ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2012/147
Karar Sayısı : 2013/78
Karar Günü : 18.6.2013
R.G. Tarih-Sayı :18.01.2014-28886
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara17. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 8.6.1949günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 23.5.2002günlü, 4759 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle değiştirilen geçici 206. maddesindeyer alan “8.9.1999 tarihinde Sandık iştirakçisi olanlardan...”ibaresinin Anayasa'nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Emniyet Genel Müdürlüğünde polis memuru olarak 10 yıl 3 ay 7 günçalıştıktan sonra istifa etmek suretiyle memuriyetten ayrılan davacının, 60yaşını doldurduktan sonra yapmış olduğu emeklilik başvurusunun 8.9.1999tarihinde Emekli Sandığı iştirakçisi olmadığı için reddine ilişkin idariişlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
5434 sayılı Kanun'un, 4759 sayılı Kanun'un 6. maddesiyledeğiştirilen ve itiraz konusu ibareyi de içeren geçici 206. maddesi şöyledir:
“8.9.1999 tarihinde Sandık iştirakçisi olanlardan 50ve daha yukarı yaşlarda bulunanlar, yaş haddi nedeniyle istekleri üzerine veyare'sen emekliye ayrıldıklarında fiilî hizmet sürelerinin 10 yılını doldurmuşolmak şartıyla emekli aylığına hak kazanırlar.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2.maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL veZühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 27.12.2012 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ömer DURAN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. maddesine göre Devletin, hukukdevleti olduğu, bununla Devletin tüm faaliyetlerinde hukukun egemen olmasınınamaçlandığı, bu amacın gerçekleşmesinin konulacak kurallarda adalet vehakkaniyet ölçülerinin göz önünde tutulması ile mümkün olacağı, hukukgüvenliğinin, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm işlem veeylemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı, hukukistatüleri kanunlarla oluşturulan ve bu statü kurallarına güvenerekgeleceklerini tasarlayan kamu görevlilerinin hakları, sosyal güvenlikbeklentileri ve sosyal durumlarının itiraz konusu kural ile zedelendiği, öncekikurala göre 10 yıl hizmet süresini tamamladıktan sonra istifa eden ve yaşkoşulunu sağlayacağı tarihi bekleyerek emeklilik hakkını kazanacağını düşünenve bu düşünceyle memuriyete girenlerin bir kısmının itiraz konusu kuralnedeniyle, emekli olma olanağını kaybettiği, böyle bir durumun ise sosyal hukukdevletinde olması gereken istikrar, kazanılmış haklara saygı, hukuki belirlilikve hukuk güvenliği nitelikleri ile bağdaşmayacağı belirtilerek kuralın,Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5434 sayılı Kanun'un, 23.5.2002 günlü, 4759 sayılı Kanun'un 6.maddesiyle değiştirilen ve itiraz konusu kuralın da yer aldığı geçici 206.maddesinde, 8.9.1999 tarihinde Emekli Sandığı iştirakçisi olanlardan 50 vedaha yukarı yaşlarda bulunanların yaş haddi nedeniyle istekleri üzerine veyaresen emekliye ayrılmalarında, fiili hizmet sürelerinin 10 yılını doldurmuşolmaları hâlinde emekli aylığına hak kazanacakları belirtilmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden biri “hukuk güvenliği” ilkesidir. Bu ilke ilekişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliğiilkesi uyarınca geleceğe yönelik olarak statü hukukunda değişiklikyapılabilmesine engel bulunmamakta ise de bu yönde yapılacak yasaldüzenlemelerde, daha önce tesis edilmiş bulunan ve kişilerin lehine hukukisonuçlar doğuran işlemlerin gözetilmesi gerekmektedir. Bu işlemlerin doğurduğuhukuki sonuçları ortadan kaldıracak şekilde yasama tasarrufunda bulunulması,hukuk güvenliği ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
Kamu görevlisi olarak memurların, Devlet ile olan ilişkileri statühukuku içerisinde yürütülmektedir. Devlet, hukuki durumları kanunlarlaoluşturulan ve bu statü kurallarına güvenerek geleceklerini tasarlayan kamugörevlilerinin haklarını, sosyal güvenlik beklentilerini ve sosyal durumlarınıgözetmek ve bu haklarda oluşabilecek muhtemel kayıpları en aza indirmek vesosyal güvenlik başta olmak üzere bir kısım haklarda daha geniş kapsamlı birkoruma mekanizması öngörmek durumundadır. Devlet sosyal güvenlik sistemininsağlıklı bir şekilde kurulması ve işleyebilmesi için gerekli tedbirleri almakve bu tedbirleri uygulamak zorundadır. Ancak, sosyal güvenlik sistemindedeğişiklik yapılırken, hizmet süresini tamamladıktan sonra istifa eden ve yaşkoşulunu sağlayacağı tarihi bekleyerek emeklilik hakkını kazanacağını düşünenve bu düşünceyle memuriyete girenlerin bir kısmının itiraz konusu kuralnedeniyle emekli olamaması, üstelik benzer durumda olan bir kısım kişilerinçalışamayacak derecede ileri yaşlarda olması ya da olası malullük hâllerinedüşmesi gibi kimi durumlar karşısında eksik hizmet sürelerini çalışma ve primödeme suretiyle doldurmasının mümkün olamayacağı açıktır.
İtiraz konusu kural ile sosyal güvenlik reformunun yapıldığı8.9.1999 tarihinde benzer durumda olan kişilerden, çalışabilecek güç ve kuvvetesahip olamama ya da ileri yaşları dolayısıyla kendilerini istihdam edecek birişveren bulamama gibi nedenlerle emekli olmak için gerekli olan ilave primödeme gün sayısına ulaşamama durumu söz konusu olabileceği gibi bazısigortalıların, çalışma istek ve arzusuna sahip olmasına rağmen, sağlıksorunları nedeniyle çalışmalarının mümkün olamayacağı gerçeği göz önünealındığında artık bu kişiler için emekli olma ve yaşlılık aylığı alabilmehakkının tamamen ortadan kalkması söz konusu olabilecektir.
Bu nedenle, itiraz konusu kuralla 8.9.1999 tarihinde Sandıkiştirakçisi olanlar ile bu tarihten önce iştirakçiliği sona erenler arasındaadil ve makul olmayan bir fark oluşturulduğu, söz konusu fark ile daha önceki kanunidüzenlemeye güvenen bazı kişilerin emekli olma hakkı ortadan kalkmamış olsadahi bu hakkın kullanılabilmesinin oldukça güçleştirildiği, böyle bir durumunise sosyal hukuk devletinde olması gereken hukuk güvenliği ilkesi ile çeliştiğiaçıktır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
VI- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak, Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemeküzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu'nun 23.5.2002 günlü, 4759 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle değiştirilengeçici 206. maddesinde yer alan “8.9.1999 tarihinde Sandık iştirakçisiolanlardan...” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacakhukuksal boşluk kamu düzenini ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptalhükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonrayürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu'nun, 23.5.2002 günlü, 4759 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle değiştirilengeçici 206. maddesinde yer alan “8.9.1999 tarihinde Sandıkiştirakçisi olanlardan…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunave İPTALİNE, iptal hükmünün, Anayasa'nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 30.3.2011 günlü, 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YILSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, 18.6.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ