ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/116
Karar Sayısı : 2014/135
Karar Tarihi : 11.9.2014
R.G. Tarih-Sayı :24.6.2015-29396
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 4. Fikri veSınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 18.11.1960 tarihli ve132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinin,11.10.2011 tarihli ve 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyleeklenen son fıkrasının Anayasa'nın 7., 10., 35. ve 91. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Belirlenen standartların telif hakkına rağmen internet sitesindeizinsiz olarak yayınlandığı iddiasıyla yayın durdurma ve önlenmesi ile maddi vemanevi tazminat istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 1. maddesi şöyledir:
"Kuruluş ve gaye
Madde 1- (Değişik:16/5/1985 - 3205/1 md.)
Her türlü madde ve mamulleri ile usul ve hizmet standartlarınıyapmak gayesiyle "Türk Standartları Enstitüsü" kurulmuştur.
Enstitü, tüzelkişiliği haiz, özel hukuk hükümlerine göre yönetilenbir Kamu Kurumu olup kısa adı ve markası "TSE" dir. Bu marka çeşitlişekillerde gösterilir. Türk Standartları Enstitüsünün müsaadesi olmadan bumarka hiçbir şekil ve şart altında kullanılamaz.
Yalnız Türk Standartları Enstitüsü tarafından kabul edilenstandartlar "Türk Standardı" adını alır.
Bu Standartlar ihtiyari olup; standardın ilgili olduğu Bakanlığınonayı ile mecburi kılınabilir. Bir standardın mecburi kılınabilmesi için"Türk Standardı" olması şarttır. Mecburi kılınan standartlar ResmiGazetede yayımlanır.
Enstitünün ilgili olduğu Bakanlık Başbakanlıktır.
(Değişikaltıncı fıkra: 11/10/2011 -KHK - 662/37 md.) Türk Standardları Enstitüsünün merkezi Ankara'dadır. Enstitü, yurtiçinde Yönetim Kurulunun teklifi ve ilgili Bakanın onayıyla, yurt dışındasayısı onu geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek yerlerdetemsilcilikler kurabilir.
(Ek fıkra: 11/10/2011 - KHK - 662/37 md.) Enstitünün her türlü yayını, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılıFikir ve Sanat Eserleri Kanununa tâbidir."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 7., 10., 35. ve 91. maddelerinedayanılmış, Anayasa'nın 2. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL,Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 31.10.2013 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ümit DENİZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kanun Hükmünde Kararnamelerin Yargısal Denetimi Hakkında GenelAçıklama
Anayasa'nın 91. maddesinde düzenlenen kanun hükmündekararnameler, işlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan yargısaldenetimlerinin yapılması görev ve yetkisi Anayasa'nın 148. maddesi ile AnayasaMahkemesine verilmiştir. Yargısal denetimde kanun hükmünde kararnamenin,öncelikle yetki kanununa sonra da Anayasa'ya uygunluğu sorunlarınınçözümlenmesi gerekir. Her ne kadar, Anayasa'nın 148. maddesinde kanun hükmündekararnamelerin yetki kanunlarına uygunluğunun denetlenmesinden değil, yalnızcaAnayasa'ya biçim ve esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden sözedilmekte ise de Anayasa'ya uygunluk denetiminin kapsamına öncelikle kanunhükmünde kararnamenin yetki kanununa uygunluğunun denetimi de girer. ÇünküAnayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlariçerisinde kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür.Yetkinin dışına çıkılması, kanun hükmünde kararnameyi Anayasa'ya aykırı durumagetirir.
Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan alan olağanüstühal kanun hükmünde kararnamelerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki kanunhükmünde kararnamelerin bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle,kanun hükmünde kararnameler ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı birbağ vardır. Kanun hükmünde kararnamenin yetki kanunu ile olan bağı, kanunhükmünde kararnameyi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir.Kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya uygun bir yetki kanununa dayanması,geçerliliğinin ön koşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkartılan veyadayandığı yetki kanunu iptal edilen kanun hükmünde kararnamelerin içeriğiAnayasa'ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'ya uygunluk denetimi, kanunlarındenetiminden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde, "Kanunlar Anayasayaaykırı olamaz." denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde, onlarınyalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. Kanun hükmünde kararnamelerise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hemde Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar.
Anayasa'da kimi konuların kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenmesiyasaklanmaktadır. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında, "...sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikincibölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümdeyer alan siyasî haklar ve ödevler..."in kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceğibelirtilmiştir. Bu kural gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisi, "BakanlarKurulu"na ancak kanun hükmünde kararnameyle düzenlenmesi yasaklanmış alanagirmeyen konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir.
Anayasa'nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceği öngörülenbir konunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkça yasakladığı hükümlerile ilgili olmadıkça ya da Anayasa'nın 163. maddesinde olduğu gibi kanun hükmündekararname çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçe kanun hükmünde kararname ile düzenlenmesiAnayasa'ya aykırılık oluşturmaz.
B- Kanun'un 1. Maddesinin 662 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 37.Maddesiyle Eklenen Son Fıkrasının Yasak Alan Yönünden İncelenmesi
Başvuru kararında, Anayasa'nın 35. maddesi kapsamına giren fikri mülkiyethakkına ilişkin konunun kanun hükmünde kararname ile düzenlenemeyecek yasak alankapsamında kaldığı, bunun yanında Bakanlar Kurulunun yetki kanununda olmayan birkonuda düzenleme yapmasının yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırı olduğubelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 7., 35. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla Türk Standartları Enstitüsünün (TSE) her türlüyayınının 5.12.1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabiolacağı hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 91. maddesi yönünden yapılan değerlendirme, konunun hemyetki kanunu kapsamına girip girmediği hem de konunun esasına girilmeksizin yasakalan içerisinde kalıp kalmadığı yönünden yapılmaktadır. Bu nedenle, yasak alan yönündenbir kural değerlendirilirken bu kuralın esasına ilişkin olarak bir incelemede bulunulmamaktadır.Diğer bir ifadeyle kuralın temel hakları, kişi hak ve ödevleri ile siyasî haklarve ödevlerini ihlal edip etmediği değerlendirilmeyip yalnızca kuralın ilgili hakve ödeve ilişkin olup olmadığına bakılmaktadır. Dolayısıyla esasa yönelik incelemeyapılmadan kuralın içeriğine girilmeksizin şekli bakımdan bir inceleme yapılmaktadır.
Anayasa'nın 152. maddesinin dördüncü fıkrasında, Anayasa Mahkemesininişin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonraon yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvurudabulunulamayacağı belirtilmiştir. Bu fıkrada yer alan "İşin esasına girerek"ifadesinden kuralın esasının incelenmesi kastedilmekte olup yasak alan ya da yetkikanunu yönünden, yani kuralın içeriğine girilmeksizin şekli bakımdan yapılan incelemekastedilmemektedir. Bu nedenle, yasak alan yönünden kuralın içeriğine girilmeksizinşekli bakımdan yapılan incelemede, Anayasa'nın 152. maddesinin dördüncü fıkrasındaöngörülen on yıllık süre şartı uygulanamaz.
İtiraz konusu kural, Kanun'un 1. maddesine 662 sayılı KHK'nin 37. maddesiyleeklenmiştir. 662 sayılı KHK'nin 37. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerekaçılan iptal davasında Anayasa Mahkemesi, 3.4.2013 tarihli ve E. 2011/142, K. 2013/52sayılı kararıyla söz konusu değişikliği hem yasak alan hem de 6223 sayılı YetkiKanunu yönünden ele almış ve kuralın, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun kapsamında kaldığıve kuralda Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun hükmünde kararnameile düzenlenmesi yasaklanmış alanlara ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer vermediğigerekçesiyle iptal isteminin reddine karar vermiştir. Bu karar 29.5.2014 tarihlive 29014 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Dolayısıyla aynı konuda verilmişkarar olmasına rağmen bu karar Resmî Gazete'de yayımlanmadan yeniden talepte bulunulmuştur.Bu nedenle aynı konuda verilmiş bir karar olduğundan yasak alan yönünden itirazkonusu kuralın iptal istemi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına kararverilmesi gerekir.
C- Kanun'un 1. Maddesinin 662 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 37.Maddesiyle Eklenen Son Fıkrasının İçerik Yönünden İncelenmesi
Başvuru kararında, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yayınları ileilgili bir hüküm olmadığı hâlde TSE için bir düzenleme yapılmasının eşitlik ilkesiniihlal ettiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2.maddesi yönünden de incelenmiştir.
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 1. maddesi, TSE'nin kuruluşunuve amacını, niteliklerini, markasını, kabul edilen standartların vasıflandırılmasını,standartların mecburi olma usulünü ve yayımlanmasını, ilgili olduğu bakanlığı, merkezini,temsilcilik açabilmesini düzenlemiştir. İtiraz konusu kuralla ise TSE'nin her türlüyayınının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabi olması öngörülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemlerihukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren,her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'yaaykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendinibağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri kanunların kamu yararı amacınıgerçekleştirmek üzere çıkarılmasıdır. Anayasa Mahkemesinin kimi kararlarında kamuyararı kavramından ne anlaşılması gerektiği ortaya konulmuştur. Buna göre, kamuyararı, genel bir ifadeyle, bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olantoplumsal yararı ifade etmektedir. Kanunun amaç ögesi bakımından Anayasa'ya uygunsayılabilmesi için kanunun çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemişolması gerekir. İlgili yasama belgelerinin incelenmesinden kanunun kamu yararı dışındabir amaçla çıkarılmış olduğu açıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa'yaaykırı olduğu söylenebilir. Kanun koyucunun kamu yararı amacıyla hareket edip etmediğiancak ilgili yasama belgeleri incelenerek ve kuralın objektif anlamına bakılaraktespit edilebilir.
TSE'nin fikri mülkiyet haklarının ihlal edilme oranı ve bunun yol açtığısorunları göz önüne alan kanun koyucunun, itiraz konusu kural ile yayınların 5846sayılı Kanun kapsamında olduğunun ilgililere duyurulması, kanuna aykırı davranacakolan kişilerin karşılaşacakları mevzuatı ve hukuki yaptırımları daha önceden veaçık olarak bilmelerinin sağlanması ile olası hukuki uyuşmazlıklarla karşı karşıyakalınmadan engel olunmasını amaçladığı anlaşılmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmeyöntemi, hangi yol veya araçların tercih edileceği de kanun koyucunun takdirinegirmektedir. İtiraz konusu kuralla kanun koyucunun, fikri mülkiyet haklarının ihlaliniönlemeye ve söz konusu hakları koruma altına almaya yönelik bir düzenleme yaptığıve bu düzenlemenin de kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yapıldığı açıktır.
Yasamanın genelliği ilkesi gereğince Anayasa'da düzenlenmemiş bir alanınkanun koyucunun takdirine bırakıldığı, Anayasa'nın temel ilkeleri ile yasaklayıcıhükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, bu konudaki tercihin kanun koyucunun takdirikapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının yayınlarınıntelif haklarına ilişkin olarak Anayasa'da bir düzenleme bulunmamaktadır. Anayasa'dadüzenlenmeyen bir konunun öngörülebilir ve uygulanabilir şekilde kanunla düzenlenmesikanun koyucunun takdirindedir. Kanun koyucu, belirtilen takdir yetkisine dayanarakTSE'nin tüm yayınlarının 5846 sayılı Kanun kapsamında sayılmasına yönelik itirazkonusu kuralı getirmiştir. Kamu yararı amacı dışında bir amaç gözettiği saptanamayanve kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kalan itiraz konusu kuralın, hukukdevleti ilkesine aykırılığından söz edilemez.
Öte yandan, Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi, hukuksaldurumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitliköngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarcaaynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasınıve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişive topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır.Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden ayrı kurallara bağlı tutulacağı anlamınagelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar içindeğişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlaledilmiş olmaz.
Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin bir unsuruolan eşit işlem görme hakkının öznesi bireyler ve bireyler tarafından oluşturulantopluluklar olup kamu otoriteleri bu hakkın öznesi değildir. Kamu otoritelerininhak, yetki, görev ve sorumluluklarının ne şekilde düzenleneceği kanun koyucununtakdirindedir. Devletin, kamu gücü kullanan otoritelere eşit muamele etme yükümlülüğübulunmamaktadır. Kanun koyucunun, bir yetkiyi belli bir kamu otoritesine tanıyıpdiğerlerine tanımaması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
18.11.1960 tarihli ve 132 sayılı Türk Standartları Enstitüsü KuruluşKanunu'nun 1. maddesinin, 11.10.2011 tarihli ve 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin37. maddesiyle eklenen son fıkrasının;
A- Yasak alan yönünden iptal istemi, 3.4.2013 tarihli veE.2011/142, K.2013/52 sayılı kararla reddedildiğinden, aynı konuda YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B- İçerik yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
11.9.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN