ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/115
Karar Sayısı : 2014/16
Karar Günü : 29.1.2014
R.G. Tarih-Sayı :09.05.2014-28995
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara9. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 15.2.2011 günlü, 6112sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un32. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa'nın 2. ve 38.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasınakarar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacı şirketin, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (ç) bendinin tekraren ihlali nedeniyle aynı Kanun'un 32. maddesinin(2) numaralı fıkrası uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkinişlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 32. maddesi şöyledir:
“MADDE32- (1)Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (g), (n), (s) ve(ş) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine aykırı yayın yapan medya hizmetsağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önündebulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticariiletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir.İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından,televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbinTürk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programınyayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerindeihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyetigöz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ilebirlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasınaveya tedbire de karar verilebilir.
(2) 8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikincive üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke,yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcılarıuyarılır. Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarıhâlinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanıgöz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brütticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarîpara cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyonkuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin TürkLirasından az olamaz.”
(3)Yükümlülük veya yasak ihlalinin suç oluşturması halinde, bu suç nedeniyleilgililer hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılması şartına bağlıolmaksızın, bu madde hükümlerine göre idarî para cezası veya idarî tedbirkararı verilir.
(4)İdarî tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programların yerine, aynıyayın kuşağında ve ticarî iletişim yayını içermeksizin, Üst Kurulca teminedilen eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk hakları, gençlerin fiziksel veahlakî gelişimi, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele, Türk diliningüzel kullanımı, çevre eğitimi, engelli sorunları, sağlık ve benzeri kamuyayararlı konularda programlar yayınlanır. Yükümlülük veya yasağa aykırılıkdolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararınınverilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesindendolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayınındurdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluştahiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.
(5)8 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki ilkelere aykırıyayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibarenbir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşunyayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayınlisansının iptaline karar verilir.
(6)Yayın lisansı verilmesi için bu Kanunda aranan şartlardan birinin kaybedilmesihalinde, ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşa bu şartı yerine getirmesi içinotuz günlük süre verilir. Verilen süreye rağmen şartı yerine getirmeyenkuruluşun yayınları üç ay süreyle durdurulur. Bu süre zarfında şartın yerinegetirilmemesi halinde ise, ilgili kuruluşun yayın lisansı iptal edilerek kanalve frekans kullanımına son verilir.
(7)Yayın lisansının verilmesi için gerekli şartlara uygunluğunu hile ile eldeettiği tespit edilen kuruluşun yayın lisansı iptal edilir. Yayın lisansı iptaledilmiş olan kuruluştan alınmış olan yayın lisans bedeli ile kanal ve frekansyıllık kullanım bedeli iade edilmez.
(8)Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına veya idarî tedbire karar vermeyeÜst Kurul yetkilidir.
(9)Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargıyoluna başvurulur. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihindenitibaren onbeş gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmışolması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz.
(10)Bu madde hükümlerine göre Üst Kurul tarafından verilen uyarı kararları, medyahizmet sağlayıcı kuruluşun Üst Kurula bildirdiği elektronik posta adresinegönderilmek suretiyle tebliğ edilir. Üst Kurula bildirilen elektronik postaadresinde değişiklik yapılmasına rağmen bu değişiklik Üst Kurula bildirilmediğitakdirde, önceki adrese yapılan tebligat yapılmış sayılır.
(11)Bu Kanunda düzenlenmiş olan idarî para cezaları tebliğinden itibaren bir ayiçerisinde ödenir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, ZehraAyla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLANve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 24.10.2013 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasınaOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Erhan TUTAL tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anlam ve Kapsam
Kanun'un 32. maddesinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK)idari yaptırım uygulama yetkisine ilişkin ayrıntılı hükümlere yer verilmiştir.
Kanun'un32. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, 8. maddenin (1) numaralı fıkrasının(a), (b), (d), (g), (n), (s) ve (ş) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerineaykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı veyayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiğiaydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşinekadar idari para cezası verileceği; bu idari para cezası miktarının, radyokuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlımedya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamayacağı; idaritedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına,isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasınakarar verileceği; ihlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkraya göreidari para cezası ile birlikte idari tedbire karar verilebileceği gibi sadeceidari para cezasına veya tedbire de karar verilebileceği belirtilmiştir.
Yukarıdabelirtilen fıkra uyarınca verilecek yaptırım kararı, Kanun'da yer alan yayınhizmeti ilkelerinin sayıldığı 8. maddenin (1) numaralı fıkrasının bazıbentlerinin ihlali hâlinde herhangi bir uyarı cezası olmaksızın doğrudan idaripara cezası verilmesi ile tedbir olarak yayın durdurma kararı verilmesi ve buiki yaptırımın ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilmesini içermektedir.
İtiraz konusu kuralın da yer aldığı 32. maddenin (2) numaralıfıkrasında ise Kanun'un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, yukarıda sayılanbentler dışında kalan bentleri ile (2) ve (3) numaralı fıkralarında ve Kanun'undiğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayınyapan medya hizmet sağlayıcılarının uyarılacağı, uyarının ilgili kuruluşatebliğinden sonra ihlalin tekrarı hâlinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalinağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespitedildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birindenüçüne kadar idari para cezası verileceği, idarî para cezası miktarının, radyokuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlımedya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamayacağıdüzenlenmiştir.
Bu fıkrada düzenlenen uyarma ve idari para cezası Kanun'un 8.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ve fıkranın (a), (b), (d), (g),(n), (s) ve (ş) bentleri dışında kalan bentleri ile yine 8. maddenin (2) ve (3)numaralı fıkraları ve Kanun'un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülükveya yasaklara aykırı yayın yapılması hâlinde öngörülmektedir. Burada ikiaşamalı bir yaptırım usulü düzenlenmektedir. Buna göre, belirtilen ihlalingerçekleşmesi hâlinde öncelikle uyarma cezası verilmesi öngörülmekte, bu uyarıcezasının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı hâlinde ise idaripara cezası verileceği hükme bağlanmaktadır.
Yukarıda yer verilen iki fıkra da idari yaptırıma ilişkin olmaklabirlikte aralarında yaptırımın türü ve verilecek idari para cezasının usulüneilişkin farklılıklar bulunmaktadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, bazıyayın ilkelerinin ihlali hâlinde doğrudan idari para cezası ve/veya yayındurdurma cezası öngörülmekte; (2) numaralı fıkrasında ise (1) numaralı fıkradabelirtilen yayın ilkeleri dışında kalan yayın ilkelerinin ihlali düzenlenmekteve aşamalı bir yaptırım usulü öngörülmektedir. Buna göre, öncelikle uyarıcezası verilecek, ihlalin tekrarı hâlinde ise para cezası verilecektir.
Kanun'un 32. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, yükümlülük veyayasak ihlalinin suç oluşturması hâlinde, bu suç nedeniyle ilgililer hakkındasoruşturma veya kovuşturma yapılması şartına bağlı olmaksızın, bu maddehükümlerine göre idari para cezası veya idari tedbir kararı verileceğibelirtildikten sonra (4) numaralı fıkrasında, idari tedbir uygulanması sonucuyayını durdurulan programların yerine, aynı yayın kuşağında ve ticarî iletişimyayını içermeksizin, Üst Kurulca temin edilen eğitim, kültür, trafik, kadın veçocuk hakları, gençlerin fiziksel ve ahlaki gelişimi, uyuşturucu ve zararlıalışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin güzel kullanımı, çevre eğitimi, engellisorunları, sağlık ve benzeri kamuya yararlı konularda programlarınyayınlanacağı, yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idari tedbir olarakprogramın yayınının durdurulması kararının verilmesi hâlinde ise yaptırımuygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olanprogramın yapımcısı veya varsa sunucusunun, yayının durdurulduğu süre zarfında,aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka birprogram yapamayacağı veya sunamayacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, 32. maddenin (5) numaralı fıkrasında, 8. maddenin (1)numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki ilkelere aykırı yayın yapılmasınımüteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynıihlalin tekrarı hâlinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on günekadar durdurulmasına; ikinci tekrarı hâlinde ise yayın lisansının iptalinekarar verileceği hükme bağlanmıştır.
Burada Kanun'un yayın ilkelerinin yer aldığı 8. maddenin (1)numaralı fıkrasının bazı bentlerinin tekraren ihlalinin 32. maddenin (5)numaralı fıkrasında belirli bir süreye bağlandığı ve bir yıl içerisindetekraren ihlalin birincisinde yayın durdurma cezası, ikincisinde ise yayınlisansının iptali cezasını gerektirdiği görülmektedir. Başka bir ifadeyle bazıyayın ilkeleri için tekraren ihlalin belirli bir süre şartına bağlanmasına vecezaların aşamalı olarak artırılmasına rağmen bazı yayın ilkeleri bakımındanise tekraren ihlal yeterli görülmüş ve sadece idari para cezası verileceğihükme bağlanmıştır.
B-Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, ilk ihlal durumunda uyarı cezası, ihlalintekrarı hâlinde ise para cezası verileceğinin belirtilmesine rağmen üçüncü vedevamı ihlal hâllerinde nasıl bir idari yaptırımın uygulanacağının kanundadüzenlenmediği, bu durumun belirlilik ilkesini zedelediği, tekerrürhükümlerinin herhangi bir süre veya şarta bağlı olmaksızın uygulanmasının eylemile yaptırım arasında ölçülülük, elverişlilik, zorunluluk ve orantılılıkilkelerinin ihlali sonucunu doğurduğu, Kanun'un 32. maddesinin (5) numaralıfıkrasında, Kanun'un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b)bentlerinin ihlali hâlinde uygulanacak yaptırımın açık, net ve belirli olarakdüzenlenmesine rağmen itiraz konusu kuralda bu çerçevede bir belirlemeyapılmadığı için eksik düzenleme bulunduğu, tekerrür hükümlerinin hangi süreyleuygulanması gerektiğinin belirtilmediği, uzun bir süre sonra yapılan ihlallerdede para cezası uygulanacağı şeklinde ucu açık bir anlam ortaya çıktığı, bubağlamda idari yaptırıma ilişkin kanunilik unsurunun bulunmadığı belirtilerekkuralın, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden birisi de “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerinhem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gerekir.Belirlilik ilkesi, bireylerin hukuksal güvenliğinin sağlanması bakımından daönem arz etmektedir.
Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin birgereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik”ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır.“Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişliolmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaçbakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem veulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Birkurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ileulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makulbir dengenin bulunması zorunludur.
Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenarbaşlıklı 38. maddesinin ilk fıkrasında, “Kimse, kanunun suç saymadığı birfiilden dolayı cezalandırılamaz”, üçüncü fıkrasında da “Ceza ve cezayerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” denilerek “suçve cezanın yasallığı” ilkesi getirilmiştir.
İtiraz konusu kuralda, bazı yayın hizmeti ilkelerine ve Kanun'undeğişik maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayınyapan medya hizmet sağlayıcılarının uyarılacağı, aykırı yayının tekrarı hâlindeise “ihlalin ağırlığı” ile “yayının ortamı vealanının” dikkate alınarak, alt ve üst sınırları belirlenmiş orandapara cezası verileceği hükme bağlanmaktadır. Dolayısıyla, kuralda, yaptırımınhangi eylemlerin tekrarı hâlinde uygulanacağı, yaptırımın alt ve üst sınırlarıile bu sınırlar içinde belirlenmesinde hangi ölçütlerin dikkate alınacağıaçıkça belirtilmiş olduğundan, kuralın belirsizliğinden söz edilemez.Belirlilik ilkesi, para cezası tutarının mutlaka kanunda maktu olarakbelirtilmesi veya tekrarlanan her ihlal için ayrı bir ceza yaptırımının maddemetninde yer alması anlamını da taşımamaktadır. Yaptırıma konu eylem,uygulanacak yaptırım ve yaptırımın saptanmasında gözetilecek ölçütlerin, açıkve anlaşılabilir şekilde kanunda belirtilmesi, hukuk devleti bakımından gereklive yeterlidir.
Başvuru kararında üçüncü ve daha sonraki ihlaller için ne gibi biryaptırım uygulanacağının belirsiz olduğu ileri sürülmekte ise de; maddemetninin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, ilk ihlal hâlinde uyarma cezasıverilecek daha sonraki bütün ihlaller için ise yine maddede belirtilen alt veüst sınırlar arasında para cezasına hükmedilecektir. Dolayısıyla kuralda buaçıdan da bir belirsizlik bulunmamaktadır. Kaldı ki, üçüncü ve sonrakiihlallerin her biri için ayrı ayrı ceza tayinini zorunlu kılan bir Anayasahükmü de bulunmamaktadır.
Kanun'un ve yasama belgelerinin incelenmesinden, idariyaptırımların kademeli olarak düzenlendiği, bazı yayın hizmeti ilkelerininönemi ve niteliği gereği belirli bir süre içerisinde birden fazla ihlaledilmeleri hâlinde daha ağır yaptırımların öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bubağlamda itiraz konusu kurala bakıldığında, kuralda ihlal edilmesi hâlinde önceuyarma daha sonra ise para cezası verilmesini gerektiren bazı ilke ve yasaklarayer verilmiştir. Ancak bu ilke ve yasakların herhangi bir süre sınırlamasıolmaksızın tekraren ihlali hâlinde sadece para cezası verileceği kuralabağlanmış, bundan başka yayın durdurma veya daha ağır bir ceza olarak yayınlisansının iptali gibi bir ceza verilmesi öngörülmemiştir. Tekraren ihlalhâlinde uygulanacak para cezası miktarı ise madde metninde yer aldığı gibi birönceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde biri ile yüzde üçü arasındaolacaktır. Başka bir ifadeyle tekraren ihlal için herhangi bir süre şartıöngörülmemiş olsa da bütün tekraren ihlaller için Kanun'da belirlenen alt veüst sınırlar arasında para cezası verilmesi öngörülmüş olup tekraren ihlaldetekrar para cezası verilebilmesi için belirli bir süre içerisinde tekrarenihlalin gerçekleşmesi gibi bir şartın mutlaka düzenlenmesi gerekmediğindenitiraz konusu kural bakımından bir eksik düzenlemeden söz edilemeyeceği gibiölçülülük ilkesine aykırı bir durum da bulunmamaktadır.
Diğer yandan, itiraza konu kuralda idari yaptırıma ilişkinkanunilik unsuruna uyulmadığı belirtilerek Anayasa'nın 38. maddesine aykırılıkiddiasında bulunulmakta ise de; maddenin bütününe bakıldığında hangi fiillerehangi yaptırımın uygulanacağının madde metninde ayrıntılı olarak düzenlendiğigörülmektedir. Buna göre, kanun koyucunun iradesi itiraz konusu kuralda yeralan durumlara aykırı hareket edilmesi hâlinde önce uyarma, sonraki ihlalleriçin ise sadece belirli oranlarda para cezası verilmesi olup kanun koyucutarafından tekraren ihlalin herhangi bir süre şartına bağlanmadığıanlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kuralda “suç ve cezanın yasallığı”ilkesine de aykırı bir durum bulunmamakta, hangi yayın hizmeti ilkesinin ihlalihâlinde hangi idari yaptırımın uygulanacağının açık ve net olarak belirlendiğianlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 38.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
15.2.2011 günlü, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş veYayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 32. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınikinci cümlesine yönelik iptal istemi, 29.1.2014 günlü, E.2013/115, K.2014/16sayılı kararla reddedildiğinden, bu cümleye ilişkin yürürlüğün durdurulmasıisteminin REDDİNE, 29.1.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII- SONUÇ
15.2.2011 günlü, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş veYayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 32. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 29.1.2014gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ