ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2012/107
Karar Sayısı : 2013/90
Karar Günü : 10.7.2013
R.G. Tarih-Sayı :22.11.2013-28829
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 5. VergiMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 6.1.1982 günlü, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin, 10.6.1994 günlü, 4001 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi HakkındaKanun'un 13. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının 'Ancak, hacizveya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlarhakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.'biçimindeki son cümlesinin Anayasa'nın 2., 15., 35., 36. ve 125. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Aracı üzerine konulan ihtiyati haciz işleminin mahkeme kararıylaiptal edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması üzerine karar doğrultusunda haczinkaldırılması için idareye başvuran ancak itiraz konusu kural nedeniyle talebireddedilen davacının mahkeme kararı doğrultusunda işlem yapılması için açtığıdavada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılığı iddiasını ciddi bulanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2577 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 'Kararlarınsonuçları' başlıklı 28. maddesi şöyledir:
'1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare vevergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarınınicaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmayamecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuzgünü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgilidavalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonraidarece işlem tesis edilir.
2.(Değişik: 2/7/2012 - 6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranınödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalardahükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinindavalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimtarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesindeyatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde,genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
3.Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göreişlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhineDanıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
4.Mahkeme kararlarının (otuz) (1) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerinegetirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararıyerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.
5.Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonrabu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri maliyükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir.
6.(Değişik: 2/7/2012 - 6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece,mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 incimaddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancakmahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareyebildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 15., 35., 36. ve 125.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL veZühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 3.10.2012 günü yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hamit YELKEN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında itiraz konusu kuralla, idarenin tek taraflıiradesiyle tesis edilen ihtiyati haciz ve haciz işlemlerinin, idari yargıyerlerince hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesine rağmen bu kararlarıngereğinin yerine getirilmeyerek söz konusu hukuka aykırı uygulamaların kararınkesinleşmesine kadar devam etmesine olanak tanındığı, bu durumun Anayasa'nın2., 15., 35., 36. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinde, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare vevergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının,kesinleşmesi beklenmeksizin ve en geç otuz gün içinde uygulanacağı belirtilmiş,itiraz konusu üçüncü cümlesinde ise bu kurallara bir istisna getirilerek hacizveya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlarınkesinleştikten sonra uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletiolarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun,insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alandaadaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırıdurum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan,Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açıkolan devlettir.
Kişilerin, devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarınıkorkusuzca geliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleriancak hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk düzenindegerçekleşebilir. Hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesi içinise devletin her türlü işlem ve eyleminin yargı denetimine açık olması gerekir.Nitekim, Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde 'İdareninher türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.' denilmeksuretiyle bu husus anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Ancak, hukukgüvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için devletin işlem veeylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulması yeterli olmayıp yargı mercileritarafından verilen kararların gecikmeksizin uygulanması da gerekir. Bir işleminhukuka aykırı olduğu yapılan yargısal denetim neticesinde tespit edilmesinerağmen işlemin iptali yönündeki yargısal kararın uygulanmaması, devletin işlemve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulmasını anlamsız hâle getirir.Zira, hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğü sadece hukuka aykırılıkların tespitedilmesiyle değil bunların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasıylasağlanabilir.
2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinde, 'Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idareve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarınınicaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmayamecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuzgünü geçemez.'kuralına yer verildiği, dolayısıyla idariişlemlere ilişkin mahkeme kararlarının gecikmeksizin uygulanması prensibininyasal düzeyde de benimsendiği görülmektedir. Ancak, itiraz konusu kuralda, buprensibe bir istisna getirilmiş, ihtiyati haciz ve haciz uygulamaları ileilgili davalarda verilen kararlar hakkında ancak kararın kesinleşmesinden sonraidarece işlem tesis edileceği belirtilmiştir. Buna göre bir kamu borçlusununmalvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin hukuka aykırı bir haciz veya ihtiyatihaciz işlemiyle sınırlandırılması nedeniyle mahkemelerce işlemin iptali veyürütmesinin durdurulması kararı verildiğinde, bu karar uygulanmayacak vekararın kesinleşmesine kadar idarenin tek taraflı iradesiyle tesis ettiğihukuka aykırı işlem varlığını sürdürecektir.
Bu yönüyle itiraz konusu kural, idarenin tüm işlem ve eylemlerinekarşı yargı yolunun açık olması yolundaki anayasal hükmü etkisiz hâle getirerekbireyin hukuk güvenliğini açık şekilde zedelemekte ve yargısal denetimaracılığıyla hukukun üstünlüğünün sağlanması amacına zarar vermektedir.
Hukuk devletinde kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin sağlanmasıve korunması esas olduğundan, kişilere etkili hak arama imkânı sağlayangüvencelerin de tanınması gerekmektedir. Bu çerçevede Anayasa'nın 'Hak aramahürriyeti' başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, 'Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.' denilerek, herkese, adaleti bulma, hakkı olanı elde etme ve haksızlığı gidermeimkânı sağlanmış, böylece kişilerin hukuki güvenlikleri etkin bir korumamekanizmasına kavuşturulmuştur.
Anayasa'nın 125. maddesinin beşinci fıkrasında ise idari işleminuygulanmasıyla telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı durumlarda,mahkemelere yürütmenin durdurulması kararı verme yetkisi tanınarak kişilere hakarama özgürlüklerini daha etkili biçimde kullanabilme olanağı sağlanmıştır.
İtiraz konusu kuralla, haciz ve ihtiyati hacze ilişkin idariişlemlerin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının derhaluygulama zorunluluğunun ortadan kaldırılması, kişilerin telafisi imkânsız veyazor zararlarla karşılaşmalarına yol açacak niteliktedir. İdari yargıdayürütmenin durdurulması kararıyla güdülen amacın kişilerin hak aramaözgürlüklerini daha etkili biçimde kullanabilmelerini sağlamak olduğugözetildiğinde, böyle bir durumun yürütmenin durdurulması kararlarıylagerçekleştirilmek istenen hukuksal yararı olumsuz yönde etkileyeceği ve hakarama özgürlüğünü zedeleyeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 36. ve125. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerine aykırıbulunarak iptal edildiğinden Anayasa'nın 35. maddesi yönünden ayrıca incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa'nın 15. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
6.1.1982 günlü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28.maddesinin, 10.6.1994 günlü, 4001 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun BazıMaddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un 13. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının 'Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamalarıile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesindensonra idarece işlem tesis edilir.' biçimindeki son cümlesininAnayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 10.7.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ