönelik olarak böyle birdüzenleme yapmış ve koşulların bulunması halinde boşanan kadının, kocasınınsoyadını kullanmak için izin davası açabileceğini öngörmüştür. Bununlabirlikte maddede kocasının soyadını kullanmaya izin alan kadının bu izninkaldırılmasını talep edebileceğine dair bir düzenleme mevcut değildir.
İtiraz konusu kuralla ilgili aykırılık savında, boşanan kadınasoyadı kullanımına dair verilen iznin kaldırılmasını sadece kocanın talepedebileceği belirtilmişse de anılan düzenlemenin amacının boşanan kadının davahakkını engellemek değil koşulların değişmesi halinde bu durumdan doğrudanetkilenecek olan kocaya imkan tanınması için öngörülmüş olduğu açıktır. Ayrıcasoyadının vazgeçilemez, devredilemez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilikhakkı oluşu, anılan fıkrada kadınların dava açmalarını engelleyici birkısıtlama bulunmaması ve bu davayı da sadece kocanın açabileceğine dairemredici bir hüküm bulunmaması karşısında kocasının soyadını kullanmaya izinalan kadının, koşulların değişmesi, menfaatinin kalmaması veya haklı nedenlerinvarlığı halinde verilen bu iznin kaldırılmasını Türk Medenî Kanunu'nun 173.maddesi uyarınca isteyebileceği de ortadadır. Nitekim Yargıtay içtihatlarındada boşanan kadının, soyadı kullanımına dair verilen iznin kaldırılmasınıisteyebileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla boşanan kadının, 'boşandığı kocasınınsoyadını taşımaya izin' kararının kaldırılmasını isteyebilecek olmasıdikkate alındığında itiraz konusu kuralın Anayasadaki eşitlik ilkesine ve hakarama hürriyetine aykırı bir yönünün bulunmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. ve 36.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 173.maddesinin son fıkrasında yer alan 'Koca ...' sözcüğünün Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 1.3.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN