ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2012/92
Karar Sayısı: 2013/31
Karar Günü: 28.2.2013
R.G. Tarih-Sayı :12.07.2013-28705
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Uşak 1. SulhHukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 8.6.1984 günlü, 233sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13.maddesinin (2) numaralı bendinde yer alan ''temsil yetkisinigerektiğinde devretmek' ibaresinin, Anayasa'nın 10. maddesineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Görülmekte olan davada davalı kurumu temsil yetkisinin avukatlıksıfatını haiz olmayan kurum personeline devredilmesi nedeniyle itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatine varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III-YASA METİNLERİ
A-İtiraz Konusu Yasa Kuralı
8.6.1984 günlü, 233 sayılı Kamu İktisadi TeşebbüsleriHakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin itiraz konusu kuralın da yer aldığı13. maddesi şöyledir:
'Teşebbüs Genel Müdürünün Görev ve Yetkileri:
Madde 13- Genel müdürün görev veyetkileri aşağıda gösterilmiştir:
1. Teşebbüsü; kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile yönetimkurulu kararları doğrultusunda yönetmek,
2. Teşebbüsü, idare ve yargı mercilerinde ve üçüncü kişilere karşıtemsil etmek ve temsil yetkisini gerektiğinde devretmek,
3. Genel müdür yardımcıları, daire başkanları, müessese müdürleriveya benzer görevlere alınacak personelin atanmalarını yönetim kuruluna teklifetmek,
4. (Mülga: 15/3/1990 - KHK - 408/5 md.)
5. Teşebbüs sermayesi ile diğer mali kaynakların, verimlilik vekarlılık ilkelerine uygun bir düzen içinde kullanılmasını sağlamak,
6. Kanunların verdiği diğer görevleri yapmak,
7. Genel Müdür, sınırlarını açıkça belirlemek şartıylayetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Ancak; yetki devri GenelMüdürün sorumluluğunu kaldırmaz.
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN,Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 20.9.2012 günü yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Davut BÜLBÜL tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, mahkemelerde tarafları asıl yerine ancak avukatsıfatını haiz kimseler temsil edebildiği hâlde, 233 sayılı KHK'ye tabi kamutüzel kişilerine avukat olmayan personeli aracılığı ile de temsil edilebilmeyetkisi veren itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
233 sayılı KHK'nin 13. maddesinde teşebbüs genel müdürününgörev ve yetkileri düzenlenmiştir. İtiraz konusu kuralda ise, teşebbüs genelmüdürünün teşebbüsü idare ve yargı mercilerinde ve üçüncü kişilere karşı temsiledeceği, gerektiğinde temsil yetkisini devredeceği belirtilmiştir. Buna uygunolarak kamu iktisadi teşebbüsleri, mahkemelerde müdürleri veyayetkilendirdikleri personeli veya tevkil edecekleri avukatları tarafındantemsil olunurlar.
Teşebbüsün temsili bakımından temsil yetkisi verilen personel ilevekilin durumu farklıdır. Zira teşebbüsün müdürü haiz olduğu yetkileri tüzelkişiliğe vücut veren statüden aldığı ve hareketleri tüzel kişinin hareketisayıldığı halde vekilin yetkisi vekâlet akdi hükümleri ile sınırlıdır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesine göre, yargımercilerinde asıl yerine dava açmak, savunmak, iş takip etmek yetkisikural olarak baro levhasına kayıtlı avukatlara aittir. Ancak, aynı maddedehukuk ve ceza muhakemeleri kanunları ile sair kanunlarda gösterilen hallerdeavukat olmayan kimselerin de asıl yerine mahkemelerde iş ve işlemleryapabileceği belirtilmiştir. Temsile ilişkin genel kuralın istisnasıniteliğinde olan itiraz konusu kural, kamu iktisadi teşebbüsü genel müdürüneavukat sıfatını haiz olmayan personeline de kurumu yargı mercileri önündetemsil yetkisi verebileceğini düzenlemektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesihukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil,hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı,aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlıtutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasaönünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağıanlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar içindeğişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı,ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'daöngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
Kamu iktisadi teşebbüsleri, kurulması, organları, personel rejimi,görev ve yetkileri, işleyiş ve amaçları ve sona ermeleri yasal veya idariişlemlerle düzenlenen, sermayesinin tamamı devlete ait iktisadi alandakural olarak ticari esaslara göre faaliyet gösteren veya tekel niteliğindekimal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretip pazarlayan kamu tüzelkişileridir. Diğer değişle kamu iktisadi teşebbüsleri, faaliyet gösterilensektörde sermaye birikimi sağlayarak kamu refahını artırma amacıyla var olan,özel hukuk kişileriyle özel hukuk hükümlerine göre yaptığı iş ve işlemleriylede endüstriyel ve ticari kamu hizmeti veren kamu tüzel kişileridir. Ayrıca kamuiktisadi teşebbüsleri, kamu tüzel kişisi olmaları nedeniyle kamu gücünükullanma ayrıcalığından yararlanırlar. Dolayısıyla kamu iktisaditeşebbüslerini özel hukuk kişilerinden ayrı tutmak, ayrı düzenlemeye bağlıkılmak ya da genel bir düzenlemenin kapsamı dışında bırakmak, onlara ayrıcalıktanımak anlamında olmayıp hukuki statülerindeki farklılığın gereğidir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. maddesineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Bu görüşe Serruh KALELİ, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Celal Mümtaz AKINCIkatılmamıştır.
VI- SONUÇ
8.6.1984 günlü, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesinin (2) numaralı bendinde yeralan ''temsil yetkisini gerektiğinde devretmek' ibaresininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Serruh KALELİ, SerdarÖZGÜLDÜR ile Celal Mümtaz AKINCI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 28.2.2013gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
İptal istemine konu 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13.maddesinin (2) numaralı bendindeki, Teşebbüs Genel Müdürünün görev ve yetkileriarasında sayılan ''temsil yetkisini gerektiğinde devretmek '' kuralı, anılanmakam sahiplerine avukat olmayan kişileri de yargı mercilerinde temsillegörevlendirme yetkisi vermektedir. Bu kuralın bir benzeri de, genel bütçekapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerde temsille ilgili olarak569 sayılı KHK'de öngörülmüştür.
Yargı mercilerinde temsil konusu, dar yorumla yasakoyucunun takdirhakkı içerisinde değerlendirilebilir. Ancak, Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen 'hukuk devleti' ilkesi ile 36. maddesinde yer alan 'adil yargılanma'ilkesi, avukat sıfatını taşımayan kamu görevlilerinin davada temsilleyetkilendirmelerine engel teşkil etmektedir. Çünkü, yargılama faaliyetiAnayasa'ca teminat altına alınan, hak ve özgürlüklerle doğrudan bağlantılı birolgu olup; salt mali, idari vb. gerekçeler öne sürülerek kimi kamu kurum vekuruluşlarına temsil bakımından istisna tanınması, kanaatimizce belirtilenanayasal kuralların ihlâli anlamına gelmektedir. Ülkemizde avukatlık mesleğiningeldiği konum ve bu mesleği icra eden avukatların sayıca yeterliliği karşısındada, yasakoyucuyu bu konuda zorlayan bir fiili ve hukuki durumun varlığından dasöz edilemez. 'Hukuk devleti' ilkesi, Anayasadaki yargıyla ilgili diğerkurallarla birlikte değerlendirildiğinde; adil bir yargılanma için hukukianlamda temsilin avukatlar dışında söz konusu edilmemesi gerektiği gerçeğiniortaya koymaktadır.
Açıklanan nedenlerle, kuralın Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerineaykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatine vardığımızdan; çoğunluğun aksiyöndeki kararına katılmıyoruz.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Celal Mümtaz AKINCI