ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2011/98
Karar Sayısı : 2012/24
Karar Günü : 16.2.2012
R.G. Tarih-Sayı :19.05.2012-28297
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Hava KuvvetleriKomutanlığı Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22.5.1930 günlü, 1632 sayılıAskeri Ceza Kanunu'nun 22.3.2000 günlü, 4551 sayılı Kanun'un 28. maddesiyledeğiştirilen 132. maddesinin, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanığın, arkadaşının eşyasını çalmak suçundan cezalandırılmasıistemiyle açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğusavını ciddi bulan Mahkeme iptali için itiraz yoluna başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
22.5.1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 22.3.2000günlü, 4551 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen 132. maddesi şöyledir:
'Üstünün, astının veya arkadaşının bir şeyini çalanlar
Madde 132- Bir üstünün, arkadaşının veya astının bir şeyiniçalan asker kişiler, altı aydan beş seneye kadar hapis cezası ilecezalandırılırlar.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Mahkeme, başvuru kararında Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerinedayanmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca HaşimKILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıylayapılan ilk inceleme toplantısında;
Dosyada eksiklik bulunmadığından, işin esasının incelenmesine,28.9.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenen hırsızlıksuçunun, alt haddinin Türk Ceza Kanunu'nda yer alan basit hırsızlık suçunun althaddinden daha düşük olmakla birlikte üst sınırının Türk Ceza Kanunu'ndan dahayüksek olduğu ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan hırsızlık suçunda malındeğerinin az olması ile etkin pişmanlık hallerinde indirim veya cezasızlıknedenlerinin bulunmasına rağmen Askeri Ceza Kanunu'nda yer alan hırsızlık suçubakımından bu hallerin düzenlenmediği bu nedenle itiraz konusu kuralınAnayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kural ile, üst, ast ve arkadaşa karşı işlenenhırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu'ndan ayrı olarak Askeri Ceza Kanunu'ndadüzenlenmekte ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan indirim veya artırım nedenlerineyer verilmeyerek cezanın alt ve üst hadleri farklı belirlenip takdir alanıgenişletilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinde yasa koyucu, Anayasakurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma yetkisinesahiptir.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen 'yasa önünde eşitlik ilkesi'hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil,hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı hukuksal durumdabulunan kişilerin aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve yasalarla kişilerarasında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır.
Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla bağlantısı bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadeleamacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihi Devletin ceza siyasetiile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımındanyasakoyucu Anayasa'nın ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmakkoşuluyla, soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarak hangi yöntemlerinuygulanacağı, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıklarıtakdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıyla karşılanmalarıgerektiği, hangi hal ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici sebepolarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.
Yasakoyucu, farklı hukuksal konumda olan kişileri farklıyaptırımlara tâbi tutabilir. Asker kişiler ile sivil kişiler aynı hukuksalkonumda değildirler. Hırsızlık suçu bakımından askerlik hizmetinin gereğiolarak askerlik camiasının gerektirdiği karşılıklı emniyet ve itimada dayalı birilişki içinde bulunan asker kişiler bakımından farklı hukuki sonuçlar ortayaçıkabilmektedir. İtiraz konusu kuralla söz konusu ilişki içinde bulunan ast,üst ve arkadaşa karşı işlenen hırsızlık suçlarında ortaya çıkabilecek farklısonuçlar da dikkate alınarak Askeri Ceza Kanunu'nda özel bir düzenlemeyapılmıştır. Yasakoyucunun takdir yetkisi kapsamında farklı hukukî statü içindebulunan kişiler hakkında farklı yaptırım öngören itiraz konusu kuralda hukukdevleti ve eşitlik ilkesine aykırılık yoktur.
İtiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
Engin YILDIRIM ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
22.5.1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 22.3.2000günlü, 4551 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen 132. maddesininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Engin YILDIRIM ile CelalMümtaz AKINCI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 16.2.2012 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY YAZISI
İtiraz konusu kural, hırsızlık suçunun Askeri Ceza Kanunundaki(bundan sonra AsCK) düzenlemesiyle ilgilidir. Askerlik hizmet ve gereklerini veaskerlikteki disiplin ve karşılıklı güvenin taşıdığı önemi göz önüne alan yasakoyucu, ast, üst ve arkadaşa karşı işlenen hırsızlık suçunu, Türk Ceza Kanunu(bundan sonra TCK) kapsamında işlenen hırsızlık suçundan farklıdeğerlendirmiştir. Mesela, AsCK'nunda hırsızlık suçundan dolayı hiçbir şekildenesnel bir indirim imkanı bulunmamaktadır. TCK m. 145 gereği, hırsızlık suçununkonusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapılmasımümkün olabildiği gibi, ceza vermekten vazgeçilmesi de söz konusuolabilmektedir. Benzer şekilde, TCK kapsamında hırsızlık suçunun cezasınınparaya çevrilme olasılığı varken, AsCK 47. maddesinden dolayı AsCK kapsamındakihırsızlık suçunda bu mümkün değildir. Denebilir ki, TCK anlamında işlenenhırsızlık suçu ile AsCK bağlamında işlenen hırsızlık suçunun koruduğu hukukiyarar farklıdır. TCK'da kişinin taşınır malları üzerindeki zilyetlik hakkıkorunurken, AsCK'da buna ek olarak, askerlik hizmetinin ve onun ayrılmaz birparçası olan askeri disiplinin gereği ast, üst ve arkadaş arasındaki karşılıklıgüvene dayalı ilişkilerin korunması amaçlanmaktadır.
Öte yandan, yukarıda sayılan nedenler sadece askerlik hizmeti içindeğil, pek çok diğer hizmette ve meslekte de geçerlidir. Askerlik hizmet vegerekliliklerinin farklılık arz etmesi, farklı muamele yapılması için sağlambir gerekçe oluşturmaz. Öyle olsaydı, her meslek grubu için ayrı ayrıdüzenlemeler yapılması gerekirdi. Örneğin, polislik mesleğinde de disiplin vekarşılıklı güvenin hayati öneme haiz olduğunu düşünürsek, polislerin işlediğihırsızlık veya başka bir suç içinde ayrı bir Polis Ceza Kanununun çıkarılmasıgerektiği mi savunulacak'
İtiraz konusu kuralda yer alan ast, üst ve arkadaşa karşı işlenenhırsızlık suçuna ait cezanın alt ve üst hadleri TCK'da yer alan basit hırsızlıksuçunun alt haddinden daha düşük ancak üst haddinden daha yüksek belirlenmiştir.TCK'da basit hırsızlık suçu için bir yıldan üç yılı kadar hapis söz konusuykenitiraz konusu kuralda ise altı aydan beş seneye kadar hapis cezası düzenlemesivardır. Her ne kadar Askeri Yargıtay'ın, itiraz konusu kuralı içeren 132.maddenin TCK'daki 'hırsızlık eylemlerinin her türlü icra biçimlerini' kapsadığıyönünde içtihadı (örneğin, As.Yrg.Drl.Krl., 26.10.1978, E.65, K.80) mevcutsada, buradan hareketle, söz konusu kuralın TCK. m.141'in yanında m.142 vem.143'deki düzenlemeleri de kapsadığı görüşü, itiraz konusu düzenlemedekihırsızlık suçunun cezasının üst haddinin TCK m. 141'deki basit hırsızlıksuçunun üst haddinden yüksek olması gerçeğini değiştirmemektedir.
Askerlik görevini yerine getirenlerin suç işlememesine dönüktedbirlerin alınmasının, askeri disiplinin sağlanması açısından gerekli olduğuaçıktır. Bununla birlikte, askeri disiplini korumak ve tesis etmek amacıylagetirilmiş bir kuralın, bireyin hak ve özgürlüklerini daraltması ve adaletduygusunun zedelenmesine yol açması da kabul edilemez. Bu durum, Anayasa'nın 2.maddesinde ifade edilen hukuk devleti ilkesinin ihlal edilmesi sonucunudoğurmaktadır.
Asker kişilerin bir kısmı için askerlik gönüllü olarak tercihettikleri bir meslekken, diğerleri için zorunlu olarak yaptıkları bir görevdir.Zorunlu olarak askerlik görevini yapan asker kişilerin özgürlüklerinin askerlikhizmeti süresince kısıtlandığını düşündüğümüzde, hırsızlık gibi sırf askeri suçolmayıp, kısmen askeri suç veya askeri suç benzeri bir eylem olarak tanımlananbir fiil için, sivil şahıslardan farklı cezai muameleye tabi tutulmalarıAnayasa'nın 10. maddesinde vücut bulan eşitlik ilkesine aykırıdır. Askerlikgörevinin kendine has özelliklerinden dolayı asker kişiler ile sivil kişilerinfarklı hukuksal konumlarda bulunmaları, bunlar arasında farklı muameleye nedenolan her durumun meşrulaştırılmasının bir gerekçesi olamaz. Asker ve sivilkişiler arasında elbette farklılıklar vardır ama bu farklılıklar asker kişileraleyhine temel hak ve özgürlükler anlamında eşitsizlik yaratmak içinkullanılmamalıdır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle, itiraz konusu kuralınAnayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluk kararınakatılmıyoruz.
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Celal Mümtaz AKINCI