ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2012/79
Karar Sayısı : 2012/112
Karar Günü : 12.9.2012
R.G. Tarih-Sayı : Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İzmir 21. Sulh CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 2.7.2012 günlü, 6352sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava veCezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 1. maddesinin (1) numaralıfıkrasının, Anayasa'nın 2., 10., 11., 12., 13., 19., 26., 28., 38., 138. ve141. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında elektronik posta yoluyla hakaret suçundan açılankamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
2.7.2012 günlü, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin EtkinleştirilmesiAmacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenenSuçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un itiraz konusukuralı da içeren geçici 1. maddesi şöyledir:
'Dava ve cezaların ertelenmesi
GEÇİCİ MADDE 1- (1) 31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayınyoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup;temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazlaolmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;
a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasınınaçılmasının ertelenmesine,
b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine,
c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine,
karar verilir.
(2) Hakkında kamu davasının açılmasının veya kovuşturmanınertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihtenitibaren üç yıl içinde birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesihâlinde, kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilir. Bu süre zarfındabirinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi hâlinde, bu suçtan dolayıkesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen soruşturma veyakovuşturmaya devam olunur.
(3) Mahkûmiyet hükmünün infazı ertelenen kişi hakkında bumahkûmiyete bağlı olarak herhangi bir hak yoksunluğu doğmaz. Ancak bu kişinin,erteleme kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde birinci fıkrakapsamına giren yeni bir suç işlemesi hâlinde, bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümlecezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen mahkûmiyet hükmüne bağlı hukukisonuçlar kişi üzerinde doğar ve ceza infaz olunur.
(4) Bu madde hükümlerine göre cezanın infazının ertelenmesihâlinde erteleme süresince ceza zamanaşımı durur; kamu davasının açılmasınınveya kovuşturmanın ertelenmesi hâlinde, erteleme süresince dava zamanaşımı vedava süreleri durur.
(5) Birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararının verilmiş olması hâlinde dahi, bumadde hükümleri uygulanır.
(6) Birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı verilmişmahkûmiyet hükmünün infazının tamamlanmış olması hâlinde bu mahkûmiyet hükmünebağlı yasaklanmış hakların 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adlî SicilKanununun 13/A maddesindeki şartlar aranmaksızın geri verilmesine kararverilir.
(7) Bu madde hükümlerine göre verilen kamu davasının açılmasının,kovuşturmanın veya cezanın infazının ertelenmesi kararları adlî sicilde bunlaramahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veyakovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemetarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(8) Bu madde hükümlerine göre kamu davasının açılmasının,kovuşturmanın veya cezanın infazının ertelenmesi kararlarının verildiğihâllerde, bu suçlar 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunununerteleme ve tekerrüre ilişkin hükümlerinin uygulanmasında göz önündebulundurulmaz.'
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 48. maddesi uyarınca, 12.9.2012gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dava dosyası ve ekleri, AnayasaMahkemesi Raportörü Şükrü DURMUŞ tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itirazkonusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkemeler bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali içinAnayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kurallarında o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları ise,davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (1) numaralı fıkrası,31.12.2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaataçıklama yöntemleriyle işlenmiş olup, temel şekli itibariyle adlî para cezasınıya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtandolayı, soruşturma evresinde 4.12.2004 günlü 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasınınertelenmesini, kovuşturma evresinde kovuşturmanın ertelenmesini, kesinleşmiş olanmahkûmiyet hükümlerinde ise mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesinidüzenlemektedir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu davanın konusuolan hakaret suçu, 26.9.2004 günlü 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 131.maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince soruşturulması ve kovuşturulmasışikayet şartına bağlı olup 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendi uyarınca uzlaşma kapsamında kalmaktadır.
Usul ve esasları 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddelerindedüzenlenen ve bir kovuşturma şartı olan uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda kamudavasının düşürülmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat uyarınca, itiraz yoluna başvuranMahkeme'nin, 'düşme' kararının, 'kovuşturmanın ertelenmesi' kararına göre dahaöncelikli ve lehe bir karar olduğunu gözeterek öncelikle uzlaştırma işlemleriniyapması ve uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda davanın düşmesine karar vermesigerekmektedir. Bu durumda itiraz konusu kuralın davada uygulanma imkânıkalmayacaktır. Ancak, uzlaşmanın gerçekleşmemesi ve bu suretle itiraz konusukuralın uygulanma olanağının doğması hâlinde kuralın Anayasa'ya aykırılığıileri sürülebilecektir.
Dava dosyası incelendiğinde ise itiraz yoluna başvuran Mahkeme'ninuzlaşmaya ilişkin işlemleri gerçekleştirmeden kuralın iptali içinbaşvurduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, bu aşamada itiraz konusu kural Mahkeme'nindavada uygulayacağı kural olmadığından itiraz başvurusunun Mahkeme'ninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
Serruh KALELİ, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Burhan ÜSTÜN ve Nuri NECİPOĞLU bu görüşekatılmamışlardır.
IV- SONUÇ
2.7.2012 günlü, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin EtkinleştirilmesiAmacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenenSuçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'ninbakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkinbaşvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Serruh KALELİ, MehmetERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, BurhanÜSTÜN ile Nuri NECİPOĞLU'nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 12.9.2012gününde karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
KARŞIOYGEREKÇESİ
İtiraz istemine konu 2.7.2012 günlü, 6352 sayılı Kanun'un Geçici1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının uygulanmasında yetkili ve görevlimahkemenin 'uzlaşma' hükümlerini uygulaması gerektiği hususunun AnayasaMahkemesi'ne yapılacak başvuruya doğrudan bir etkisi söz konusu değildir veMahkemenin muhtemel bir 'düşme' kararından önce de 'davaya bakmakta olanmahkeme' sıfatıyla Anayasa'ya aykırı olduğunu değerlendirdiği kuralıMahkememize getirmesine engel bir hal yoktur. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi'ninyerleşik kararları da bu doğrultudadır. Davanın somutunda kovuşturmanınertelenmesi sonucunu doğurabilecek bir kuralın uygulanacak kural olduğundakuşku bulunmadığı gibi, farazi bir olasılıktan söz edilerek uzlaşma suretiyleverilebilecek bir düşme kararının ertelemeye göre daha öncelikli olduğuşeklinde bir hukuki değerlendirmeye de katılmak mümkün değildir. Farazisonuçlar yetkili ve görevli mahkemenin 'davaya bakmakta olan mahkeme' sıfatınıetkileyemez. Davanın somutunda da itiraz mahkemesinin bu sıfatı mevcut olduğunagöre, işin esasına girilerek bir sonuca varılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davada işin esasına geçilmesine gerekirken,başvurunun başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine dair çoğunlukkararına katılmıyoruz.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
KARŞIOY GEREKÇESİ
6352 sayılı Kanun'un 'Dava ve Cezaların Ertelenmesi' başlıklı Geçici1. maddesinin (1) fıkrasının uygulanacak kural yönünden değerlendirilmesi.
İtiraz başvurusu, anılan Kanun'un Geçici 1. maddenin (1)fıkrasının tamamı için yapılmış ise de başvurunun kovuşturma evresindeyapılması nedeniyle, uygulanacak kural sorununa ilişkin inceleme, (1)fıkrasının (b) alt bendindeki 'Kovuşturma evresinde, kovuşturmanınertelenmesine' karar verilebileceğine ilişkin cümle ile sınırlı olarakyapılmıştır.
Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen kural, 31/12/2011 tarihinekadar basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklamayöntemleriyle işlenmiş, adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazlaolmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan açılmış, kovuşturma evresinde olandavaların kovuşturulmalarının ertelenmesine karar verilmesini öngören emredicinitelikte bir düzenlemedir.
Başvuruda bulunan Mahkeme'nin önünde uzlaşma kapsamında olan,ancak, uzlaşma teklifi yapılmadan açılmış, iddianamesi iade edilmeyerekkovuşturma evresine geçilmiş ve yargılama yetkisi içinde olan suçla ilgili birdavanın bulunduğu, kovuşturma evresi devam ederken de 6352 sayılı Kanun'unGeçici 1. maddesinin (1) fıkrasının (b) alt bendindeki 'Kovuşturmaevresinde, kovuşturmanın ertelenmesine' karar verilebileceğine ilişkindüzenlemenin yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Yasa koyucu itiraza konu düzenlemeyle kovuşturma evresindekidavaların esasının karara bağlanması için gereken diğer yargısal faaliyetlerindurdurularak öncelikle kovuşturulmaların ertelenmesine karar verilmesiniöngörmektedir. Nitekim, Geçici 1. maddenin (1) fıkrasının (a) bendinde, CezaMuhakemesi Kanunu'nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasınınertelenmesine karar verileceğini hükme bağlaması da bu öngörüsünüdoğrulamaktadır.
Uzlaşma kapsamında olup, uzlaşma teklifi yapılmamış olan suçlarlailgili davanın esasının karara bağlanabilmesi bu eksikliğin giderilmesinigerektirebilir ise de bu durum, 6352 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin (1)fıkrasının (b) alt bendi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesinden ve ertelemeşartlarına uyulmaması sonucu yeniden kovuşturma başladığında dikkate alınmasıgereken bir husustur. Bu nedenle Kovuşturma evresindeki davada, uzlaşmahükümlerinin değil, öncelikle kural uygulanarak kovuşturmanın ertelenmesinekarar verilmesi gerekir.
Yasa koyucu, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaataçıklama yöntemleriyle işlenmiş, kovuşturma evresinde olan davaların,kovuşturulmalarının ertelenmesini öngörmekle bu suçların faillerine uzlaşmakurumunun sağlayacağı hukuki yarardan daha fazla yarar sağladığı kuşkusuzdur.Uzlaşmanın her zaman gerçekleşmesi mümkün olmadığı gibi kimi durumlardamağdurun zararının karşılanmasına, ya da hükmü açıklanmasının geribırakılmasına da neden olabilir. Kovuşturmanın ertelenmesi ise deneme süresininöngörülen biçimde geçirilmesinden sonra düşme kararı verilmesini sağlayan vebaşka bir sorumluluk yüklemeyen bir düzenlemedir. Bu itibarla, uzlaşmakurumunun kovuşturmanın ertelenmesini sağlayan düzenlemeden daha lehe sonuçdoğurabileceğini ve öncelikle uygulanması gerektiğini kabul etmek doğru biryaklaşım olmadığı gibi yasa koyucunun yargısal faaliyetlerin durdurularaköncelikle kovuşturmaların ertelenmesine karar verilmesi yönündeki açıkiradesine de ters düşmektedir.
Açıklanan nedenlerle iptali istenilen düzenleme somut olayda uygulanacakkural niteliğinde olduğundan, başvurunun kabulüne karar verilmesi gerekir.
Bu gerekçeyle çoğunluğun ret kararına katılmadım.
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOYYAZISI
6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (1) fıkrasının, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığı yolundaki çoğunluk görüşüne:
- Uygulanacak kuralın, yargılamanın çeşitli evrelerindeuyuşmazlığın çözümü için başvurulabilecek hukuk normlarını ifade ettiği,
- Anayasa Mahkemesi'ne başvurunun, kuralın uygulanacağı aşamadayapılmasını emreden bir Anayasa veya yasa hükmü bulunmadığı,
- Olayda Mahkeme'nin uygulama olasılığı devam eden kural hakkındayetkisiz olduğuna karar verilemeyeceği,
Düşüncesiyle, katılmıyorum.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT