ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/110
Karar Sayısı : 2014/8
Karar Günü : 16.1.2014
R.G. Tarih-Sayı :09.05.2014-28995
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Mardinİdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 23.7.1965 günlü, 657sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 12.5.1982 günlü, 2670 sayılı 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi, Bazı MaddelerininKaldırılması ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun'un 31. maddesiyledeğiştirilen 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendininAnayasa'nın 2., 13., 38., 49., 70. ve 128. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacının, zabıt kâtipliği sınavında bir adaya yardımcı olduğugerekçesiyle itiraz konusu kural uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E)bendinin itiraz konusu (g) alt bendi şöyledir:
“Madde 125- Devlet memurlarınaverilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil vehaller şunlardır:
…
E- Devlet memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet memurluğunaatanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerşunlardır:
…
g) Memurluk sıfatı ilebağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerdebulunmak,”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 13., 38., 49., 70. ve 128.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'unkatılımlarıyla 3.10.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
23.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 12.5.1982günlü, 2670 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değiştirilen 125. maddesininbirinci fıkrasının (E) bendinin “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacaknitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,” biçimindeki(g) alt bendinin yürürlüğünün durdurulması isteminin, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinin(4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından REDDİNE, 3.10.2013gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Erhan TUTAL tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, hangi hareketlerin memurluk sıfatı ilebağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerolduğu hususunda herhangi bir somut ve belirli unsur ya da benzer davranışlarlistesinin bulunmadığı, söz konusu fiil ve hareketlerin belirlenmesi yetkisininidareye ve yargı organlarına bırakıldığı, bu durumun farklı uygulamalara veyorumlara sebebiyet vereceği belirtilerek Anayasa'nın 2. maddesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kural ile memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilinin Devletmemurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletininönkoşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukukigüvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylemve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerindebu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönündenherhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılırve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir.
Belirlilik ilkesinin gerekleri, düzenlemenin yapılacağı alanailişkin koşulların getirdiği zorluklara göre değişebilmektedir. Birtakım kavramlarınbazı alanlar için kullanılması durumunda belirlilik ilkesinin gerekleri yerinegetirilmiş sayılırken, aynı belirlilik oranı diğer bir alan için yeterliolmayabilir. Ceza hukukuna ilişkin kanunilik ve belirlilik unsuru ile disiplinhukukuna ilişkin kanunilik ve belirlilik unsuru arasında farklılık olabilir. Bufarklılık her bir hukuk disiplini içinde de ortaya çıkabilir. Konunun dahakesin ve açık bir düzenlemeye imkân tanımaması hâlinde, kanun koyucu zorunluolarak genel düzenleme yapabilir.
Bir alanın kanunla düzenlenmesinin zorunlu olması, buna karşınkanun tekniği açısından daha somut düzenleme ve daha belirgin kavram kullanmaolanağı bulunmaması veya bir kanunun veya hükmün düzenlediği alanın daha fazlasomutlaştırılması ve netleştirilmesi zor birçok olguyu kapsaması durumundabelirlilik ilkesine uyulduğu kabul edilebilecektir. Ancak, kullanılan hukuksalkavram veya kavramlar en azından yargılama ya da hukuksal yorum yöntemleriylesomutlaştırılabilir olmalıdır.
Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluksıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç vericihareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğuve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normundaha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığıanlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesineaykırılık bulunmamaktadır.
Fıkrada genel bir belirleme yapılmış ve disiplin cezası gerektirenhareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utançverici olması gerektiği düzenlenerek çerçeve çizilmiştir. Kaldı ki, itirazkonusu kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açıkolup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiğihareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
B- Anayasa'nın 38. ve 128. Maddeleri Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın düzenleniş biçimiylecezaların kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, memurların yükümlülük ve özlükişlerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 38.ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, “Kimse, kanunun suçsaymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz”, üçüncü fıkrasında da “cezave ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” denilerek “suçve cezanın yasallığı” ilkesi getirilmiştir.
Anayasa'nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerive diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlarve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunladüzenleneceği belirtilerek, memurlar ve diğer kamu görevlileri maddede sayılanözlük hakları bakımından yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bu konuların kanunladüzenlenmesi memurlar için güvencedir.
Kanunla düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerinkanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Buniteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkinayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, yasaldüzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Dava konusu kuralda, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik vederecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilinin Devletmemurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği belirtilmiştir.
İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundandisiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesigüçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ilebağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerdenilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesininçizildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 38. ve 128.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 13., 49. ve 70. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VII- SONUÇ
23.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 12.5.1982günlü, 2670 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Bazı MaddelerininDeğiştirilmesi, Bazı Maddelerinin Kaldırılması ve Bu Kanuna Bazı MaddelerEklenmesi Hakkında Kanun'un 31. maddesiyle değiştirilen 125. maddesinin birincifıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, 16.1.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ