ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/108
Karar Sayısı : 2014/15
Karar Günü : 29.1.2014
R.G. Tarih-Sayı :09.05.2014-28995
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Yozgat İdareMahkemesi
İTİRAZINKONUSU : 12.3.1982 günlü,2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8. maddesinin (A) fıkrasının (3) numaralıbendinin ikinci cümlesinin Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Gelişme alanı termal turizm merkezi sınırları içerisinde kalandavacıya ait taşınmazın kamulaştırılması amacıyla alınan kamu yararı kararı ilekamulaştırılmasına ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davada, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 8. maddesinin (A)fıkrasının (3) numaralı bendi şöyledir:
“Taşınmaz malların turizm amaçlı kullanımı:
Madde 8- A. Kültür ve turizmkoruma ve gelişim bölgelerinde ve turizm merkezlerinde Bakanlığın talebiüzerine, imar planları yapılmış ve turizme ayrılmış yerlerdeki taşınmazmallardan;
…
(3) Diğer gerçek ve tüzelkişiler ile vakıflara ait olup turizm işletmesibelgesine sahip olmayanlar, Bakanlıkça kamulaştırılarak, Hazine adına tapuyatescil ve tescil tarihinden başlayarak en geç 1 ay içinde Bakanlığa tahsisedilir. Uyuşmazlıklarda dava ve takipler kamulaştırma kararına değil,bedeline ilişkin olarak yürütülür ve sonuçlandırılır. Uyuşmazlıklarınçözümlenmemiş olması, arazinin turizm amaçlı kullanıma tahsisine engelsayılmaz.
…”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerinedayanılmış, Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'unkatılımlarıyla 3.10.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralla, Kanun gereğinceyapılacak kamulaştırmalarda kamulaştırma kararına karşı dava açma hakkınınortadan kaldırıldığı belirtilerek bu durumun, Anayasa'nın 2., 36. ve 125.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural,Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kuralda, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerindeve turizm merkezlerinde, imar planları yapılarak turizme ayrılan yerlerdekigerçek ve tüzelkişiler ile vakıflara ait olup turizm işletmesi belgesibulunmayan taşınmazların kamulaştırılmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarınkamulaştırma kararına değil, kamulaştırma bedeline ilişkin yürütülüpsonuçlandırılacağı düzenlenmektedir. Buna göre, Kanun gereğince yapılacakkamulaştırmalarda, taşınmaz malikleri kamulaştırma kararının hukuka aykırıolduğunu ileri sürerek iptali istemiyle dava açamayacaktır.
Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek vekanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediğigibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf olanağı veren temel birhaktır. Anayasa'nın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğubelirtildikten sonra, bu hakkın sadece kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırıolamayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, mülkiyet hakkının sınırlandırılabilmesiiçin belirtilen nedenlerden birinin varlığı yeterli olmayıp temel hak vehürriyetlerin sınırlandırılması rejimini belirleyen Anayasa'nın 13. maddesinede uyulması gerekmektedir. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı,Anayasa'nın 35. maddesinde belirtilen nedenlere bağlı olarak, kanunla vedemokratik bir toplumda gerekli olduğu ölçüde sınırlanabilir. Ayrıca, mülkiyethakkına getirilen sınırlamalar hakkın özüne dokunamayacağı gibi Anayasa'nınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesinede aykırı olamaz.
Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüdesağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleri büyükölçüde kısıtlayan ve kullanılamaz hâle getiren sınırlamalar hakkın özüne dokunur.Temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsü değil,koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanun yolları gibigüvenceler demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir. Bunedenle, temel hak ve özgürlükler, istisnai olarak ve ancak özüne dokunmamakkoşuluyla demokratik toplum düzeninin gerekleri için zorunlu olduğu ölçüde veancak kanunla sınırlandırılabilir. Demokratik bir toplumda temel hak veözgürlüklere getirilen sınırlamanın, bu sınırlamayla güdülen amacıngerektirdiğinden fazla olması düşünülemez. Demokratik hukuk devletinde güdülenamaç ne olursa olsun, kısıtlamaların, bu rejimlere özgü olmayan yöntemlerleyapılmaması ve belli bir özgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracakya da ortadan kaldıracak düzeye vardırılmaması gerekir.
Anayasa'nın hak arama özgürlüğüne ilişkin 36. maddesiyle güvencealtına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü ise bir temel hak niteliğitaşımasının ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekildeyararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerdenbirini oluşturmaktadır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşıkendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işlemekarşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin enetkili ve güvenceli yolu, yargı mercileri önünde dava hakkınıkullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması adilyargılamanın ön koşulunu oluşturur.
Kanunla, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde ve turizmmerkezlerinde, imar planları yapılarak turizme ayrılan yerlerdeki gerçek vetüzelkişiler ile vakıflara ait olup turizm işletmesi belgesi bulunmayantaşınmazların, turizmden beklenen ekonomik, sosyal ve kültürel faydanın eldeedilmesi amacıyla turizm sektöründe faaliyet gösteren yatırımcılara tahsisiiçin Kültür ve Turizm Bakanlığına kamulaştırma yapma yetkisi verildiğianlaşılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, turizme ayrılan yerlerdeki turizmişletmesi belgesi bulunmayan özel mülkiyete konu taşınmazlar bakımındanmülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın kamu yararına dönük olduğu ve meşru biramaca dayandığı anlaşılmaktadır.
Ancak, Kanun gereğince yapılacak kamulaştırmalarda kamulaştırmakararına karşı yargı yolunu kapatan itiraz konusu kural, mülkiyet hakkınınkorunmasına yönelik iptal davası açma imkânını ortadan kaldırarak bu hakkıgüvencesiz hâle getirmektedir. Bu niteliği ile itiraz konusu kural, kişiselyarar ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozmak suretiyle, hak aramaözgürlüğünün ve mülkiyet hakkının ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasına nedenolmakta ve hakkın özünü zedelemektedir.
Diğer taraftan, Anayasa'nın 125. maddesinde belirtilenidarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması ilkesinegöre, idari işlemlere karşı yargı yolu, Anayasa'da belirtilen kimi ayrıkdurumlar dışında kanunlarla sınırlandırılamaz.
Anayasa'da kamulaştırma kararına karşı yargı yolunun kapalıolduğuna yönelik bir hüküm bulunmamasına karşın itiraz konusu kuralla, Kanungereğince yapılacak kamulaştırmalarda, kamulaştırma kararının yargı denetimidışında bırakılması, Anayasa'nın 125. maddesine de aykırılıkoluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 13., 35.,36. ve 125. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 13., 35., 36. ve 125. maddelerine aykırıbulunarak iptal edildiğinden Anayasa'nın 2. maddesi yönünden ayrıca incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
VI- SONUÇ
12.3.1982 günlü, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8.maddesinin (A) fıkrasının (3) numaralı bendinin ikinci cümlesinin Anayasa'yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE, 29.1.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ