ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2012/93
Karar Sayısı : 2013/8
Karar Günü : 10.1.2013
R.G. Tarih-Sayı : 28.03.2013-28601
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 7. İdareMahkemesi
İTİRAZINKONUSU : 3.5.1985günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9.12.2009 günlü, 5940 sayılı Kanun'un 2.maddesiyle değiştirilen 42. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''yapınınsahibine,' ibaresinin Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğuileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Malik olunan taşınmazda ruhsat ve eklerine aykırı değişiklikyapıldığından bahisle 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca idari paracezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3194 sayılı İmar Kanunu'nun itiraz konusu ibareyi de içeren 42.maddesi şöyledir:
'Madde42- (Değişik: 9/12/2009-5940/2 md.)
Bumaddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerintespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenincesorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bumaddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.
Ruhsatalınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatınaaykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veyaaykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullereyapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine vesınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edipetmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamaküzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:
a)Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanıüzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için;
1)I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası,
2)II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası,
3)III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası,
4)IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılaraotuzbir Türk Lirası,
5)V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubuyapılara elliiki, D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası,
idaripara cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzereo yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerlemeoranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarakuygulanır.
b)Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan,yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesiiçin öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlananve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyatlistesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20'si kadar idari paracezası verilir.
c)(a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı;
1)Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın% 30'u,
2)Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40'ı,
3)Uygulama imar planında veya parselasyon planında 'Kamu Tesisi Alanı veya UmumîHizmet Alanı' olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60'ı,
4)Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve malemniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100'ü,
5)Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20'si,
6)Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80'i,
7)Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış isecezanın % 50'si,
8)Ruhsatsız ise cezanın % 180'i,
9)Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın %50'si,
10)Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeniinşaî faaliyete konu ise cezanın % 100'ü,
11)İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10'u,
12)İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20'si,
13)Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20'si,
(a)ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarınagöre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanınhesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır.
18,28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilenmükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veyaparsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere,yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibinTürk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halindedörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin TürkLirası idari para cezası verilir.
Yapıldığıtarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veyaöngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiğiveya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara,ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyedebulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine onbinTürk Lirası idari para cezası verilir.
27nci maddeye göre il özel idaresince belirlenmiş köy yerleşme alanı sınırlarıiçinde köyün nüfusuna kayıtlı olan ve köyde sürekli oturanlar tarafından,projeleri il özel idaresince incelenerek fen, sanat ve sağlık şartlarına uygunolmasına rağmen muhtarlık izni olmaksızın konut ve zatî maksatlı tarım vehayvancılık yapısı inşa edilmesi halinde yapı sahibine üçyüz Türk Lirası idaripara cezası verilir. Bu yapılardaki diğer aykırılıklar ve ruhsata tabi tarım vehayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari paracezası, üçyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, ikinci fıkraya göre hesaplanantoplam ceza miktarının beşte biri olarak uygulanır.
Yukarıdakifıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içindetekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır.
Yukarıdakifıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göremahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.
Yapınınbu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, plana, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelereuygun hale getirilmesi için idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş veişlemler mühür bozma suçu teşkil etmez.
Müelliflerin,fenni mesul mimar ve mühendislerin, yapı müteahhitlerinin, şantiye şefi mimarve mühendislerin, imar mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı verilen cezalarıve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, kendi kayıtlarına işlenmek veilgili mevzuata göre cezai işlem yapılmak üzere, üyesi bulundukları meslekodasına ve Bakanlığa ilgili idarece bildirilir. Bu kişiler, verilen ceza süresiiçinde yeni bir iş üstlenemez.
Yapımüteahhidinin yetki belgesi;
a)Yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarakgerçekleştirilmesi ve 32 nci maddeye göre verilen süre içinde aykırılığıngiderilmemesi halinde beş yıl,
b)Yapım işinde ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilenimalatın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi halinde on yıl,
c)Bakanlıkça olumsuz kayıt değerlendirmesi yapılan hallerde bir yıl,
süreyleBakanlıkça iptal edilir. Yapı müteahhidinin, yapım işlerinden doğan vergi vesigorta primi borçlarını ödememesi ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesihallerinde yetki belgesi bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça iptal edilir vebunlara sorumluluklarını yerine getirinceye kadar yeni yetki belgesidüzenlenmez. Yetki belgesi iptal edilen yapı müteahhidi yeni yetki belgesidüzenleninceye kadar yeni iş üstlenemez, ancak mevcut işlerini tamamlar. Yetkibelgeli yapı müteahhidi olmaksızın başlanılan yapının ruhsatı iptal edilir veyapı mühürlenir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
AnayasaMahkemesi İçtüzüğü uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, FulyaKANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ınkatılımlarıyla 20.9.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin Raportör ErhanTUTAL tarafından hazırlanan rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasakuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu ibarenin uygulamada idarelerigerekli inceleme yapmadan, ruhsata veya projeye aykırı yapıyı inşa eden ilemülk sahibini ayırt etmeden işlem tesisinde keyfi tutuma sevk ettiği,idarelerin yapının sahibi tespitini yaparken hem mülk sahibine hem de inşaifaaliyeti yapan kişiye para cezası verdikleri, bu durumun suçlu olmayanın dacezalandırılmasına sebebiyet verdiği, itiraz konusu ibarenin bu yönüyle hukukdevletinin ilkelerinden olan belirlilik ilkesine aykırı olduğu, öte yandansuçlu olmayanın da cezalandırılmasının Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan 'Cezasorumluluğu şahsidir.' hükmüne aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu 'yapının sahibine,' ibaresi,ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imarmevzuatına aykırı olarak yapı yapma eyleminin karşılığı olarak cezai müeyyideuygulanacak kişileri ifade etmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti,eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurupbunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimineaçık olan devlettir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden birisi de 'belirlilik'tir. Bu ilkeye göre, yasaldüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasıgerekir. Belirlilik ilkesi, bireylerin hukuksal güvenliğinin sağlanmasıbakımından da önem arz etmektedir.
Anayasa'nın 'Suç ve cezalara ilişkin esaslar' kenarbaşlıklı 38. maddesinin yedinci fıkrasında, 'Ceza sorumluluğuşahsidir.' hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği cezahukukunun temel kurallarındandır. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimseninişlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla birkimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasa'nın 38.maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari paracezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
Kanun'un42. maddesinin 2. fıkrası hükmü, ruhsat alınmadan, ruhsat veya eklerine veyaimar mevzuatına aykırı olarak yapının yapıldığı yönündeki idarenin tespitiüzerine fıkrada belirtilen kıstaslar çerçevesinde yapının sahibine, yapımüteahhidine veya aykırılığını altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgilifenni mesullere para cezası verilmesini öngörmektedir.
3194sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde yapı, karada ve suda, sürekli ya dageçici, resmi ve özel, yerüstü ve yeraltı inşaatı ile bunların eklerini,değişikliklerini, onarımlarını, sabit ve hareketli tesislerini içine alan birkavram olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü üzere, ister sabit olsun, isterhareketli olsun sadece ana yapı değil, ana yapıya ek olarak yapılan yapılar(ilaveler), ana yapı üzerinde yapılan değişiklikler; onarımlar (tamirler) dayapı olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla 'yapının sahibi' ibaresiyle,yukarıda sayılan inşai faaliyetleri gerçekleştiren kişiler ifade edilmektedir.Başka bir deyişle 'yapının sahibi' ibaresinden ister yapının mülkiyetinesahip kişiler isterse kiracı, yapı malikinin yakını, intifa hakkı sahibi gibiüçüncü kişiler olsun inşai faaliyeti yapan kişiler anlaşılmaktadır.
Danıştay'ınistikrar kazanan içtihatlarında da yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırıyapıyı inşa eden kişinin anlaşılacağı belirtilmiş olup, uygulamada idarelercegerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespitedilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanınamacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur.
Öteyandan, idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyetiyapan kişi tespit edilerek idari yaptırımın bu kişiye uygulanması gerektiğindenbu anlamda söz konusu ibare Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan 'Ceza sorumluluğuşahsidir.' hükmüne aykırı değildir.
Açıklanannedenlerle, itiraz konusu ibare Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Zehra Ayla PERKTAŞile Muammer TOPAL bu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
3.5.1985günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9.12.2009 günlü, 5940 sayılı Kanun'un 2.maddesiyle değiştirilen 42. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''yapınınsahibine,' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN,Zehra Ayla PERKTAŞ ile Muammer TOPAL'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 10.1.2013gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY
3194sayılı İmar Kanunu'nun iptali istenen 42. maddesinin 'Ruhsatalınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatınaaykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altıiş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyetdurumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına,yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine veaykırılığın büyüklüğüne göre, beş yüz Türk Lirasından az olmamak üzere,aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:' şeklindekiikinci fıkrasında yer alan 'YAPININ SAHİBİNE' ibaresinin itiraz yolu ile iptaliistenmiştir.
Maddenin,imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve halleri tespit edilen sorumlularıhakkında idari müeyyide uygulanmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
'Yapınınsahibi' ibaresinin Türkçede mülkiyet hak sahipliğini gösterdiği ya daanlaşılması gerektiğinde bir tartışma bulunmadığı düşünülmektedir.
İdariyaptırım uygulanabilmesi için 'ruhsat almayan veya ruhsat eki projeye veya imarmevzuatına aykırılık varlığının tespitinde, muhatap sayılan diğer sorumlulardanfenni mesul ya da müteahid dışında kalan ve kuralda yer alan YAPI SAHİBİ denenkişinin mülkiyet hak sahibi olmayan ya da kolaylıkla başkaca bir kişi olduğunuanlamaya da olanak yoktur.
Nitekim,Danıştay 6. Daire 2003/2761 E. , 2004/3361 K. Sayılı kararında durumaçıklanmaya çalışmış; Bu tür eylemlerde 'yapı sahibi' kavramından yapımalikinin değil mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişi anlaşılması gerektiğiifade edilmeye çalışılmış ise de, uygulamada yapı sahibi kavramı ile tapukaydında kolayca ulaşılan mülkiyet hak sahiplerinin yapı sahibi olduğu karinesiile idari müeyyidelerin muhatap alındığının kabul gördüğü anlaşılmaktadır.
Kuraldayer alan 'yapı sahibi' ibaresi 42. maddenin tatbikatı yönünden görüldüğü üzeresorunludur.
İhtilafüzerine bir mahkemenin oluşturacağı yargı kararı ile muhtemel belirsizliğinkaldırılacağı dolayısı ile 'yapı sahibi' sujesinde sorun olmayacağı bakışıanayasal denetim ilkelerine aykırı olacaktır. Yaptırım için yöneldiği, suçuişleyeni, sorumluyu arayan idare yönünden sorumlu yapı sahibinin kim olduğugerçeğini bulmayı gereksiz bırakan ve bireyi hak etmediği durum ve olaylardamahkeme önünde hak aramaya götüren bu uygulama hukuk devletinin haklara saygıgösterme, her alanda adaletli düzen kurma, bunu geliştirme, hukuku tüm devletorganlarınca egemen kılma ilkeleri ile bağdaşmayacaktır.
Hukukdevletinde yasadan doğan sorumluluğunun eylem ve olgu, hukuksal sonuç, haksujesi yönlerinden açık, belli, anlaşılabilir olması en temel ilkedir. Bunedenlerledir ki hukuksal güvenliğinin var olduğunun algılandığı otoriteninkeyfilikten uzak olduğunun düşünüldüğü ortamda bireyde davranışlarını hukukauyarlayabilecek ve kendine düşen ödevi yerine sorunsuz getirebilecek kamudüzeni ve hukuk devleti ilkesinin yerleşmesine katkı ile gereksizuyuşmazlıkların oluşmasının önüne geçilmiş olabilecektir.
Anayasa'nın38. maddesinin yedinci fıkrasında 'ceza sorumluluğunun şahsi' olduğusöylenmektedir. Yani kişi işlemediği suç nedeni ile cezalandırılmamalıdır ya dabaşkasının fiilinden sorumlu tutulmamalıdır. Adli-idari ceza ayrımıyapılamayacağı cihetle iptali istenen kuralın getirdiği cezada da cezanınkişisel ve kanuniliği ilkesinin uygulanacağı açıktır.
İmarmevzuatına aykırı bir eylemin varlığının tespiti halinde uygulanacak yaptırımınsorumlusuna yönelmek amaca ulaşmada gerekli olduğu tartışmasızdır. Ancak,kuralda yer alan yorum ve anlam tartışması yaratan 'yapı sahibi' ibaresiidarenin keyfi uygulamasına sebep olabilecek hak ihlali yaratabilecek, devletsorumluluğunda hassasiyeti ortadan kaldırabilecek nitelik taşıdığı, idareninsorumlu olmayan mülk sahibine de doğrudan yönelmesini önleyecek açıklıkiçermediğinden Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırıdır.
Mahkememizkararında yer aldığı biçimiyle 'yapı sahibinden' mevzuata aykırı inşaifaliyette bulunan kişi ifade edildiğinin anlaşılması gerektiği şeklindekiyorumu, red kararının gerekçesinden ziyade yasa koyucunun iradesine müdahaleniteliği taşır.
Kaldıki, yargı kararlarının her an değişebilir niteliği ve anayasal denetimde ölçünorm olamayacağı gerçeği gözden uzak tutulamaz.
Anılannedenler ile çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
KARŞIOYGEREKÇESİ
İtirazın konusu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 'İdariMüeyyideler' başlıklı 42. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''yapınınsahibine'' ibaresidir.
Kanun'un 42. maddesinin ibarenin de yer aldığıikinci fıkrasına göre, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt veprojelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapı yapılması halinde yapınınsahibine idari para cezası uygulanacaktır.
Kuralda yer alan ''yapının sahibine'' sözcükleriyleruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imarmevzuatına aykırı olarak yapılan yapının malikinin kastedildiği, yoruma ihtiyaçduyulmayacak şekilde açık ve duraksamasız olarak anlaşılmaktadır. Dolayısıylayasa koyucunun, bu açık iradesinin yorum yoluyla başkalaştırılması hukukenmümkün değildir. Esasen yasak bir fiile yaptırım öngören yasa kurallarınınyoruma ihtiyaç duyulmayacak şekilde açık ve anlaşılır olması hukuki belirlilikilkesinin bir gereğidir. Yaptırım içeren bir kuralda, yorum ihtiyacınınduyulması o kuralın belirsiz olduğunun açık bir göstergesidir. Bu hal bile okuralın Anayasa'ya aykırı olduğunun kabulü ve iptali için yeterlidir.
Kural, ruhsat alınmama veya ruhsata, ruhsat eki etütve projelere veya imar mevzuatına aykırı davranma fiillerine bilerek veisteyerek katılmayı aramaksızın salt yapı maliki olmayı yaptırım uygulanmasıiçin yeterli görmektedir. Başka bir ifadeyle yapı müteahhidininya da yapıda zilyet bulunan kişinin kuralda belirtilen yasak fiilleri işlemesihalinde yapı malikinin (yapının sahibinin) bu fiillerin işlenmesine iştirakiolmasa bile salt yapı maliki olmasını idari yaptırım uygulanması için yeterlisaymaktadır.
Anayasa'nın'Suç ve cezalara ilişkin esaslar' kenar başlıklı 38. maddesinin yedincifıkrasında, 'Ceza sorumluluğu şahsidir' hükmü yer almaktadır. Anayasa'nın buhükmü gereğince bir kişi, sadece kendisine ait kusurlu fiilinden sorumlututulabilir. Bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmaması,diğer bir ifadeyle başkasının fiilinden sorumlu tutulmaması Anayasa'nın 38.maddesinin yedinci fıkrası gereğidir. Bu ilkeye göre, asli ve feri faildenbaşka kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları olanaklı değildir.
İtirazkonusu ibarenin, kusurlu davranışını aramaksızın yapı sahibini salt yapınınmalik olması nedeniyle cezalandırılmasını öngörmesi, ceza sorumluluğununşahsiliği ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanannedenlerle ibare Anayasa'nın 38. maddesine aykırıdır.
İptaligerekir.
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Muammer TOPAL
KARŞIOYGEREKÇESİ
3194sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrasında, ruhsat alınmaksızınveya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarakyapılan yapının, sahibine idari para cezası uygulanması öngörülmüştür. Bukurala dayanılarak, sorumluların yaptırıma bağlı tutulabilmeleri için önceliklesuç ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca 'yapının sahibi' deyiminin açıklığakavuşturulması gerekmektedir. Bu husus, hukuka aykırı fiili işleyen kişininbulunarak eyleminden sorumlu tutulması bakımından önem taşımaktadır. Ancak,belirtilen deyimle mülk sahibinin mi; yoksa inşaatı yapan kişinin mikastedildiği anlaşılamamaktadır.
Anayasa'nın2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de belirlilikilkesidir. Buna göre, hukuk devletinde kişilerin kamu otoritelerinin keyfiuygulamalarına karşı korunabilmeleri ve hukuk güvenliğinin sağlanabilmesi içinyasaların hiçbir kuşku ve duraksamaya olanak vermeyecek biçimde açık, net,anlaşılabilir ve uygulanabilir olması gerekir. Böylece, hukuk devletindekişilerin, davranışlarının hukuki sonuçlarını öngörebilmeleri de sağlanmışolur.
İtirazkonusu 'yapının sahibi' ibaresinin, yapının malikiyle eş anlamlı olmasınakarşın uygulamada, Danıştay İçtihatları ile inşaatı yapan kişi olarak değerlendirilmesikuralın, belirsizliğini ortadan kaldırmaya yetmemektedir. İçtihatlarındeğişmesi halinde buna bağlı olarak kuralın anlamı da değişebileceğindenmahkeme içtihatlarının, yasaların sağladığı güvenceyi içermesi olanaklıdeğildir.
Açıklanannedenlerle belirsizlik içeren itiraz konusu kuralın, hukuk güvenliği ile suç vecezaların şahsiliği ilkesini ihlâl ettiği sonucuna varıldığından, Anayasa'nın2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunlukgörüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOYGEREKÇESİ
3.5.1985günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9.12.2009 günlü, 5940 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 42. maddesinin ikinci fıkrasında 'Ruhsat alınmaksızın veyaruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarakyapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı işgünü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyetdurumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına,yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine veaykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere,aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır.' hükmü yeralmıştır.
Anayasa'nın2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik bir hukuk devleti olduğubelirtilmiştir. Buna göre Devletin tüm organları Anayasa ve hukukun üstünkuralları ile bağlı olup, görev ve yetkilerinin bu çerçevede konulan yasalarlabelirlenmesi ve yürütme organına bırakılan yetkilerin sınırlarının açıkçagösterilmesi gerekmektedir. Öte yandan 'hukuk devleti' ilkesi yürütme organınınfaaliyetlerinin 'belirlilik' dolayısıyla 'hukuki güvenlik' ilkesi sonucunda'öngörülebilir olmasını' gerektirmektedir.
Anayasa'nın38. maddesinin yedinci fıkrasında; 'Ceza sorumluluğu şahsidir.' denilmektedir.Buna göre, ceza hukukunda, eylemle sonuç arasında bulunması gereken illiyetbağı, suçun oluşması için aranan unsurlardan biridir.
İtirazakonu 'yapının sahibine' ibaresinin yer aldığı düzenlemedetaşınmazda ruhsat ve eklerine aykırı değişiklik yapılması halinde 'yapınınsahibi' sıfatıyla para cezası verileceği öngörülmekte olup, mülkiyethakkı ile suç arasında illiyet bağının ne suretle oluştuğu belirtilmemiştir. Budurumda, yapının sahibi ile yapıda ruhsata aykırı değişiklik yapanın aynı kişiolmayabileceği gözetildiğinde, eylemle yapı sahibi arasında bir illiyet bağıkurulmadan sadece 'yapının sahibi' olmak nedeniyle idari paracezası uygulanması cezaların şahsiliği ilkesine aykırıdır.
Açıklanannedenle 3.5.1985 günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun, 9.12.2009 günlü, 5940sayılı Kanun'la değişen 42. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan '...yapının sahibine '' ibaresinin Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerineaykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle verilen karara katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ