ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2011/58
Karar Sayısı: 2012/70
Karar Günü : 17.5.2012
R.G. Tarih-Sayı :21.07.2012-28360
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Van 3. Asliye HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 3.7.2005 günlü, 5403sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 31.1.2007 günlü, 5578 sayılıKanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 8. maddesinin üçüncü ve dördüncüfıkralarının, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 35. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Davacılar tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasında, itirazkonusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleriiçin başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanunu'nun 31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilenitiraz konusu kuralları da içeren 8. maddesi şöyledir:
'Madde 8 ' (Değişik: 31/1/2007-5578/2 md.)
Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki öneminegöre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özelürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olaraksınıflandırılır. Ayrıca Bakanlık tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesive kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabilir.
Tarımsal faaliyetin ekonomik olarak yapılabildiği en küçük alanasahip ve daha fazla küçülmemesi gereken yeter büyüklükteki tarımsal araziparsel büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve tekniközellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenir. Belirlenen küçüklüğeerişmiş tarımsal araziler miras hukuku bakımından bölünemez eşya niteliğinikazanmış olur. Tarımsal arazinin bu niteliği tapu kütüğüne şerh edilir.
Belirlenen parsel büyüklüğü; mutlak tarım arazileri ve özel ürünarazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımıyapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçükolamaz. Tarım arazileri bu büyüklüklerin altında ifraz edilemez, bölünemez veyaküçük parsellere ayrılamaz. Ancak çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprakistekleri olan bitkilerin yetiştiği yerler ile seraların bulunduğu alanlarda,yörenin arazi özellikleri daha küçük parsellerin oluşmasını gerekli kıldığıtakdirde, Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilir.
Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulanyerler hariç olmak üzere tarım arazileri, belirlenen büyüklükteki parsellerdendaha küçük parçalara bölünemez. Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerininmirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsunbirlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu araziler ifraz edilemez,payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez. Bu arazilerhakkında 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun özgülemeye ilişkin hükümleri kıyasenuygulanır.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 35. maddelerinedayanılmış, 13. ve 44. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN,Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, AlparslanALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 9.6.2011 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali içinAnayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış vemahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların dao davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanındeğişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
Başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu dava, tapu iptal ve tescildavası olup, davaya konu taşınmazlar mutlak tarım arazileridir. Ayrıca, özgülemeyeilişkin hükümlerin uygulanması konusunda bir talep de bulunmamaktadır.Dolayısıyla, 5403 sayılı Kanun'un 8. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarınınson cümleleri bakılmakta olan davada uygulanacak kurallar değildir.
Bu nedenle;
A- 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanunu'nun 31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 8.maddesinin;
1- Üçüncü fıkrasının son cümlesinin,
2- Dördüncü fıkrasının son cümlesinin,
İtiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davadauygulanma olanağı bulunmadığından, bu cümlelere ilişkin başvurunun Mahkeme'ninyetkisizliği nedeniyle reddine,
B- Dosyada eksiklik bulunmadığından, 3.7.2005 günlü, 5403 sayılıToprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 31.1.2007 günlü, 5578 sayılıKanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 8. maddesinin;
1- Üçüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin,
2- Dördüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin,
Esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE, karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı
İtiraz konusu kuralları da içeren 5403 sayılı Kanun'un 8. maddesitarım arazilerinin sınıflandırılması ve arazi parsel büyüklüklerininbelirlenmesi ile ilgili hükümleri içermektedir.
5403 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrasında;tarım arazilerinin doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre,nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürünarazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olaraksınıflandırılacağı, ayrıca Bakanlığın tarım arazilerinin korunması,geliştirilmesi ve kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabileceğihüküm altına alınmıştır.
Maddenin ikinci fıkrasında ise, tarımsal faaliyetin ekonomikolarak yapılabildiği en küçük alana sahip ve daha fazla küçülmemesi gerekenyeter büyüklükteki tarımsal arazi parsel büyüklüğünün, bölge ve yörelerintoplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlıktarafından belirleneceği, belirlenen küçüklüğe erişmiş tarımsal arazilerin,miras hukuku bakımından bölünemez eşya niteliğini kazanacağı, tarımsal arazininbu niteliğinin de tapu kütüğüne şerh edileceği belirtilmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasının itiraz konusu birinci ve ikincicümlelerinde, belirlenen parsel büyüklüklerinin; mutlak tarım arazileri ve özelürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altıtarımı yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardanküçük olamayacağı, tarım arazilerinin bu büyüklüklerin altında ifrazedilemeyeceği, bölünemeyeceği veya küçük parsellere ayrılamayacağıöngörülmektedir.
Maddenin dördüncü fıkrasının itiraz konusu birinci ve ikincicümlelerinde ise, Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaçduyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazilerinin, belirlenen büyüklüktekiparsellerden daha küçük parçalara bölünemeyeceği, bölünemez büyüklükteki tarımarazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmişolursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifrazedilemeyeceği, paylarının üçüncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceğiveya rehnedilemeyeceği ifade edilmektedir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, itiraz konusu kurallarla getirilenyasaklamaların mülk sahibini bireysel ve aşırı yük altına soktuğu ve toplumungenel yararının gerekleri ile bireylerin temel haklarının gerekleri arasındaadil bir denge kurulması noktasında mülk sahibi aleyhine sonuç doğurduğu,düzenlemenin hizmet edilen amaca uygun olarak orantılı olmadığı, itiraz konusukuralların kapsamına girmeyen özellikle imar plânı içerisinde kalan taşınmazlaryönünden böyle bir müdahale yok iken, tarım arazilerinde böyle bir yasaklamanınolmasının eşitlik ilkesini ihlal ettiği, bu nedenle itiraz konusu kurallarınAnayasa'nın 2., 10., 11. ve 35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kurallarAnayasa'nın 13. ve 44. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen 'yasa önündeeşitlik ilkesi' hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Builke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesininamacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlıtutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önündeeşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
Anayasa'nın 35. maddesinde herkesin, mülkiyet ve miras haklarınasahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırıolamayacağı hükme bağlanmıştır. Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zararvermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyidilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf olanağı veren birhaktır.
Anayasa'nın 44. maddesinde; 'Devlet, toprağın verimliolarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemekve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüyetoprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişiktarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir.Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması,üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltıservetlerinin azalması sonucunu doğuramaz. Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez,miras hükümleri dışında başkalarına devredilmez ve ancak dağıtılan çiftçilerlemirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılantoprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir' denilmektedir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun birincimaddesinde Yasa'nın amacının; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını veniteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevreöncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazikullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemek olduğu, ikinci maddesindeise Yasa'nın; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarakbelirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması,koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarınınkatılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımlarınönlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin sorumluluk,görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esasları kapsadığıbelirtilmiştir.
Anayasa, yasa koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusundatarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi vermektedir. Bu bağlamda, yasakoyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarakkullanılmasını sağlamak için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanunu çıkarılmış bulunmaktadır. İtiraz konusu kuralların da, tarımarazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsalyapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıplarınengellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masraflarınazaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerinekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır.Bu düzenlemeler de Anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirinde olup,Anayasa'nın 44. maddesi uyarınca Devlet'e verilen görevin yerine getirilmesininsağlanması amacına yöneliktir.
Anayasa'nın 13. maddesinde, 'Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz' denilmiştir.
İtiraz konusu kuralların mülkiyet hakkının sınırlanması sonucunudoğurduğu açıktır. Ancak, işin niteliğinden kaynaklanan bu sınırlamanın,yukarıda belirtilen gerekçeler göz önüne alındığında kamu yararına olduğukuşkusuzdur. Diğer yandan, tarım arazilerinin tek bir kişiye ait olması halindeüçüncü kişilere satılması, devredilmesi veya rehnedilmesi mümkün bulunmaktadır.Bölünemez büyüklükte ve birlikte mülkiyet halinde ise paydaşların veyaiştirakçilerin tamamının birlikte katılımı halinde taşınmaz satılabilecek,devredilebilecek veya rehnedilebilecektir. Bu nedenle,sınırlamadan beklenen kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasındaadil bir dengeyi sağlayan itiraz konusu kuralların ölçülü ve orantılıolmadığından söz edilemez.
Ayrıca, tarım arazilerinin malikleri ile diğer taşınmazlarınmalikleri aynı hukuksal konumda olmadıklarından, bunların farklı kurallara tabitutulmaları Anayasa'da yer alan eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Öte yandan, itiraz konusu 8. maddenin dördüncü fıkrasının ilkcümlesinde, Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulantarım arazilerinin, belirlenen büyüklükteki parsellerden daha küçük parçalarabölünebilmesine imkân tanınmaktadır. Ancak Bakanlık, kamu yatırımları içinihtiyaç duyulan tarım arazilerinin bölünebilmesine ilişkin uygun görüşünü, 5403sayılı Kanun'un amacını, Kanun'un tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı ileilgili hükümler içeren 13. ve diğer maddelerini değerlendirerek belirleyecek,Kanun'un amacına ve kurallarına uymayan durumlarda uygun görüş vermeyecektir.Bu konudaki hükümler de, 5403 sayılı Kanun'da açık, belirli ve net bir şekildebelirtildiğinden kural, Anayasa'ya aykırı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 2., 10.,13., 35. ve 44. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa'nın 11. maddesi ile bir ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanunu'nun, 31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 8.maddesinin, üçüncü ve dördüncü fıkralarının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 17.5.2012 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN