ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2012/77
Karar Sayısı : 2013/66
Karar Günü : 22.5.2013
R.G. Tarih-Sayı :26.07.2013-28719
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kilis 2. Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.9.2004 günlü, 5237sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yeralan ''veya yetkili makamların emri uyarınca'' ibaresininAnayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Elektrik sayacının mühürlerini kırmak suretiyle kaçak elektrikkullandığı ileri sürülen sanık hakkında açılan kamu davasında, itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusuibareyi de içeren 'Mühür bozma' başlıklı 203. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
'Madde 203- (1) Kanun veya yetkili makamlarınemri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasınısağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket edenkişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN,Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 12.9.2012 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hasan Mutlu ALTUN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kuralda yer alan 'yetkili makam' ibaresininbelirsiz olması nedeniyle idari makamlara çerçevesi belli olmayan, sınırsız,belirsiz, geniş bir alanda düzenleme yapma imkânı sağlandığı belirtilerekkuralın, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un itiraz konusu ibarenin de yer aldığı 203. maddesinin (1)numaralı fıkrasında, kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyinsaklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührükaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişinin, altı aydan üç yılakadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacağı öngörülmüştür. Kanunveya yetkili makamların emri dışında mühürleme işlemi yapılması durumunda, 203.maddede düzenlenen suç oluşmayacaktır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, 'Kimse,...kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz' denilerek 'suçunkanuniliği', üçüncü fıkrasında da 'Ceza ve ceza yerine geçengüvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur' denilerek, 'cezanınkanuniliği' ilkesi getirilmiştir. Anayasa'da öngörülen suçta ve cezadakanunilik ilkesi, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öneçıktığı günümüzde, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.Anayasa'nın 38. maddesine paralel olarak 5237 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yeralan 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi uyarınca, yasaklananeylemlerin ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yerbırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarınınbelli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleridüşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altınaalınması amaçlanmaktadır. Bu ilke, aynı zamanda temel hak ve özgürlükleri engeniş biçimiyle gerçekleştirip güvence altına almakla yükümlü olan hukukdevletinin esas aldığı değerlerden olup, uluslararası hukukta ve insan haklarıbelgelerinde de özel bir yere ve öneme sahip bulunmaktadır.
Ceza yaptırımına bağlanan fiilin kanunun 'açıkça' suçsayması şartına bağlanması nedeniyle, suç ve cezalara dair düzenlemelerin şeklibakımdan kanun biçiminde çıkarılması yeterli olmayıp, bunların içerikbakımından da belirli amacı gerçekleştirmeye elverişli olmaları gerekir. Buaçıdan kanunun metni, bireylerin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksalyaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikteöngörebilmelerine imkân verecek şekilde düzenlenmelidir. Bu nedenle belirli birkesinlik içinde kanunda hangi eylemin hangi hukuksal yaptırıma bağlandığınınbireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesigerekir.
Mühür, kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyinsaklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulmaktadır.Mühürleme, kanun ya da yetkili makamların emri uyarınca yapılmaktadır. Kanunlarda, 'bir şeyin saklanmasını veyavarlığının aynen korunmasını sağlamak için' mühür konulması şeklindebir düzenlemeye yer verilmesi durumunda, kanunun emriyle konulan mühür sözkonusu olmaktadır. Bunun yanında idari organlar kanunlarla, bir iş veyaişlemin yerine getirilmesi konusunda yetkili kılınabilirler. Kanunla verilen buyetkiyi kullanan organlar, 'bir şeyin saklanmasını veya varlığınınaynen korunmasını sağlamak için' mühür konulması emrini verebilirler.Burada mühürleme emrini verme yetkisi dayanağını yine kanundan almaktadır.
İtiraz konusu kuralda yer alan yetkili makamlar, kendilerinekanunlarla verilmiş yetkiye dayanarak mühür koymaktadırlar. Bir başka ifadeyle,bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için kanunlayetkili kılınan makam, bu yetkisini 'mühürleme' yapmaksuretiyle kullanmaktadır. Dolayısıyla, mühürleme yetkisinin hangi makamlartarafından kullanılacağı, kapsamı ve sınırları kanunlarla önceden belirlenmişolmaktadır. Bu durumda, yetkili makamların emri ile mühür konulması, çerçevesisınırsız, belirsiz, geniş bir alanın idarenin düzenlemesine bırakıldığıanlamına gelmez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 38.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203. maddesinin(1) numaralı fıkrasında yer alan ''veya yetkili makamların emriuyarınca'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 22.5.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ