ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2012/78
Karar Sayısı : 2012/111
Karar Günü : 12.9.2012
R.G. Tarih-Sayı :01.12.2012-28484
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Dinar Sulh CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.9.2004 günlü, 5237sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a)bendinin son cümlesinin, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 13., 17., 19. ve 38.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaretsuçundan açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun iptali istenencümleyi de içeren 'Hakaret' başlıklı 125. maddesi şöyledir:
'MADDE 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencideedebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)veya sövmeksuretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan ikiyıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabındahakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederekişlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü biriletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatleriniaçıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dininemir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerdenbahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(Değişik 4. fıkra: 5377 - 29.6.2005/ m.15) (4) Hakaretinalenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(Değişik 5. fıkra: 5377 - 29.6.2005/ m.15) (5) Kurul halindeçalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç,kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirlemesuça ilişkin madde hükümleri uygulanır. '
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 13., 17., 19. ve38. maddelerine dayanılmış, 2. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 48. maddesi gereğince SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN,Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 12.9.2012 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Anayasa Mahkemesi Raportörü Yunus HEPERtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kanun koyucunun suç olarak kabul ettiği eylemeuygulanan yaptırım ile öngörülen cezanın orantılı olması gerektiği, 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde yer alan ve kamu görevlisine karşıgörevinden dolayı hakaret suçunun cezasının bir yıldan az olamayacağına ilişkinkuralda, suç ile ceza arasında orantı bulunmadığı belirtilerek, kuralın,Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 13., 17., 19. ve 38. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu ibareAnayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birincifıkrasında, hakaret suçunun basit haline üç aydan iki yıla kadar hapisveya adli para cezası öngörülmüştür. İtiraz konusu 125. maddenin üçüncüfıkrasının (a) bendinde ise hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevindendolayı işlenmesi bu suçun nitelikli hali olarak kabul edilmiş ve cezanın altsınırının bir yıldan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, itirazkonusu kural uyarınca kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret eden kişi, biryıldan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacaktır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerineilişkin kurallar, ceza hukukunun ana ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkinkuralları başta olmak üzere, ülkenin sosyal, kültürel yapısı, etik değerleri veekonomik hayatın gereksinmeleri göz önüne alınarak saptanacak ceza siyasetinegöre belirlenir. Kanun koyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken toplumdahangi eylemlerin suç sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ilekarşılanacağı, nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabuledilebileceği konularında takdir yetkisine sahiptir. Ancak hukuk devletinde, cezahukuku kurallarının, önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adilve orantılı olması gerekir. Bununla birlikte sadece suçun temel şeklini esasalarak ve suçun temel şekli için öngörülen ceza miktarlarını suçun niteliklihalleri ile kıyaslayarak suç ve ceza arasında adil denge bulunup bulunmadığıkonusunda bir karar vermek sorunu eksik olarak ele almak anlamınagelir. Bu nedenle suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranın bulunupbulunmadığının saptanmasında o suçun toplumda yarattığı infial ve etki, kişilerüzerinde oluşturduğu tehlike, zarar görenin kişiliği ile ona verilen zararınazlığı veya çokluğu, işlenme oranındaki azalma veya artış gibi faktörlerin dedikkate alınması gerekir.
Kamu görevlisine karşı işlenen hakaret suçunun nitelikli halkapsamında sayılabilmesi için hakaret suçunun kamu görevlisinin görevindendolayı işlenmesi gerekir. Bu bakımdan itiraz konusu kural ile korunmak istenenhukuksal yarar, yaptığı görev dolayısıyla devleti temsil eden kamugörevlilerinin toplum içindeki itibarı ve diğer bireyler nezdindeki saygınlığıyanında; kamu görevlisinin yürütülmesine katıldığı kamusal hizmetlerin dahaetkin yerine getirilmesini sağlamak ve kamu menfaatini korumaktır. Bunagöre kamu görevlisine karşı işlenen hakaret suçu için öngörülen cezaile korunan hukuki fayda dikkate alındığında, suçun basit haline göre altsınırı daha ağır bir ceza öngörülmesinde ölçülülük ilkesi ile çelişen biryön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı, 13., 17., 19. ve38. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin(3) numaralı fıkrasının (a) bendinin son cümlesinin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 12.9.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN