ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2012/143
Karar Sayısı : 2013/48
Karar Günü : 28.3.2013
R.G. Tarih-Sayı : 10.10.2013-28791
İTİRAZYOLUNA BAŞVURANLAR :
1-Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi(E.2012/143)
2-Askeri Yargıtay Daireler Kurulu (E.2013/2)
İTİRAZLARINKONUSU : 22.5.1930günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun, 11.12.1935 günlü, 2862 sayılıKanun'un 4. maddesiyle değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yer alan;
1- ''veyabizzat girmiş oldukları taahhüdün'' ibaresinin,
2- 'firarfiilleri hakkında dava müruru zamanı' bizzat girmiş oldukları taahhüdünbitmesinden itibaren işlemeğe başlar.' ibaresinin,
Anayasa'nın2. ve 10. maddelerine aykırılıkları ileri sürülerek iptallerine karar verilmesiistemidir.
I-OLAY
Yabancımemlekete firar suçundan açılan davalarda, dava zamanaşımı süresinin işlemeyebaşlaması hakkındaki itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkemeler, iptali için başvurmuşlardır.
III-YASA METİNLERİ
A-İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1632sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun itirazlara konu ibarelerin de yer aldığı 49.maddesi şöyledir:
'Madde49- (Değişik: 11/12/1935 - 2862/4 md.)
Aşağıdakifıkralarda yazılı hükümler mahfuz olmak üzere askeri suçlarda dava ve cezanındüşmesi hususlarında Türk Ceza Kanununun birinci kitabının 9 uncu babıhükümleri tatbik olunur.
A)Yoklama kaçağı, bakaya, saklı ve firar fiilleri hakkında dava müruruzamanı, bütün askeri mükellefiyetlerin veya bizzat girmişoldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar.
B)Hıyanet cürümler ile maznun ve mahkûm olanlar hakkında müruru zaman yoktur.
C)(Ek: 14/6/1989 - 3574/1 md.) Sırf askeri suçlarda Türk Ceza Kanununun 119 uncumaddesi hükümleri uygulanmaz.'
B-Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvurukararlarında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.
IV-İLK İNCELEME
A-E. 2012/143 Sayılı Dosyanın İlk İnceleme Kararı
AnayasaMahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, AlparslanALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ınkatılımlarıyla 27.12.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, esas incelemenin 'firarsuçu' yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B-E. 2013/2 Sayılı Dosyanın İlk İnceleme Kararı
AnayasaMahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, AlparslanALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, BurhanÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 17.1.2013 günündeyapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine, esas incelemenin 'yabancı memlekete firar suçu' yönündenyapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V-BİRLEŞTİRME KARARI
22.5.1930günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun, 11.12.1935 günlü, 2862 sayılıKanun'un 4. maddesiyle değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yeralan 'firar fiilleri hakkında dava müruru zamanı' bizzat girmişoldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar' ibaresininiptaline karar verilmesi istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin davanın,aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2012/143 sayılı dava ileBİRLEŞTİRİLMESİNE, E.2013/2 sayılı dosyanın esasının kapatılmasına, esasincelemenin E.2012/143 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 17.1.2013 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI-ESASIN İNCELENMESİ
Başvurukararları ve ekleri, Raportör Mustafa ÇAL tarafından hazırlanan işin esasınailişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
Başvurukararlarında, kanun koyucunun zamanaşımınıdüzenlerken, ceza hukukunun temel prensiplerinden olan ölçülülük ilkesiylebağlı olduğu, sadece asker kişiler tarafından işlenebilen ve askeri disiplininzafiyetine sebep olabilecek nitelikteki suçlarda zamanaşımı süresinin genelhükümler çerçevesinde başlarken, yabancı memlekete firar suçu açısından sanığınbizzat girdiği taahhütten itibaren başlamasının askeri disiplin yönündengerekli bir tedbir olmadığı, itiraz konusu kuralların suçun ağırlığı, onaverilen cezanın süresi, cezadan beklenen faydanın zaman içerisinde azalacağınıdikkate almaması ve faili uzun ve aynı zamanda belirsiz olan süreyle cezatehdidi altında bırakması nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleriarasında adil bir denge oluşturamadığı belirtilerek kuralların Anayasa'nın 2.ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Her ne kadar ilk inceleme kararlarında itiraz konusu kurallarınesas incelemesinin sınırlı olarak yapılmasına karar verilmişse de, davazamanaşımı süresinin başlangıcı konusunda maddede belirtilen bizzat girilentaahhüt kıstasının ortak hüküm niteliğinde olması ve madde kapsamına alınansuçların benzer nitelikte olmaları dikkate alınarak esas inceleme bizzatgirilen taahhüt ibaresinin kapsadığı tüm suçlar bakımından yapılmıştır.
İtirazakonu kuralı da içeren 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 49. maddesi ile TürkCeza Kanunu'nda yer alan dava ve cezanın düşmesi ile ilgili hükümlerin askerisuçlarda da uygulanacağı öngörülmüştür. Kanun koyucu, atıf yapılan Türk CezaKanunu'nun genel ilkelerinden ayrılarak, 1632 sayılı Kanun'un 49. maddesinin(A) fıkrası ile sınırlı sayıda suçu belirtmek suretiyle dava zamanaşımısüresinin başlangıcı konusunda istisna getirmiştir. Maddede, yoklama kaçağı,bakaya, saklı ve firar suçlarında askerlikgörevi yapanlar için durum ve statülerine göre dava zamanaşımının başlangıcıyönünden iki farklı tarih öngörülmüştür. Bu süre, Anayasa'nın 72. maddesindebelirtilen vatan hizmeti olarak zorunlu er ya da erbaş statüsünde askerlikgörevini yapan kişiler yönünden bütün askeri mükellefiyetlerin bitmesi ilebaşlarken, zorunlu askerlik hizmeti dışında görev yapan sözleşmeli er veerbaşlar ile subay ve astsubaylar yönünden bizzat girdikleri taahhütlerinbitmesi ile başlatılmaktadır.
1632sayılı Kanun'un 49. maddesinin (A) fıkrasında geçen 'bizzat girilen taahhüt' kavramıbir sözleşme veya mecburi hizmet nedeni ile askerlik görevi yapan kişilerleilgilidir. Sözleşmeli er ve erbaşların yaptıkları sözleşmelerle süreli olarakgirdikleri ya da subay ve astsubayların askeri okullardan mezun olduktan sonrakanunlara göre belirlenen sürede zorunlu olarak görev yapmak üzere verdikleritaahhütler kastedilmektedir. Bu şekilde görev yapanlar ise subay, astsubay,sözleşmeli er ya da erbaşlardır. Bu durum subay ve astsubaylar için 926 sayılıTürk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 'Subayların veastsubayların yükümlülüğü' başlıklı 112. maddesinde, 'Muvazzafsubay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen10 yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler.' şeklinde ifadeedilmiştir. Bu istisnaya göre, anılansuçları işleyenler hakkındaki dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden değilbizzat girdikleri taahhütlerin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağıaçıktır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olandevlettir.
Kanun koyucu, zamanaşımıkurumunu düzenlerken hukuk devleti ilkesinin bir gereği ve ceza hukukunun temelprensiplerinden olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise 'elverişlilik','gereklilik' ve 'orantılılık' olmak üzere üç alt ilkedenoluşmaktadır. 'Elverişlilik', başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaçiçin elverişli olmasını, 'gereklilik' başvurulan önlemin ulaşılmakistenen amaç bakımından gerekli olmasını ve 'orantılılık' ise başvurulanönlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifadeetmektedir.
Ölçülülük ilkesiyle devlet, cezalandırmanın sağladığı kamu yararıile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir dengeyi sağlamaklayükümlüdür. İtiraz konusu kuralın askeridisiplinin tesisinde zafiyeti önlemek amacıyla getirildiği anlaşılmakta ise demaddede belirtilen suçları işleyenler açısından dava zamanaşımı süresinin,failin yakalanmak veya kıtasına kendiliğinden katılmak suretiyle askerihiyerarşi ve disiplin altına girdiği tarihten ya da idarece disiplin altınagirmesine gerek görülmeyerek resen ilişiğinin kesildiği tarihten başlatılmayıp,bizzat girdiği taahhüdün bittiği tarihten itibaren başlatılması, askeridisiplinin sağlanması açısından gerekli ve elverişli bir tedbir olarakdeğerlendirilemez. Dava konusu kural kişileri,işledikleri suçlarla orantısız ve makul olmayan bir süre içinde davalarının neşekilde sonuçlanacağı endişesiyle de yaşamak durumunda bırakmaktadır.
İtirazkonusu kural, maddede sayılan suçların ağırlığını, öngörülen ceza sürelerini,cezadan beklenen sosyal faydanın zaman içinde azalacağını dikkate almaması,disiplinin yeniden tesisine etkin bir katkı sağlamayacak olmasına rağmen failiuzun ve aynı zamanda belirsiz olan süre ile ceza tehdidi altında bırakmasınedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir dengeoluşturduğu söylenemeyeceğinden bu yönüyle de ölçülülük ilkesine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, itiraza konu kural Anayasa'nın 2. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 2. maddesi yönünden iptal edilmesi nedeniyleAnayasa'nın 10. maddesi yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
VII- İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, kanunun belirlikurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunudoğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceğiöngörülmektedir.
1632 sayılı Kanun'un 2862 sayılı Kanun'un 4. maddesi iledeğiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yer alan ''bizzat girmişoldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar' ibaresininiptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan fıkranın kalan bölümünün 6216sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
VIII- SONUÇ
A-22.5.1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun, 11.12.1935 günlü, 2862sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yeralan ''bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğebaşlar.' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B- 1632sayılı Kanun'un 2862 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 49. maddesinin(A) fıkrasında yer alan ''bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesindenitibaren işlemeğe başlar.' ibaresinin iptali nedeniyle uygulanmaolanağı kalmayan fıkranın kalan bölümünün de, 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralıfıkrası gereğince İPTALİNE,
28.3.2013gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN